Gümrükte Eşyanın Tutulması ve Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
Gümrükte Eşyanın Tutulması ve Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi Usulü

Gümrük sahalarında gerçekleştirilen denetimlerde mevzuata aykırı biçimde beyan edilmeyen, ticari nitelik taşımasına rağmen kişisel eşya gibi gösterilen, ithalatı izne, belgeye ya da yasaklamaya tabi tutulan veya vergileri ödenmemiş bulunan eşyalar gümrük idaresince muhafaza altına alınabilmektedir.

Gümrük Mevzuatında İdari Yaptırımlar ve Tasfiye Süreci

Türkiye'ye ithali kanunla yasaklanmış olan eşyanın yolcu beraberinde veya kargoda gümrük sahasında beyan edilmediğinin tespiti halinde idarece eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilebilmektedir. Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ithalinin yasaklanmış olduğunun saptanması durumunda ise 4458 sayılı Gümrük Kanunu m. 235/1-a uyarınca varsa fark gümrük vergilerinin tahsili yanında gümrüklenmiş değerin dört katı idari para cezası tatbik edilir.

4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU m. 235Kaynağı aç
Madde 235 – (Değişik: 28/3/2013-6455/12 md.) 1. Serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; a) (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ithalinin yasaklanmış olduğunun tespiti hâlinde, varsa eşyanın fark gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinin dört katı idari para cezası verilir. b) (a) bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık madde olması durumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşya için ton başına otuz bin Türk Lirası, ambalajlı gelmesi halinde kap başına altı yüz Türk Lirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir. c) (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Eşyanın ithali, belli kuruluşların vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin, uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen, eşya belge veya bilgiye tabi değilmiş ya da belge veya bilgi alınmış gibi beyanda bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, varsa eşyanın fark gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra, gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir. d) (c) bendindeki eşyanın değersiz, artık veya atık madde olması durumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşya için ton başına sekiz bin Türk Lirası, ambalajlı gelmesi halinde kap başına iki yüz Türk Lirası olarak hesaplanır ve eşya yurtdışı edilir. e) (Ek:24/10/2019-7190/12 md.) Bakanlıkça belirlenecek süre içerisinde, (c) bendinde belirtilen eşyanın ithalinin uygun bulunduğuna ilişkin belge veya bilginin düzenlenmesi veya ilgili kurum veya kuruluş tarafından gerçekleştirilen denetimin olumlu sonuçlandığının bildirilmesi hâlinde, 241 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilir. 2. İhracat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya kontrol sonucunda; a) Eşyanın genel düzenleyici idari işlemlerle ihracının yasaklanmış olduğunun tespiti halinde, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir. b) (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Eşyanın ihracı, belli kuruluşların vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin, uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen, eşya belge veya bilgiye tabi değilmiş ya da belge veya bilgi alınmış gibi beyanda bulunulduğunun tespit edilmesi hâlinde, gümrüklenmiş değerinin onda biri kadar idari para cezası verilir. c) (Ek:24/10/2019-7190/12 md.) Bakanlıkça belirlenecek süre içerisinde, (b) bendinde belirtilen eşyanın ihracının uygun bulunduğuna ilişkin belge veya bilginin düzenlenmesi veya ilgili kurum veya kuruluş tarafından gerçekleştirilen denetimin olumlu sonuçlandığının bildirilmesi hâlinde 241 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilir. 3. Yolcuların, gümrük mevzuatına göre kişisel ve hediyelik eşya kapsamı dışında olup beyanlarına aykırı olarak üzerlerinde, eşyası arasında veya taşıma araçlarında çıkan ya da başkasına ait olduğu halde kendi eşyasıymış gibi gösterdikleri eşyanın gümrük vergileri iki kat olarak alınır ve eşya sahibine teslim edilir. Gümrük vergileri ödenmediği takdirde, eşya gümrüğe terk edilmiş sayılır. 4. (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Cezai hükümler saklı kalmak üzere; a) Birinci fıkranın (a) bendinde belirtilen eşya, yükümlü talebi doğrultusunda otuz gün içinde mahrecine iade ya da ilgili kurum ya da kuruluşun uygun görüşü ile doğrudan üçüncü ülkeye transit edilir. Bu süre içerisinde mahrecine iade veya üçüncü ülkeye transit edilmeyen eşya, ihraç kaydıyla satış ya da masrafları sahibince karşılanmak koşuluyla imha suretiyle tasfiye edilmek üzere bulunduğu gümrük idaresine terk edilir. b) Birinci fıkranın (c) bendinde belirtilen eşya, yükümlü talebi doğrultusunda mahrecine iade, ilgili kurum ya da kuruluşun uygun görüşü ile doğrudan ya da serbest bölge üzerinden üçüncü ülkeye transit veya ihraç kaydıyla satış ya da masrafları sahibince karşılanmak koşuluyla imha suretiyle tasfiye edilmek üzere bulunduğu gümrük idaresine terk edilir. c) Teslimden sonra kontrol sonucunda uygunsuzluğu tespit edilen ancak bulunamayan eşyanın gümrüklenmiş değerinin kamuya geçirilmesine karar verilir. 5. (Değişik:24/10/2019-7190/12 md.) Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve varış gümrük idaresine karayolu ile sevk edilmek üzere transit rejimine konu edilen serbest dolaşımda olmayan eşyanın, yapılan kontrol veya muayene sonucunda, beyan edilenden belirgin bir şekilde farklı cinste olduğunun tahlil, teknik inceleme ve araştırmaya gerek olmaksızın tespiti hâlinde fiilin niteliğine göre bu fıkranın (a) ve (b) bentlerine, transit rejimine konu edilen serbest dolaşımda olmayan eşyanın, hareket gümrük idaresinden sevk edilmesinden sonra varış gümrük idaresine varışından önce ya da varış gümrük idaresinde yapılan kontrolü veya muayenesi sonucunda beyana göre eksiklik veya fazlalık tespit edilmesi hâlinde fiilin niteliğine göre bu fıkranın (c) veya (d) bentleri uyarınca işlem yapılır. Bu fıkranın (c) ve (d) bentleri kapsamında değerlendirilemeyecek eksiklik ve fazlalık durumları ile bu durumların tespitine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir. a) Farklı çıkan eşyanın gümrük vergileri toplamının beyan edilen eşyanın gümrük vergileri toplamından fazla olması durumunda farklı çıkan eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin iki katı idari para cezası verilir. b) Farklı çıkan eşyanın beyan edilen eşyadan farklı şekilde, ithalinin lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olması durumunda farklı çıkan eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir. c) Beyana göre eksik olduğunun tespit edilmesi hâlinde, eksik çıkan eşyaya ilişkin gümrük vergilerinin alınmasının yanı sıra eşyanın gümrük vergilerinin iki katı idari para cezası verilir. d) Beyana göre fazla olduğunun tespit edilmesi hâlinde, fazla çıkan eşyanın gümrük vergileri kadar idari para cezası verilir ve fazla çıkan eşya 177 ila 180 inci madde hükümlerine göre tasfiyeye tabi tutulur. 6. (Ek:24/10/2019-7190/12 md.) Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen aykırılıkların gümrük idaresi tarafından tespit edilmesinden önce beyan sahibi tarafından bildirilmesi durumunda bu fıkralara göre hesaplanan cezalar yüzde on oranında uygulanır.

Genel düzenleyici işlemlerle ithali yasaklanan eşya, yükümlünün talebi doğrultusunda 30 gün içinde mahrecine iade edilebilir veya ilgili kurumun uygun görüşüyle doğrudan üçüncü ülkeye transit edilebilir. Bu süre zarfında iade veya transit işlemleri tamamlanmayan eşya, ihraç kaydıyla satış ya da masrafları sahibince karşılanmak koşuluyla imha suretiyle tasfiye edilmek üzere gümrük idaresine terk edilir.

İthali kurumların lisans, izin veya uygunluk belgesine tabi olmasına rağmen bu belgeler alınmamış ya da eşya belgeye tabi değilmiş gibi beyan edildiğinde 4458 sayılı Kanun m. 235/1-c gereğince fark gümrük vergilerinin yanı sıra gümrüklenmiş değerin iki katı idari para cezası verilir. İlgili Bakanlıkça belirlenecek sürede belgenin düzenlenmesi veya denetimin olumlu sonuçlandığının bildirilmesi halinde 4458 sayılı Kanun m. 241/1 uyarınca idari para cezası kesilir. İzni sunulmayan eşya ise ilgilisinin talebiyle mahrecine iade, doğrudan ya da serbest bölge üzerinden üçüncü ülkeye transit yahut ihraç kaydıyla satış ya da imha amacıyla gümrüğe terk edilerek tasfiye edilir.

Kişisel ve hediyelik eşya kapsamı dışında kalarak beyan harici eşya ve araçlarda taşınan ya da başkasına aitken şahsi gösterilen eşyadan 4458 sayılı Kanun m. 235/3 gereği gümrük vergileri iki kat tahsil edilir; vergilerin ödenmemesi durumunda eşya gümrüğe terk edilmiş sayılır. Teslimden sonraki kontrollerde mevzuata aykırılığı saptanan ancak fiilen ele geçirilemeyen eşya bakımından ise m. 235/4-c gereğince gümrüklenmiş değerin kamuya geçirilmesine hükmedilir.

İthalat veya ihracattaki mevzuata aykırılıkların gümrük idaresi tarafından saptanmasından önce beyan sahibi tarafından bildirilmesi halinde 4458 sayılı Kanun m. 235/6 hükmü uyarınca idari para cezaları yüzde on oranında uygulanır. Serbest dolaşımda bulunmayan eşyanın Hazineye masraf getirmeyecek biçimde idarenin gözetiminde imhası veya gümrüğe terk edilmesi mümkündür. İmhadan geriye kalan artık ve atıklar gümrük gözetiminde kalarak tabi tutulacakları işlemler tamamlanıncaya kadar muhafaza edilir.

4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU m. 164Kaynağı aç
Madde 164 – 1. Serbest dolaşımda olmayan eşyanın Hazineye hiçbir masraf getirmeyecek şekilde, gümrük idaresinin gözetiminde imhası veya gümrüğe terk edilmesi mümkündür. 2. İmha sonucunda çıkan artık ve atıklar, serbest dolaşımda olmayan eşya için öngörülen bir işlem veya kullanıma tabi tutulur. Söz konusu artık ve atıklar, 36 ncı maddenin 2 nci fıkrasında belirlenen işlemler tamamlanıncaya kadar gümrük gözetimi altında kalır.

Yolcu beraberinde getirilip gümrüğe sunulduktan sonra gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutuluncaya kadar yolcu eşyasına mahsus ambarlara konulan eşyanın bekleme süresi 4458 sayılı Kanun m. 48/2 uyarınca üç aydır. Bu sürenin dolması halinde eşya m. 177/1-a kapsamında tasfiye sürecine dahil edilir. Tasfiyesine karar verilen eşyanın fiilen mevcut olmaması halinde ise ithal eşyası için CIF kıymeti ve buna bağlı vergiler tahsil edilir.

4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU m. 177Kaynağı aç
Madde 177 – (Değişik: 18/6/2009-5911/38 md.) 1. Bu Kanunun; a) 48 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yolcu eşyasına mahsus gümrük ambarlarına konulan ve buralarda bekleme süresi dolan yolculara ait eşya, b) 50 nci maddesine göre verilen süre içinde kendilerine gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayini için gerekli işlemlere başlanmamış eşya, c) 57 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen eşya, d) 66 ncı maddesinin beşinci fıkrasına göre tahlilden arta kalan ve ilgilisi tarafından bir ay içerisinde alınmayan numunelik eşya, e) 70 inci maddesinin birinci fıkrasına göre beyannamesi tescil edilen ve süresi içinde işlemleri tamamlanmayan eşya, f) 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre antrepoda bulunan eşya için gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanım tayin edilmesine ilişkin beyannamenin tescilinden sonra otuz gün içinde işlemleri bitirilmeyen eşya, g) 101 inci maddesine göre belirlenen süreleri dolan eşya, h) 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 236 ncı maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen antrepolarda veya gümrük idaresince eşya konulmasına izin verilen yerlerde yapılan sayım sonucunda fazla çıkan eşya, ı) 164 üncü maddesine göre gümrüğe terk edilen eşya ile yönetmelikle belirlenen esaslar dâhilinde gümrüğe terk edilmiş sayılan eşya, j) 174 üncü maddesine göre posta gönderileri ile gelen ve tasfiye edilebilecek duruma gelen eşya, k) İlgili hükümlerine göre kanuni bekleme süreleri bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, çabuk bozulma ve telef olma tehlikesine maruz bulunan veya saklanması masraflı ve külfetli olan eşya, l) (Değişik:24/10/2019-7190/4 md.) 235 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, üçüncü fıkrası ve beşinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen eşya ile 237 nci maddesinin üçüncü ve altıncı fıkralarında belirtilen eşya, m) Diğer mevzuatla bu Kanuna göre tasfiyesi öngörülen eşya, 178 inci madde hükümlerine göre tasfiye edilir. 2. (Değişik: 28/3/2013-6455/4 md.) Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri uyarınca; a) Tasfiye edilebilecek duruma gelen eşya, b) El konulan eşyanın mahkemesince sahibine iadesine karar verilmesi halinde, eşyanın teslim alınması için ilgilisine yapılan tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde teslim alınmayan eşya, 178 inci madde hükümlerine göre tasfiye edilir. 3. (Ek: 28/3/2013-6455/4 md.)[104] Tasfiye edilmesine karar verilen eşyanın bulunmaması halinde, ithal eşyası için CIF, ihraç eşyası için FOB kıymeti ile bunlara ilişkin gümrük vergileri tutarları tahsil edilir. 4. Yukarıdaki fıkralara göre tasfiyelik hale gelen eşyanın tespit ve tahakkuk belgeleri otuz gün içinde tasfiye idaresine intikal ettirilir. Tasfiye idaresi, tasfiyeye konu eşyayı otuz gün içinde teslim almakla mükelleftir.
4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU m. 48Kaynağı aç
Madde 48 – 1. Geçici depolanan eşya, sadece gümrük idarelerinin uygun gördüğü yerlerde ve bu idarelerin belirlediği koşullarda depolanabilir. Gümrük idareleri, geçici depolanan eşya için 183 üncü veya 184 üncü madde hükümlerine göre tahakkuk edebilecek gümrük vergilerinin ödenmesini sağlamak üzere eşya sahibinden teminat isteyebilir.[40] 2. Yolcu beraberinde getirilip gümrüğe sunulmasından sonra gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutuluncaya kadar yolcu eşyasına mahsus gümrük ambarlarına konulan eşyanın buralarda kalabileceği süre üç aydır.

İdari İtiraz Yolları ve İdari Yargı Mercii

Yükümlüler kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, idari para cezaları ve idari kararlara karşı 4458 sayılı Kanun m. 242/1 gereğince tebliğden itibaren 15 gün içinde bir üst makama, üst makam bulunmuyorsa işlemi yapan aynı makama itiraz edebilirler. İtiraz dilekçesinin süresi içinde yetkili olmayan bir makama sunulması durumunda itiraz süresinde yapılmış kabul edilir ve idarece yetkili makama gönderilir. İdareye intikal eden bu itirazların 30 gün içinde karara bağlanarak ilgilisine tebliği zorunludur.

4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU m. 242Kaynağı aç
Madde 242 – (Değişik: 18/6/2009-5911/64 md.) 1. Yükümlüler kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir. 2. İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir. 3. İtiraz dilekçelerinin süresi içinde yanlış makama verilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmış sayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır. 4. İtirazın reddi kararlarına karşı işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabilir.

İtirazın reddi kararlarına karşı 4458 sayılı Kanun m. 242/4 uyarınca işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabilir. Özel kanununda ayrı bir süre öngörülmeyen durumlarda idare mahkemelerinde dava açma süresi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7 uyarınca yazılı bildirimi izleyen günden itibaren altmış gündür.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

İdari yargıda dava açılması kural olarak işlemin icrasını kendiliğinden durdurmaz; bu nedenle yürütmenin durdurulması açıkça talep edilmelidir. Buna karşılık 2577 sayılı Kanun m. 27/4 uyarınca vergi mahkemelerinde vergi uyuşmazlıklarına ilişkin dava ikame edilmesi, tarh edilen vergi, resim, harçlar ile bunlara bağlı ceza ve zamların dava konusu yapılan kısmının tahsilat işlemlerini kendiliğinden durdurmaktadır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Ceza Muhakemesi Hukukunda Elkoyma ve İade İşlemleri

Suç şüphesine dayalı adli süreçlerde elkoyma işlemi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 127/1 uyarınca hâkim kararıyla gerçekleştirilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının, savcıya ulaşılamayan hallerde ise kolluk amirinin yazılı emriyle kolluk memurlarınca icra edilebilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 127Kaynağı aç
Madde 127 – (1) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/16 md.) Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri, elkoyma işlemini gerçekleştirebilir. (2) Kolluk görevlisinin açık kimliği, elkoyma işlemine ilişkin tutanağa geçirilir. (3) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/16 md.) Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar. (4) Zilyedliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine elkonulan kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir. (5) Elkoyma işlemi, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir. (6) (Değişik: 25/7/2018-7145/15 md.) Askerî mahallerde yapılacak elkoyma işlemi, Cumhuriyet savcısının nezaretinde askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından yerine getirilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından elkoyma işlemi yapılabilir. Taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma

Hâkim kararı bulunmaksızın icra edilen elkoyma tedbiri, 5271 sayılı Kanun m. 127/3 gereğince 24 saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren 48 saat içinde açıklamadığı takdirde elkoyma tedbiri kendiliğinden hükümsüz kalır. Hâkim veya mahkeme kararlarına karşı yapılacak itirazlar ise kanunda aksine hüküm bulunmadıkça 5271 sayılı Kanun m. 268/1 uyarınca kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde gerçekleştirilir; kararına itiraz edilen merci kararını düzeltmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie sevk eder.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 268Kaynağı aç
Madde 268 – (1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.[114] (2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir. (3) İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıda gösterilmiştir: a) (Değişik: 18/6/2014-6545/74 md.) Sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir. b) (Değişik:8/7/2021-7331/24 md.) Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir. İtirazı incelemeye yetkili mercilerin farklı olduğu hâllerde, itirazların gecikmeksizin incelenmesi amacıyla, kararına itiraz edilen sulh ceza hâkimliği tarafından gerekli tedbirler alınır. Sulh ceza hâkimliği işleri, asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına aittir. c) Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın ağır ceza mahkemesine aittir. d) Naip hâkim kararlarına yapılacak itirazların incelenmesi, mensup oldukları ağır ceza mahkemesi başkanına, istinabe olunan mahkeme kararlarına karşı yukarıdaki bentlerde belirtilen esaslara göre bulundukları yerdeki mahkeme başkanı veya mahkemeye aittir. e) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları ile Yargıtay ceza dairelerinin esas mahkeme olarak baktıkları davalarda verdikleri kararlara yapılan itirazlarda; üyenin kararını görevli olduğu dairenin başkanı, daire başkanı ile ceza dairesinin kararını numara itibarıyla izleyen ceza dairesi; son numaralı daire söz konusu ise birinci ceza dairesi inceler. İtirazın kararın yerine getirilmesinde etkisi

Zilyetliğinde bulunan eşyaya elkonulan kişi, 5271 sayılı Kanun m. 127/4 uyarınca her zaman hâkimden bu hususta karar verilmesini isteyebilir. Elkonulan eşyanın soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması durumunda m. 131/1 gereğince savcı, hâkim veya mahkemece re'sen ya da talep üzerine iade kararı verilir; istemin reddine karşı itiraz kanun yolu açıktır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 131Kaynağı aç
Madde 131 – (1) Şüpheliye, sanığa veya üçüncü kişilere ait elkonulmuş eşyanın, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması halinde, re'sen veya istem üzerine geri verilmesine Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından karar verilir. İstemin reddi kararlarına itiraz edilebilir. (2) 128 inci madde hükümlerine göre elkonulan eşya veya diğer malvarlığı değerleri, suçtan zarar gören mağdura ait olması ve bunlara delil olarak artık ihtiyaç bulunmaması halinde, sahibine iade edilir. Elkonulan eşyanın muhafazası veya elden çıkarılması

Türk Ceza Kanunu Kapsamında Eşya Müsaderesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 54/1 uyarınca kural olarak, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan, suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyalar iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak kaydıyla müsadere olunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya ise kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlike teşkil ettiği hallerde müsadereye tabi tutulur. İyiniyetli üçüncü şahıslar yararına tesis edilen sınırlı ayni haklar bulunması halinde müsadere kararı bu hak saklı kalmak üzere verilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 54Kaynağı aç
Madde 54- (1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/11 md.) Eşyanın üzerinde iyiniyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması hâlinde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilir. (2) Birinci fıkra kapsamına giren eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin başka bir surette imkansız kılınması halinde; bu eşyanın değeri kadar para tutarının müsaderesine karar verilir. (3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir. (4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir. (5) Bir şeyin sadece bazı kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir. (6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur. Kazanç müsaderesi

Müsadereye tabi eşyanın ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi ya da müsadere edilmesinin imkansız kılınması durumunda 5237 sayılı Kanun m. 54/2 uyarınca eşyanın değeri kadar para tutarının müsaderesine hükmedilir. Suçta kullanılan eşyanın müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır neticeler doğuracağı ve hakkaniyete aykırı düşeceği durumlarda mahkemece m. 54/3 çerçevesinde müsadereye hükmedilmeyebilir.

Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alımı ve satımı suç teşkil eden eşyalar 5237 sayılı Kanun m. 54/4 uyarınca müsadere edilir. Bir eşyanın yalnızca belirli bölümlerinin müsadere edilmesi icap ettiğinde ve bu kısmın eşyanın bütününe zarar vermeden ayrılması kabilse m. 54/5 gereğince sadece ilgili parça müsadere edilir. Paydaşlık durumunda ise m. 54/6 uyarınca sadece suça iştirak eden kişinin payı hakkında müsadere kararı verilir.

Gümrük idaresinin kararlarına karşı hangi sürede itiraz edilir?

Tebliğ edilen vergi, para cezası ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa işlemi tesis eden makama dilekçeyle itiraz başvurusu yapılır.

Hâkim onayı olmaksızın yapılan elkoyma ne zaman hükümsüz kalır?

Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma tedbiri 24 saat içinde hâkim onayına sunulur; hâkim elkoymadan itibaren 48 saat içinde kararını açıklamazsa elkoyma kendiliğinden kalkar.

Yolcu ambarındaki eşyanın bekleme süresi dolarsa ne olur?

Yolcu eşyasına mahsus gümrük ambarına alınan eşyanın üç aylık bekleme süresinin dolması halinde, söz konusu eşya hakkında gümrük tasfiye hükümleri tatbik edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu