Hatalı Dolgu ve Botoks Uygulamalarında Hukuki Sorumluluk
Estetik müdahalelerin arzu edilen neticeyi sağlamamış olması her durumda tazminat hakkı bahşetmez. Bununla birlikte dolgu veya botoks uygulamasının yetkisiz kişilerce icra edilmesi, uygun olmayan materyal kullanımı, ilgilinin yeterince bilgilendirilmemesi, tekniğin hatalı tatbiki, komplikasyonun zamanında fark edilememesi, müdahale sonrası takibin aksatılması ya da kişinin beden bütünlüğü ile kişilik değerlerinin zedelenmesi hallerinde hukuki tazminat davası gündeme gelebilir.
1219 sayılı Kanun uyarınca Türkiye'de hasta tedavi edebilmek ve tıbbi ya da cerrahi işlem yapabilmek için tabiplik yetkisi ve mevzuatta düzenlenen mesleki şartların bulunması zorunludur. Bu çerçevede yetkisiz kişilerce dolgu, botoks veya benzeri enjeksiyonların uygulanması hukuka aykırı tıbbi müdahale tartışması doğurabilir. Hasta Hakları Yönetmeliği ise tıbbi müdahaleyi, tıp mesleğini icraya yetkili kişilerce sağlığı koruma, hastalıkların teşhis ve tedavisi amacıyla mesleki standartlara uygun olarak gerçekleştirilen fiziksel veya ruhsal girişimler şeklinde tanımlamış olup resmi ve özel bütün sağlık kurum ve kuruluşlarını kapsamına almaktadır.
Komplikasyon Değerlendirmesi ve Uygulama Şartları
Meydana gelen olumsuz tablonun komplikasyon kabul edilebilmesi; uygulamanın kanunen yetkili kişi tarafından yürütülmesi, işlemin elverişli ortamda ve uygun ürünle gerçekleştirilmesi, kurallara uygun doğru teknikle tatbik edilmesi ve hastanın usulünce bilgilendirilmiş rızasının alınmış olması koşullarına bağlıdır.
Aydınlatılmış Onam ve Bilgilendirme Yükümlülüğü
Hasta Hakları Yönetmeliği gereğince hasta; kendisine uygulanacak işlemleri, bunların faydalarını, muhtemel sakıncalarını, alternatif yöntemleri, tedaviyi kabul etmemesi durumunda doğabilecek sonuçları ve sürecin seyrini öğrenme hakkına sahiptir. Tıbbi müdahalelerde hastanın rızasının bulunması düzenlendiği gibi hastanın sağlık dosyasını inceleme ve suret alma hakkı da tanınmıştır.
Aydınlatılmış onam yalnızca hastaya imzalatılan bir formdan ibaret değildir. Hastaya uygulanacak ürünün niteliği, hangi bölgeye ne kadar tatbik edileceği, beklenen sonuç, kalıcılık süresi, riskler, alerji ihtimali, damar tıkanıklığı, enfeksiyon, asimetri, doku kaybı ile botoksta kas zayıflığı veya göz kapağı düşüklüğü gibi olası sonuçlar açıklanmalıdır. Ayrıca işlem sonrasında hangi belirtiler ortaya çıktığında acilen başvurulması gerektiği de hastaya anlatılmalıdır.
Sağlık alanındaki tanıtım ve bilgilendirme süreçlerini ele alan 12 Kasım 2025 tarihli Yönetmelik, sağlık hizmeti sunumunda doğrudan veya dolaylı biçimde açık yahut örtülü reklam yapılmasını yasaklamış; özel sağlık kuruluşları ile sağlık meslek mensuplarının yürütebileceği tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerinin sınırlarını tayin etmiştir.
Tüketicinin Korunması Hukukunda Ayıplı Hizmet
6502 sayılı Kanun çerçevesinde sunulan hizmetin sözleşmede kararlaştırılan nitelikleri taşımaması veya objektif olarak sahip olması gereken özellikleri barındırmaması ayıplı hizmet teşkil eder. Bunun yanı sıra hizmet sağlayıcısının bildirdiği, internet portalında veya reklamlarında yer alan özellikleri karşılamayan ya da tüketicinin makul olarak beklediği faydayı azaltan estetik uygulamalar da ayıplı hizmet kapsamında değerlendirilebilir.
Maddi ve Manevi Tazminat Kapsamı
Uygulamanın hatalı icrası dolayısıyla istenebilecek maddi zararlar; ilk işlem için yapılan ödemeyi, hatalı uygulamanın giderilmesi adına başvurulan yeni tedavi harcamalarını, dolgu eritme işlemlerini, dermatoloji ve plastik cerrahi tedavilerini içerebilir. Bunlara ek olarak hastane yatış ve müdahale masrafları, ilaç giderleri, laboratuvar ve görüntüleme ücretleri, psikolojik destek bedelleri, seyahat masrafları ile süreçte maruz kalınan iş gücü ve kazanç kayıpları maddi tazminat kalemleri arasında talep edilebilir.
Manevi tazminat ise hatalı işlem neticesinde hastanın yaşadığı acı, korku, utanç, psikolojik yıkım, sosyal hayattan uzaklaşma, görünümün bozulması, yüz bölgesinde kalıcı iz kalması, beklenmeyen ağır komplikasyonla karşılaşılması veya güven duygusunun sarsılması sebepleriyle istenebilir.
Taksirle Yaralama ve Mesleki Sorumluluk Süreci
Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin birinci fıkrası uyarınca dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Gerçekleştirilen fiilin mağdurun duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, vücudunda kemik kırılmasına, konuşmasında sürekli zorluğa, yüzünde sabit ize, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma veya gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına neden olması halinde belirlenen temel ceza yarısı oranında artırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 89Kaynağı aç
Taksirle yaralama eylemi neticesinde mağdurun iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa yakalanması veya bitkisel hayata girmesi, duyularından ya da organlarından birinin işlevini yitirmesi, konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolması, yüzünün sürekli değişikliğe uğraması veya gebe bir kadının çocuğunun düşmesi hallerinde temel ceza bir kat artırılır. Eylemin birden fazla kişinin yaralanmasına yol açması durumunda ise dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikâyete bağlıdır. Ancak birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç olmak üzere, fiilin bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.
Kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim, diş hekimi ve diğer sağlık personelinin muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamaları sebebiyle yürütülen soruşturmalarda 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 18. maddesi uygulanır. Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesindeki soruşturma usulüne tabi olanlar bu kapsamın dışında tutulmak üzere, soruşturma izni Sağlık Bakanlığı bünyesinde teşkil edilen yedi üyeli Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir. Kurul üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır, salt çoğunlukla karar alır ve oylamalarda çekimser oy kullanılamaz. Kanunda öngörülen izin sürelerinin iki kat olarak tatbik edildiği bu usulde verilen Kurul kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilmektedir.
3359 sayılı SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU m. Ek 18Kaynağı aç
Kamu kurum ve kuruluşları ile Devlet üniversitelerinde görev yapan personelin tıbbi uygulamaları sebebiyle idarece tazminat ödenmesi halinde rücu durumu da kanunla belirlenmiştir. İlgilisine rücu edilip edilmeyeceğine ve miktarına, ilgilinin görevini kötüye kullanıp kullanmadığı ve kusuru dikkate alınarak Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından bir yıl içinde karar verilir. Devlet üniversitelerinde çalışanlar bakımından nihai karar, Kurul kararı ve varsa kesinleşmiş görevi kötüye kullanma ceza mahkemesi kararı dikkate alınarak üniversite tarafından altı ay içinde verilir. Zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası bulunan personelin yerine geçen idare, ödediği tazminatı personelin kusuru oranında ve teminat dahilinde sigortadan talep eder.
Sıkça Sorulan Sorular
Hatalı dolgu veya botoks işleminde hangi zararlar istenebilir?
Hatalı işlem nedeniyle ilk işlem bedeli, düzeltme ve dolgu eritme masrafları, dermatoloji ve plastik cerrahi giderleri, ilaç, hastane, görüntüleme, laboratuvar, psikolojik destek, yol masrafları ile iş gücü ve kazanç kayıpları maddi tazminat olarak talep edilebilir. Ayrıca duyulan acı, korku, utanç, görünüm bozukluğu, yüzde kalıcı iz veya ağır komplikasyonlar nedeniyle manevi tazminat istenebilir.
Hatalı estetik müdahalede hekim hakkındaki ceza soruşturması nasıl yürütülür?
Sağlık meslek mensuplarının muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi uygulamaları nedeniyle yürütülen ceza soruşturmalarında, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinde düzenlenen soruşturma usulüne tabi olanlar hariç olmak üzere, Sağlık Bakanlığı Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından soruşturma izni verilmesi zorunludur. Taksirle yaralama fiillerinde kural olarak mağdurun şikâyeti aranmakta; ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin birinci fıkrası kapsamı dışındaki yaralamaların bilinçli taksirle gerçekleştirilmesi durumunda şikâyet koşulu aranmamaktadır.
Bir sonucun komplikasyon sayılabilmesi için hangi şartlar aranır?
Müdahalenin yetkili kişi tarafından, uygun ortamda, uygun ürünle, doğru teknikle ve hastanın bilgilendirilmiş rızası alınarak gerçekleştirilmiş olması gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

