Lisanssız Yazılımla Hizmet Vermede Hukuki Riskler

by Avukat Erdal Ersoy
Lisanssız Yazılımla Hizmet Vermede Hukuki Riskler

Bir hizmetin lisanssız yazılım kullanılarak üretilmesi; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamındaki ifa sorumluluğunu, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndaki cezai yaptırımları, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndaki haksız rekabet hükümlerini ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'ndaki veri güvenliği yükümlülüklerini gündeme taşıyabilir. Bu riskler birbiriyle iç içe geçebildiğinden tek bir hukuki alanda yapılacak önlem diğer alanlardaki sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 112Kaynağı aç
MADDE 112- Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. 2. Yapma ve yapmama borçlarında
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 22Kaynağı aç
Madde 22 – (Değişik: 7/6/1995 – 4110/8 md.) (Değişik: 21/2/2001 – 4630/13 md.) Bir eserin aslını veya kopyalarını, herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen veya kısmen, doğrudan veya dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Eserlerin aslından ikinci bir kopyasının çıkarılması ya da eserin işaret, ses ve görüntü nakil ve tekrarına yarayan, bilinen ya da ileride geliştirilecek olan her türlü araca kayıt edilmesi, her türlü ses ve müzik kayıtları ile mimarlık eserlerine ait plan, proje ve krokilerin uygulanması da çoğaltma sayılır. Aynı kural, kabartma ve delikli kalıplar hakkında da geçerlidir. Çoğaltma hakkı, bilgisayar programının geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde, programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiillerini de kapsar. c) Yayma hakkı:
5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 71Kaynağı aç
Madde 71 – (Değişik: 23/1/2008-5728/138 md.) Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek: 1. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı hak sahibi kişilerin yazılı izni olmaksızın işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten, yayımlayan ya da hukuka aykırı olarak işlenen veya çoğaltılan eserleri satışa arz eden, satan, kiralamak veya ödünç vermek suretiyle ya da sair şekilde yayan, ticarî amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden, kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. 2. Başkasına ait esere, kendi eseri olarak ad koyan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu fiilin dağıtmak veya yayımlamak suretiyle işlenmesi hâlinde, hapis cezasının üst sınırı beş yıl olup, adlî para cezasına hükmolunamaz. 3. Bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. 4. Hak sahibi kişilerin izni olmaksızın, alenileşmemiş bir eserin muhtevası hakkında kamuya açıklamada bulunan kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 5. Bir eserle ilgili olarak yetersiz, yanlış veya aldatıcı mahiyette kaynak gösteren kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 6. Bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı, tanınmış bir başkasının adını kullanarak çoğaltan, dağıtan, yayan veya yayımlayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır. Bu Kanunun ek 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında bahsi geçen fiilleri yetkisiz olarak işleyenler ile bu Kanunda tanınmış hakları ihlâl etmeye devam eden bilgi içerik sağlayıcılar hakkında, fiilleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Hukuka aykırı olarak üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri, icrayı, fonogramı veya yapımı satışa arz eden, satan veya satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde, hakkında verilecek cezadan indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir. 2. Teknolojik önlemleri etkisiz kılma:
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 55Kaynağı aç
MADDE 55- (1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, 2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek, 3. Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak, 4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak, 5. Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek, 6. Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur, 7. Müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak, 8. Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak, 9. Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak, 10. Taksitle satım sözleşmelerine veya buna benzer hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek, peşin veya toplam satış fiyatını veya taksitle satımdan kaynaklanan ek maliyeti Türk Lirası ve yıllık oranlar üzerinden belirtmemek, 11. Tüketici kredilerine ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek veya kredilerin net tutarlarına, toplam giderlerine, efektif yıllık faizlerine ilişkin açık beyanlarda bulunmamak, 12. İşletmesine ilişkin faaliyetleri çerçevesinde, taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmeleri sunan veya akdeden ve bu bağlamda sözleşmenin konusu, fiyatı, ödeme şartları, sözleşme süresi, müşterinin cayma veya fesih hakkına veya kalan borcu vadeden önce ödeme hakkına ilişkin eksik veya yanlış bilgiler içeren sözleşme formülleri kullanmak. b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle; 1. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek, 2. Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak, 3. İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek, 4. Onunla kendisinin bu tür bir sözleşme yapabilmesi için, taksitle satış, peşin satış veya tüketici kredisi sözleşmesi yapmış olan alıcının veya kredi alan kişinin, bu sözleşmeden caymasına veya peşin satış sözleşmesi yapmış olan alıcının bu sözleşmeyi feshetmesine yöneltmek. c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; 1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, 2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, 3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak. d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur. e) İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak. Özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine; 1. Doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan, veya 2. Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. B) Hukuki sorumluluk I – Çeşitli davalar
6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 12Kaynağı aç
MADDE 12- (1) Veri sorumlusu; a) Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, b) Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, c) Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak, amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır. (2) Veri sorumlusu, kişisel verilerin kendi adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlenmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilen tedbirlerin alınması hususunda bu kişilerle birlikte müştereken sorumludur. (3) Veri sorumlusu, kendi kurum veya kuruluşunda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmak veya yaptırmak zorundadır. (4) Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler, öğrendikleri kişisel verileri bu Kanun hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder. (5) İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde, veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir. Kurul, gerekmesi hâlinde bu durumu, kendi internet sitesinde ya da uygun göreceği başka bir yöntemle ilan edebilir. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Başvuru, Şikâyet ve Veri Sorumluları Sicili Veri sorumlusuna başvuru

Bilgisayar Programlarının Hukuki Niteliği ve Çoğaltma Hakkı

5846 sayılı Kanun'un 2. maddesi, her biçim altında ifade edilen bilgisayar programlarını ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımlarını ilim ve edebiyat eserleri arasında saymaktadır. Buna karşın bir programın herhangi bir ögesine ya da arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmaz; bu nedenle koruma, programın somut ifade biçimini kapsar.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – İlim ve edebiyat eserleri şunlardır: 1. (Değişik: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları, 2. (Değişik: 1/11/1983 – 2936/1 md.) Her nevi rakıslar, yazılı koreografi eserleri, Pandomimalar ve buna benzer sözsüz sahne eserleri 3. (Değişik: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserleriyle, her nevi haritalar, planlar, projeler, krokiler, resimler, coğrafya ve topoğrafyaya ait maket ve benzerleri, herçeşit mimarlık ve şehircilik tasarım ve projeleri, mimari maketler, endüstri, çevre ve sahne tasarım ve projeleri. (Ek: 7/6/1995 – 4110/1 md.) Arayüzüne temel oluşturan düşünce ve ilkeleri de içine almak üzere, bir bilgisayar programının herhangi bir ögesine temel oluşturan düşünce ve ilkeler eser sayılmazlar. II – Musiki eserleri:

FSEK m. 22 uyarınca bir eserin aslını veya kopyalarını herhangi bir şekil veya yöntemle, tamamen ya da kısmen, doğrudan ya da dolaylı, geçici veya sürekli olarak çoğaltma hakkı münhasıran eser sahibine aittir. Bu genel çerçeve bilgisayar programları için özel bir kapsamla tamamlanmaktadır: programın yüklenmesi, görüntülenmesi, çalıştırılması, iletilmesi ve depolanması fiilleri, programın geçici çoğaltılmasını gerektirdiği ölçüde aynı madde kapsamında çoğaltma sayılır. Bu ölçünün somut olaya uygulanması ayrı bir değerlendirme gerektirir.

Hizmet Sözleşmesinde İfa Sorumluluğu

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 112. maddesi, borcu hiç veya gereği gibi ifa etmeyen borçluyu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bu durumdan doğan zararını gidermekle yükümlü tutar. Hizmetin lisanssız yazılım kullanılarak üretildiğinin anlaşılması, ifanın gereği gibi gerçekleşip gerçekleşmediği sorusunu gündeme getirebilir; bu durumda sorumluluk, TBK m. 112'nin öngördüğü çerçevede, alacaklının bu durumdan doğan zararını kapsar.

Sözleşme ilişkisinin dışında da sorumluluk doğabilir. TBK m. 49 uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür; ayrıca zarar verici fiili yasaklayan açık bir hukuk kuralı bulunmasa bile ahlaka aykırı bir fiille kasten zarar veren de aynı yükümlülük altına girer. Bu hüküm, yalnızca sözleşme tarafları arasında değil, üçüncü kişilerin zarar görmesi durumunda da devreye girebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı

Dış Kaynak Kullanımında Yardımcı Kişi Sorumluluğu

Hizmet dış kaynak yoluyla yürütülüyorsa TBK m. 116'nın birinci fıkrası belirleyici bir rol oynar. Bu fıkraya göre borçlu, ifayı birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcı kişilere bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada karşı tarafa verdikleri zararı gidermek zorundadır. İkinci fıkra, bu sorumluluktan önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kurtulabilmeye olanak tanır. Ancak bu serbestinin önemli bir istisnası vardır: TBK m. 116/3 uyarınca, yalnızca kanun veya yetkili makamların verdiği izinle yürütülebilen uzmanlık gerektiren hizmetlerde yardımcı kişi sorumluluğunu kaldıran anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. Bir hizmetin bu koşulu karşılayıp karşılamadığı, hizmetin türüne ve uygulanacak mevzuata göre somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 116Kaynağı aç
MADDE 116- Borçlu, borcun ifasını veya bir borç ilişkisinden doğan hakkın kullanılmasını, birlikte yaşadığı kişiler ya da yanında çalışanlar gibi yardımcılarına kanuna uygun surette bırakmış olsa bile, onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür. Yardımcı kişilerin fiilinden doğan sorumluluk, önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabilir. Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. B. Borçlunun temerrüdü I. Koşulları

Bu yapısal çerçeve, 'alt yüklenici lisanslardan sorumludur' gibi tek satırlık sözleşme kayıtlarının her koşulda yeterli koruma sağlayacağını güvence altına almaz. Sözleşmede kullanılan yazılımların hukuka uygun lisanslı olacağının, lisans belgelerinin talep hâlinde sunulacağının, alt yüklenici kullanımının önceden bildirileceğinin, veri işleme söz konusuysa KVKK yükümlülüklerinin yerine getirileceğinin, müşterinin denetim hakkının bulunduğunun ve ihlal hâlinde tazmin ile ibra mekanizmasının nasıl işleyeceğinin açıkça düzenlenmesi, daha güçlü bir hukuki çerçeve oluşturabilir.

FSEK Kapsamındaki Cezai Riskler

FSEK m. 71/1, bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek hak sahibinin yazılı izni olmaksızın eseri işleyen, temsil eden, çoğaltan, değiştiren, dağıtan, her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma ileten ya da yayımlayan; hukuka aykırı biçimde işlenmiş veya çoğaltılmış eserleri satışa arz eden, satan, kiralayan ya da sair şekilde yayan; ticari amaçla satın alan, ithal veya ihraç eden; kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran ya da depolayan kişiler hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmedilebileceğini öngörmektedir. Hapis cezası ile adli para cezası alternatif olarak düzenlenmiş olup hangisinin uygulanacağı hâkimin takdirine bırakılmıştır. Ticari bir ortamda lisanssız yazılımın sistematik biçimde kullanılmasının bu fıkradaki fiillerden hangisiyle örtüştüğü, somut olayın koşullarına göre değerlendirilmelidir.

FSEK m. 71 kapsamındaki suçlarda şikâyet koşuluna ilişkin FSEK m. 75 önemli bir usul kuralı içermektedir. Bu maddeye göre m. 71 ve m. 72'de sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete bağlıdır. Şikâyetin geçerli sayılabilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve delilleri Cumhuriyet başsavcılığına şikâyet süresi içinde vermeleri zorunludur; bu yükümlülük yerine getirilmezse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Şikâyet süresinin uzunluğu FSEK m. 75 metninde düzenlenmemiştir; bu husus ayrıca irdelenmelidir. Ayrıca soruşturma açıldığında Millî Eğitim Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri ile ilgili gerçek ve tüzel kişiler, hak sahiplerinin şikâyet haklarını kullanabilmeleri amacıyla durumdan haberdar edilir.

5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU m. 75Kaynağı aç
Madde 75 – (Değişik: 23/1/2008-5728/140 md.) 71 ve 72 nci maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikâyete bağlıdır. Yapılan şikâyetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikâyet süresi içinde Cumhuriyet başsavcılığına verilmemesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Bu Kanunda yer alan soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı suçlar dolayısıyla başta Millî Eğitim Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkilileri olmak üzere ilgili gerçek ve tüzel kişiler tarafından, eser üzerinde manevi ve malî hak sahibi kişiler şikâyet haklarını kullanabilmelerini sağlamak amacıyla durumdan haberdar edilirler. Şikâyet üzerine Cumhuriyet savcısı suç konusu eşya ile ilgili olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre elkoyma koruma tedbirinin alınmasına ilişkin gerekli işlemleri yapar. Cumhuriyet savcısı ayrıca, gerek görmesi hâlinde, hukuka aykırı olarak çoğaltıldığı iddia edilen eserlerin çoğaltılmasıyla sınırlı olarak faaliyetin durdurulmasına karar verebilir. Ancak, bu karar yirmidört saat içinde hâkimin onayına sunulur. Hâkim tarafından yirmidört saat içinde onaylanmayan karar hükümsüz kalır. C) Çeşitli hükümler: I – Görev ve ispat:[30]

FSEK m. 71 kapsamında hukuka aykırı biçimde üretilmiş, işlenmiş, çoğaltılmış, dağıtılmış veya yayımlanmış bir eseri satışa arz eden, satan ya da satın alan kişi, kovuşturma evresinden önce bunları kimden temin ettiğini bildirerek yakalanmalarını sağladığı takdirde hakkında verilecek cezadan indirim yapılabilir ya da ceza vermekten vazgeçilebilir. Bu düzenleme yalnızca satışa arz etme, satma ve satın alma fiillerine özgüdür; indirim ve vazgeçme bir zorunluluk değil, takdir yetkisidir.

FSEK m. 75 kapsamında şikâyet üzerine Cumhuriyet savcısı, suç konusu eşya ile ilgili olarak CMK hükümlerine göre elkoyma koruma tedbirinin alınmasına ilişkin gerekli işlemleri yapar. Cumhuriyet savcısı ayrıca, gerek görmesi hâlinde, hukuka aykırı olarak çoğaltıldığı iddia edilen eserlerin çoğaltılmasıyla sınırlı olarak faaliyetin durdurulmasına karar verebilir; ancak bu karar yirmi dört saat içinde hâkimin onayına sunulur ve hâkim tarafından yirmi dört saat içinde onaylanmayan karar hükümsüz kalır.

Haksız Rekabet Boyutu

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55. maddesinin (e) bendi; kanun veya sözleşmeyle rakiplere de yüklenmiş olan ya da bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymamayı dürüstlüğe aykırı davranış saymaktadır. Lisanslı yazılım maliyetini karşılamak zorunda olan rakipler karşısında lisanssız yazılım kullanarak faaliyet gösteren bir işletmenin bu kapsamda değerlendirilebileceği ileri sürülebilir; ancak bu değerlendirme, lisans yükümlülüğünün söz konusu sektörde olağan iş şartı sayılmasına bağlıdır ve somut meslek dalı ile piyasa koşullarına göre ayrıca irdelenmelidir.

TTK m. 55/a/2 ise işletmenin kendisi, ticari işletmesi, faaliyetleri veya iş ilişkileri hakkında gerçek dışı ya da yanıltıcı açıklamalarda bulunmayı aynı şekilde dürüstlüğe aykırı saymaktadır. Kullandığı yazılımların lisanslı olduğu izlenimini veren bir açıklama yapan işletme, bu bent kapsamında ayrı bir haksız rekabet iddiasıyla karşılaşabilir; bunun için yanıltıcı açıklamanın somut olayda müşterilere veya rakiplere yönelik olarak yapılmış olması gerekir.

Haksız rekabet davalarında hâkim, zarar gören tarafın talebi üzerine tazminat olarak davalının haksız rekabet sonucunda elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da hükmedebilir; bu, hâkimin takdir yetkisindedir ve zorunlu değildir. Ekonomik çıkarları zarar gören müşteriler de tespit, men ve maddi durumun ortadan kaldırılması davalarını açabilmekle birlikte araçların ve malların imhasını talep edemez. Ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar ve üyelerinin menfaatlerini korumaya yetkili mesleki birlikler ile tüketici sivil toplum kuruluşları ve kamusal nitelikteki kurumlar ise TTK m. 56/3 kapsamında tespit, men ve maddi durumun ortadan kaldırılması taleplerini ileri sürebilir; bu kurumların (c) bendi aracılığıyla araçların ve malların imhasını talep edip edemeyeceği somut davanın koşullarına göre değerlendirilmelidir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 56Kaynağı aç
MADDE 56- (1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. (2) Ekonomik çıkarları zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek müşteriler de birinci fıkradaki davaları açabilirler, ancak araçların ve malların imhasını isteyemezler. (3) Ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar ve tüzüklerine göre üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili bulunan diğer meslekî ve ekonomik birlikler ile tüzüklerine göre tüketicilerin ekonomik menfaatlerini koruyan sivil toplum kuruluşlarıyla kamusal nitelikteki kurumlar da birinci fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde yazılı davaları açabilirler. (4) Bir kimse aleyhine birinci fıkranın (b) ve (c) bentleri gereğince verilmiş olan hüküm, haksız rekabete konu malları, doğrudan veya dolaylı bir şekilde ondan ticari amaçla elde etmiş olan kişiler hakkında da icra olunur. II – Çalıştıranın sorumluluğu

Kişisel Veri Güvenliği ve Dış Kaynak Kullanımı

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 12. maddesinin birinci fıkrası, veri sorumlularına kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini ve erişilmesini önlemek ile muhafazasını sağlamak için uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbiri alma yükümlülüğü getirmektedir. Güvenlik güncellemelerinden yoksun ya da desteksiz bir yazılımın kullanılmasının bu yükümlülükle ilişkilendirilip ilişkilendirilemeyeceği; kullanılan yazılımın somut bir güvenlik açığı oluşturduğunun tespitine bağlıdır. Kanun metni, lisanssız yazılım kullanımını bu madde kapsamında teknik tedbir yükümlülüğünün ihlali olarak tanımlamamaktadır.

Hizmet dış kaynak yoluyla yürütülüyor ve bu süreçte kişisel veri işleniyorsa KVKK m. 12/2 devreye girer: veri sorumlusu, kişisel verilerin kendi adına bir başkası tarafından işlenmesi hâlinde güvenlik tedbirlerinin alınması konusunda bu kişiyle birlikte müştereken sorumludur. Veri sorumlusu ayrıca KVKK m. 12/3 uyarınca kendi kurum veya kuruluşunda Kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmak veya yaptırmak zorundadır; bu denetim yükümlülüğü dış kaynak ilişkisini kapsayacak biçimde yorumlanabilir.

Kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede hem ilgili kişiye hem de Kişisel Verileri Koruma Kurulu'na bildirmek zorundadır. Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler öğrendikleri kişisel verileri Kanun hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamaz; bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder.

Ceza Soruşturmasında Dijital Delil ve Usul

Lisanssız yazılım kullanımı iddiasının ceza soruşturmasına taşınması hâlinde şirket bilgisayarları adli incelemeye konu olabilir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesinin birinci fıkrası; somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması koşullarında hâkim ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, kayıtlardan kopya çıkarılmasına ve kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilebileceğini düzenlemektedir. Cumhuriyet savcısınca verilen karar 24 saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim kararını en geç 24 saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkimin aksine karar vermesi hâlinde elde edilen kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhal imha edilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. (2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. (3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. (4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. (5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır. BEŞİNCİ BÖLÜM Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]

Şifrenin çözülememesi, gizli bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması durumunda bilgisayar ve ilgili araçlara el konulabilir; şifre çözümü ve kopyalama tamamlanınca cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. Elkoyma gerçekleştiğinde ise sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır ve bu yedekten çıkarılan bir kopya şüpheliye veya vekiline verilerek durum tutanağa geçirilip imza altına alınır. Öte yandan cihazlara elkoymaksızın da sistem verilerinin tamamı veya bir kısmının kopyası alınabilir; kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imzalanır.

Hukuk yargılamasında ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 199. maddesi, uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, fotoğraf, ses kaydı gibi verilerin yanı sıra elektronik ortamdaki verileri ve bunlara benzer bilgi taşıyıcılarını belge saymaktadır. Lisans sözleşmeleri, fatura ve aktivasyon kayıtları, kullanıcı logları, proje e-postaları, teslim tutanakları, uzak erişim kayıtları ve hizmetin hangi yazılım üzerinden verildiğini gösteren sistem çıktıları elektronik veri niteliği taşıdığı ölçüde bu kapsamda değerlendirilebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 199Kaynağı aç
MADDE 199- (1) Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir. Senetle ispat zorunluluğu

Soruşturma sürecinde dijital verilerin korunması savunma açısından kritik önem taşır. Log silmek, cihazları formatlamak veya teslim öncesi sistemleri değiştirmek gibi eylemlerin savunmayı güçleştireceği değerlendirilmektedir; bu tür eylemlerin aynı zamanda bağımsız bir hukuki değerlendirmeye konu olabileceği de göz ardı edilmemelidir.

Sık Sorulan Sorular

Alt yüklenici lisanssız yazılım kullanırsa asıl hizmet sağlayıcı da sorumlu olur mu?

TBK m. 116/1 uyarınca borçlu, ifayı yardımcı kişilere bırakmış olsa bile onların iş sırasında karşı tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür. TBK m. 116/2, bu sorumluluktan önceden yapılan bir anlaşmayla tamamen veya kısmen kurtulmayı mümkün kılmaktadır. Ancak TBK m. 116/3 uyarınca, kanun veya yetkili makamların verdiği izinle yürütülmesi zorunlu olan uzmanlık gerektiren hizmetlerde bu sorumluluktan kurtulma anlaşması kesin olarak hükümsüzdür. Verilen hizmetin bu koşula girip girmediği somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.

Lisanssız yazılım kullanımı ceza davasına konu olabilir mi?

FSEK m. 71/1, bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek hak sahibinin yazılı izni olmaksızın eseri çoğaltan, işleyen, dağıtan, umuma ileten ya da kişisel kullanım amacı dışında elinde bulunduran kişiler hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörmektedir. Bu suçlarda soruşturma ve kovuşturma FSEK m. 75 uyarınca şikâyete bağlıdır; hak sahibi şikâyet süresi içinde haklarını kanıtlayan belge ve delilleri Cumhuriyet başsavcılığına vermezse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Hangi yaptırımın uygulanacağı hâkimin takdirine bırakılmıştır.

Lisanssız yazılım kullanmak rakiplere karşı haksız rekabet oluşturur mu?

TTK m. 55/e, bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymamayı dürüstlüğe aykırı saymaktadır. Lisans yükümlülüğünün ilgili sektörde olağan iş şartı sayıldığı durumlarda bu maliyeti karşılamak zorunda olan rakipler karşısında lisanssız çalışmak haksız rekabet iddiasına zemin hazırlayabilir. Bu değerlendirme, somut meslek dalına ve piyasa koşullarına göre yapılmalıdır.

Kişisel veri işliyorsam lisanssız yazılım kullanmak KVKK kapsamında sorun yaratır mı?

KVKK m. 12/1 veri sorumlularına gerekli teknik ve idari güvenlik tedbirlerini alma yükümlülüğü getirmektedir. Kanun metni, lisanssız yazılım kullanımını bu madde kapsamında teknik tedbir yükümlülüğünün ihlali olarak tanımlamamaktadır; bağlantının kurulabilmesi için kullanılan yazılımın somut bir güvenlik açığı oluşturduğunun tespit edilmesi gerekir. Bunun yanında, dış kaynak kullanımında veri işleyen kişiyle birlikte müşterek sorumluluk (m. 12/2) ve denetim yükümlülüğü (m. 12/3) de gündeme gelebilir.

Soruşturma başlarsa şirket cihazlarına el konulabilir mi?

CMK m. 134 uyarınca somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka türlü delil elde edilememesi koşullarında hâkim ya da gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından bilgisayarlarda arama yapılmasına ve kayıt kopyalanmasına karar verilebilir. Şifre çözülememesi veya işlemin uzun sürmesi hâlinde ise cihazlara el konulabilir; şifre çözümü ve kopyalama tamamlanınca iade zorunludur. Elkoyma sırasında sistemin tüm verilerinin yedeği alınır ve bir kopyası şüpheliye ya da vekiline verilir.

Hangi belgeler lisanslı yazılım kullandığımı ispatlamaya yarar?

Hukuk yargılamasında HMK m. 199 kapsamında elektronik ortamdaki veriler belge sayılmaktadır. Lisans sözleşmeleri, fatura ve aktivasyon kayıtları, kullanıcı logları, proje e-postaları, teslim tutanakları, uzak erişim kayıtları ve hizmetin hangi yazılım üzerinden verildiğini gösteren sistem çıktıları elektronik veri niteliği taşıdığı ölçüde bu kapsamda değerlendirilebilir. Ceza yargılamasında ise CMK m. 134 çerçevesinde bilgisayar kayıtlarından kopya alınabilmekte ve bu kopyalar tutanağa bağlanmaktadır.

Sözleşmeye alt yüklenicinin sorumlu olduğunu yazmak yeterli koruma sağlar mı?

TBK m. 116 çerçevesinde yardımcı kişi sorumluluğu önceden yapılan anlaşmayla tamamen veya kısmen kaldırılabilir; ancak bu kural, kanun veya yetkili makam izniyle yürütülebilen uzmanlık gerektiren hizmetlerde geçerli değildir. Bunun ötesinde, tek satırlık bir sorumluluk kaydının lisans belgesi sunma, denetim hakkı, alt yüklenici bildirimi ve ihlal hâlinde tazmin mekanizması gibi konuları karşılamayacağı değerlendirilebilir; bu unsurların da sözleşmede açıkça düzenlenmesi daha kapsamlı bir hukuki çerçeve oluşturabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu