EPDK İdari Para Cezası İptal Davası ve Yargı Yolu

by Avukat Erdal Ersoy
EPDK İdari Para Cezası İptal Davası ve Yargı Yolu

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından elektrik, doğal gaz, petrol ve LPG piyasalarında faaliyet gösteren lisans sahibi tüzel kişilere veya lisanssız gerçek kişilere mevzuat ihlali halinde idari para cezası uygulanabilmektedir. Tesis edilen bu yaptırımlara karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilmektedir.

Dava Açma Süresi ve Tebligat Esasları

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür. İdari uyuşmazlıklarda bu süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

7201 sayılı Kanun'un 7/a maddesi uyarınca elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır ve dava açma süresi bu günü izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Dava açma süresinin son gününün adli tatile rastlaması halinde sürenin tatilin bitiminden itibaren yedi gün uzayacağı kabul edilmektedir.

7201 sayılı TEBLİGAT KANUNU m. 7/aKaynağı aç
Madde 7/a – (Ek : 11/1/2011-6099/2 md.) (Değişik:28/2/2018-7101/48 md.) Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. 1. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar. 2. 5018 sayılı Kanunda tanımlanan mahallî idareler. 3. Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları. 4. Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri. 5. Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar. 6. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları. 7. Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri. 8. Noterler. 9. Baro levhasına yazılı avukatlar. 10. Sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler. 11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim. Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır. Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. Bu Kanun uyarınca yapılan elektronik tebligat işlemleri, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından kurulan ve işletilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütülür. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, sistemin güvenliğini ve bu sistemde kayıtlı verilerin muhafazasını sağlayacak her türlü tedbiri alır. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir. İKİNCİ FASIL Tebligat Esasları Tebliğ evrakının nüshaları ve makbuz verilmesi:

İlanı gereken düzenleyici işlemlerde süre ilan tarihini izleyen günden itibaren hesaplanır. Düzenleyici işlemlerin uygulanması sonucunda yaptırımla karşılaşan ilgililer, tercihlerine göre düzenleyici işlem veya uygulanan işlem aleyhine ayrı ayrı dava açabilecekleri gibi her iki işleme karşı birlikte de iptal davası ikame edebilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş bulunması, bu işleme dayanılarak tesis edilen uygulama işleminin iptaline engel oluşturmaz.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

EPDK tarafından verilen idari para cezalarına karşı açılacak iptal davalarında görevli mahkeme idare mahkemeleridir. 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca, özel kanunlarda yetkili idare mahkemesi gösterilmemişse yetkili mahkeme işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir ve yetki kuralı kamu düzenindendir. Bu kapsamda işlemi tesis eden idari merci esas alınarak dava Ankara İdare Mahkemelerinde açılmaktadır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – 1. Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. 2. Bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir. (Mülga ikinci cümle: 10/6/1994-4001/15 md.) (…) Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki:

Yürütmenin Durdurulması Talebi ve İnceleme Usulü

2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, idare mahkemesinde iptal davası açılmış bulunması kural olarak dava konusu edilen idari yaptırımın icrasını kendiliğinden durdurmaz. Cezanın idare tarafından tahsil edilmesini ve cebri icra vasıtasıyla takibe konulmasını engellemek isteyen ilgililerin dava dilekçesinde açıkça yürütmenin durdurulmasını talep etmesi gerekir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Mahkeme kural olarak davalı idarenin savunmasını aldıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe belirterek bu kararı verebilir. Ancak uygulanmakla etkisi tükenecek nitelikteki işlemlerde savunma alınmaksızın da yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir; bu durumda savunma dosyaya sunulduktan sonra istem hakkında yeniden bir karar tesis edilir. Buna karşılık dava dilekçesi ve eklerinden talebin yerinde olmadığı anlaşılırsa davalı idareden savunma beklenmeksizin istem reddedilebilir.

Yürütmenin Durdurulmasında Teminat, İtiraz ve Usul İlkeleri

Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak durumun gereklerine göre hâkim veya mahkemece teminat aranmayabilir. İdareden ve adli yardımdan yararlanan kişilerden teminat talep edilmez. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kabule veya redde dair kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz mercileri dosyanın kendilerine intikalinden itibaren yedi gün içinde kesin karar verir.

Hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilmiş dava dosyaları diğer dosyalara nazaran öncelikle incelenir ve karara bağlanır. Yargılama sürecinde aynı hukuki sebeplere dayanılarak ikinci bir yürütmenin durdurulması başvurusunda bulunulması kanunen mümkün değildir.

Savunma İsteme Zorunluluğu ve Denetim Tutanakları

EPDK, idari para cezası vermeden önce ilgiliden savunma istemek zorundadır. Savunma alınmadan veya savunma için makul bir süre verilmeden tesis edilen cezalar, Anayasa'nın 36. ve 129. maddeleri uyarınca hak arama hürriyetinin ve savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde değerlendirilmektedir.

EPDK cezalarının temelini teşkil eden denetim tutanakları, aksi ispatlanana kadar geçerli belgelerdir.

Mahkemenin İnceleme Sınırı ve Yargılama Usulü

İdare mahkemesi, EPDK'nın takdir yetkisini yerindelik denetimi yapmadan, sadece hukuka uygunluk denetimi çerçevesinde inceler.

Dava sürecinde uyuşmazlığın teknik yönlerinin aydınlatılması amacıyla tanzim edilen bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilir. Tebliğ edilen bilirkişi raporuna karşı tarafların beyan ve itirazlarını ileri sürme süresi iki haftadır.

Peşin Ödeme İndirimi ve İptal Kararının Uygulanması

Cezanın tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde idareye ödeme yapılması halinde dörtte bir oranında peşin ödeme indirimi uygulanır. Peşin ödeme indiriminden yararlanılmış olması, cezanın hukuka aykırı olduğu iddiasıyla altmış günlük süre içerisinde iptal davası açılmasına engel teşkil etmez.

2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca idare, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur; bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen tutar, davacının bildireceği banka hesabına bu bildirim tarihinden itibaren anılan esaslar çerçevesinde yatırılır. İptal kararı üzerine ödenen tutarın iadesinde ana paranın yanı sıra faiz isteminde de bulunulabilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 28Kaynağı aç
Madde 28 – 1.(Değişik:10/6/1994-4001/13 md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 10/7/2013 tarihli ve E.: 2012/107 K.: 2013/90 sayılı Kararı ile.) (…) (Ek cümleler: 21/2/2014-6526/18 md.; Değişik üçüncü ve dördüncü cümleler: 10/9/2014-6552/97 md.; İptal üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (…)22 (İptal dördüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (Ek cümle: 10/9/2014-6552/97 md.) (…)22 ancak disiplin hükümleri saklıdır. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur. 3. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. 4. (Değişik: 21/2/2014-6526/18 md.) Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir. 5. Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının idareye tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezaların miktarı ilgili idarece mükellefe bildirilir. 6. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Tazminat ve vergi davalarında idarece, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir. Ancak mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süre için faiz işlemez. Açıklama:

Konusu bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen alacak, vekâlet ücreti ve yargılama giderleri, davacının idareye yazılı bildireceği banka hesabına süresi içinde yatırılmalıdır; bu süre zarfında ödeme yapılmaması halinde alacak genel hükümler çerçevesinde infaz ve icra olunur. Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi durumunda ise tazminat davası kamu görevlisinin şahsına karşı değil, ancak ilgili idare aleyhine açılabilir.

Şirket yetkilisinin değişmesi idari para cezasını nasıl etkiler?

Şirket yetkilisinin değişmesi şirketin ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İdari para cezaları şahsın değil, tüzel kişiliğin mal varlığına ve lisansına yönelik uygulandığından yetkilinin değişmesi sorumluluğu etkilemez.

EPDK idari para cezalarında uzlaşma başvurusu yapılabilir mi?

EPDK mevzuatında vergi hukukundaki gibi bir uzlaşma müessesesi bulunmamaktadır. Bununla birlikte peşin ödeme indirimi ve yapılandırma kanunları kapsamındaki ödeme kolaylıklarından yararlanılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu