Güvenlik soruşturması veya arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanması nedeniyle ataması yapılmayan ya da ilişiği kesilen kişiler, idare mahkemesinde iptal davası açabilir. Bu dava, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu veya amaç yönlerinden hukuka aykırı olduğu iddiasına dayanır.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Güvenlik soruşturması iptal davası yalnızca idare mahkemesinde açılabilir; hukuk mahkemesi, vergi mahkemesi veya başka bir yargı kolunda dava açılması hâlinde görevsizlik kararı verilir. Yetkili mahkeme, işlemi tesis eden kurumun bulunduğu yere göre belirlenir: işlemi bir bakanlık yapmışsa Ankara İdare Mahkemesi, valilik tesis etmişse o valiliğin bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir.
Dava Açmadan Önce İdareye Başvuru
Dava açmadan önce idareye başvuru zorunlu değildir. Bununla birlikte, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca atamama işlemine karşı isteğe bağlı olarak itiraz yoluna başvurulabilir. Bu başvuru, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur; otuz gün içinde yanıt verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi yeniden işlemeye başlar, başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Olumsuzluğun Nedeni Nasıl Öğrenilir?
Güvenlik soruşturmasının hangi gerekçeyle olumsuz sonuçlandığı genellikle ilgiliye bildirilmez ve itiraz imkânı tanınmaz. İşlemin olumsuzluk nedeni çoğunlukla ancak idari dava açıldıktan sonra davalı idarenin mahkemeye sunduğu savunma dilekçesinden anlaşılabilmektedir.
7315 Sayılı Kanun: Arşiv Araştırması ve Güvenlik Soruşturmasının Kapsamı
2021 yılında yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu bu alandaki temel yasal düzenlemeyi oluşturmaktadır. Kanunun 1. maddesi; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının yapılmasına, elde edilen verilerin kullanılmasına, veri güvenliğiyle verilerin saklanma ve silinme sürelerine ilişkin temel ilkeleri kapsamaktadır.
Danıştay 2. Daire, E. 2023/4490, K. 2024/4748Kaynağı aç
Kanunun 4. maddesine göre arşiv araştırması; kişinin adli sicil kaydını, aranma ve tahdit durumunu, kesinleşmiş mahkeme kararlarını, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171. maddesinin beşinci ve 231. maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamındaki kararları, devam eden veya sonuçlanmış soruşturma ya da kovuşturmalara ilişkin olguları ve kamu görevinden çıkarılma ile kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezasına dair kayıtları kapsar. 5. madde uyarınca güvenlik soruşturması ise bu unsurlara ek olarak kişinin göreve ilişkin kolluk ve istihbarat olgusal verilerini, yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişkisini, terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığını kapsar.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/257, K. 2022/2182Kaynağı aç
7315 sayılı GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU m. 5Kaynağı aç
Kanunun 3. maddesi kimlerin bu işlemlere tabi olduğunu düzenlemektedir: arşiv araştırması ilk defa veya yeniden memuriyete ya da kamu görevine atanacaklar hakkında uygulanır. Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak personel, ceza infaz kurumu çalışanları, öğretmenler, üst kademe yöneticileri, özel kanunları uyarınca bu işleme tabi tutulanlar ile millî güvenlik açısından stratejik önemi haiz birimlerde istihdam edilecekler hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte yapılır.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/3902, K. 2023/2834Kaynağı aç
Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapma yetkisi, Kanun'un 6. maddesi uyarınca MİT Başkanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve mahalli mülki idare amirliklerine verilmiştir; bu birimler kendilerine iletilen taleple sınırlı olarak hareket eder ve ilgili kurum arşivleri ile 4. maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamındaki kayıtlara erişebilir.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/4223, K. 2022/8017Kaynağı aç
Millî güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilecekler hakkındaki değerlendirme, ilgili bakanlık ya da kamu kurumu bünyesindeki Değerlendirme Komisyonu tarafından yürütülür. Kanun'un 7. maddesi uyarınca Komisyon, kendisine iletilen verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirmesini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar; mahkemeler tarafından istenildiğinde bu bilgiler sunulur. Komisyona iletilen veriler, memuriyet veya kamu görevlerine uygunluğun değerlendirilebilmesi amacıyla yorum içermeyen olgusal verilerle sınırlıdır.
7315 sayılı GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU m. 7Kaynağı aç
Kişisel Veri Güvencesi ve Anayasal Çerçeve
Anayasa'nın 20. maddesinin üçüncü fıkrası, kişisel verilerin ancak kanunda öngörülen hâllerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceğini ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usullerin kanunla düzenleneceğini güvence altına almaktadır.
Anayasa Mahkemesi, AYM E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararıyla güvenlik soruşturması birimlerine HAGB kayıtlarına erişim yetkisi tanıyan yasal düzenlemeyi iptal etmiştir. Danıştay 12. Daire, E:2020/2026, K:2021/5452 sayılı kararında bu AYM kararını değerlendirerek söz konusu iptalin güvenlik soruşturmasının hiçbir koşulda yapılamayacağı anlamına gelmediğini ortaya koymuş; soruşturmanın detaylarının ve kişisel verilere ilişkin güvencelerin kanunla düzenlenmesi koşuluyla soruşturmanın yürütülebileceği sonucu çıkmaktadır.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/3382, K. 2023/3323Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire, E. 2020/2026, K. 2021/5452Kaynağı aç
HAGB Kararlarının Güvenlik Soruşturmasında Kullanılabilirliği: Dönemsel Çerçeve
HAGB kararları, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin onüçüncü fıkrası uyarınca kendilerine özgü bir sisteme kaydedilir; bu kayıtlar yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istendiğinde kullanılabilir.
26/10/2018 tarihinde yürürlüğe giren 7148 sayılı Kanun'un 29. maddesiyle 4045 sayılı Kanun'a eklenen fıkrayla güvenlik soruşturması birimlerine HAGB kayıtlarını görme yetkisi tanındı. 4045 sayılı Kanun'un ilk halinde bu yetkiye ilişkin herhangi bir hüküm yer almadığından, 26/10/2018 öncesinde güvenlik soruşturması birimlerinin HAGB kararlarını görme yetkisi bulunmamaktaydı. Söz konusu fıkra Anayasa Mahkemesi tarafından AYM E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararla iptal edilmiştir. Danıştay 12. Daire, E:2020/2026, K:2021/5452 sayılı kararında bu iptal kararının Resmî Gazete'de yayımlandığı 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiğini belirtmiştir; bununla birlikte bazı Danıştay kararlarında dönem sınırı olarak 19/02/2020 tarihi esas alınmaktadır. İptal kararının tam yürürlük tarihi konusunda karar metinleri arasında uyumsuzluk bulunmakta olup bu husus manuel doğrulama gerektirmektedir. Anayasa'nın 153. maddesi gereğince iptal kararları geriye yürümez; dolayısıyla bu yetki yalnızca 26/10/2018 ile iptal kararının yürürlüğe girdiği tarih arasında geçerliydi. Danıştay 8. Daire, E:2020/257, K:2022/2182 sayılı kararında HAGB kararlarının görülemeyeceği dönemleri açıkça saptamıştır: 26/10/2018 öncesi ile AYM iptal kararının yürürlük tarihi arasındaki dönem ve ardından 7315 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 17/04/2021 tarihine kadar olan ara dönem bu kapsamdadır.
Danıştay 8. Daire, E:2019/4223, K:2022/8017 sayılı kararında güvenlik birimlerinin HAGB kayıtlarına yetkisiz ulaştığı bir dönemde bu kayda dayanılarak tesis edilen ilişik kesme işlemini hukuka aykırı bulmuştur. Kararda ayrıca iptal hükmünün ardından idarenin 7315 sayılı Kanun'un öngördüğü usul ve esaslara uygun biçimde davacı hakkında yeniden güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapabileceği belirtilmiştir.
İşlemin sınır bir tarihe denk gelmesi hâlinde HAGB kaydının hangi dönemde elde edildiği belirleyici hâle gelebilmektedir. Danıştay 8. Daire, E:2020/3902, K:2023/2834 sayılı oyçokluğuyla verilen kararında, dava konusu ilişik kesme işleminin yetkinin başladığı tarihi taşıdığını tespit ederek temyiz istemini reddetmiştir. Karşı oy ise söz konusu kaydın bu tarihten önce elde edildiğini ileri sürmüştür. Bu uyuşmazlık, dönem belirlenmesinin somut delillere dayalı ayrıntılı inceleme gerektirdiğini ortaya koymaktadır.
İdari İşlemlerin Hangi Mevzuata Göre Denetleneceği
7315 sayılı Kanun, kendisinden önce tesis edilen işlemlerin hukuki etkilerine dair geçmişe yönelik özel bir hüküm içermemektedir. İdari işlemlerin hukuki denetimi, tesis edildikleri dönemde yürürlükte bulunan mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. 7315 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu güvenlik soruşturması uyuşmazlıklarında bu Kanun çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğini benimsemiştir.
Danıştay 2. Daire, E. 2023/4756, K. 2024/4976Kaynağı aç
4045 sayılı Kanun, 7315 sayılı Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrasıyla yürürlükten kaldırılmış; 14. madde uyarınca 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıflar artık 7315 sayılı Kanun'a yapılmış sayılmaktadır.
Akraba Verisine Dayalı Olumsuz Soruşturma: İçtihat
Güvenlik soruşturmasında kişinin yakın akrabalarına ilişkin verilerin nasıl değerlendirileceği içtihat açısından önemli bir eksen oluşturmaktadır. 7315 sayılı Kanun'un 4. ve 5. maddelerinin soruşturmanın kişi temelli yürütülmesini ve kişiye yönelik elde edilen verilerin değerlendirmeye alınmasını öngördüğü, araştırma yapılan kişi dışındaki şahıslara ait verilerin esas alınamayacağı yorumuna Danıştay 2. Daire, E:2023/4756, K:2024/4976 ve E:2023/4490, K:2024/4748 sayılı oyçokluğuyla verilen kararlarında ulaşmıştır. Bu kararlarda karşı oy, dava konusu işlemin 7315 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden tesis edildiğini ve bu nedenle söz konusu Kanun çerçevesinde denetlenemeyeceğini savunmaktadır; dolayısıyla anılan yorumun hangi dönem işlemlerine uygulanacağı konusunda görüş ayrılığı mevcuttur.
4045 sayılı Kanun dönemine ait Danıştay 8. Daire içtihadı ise silahlı kuvvetler ve emniyet gibi millî güvenlik açısından önem taşıyan kurumlara personel alımında, yönetmelik formunda sayılan aile bireyleri dışındaki yakın akrabaların soruşturma kapsamına alınıp alınmayacağının her olayın özgün koşullarında değerlendirilmesini ve gerekli bağlantıların bilgi ile belgelerle desteklenmesini esas almaktadır. 7315 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinin ardından Danıştay 2. Daire'nin yukarıda aktarılan yorumuyla bu yaklaşımın nasıl bağdaşacağı henüz netlik kazanmamıştır.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/9682, K. 2021/3431Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire, E. 2020/1277, K. 2021/3435Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire, E:2020/5325, K:2023/1639 sayılı oybirliğiyle verilen kararında, davacının ablası ve babası hakkındaki istihbari bilgilerin tek başına davacının terör örgütüyle irtibat veya iltisak içinde olduğu anlamına gelmeyeceğini ortaya koyarak atamama işlemini hukuka aykırı bulmuştur. Yine Danıştay 8. Daire, E:2020/5290, K:2023/1641 sayılı oybirliğiyle verilen kararında davacı hakkında somut herhangi bir olumsuz durum tespit edilmemesine karşın atama yapılmaması işlemini hukuka aykırı bularak iptal kararını onamıştır.
Danıştay 8. Daire, E. 2020/5325, K. 2023/1639Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire, E. 2020/5290, K. 2023/1641Kaynağı aç
Danıştay 10. Daire, E:2019/10823, K:2020/7185 sayılı kararında yalnızca kardeşte Bylock kaydı bulunduğu gerekçesiyle güvenlik soruşturmasının olumsuz değerlendirilemeyeceğini hükme bağlamıştır. Kararda yakın çevrenin örgütle irtibatı ve iltisakının titizlikle araştırılması ve kanaatin farklı bilgi ile delillerle desteklenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Danıştay 10. Daire, E. 2019/10823, K. 2020/7185Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire, E:2019/9686, K:2021/3440 sayılı kararında davacının babasına ilişkin bilginin somut bir temele dayanmayan ve varsayımdan hareketle hazırlanmış bir bilgi notu niteliği taşıdığını saptayarak, bu şekilde yapılan incelemeye dayalı işlemi hukuka aykırı bulmuştur.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/9686, K. 2021/3440Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire, E:2020/257, K:2022/2182 sayılı oyçokluğuyla verilen kararında, davacının belirli bir dönem ilgili bankada çalışmış olmasının tek başına güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına yetmeyeceğini, örgütle aidiyet, iltisak ve irtibatın başka bilgi ve belgelerle desteklenmesi gerektiğini ortaya koymuş; salt bu çalışmaya dayanılarak yeterli araştırma yapılmadan verilen davanın reddi kararını onayan bölge idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığına hükmetmiştir.
Danıştay 8. Daire, E:2019/9682, K:2021/3431 sayılı kararında, davacının dayısı ve dayısının eşine ilişkin istihbari verilere dayanılarak işlem tesis edilebilmesi için davacı ile bu kişiler arasındaki ilişkinin ve bunun güvenlik soruşturmasını nasıl etkilediğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulması gerektiğini, aksi hâlde işlemin hukuka aykırı olacağını hükme bağlamıştır.
