Hapis Cezasının Adli Para Cezasina Çevrilmesi

by Avukat Erdal Ersoy
Hapis Cezasının Adli Para Cezasina Çevrilmesi

Hapis Cezasının Seçenek Yaptırıma Çevrilmesinin Esasları

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca ceza yaptırımları hapis ve adli para cezalarından oluşur. Kanunun 49. maddesine göre süreli hapis cezası aksine hüküm bulunmadıkça bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamazken; hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezaları kısa süreli hapis cezası olarak kabul edilir. Mahkemece hükmedilen bu kısa süreli hapis cezası, Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi doğrultusunda failin kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve fiilin işlenmesindeki özelliklere göre adli para cezasına çevrilebilir. Çevrilen bu yaptırım, aynı maddenin beşinci fıkrası gereğince uygulamada asıl mahkûmiyet sayılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 45Kaynağı aç
Madde 45- (1) Suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar, hapis ve adlî para cezalarıdır. Hapis cezaları
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 50Kaynağı aç
Madde 50- (1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre; a) Adlî para cezasına, b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine, c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye, d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya, f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir. (2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez. (3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir. (4) Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz. (5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir. (6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, infaz hâkimliği kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.[7][8] (7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, infaz hâkimliğince tedbir değiştirilir.8 Hapis cezasının ertelenmesi
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 49Kaynağı aç
Madde 49- (1) Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hallerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz. (2) Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır. Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar

Yasal Yasaklar, Taksirli Suçlar ve Zorunlu Çevirme Halleri

Kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi kanunda öngörülen belirli sınırlamalara tabidir. Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak düzenlendiği durumlarda mahkeme hapis cezasına hükmetmişse, bu ceza sonradan adli para cezasına çevrilemez. Taksirli suçlarda ise farklı bir kural getirilmiştir; Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksirli suçlardan hükmolunan hapis cezası uzun süreli olsa dahi diğer koşulların bulunması kaydıyla adli para cezasına dönüştürülebilir. Buna karşın bilinçli taksir halinde uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi kanunen engellenmiştir.

Cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesi bazı hallerde mahkemenin takdirine bırakılmayıp zorunlu tutulmuştur. Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak şartıyla mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezaları seçenek yaptırımlardan birine çevrilmek zorundadır. Yine failin daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması koşuluyla, fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kimselerin mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının da seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi kanuni bir zorunluluktur.

Adli Para Cezasının Hesaplanması ve Ödeme Şartları

Adli para cezası, Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddesinin birinci fıkrası uyarınca beş günden az ve kanunda aksine hüküm yoksa 730 günden fazla olmamak üzere tayin edilen tam gün sayısının, bir gün karşılığı takdir edilen bedelle çarpılması suretiyle hesaplanarak Devlet Hazinesine ödenir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre bir gün karşılığı miktar, failin ekonomik ve diğer şahsi durumları gözetilerek en az 100 Türk Lirası ve en fazla 500 Türk Lirası olarak belirlenir. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106. maddesinin birinci fıkrası da adli para cezasının bu usulle tayin olunup Devlet Hazinesine ödeneceğini teyit eder.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 52Kaynağı aç
Madde 52- (1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. (2) En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.[11] (3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir. (4) Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir. İKİNCİ BÖLÜM Güvenlik Tedbirleri Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma[12]
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 106Kaynağı aç
Madde 106- (1) Adlî para cezası, Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule göre tayin olunacak bir miktar paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. (2) Adlî para cezasını içeren ilâm Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. Cumhuriyet savcısı otuz gün içinde adlî para cezasının ödenmesi için hükümlüye 20 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir ödeme emri tebliğ eder. (3) (Değişik: 18/6/2014-6545/81 md.) Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir. (4) (Değişik: 26/2/2008-5739/5 md.) Çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır. (5) Adlî para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilâmında yazılı olmasa bile üçüncü fıkra hükmü Cumhuriyet Başsavcılığınca uygulanır. (6) Hükümde, adlî para cezası takside bağlanmamış ise, bir aylık süre içinde adlî para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri kalan kısmının birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. İlk taksidin süresinde ödenmemesi hâlinde, verilen ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır. (7) Adlî para cezası yerine çektirilen hapis süresi üç yılı geçemez. Birden fazla hükümle adlî para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı geçemez. (8) (Değişik: 18/6/2014-6545/81 md.) Hükümlü, hapis yattığı veya kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkartılır veya kamuya yararlı işte çalıştırılma sona erer. (9) (Değişik: 26/2/2008-5739/5 md.) 16 ncı madde hükümleri saklı kalmak üzere, adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır.[48] (10) (Mülga: 26/2/2008-5739/5 md.) (11) İnfaz edilen hapsin veya kamuya yararlı işte çalışmanın süresi, adlî para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adlî para cezasının tahsili için ilâm, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adlî para cezası tahsil edilir.[49] İKİNCİ BÖLÜM Koşullu Salıverilme, Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri Koşullu salıverilme[50]

Hâkim, Türk Ceza Kanunu'nun 52. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince ilgilinin ekonomik ve şahsi hallerini dikkate alarak hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yılı geçmemek üzere mehil verebileceği gibi cezanın belirli taksitlerle ödenmesini de kararlaştırabilir. Taksit süresi iki yılı aşamaz ve taksit sayısı dörtten az olamaz. Taksitlendirme kararında, taksitlerden birinin vaktinde ödenmemesi halinde kalan tutarın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen miktarın hapse çevrileceği açıkça gösterilir. Hükümde taksitlendirilmemiş adli para cezasının ise infaz aşamasında üçte birini bir aylık süre içinde ödeyen hükümlüye talebi doğrultusunda kalan borcunu birer ay arayla iki eşit taksitte ödeme imkânı tanınır; ilk taksit zamanında yatırılmazsa bu izin geçersiz hale gelir.

Ödenmeyen Adli Para Cezasının İnfazı ve Sonuçları

Kesinleşen karara rağmen tebliğ edilen ödeme emri üzerine adli para cezasının ödenmemesi halinde, 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhuriyet savcısının kararıyla ödenmeyen kısma karşılık gelen gün sayısı hapse çevrilir ve hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Kamuya yararlı çalışma programına uyulmaması durumunda kalan kısım açık ceza infaz kurumunda hapis olarak yerine getirilir. Ancak çocuklar hakkında hükmolunan adli para cezaları ödenmediğinde hapse çevrilemez. Adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle çektirilen hapis süresi kural olarak üç yılı, birden fazla hükümle adli para cezasına mahkûmiyet durumunda ise beş yılı geçemez.

Hükümlü, hapis yattığı veya kamuya yararlı işte çalıştığı günlerin haricindeki günlere isabet eden para cezasını ödediğinde infaz kurumundan salıverilir ya da çalışma tedbiri sona erer. 5275 sayılı Kanun'un 106. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca ilgili kanunun 16. maddesi hükümleri saklı kalmak üzere adli para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz; hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından adli para cezası esas alınır. Seçenek tedbire hükmedilen hallerde ise Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin altıncı fıkrası gereğince savcılık tebligatına rağmen otuz gün içinde tedbirin gereklerine başlanmaz veya devam edilmezse infaz hâkimliği kısa süreli hapsin tamamen veya kısmen infazına hükmeder. Seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi halinde ise tedbir infaz hâkimliğince değiştirilir.

Erteleme, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Kanun Yolları

Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesinde yalnızca hapis cezasının ertelenmesi düzenlendiğinden para cezası hakkında erteleme kararı verilemez. Bununla birlikte 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yargılama sonucunda hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Ancak aynı maddenin yedinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Madde 231 – (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır. (2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir. (3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir. (4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir. (5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. (6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77] a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. (7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez. (8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur. (9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. (10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir. (11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir. (12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir. (13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. (14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz. Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ardından denetim süresi içinde kendisine yüklenen edimleri yerine getirmeyen sanık hakkında mahkeme, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin on birinci fıkrası uyarınca koşulları oluştuğu takdirde hapis cezasını seçenek yaptırımlara çevirerek yeni bir mahkûmiyet hükmü tesis edebilir. İlk derece mahkemesince hapis cezasından dönüştürülen seçenek yaptırımlara yönelik bölge adliye mahkemesince verilen seçenek yaptırımlara ilişkin kararlar ile istinaf başvurusunun esastan reddi kararları Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz edilemez; ancak maddenin üçüncü fıkrasında gösterilen katalog suçlar bu kuralın dışındadır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 286Kaynağı aç
Madde 286 – (1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. (2) Ancak;[131] a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları, b) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları, c) (Ek: 20/7/2017-7035/20 md.)[132] Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar, d) (Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve E.:2018/71 K.:2018/118 sayılı Kararı ile İptal; Yeniden Düzenleme:20/2/2019-7165/7 md.) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları, e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları, f) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Sadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları, g) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları, h) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar, ı) Yukarıdaki bentlerde yer alan sınırlar içinde kalmak koşuluyla aynı hükümde, cezalardan ve kararlardan birden fazlasını içeren bölge adliye mahkemesi kararları, Temyiz edilemez. (3) (Ek:17/10/2019-7188/29 md.) İkinci fıkrada belirtilen temyiz edilemeyecek kararlar kapsamında olsa bile aşağıda sayılan suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları temyiz edilebilir: a) Türk Ceza Kanununda yer alan; 1. Hakaret (madde 125, üçüncü fıkra), 2. Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit (madde 213), 3. Suç işlemeye tahrik (madde 214), 4. Suçu ve suçluyu övme (madde 215), 5. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama (madde 216), 6. Kanunlara uymamaya tahrik (madde 217), 7. (Ek:13/10/2022-7418/30 md.)[133] Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (madde 217/A), 8. Cumhurbaşkanına hakaret (madde 299), 9. Devletin egemenlik alametlerini aşağılama (madde 300), 10. Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama (madde 301), 11. Silâhlı örgüt (madde 314), 12. Halkı askerlikten soğutma (madde 318), suçları. b) Terörle Mücadele Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ile 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlar. c) Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesi ve 32 nci maddesinde yer alan suçlar. Hükümden önceki kararların temyizi
Kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi hangi koşullarda zorunludur?

Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunludur.

Taksirli suçlarda uzun süreli hapis cezası paraya çevrilebilir mi?

Taksirli suçlardan hükmolunan hapis cezaları diğer şartların bulunması durumunda uzun süreli olsa dahi adli para cezasına çevrilebilir; fakat bu imkân bilinçli taksirle işlenen suçlarda uygulanmaz.

Adli para cezası ödenmezse doğrudan cezaevine girilir mi?

Tebliğ edilen ödeme emri üzerine adli para cezası ödenmezse Cumhuriyet savcısının kararıyla ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapse çevrilerek hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir; çalışma programına uyulmaması halinde kalan kısım açık ceza infaz kurumunda hapis olarak yerine getirilir, çocuklar hakkında ise ödenmeyen adli para cezası hapse çevrilemez.

Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırım kararları temyize götürülebilir mi?

Bölge adliye mahkemesince verilen hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddi kararları kural olarak temyiz edilemez; Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286. maddesinin üçüncü fıkrasındaki istisnai suçlar saklıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu