Denetimli Serbestlik Nedir? Süresi ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Denetimli Serbestlik Nedir? Süresi ve Şartları

Denetimli serbestliğin konusu

Denetimli serbestlik, şüpheli, sanık veya hükümlünün kanunda belirlenen deneme süresinde toplum içinde denetlenmesini, iyileştirilmesini ve topluma kazandırılmasını amaçlar. Hapis cezasının infazında bu usul, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalmış iyi hâlli hükümlünün cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak çektirilmesidir. Hedef, hükümlünün dış dünyaya uyumunu ve aile bağlarının sürdürülmesini sağlamaktır.

Açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl ya da daha az süre kalan iyi hâlli hükümlü talep ederse, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak infaz hâkimi bu infaz usulüne karar verebilir. Karar, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimine aittir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 105/AKaynağı aç
Madde 105/A – (Ek: 5/4/2012-6291/1 md.) (1) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. (Ek cümle:4/6/2025-7550/13 md.) Hükümlünün bu infaz usulünden yararlanabilmesi için beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini ceza infaz kurumunda geçirmiş olması gerekir. (2) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde, birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilirler. (3) Yukarıdaki fıkralarda düzenlenen infaz usulünden;[45] a) Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalan kadın hükümlüler, b) Maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde yararlanabilirler. Ağır hastalık, engellilik veya kocama hâli, Adlî Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirilmelidir. (4) (Değişik: 18/6/2014-6545/80 md.) Adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle, cezası hapse çevrilen hükümlüler yukarıdaki fıkralardaki infaz usulünden yararlanamazlar. (5) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının infazına karar verilen hükümlünün, koşullu salıverilme tarihine kadar; a) Kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılması, b) Bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulması, c) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemesi, d) Belirlenen programlara katılması, yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutulmasına, denetimli serbestlik müdürlüğünce karar verilir. Hükümlünün risk ve ihtiyaçları dikkate alınarak yükümlülükleri değiştirilebilir. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/25 md.) Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde yer alan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan hükümlü olanlar ayrıca tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılma yükümlülüğüne tabi tutulur. (6) Hükümlünün;[46] a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içinde müracaat etmemesi, b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi, c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi, hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine, denetimli serbestlik müdürlüğünün bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilir. (7) (Yeniden Düzenleme:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir. (8) Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile (…)[47] ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır. (9) Yükümlülüklerin gereklerine ve denetim planına uygun davranan hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, 107 nci ve 108 inci maddeler uyarınca işlem yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir. (10) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezaların infazına ilişkin esas ve usuller yönetmelikle düzenlenir. Adlî para cezasının infazı

Yararlanmanın genel şartları

Hükümlünün açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunması, koşullu salıverilmesine kanundaki sürenin kalması, kurumda geçirdiği sürelerin iyi hâlli sayılması ve kendisinin talepte bulunması gerekir. İyi hâle idare ve gözlem kurulu karar verir. Kapalı kurumda bulunan hükümlü bakımından kural, önce açık kuruma ayrılma hakkının kazanılmış olmasıdır. Talebin infaz hâkimliğince kabul edilmesi de şartlar arasındadır.

Bu usulden yararlanmak için, beş günden az olmamak üzere, koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin en az onda birinin kurumda geçirilmiş olması zorunludur.

Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın hükümlü, iradesi dışındaki bir nedenle açık kuruma ayrılamamışsa veya bu nedenle kapalı kuruma geri gönderilmişse, iyi hâlli olması ve diğer şartları da taşıması kaydıyla aynı infaz usulünden yararlanabilir.

İnfaz hâkimliği talebi reddederse hükümlü, ret kararına karşı ağır ceza mahkemesine itiraz edebilir. Adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle cezası hapse çevrilen hükümlüler bu infaz usulünden yararlanamaz.

Kadın hükümlü ve sağlık hâline bağlı süreler

Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlü, koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalmışsa ve diğer şartları taşıyorsa denetimli serbestlik tedbirinden yararlanabilir. Buradaki iki yıl, her dosyada sabit bir infaz süresi değil, koşullu salıverilmeye kalan süreye ilişkin eşiktir.

Hayatını tek başına sürdüremeyecek ölçüde ağır hastalığı, engeli veya kocama hâli bulunan hükümlü, koşullu salıverilmesine üç yıl ya da daha kısa süre kalmışsa ve maddenin diğer şartlarını da taşıyorsa bu infaz usulünden yararlanabilir. Hâl, Adlî Tıp Kurumundan alınan bir raporla ya da Adalet Bakanlığının belirlediği tam teşekküllü hastane sağlık kurulunca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan raporla belgelenir. Üç yıllık eşik bu sağlık hâline bağlıdır. Yalnızca yetmiş yaşın doldurulması, bu fıkrada ayrı bir yararlanma kategorisi değildir.

30 Mart 2020 öncesi suçlarda süreler

30 Mart 2020 tarihine kadar işlenen suçlarda, 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin birinci fıkrasındaki bir yıllık süre üç yıl olarak uygulanır. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu, İkinci Kitap Dördüncü Kısımın Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar bu uygulamanın dışındadır.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. Geçici Madde 6Kaynağı aç
Geçici Madde 6 – (Ek: 15/8/2016-KHK-671/32 md.; Değiştirilerek kabul: 9/11/2016-6757/28 md.) (Değişik:14/4/2020-7242/52 md.) (1) 30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından; 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçu (madde 87, fıkra iki, bent d), işkence suçu (madde 94 ve 95), eziyet suçu (madde 96), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103, 104 ve 105), özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere, 105/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıl”lık süre, “üç yıl” olarak uygulanır. (2) 30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103, 104 ve 105), özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar (madde 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138) ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; a) Sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “iki yıl”lık süre, “dört yıl” olarak uygulanır. b) Maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken süreler, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebilir. Ağır hastalık, engellilik veya kocama hâli, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirilir. (3) Birinci ve ikinci fıkra hükümleri, iyi hâlli olmak koşuluyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler hakkında da uygulanır. (4) 30/3/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, tabi olduğu infaz rejimine göre belirlenen koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir gün, üç gün; onsekiz yaşını dolduruncaya kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.

Aynı tarihe kadar işlenen suçlarda, sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasındaki iki yıllık süre dört yıl olarak uygulanır. Bu uygulama; kasten öldürme suçları (Türk Ceza Kanunu m. 81, 82 ve 83), cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar (m. 102, 103, 104 ve 105), özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar (m. 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138), İkinci Kitap Dördüncü Kısımın Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar dışında kalır. Yetmiş yaşa bağlanan dört yıl, kalıcı maddedeki üç yıllık sağlık düzenlemesinden farklı bir geçici hükümdür.

30 Mart 2020 tarihine kadar işlenen suçlarda, kasten öldürme (m. 81, 82 ve 83), cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar (m. 102, 103, 104 ve 105), özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar (m. 132, 133, 134, 135, 136, 137 ve 138), İkinci Kitap Dördüncü Kısımın Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar dışında, ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen ve altmış beş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilme için kurumda geçirmeleri gereken süreler azami süre sınırına bakılmaksızın denetimli serbestlik tedbiriyle infaz edilebilir. Hâl, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adlî Tıp Kurumunca düzenlenen raporla belgelendirilir.

Geçici maddenin birinci ve ikinci fıkraları, kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü iyi hâlli ise ona da uygulanır.

Yine 30 Mart 2020 tarihine kadar işlenen suçlarda koşullu salıverilme süresi hesaplanırken, hükümlünün on beş yaşını dolduruncaya kadar kurumda geçirdiği bir gün üç gün, on sekiz yaşını dolduruncaya kadar geçirdiği bir gün iki gün olarak dikkate alınır.

31 Temmuz 2023 tarihine bağlı uygulamalar

31 Temmuz 2023 itibarıyla Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan hükümlü, izin bitimini izleyen on beş gün içinde infaz işlemlerinin devam ettiği kuruma dönmek zorundadır.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. Geçici Madde 10Kaynağı aç
Geçici Madde 10- (Ek: 14/7/2023-7456/15 md.) (1) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan hükümlüler, izin bitimini takip eden onbeş gün içinde infaz işlemlerinin devam ettiği kurumlara dönmek zorundadır. (2) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin talebi aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına infaz hakimi tarafından karar verilebilir. (3) Yukarıdaki fıkralar uyarınca, izinden dönecek hükümlüler ile hakkında denetimli serbestlik kararı verilecek hükümlülere ilişkin hususlar, Adalet Bakanlığının resmî internet sitesinde duyurulur. (4) 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezası infaz edilip geçici 9 uncu maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle 31/7/2023 tarihi itibarıyla izinde bulunan hükümlüler, koşullu salıverilme tarihine kadar olan süreleri 105/A maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen yükümlülüklere tabi olmadan geçirirler. (5) Geçici 9 uncu maddenin altıncı fıkrası uyarınca açık ceza infaz kurumuna gönderilen hükümlüler, 31/7/2023 tarihi itibarıyla açık ceza infaz kurumuna ayrılmış sayılır. (6) Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (82 nci maddenin birinci fıkrasının (d), (e) ve (f) bentleri), deprem nedeniyle bina veya diğer yapıların yıkılması, çökmesi ya da hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (102 nci ve 103 üncü maddeler ile 104 üncü maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları), İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden, toplam hapis cezası on yıldan az ise bir ayını, on yıl ve daha fazla ise üç ayını bu kurumlarda geçirip ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına ayrılmasına üç yıl veya daha az süre kalanlar, bu şartların oluştuğu tarih itibarıyla açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilir. Bu hükümlüler ile 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler, talepleri hâlinde en az üç ay açık ceza infaz kurumunda kalmış olmak şartıyla ilgili mevzuat uyarınca cezaların denetimli serbestlik tedbiri altında infazı uygulamasından üç yıl erken yararlandırılır.[77] (7) (Mülga:24/12/2025-7571/27 md.) (8) (Mülga:24/12/2025-7571/27 md.)

Aynı tarihte bu izinde bulunan ve cezasının denetimli serbestlik tedbiriyle infazına beş yıl veya daha az süre kalan hükümlü hakkında talep aranmaksızın, cezanın koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlikle infazına infaz hâkimi karar verebilir.

105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlikle cezası infaz edilirken 31 Temmuz 2023 itibarıyla Covid-19 izninde bulunan hükümlü, koşullu salıverilme tarihine kadar olan süreyi 105/A maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen yükümlülüklere tabi olmadan geçirir.

31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlarda, fıkradaki ayrık suçlar dışında, kapalı kurumdan açığa ayrılma koşullarını taşıyan hükümlüler ile açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlüler denetimli serbestlik uygulamasından üç yıl erken yararlandırılır. Talep edilmesi ve en az üç ay açık ceza infaz kurumunda kalınmış olması gerekir. Kapalı kurumdan açığa ayrılma için fıkrada aranan diğer koşullar ayrıca aranır. Dışarıda kalanlar; Türk Ceza Kanunu'nun 82. maddesinin birinci fıkrasının (d), (e) ve (f) bentlerindeki kasten öldürme, deprem nedeniyle bina veya diğer yapıların yıkılması, çökmesi ya da hasar alması sonucu meydana gelen öldürme, 102. ve 103. maddeler ile 104. maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları, İkinci Kitap Dördüncü Kısımın Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlardır.

Başvuru, yükümlülükler ve şikâyet

Denetimli serbestlik tedbiriyle cezasının infazına karar verilen hükümlü, ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra beş gün içinde talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmak zorundadır.

Koşullu salıverilme tarihine kadar hangi yükümlülüklerin uygulanacağına denetimli serbestlik müdürlüğü karar verir. Bunlar; kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırılma, bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulma, belirlenen yer veya bölgelere gitmeme ve belirlenen programlara katılmadır. Bir veya birden fazla yükümlülük seçilebilir. 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesindeki kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde suçundan hükümlü olanlar ayrıca tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılır.

Konutta infaz uygulanan hükümlünün kronik rahatsızlığı nedeniyle düzenli olarak sağlık kuruluşuna gitmesi gerekiyorsa, durumu belgelendirmesi ve talep etmesi hâlinde ileri sürdüğü mazeret araştırılır. Gerekirse vaka sorumlusunun önerisi üzerine komisyon, mazeretli günlerde yeteri kadar süreyle konuttan ayrılmaya izin verebilir.

Nakil talebi kabul edilen yükümlü, nakil kararının tebliğinden itibaren beş gün içinde yeni yerleşim yerindeki denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmak zorundadır.

Yükümlü, hakkındaki işlem ve eylemi öğrendiği tarihten itibaren on beş gün ve her hâlde işlemin yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde şikâyet yoluyla infaz hâkimliğine başvurabilir. Şikâyet, kural olarak işlemin yerine getirilmesini durdurmaz. İnfaz hâkimi, giderilmesi güç veya imkânsız bir sonucun doğması ile işlemin açıkça hukuka aykırı olması birlikte gerçekleşirse işlemin ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir.

İhlal, yeni suç ve kuruma dönüş

Hükümlü beş gün içinde müdürlüğe başvurmazsa, belirlenen yükümlülüklere, denetim ve iyileştirme programına, görevlilerin uyarı ve önerilerine ya da denetim planına uymamakta ısrar ederse veya ceza infaz kurumuna dönmek isterse, müdürlüğün talebi üzerine infaz hâkimi açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verir. İnfaz, koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısım içindir.

Yükümlülüğün bir yıl içinde mazeretsiz ve kasıtlı olarak üç kez ihlal edilmesi, yükümlülüğe uymamakta ısrar sayılır. İkinci uyarıdan sonra bir yıl içinde üçüncü ihlal tespit edilirse dosyanın kapatılması süreci başlar. Suça sürüklenen çocuklar ile infaza başlandığında çocuk olup süreçte on sekiz yaşını dolduranlarda bu süreç, bir yıl içinde üçüncü uyarıdan sonraki dördüncü ihlalin tespitiyle başlar.

Denetimli serbestlik uygulanmaya başladıktan sonra, cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan kamu davası açılırsa, müdürlüğün talebi üzerine infaz hâkimi hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verebilir. Kovuşturma beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararıyla biterse, cezanın denetimli serbestlik tedbiriyle infazına devam edilmesine yine infaz hâkimi karar verir. Bu devam kendiliğinden gerçekleşmez.

Denetimli serbestlik tedbiriyle infaz sürerken hükümlü hakkında, işlediği iddia edilen başka bir suçtan tutuklama kararı verilirse dosya kapatılır ve durum Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir.

Koşullu salıverilmeden sonraki denetim

Yükümlülüklere ve denetim planına uygun davranan hükümlü hakkında denetimli serbestlik müdürlüğü, koşullu salıverilme için gerekçeli rapor hazırlar. Rapor ilgili mahkemeye gönderilir. 105/A maddesi, bu işlemin 5275 sayılı Kanun'un 107 ve 108. maddeleri uyarınca yapılmasını gösterir.

Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi, infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır. Süreli hapis cezalarında bu süre, hak ederek tahliye tarihini geçemez.

Seçenek yaptırım, erteleme ve açıklamanın geri bırakılması

Kısa süreli hapis cezası yerine hükmedilen seçenek tedbirde, hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığının tebligatına rağmen otuz gün içinde tedbirin gereklerine başlanmaması veya başlanıp devam edilmemesi hâlinde infaz hâkimliği, kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir. Bu karar derhâl infaz edilir. Tedbir hükümlünün elinde olmayan bir nedenle yerine getirilemezse infaz hâkimliği tedbiri değiştirir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 50Kaynağı aç
Madde 50- (1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre; a) Adlî para cezasına, b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine, c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye, d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya, f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir. (2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez. (3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir. (4) Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz. (5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir. (6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, infaz hâkimliği kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.[7][8] (7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, infaz hâkimliğince tedbir değiştirilir.8 Hapis cezasının ertelenmesi

Ertelemede denetim süresi bir yıldan kısa olamaz ve üç yılı geçemez. Süre, mahkûm olunan cezadan daha kısa da belirlenemez. Denetim içinde kasıtlı bir suç işlenmesi veya infaz hâkiminin uyarısına rağmen yükümlülüklere uyulmamasında ısrar edilmesi hâlinde infaz hâkimliği, ertelenen cezanın bir bölümünün veya tamamının kurumda çektirilmesine karar verir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 51Kaynağı aç
Madde 51- (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir. (2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, infaz hâkimi kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.[9] (3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz. (4) Denetim süresi içinde; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine, mahkemece karar verilebilir. (5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek infaz hâkimine verir.9 (6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir. (7) Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verilir.[10] (8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır. Adlî para cezası

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinde sanık beş yıl denetime tâbi tutulur. Bu sürede dava zamanaşımı durur. Denetim içinde kasıtlı bir suç nedeniyle yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Mahkeme, bir yılı geçmemek üzere denetimli serbestlik tedbirine de karar verebilir. Meslek veya sanat sahibi olmayan sanık için tedbir, meslek veya sanat edinmeye yönelik bir eğitim programına devam etmektir. Meslek veya sanat sahibi olan sanık için tedbir, bir kamu kurumunda veya aynı meslek ya da sanatı icra eden bir kişinin gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmaktır. Ayrıca belirli yerlere gitmemek, belirli yerlere devam etmek ya da mahkemenin takdir edeceği başka bir yükümlülük de öngörülebilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Madde 231 – (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır. (2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir. (3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir. (4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir. (5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. (6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77] a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. (7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez. (8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur. (9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. (10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir. (11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir. (12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir. (13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. (14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz. Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar

Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmez ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyulursa, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir. Kasten yeni bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde mahkeme hükmü açıklar. Bununla birlikte, yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendiren mahkeme, cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulları varsa hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Hükmün açıklanması bu ihtimalde tek sonuç değildir.

Uyuşturucu suçu ve etkin pişmanlık

Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma suçunun soruşturmasında, şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Erteleme süresi içinde ayrıca en az bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre, denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararıyla altışar aylık dilimlerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 191Kaynağı aç
Madde 191- (Değişik: 18/6/2014 – 6545/68 md.) (1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir. (3) (Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir. (4) Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır. (5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz. (6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez. (7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. (8) Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. (9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır. (10) (Ek: 27/3/2015-6638/12 md.) Birinci fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Etkin pişmanlık

Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülürse denetim süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresince uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılıp kullanılmadığını tespit etmek için yılda en az iki kez ilgili kuruma sevk kararı verir.

Erteleme süresi içinde yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uyulmamasında ısrar edilmesi, yeniden kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması ya da bu maddenin kullanılması hâlinde kamu davası açılır. Şüpheli bu yükümlülüklere aykırı davranmaz ve yasakları ihlal etmezse hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.

Tedavi tedbirinin yerine getirilmesi için vaka sorumlusu aynı gün sevk işlemlerini başlatır ve yükümlüye, beş iş günü içinde ilgili sağlık kurumuna başvurması gerektiğini tebliğ eder. Nihai tedavi raporu müdürlüğe ulaştığında, yükümlünün on gün içinde müdürlüğe başvurması için tebligat çıkarılır. Yükümlünün yeniden madde satın aldığı, kabul ettiği, bulundurduğu veya kullandığı tespit edilirse ya da tedavi programına uyumsuzluğu bildiren tıbbi kanaat raporu gelirse yükümlü uyarılmaz. Kaydı kapatılır ve dosyası Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.

Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunda etkin pişmanlıktan yararlanan kişi hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. Bu süre üç yıla kadar uzatılabilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 221Kaynağı aç
Madde 221- (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz. (2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz. (3) Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan örgüt üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz. (4) Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.[92] (5) Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. Denetimli serbestlik tedbirinin süresi üç yıla kadar uzatılabilir. (6) (Ek: 6/12/2006 – 5560/8 md.) Kişi hakkında, bu maddedeki etkin pişmanlık hükümleri birden fazla uygulanmaz. Şapka ve Türk harfleri

Soruşturmadaki adlî kontrol ve imza

Bir suç nedeniyle yürütülen soruşturmada tutuklama sebepleri varsa, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Bu hüküm, soruşturma evresindeki kararı düzenler.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 109Kaynağı aç
Madde 109 – (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/98 md.) Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100 üncü maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir. (2) Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hallerde de, adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir. (3) Adlî kontrol, şüphelinin aşağıda gösterilen bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir: a) Yurt dışına çıkamamak. b) Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak. c) Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde meslekî uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak. d) Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek. e) Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek. f) Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak. g) Silâh bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silâhları makbuz karşılığında adlî emanete teslim etmek. h) Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından miktarı ve ödeme süresi belirlenecek parayı suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kişisel güvenceye bağlamak. i) Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adlî kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermek. j) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Konutunu terk etmemek. k) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek. l) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek. (4) (Ek: 25/5/2005 – 5353/14 md.)[22] (Mülga: 2/7/2012-6352/98 md.) (Yeniden Düzenleme:14/4/2020-7242/15 md.) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremediği 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadın şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması hâlinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece mahkemesi de adlî kontrol kararı verebilir. (5) Hâkim veya Cumhuriyet savcısı (d) bendinde belirtilen yükümlülüğün uygulamasında şüphelinin meslekî uğraşılarında araç kullanmasına sürekli veya geçici olarak izin verebilir. (6) Adlî kontrol altında geçen süre, şahsî hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez. Bu hüküm, maddenin üçüncü fıkrasının (e) ve (j) bentlerinde belirtilen hallerde uygulanmaz. (Ek cümle:8/7/2021-7331/15 md.) Ancak, (j) bendinde belirtilen konutunu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır.[23] (7) (Ek: 6/12/2006 – 5560/19 md.) Kanunlarda öngörülen tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.[24] Adlî kontrol kararı ve hükmedecek merciler

İmza yükümlülüğünün kaldırılması, şüpheli veya sanığın istemi üzerine, Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra hâkim veya mahkeme tarafından beş gün içinde karara bağlanabilir. Resmî tatil döneminde, imza için belirlenen kolluk birimi ve yükümlü önceden bilgilendirilmişse imza o birime atılabilir.

Altsoy üzerindeki yetkiler, askerlik ve yurt dışı

Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından hak yoksunluğu hükümleri uygulanmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 53Kaynağı aç
Madde 53- (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;[13] a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…)13, c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, yoksun bırakılır. (2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz. (3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.[14] (4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.[15] (5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar. (6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar. Eşya müsaderesi

5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi gereğince ceza infaz kurumundan salıverilen hükümlü, cezasının koşullu salıverilmeye kadar olan kısmını denetimli serbestlik altında tamamladıktan sonra askere alınır.

Sırf askerî suçlar ve askerî disiplin suçları dışında kalmak ve aksine bir düzenleme bulunmamak kaydıyla, er ve erbaşlar ile yedek subay ve yedek astsubaylar hakkında, askere alınmadan önce veya askerlik sırasında işledikleri suçlardan doğan seçenek yaptırımlar ile diğer tedbir ve denetimli serbestlik yükümlülüklerinin yerine getirilmesi askerlik hizmetinin sonuna bırakılır. Bu sürelerde zamanaşımı işlemez.

Başka bir suç nedeniyle yurt dışına çıkmama şeklinde adlî kontrol tedbiri uygulanmamışsa ve denetimli serbestlik kapsamındaki yükümlülükler aksatılmıyorsa, kişinin yurt dışına çıkmasına engel bir durum bulunmaz.

Sık sorulan sorular

Denetimli serbestlik için koşullu salıverilmeye ne kadar süre kalmalıdır?

Genel eşik bir yıl veya daha azdır. Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadın hükümlüde koşullu salıverilmeye iki yıl veya daha az, ağır hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen hükümlüde üç yıl veya daha az süre kalması aranır. 30 Mart 2020 öncesi suçlarda, kanunda ayrık tutulan suçlar dışında bir yıllık süre üç yıl olarak uygulanır.

Kurumda en az ne kadar süre geçirilmelidir?

Beş günden az olmamak üzere, koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin en az onda birinin kurumda geçirilmiş olması gerekir.

Tahliyeden sonra müdürlüğe kaç gün içinde başvurulur?

Hükümlü, ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra beş gün içinde talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmak zorundadır.

Yükümlülük ihlal edilirse ne olur?

Beş gün içinde başvurulmaması, yükümlülüklere veya denetim planına uymamakta ısrar edilmesi ya da kuruma dönmek istenmesi hâlinde infaz hâkimi, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezanın infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verir. Bir yıl içinde mazeretsiz ve kasıtlı üç ihlal, uymamakta ısrar sayılır.

Kapalı kurumdaki hükümlü yararlanabilir mi?

Kural olarak açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunmak gerekir. Açık kuruma ayrılma şartları oluştuğu hâlde irade dışı bir nedenle ayrılamayan veya bu nedenle kapalı kuruma geri gönderilen iyi hâlli hükümlü, diğer şartları taşıyorsa yararlanabilir. 30 Mart 2020 öncesi suçlara ilişkin geçici hükmün birinci ve ikinci fıkraları, iyi hâlli olmak kaydıyla kapalı kurumdakilere de uygulanır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında denetim ne kadar sürer?

Sanık beş yıl denetim süresine tâbi tutulur ve bu sürede denetimli serbestlik tedbiri bir yılı geçemez. Kasten yeni suç işlenmesi veya yükümlülüğe aykırılıkta mahkeme hükmü açıklar. Yükümlülüğünü yerine getiremeyen sanık hakkında cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, ertelemeye veya seçenek yaptırıma karar verilerek yeni bir mahkûmiyet hükmü de kurulabilir.

Uyuşturucu kullanma suçunda denetim süresi ne kadardır?

Kamu davasının açılmasının ertelenmesinde denetimli serbestlik süresi en az bir yıldır. Süre, altışar aylık dilimlerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu