İmar planına karşı iki ayrı yol bulunmaktadır: plan ilan süresi içinde ilgili idareye itiraz ve idare mahkemesinde iptal davası. Bu iki yol birbirinin zorunlu ön koşulu değildir; itiraz yoluna başvurulmadan da iptal davası açılabilir. Anayasa'nın 125/1. maddesi uyarınca idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açık olduğundan, idari işlem niteliğindeki imar planları da idari yargı denetimine tabidir.
İmar Planının İlanı ve Aleniyet Yükümlülüğü
Belediye ve mücavir alan içindeki imar planları belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Planlar, onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Belediye ve mücavir alan dışındaki yerlerde yapılacak planlar ise valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. İmar planları alenidir; bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir (3194 sayılı İmar Kanunu m. 8/b).
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 8Kaynağı aç
14 Şubat 2020 tarihli 7221 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle imar planları ve değişikliklerine ilişkin bilgilendirme ilanının, askı süresiyle eş zamanlı olarak ilgili muhtarlıkların panosunda duyurulması zorunlu kılınmıştır. Ayrıca plan değişikliği hakkında değişikliğe konu alanda görülebilir biçimde en az iki adet tabela ile otuz gün süreyle bilgilendirme yapılması da aynı hükümle öngörülmüştür. Tüm planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve Plan İşlem Numarası almak zorundadır (3194 sayılı İmar Kanunu m. 8/b).
İdareye İtiraz Usulü ve Süresi
Bir aylık ilan süresi içinde imar planına itiraz edilebilir. Belediye ve mücavir alan içinde itirazlar belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilir; meclis on beş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Belediye ve mücavir alan dışındaki planlara yönelik itirazlar ise valiliğe yapılır; valilik itirazları ve planları on beş gün içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de aynı usule tabidir (3194 sayılı İmar Kanunu m. 8/b).
İdari İtiraz ile İptal Davası Arasındaki İlişki
İmar planına idari itiraz, iptal davası açılabilmesinin zorunlu ön koşulu değildir; itiraz edilmemiş olsa dahi idare mahkemesinde dava açılabilir. Öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 11. maddesi kapsamında ilgili idareye başvurulması, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur; idarenin başvuruyu reddetmesi ya da yanıt vermeyerek zımnen reddetmesi hâlinde durmuş olan süre kaldığı yerden devam eder. Ancak ivedi yargılama usulüne tabi işlemlerde bu maddenin uygulanmayacağı aynı düzenlemede hüküm altına alınmıştır.
Danıştay 6. Daire, E. 2021/7307, K. 2022/7603Kaynağı aç
İptal Davası: Hukuki Dayanak ve Hukuka Aykırılık Gerekçeleri
İmar planı idari işlem niteliğinde olduğundan, Anayasa'nın 125/1. maddesi kapsamında idari yargı denetimine tabidir. İmar planları yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönünden hukuka aykırılık gerekçesiyle iptal davasına konu edilebilir. İptal davası, 2577 sayılı İYUK'un 2/1(a) maddesi çerçevesinde menfaatleri ihlal edilen kişiler tarafından açılan bir dava türüdür.
Danıştay 6. Daire, E. 2018/5124, K. 2022/1166Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire, E. 2018/6620, K. 2022/2684 sayılı kararında ilk derece mahkemesinin bilirkişi değerlendirmesi olarak şu tespit aktarılmaktadır: yan yana bulunan ve aynı yoldan cephe alan imar adalarında hiçbir açıklama ve dayanak gösterilmeden farklı arazi kullanım kararı getirilmesi planlama esasları ve ilkeleri açısından uygun değildir. Danıştay bu davada yeniden inceleme yapılması için bozma kararı vermiş olup söz konusu tespit ilk derece değerlendirmesini yansıtmaktadır.
Danıştay 6. Daire, E. 2018/6620, K. 2022/2684Kaynağı aç
Dava Açma Ehliyeti: Menfaat Koşulu
İptal davası açılabilmesi için gerekli menfaat ilişkisinin kişisel, meşru ve güncel olması gerekir. Davacının imar planından etkilenmesi, menfaatinin ihlal edilmesi ve işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması aranmaktadır. Bu menfaat ilişkisi uyuşmazlığın niteliğine göre mülkiyet hakkından ya da komşuluk hukukundan doğabilir (2577 sayılı İYUK m. 2/1(a), m. 14/3(c), m. 15/1(b)). Dilekçede ehliyet şartının karşılanmadığı görülmesi hâlinde davanın reddine karar verilir.
Çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda Danıştay içtihatlarıyla belde sakini olmak dava açmak için yeterli görülmüştür. Bu kapsamın dışındaki imar planı davalarında ise davacının menfaatini somut olarak ortaya koyması gerekmektedir. Paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda paydaşların her biri ayrı ayrı dava açabilir; bir paydaşın davasının reddedilmesi diğer paydaşların dava açma hakkını ortadan kaldırmaz.
Davanın Kime Karşı Açılacağı
İmar planının iptali davası, işlemi tesis eden organa değil ilgili idarenin tüzel kişiliğine karşı açılmalıdır. Bu nedenle belediye meclisi veya il genel meclisi gibi organlara husumet yöneltilmesi mümkün değildir; dava doğrudan ilgili idareye karşı açılır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ilgili idare; belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediye, bu sınırlar dışında ise valiliktir.
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 5Kaynağı aç
Dava Açma Süreleri
İdare mahkemelerinde genel dava açma süresi, özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde altmış gündür. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde bu süre, ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar (2577 sayılı İYUK m. 7). İmar planları ilan yoluyla duyurulan düzenleyici işlem niteliğinde olduğundan dava açma süresi kural olarak bu şekilde başlar. Sürenin askı bitimiyle mi, planın kesinleşme tarihiyle mi yoksa başka bir anda mı işlemeye başladığı, somut uyuşmazlığın koşullarına göre belirlenmesi gereken bir meseledir; bu ayrım somut olaylarda dikkatle değerlendirilmelidir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesine 14 Şubat 2020 tarihli 7221 sayılı Kanun'la eklenen hükümle, kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her hâlde beş yıl içinde dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu beş yıllık sürenin genel altmış günlük dava açma süresiyle birlikte nasıl uygulanacağı ve 14 Şubat 2020 öncesinde kesinleşmiş planlar bakımından ne anlam taşıdığı söz konusu hükümden açıkça anlaşılamamaktadır; bu nokta dikkat gerektirmektedir.
Dava Açma Süresi Geçtikten Sonra İptal Talep Edilebilecek Hâller
2577 sayılı İYUK'un 7/4. maddesi uyarınca düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, bu düzenlemeye dayalı uygulama işleminin iptaline engel oluşturmaz. İmar uygulamaları kapsamında yıkım ve tahliye bildirimi gibi bir uygulama işlemi gerçekleştirildiğinde, imar planına ilişkin dava açma süresi geçmiş olsa bile bu uygulama işlemi ile birlikte düzenleyici işlem niteliğindeki imar planının iptali de talep edilebilir (2577 sayılı İYUK m. 7/4).
Alt ölçekli imar planının iptali istemiyle açılan davada, üst ölçekli imar planına yönelik dava açma süresi geçmiş olsa dahi üst ölçekli planın iptali de talep edilebilir.
Yetkili Mahkeme
İmar planının iptali davasında yetkili mahkeme kural olarak imar planından menfaati etkilenen taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. 2577 sayılı İYUK'un 32. maddesi, özel kanunda yetkili mahkeme gösterilmeyen hâllerde yetkili idare mahkemesinin idari işlemi yapan idarenin bulunduğu yerdeki mahkeme olduğunu hüküm altına almaktadır; yetki kamu düzenine ilişkindir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Yürütmenin Durdurulması
İdare mahkemesinde dava açılması, dava edilen imar planının yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz (2577 sayılı İYUK m. 27/1). Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için imar planının uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğacak olması ile idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Kural olarak davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir; ancak uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere savunma alınmaksızın da durdurulabilir (2577 sayılı İYUK m. 27/2). Mahkemece yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi hâlinde ilgili idare, Anayasa'nın 138/4. maddesi ve 2577 sayılı İYUK'un 28/1. maddesi uyarınca gecikmeksizin bu karara uymak durumundadır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Yürütmenin durdurulması kararında, işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Dava dilekçesi ve eklerinden istemin yerinde olmadığı anlaşılırsa davalı idarenin savunması alınmaksızın da istem reddedilebilir. Yürütmenin durdurulması kararlarına, tebliği izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir; itiraz merci dosyayı aldığından itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz (2577 sayılı İYUK m. 27).
Bilirkişi İncelemesi ve İptal Kararının Kapsamı
İmar planı iptal davalarında mahkemelerce yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılabilir. Danıştay 6. Daire, E. 2018/5124, K. 2022/1166 sayılı kararında; ilk derece mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda imar planlarının genel gerekçelerle hukuka aykırı bulunduğu tespit edilmesine rağmen planların parsel bazında mı yoksa tümü kapsamında mı iptal edileceğine ilişkin ayrı bir değerlendirme yapılmadığından bozma kararı verilmiştir. Bu karar, parsel bazında ya da plan bütünü kapsamında iptal kararı verilebilmesi için ayrı bir irdeleme yapılmasının zorunlu olduğunu ortaya koymaktadır.
Planların Ölçek Hiyerarşisi ve İptalin Sonuçları
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca nazım imar planı; bölge ve çevre düzeni planlarına uygun biçimde arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, nüfus yoğunluklarını, yerleşme yön ve büyüklüklerini ile ulaşım sistemlerini gösteren, detaylı raporu ile birlikte bir bütün olan plandır. Uygulama imar planı ise nazım imar planı esaslarına göre çizilen, yapı adalarını, yoğunluk ve düzeni, yolları ve uygulama etaplarını ayrıntılarıyla gösteren plandır. Bu tanımlara ilişkin yasal metnin önceki yıllardaki imar uyuşmazlıklarında o tarihteki yürürlükte olan hâliyle esas alındığı göz önünde bulundurulmalıdır.
Üst ölçekli planın iptal edilmesi hâlinde alt ölçekli imar planları kendiliğinden yürürlükten kalkmaz. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8/d maddesi uyarınca alt kademe planların, üst kademe planların kesinleştiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde ilgili idarece üst kademe planlara uygun hâle getirilmesi zorunludur. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde üst kademe planları onaylayan kurum ve kuruluşlar alt kademe planları en geç altı ay içinde uygun hâle getirir ve resen onaylar. Bu uygunlaştırma süresi içinde ruhsat işlemleri yürürlükte olan uygulama imar planına göre gerçekleştirilir.
Özelleştirme Kapsamındaki Planlarda İvedi Yargılama
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanıp Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylanan imar planlarına karşı açılacak davalar ivedi yargılama usulüne tabidir ve bu usulde dava açma süresi otuz gündür (2577 sayılı İYUK m. 20/A). Bu usulde kural olarak 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uygulanmaz; dolayısıyla üst makama başvuru dava açma süresini durdurmaz. Ancak Danıştay 6. Daire, E. 2021/7307, K. 2022/7603 sayılı kararında, idari işlemde Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca 11. maddenin uygulanmayacağına dair bildirim yapılmamışsa ilgilinin bu madde kapsamında yaptığı başvurunun dava açma süresini durduracağı kabul edilmiştir. Anayasa'nın 40/2. maddesi, devletin işlemlerinde ilgili kişilerin hangi kanun yollarına ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmesini zorunlu kılmaktadır. Söz konusu kararda ayrıca, Cumhurbaşkanlığı kararıyla yapılan itirazın reddi yeni bir dava açma süresi başlatmamakta; süre ilk planın askıdan indiği tarihten itibaren işlemektedir. Bu kural ve sonuçlar özelleştirme kapsamındaki Cumhurbaşkanlığı onaylı planlara özgüdür; genel belediye imar planlarına doğrudan uygulanamaz.
Sık Sorulan Sorular
İmar planına itiraz etmeden dava açılabilir mi?
Evet. İmar planına idari itiraz, iptal davası açılabilmesinin zorunlu ön koşulu değildir. İtiraz edilmemiş olsa dahi imar planının iptali talebiyle idare mahkemesinde dava açılabilir.
İmar planı itirazı için süre ne kadar?
İmar planlarının bir aylık askı ilan süresi içinde ilgili idareye itiraz edilebilir. Belediye ve mücavir alan içinde itirazlar belediye meclisinde, belediye ve mücavir alan dışında ise valilikte on beş gün içinde kesin karara bağlanır (3194 sayılı İmar Kanunu m. 8/b).
İmar planının iptali davası kim tarafından açılabilir?
İmar planından menfaati ihlal edilen herkes bu davayı açabilir. Menfaat ilişkisinin kişisel, meşru ve güncel olması gerekir; bu ilişki mülkiyet hakkından ya da komşuluk hukukundan doğabilir. Çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda belde sakini olmak yeterli görülmekle birlikte, bu kapsam dışındaki davalarda menfaatin somut olarak ortaya konulması gerekir.
İmar planı iptali için dava açma süresi kaç gündür?
İdare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür; ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar (2577 sayılı İYUK m. 7). 3194 sayılı İmar Kanunu'na 2020 yılında eklenen hükümle, kesinleşen imar ve parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her hâlde beş yıl içinde dava açılabileceği de öngörülmüştür. Bu iki sürenin birlikte nasıl uygulanacağı ve 14 Şubat 2020 öncesinde kesinleşmiş planlara etkisi dikkatle değerlendirilmelidir.
Dava açma süresi geçtikten sonra imar planına karşı ne yapılabilir?
Dava açma süresi dolmuş olsa dahi; yıkım, tahliye bildirimi gibi bir uygulama işlemi gerçekleştirildiğinde bu uygulama işlemi ile birlikte imar planının iptali de talep edilebilir. Ayrıca alt ölçekli planın iptali davasında, dava açma süresi geçmiş üst ölçekli planın iptali de istenebilir (2577 sayılı İYUK m. 7/4).
İmar planının iptali hangi gerekçeyle istenebilir?
İmar planları yetki, şekil, sebep, konu ve amaç yönünden hukuka aykırılık gerekçesiyle iptal davasına konu edilebilir. Bu gerekçeler sınırlı sayıda değildir; somut olayın niteliğine göre farklı hukuka aykırılık iddiaları ileri sürülebilir.
İmar planı iptali davası kime karşı açılmalıdır?
Dava belediye meclisi veya il genel meclisi gibi organlara değil, doğrudan ilgili idarenin tüzel kişiliğine karşı açılmalıdır. Belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili idare belediye, bu sınırların dışında ise valilik olarak belirlenmiştir (3194 sayılı İmar Kanunu m. 5).
Üst ölçekli plan iptal edilirse alt ölçekli plan geçersiz olur mu?
Hayır. Üst ölçekli planın iptal edilmesi hâlinde alt ölçekli imar planları kendiliğinden yürürlükten kalkmaz. Alt kademe planların üst kademe planlara uygunlaştırılması ayrı bir usule tabidir; bu süreçte ruhsat işlemleri yürürlükte olan uygulama imar planına göre sürdürülür (3194 sayılı İmar Kanunu m. 8/d).
İmar planı değişikliklerinde itiraz usulü nasıl işler?
Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler, planların hazırlanması ve yürürlüğe konulmasına ilişkin usullere tabidir; bu kapsamda aynı ilan ve itiraz usulü uygulanır (3194 sayılı İmar Kanunu m. 8/b).
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