İptal Davasının Sonuçları ve Tam Yargı Davası
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca ilgililer, haklarını ihlal eden bir idari işlem nedeniyle iptal davası ve tam yargı davasını birlikte açabilecekleri gibi önce iptal davası açıp bu davanın karara bağlanmasının ardından, kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlar için icra tarihinden itibaren dava süresi içinde ayrıca tam yargı davası da açabilirler. Bu yolun seçilmesi hâlinde ilgilinin 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca idareye başvurma hakkı saklı kalmaktadır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 12Kaynağı aç
Güvenlik soruşturması işleminin iptali, ilgili kadro ya da pozisyon için aranan diğer koşulların da karşılandığı anlamına gelmez. Danıştay, iptal kararının ardından idarenin davacının diğer şartları taşıyıp taşımadığını ayrıca inceleme yetkisinin bulunduğunu belirtmektedir. Bunun yanı sıra idare, 7315 sayılı Kanun'un öngördüğü usul ve esaslara uygun olarak yeniden güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapabilir.
Yargılama Usulü: Dilekçeler ve Yürütmeyi Durdurma
İdare mahkemesindeki yargılama sürecinde davacı iki, davalı idare de iki dilekçe verir ve dilekçeler teatisi bu aşamada tamamlanır; davalının ikinci savunmasına karşı davacı ayrıca savunma yapamaz. Yürütmenin durdurulması kararına karşı 7 gün içinde Bölge İdare Mahkemesine itiraz yoluna gidilebilir; Bölge İdare Mahkemesinin yürütmeyi durdurma konusundaki kararı kesindir.
Sık Sorulan Sorular
Güvenlik soruşturması olumsuz çıkınca hangi mahkemede dava açılır?
Görevli mahkeme idare mahkemesidir. İşlemi bakanlık tesis etmişse Ankara İdare Mahkemesi, valilik tesis etmişse o valiliğin bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir. Farklı bir yargı kolunda dava açılması hâlinde görevsizlik kararı verilir.
Akrabamın terör örgütüyle bağlantısı nedeniyle soruşturmam olumsuz sonuçlandı; dava açabilir miyim?
7315 sayılı Kanun'un 4. ve 5. maddelerinin soruşturmanın kişi temelli yürütülmesini öngördüğü, araştırma yapılan kişi dışındaki şahıslara ait verilerin esas alınamayacağı yorumuna Danıştay 2. Daire 2024 yılında verdiği oyçokluğu kararlarında ulaşmıştır; ancak bu kararlarda karşı oy söz konusu yorumun dava konusu işlemlere uygulanamayacağını savunmaktadır. 4045 sayılı Kanun dönemine ait Danıştay 8. Daire içtihadında ise yakın akraba verisinin kullanılabilirliği her olayın koşullarına göre değerlendirilmekte, bağlantının somut bilgi ve belgelerle desteklenmesi şartı aranmaktaydı. İki yaklaşım arasındaki ilişkinin içtihat birliğine kavuşup kavuşmadığı konusunda belirsizlik devam etmektedir.
HAGB kararım nedeniyle güvenlik soruşturmam olumsuz çıktı; bu hukuka uygun mu?
HAGB kararları, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu ile CMK'nın 231. maddesi uyarınca yalnızca soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak yetkili yargı mercileri tarafından kullanılabilir. Güvenlik soruşturması birimlerinin HAGB kayıtlarına erişim yetkisi 26/10/2018 tarihine kadar hiç mevcut değildi. 7148 sayılı Kanun'la getirilen yetki belirli bir dönem yürürlükte kalmış, ardından Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. İptal kararının geriye yürümezliği nedeniyle söz konusu yetki iptal tarihine kadar geçerli olmuştur; 7315 sayılı Kanun'un 17/04/2021'de yürürlüğe girdiği tarihe kadar olan ara dönemde ise bu kayıtlara erişim yetkisi bulunmamaktadır. İşlemin hangi tarihe ait olduğu değerlendirmeyi doğrudan etkiler.
Davayı kazanırsam otomatik olarak göreve atanır mıyım?
Güvenlik soruşturması işleminin iptali, ilgili kadro için aranan diğer koşulların da karşılandığı anlamına gelmez. Danıştay, iptal kararının ardından idarenin davacının diğer şartları taşıyıp taşımadığını ayrıca inceleme yetkisinin bulunduğunu belirtmektedir. İdare ayrıca 7315 sayılı Kanun çerçevesinde yeniden güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapabilir.
İptal davasından sonra tazminat isteyebilir miyim?
2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi, tam yargı davasının iptal davasıyla birlikte ya da iptal kararının tebliği veya icrası sonrasında ayrı olarak da açılabilmesine olanak tanımaktadır. Bu yolun seçilmesi hâlinde 11. madde uyarınca idareye başvurma hakkı saklı kalmaktadır.
Güvenlik soruşturması neden olumsuz çıktığını nasıl öğrenebilirim?
Olumsuzluğun gerekçesi genellikle ilgiliye bildirilmez. Çoğunlukla ancak idari dava açıldıktan sonra davalı idarenin mahkemeye sunduğu savunma dilekçesinin içeriğinden işlemin olumsuzluk nedeni anlaşılabilmektedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

