Fransa'da verilen bir mahkeme kararı Türkiye'de kendiliğinden icra edilemez. Kararın Türkiye'de hüküm ve sonuç doğurması, Türk hukukundaki tenfiz usulünün tamamlanmasına bağlıdır. Hukuk davasına ilişkin olup verildiği devlet hukukuna göre kesinleşmiş yabancı ilamın Türkiye'de icrası, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 50. maddesi uyarınca yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararına bağlıdır.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 50Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/52, K. 2021/671Kaynağı aç
Tenfiz hangi kararlar için söz konusu olur
Kanun'un 50. maddesi, yabancı mahkemelerin hukuk davalarına ilişkin ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş ilamlarının Türkiye'de icra olunabilmesini tenfiz kararına bağlar. Aynı madde, yabancı ceza ilamlarında yer alan kişisel haklara ilişkin hükümler için de tenfiz kararı istenebileceğini düzenler. Bu hüküm ceza ilamının tamamını değil, kişisel haklara dair kısmını kapsar.
Hapis cezası ve kamu hukukundan doğan yaptırım, ceza ilamındaki kişisel hak hükmüyle bir tutulmaz. Tenfiz yargılaması uyuşmazlığı baştan çözmez; yabancı kararın Türkiye'de uygulanmasını engelleyen bir durumun bulunup bulunmadığına bakar. Tenfize elverişli olmayan karar için açılan dava, kalan şartlar tamamlanmış olsa da reddedilir. Bu sonuç, ret kararının hangi türde verileceğini göstermez.
İncelemenin sınırı
Türk mahkemesi, Fransız kararının dayandığı hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığını, delillerin yeterliliğini, tanık anlatımlarının yerindeliğini veya bilirkişi görüşünün doğruluğunu yeniden ele almaz. Karşı taraf, delillerin hatalı tartıldığını ya da hukukî değerlendirmenin isabetsiz olduğunu söyleyerek kararın yeniden incelenmesini isteyemez. Bu yargılamada temyiz veya istinaf benzeri ikinci bir inceleme yapılmaz.
Görevli ve yetkili mahkeme
Fransız kararının Türkiye'de icra edilebilmesi için yetkili Türk mahkemesinde tenfiz davası açılır. 5718 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre tenfiz kararları bakımından görevli mahkeme asliye mahkemesidir. İstem, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye'deki yerleşim yeri mahkemesinden; yerleşim yeri yoksa sakin olduğu yer mahkemesinden; Türkiye'de yerleşim yeri veya sakin olduğu yer yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinden istenebilir.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 51Kaynağı aç
Tenfiz istemi görevli ve yetkili mahkemeye dilekçeyle yapılır. Dilekçeye yabancı mahkeme ilamının ve ilamın kesinleştiğine ilişkin belgenin o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya onaylı sureti ile bu belgelerin onanmış tercümeleri eklenir.
Kesinleşme ve dosyaya eklenecek belgeler
Kanun'un 50. maddesi, ilamın verildiği devletin kanunlarına göre kesinleşmiş olmasını arar. Fransız kararının kesinleşmemesi veya olağan kanun yolunun henüz tüketilmemiş olması tenfizi engeller. Kesinleşmeyi gösteren belgenin dosyaya konulması gerekir.
Dosyada Fransız kararının usulüne uygun sureti, kesinleşmeyi gösteren belge ve yabancı dilde düzenlenen evrakın Türkçe çevirisi bulunur. Resmî belgelerin Türkiye'de kullanılabilmesi, gerekli tasdik işlemlerinin tamamlanmasına da bağlıdır.
Karşılıklılık şartı
5718 sayılı Kanun'un 54. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, Türkiye ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılığa dayanan bir anlaşma, o devlette Türk mahkeme ilamlarının tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmü veya fiilî bir uygulama bulunmasını şart koşar. Karşılıklılık bu üç yoldan biriyle sağlanabilir.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 54Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/6062 esas ve 2024/2485 karar sayılı hükmü, uyuşmazlığı Paris İstinaf Mahkemesi kararının tenfizinin mümkün olup olmadığı olarak ele almış ve bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır. Onanan kararda ilk derece hükmü kaldırılarak dava kabul edilmiş ve Paris İstinaf Mahkemesinin 07.05.2014 tarihli 245 sayılı kararının tenfizine hükmedilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6062, K. 2024/2485Kaynağı aç
Onanan kararda Türkiye ile Fransa arasında karşılıklılık bulunduğu, her iki devletin 05.10.1961 tarihli Lahey Anlaşmasına imza koyduğu, uygulamada mütekabiliyet nedeniyle tenfiz kararı verildiği ve istenen kararın kesinleştiği kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesinin, ikili anlaşma bulunmaması ve uyuşmazlığın nafaka değil alacak davası olması nedeniyle karşılıklılık olmadığı gerekçesiyle verdiği ret, bu onama sonucunda ayakta kalan hüküm değildir. Bu sonuç, o davadaki Paris kararına ilişkindir ve bütün Fransız kararları için genel bir karşılıklılık hükmü oluşturmaz.
Münhasır yetki ve bağlantısız yetki
Kanun'un 54. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi iki yetki ölçüsü koyar. İlam, Türk mahkemelerinin tek başına bakmaya yetkili olduğu bir konuda verilmiş olmamalıdır. Karşı taraf itiraz ederse, uyuşmazlık veya taraflarla gerçek bağ kurulmadan kendi yetkisini kabul eden bir devlet mahkemesinin kararı da tenfize elverişli sayılmaz. Yalnız Türk mahkemelerinde görülebilecek bir uyuşmazlıkta verilen Fransız kararı bakımından tenfiz mümkün olmayabilir.
Mahkeme, yabancı mahkemenin yetkisinin Türk mahkemelerine ayrılmış alana girip girmediğini kendiliğinden araştırır. Yetkinin uyuşmazlıkla gerçek bağı aşacak biçimde kurulup kurulmadığı ise ancak karşı tarafın itirazı varsa incelenir.
Kamu düzenine açık aykırılık
Kanun'un 54. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, tenfiz kararı için hükmün kamu düzenine açık biçimde aykırı olmamasını şart koşar. Fransız hukukunun Türk hukukundan başka bir sonuca varması tek başına bu aykırılığı oluşturmaz. Bu koruma dar yorumlanır ve ancak istisnai hâllerde uygulanır.
Çağrı, temsil ve yoklukta karar
Kanun'un 54. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun çağrılmaması, o mahkemede temsil edilmemesi ya da bu kanunlara aykırı biçimde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmesini ve kişinin bu hususlardan birine dayanarak Türk mahkemesinde itiraz etmemiş olmasını birlikte düzenler. Davanın usulüne uygun bildirilmemesi, tarafın haberdar edilmemesi veya savunma imkânının ortadan kalkması hâlinde mahkeme tenfiz talebini reddedebilir.
Kişi o yer kanunlarına göre usulüne uygun çağrılmamış, uygun çağrı yapılmadığı ya da yapıldığı hâlde temsil edilmemiş veya karar o yer kanunlarına aykırı olarak gıyabında verilmişse, ilgilinin Türk mahkemesinde itirazı üzerine tenfiz mümkün olmaz. Maddenin kapsadığı bu hâller dışındaki savunma hakkı ihlalleri kamu düzeni kapsamında değerlendirilebilir. Usulüne uygun davete rağmen kişinin kendi iradesiyle yargılamaya katılmaması ise tek başına tenfize engel oluşturmaz.
Şartlar gerçekleşirse icra kararı
Tenfiz şartlarının mevcut olduğunun tespiti hâlinde yabancı mahkeme kararının Türkiye'de icra edilebilir olduğuna karar verilir. Borçlunun malvarlığı Türkiye'de bulunuyorsa, Fransız mahkemesinden alınan ve özel hukuka ilişkin kesinleşmiş bir ticari kararın fiilen yerine getirilmesi de Türk mahkemesinin tenfiz kararına bağlıdır.
Boşanma hükmü ile mali sonuçlar
Boşanma hükmü ile nafaka, maddi tazminat, manevi tazminat veya yargılama giderlerine ilişkin hükümler aynı hukuki nitelikte değildir. Evlilik birliğinin sona ermesine ilişkin kısmın Türkiye'de hüküm ifade etmesi ile mali sonuçların cebri icra yoluyla yerine getirilmesi farklı hukuki işlemlere bağlı olabilir.
Fransa'da hükmedilen yoksulluk nafakasının Türkiye'de tahsili isteniyorsa yalnızca kararın varlığı yeterli değildir. Kararın Türkiye'de icra edilebilir hâle gelmesi için gerekli hukuki sürecin tamamlanması gerekir.
Fransız mahkeme kararı Türkiye'de doğrudan icra edilir mi?
Hayır. Hukuk davasına ilişkin ve verildiği devlet hukukuna göre kesinleşmiş yabancı ilamın Türkiye'de icrası, yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararına bağlıdır.
Tenfiz davasına hangi mahkeme bakar?
Görevli mahkeme asliye mahkemesidir. Yetki, karşı tarafın Türkiye'deki yerleşim yerine, yoksa sakin olduğu yere, ikisi de yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birine göre belirlenir.
Kesinleşmemiş Fransız kararı tenfiz edilebilir mi?
Hayır. İlamın o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş olması gerekir. Kesinleşmeyen veya olağan kanun yolları tüketilmemiş kararın tenfizi mümkün değildir.
Ceza ilamındaki kişisel hak için tenfiz istenebilir mi?
Evet. Yabancı ceza ilamında yer alan kişisel haklara ilişkin hükümler için tenfiz kararı istenebilir. Bu imkân ceza ilamının tamamını kapsamaz.
Fransız hukukunun farklı olması tenfizi engeller mi?
Hayır. Yalnızca Fransız hukukunun farklı sonuç doğurması kamu düzenine aykırılık sayılmaz. Kanun, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmamasını arar.
Davalı duruşmaya katılmazsa tenfiz reddedilir mi?
Usulüne uygun davete rağmen kişinin kendi iradesiyle katılmaması tek başına engel oluşturmaz. Usulüne uygun çağrılmama, temsil edilmeme veya kanuna aykırı gıyap ve buna dayanan itiraz varsa tenfiz mümkün olmaz.
Hangi belgeler dilekçeye eklenir?
Yabancı ilamın ve kesinleşme belgesinin o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya onaylı sureti ile bu belgelerin onanmış tercümeleri eklenir.
Paris İstinaf Mahkemesi kararı tenfiz edildi mi?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/6062 esas ve 2024/2485 karar sayılı onama hükmü, Paris İstinaf Mahkemesinin 07.05.2014 tarihli 245 sayılı kararının tenfizine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararını konu alır. Bu sonuç o uyuşmazlıkla sınırlıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

