Yurtdışında Tutuklanan Hükümlünün Denetimli Serbestliği

by Avukat Erdal Ersoy
Yurtdışında Tutuklanan Hükümlünün Denetimli Serbestliği

Denetimli serbestlik tedbiri uygulanan bir hükümlünün yurtdışında tutuklanması halinde infaz sürecinin işleyişi, denetim yükümlülüklerinin aksatılıp aksatılmadığı ve ortaya çıkan fiili engellerin geçerli mazeret sayılıp sayılmayacağı çerçevesinde değerlendirilir. Yürürlükteki mevzuat hükümleri kapsamında hükümlünün yurtdışında tutuklulukta geçirdiği sürelerin Türkiye'deki infaz süresinden sayılmasına yasal olanak bulunmamaktadır.

Denetimli Serbestlik Şartları ve Yükümlülükler

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m. 105/A f. 1 uyarınca, açık kurumda veya çocuk eğitimevinde kalıp koşullu salıverilmesine bir yıl ya da daha az süre kalmış olan iyi hâlli hükümlülerin kalan cezaları, infaz hâkimi kararıyla denetimli serbestlik tedbiri altında çektirilebilir. Hükümlünün bu usulden faydalanması için koşullu salıverilme tarihine kadar cezaevinde geçirilmesi gereken sürenin onda birini (asgari beş gün) kurumda tamamlamış bulunması gerekir. Açık ceza infaz kurumuna geçiş koşulları mevcutken elinde olmayan sebeplerle ayrılamayan ya da kapalı kuruma iade edilen iyi hâlli hükümlüler de şartları sağladıklarında bu tedbirden yararlanabilmektedir. Adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle hapse çevrilen cezaların infazında ise denetimli serbestlik tedbiri uygulanamaz.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 105/AKaynağı aç
Madde 105/A – (Ek: 5/4/2012-6291/1 md.) (1) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. (Ek cümle:4/6/2025-7550/13 md.) Hükümlünün bu infaz usulünden yararlanabilmesi için beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini ceza infaz kurumunda geçirmiş olması gerekir. (2) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde, birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilirler. (3) Yukarıdaki fıkralarda düzenlenen infaz usulünden;[45] a) Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalan kadın hükümlüler, b) Maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde yararlanabilirler. Ağır hastalık, engellilik veya kocama hâli, Adlî Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirilmelidir. (4) (Değişik: 18/6/2014-6545/80 md.) Adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle, cezası hapse çevrilen hükümlüler yukarıdaki fıkralardaki infaz usulünden yararlanamazlar. (5) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının infazına karar verilen hükümlünün, koşullu salıverilme tarihine kadar; a) Kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılması, b) Bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulması, c) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemesi, d) Belirlenen programlara katılması, yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutulmasına, denetimli serbestlik müdürlüğünce karar verilir. Hükümlünün risk ve ihtiyaçları dikkate alınarak yükümlülükleri değiştirilebilir. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/25 md.) Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde yer alan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan hükümlü olanlar ayrıca tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılma yükümlülüğüne tabi tutulur. (6) Hükümlünün;[46] a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içinde müracaat etmemesi, b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi, c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi, hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine, denetimli serbestlik müdürlüğünün bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilir. (7) (Yeniden Düzenleme:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir. (8) Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile (…)[47] ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır. (9) Yükümlülüklerin gereklerine ve denetim planına uygun davranan hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, 107 nci ve 108 inci maddeler uyarınca işlem yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir. (10) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezaların infazına ilişkin esas ve usuller yönetmelikle düzenlenir. Adlî para cezasının infazı

Denetimli serbestlik tedbiriyle cezası infaz edilen hükümlü; kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırılma, bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulma, belirlenen yer veya bölgelere gitmeme ya da belirlenen programlara katılma yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutulabilir. Türk Ceza Kanunu m. 191 kapsamındaki kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarından hükümlü bulunanlar ayrıca tedavi ve rehabilitasyon programlarına tabi kılınır. Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat süresinin bitiminden itibaren iki gün geçmesine rağmen başvurmayanlar veya açık kuruma iade kararına rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayanlar hakkında Türk Ceza Kanunu m. 292 ve 293 firar hükümleri uygulanır. Yükümlülüklere ve denetim planına uygun davranan hükümlünün koşullu salıverilmesi için denetimli serbestlik müdürlüğünce gerekçeli rapor hazırlanarak ilgili mahkemeye gönderilir.

Yurtdışına Çıkış ve İzin Düzenlemeleri

Denetimli serbestlik süresince hükümlünün izin almaksızın yurtdışına çıkmasına engel getiren bir yasal düzenleme yer almamaktadır; buradaki tek koşul hükümlünün yükümlülüklerini aksatmamasıdır. Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği m. 43/5 uyarınca haklı mazereti bulunan hükümlüye denetimli serbestlik süresince toplam 15 günü aşmamak üzere 5 güne kadar izin verilebilir. Hükümlünün ikinci derece dahil kan veya kayın hısımlarından birinin ya da eşinin ölümü veya ağır hastalığı halinde bu süre kısıtlaması uygulanmaz ve izinde geçen süreler infazdan sayılır.

Yükümlülük İhlali ve Mazeret Değerlendirmesi

Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği m. 44/3 ve m. 87/1 hükümleri ile 5275 sayılı Kanun m. 105/A düzenlemesi uyarınca, bir takvim yılı içinde yükümlülüklerini kasıtlı olarak üç defa ihlal eden hükümlü ilk iki ihlalinde uyarılır; üçüncü kasıtlı ihlal gerçekleştiğinde ise yükümlülüklere uymamakta ısrar edildiği kabul edilerek denetimli serbestlik dosyası kapatılır ve hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilir.

İhlalin geçerli bir mazerete dayanması veya kasıt unsuru taşımaması durumunda dosyanın kapatılması yoluna gidilmez. Hükümlünün gözaltına alınması ve hastanede yatan anne ve babasının yanında refakatçi olarak kalması halleri geçerli mazeret sayılarak yükümlülük ihlali olarak kabul edilmemelidir. Benzer biçimde, idari gözetim altına alınan yabancı bir hükümlünün denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat imkanının fiilen bulunup bulunmadığı araştırılmadan denetimli serbestlik kararının kaldırılması hukuka aykırılık teşkil eder.

Tutuklanma Durumunda İnfaz Süreci ve Yasal Çerçeve

Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği m. 45/1 uyarınca tedbirin hükümlünün iradesi dışındaki nedenlerle yerine getirilememesi, infazın imkânsız hale gelmesi, tutuklanma ya da hapis cezasının infazına başlanması gibi durumlarda kararın değiştirilmesi, kaldırılması veya uygun başka bir tedbire hükmedilmesi yargı merciinden istenebilir. Buna karşılık, aynı Yönetmeliğin 45 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan tutuklanma durumunda yükümlülüklerin yerine getirilmesinin durdurulacağına ilişkin hüküm, 5275 sayılı Kanun m. 105/A kapsamındaki denetimli serbestlik tedbirlerinin infazında tatbik edilmemektedir.

Yönetmelik m. 47/4 uyarınca hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanan hükümlü hakkında başka bir suçtan tutuklama kararı verilmesi halinde dosya kapatılarak durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Buna karşılık Yönetmelik m. 80/6 hükmünde başka bir suçtan tutuklanan hükümlünün tutukluluk hali sona erdiğinde önceki denetimli serbestlik süresinin kaldığı yerden işlemeye devam edeceği ifade edilmektedir. Hükümlünün başka bir mahkumiyet kararı nedeniyle ceza infaz kurumuna alınması halinde ise Yönetmelik m. 87/3 uyarınca denetimli serbestlik kaydı kapatılır ve koşullu salıverilme yönünden cezaların toplanması için dosya Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

5275 sayılı Kanun m. 105/A sistematiğinde, denetimli serbestlik kararının kaldırılmasını gerektiren haller arasında başka suçtan tutuklanma açık bir neden olarak düzenlenmemiştir. Bununla birlikte Kanunun 105/A maddesinin yedinci fıkrası gereğince, denetimli serbestlik sürecinde alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç isnadıyla kamu davası açıldığında denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi hükümlünün açık kuruma sevkine karar verebilmektedir; yargılama neticesinde beraat, düşme, davanın reddi veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi hâlinde ise tedbirin infazına devam edilmektedir.

Masumiyet Karinesi ve İyi Hâl Değerlendirmesi

Hükümlünün bir başka suçtan tutuklanması masumiyet karinesi uyarınca tek başına iyi halin bulunmadığını göstermez. Ancak 5275 sayılı Kanun m. 89 uyarınca yapılan değerlendirmede toplumla bütünleşmeye hazır olma ve tekrar suç işleme eğilimi kriterleri yönünden olumsuz kanaate dayanak yapılabilir. Hükümlüler, ceza infaz kurumlarının kurallarına uyum, yükümlülükleri yerine getirme, toplumla bütünleşmeye hazır olma ve tekrar suç işleme veya başkalarına zarar verme riskleri bakımından iyi hâlin belirlenmesi amacıyla idare ve gözlem kurulunca en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulur.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 89Kaynağı aç
Madde 89- (Başlığı ile Birlikte Değişik:14/4/2020-7242/36 md.) (1) Hükümlüler, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulur. (2) Birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezaları dikkate alınır. (3) Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanlar hakkında yapılacak açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin değerlendirmelerde idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı veya belirleyeceği bir Cumhuriyet savcısı başkanlık eder. Ayrıca, idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı tarafından belirlenen bir izleme kurulu üyesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri tarafından belirlenen birer uzman kişi katılır. (4) İdare ve gözlem kuruluna Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile izleme kurulundan katılan üyelere katıldıkları her bir toplantı günü için memur maaş katsayısının (500) rakamı ile çarpılması sonucu bulunacak miktarda huzur hakkı ödenir. (5) Kanunlarda iyi hâlliliğin arandığı durumlarda, hükümlülerin tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi bakımından bu madde hükümleri uygulanır. (6) Açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri bir yılı geçemez. (7) İdare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmelere esas olacak ilkeler ve kurulun bu maddeye ilişkin çalışma usul ve esasları ile tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri yönetmelikle düzenlenir. Salıverilme öncesi için önlem ve ilişkiler

Bu değerlendirmede infaz aşamalarında hükümlünün katıldığı eğitim-öğretim ve iyileştirme programları, sosyal ve kültürel faaliyetler, kitap okuma alışkanlığı, kurallara uyum, disiplin cezaları ve suçtan duyulan pişmanlık dikkate alınır. Toplam on yıl ve üzeri hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör, örgüt, kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar ve uyuşturucu imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanların açık kuruma ayrılma, denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme değerlendirmelerine Cumhuriyet başsavcısı veya görevlendireceği bir savcı başkanlık eder; kurula ilgili bakanlık uzmanları ile izleme kurulu üyesi katılır. Tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süresi bir yılı geçemez.

Denetimli serbestlikteki hükümlü izin almadan yurtdışına çıkabilir mi?

Yasal düzenlemelerde denetimli serbestlik süresince izin almaksızın yurtdışına çıkışı yasaklayan bir hüküm bulunmamakta olup tek koşul yükümlülüklerin aksatılmamasıdır.

Yurtdışında tutuklu kalınan süre Türkiye'deki infaz süresinden indirilir mi?

Yürürlükteki yasal düzenlemelere göre hükümlünün yurtdışında tutuklu kaldığı sürelerin Türkiye'deki infaz süresinden sayılmasına imkan bulunmamaktadır.

Denetimli serbestlik yükümlülükleri kaç kez ihlal edilirse açık cezaevine dönülür?

Bir yıl içerisinde yükümlülüklerini kasıtlı olarak üç kez ihlal eden hükümlü ilk iki ihlalde uyarılır; üçüncü ihlalde yükümlülüklere uymamakta ısrar gerekçesiyle açık ceza infaz kurumuna gönderilir.

Başka bir suçtan tutuklanma iyi hal değerlendirmesini nasıl etkiler?

Masumiyet karinesi uyarınca başka bir suçtan tutuklanma tek başına iyi halin bulunmadığını göstermez; ancak 5275 sayılı Kanun m. 89 kapsamında suç işleme eğilimi ve topluma uyum kriterleri yönünden olumsuz değerlendirmeye gerekçe yapılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu