Devlet Hastanesinde Hizmet Kusuru ve Tazminat Sorumluluğu
Devlet hastanelerinde yürütülen teşhis, tedavi ve tıbbi bakım faaliyetleri kamu hizmeti niteliğindedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesi uyarınca idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Sağlık hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya gereği gibi yürütülmemesi hizmet kusuru kapsamında değerlendirilir. Bu nedenle devlet hastanesindeki tıbbi müdahalelerden doğan zararların giderilmesi talebi kural olarak doğrudan hekime değil, kamu hizmetini yürüten idareye karşı idare mahkemelerinde tam yargı davası açılarak ileri sürülür.
2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 125Kaynağı aç
Davalı İdarenin Belirlenmesi ve Personele Rücu Usulü
Tam yargı davasında taraf ehliyeti ve husumet, tıbbi müdahalenin gerçekleştirildiği kamu kurumunun yapısına göre belirlenir. Sağlık Bakanlığına bağlı devlet hastanelerinde meydana gelen eylemlerde dava çoğunlukla Sağlık Bakanlığına karşı yöneltilirken, kamu üniversitesi hastanelerindeki eylemlerde ilgili üniversite veya idare davalı konumunda yer alabilir.
İdare, şartların gerçekleşmesi halinde kesinleşen mahkeme ilamı doğrultusunda hak sahibine ödediği tazminatı ilgili personele rücu edebilir. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 18. maddesi uyarınca, kamu kurum ve kuruluşları ile devlet üniversitelerinde görev yapan hekim, diş hekimi ve diğer sağlık personelinin tıbbi uygulamalarından doğan tazminatın rücu edilip edilmeyeceğine ve rücu miktarına, personelin görevini kötüye kullanıp kullanmadığı ve kusur durumu gözetilerek Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından bir yıl içinde karar verilir. Devlet üniversitelerinde görevli personel bakımından ise nihai rücu kararı, Kurul kararı ve varsa görevi kötüye kullanmaya ilişkin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı dikkate alınarak ilgili üniversite tarafından altı ay içinde verilir. Tazminatı ödeyen idare, personelin yerine geçerek kusur oranında ve teminat dahilinde zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortasından ödeme talep eder.
3359 sayılı SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU m. Ek 18Kaynağı aç
İdareye Yazılı Ön Başvuru Şartı ve Dava Açma Süreleri
İdarenin tıbbi eylemlerinden kaynaklanan tam yargı davalarında yargılama usulü özel kurallara bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinin 1. fıkrası gereğince, hakları ihlal edilen kişilerin doğrudan idare mahkemesine gitmeden önce eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak zararın giderilmesini talep etmeleri zorunludur. Ön başvuru yapılmaksızın doğrudan dava açılması durumunda idari merci tecavüzü veya usul eksikliği gündeme gelebilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Yapılan ön başvurunun idarece kısmen veya tamamen reddedilmesi durumunda bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya otuz gün içinde cevap verilmemesi halinde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca, özel kanunlarında ayrı bir süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür ve idari uyuşmazlıklarda bu süre yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddedilmesi halinde ise sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda idareye başvurma şartı aranmaz.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Komplikasyon ve Hizmet Kusuru Ayrımı
Tıbbi müdahaleler sırasında veya sonrasında gelişen enfeksiyonlar, kanamalar, his kayıpları veya fonksiyon bozuklukları tıbbi komplikasyon niteliğinde olabilir ve ortaya çıkan her olumsuz sonuç tazminat sorumluluğu doğurmaz. Bununla birlikte komplikasyonun hastaya önceden anlatılması, risk gerçekleştiğinde zamanında fark edilmesi ve uygun tedavinin yapılması gerekir. Bu şartların yerine getirilmemesi halinde başlangıçta komplikasyon olarak değerlendirilebilecek bir durum, kötü yönetim nedeniyle idarenin hizmet kusuruna dönüşebilir.
Hatalı Tıbbi Müdahale Nedeniyle Vefat Durumunda Tazminat
Tıbbi uygulama hatası sonucu hastanın hayatını kaybetmesi durumunda, müteveffanın desteğinden yoksun kalan yakınları idareden maddi tazminat kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebinde bulunabilir. Bu davayı ölenin eşi, çocukları, anne ve babası ile somut olayda kendileriyle ölen kişi arasındaki destek ilişkisini ispatlayan diğer kişiler açabilir.
Sağlık Meslek Mensupları Hakkında Ceza Soruşturması İzni
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 18. maddesinin 1. fıkrasına göre; kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde görev yapan hekim, diş hekimi ve diğer sağlık meslek mensuplarının mesleğin icrası kapsamındaki muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalarından doğan soruşturmalarda 4483 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinde yer alan soruşturma usulüne tabi olanların hariç tutulduğu bu süreçte soruşturma izni verme yetkisi Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Sorumluluk Kuruluna aittir. Kurul bakımından soruşturma izni verilmesine ilişkin 4483 sayılı Kanun'un 7. maddesindeki süreler iki kat olarak uygulanır ve Kurul kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.
Devlet hastanesindeki doktor hatası nedeniyle doğrudan doktora dava açılabilir mi?
Devlet hastanelerindeki tıbbi hatalarda dava kural olarak doğrudan doktora karşı değil, sağlık hizmetini yürüten ve Anayasa uyarınca hizmet kusurundan sorumlu olan idareye karşı idare mahkemesinde tam yargı davası şeklinde açılır.
Tam yargı davası açılmadan önce idareye başvurulması zorunlu mudur?
2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi gereğince, eylemin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde beş yıl içinde ilgili idareye yazılı başvuruda bulunulması zorunludur; ancak görevsiz adli yargı merciinin görev ret kararından sonra idari yargıda açılan davalarda bu başvuru şartı aranmaz.
İdarenin başvuruyu reddetmesi veya cevapsız bırakması halinde dava açma süresi ne kadardır?
İdarenin ret yazısının tebliğinden veya başvuruya otuz gün içinde cevap verilmemesi halinde bu sürenin dolmasından itibaren, özel kanunlarda farklı bir süre yer almadığı müddetçe altmış gün içinde tam yargı davası açılabilir.
Tıbbi komplikasyonlar idarenin tazminat ödemesini gerektirir mi?
Her komplikasyon tazminat doğurmaz; ancak komplikasyon riskinin önceden hastaya anlatılmaması, zamanında fark edilmemesi veya uygun tıbbi yöntemlerle yönetilmemesi idarenin hizmet kusuruna dönüşebilir.
Tıbbi hata sonucu vefat gerçekleştiğinde kimler tazminat talep edebilir?
Ölüm halinde müteveffanın eşi, çocukları, anne ve babası ile somut olayda destek ilişkisinin varlığını ispatlayan diğer kişiler manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir.
İdarenin ödediği tazminatı doktora rücu etme süreci nasıl işler?
Kamu kurum ve kuruluşları ile Devlet üniversitelerinde görev yapan sağlık meslek mensuplarının tıbbi uygulamaları sebebiyle idarece ödenen tazminatın rücu edilip edilmeyeceğine ve miktarına, görevini kötüye kullanma ve kusur durumu gözetilerek Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından bir yıl içinde karar verilir. Devlet üniversitelerinde görev yapanlar bakımından nihai karar ilgili üniversite tarafından altı ay içinde verilir; kesinleşen mahkeme ilamı doğrultusunda tazminatı ödeyen idare, zorunlu sigortası bulunan personelin kusuru oranında ve sigorta teminatı dahilinde ilgili sigorta şirketinden talepte bulunur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

