İngiltere mahkemesinden çıkan kesinleşmiş bir karar, Türkiye'de kendiliğinden hüküm ve icra sonucu doğurmaz. Yabancı mahkeme kararı, verildiği devletin yargı yetkisiyle sınırlıdır; başka ülkede hangi şartlarla sonuç doğuracağı o ülkenin iç hukukuyla belirlenir. Tenfiz, kesinleşmiş yabancı kararın Türk mahkemesince uygun bulunması ve böylece Türkiye'de icra edilebilir hâle gelmesidir. Karar borçlunun Türkiye'deki malvarlığına ilişkin olsa bile, ilam doğrudan icra dairesine götürülerek haciz başlatılamaz.
Tenfiz kararı olmadan yapılamayan işlemler
Tenfiz kararı bulunmadıkça yabancı ilama dayanılarak Türkiye'de haciz konulamaz, icra takibi açılamaz ve ilamın yerine getirilmesi istenemez. İngiltere'de hükmedilen nafaka, maddi tazminat, manevi tazminat ve sözleşmeden doğan alacak kararları da Türkiye'de uygulanacaksa önce tenfiz kararına ihtiyaç duyar.
Hukuki çerçeve ve Brexit
İngiliz mahkemesi kararlarının Türkiye'de uygulanmasının temel düzenlemesi 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'dur. Mahkeme, tenfiz isteminde kanunda öngörülen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini inceler. Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile iki devlet arasında yürürlükte olan özel anlaşmalar da somut olayın gerektirdiği ölçüde göz önünde tutulabilir. İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılması, Türkiye'de izlenen temel tenfiz düzenini değiştirmemiş ve tenfiz kararı alınmasını gereksiz kılmamıştır.
Tenfize elverişli kararlar
Yabancı mahkemeden çıkan her karar tenfize uygun değildir; kararın niteliği belirleyicidir. Genel olarak özel hukuk alanına giren ve icra kabiliyeti bulunan kararlar tenfize konu olabilir. Tenfiz esas itibarıyla özel hukuk uyuşmazlıkları için öngörülmüştür. Borçlar, ticaret, aile veya miras hukukundan doğan kararlar tenfiz edilebilirken, kamu hukukuna ilişkin birçok karar aynı kapsamda görülmez.
Ceza mahkemesinin hapis cezası, idari yaptırım, vergi cezası ve devletin egemenlik yetkisini ilgilendiren birçok karar tenfiz kapsamının dışında kalır. Bu anlatım, sayılanların dışındaki bütün kamu hukuku kararlarını tek tek tanımlamaz.
Kesinleşme
Tenfiz istenebilmesi için İngiliz mahkemesi kararının kesinleşmiş olması ilk şarttır. Temyiz aşamasında bulunan veya kesin hüküm niteliği kazanmayan karar hakkında tenfiz kararı verilemez. Kesinleşme, kararın verildiği ülkenin hukukuna göre belirlenir. Türk mahkemesi, İngiliz hukukuna göre kesinleşmeyi gösteren belgeleri inceleyerek sonuca varır.
Karşılıklılık
Karşılıklılık, Türk mahkemesi kararlarının benzer şartlarda İngiltere'de hukuki sonuç doğurabilmesine imkân tanınmasıdır. Bu imkân uluslararası anlaşmadan, kanuni düzenlemeden veya fiilî uygulamadan doğabilir. Hangi anlaşmanın, kanunun veya uygulamanın somut olayda karşılıklılığı sağladığı ayrıca değerlendirilir.
Kamu düzeni
Yabancı kararın uygulanması Türk hukukunun temel ilkeleriyle açıkça çelişiyorsa mahkeme tenfiz istemini reddedebilir. Hukuk düzenleri arasındaki her farklılık kamu düzenine aykırılık değildir. Kamu düzeni gerekçesi, temel hak ve özgürlükleri ağır biçimde ihlal eden veya hukuk düzeninin vazgeçilmez ilkelerine açıkça aykırı sonuç doğuran kararlar için kullanılır. Yalnız Türk hukukundan farklı bir sonuç doğması, tenfizin reddi için yeterli görülmez; aykırılığın açık, ağır ve temel ilkeleri ihlal edecek nitelikte olması aranır.
Savunma hakkı
Davalının savunma hakkından yoksun bırakılmamış olması gerekir. Dava dilekçesinin hiç tebliğ edilmemesi, duruşmadan haberdar edilmeme veya savunma imkânının fiilen ortadan kalkması hâlinde tenfiz istemi kabul edilmeyebilir. Davalının kendi isteğiyle davaya katılmaması veya savunma sunmaması ise tek başına tenfize engel değildir. Belirleyici olan, savunma hakkının kullanılabilmesi için gerekli hukuki imkânların tanınmış olmasıdır.
Esasın yeniden incelenmemesi
Tenfiz davası, yabancı kararın yeniden yargılanması değildir. Mahkeme kararın doğru veya yanlış olduğuna değil, kanunda öngörülen tenfiz şartlarının bulunup bulunmadığına bakar. İngiliz mahkemesinin hukuku doğru uygulayıp uygulamadığını, delilleri nasıl değerlendirdiğini ve maddi olayları nasıl tespit ettiğini araştırmaz.
Kim dava açabilir
Tenfiz talebini, karardan lehine hak doğan gerçek veya tüzel kişi ileri sürebilir. Hukuki yararı bulunan mirasçı veya kanuni temsilci de gerekli şartlar varsa davayı açabilir.
Görev ve yetki
Tenfiz davasında görev kural olarak asliye mahkemesine aittir. Uyuşmazlık aile hukukundan kaynaklanıyorsa görevli mahkeme aile mahkemesi de olabilir.
Yetkide belirli bir sıra vardır. Dava önce davalının Türkiye'deki yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Yerleşim yeri yoksa, davalının Türkiye'de fiilen bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Bu yolla da yetkili mahkeme belirlenemezse dava Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde açılabilir.
Dilekçede gösterilecek hususlar
Dilekçede kararın hangi ülke mahkemesince verildiği, tarihi, kesinleşme durumu, tenfizi istenen kısmı ve hukuki dayanaklar açıkça yazılmalıdır. Bu bilgiler talebin konusunu ve kapsamını mahkemeye gösterir.
Apostil ve çeviri
İngiltere ve Türkiye Lahey Apostil Sözleşmesi'ne taraftır. Bu nedenle İngiltere'de düzenlenen birçok resmî belge, apostil şerhiyle Türkiye'de kullanılabilir. Apostil, belgenin içeriğini doğrulamaz; belgeyi düzenleyen makamın yetkili olduğunu gösteren uluslararası bir tasdiktir. Her belgeye aynı işlemin uygulanacağı sonucu çıkmaz. Yabancı dilde yazılmış mahkeme kararının Türk mahkemesinde kullanılabilmesi için Türkçeye çevrilmesi de zorunludur.
Kabulden sonraki icra ve ret sonucu
Tenfiz kararı verildiğinde İngiliz mahkemesi ilamı Türkiye'de icra kabiliyeti kazanır. Alacaklı, kararın içeriğine göre İcra ve İflas Kanunu hükümlerinden yararlanabilir. Para alacağına ilişkin tenfiz edilmiş kararda ilamlı icra takibi açılabilir; borçlunun banka hesabı, taşınır ve taşınmaz mallarına haciz uygulanabilir. Nafaka ve tazminat kararları da aynı biçimde icra edilebilir.
Tenfiz istemi reddedilirse yabancı mahkeme ilamı Türkiye'de icra edilemez. Para alacağı, nafaka veya tazminat gibi yerine getirilmesi gereken hükümlerde yalnız tanıma kararı yeterli değildir; bu hükümler için tenfiz kararı alınması zorunludur.
İngiliz mahkeme kararı Türkiye'de doğrudan icra edilir mi?
Hayır. Karar kesinleşmiş olsa bile Türkiye'de doğrudan uygulanamaz. Tenfiz kararı olmadan haciz, icra takibi veya ilamın yerine getirilmesi istenemez.
Brexit tenfiz zorunluluğunu kaldırdı mı?
Hayır. İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılması, Türkiye'deki temel tenfiz düzenini değiştirmemiş ve tenfiz kararı alınmasını gereksiz hâle getirmemiştir.
Para alacağı için tanıma kararı yeter mi?
Hayır. Para alacağı, nafaka ve tazminat gibi icrası gereken hükümlerde tenfiz kararı zorunludur; yalnız tanıma bu hükümlerin icrasına yetmez.
Türk mahkemesi İngiliz kararının esasını yeniden inceler mi?
Hayır. Mahkeme kararın doğruluğunu, hukukun uygulanmasını, delilleri ve maddi olayları yeniden incelemez; kanuni tenfiz şartlarına bakar.
Tenfiz davası nerede açılır?
Önce davalının Türkiye'deki yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Yerleşim yeri yoksa Türkiye'de bulunduğu yer, o da belirlenemezse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri yetkilidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

