Alman Mahkeme Kararlarının Tenfizinde Temel Hukuki Çerçeve
Almanya'da verilmiş bir mahkeme kararının kesinleşmesi, bu kararın Türkiye'de kendiliğinden geçerli olmasını veya icra edilebilmesini sağlamaz. Devletlerin kendi egemenlik alanlarında yargı yetkisine sahip olması nedeniyle yabancı mahkeme kararlarının Türkiye'de cebri icra yoluyla uygulanabilmesi için yetkili Türk mahkemesinden tenfiz kararı alınması zorunludur. Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilen ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş ilamların tenfizine ilişkin yasal esaslar 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 50. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiştir.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 50Kaynağı aç
Tenfiz müessesesi kural olarak özel hukuk alanındaki icra kabiliyetine sahip uyuşmazlıkları kapsar. Yabancı ceza mahkemelerince verilen hapis cezaları, vergi cezaları, idari yaptırımlar ve kamu hukukuna ilişkin kararlar tenfiz kapsamı dışındadır. Bununla birlikte 5718 sayılı Kanun'un 50. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yabancı mahkemelerin ceza ilamlarında yer alan kişisel haklara dair hükümler hakkında da tenfiz kararı istenebilir.
Türk mahkemesi tenfiz talebini incelerken Alman mahkemesi kararını esastan denetleyemez. Hâkimin delilleri değerlendirmesi veya Alman hâkiminin hukuku doğru uygulayıp uygulamadığı araştırılamaz; tenfiz incelemesi yalnızca kanunda öngörülen tenfiz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğiyle sınırlıdır.
Tenfiz Kararı Verilmesinin Kanuni Şartları
Tenfizin ilk şartı, Alman mahkemesi kararının kesinleşmiş olmasıdır. Kanun yolu incelemesi süren veya kesin hüküm vasfı kazanmamış kararların Türkiye'de tenfiz edilmesi mümkün değildir. Kesinleşme durumu Alman hukukuna göre değerlendirilir ve resmî belgelerle tevsik edilir. 5718 sayılı Kanun'un 54. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Türkiye Cumhuriyeti ile ilamın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşmanın bulunması yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilamların tenfizini mümkün kılan kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın varlığı şarttır.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 54Kaynağı aç
Tenfiz talebinin kabulü için kararın kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gerekir. Kamu düzeni istisnası yalnızca temel hak ve özgürlükleri veya hukuk düzeninin vazgeçilmez esaslarını ağır biçimde zedeleyen durumlarda uygulanır. Ayrıca ilamın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda tesis edilmiş olması veya davalının itiraz etmesi koşuluyla, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan yabancı mahkemece verilmemiş olması aranır.
Davalının savunma hakkının korunması tenfizin temel unsurlarındandır. Hükmün verildiği yer kanunları uyarınca kendisine karşı tenfiz istenen kişinin mahkemeye usulüne uygun şekilde çağrılmadığı, temsil edilmediği ya da yokluğunda kanuna aykırı hüküm kurulduğu gerekçelerinden birine dayanarak Türk mahkemesinde itiraz etmemiş olması gerekir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmaması veya savunma yapmasına fiilen engel olunması tenfizin reddine yol açabilir; buna karşılık davalının kendi iradesiyle duruşmalara katılmaması veya savunma yapmaması tek başına tenfize engel teşkil etmez.
Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Dava Ehliyeti
Tenfiz davası, yabancı mahkeme kararından lehine hak doğan gerçek veya tüzel kişiler ile hukuki yararı bulunan mirasçılar ya da kanuni temsilciler tarafından açılabilir. 5718 sayılı Kanun'un 51. maddesinin birinci fıkrasına göre görevli mahkeme asliye mahkemesidir; bunun yanında aile hukukundan kaynaklanan bazı uyuşmazlıklarda görev Aile Mahkemesine ait olabilmektedir.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 51Kaynağı aç
5718 sayılı Kanun'un 51. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tenfiz kararları, aleyhine tenfiz istenen davalının Türkiye'deki yerleşim yeri mahkemesinden, yerleşim yeri yoksa sakin olduğu veya fiilen bulunduğu yer mahkemesinden talep edilir. Davalının Türkiye'de yerleşim yeri veya sakin olduğu bir yer mevcut değilse dava Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde ikame edilebilir.
Tenfiz İsteminde İbraz Edilmesi Gereken Belgeler
Tenfiz davasında mahkemeye Alman mahkemesi kararının aslı veya usulüne uygun onaylanmış örneği, kararın kesinleştiğini tevsik eden resmî belge ve bu evrakın usulüne uygun onaylanmış Türkçe tercümeleri ibraz edilir. Ayrıca Almanya'da tanzim edilen kararlar ve resmî belgeler bakımından çoğu durumda apostil işleminin tamamlanması gerekir. Apostil tasdiki, belgenin içeriğinin doğruluğunu değil, işlemi tesis eden makamın resmî yetkisini belirten uluslararası bir onaydır.
Tenfiz Kararının Hukuki Sonuçları
Türk mahkemesince tenfiz kararı verilmesiyle birlikte Alman mahkemesi kararı Türkiye'de hukuki sonuç doğurur ve icra kabiliyeti kazanır. Kararın tenfiz edilmesinin ardından, hüküm fıkrasının niteliğine uygun şekilde ilamlı icra takibi başlatılarak cebri icra işlemleri yürütülebilir.
Alman mahkemesinin boşanma kararında tanıma ile tenfiz farkı nedir?
Boşanma kararının yalnızca evlilik birliğini sona erdiren kısmı yönünden şartların mevcudiyeti hâlinde tanıma yeterli kabul edilir; buna karşılık nafaka, maddi ve manevi tazminat, yargılama gideri veya vekâlet ücreti gibi cebri icra kabiliyeti taşıyan hükümlerin yerine getirilmesi için tenfiz kararı alınması zorunludur.
Davalının Almanya'daki duruşmaya katılmaması tenfize engel midir?
Davalının kendi iradesiyle duruşmalara iştirak etmemesi veya savunmada bulunmaması tek başına tenfize engel teşkil etmez; savunma hakkı ihlali sebebiyle ret verilebilmesi için davalıya usulüne uygun tebligat yapılmamış olması, mahkemede temsil edilmemesi veya yokluğunda kanuna aykırı hüküm kurulması hususlarına dayanılarak Türk mahkemesinde usulünce itiraz edilmiş olması gerekir.
Kesinleşmemiş bir Alman mahkemesi kararı tenfiz edilebilir mi?
Kanun yolu incelemesi devam eden veya Alman hukukuna göre kesin hüküm halini almamış mahkeme kararlarının Türkiye'de tenfiz edilmesi mümkün değildir; kesinleşme durumu Alman hukukuna göre saptanır ve resmî belgeyle ispatlanması tenfizin zorunlu şartıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

