İdari eylem nedeniyle hakkı ihlal edilen kişi, dava açmadan önce ilgili idareye başvurur. Başvuru, eylemin yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılır. İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. Kamu görevlisinin görevini yaparken ve görevi nedeniyle uğradığı zararın kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmin edilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 125Kaynağı aç
Danıştay 10. Daire, E. 2021/6708, K. 2022/523Kaynağı aç
Davadan önce idareye başvuru
İdari eylem nedeniyle hakkı ihlal edilen kişi, idari dava açmadan önce ilgili idareye başvurarak hakkının yerine getirilmesini ister. Bir yıllık süre öğrenme tarihine, beş yıllık süre ise eylem tarihine bağlanır. Öğrenme, yazılı bildirimle sınırlı değildir; başka suretle öğrenme de süreyi başlatır.
İstem kısmen veya tamamen reddedilirse dava süresi, ret işleminin tebliğini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Otuz gün içinde cevap verilmezse süre, bu otuz günlük sürenin bittiği tarihten itibaren işler. Her iki durumda da dava, dava süresi içinde açılır. Otuz gün, cevap verilmemesine bağlanan süredir; dava süresinin gün sayısı bu hükümde ayrıca gösterilmemiştir.
Yaralanma sonucunda maluliyet oranı hemen belli olmamışsa, öğrenme tarihinin sağlık kurulu raporunun kesinleştiği tarih olarak kabul edilebileceği belirtilir. Bu anlatım bir ihtimaldir; her olayda öğrenme tarihini rapor tarihine bağlayan zorunlu bir kural kurulamaz.
Görevli olmayan adli yargı merciinde açılan tam yargı davası görev yönünden reddedilirse, daha sonra idari yargı merciinde açılacak davada idareye önceden başvurma şartı aranmaz. İstisna, görev yönünden ret sonucuna bağlıdır.
İdarenin ödeme yükümlülüğü ve yargı denetimi
Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrası, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunu düzenler. Aynı maddede, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden başlayacağı da yer alır. Bu cümle idari işlemlere ilişkin davaları konu edinir; idari eylemden doğan başvurunun bir ve beş yıllık sürelerinin yerine geçmez.
Danıştay 10. Daire, E. 2023/5903, K. 2025/610Kaynağı aç
Anayasa’nın 125. maddesi yargı yetkisini, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının denetlenmesiyle sınırlar. Bu denetim yerindelik incelemesine dönüşemez. Mahkeme, yürütmenin kanunda gösterilen biçim ve esaslara uygun görevini daraltacak, idari eylem veya işlem oluşturacak ya da takdir yetkisini ortadan kaldıracak bir karar veremez.
Hizmet kusuru, kusursuz sorumluluk ve kusur
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlüdür. İdari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri çerçevesinde ele alınır. Kamu görevlisinin görevini yaparken ve görevi nedeniyle uğradığı zarar bakımından kusursuz sorumluluk, hizmet kusuruna göre ikincil bir sorumluluk türü olarak ve hizmetin sonucu olan özel ve olağan dışı zararlarla sınırlı biçimde anlatılmıştır. Bu nedenle her yaralanma, kusur araştırması yapılmaksızın aynı sonuca bağlanamaz.
Hizmet kusuru, kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık ya da boşluk olarak tanımlanır. Hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hâllerinde gerçekleşir.
Danıştay 10. Daire, E. 2022/2436, K. 2025/4588Kaynağı aç
Memurun yaralanmasında, zararın tamamen mağdurun ağır kusurundan, mücbir sebepten veya üçüncü kişinin öngörülemez eyleminden doğduğunun ispatı ile kusur oranında indirim aynı anlatımda birlikte duran iki ayrı ölçüdür. Bu ölçülerden biri diğerinin yerine geçmez.
Bedensel zararın kalemleri
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54. maddesi bedensel zararları sınırlı bir liste gibi değil, özellikle görülen kalemler üzerinden sayar. Bunlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardır. Sayım, her kalemin her olayda kendiliğinden doğduğu anlamına gelmez.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 54Kaynağı aç
Sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanmayan tedavi giderleri, ilaç masrafları, rehabilitasyon harcamaları ile yaralanma nedeniyle gerekli protez veya tıbbi araç ve gereç bedellerinin idareden istenebileceği belirtilir. Tedavi giderlerinin olayla ilişkisi ve sosyal güvenlikçe karşılanıp karşılanmadığı ise ayrıca araştırılacak hususlardandır; karşılanma hâlinin tek bir hesap sonucu yoktur.
Kazanç kaybı ile çalışma gücü kaybı ayrı bedensel zarar kalemleridir. Kalıcı sakatlık nedeniyle gelir ve mal varlığında azalma olmasa bile, günlük faaliyetlerin ve işin daha fazla güç harcanarak yapılacağı kabulüne dayanan efor kaybı tazminatı istenebilir. Kazanç kaybı ile efor kaybının birlikte ödenmesi, yalnızca iki kalemin birlikte istenmiş olması nedeniyle mükerrer ödeme sayılmaz. Bu değerlendirme, kalıcı sakatlık ve idari eylem arasında nedensellik bulunan uyuşmazlıklara ilişkindir.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/6708, K. 2022/523 sayılı kararında yüzde 32,3 maluliyet oranının yüzde 60’tan az olması ve gelir kaybına ilişkin somut belge sunulmaması nedeniyle o dosyada gelir kaybı bulunmadığı sonucuna varmıştır. Bu sonuç, dosyadaki oran ve belge yokluğuyla sınırlıdır; yüzde 60’ın altındaki her olay için gelir kaybını ortadan kaldıran genel bir kural değildir. Aynı kararda maddi tazminat isteminin reddi bozulmuş, manevi tazminata ilişkin kısım onanmıştır. Karar, ödenecek maddi tutarı kesin bir sonuca bağlamamıştır.
Danıştay 10. Daire, E. 2023/5903, K. 2025/610 sayılı kararında vazife malulü olarak emekliye ayrılan kişinin işlemiş dönem gelir kaybı, emsal görev aylığı ile vazife malullüğü aylığı arasındaki fark olarak ve peşin sermaye değeri uygulanmadan hesaplanması gereken bir zarar diye ele alınmıştır. Henüz gerçekleşmeyen aktif ve pasif dönem farklarında ise artışlar ve peşin sermaye değeri dikkate alınmıştır. Efor kaybına dayanan maddi zarar için dairenin kabul ettiği üst sınır, net asgari ücret tutarıdır. Karar, bu hesabı yaptırmadan maddi istemin reddini hukuka aykırı bularak yeniden karar için dosyayı göndermiş; tazminat miktarını kesin hükme bağlamamıştır.
Geçici iş göremezlik tazminatı tedavi ve iyileşme süresiyle sınırlıdır. Zarar tarihinde gelir getirici işte çalışmayan kişinin kazanç kaybı, dolayısıyla geçici iş göremezlik zararı doğmaz. Bu şart, çalıştığı saptanan kişiye kendiliğinden uygulanmaz.
Kalıcı bakıcı giderinde tam bağımlılık, ağır özürlülük veya bakıma muhtaçlık, sağlık kurulu ya da bilirkişi raporuyla belirlenir. Bu belirleme yoksa kalıcı bakıcı giderinin ödenmemesi hukuka aykırı görülmemiştir. Danıştay 10. Daire, E. 2023/5903, K. 2025/610 sayılı kararda 5434 sayılı Kanun’un Ek 77. maddesi kapsamında her ay bakıcı ücreti ödendiği anlaşıldığından bakıcı gideri zararı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ek 77’nin birinci fıkrası kapsamındaki kişilerden, başkasının yardım ve desteği olmadan yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak derecede malul olanlara, 16 yaşından büyük işçiler için belirlenen otuz günlük asgari ücretin net tutarının iki katı aylıklarıyla birlikte ayrıca ödenir. Bu ödeme, harp veya vazife malullüğü aylığının yükseltildiği kişiler ve belirtilen maluliyet derecesiyle sınırlıdır.
5434 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ EMEKLİ SANDIĞI KANUNU m. Ek 77Kaynağı aç
Sosyal güvenlik ve diğer ödemelerin etkisi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine göre kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ve ifa amacını taşımayan ödemeler, destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar hesaplanırken dikkate alınmaz; zarar veya tazminattan da indirilmez. Rücuya tabi görülen ödemeler bu kuralın dışında bırakılır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 55Kaynağı aç
Danıştay 10. Daire, E. 2021/6708, K. 2022/523 sayılı kararda askerlik sırasında bağlanan 5434 sayılı Kanun’un 56. maddesi kapsamındaki maluliyet aylığı ve Ek 79 kapsamındaki ek ödeme, prim karşılığı olmadığı ve Hazineden tahsil edildiği için rücuya tabi sosyal güvenlik ödemesi ve sağlanan yarar kabul edilmiş; maddi tazminatın reddi bozulurken bu ödemelerin zarardan indirilmesi istenmiştir. E. 2023/5903, K. 2025/610 sayılı kararda da 2330 sayılı Kanun uyarınca ödenen nakdi tazminat ile 5434 sayılı Kanun’un Ek 79. maddesi kapsamındaki tütün ikramiyesi yarar sayılıp rapor tarihine yasal faizle güncellenerek maddi zarardan düşülmesi istenmiştir. Hangi ödemenin rücu edilebilir olduğu, ödemenin niteliğine göre belirlenir.
Personelin şahsi sigortalarından aldığı ödemelerin tazminattan düşülmeyeceği belirtilir. Rücu edilebilir sosyal güvenlik ödemelerinin toplam tazminattan mı yoksa yalnız maddi tazminattan mı düşüleceği ise aynı anlatım içinde farklı iki ölçü olarak bırakılmıştır; bunlardan biri diğerine üstün tutulamaz.
Manevi tazminat, faiz ve üçüncü kişi
Manevi tazminat isteminde belirsiz alacak davası açılamaz. Dilekçede net bir miktar gösterilir ve bu miktar, bazı usulî istisnalar saklı kalmak üzere sonradan artırılmaz.
Manevi tazminatta faizin genellikle idareye başvuru tarihinden itibaren işletileceği belirtilir. Bu anlatım her uyuşmazlık için kesin başlangıç tarihi kurmaz. Danıştay 10. Daire, E. 2022/2436, K. 2025/4588 sayılı kararda ise bozma sonrası yeniden karara bağlanacak maddi tazminatın tamamı için idareye başvuru tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği ifade edilmiştir. Bu yöneltme, bozulan maddi tazminat kısmına ilişkindir ve faiz oranını göstermez.
Kaza üçüncü kişinin kusuruyla meydana gelmişse idarenin ödediği tazminatı o kişiye rücu edebileceği, yaralanan memurun ise üçüncü kişiye adli yargıda ve idareye idari yargıda dava açabileceği belirtilir. Görev sırasında bir vatandaşın memura çarpması örneği, bütün görev ve süre ilişkilerine kendiliğinden yayılmaz.
Yaralanma nedeniyle önce idareye başvurmak gerekir mi?
Evet. İdari eylemden hakkı ihlal edilen kişi, dava açmadan önce ilgili idareye başvurarak hakkının yerine getirilmesini ister. Süre, eylemin yazılı bildirim veya başka suretle öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıldır.
İdare başvuruya cevap vermezse ne olur?
İstem hakkında otuz gün içinde cevap verilmezse, bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilir. Ret hâlinde süre, ret işleminin tebliğini izleyen günden itibaren işlemeye başlar.
Adli yargıda görevden ret sonrası yeniden başvuru gerekir mi?
Hayır. Görevli olmayan adli yargı merciinde açılan tam yargı davası görev yönünden reddedilirse, daha sonra idari yargı merciinde açılacak davada idareye başvurma şartı aranmaz.
Görevde yaralanma için kusur her zaman aranır mı?
Hayır, her olayda aynı şart aranmaz. Hizmetle nedensellik bağı kurulabilen görev zararı, ilgili kararlarda kusursuz sorumluluk kapsamında ele alınmıştır. Bu sorumluluk ikincil tür olarak ve özel, olağan dışı zararlarla sınırlı anlatıldığından her yaralanmayı kapsayan zorunlu bir sonuç değildir.
Efor kaybı ile kazanç kaybı birlikte istenebilir mi?
Evet, koşulları varsa birlikte istenebilir. Bunlar ayrı bedensel zarar kalemleridir ve birlikte ödenmeleri salt bu nedenle mükerrer sayılmaz. Kazanç kaybının ve kalıcı sakatlıkla nedensellik bağının ayrıca bulunması gerekir.
Rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemesi tazminattan düşülür mü?
Hayır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler bedensel zarar hesabında gözetilemez ve tazminattan indirilemez. Rücuya tabi kabul edilen ödemeler bu yasaktan ayrılır.
Memurun kusuru tazminatı tamamen ortadan kaldırır mı?
Bu konuda iki ayrı ölçü birlikte durmaktadır. Zararın tamamen mağdurun ağır kusurundan doğduğunun ispatı sorumluluktan kurtulma bakımından ileri sürülür. Diğer ölçüde ise kusur varsa tazminat tümüyle reddedilmez ve kusur oranında indirim yapılır. Ölçülerden biri diğerinin yerine geçmez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

