18 Ağustos 2026’da değişen 5275 sayılı Kanun m.107/5, 15 yaş doluncaya kadar infaz kurumunda geçirilen bir günün iki gün sayılmasını; kasten öldürme (TCK m.81,82,83), cinsel dokunulmazlığa karşı m.102 ve 103, uyuşturucu imal ve ticareti (m.188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma (m.220) dışında düzenlemiştir. Hesap koşullu salıverilmeye ilişkindir; tutukluluk mahsubuyla karıştırılmamalıdır. Önceki suçlarda TCK m.7 kapsamında lehe kanun değerlendirilmeden eski avantajın kalktığı sonucuna varılamaz.
7593 sayılı Kanun, Madde 7Kaynağı aç
Ev Hapsinde İki Güne Bir Gün Mahsup Düzenlemesi
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 109. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, adli kontrol tedbirleri kapsamında konutunu terk etmemek yükümlülüğü altında geçirilen her iki gün, hükmolunan hapis cezasının mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 63. maddesinin birinci fıkrası gereğince, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin hükmolunan hapis cezasından indirilmesi yasal bir zorunluluktur. Bu doğrultuda şüpheli veya sanık hakkında konutu terk etmeme yükümlülüğü uygulandığında, tedbir altında tamamlanan süreler kanunda öngörülen iki güne bir gün oranı üzerinden ceza süresinden mahsup edilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 109Kaynağı aç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 63Kaynağı aç
Adli Kontrol Tedbirlerinde Mahsup Kuralı ve İstisnaları
5271 sayılı Kanun'un 109. maddesinin altıncı fıkrasının ilk cümlesi gereğince kural olarak adli kontrol altında geçen süreler şahsi hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan indirilemez. Ancak kanun koyucu bu genel mahsup yasağına açık istisnalar getirmiştir. Maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendinde yer alan tedavi veya muayene tedbirleri ile (j) bendinde düzenlenen konutunu terk etmemek yükümlülüğü mahsup yasağının kapsamı dışında bırakılmıştır. Böylece konutunu terk etmeme tedbiri altında geçirilen sürelerin cezanın infazında iki güne bir gün hesabı üzerinden mahsubu sağlanmaktadır.
Kişi Hürriyetinin Sınırlandırılması ve Farklı Mahsup Oranı
Konutunu terk etmeme tedbirinin niteliği, uygulanış biçimi ve özellikleri gözetildiğinde, hareket serbestisi üzerindeki sınırlayıcı etkisinin derece ve yoğunluk bakımından seyahat özgürlüğüne göre ileri bir boyutta bulunduğu ve bu yönüyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına yönelik bir müdahale niteliği taşıdığı kabul edilmektedir. Kişi hürriyetini sınırlama neticesini doğuran hallerde geçen sürelerin cezadan indirilmesinin tamamen engellenmesi Anayasa'nın 19. maddesinde korunan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile bağdaşmamaktadır.
Bununla birlikte mahsubun anayasal bir güvence niteliği taşıması, kanun koyucunun hürriyeti kısıtlayan hallerin fiziksel özgürlük üzerindeki etkilerini ve uygulanma tarzını dikkate alarak farklı mahsup oranları belirlemesini engellemez. Konutta kesintisiz olarak bulunma mecburiyeti bulunsa dahi, bireylerin konutta yaşayan veya konuta gelen diğer şahıslarla sosyal yaşamını devam ettirebilmesi ve bireysel ya da kitlesel iletişim vasıtalarını kullanabilmesi mümkündür. Bu niteliği dolayısıyla tedbirin tutuklamaya nazaran farklı sonuçlar doğurması gözetilerek iki güne bir gün mahsup oranı belirlenmiştir.
İnfaz Hukukunda Zaman Bakımından Uygulama ve Lehe Kanun İlkesi
5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin birinci fıkrası gereğince, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza veya güvenlik tedbiri uygulanamaz; sonradan yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir eylem nedeniyle mahkûm edilenlerin cezası, güvenlik tedbirleri, infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan düzenlemeler ile sonradan yürürlüğe giren hükümler farklı olduğunda failin lehine olan hüküm uygulanır ve infaz edilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 7Kaynağı aç
5237 sayılı Kanun'un 7. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olan hükümler hariç tutulmak kaydıyla, infaz rejimine ilişkin kurallar kural olarak derhal uygulanır. Koşullu salıverilme hükümleri bu genel kuralın istisnasını teşkil ettiğinden aleyhe sonuç doğuracak şekilde geçmişe yürütülemez. Suçun işlendiği tarihteki kanuna göre koşullu salıverilmeye hak kazanmış bir hükümlünün bu hakkı aleyhe düzenlemelerle geri alınamaz; suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve hükümlünün lehine sonuçlar getiren infaz hükümleri ise derhal tatbik edilir.
Koşullu Salıverilme Oranları ve Kanunilik Şartı
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlardan dolayı süreli hapis cezasına mahkûm olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde koşullu salıverilmeden yararlanabilir. Ancak 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 17. maddesinin birinci fıkrasındaki özel düzenleme uyarınca, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan süreli hapis cezasına mahkûm olanlar bakımından koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanır. Genel infaz oranındaki değişikliklere rağmen terör suçlarında süreli hapis cezalarına tabi hükümlüler yönünden dörtte üçlük oran yürürlüğünü korumaktadır.
3713 sayılı TERÖRLE MÜCADELE KANUNU m. 17Kaynağı aç
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 107Kaynağı aç
3713 sayılı Kanun'un 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tutuklu veya hükümlü iken firar veya ayaklanma suçundan mahkûm olanlar ile hücre hapsi disiplin cezasını üç kez alanlar, bu disiplin cezaları kaldırılmış olsa dahi şartla salıverilmeden yararlanamaz. Aynı maddenin dördüncü fıkrası gereğince, ölüm cezaları dönüştürülen ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm olan terör suçluları koşullu salıverilmeden yararlanamaz ve cezaları ölünceye kadar infaz olunur. Ayrıca 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin on altıncı fıkrasına göre Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve milli savunmaya karşı suçların bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar hakkında da koşullu salıverilme uygulanmaz.
18 Ağustos 2026 sonrası yeni düzenlemenin genel kuralı bakımından; suç tarihi ve TCK m.7 kapsamında lehe kanun değerlendirmesi saklı olmak üzere: 5275 sayılı Kanun'un 107. maddesinin beşinci fıkrasına göre, koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında hükümlünün on beş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği her bir gün iki gün olarak hesaba katılır. Aynı maddenin altıncı fıkrası uyarınca koşullu salıverilen hükümlünün tabi tutulacağı denetim süresi kural olarak infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadar olup süreli hapis cezalarında hak ederek tahliye tarihini aşamaz. Kanunda öngörülen infaz oranlarının belirlenmesi ve uygulanmasında suçta ve cezada kanunilik ilkeleri ile kişi hürriyeti ve güvenliği güvenceleri esas alınır.
Bireysel Başvuru Süresi ve Usul Kuralları
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 47. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemiş ise ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması zorunludur. Haklı bir mazeret sebebiyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde mazeret belgeleriyle birlikte başvuruda bulunabilirler. Başvuru süresinin geçirilmesi halinde başvurular süre aşımı nedeniyle kabul edilemez bulunmaktadır.
6216 sayılı ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USULLERİ HAKKINDA KANUN m. 47Kaynağı aç
6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin altıncı fıkrası gereğince, başvuru evrakında herhangi bir eksiklik bulunması halinde Mahkeme yazı işleri tarafından eksikliğin giderilmesi için başvurucuya veya varsa vekiline on beş günü geçmemek üzere bir süre tanınır. Geçerli bir mazeret sunulmaksızın bu süre zarfında eksiklik tamamlanmazsa başvurunun reddine karar verileceği bildirilir.
Ev hapsinde geçen süreler hapis cezasından nasıl indirilir?
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 109. maddesinin altıncı fıkrası gereğince, konutunu terk etmemek adli kontrol tedbiri altında geçirilen her iki gün, hapis cezasının mahsubunda bir gün olarak hesaplanır.
Adli kontrol altında geçen tüm süreler cezadan mahsup edilir mi?
Hayır, adli kontrol altında geçen süreler kural olarak cezadan mahsup edilmez; tedavi veya muayene tedbirleri ile konutunu terk etmeme yükümlülüğü bu kuralın istisnalarını oluşturur.
Koşullu salıverilmede sonradan yürürlüğe giren aleyhe kanun uygulanabilir mi?
Hayır, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca koşullu salıverilmede aleyhe hükümler geçmişe yürütülemez, hükümlünün lehine olan kanun hükümleri derhal tatbik edilir.
Terör suçlarında süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme oranı nedir?
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 17. maddesinin birinci fıkrası uyarınca terör suçlarından mahkûm olanlar hakkında süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanır.
Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süresi ne kadardır?
6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği veya ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

