Emniyet Rütbe Terfi İptal Davası ve Hukuki Usul

by Avukat Erdal Ersoy
Emniyet Rütbe Terfi İptal Davası ve Hukuki Usul

Emniyet personelinin terfi işlemlerinde tesis edilen terfi etmeme kararlarına karşı, kararın bildirilmesinden itibaren 60 gün içinde görev yapılan yerdeki yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Yargı yoluna gitmeden önce idari itiraz yolunun işletilmesi zorunlu olmamakla birlikte, ilgililer 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında üst makama başvurarak dava açma süresini durdurma imkanına da sahiptir.

Değerlendirme Kurulları ve Rütbe Terfi Şartları

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesi uyarınca polis amirlerinin rütbe terfilerinin değerlendirme kurullarında ele alınması kıdem sırasına göre gerçekleştirilirken, terfilerin karara bağlanması sınav ve eğitim koşulları saklı kalmak üzere liyakate dayandırılır. Personelin terfi durumunun kurullarda görüşülebilmesi için bulunulan rütbedeki yasal bekleme süresinin tamamlanması, bu süre içerisindeki yıl sayısı kadar iyi veya çok iyi düzeyde performans değerlendirme puanı alınması, yazılı ve sözlü sınavlarda başarı sağlanması ile yöneticilik hizmet içi eğitiminin başarıyla bitirilmesi şarttır.

Danıştay 2. Daire, E. 2021/1724, K. 2022/5151Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/1724 E.  ,  2022/5151 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1724 Karar No : 2022/5151 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; başkomiser olarak görev yapan davacının Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Değerlendirme Kurulunun 2015/2 sayılı kararı ile emniyet amiri rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davalı idarenin, ilgili personelin bir üst rütbeye terfi ettirilmesi konusunda takdir yetkisi bulunduğu açık ise de; bu yetkinin, mevzuatta öngörülen kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturmalar gibi ölçütler gözetilerek kullanılması, belirtilen ölçütlerin terfi işlemlerinde eşit, objektif ve istikrarlı uygulanmasının sağlanması, eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın yapılıp yapılmadığının da, ancak, söz konusu ölçütlerin, terfi işlemlerinde nasıl dikkate alındığının idarece açıklanması sonucunda anlaşılabileceği; bakılan uyuşmazlıkta gerek dava konusu işlemde, gerekse davalı idarece verilen savunmada, davacının terfii ettirilmemesine dayanak olarak hukuken geçerli somut herhangi bir neden ileri sürülmediği, bilgi ve belge sunulmadığı, bu haliyle, davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline hükmedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; 2015 yılı Merkez Değerlendirme Kurulunda başkomiser rütbesinden emniyet amiri rütbesine terfi edebilecek 183 personelin terfi durumunun görüşüldüğü ve yapılan değerlendirme sonucunda 90 personelin terfi ettirilmesine, 93 personelin ise terfi ettirilmemesine dair karar verildiği, kıdem sıralamasında 56. sırada yer alan davacının terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Sonucu itibarıyla hukuka uygun olan İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Başkomiser olarak görev yapan davacı, 2015/2 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Değerlendirme Kurulu kararıyla bir üst rütbeye terfi ettirilmemiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değişik "Terfi ve atama" başlıklı 55. maddesinde, "…Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılır." hükmü yer almaktadır. Bu maddeye dayanılarak hazırlanan ve 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 4. maddesinde "liyakat", personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliği olarak tanımlanmış; "Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının değerlendirme ve karar usulü" başlıklı 20. maddesinde, "(1) Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurulları, terfi edecek personel hakkında; a) Bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerini, b) Mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerini, c) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarını, ç) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, verilen disiplin cezalarını, d) Hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerini, e) Bu Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarını dikkate alarak belirleyecekleri liyakat koşullarına göre değerlendirerek, edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verirler. (2) Birinci fıkranın (d) bendi kapsamında yapılacak değerlendirmede; soruşturma açılmasına neden olan ihbar ve şikâyetlerin personeli mağdur etmek amacıyla yapıldığı yönünde Kurul üyelerinde kanaat oluşması halinde, yapılan soruşturma ve kovuşturmalar dikkate alınmaz. (3) Liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında; terfi edeceği rütbede boş kadro bulunması halinde 'Terfi eder.', boş kadro bulunmaması halinde 'Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez.' kararı verilir. Bir üst rütbeye terfi etmek için yetersiz görülen personel hakkında ise 'Terfi etmez.' kararı verilir." hükmüne; "Kurullara hazırlık ve toplanma zamanı" başlıklı 21. maddesinde ise, "(1) Genel Müdürlük Personel Dairesi Başkanlığı tarafından; a) Yıl içinde terfi edecek polis amirlerinin sicili, adı, soyadı, rütbesi, grubu, bulundukları rütbedeki bekleme süreleri, bulunduğu rütbe ve üst rütbeye terfi tarihleri, performans değerlendirme puanlarının ortalaması, bulunduğu rütbedeki cezaları, başarı ve üstün başarı belgeleri, rütbede değerlendirilmeyecek süre ve sebepleri, yazılı ve sözlü sınav sonuçları, yöneticilik ile ilgili hizmetiçi eğitim başarı durumları ve liyakate esas alınacak diğer bilgi ve belgeler ilgili değerlendirme kuruluna sunulur." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 3201 sayılı Kanun'un 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesi ve Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında; rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise yalnızca liyakate göre yapılacağı anlaşılmaktadır. Buna göre, rütbelere terfi ettirilecek personelden; liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında kadro bulunması halinde "terfi eder" kararı, kadro bulunmaması halinde "kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez" kararı, bir üst rütbeye terfi etmek için liyakat yönünden yeterli görülmeyen personel hakkında ise “terfi etmez” kararı verilmesi; personelin liyakat koşullarına göre değerlendirilmesinde ise, bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme notunun, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerinin, mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerinin, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezaları ile disiplin cezalarının, hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerinin ve Yönetmelik'te belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarının bir bütün halinde dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca, söz konusu terfi değerlendirmesi yapılırken davalı idarenin, ilgili personelin bir üst rütbeye terfi ettirilmesi konusunda takdir yetkisi bulunduğu açık ise de, bu yetkinin, yukarıda belirtilen kapsamda uygulanması sırasında eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması, hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Bir başka anlatımla, terfi incelemesine tabi tutulan personelin yer aldığı liste incelendiğinde; liyakatı belirleyen unsurların birlikte değerlendirilmesi sonucunda, listede yer almasına rağmen terfi ettirilmeyen davacıya göre, açıkça olumsuz yönde bir farkı bulunduğu anlaşılan bir veya birden fazla personelin rütbe terfii yapılırken, davacı hakkında liyakat nedeniyle terfi etmez kararı verilmesi, eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulama olarak kabul edilemeyecektir. Uyuşmazlıkta, 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'te, rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise yalnızca liyakate göre yapılacağı düzenlenmiş olmasına rağmen, Mahkemece, yürürlükten kalkan Yönetmelik döneminde geçerli olan ve mevcut Yönetmelikle artık terfi değerlendirmesi için bir koşul olmayan kıdem açısından terfi eden diğer personelle davacı arasında bir kıyaslama yapılarak karar verilmesinde yukarıda anılan mevzuata uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan, dava dosyası ile 31/12/2015 Tarihine Kadar Bulunduğu Rütbedeki Zorunlu Çalışma Süresini Tamamlayan Başkomiser Listesinin incelenmesinden; 2015 yılı terfi döneminde durumu görüşülmek üzere değerlendirmeye alınan 183 başkomiser arasından 90 personelin terfi ettirilmesine, 93 personelin terfi ettirilmemesine karar verildiği; hakkında "terfi etmez" kararı verilen davacının performans puanının 5 olduğu, 6 adet başarı belgesi/ödülünün bulunduğu, ilk sınav notu ve akademi kurs notunun 85,00, olduğu, terfi dönemi içerisinde herhangi bir adli veya disiplin cezasının bulunmadığı; aynı listede yer alan ve çeşitli disiplin cezaları bulunup davacıdan daha düşük performans puanı veya daha az başarı belgesi/ödülü olanların veya davacıdan daha düşük performans puanı ve/veya daha az başarı belgesi olan çok sayıda personelin terfi ettirildiği, bu haliyle davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday davacı yönünden eşit, objektif ve istikrarlı bir şekilde uygulanmadığı anlaşılmakta olup, İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. … İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun bulunan … günlü, E:…, K:… sayılı kararın YUKARIDA BELİRTİLEN GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Danıştay 2. Daire, E. 2022/2596, K. 2022/5070Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/2596 E.  ,  2022/5070 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2596 Karar No : 2022/5070 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü … Polis Merkezinde emniyet amiri olarak görev yapan davacı, 2015 yılı terfi döneminde 4. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin … günlü, … sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle dava açmıştır. … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş; anılan karar Danıştay Beşinci Dairesinin 17/01/2018 günlü, E:2016/30172, K:2018/2908 sayılı kararıyla bozulmuş; davalı idarenin karar düzeltme yoluna başvurması üzerine Danıştay İkinci Dairesinin 24/11/2021 günlü, E:2021/2452, K:2021/4424 sayılı kararıyla karar düzeltme istemi reddedilmiştir. … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı yetki yönünden ret kararı üzerine dava dosyası … İdare Mahkemesine iletilmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararla; uyuşmazlık konusu terfi döneminde terfiyi hak eden ve terfi ettirilen personele ilişkin liste ile bu listede yer alan personelin kıdem, performans puanı, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen soruşturma bilgileri gözönünde bulundurulduğunda; davacıdan daha kıdemsiz ve aynı zamanda performans puanı daha düşük olan veya diğer liyakat unsurları yönünden davacının altında yer alan emniyet amirlerinin bir üst rütbeye terfi ettirildiğinin görülmesi nedeniyle davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı sonucuna varıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline; özlük haklarının iadesi ile yoksun kaldığı maaş ve diğer dava tarihinden (15/09/2015) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2015 yılında bir üst rütbeye terfi durumu değerlendirmeye alınan emniyet amirleri için hazırlanan kıdem sıralamasında davacının 388. sırada yer aldığı, … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurul kararı kapsamında davacı hakkında “Terfi Etmez” kararı verildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen reddi ile Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının gerekçesinin değiştirilerek onanması; kısmen kabulü ile Mahkeme kararının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmüştür TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Emniyet amiri olarak görev yapan davacı, bir üst rütbeye terfisi için yapılan 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavında (40) puan takdir edilmek suretiyle başarısız sayılmış ve bu işlemin iptali istemiyle açmış olduğu davada … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… sayılı, "davalı idarenin ara karara cevap ve savunma verme sürelerinden sonra yeniden bir karar verilinceye kadar işlemin yürütmesinin durdurulmasına" dair karar üzerine "yöneticilik ile ilgili hizmet içi eğitime" katılmıştır. Davacı, söz konusu sınavda başarılı olması üzerine, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu gündemine alınmış ve anılan Kurulun … günlü, … sayılı kararı ile bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine karar verilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Bu arada, davacının rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açmış olduğu davada … İdare Mahkemesinin … günlü E:…, K:… sayılı kararı ile davacının sözlü sınavı sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Anılan kararın davalı idare tarafından temyizi üzerine Danıştay Beşinci Dairesinin 05/12/2016 günlü, E:2016/30112, K:2016/8324 sayılı kararı ile temyize konu kararın gerekçeli onanmasına karar verilmiş; davalı idarece karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Danıştay Beşinci Dairesinin 13/02/2020 günlü, E:2017/8197, K:2020/870 sayılı kararı ile karar düzeltme isteminin reddine karar verilerek anılan karar kesinleşmiştir. İLGİLİ MEVZUAT : 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun "Terfi ve Atama" başlıklı 55. maddesinin 4. fıkrasında, "Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılır." hükmüne; aynı maddenin 8. fıkrasında, "Emniyet Amirleri ile Dördüncü ve Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürlerinin liyakat koşullarını belirlemek ve terfilerini önermek üzere Genel Müdürlük Yüksek Değerlendirme Kurulu oluşturulur. Bu Kurul, Emniyet Genel Müdürünün başkanlığında, Genel Müdür Yardımcıları, Teftiş Kurulu Başkanı, Polis Akademisi Başkanı, Özel Güvenlik Denetleme Başkanı, Birinci Hukuk Müşaviri, Personel Dairesi Başkanı ile Polis Başmüfettişleri arasından seçilecek bir Polis Başmüfettişi ve İl Emniyet Müdürleri arasından seçilecek iki İl Emniyet Müdüründen teşekkül eder. Bu Kurulda görev yapacak Polis Başmüfettişi ile İl Emniyet Müdürlerinin seçimine ilişkin esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmüne; 11. fıkrasında, "Kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için; a) Bulunulan rütbelerdeki en az bekleme sürelerinin tamamlanması, b) Bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanının alınması, c) Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması, d) Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitimde başarılı olunması, şarttır." hükmüne; 18. fıkrasında ise, "Rütbe terfileri ve sınavlar ile meslek içi yöneticilik eğitim kursları, eğitim tarih ve süreleri ile değerlendirme kurullarının çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir" hükmüne yer verilmiştir. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na dayanılarak hazırlanan ve 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesinde, "Polis amirlerinden üst rütbelere terfi ettirilecek olanların kurullarda görüşülebilmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise 12. maddede belirtilen şartları taşımak kaydıyla liyakate göre yapılır." hükmü; 12. maddesinin 1. fıkrasında, "Polis amirlerinin üst rütbeye terfiinin Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşülebilmesi için; a) Bulunulan rütbe için öngörülen bekleme süresinin tamamlanmış olması, b) Bulunulan rütbede, kurul gündemine alındığı tarih itibarıyla son performans puanı da dahil olmak üzere, zorunlu en az bekleme süresi kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanı alınmış olması, c) Bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı sayılması, ç) Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmetiçi eğitimde başarılı olunması şarttır." hükmü kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda yer verilen Yasa ve Yönetmelik hükümleri gereğince; bir polis amirinin üst rütbeye terfi durumunun Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşülebilmesi için, önce bulunduğu rütbede belirlenen bekleme süresini tamamlamış olması, sonra bulunduğu rütbedeki bekleme süresi kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanı almış olması, ayrıca yapılacak yazılı ve sözlü sınav ile Polis Akademisi Başkanlığı tarafından düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitiminde başarılı olması gerekmektedir. Bu doğrultuda, bir terfi döneminde belirtilen şartları yerine getirerek kurul gündemine alınan amirler, kıdemlerine göre sıralandıktan sonra, belirlenen sıralamaya göre her biri liyakat yönünden değerlendirilecek ve liyakat yönünden yeterli görülenlerin terfi ettirilmesine, yeterli görülmeyenlerin ise terfi ettirilmemesine karar verilecektir. Kararımızın "Maddi Olay" kısmında belirtilen, davacının, 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılması işlemine karşı açtığı davada verilen "Yürütmenin durdurulması isteminin savunma ve ara kararına kadar kabulü" kararı ile esasa ilişkin olarak verilen ve Danıştay Beşinci Dairesince onanan iptal kararının, davacının "sözlü sınavda başarılı olduğu" yolunda bir sonuç doğurmadığı ve yürürlüğe konulacak yeni yönetmelikte belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde davacının yeniden sözlü sınava alınacağı dikkate alındığında, davacının bir üst rütbeye terfisi için Yüksek Değerlendirme Kurulu gündemine alınma şartları arasında yer alan "sözlü sınavda başarılı olma" şartını yerine getirip getirmediği henüz belli olmadığından, Yüksek Değerlendirme Kurulu gündemine alınarak bir üst rütbeye terfi ettirilmemesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk; temyize konu İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. Öte yandan, bu kararın, davacının doğrudan bir üst rütbeye terfi ettirilmesi yönünde bir sonuç doğurmayacağı, yeni yönetmelikte belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yeniden yapılacak sözlü sınav sonucunda başarılı olması halinde, davacının bir üst rütbeye terfi durumunun Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşülmesi gerektiği de tabiidir. b) Kararın, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük hakları ile parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmına gelince; İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı ile ilgili olarak yukarıda yer verilen gerekçemizin, davacının doğrudan terfi ettirilmesi sonucunu doğurmadığı, tespit edilen hususlara göre durumunun yeniden değerlendirilmesine yönelik olduğu ve davacının terfi edip etmeyeceğinin bu değerlendirme sonucunda belirleneceği dikkate alındığında, bu aşamada davacının parasal ve özlük haklarının kabulü yönünde karar verilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, Mahkeme kararının anılan kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN REDDİ ile … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… , K:… sayılı kararın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 2. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN KABULÜ ile anılan kararın, dava konusu işlem nedeniyle özlük haklarının iadesi ile yoksun kaldığı maaş ve diğer dava tarihinden(15/09/2015) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin hüküm fıkrasının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere 13/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Emniyet amiri olarak görev yapan davacı, bir üst rütbeye terfisi için yapılan 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavında (40) puan takdir edilmek suretiyle başarısız sayılmış ve bu işlemin iptali istemiyle açmış olduğu davada … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:… sayılı "davalı idarenin ara karara cevap ve savunma verme sürelerinden sonra yeniden bir karar verilinceye kadar işlemin yürütmesinin durdurulmasına" dair karar üzerine "yöneticilik ile ilgili hizmet içi eğitime" katılmıştır. Davacı, söz konusu "yöneticilik ile ilgili hizmet içi eğitim"de başarılı sayılarak, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu gündemine alınmış ve anılan Kurulun … günlü … sayılı kararı ile bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine karar verilmiş; bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in, sözlü sınava dair 28. maddesinin 3. fıkrasının Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 günlü, E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla iptaline karar verildiği; anılan karara karşı davalı idareler tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 günlü, E: 2019/179, K:2020/2522 sayılı kararıyla onama kararı verilerek kesinleştiği; benzer nitelikte birçok davanın açıldığı ve sözlü sınav yönünden iptal ile sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Yukarıda anılan Yönetmelik'in, sözlü sınava dair 28. maddesinin 3. fıkrasının yargı kararı ile iptali üzerine, Yönetmelik'in sözlü sınava dair hükümlerinin yeniden düzenleneceği; yürürlüğe konulacak yeni yönetmelikte belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde davacının yeniden sözlü sınava alınacağı ve bunun sonucunda başarılı olması halinde Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından liyakat yönünden yeniden terfi değerlendirmesine tabi tutulacağı açıktır. Uyuşmazlıkta, davacının, 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılması işlemine karşı açtığı davada verilen "Yürütmenin durdurulması isteminin savunma ve ara kararına kadar kabulü" kararı ile esasa ilişkin olarak verilen ve Danıştay Beşinci Dairesinin 05/12/2016 günlü, E:2016/30112, K:2016/8324 sayılı kararı ile gerekçeli olarak onanan iptal kararı uyarınca "yargı kararı"nın uygulandığından bahisle davacının "yöneticilik ile ilgili hizmet içi eğitime" alındığı görülmekte ise de, sözü edilen yargı kararının iptal edilen Yönetmelik hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ve davacının yeniden sözlü sınava alınması şeklinde uygulanması gerektiği, davacının sözlü sınavda başarılı sayılmış kabul edilemeyeceği, bu durumda; terfi için aranan sözlü sınavdan başarılı olma şartını gündem tarihi itibarıyla henüz yerine getirmeyen davacının, … sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulu gündemine alınmasına ve terfi değerlendirmesine tabi tutulmasına hukuken olanak bulunmadığından, 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine dair dava konusu işlemde, sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.
Danıştay 2. Daire, E. 2024/974, K. 2024/3076Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2024/974 E.  ,  2024/3076 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/974 Karar No : 2024/3076 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; komiser yardımcısı olarak görev yapan davacının, 2015 yılı rütbe terfi döneminde bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin 2015/2 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay İkinci Dairesinin 27/12/2022 günlü, E:2021/1668, K:2022/6869 sayılı eksik araştırma nedeniyle bozma kararına uyulmak suretiyle yeniden yapılan inceleme üzerine verilen Bolu İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davalı idarece davacıyla ilgili olarak dosyaya sunulan arz ve bilgi notları incelendiğinde, terfi dönemi içerisinde yürütülen soruşturma neticesinde kınama cezası ile tecziye edildiği ve devam eden soruşturmasının bulunmadığı, terfi ettirilmemesini gerektirecek herhangi başkaca bir bilgi ve belgenin de dosyaya sunulmadığı, diğer yandan terfi listesinde performans puanı ortalaması davacıdan daha düşük, ödül ve başarı belgesi bulunmayan ve hakkında disiplin cezası uygulanmış bir kısım personel terfi ettirilir iken davacının terfi ettirilmediğinin anlaşıldığı; bu durumda, terfi listesinde performans puanı davacıdan daha düşük olan, başarı ve ödül belgesi bulunmayan, idari ve adli soruşturmaları ve cezaları olan bir kısım personel terfi ettirilir iken davacının terfi ettirilmemesinde, davacı açısından terfi işlemlerinin eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulama olarak kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle uğranılan özlük ve parasal haklarının davacıya iadesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 2015 yılında bir üst rütbeye terfi durumu değerlendirmeye alınan komiser yardımcıları için hazırlanan kıdem sıralamasında davacının 220. sırada yer aldığı, terfi durumunun ise 13/08/2015 günlü, 2015/2 sayılı Merkez Değerlendirme Kumlunda görüşüldüğü, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yapılan değerlendirme sonucunda davacı hakkında “terfi etmez” kararı verildiği; öte yandan, davacının 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen reddi ile Mahkeme kararının işlemin iptaline ilişkin kısmının gerekçeli olarak onanması; kısmen kabulü ile yoksun kalınan parasal tutarın ödenmesine ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı, komiser yardımcısı olarak görev yapmakta iken 2015 yılı terfi döneminde komiser rütbesine terfi ettirilmemiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değişik "Terfi ve atama" başlıklı 55. maddesinde, "…Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılır." hükmü yer almaktadır. Bu maddeye dayanılarak hazırlanan ve 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 4. maddesinde "Liyakat", personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliği olarak tanımlanmış; "Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının değerlendirme ve karar usulü" başlıklı 20. maddesinde, "(1) Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurulları, terfi edecek personel hakkında; a) Bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerini, b) Mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerini, c) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarını, ç) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, verilen disiplin cezalarını, d) Hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerini, e) Bu Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarını dikkate alarak belirleyecekleri liyakat koşullarına göre değerlendirerek, edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verirler. (2) Birinci fıkranın (d) bendi kapsamında yapılacak değerlendirmede; soruşturma açılmasına neden olan ihbar ve şikâyetlerin personeli mağdur etmek amacıyla yapıldığı yönünde Kurul üyelerinde kanaat oluşması halinde, yapılan soruşturma ve kovuşturmalar dikkate alınmaz. (3) Liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında; terfi edeceği rütbede boş kadro bulunması halinde “Terfi eder.”, boş kadro bulunmaması halinde “Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez.” kararı verilir. Bir üst rütbeye terfi etmek için yetersiz görülen personel hakkında ise “Terfi etmez.” kararı verilir." hükmüne; "Kurullara hazırlık ve toplanma zamanı" başlıklı 21. maddesinde ise, "(1) Genel Müdürlük Personel Dairesi Başkanlığı tarafından; a) Yıl içinde terfi edecek polis amirlerinin sicili, adı, soyadı, rütbesi, grubu, bulundukları rütbedeki bekleme süreleri, bulunduğu rütbe ve üst rütbeye terfi tarihleri, performans değerlendirme puanlarının ortalaması, bulunduğu rütbedeki cezaları, başarı ve üstün başarı belgeleri, rütbede değerlendirilmeyecek süre ve sebepleri, yazılı ve sözlü sınav sonuçları, yöneticilik ile ilgili hizmetiçi eğitim başarı durumları ve liyakate esas alınacak diğer bilgi ve belgeler ilgili değerlendirme kuruluna sunulur." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : A) Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının incelenmesi: Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik kurallarının birlikte değerlendirilmesinden; rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise liyakate göre yapılacağı anlaşılmaktadır. Buna göre, rütbelere terfi ettirilecek personelden; liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında kadronun bulunması halinde "terfi eder" kararı, kadro bulunmaması halinde ise "kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez" kararı verilmesi, bir üst rütbeye terfi etmek için liyakat yönünden yeterli görülmeyen personel hakkında “terfi etmez” kararı verilmesi; personelin liyakat koşullarına göre değerlendirilmelerinde ise, bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme notunun, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerinin, mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerinin, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarının, verilen disiplin cezalarının, hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerinin ve Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarının bir bütün halinde dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca, söz konusu terfi değerlendirmesi yapılırken davalı idarenin, ilgili personelin bir üst rütbeye terfi ettirilmesi konusunda takdir yetkisi bulunduğu açık ise de, bu yetkinin, yukarıda belirtilen kapsamda uygulanması sırasında eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması, hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Bir başka anlatımla, terfi incelemesine tabi tutulan personelin yer aldığı liste incelendiğinde; liyakatı belirleyen unsurların birlikte değerlendirilmesi sonucunda, listede yer almasına rağmen terfi ettirilmeyen davacıya göre, açıkça olumsuz yönde bir farkı bulunduğu anlaşılan bir veya birden fazla personelin rütbe terfii yapılırken, davacı hakkında liyakat nedeniyle terfi etmez kararı verilmesi, eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulama olarak kabul edilemeyecektir. Dava dosyası ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının, milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğundan bahisle 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı, kamu görevine iade edilmesi talebiyle Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, davanın reddi yolunda … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği; öte yandan, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan davacının … Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla 7 yıl 2 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüştür. Bilindiği üzere, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargısal denetiminin, kural olarak söz konusu işlemlerin tesis edildikleri tarihteki hukuki duruma göre yapılması esas ise de, dava konusu edilen işlemlerin niteliğine göre idari işlemin tesis edildiği tarihten önceki dönemi ilgilendirmesi koşuluyla yargılama sürecinde veya daha sonra ortaya çıkan tüm bilgi ve belgelerin işlemin hukuka uygunluk denetimi değerlendirmesinde göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Nitekim, Yargıtay … Ceza Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararında ve Türkiye Büyük Millet Meclisince “Fethullahçı Terör Örgütü” (FETÖ/PDY) 15 Temmuz 2016 Tarihli Darbe Girişimi İle Bu Terör Örgütünün Faaliyetlerinin Tüm Yönleriyle Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonunun Mayıs 2017 Raporunda yer verilen; Fethullahçı Terör Örgütünün (FETÖ/PDY) ve/veya “Paralel Devlet Yapılanması” (PDY) olarak isimlendirilen örgütün 1960'lı yıllarda kurulduğu, büyük bir gizlilik ve takiye içinde Devleti ele geçirmek amacıyla yasadışı faaliyetlerde bulunduğu tespitleri dikkate alındığında, davacıya isnat olunan "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı" bulunması eyleminin, 21/07/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesinden çok daha önceki süreçte de gerçekleştirilmesinin, mümkün olduğu, silahlı terör örgütüne aidiyet, iltisak veya irtibatın bir anda ortaya çıkmasının mümkün olmadığı, örgütün yapılanma yöntemi de göz önünde bulundurulduğunda üyelik, aidiyet, iltisak veya irtibatın uzun bir süreci kapsadığı, yalnızca belli bir terfi dönemiyle sınırlı olarak ortaya çıktığının kabulüne olanak bulunmamaktadır. Olayda; dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla Merkez Değerlendirme Kurulu kararında yer verilen gerekçeler, uyuşmazlık konusu terfi döneminde terfiyi hak eden ve terfi ettirilen personele ilişkin liste ile bu listede yer alan personelin sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturma bilgileri gözönünde bulundurulduğunda; davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday davacı yönünden eşit, objektif ve istikrarlı bir şekilde uygulanmadığı anlaşılmakta ise de, gelinen aşamada meydana gelen yeni hukuki durumlar itibarıyla davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği kapsamında yargılandığı ceza davasında mahkumiyetine karar verildiği ayrıca, 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına sebep olarak gösterilen fiillerin işlem tarihinden önceki dönemleri kapsayabileceği ve bu hususun 2015 yılı terfi dönemindeki liyakat durumunu etkileyebileceğinin dikkate alınması gerektiği açıktır. Bu durumda; mevcut listedeki personelin rütbe terfiine ilişkin olarak yukarıda değinilen hususlar da gözönünde bulundurulmak suretiyle, davacının durumunun davalı idare tarafından liyakat yönünden "yeniden" değerlendirilmesi gerektiği açık olduğundan, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. Ayrıca, verilen bu karar davacının doğrudan bir üst rütbeye terfi ettirilmesi sonucunu da doğurmayacaktır. B) Mahkeme kararının, işlem nedeniyle uğranılan özlük ve parasal haklarının davacıya iadesine ilişkin kısmının incelenmesi: İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı ile ilgili olarak yukarıda yer verilen gerekçemizin, davacının doğrudan terfi ettirilmesi sonucunu doğurmadığı, tespit edilen hususlara göre durumunun yeniden değerlendirilmesine yönelik olduğu ve davacının terfi edip etmeyeceğinin bu değerlendirme sonucunda belirleneceği dikkate alındığında, bu aşamada davacının parasal ve özlük haklarının kabulü yönünde karar verilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, Mahkeme kararının anılan kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN REDDİ ile … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 2. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN KABULÜ ile anılan kararın, işlem nedeniyle uğranılan özlük ve parasal haklarının davacıya iadesine ilişkin hüküm fıkrasının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere 21/05/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden; davacının silahlı terör örgütüne üye olma niteliğindeki suçun, işlem tarihinden önceki dönemleri de kapsayabileceğinin kabulü gerekmekte olup, nitekim; terör örgütüne üye olma suçlamasıyla açılan davada mahkumiyet kararı verildiği ve bu kararın da Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiği de dikkate alındığında, davacının 2015 yılı terfi döneminde komiser rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Emniyet teşkilatında terfi süreçleri personelin rütbesine göre iki ayrı kurul tarafından yürütülür. Merkez Değerlendirme Kurulu; Komiser Yardımcısı, Komiser ve Başkomiserlerin terfi işlemlerini Genel Müdürlük onayıyla toplanarak karara bağlar. Yüksek Değerlendirme Kurulu ise 3201 sayılı Kanun hükümleri gereğince Emniyet Amiri ile Dördüncü ve Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürlerinin terfilerini değerlendirmek ve liyakat koşullarını belirlemek üzere İçişleri Bakanı onayıyla teşekkül ettirilir.

Liyakat Değerlendirmesi ve Verilebilecek Kararlar

Rütbe terfi mevzuatında liyakat, personelin bir üst rütbede yer alan görevlerin gereklerini gereği gibi yerine getirebilme ehliyeti ve niteliği olarak düzenlenmiştir. Terfi kurulunun yapacağı incelemede Personel Dairesi Başkanlığı; personelin sicil bilgileri, bekleme süreleri, performans değerlendirme puanı ortalamaları, ödül ve başarı belgeleri, disiplin ve adli cezaları, sınav başarıları ve yöneticilik eğitimi neticeleri gibi liyakate dayanak oluşturan tüm bilgi ve evrakı kurula sunar.

Danıştay 2. Daire, E. 2021/2426, K. 2021/3942Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/2426 E.  ,  2021/3942 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2426 Karar No : 2021/3942 KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … günlü, E: …, K: … sayılı kararının gerekçesi düzeltilmek suretiyle onanmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 26/02/2018 günlü, E:2016/6938, K:2018/10622 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi gereğince düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem : Dava; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünde başkomiser olarak görev yapan davacı tarafından, 2015 yılı terfi döneminde emniyet amiri rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin 2015/2 sayılı Merkez Değerlendirme Kurulu kararının iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : … İdare Mahkemesince; 10/08/2001 günlü, 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in ilgili maddelerine yer verilerek, terfilerin kıdem ve liyakata göre yapılacağı, 2015 yılı terfi döneminde, durumu görüşülmek üzere değerlendirmeye alınan 126 başkomiser arasından 81 personelin terfi ettirilmesine karar verildiği, hakkında "terfi etmez" kararı verilen davacının, kıdem sıralamasında 56. sırada yer aldığı, 2 adet takdir/taltifinin bulunduğu, bekleme süresi içerisindeki yıllara ait performans puanı ortalamasının 4,98 olduğu, herhangi bir disiplin cezası veya soruşturması bulunduğu yolunda bir kayıt ve iddia bulunmadığı, emniyet amirine hakaret ettiği iddiasıyla hakkında başlatılan idari soruşturma sonucunda ceza tayinine mahal olmadığına karar verildiği, adli soruşturma yönünden açılan ceza davasının ise devam ettiği, yine hakkında başka bir iddiadan ön inceleme ve soruşturma başlatıldığı, buna karşın davacıdan daha kıdemsiz, takdir ve taltifi daha az, sicil notu ortalaması daha düşük olan bazı başkomiserler hakkında "terfi eder" kararı verildiği, gerek dava konusu işlemde gerekse davalı idarece verilen savunmada davacının terfi ettirilmemesine dayanak olarak hukuken geçerli herhangi bir sebep ileri sürülmediği, davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Daire kararının özeti : Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 26/02/2018 günlü, E:2016/6938, K:2018/10622 sayılı kararıyla; … sayılı Merkez Değerlendirme Kurulu kararı ile verilen "terfi etmez" kararının iptali isteminden kaynaklanan uyuşmazlıkta, işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olmayan ve davalı idarece terfi edecek personele uygulanma imkanı da bulunmayan 10/08/2001 günlü, 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine mahkeme kararında yer verilmesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de; İdare Mahkemesince, yalnızca davacının kıdemi esas alınarak değil, takdir/taltifi, bekleme süresi içerisindeki yıllara ait performans puanı ortalaması, disiplin cezası veya soruşturma bilgilerinin, diğer bir ifadeyle, "liyakat" ölçütlerinin, listede yer alıp terfi eden tüm personele kıyasla davacı açısından eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanıp uygulanmadığı değerlendirilerek bir karar verildiği, anılan gerekçelerin hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle Mahkeme kararının gerekçesi düzeltilmek suretiyle onanmasına karar verilmiştir. KARAR DÜZELTME TALEBİNDE BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; kıdem sıralamasında 56. sırada yer alan davacının, üst rütbeye terfi durumu hakkında ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yapılan değerlendirme sonucunda verilen terfi etmez kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 26/02/2018 günlü, E:2016/6938, K:2018/10622 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Başkomiser olarak görev yapan davacı, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Değerlendirme Kurulu kararıyla bir üst rütbeye terfi ettirilmemiştir. Bunun üzerine, anılan kararın iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değişik "Terfi ve atama" başlıklı 55. maddesinde, "…Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılır." hükmü yer almaktadır. Bu maddeye dayanılarak hazırlanan ve 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 4. maddesinde "liyakat", personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliği olarak tanımlanmış; "Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının değerlendirme ve karar usulü" başlıklı 20. maddesinde, "(1) Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurulları, terfi edecek personel hakkında; a) Bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerini, b) Mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerini, c) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarını, ç) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, verilen disiplin cezalarını, d) Hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerini, e) Bu Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarını dikkate alarak belirleyecekleri liyakat koşullarına göre değerlendirerek, edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verirler. (2) Birinci fıkranın (d) bendi kapsamında yapılacak değerlendirmede; soruşturma açılmasına neden olan ihbar ve şikâyetlerin personeli mağdur etmek amacıyla yapıldığı yönünde Kurul üyelerinde kanaat oluşması halinde, yapılan soruşturma ve kovuşturmalar dikkate alınmaz. (3) Liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında; terfi edeceği rütbede boş kadro bulunması halinde 'Terfi eder.', boş kadro bulunmaması halinde 'Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez.' kararı verilir. Bir üst rütbeye terfi etmek için yetersiz görülen personel hakkında ise 'Terfi etmez.' kararı verilir." hükmüne; "Kurullara hazırlık ve toplanma zamanı" başlıklı 21. maddesinde ise, "(1) Genel Müdürlük Personel Dairesi Başkanlığı tarafından; a) Yıl içinde terfi edecek polis amirlerinin sicili, adı, soyadı, rütbesi, grubu, bulundukları rütbedeki bekleme süreleri, bulunduğu rütbe ve üst rütbeye terfi tarihleri, performans değerlendirme puanlarının ortalaması, bulunduğu rütbedeki cezaları, başarı ve üstün başarı belgeleri, rütbede değerlendirilmeyecek süre ve sebepleri, yazılı ve sözlü sınav sonuçları, yöneticilik ile ilgili hizmetiçi eğitim başarı durumları ve liyakate esas alınacak diğer bilgi ve belgeler ilgili değerlendirme kuruluna sunulur." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : 3201 sayılı Kanun'un 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesi ve Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında; rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise yalnızca liyakate göre yapılacağı anlaşılmaktadır. Buna göre, rütbelere terfi ettirilecek personelden; liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında kadro bulunması halinde "terfi eder" kararı, kadro bulunmaması halinde "kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez" kararı, bir üst rütbeye terfi etmek için liyakat yönünden yeterli görülmeyen personel hakkında ise “terfi etmez” kararı verilmesi; personelin liyakat koşullarına göre değerlendirilmesinde ise, bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme notunun, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerinin, mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerinin, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezaları ile disiplin cezalarının, hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerinin ve Yönetmelik'te belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarının bir bütün halinde dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca, söz konusu terfi değerlendirmesi yapılırken davalı idarenin, ilgili personelin bir üst rütbeye terfi ettirilmesi konusunda takdir yetkisi bulunduğu açık ise de, bu yetkinin, yukarıda belirtilen kapsamda uygulanması sırasında eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması, hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Bir başka anlatımla, terfi incelemesine tabi tutulan personelin yer aldığı liste incelendiğinde; liyakatı belirleyen unsurların birlikte değerlendirilmesi sonucunda, listede yer almasına rağmen terfi ettirilmeyen davacıya göre, açıkça olumsuz yönde bir farkı bulunduğu anlaşılan bir veya birden fazla personelin rütbe terfii yapılırken, davacı hakkında liyakat nedeniyle terfi etmez kararı verilmesi, eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulama olarak kabul edilemeyecektir. Uyuşmazlıkta, 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'te, rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise yalnızca liyakate göre yapılacağı düzenlenmiş olmasına rağmen, Mahkemece, yürürlükten kalkan Yönetmelik esas alınarak ve artık terfi değerlendirmesi için bir koşul olmayan kıdem açısından terfi eden diğer personelle davacı arasında bir kıyaslama yapılarak karar verilmesinde yukarıda anılan mevzuata uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesince yalnızca liyakata göre karar verilmesi gerekirken kıdem ve liyakata göre değerlendirme yapılmışsa da, davacının liyakat nedeniyle üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemin hukuka uygun olup olmadığı denetlenirken, tüm liyakat koşulları araştırılıp bu koşulların, kıdem dikkate alınmaksızın terfi listesinde yer alıp terfi eden tüm personele kıyasla davacı açısından eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanıp uygulanmadığı değerlendirilerek karar verilmek suretiyle, terfilerin liyakate göre yapılacağı yolundaki yukarıda anılan mevzuat hükümleri bağlamında hukuki denetim yapıldığı görülmektedir. Bu itibarla, İdare Mahkemesince, bahse konu liyakat değerlendirmesinin hukuki denetiminin yapılması sonucunda idarece personel arasında liyakat yönünden objektif davranılmadığı sonucuna ulaşılarak dava konusu işlemin iptali, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. … İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun bulunan … günlü, E: … , K: … sayılı kararın YUKARIDA BELİRTİLEN GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Temyiz ve karar düzeltme giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurulları; personelin rütbesindeki performans puanlarını, başarı ve üstün başarı belgelerini, mesleki tecrübe, bilgi, beceri ve davranışlarını, affa uğramış olsa dahi adli mercilerce verilen mahkumiyetleri ve disiplin cezalarını, devam eden soruşturma ve kovuşturma kayıtlarını ve sınav sonuçlarını bir bütün halinde gözeterek edinecekleri kanaate göre oy çokluğuyla karar verir. Yapılan değerlendirmede liyakatli bulunan personel hakkında boş kadro varsa 'terfi eder', boş kadro yoksa 'kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez' kararı verilirken, üst rütbeye atanma niteliklerini taşımadığı değerlendirilen personel hakkında 'terfi etmez' kararı oluşturulur.

Takdir Yetkisinin Sınırları ve Eşitlik İlkesi

İdarenin rütbe terfi işlemlerinde takdir yetkisi bulunmakla beraber bu yetki mutlak ve sınırsız değildir; kamu yararı, eşitlik, objektiflik ve istikrar ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Danıştay 2. Dairesinin emsal kararlarında (örneğin E. 2021/1724, K. 2022/5151; E. 2021/2426, K. 2021/3942; E. 2024/974, K. 2024/3076) açıkça vurgulandığı üzere, terfi listesindeki verilere kıyasla daha çok sayıda veya daha ağır disiplin cezası almış, daha düşük performans notuna ve daha az başarı belgesine sahip personel üst rütbeye terfi ettirilirken, durumu bu kişilere göre olumlu veya farksız olan personel hakkında 'terfi etmez' kararı tesis edilmesi eşit ve objektif uygulama ilkesine aykırıdır.

Danıştay 2. Daire, E. 2021/1901, K. 2022/4999Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/1901 E.  ,  2022/4999 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1901 Karar No : 2022/4999 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın iptale ilişkin kısmının, davalı idare tarafından dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; … İlçe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirliğinde büro amir yardımcısı olarak görev yapan davacının, Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Değerlendirme Kurulunun 2015/2 sayılı kararıyla komiser yardımcısı rütbesinden komiser rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin iptali ile maaş farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; bulunduğu rütbedeki zorunlu çalışma süresini tamamlayan ve terfi incelemesine tabi tutulan personelin yer aldığı bir liste incelendiğinde; listede yer almasına rağmen terfi ettirilmediği için bu işlemi dava konusu eden bir ilgiliye (davacıya) göre, daha kıdemli olması nedeniyle listede ilgilinin önünde yer alan; ancak, ilgiliye göre, örneğin "daha çok sayıda" ve/veya "daha ağır" disiplin cezası aldığı anlaşılan bir veya birden fazla personelin rütbe terfii yapılırken, ilgilinin rütbe terfii yaptırılmamasının, eşit ve objektif bir uygulama olarak kabul edilemeyeceği, aynı durumun; ilgiliden daha kıdemsiz olması nedeniyle anılan listede ilgiliden sonra yer alan, ancak ilgiliye göre daha çok sayıda ve/veya daha ağır disiplin veya hapis cezası aldığı görülen bir veya birden fazla personelin üst rütbeye terfii yapılırken, ilgilinin terfi ettirilmemesi işlemi için de geçerli olduğu, Merkez Değerlendirme Kurulu kararında yer verilen gerekçeler, uyuşmazlık konusu terfi döneminde terfiyi hak eden ve terfi ettirilen personele ilişkin liste ile bu listede yer alan personelin kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturma bilgileri gözönünde bulundurulduğunda; davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, yukarıda değinilen hususlar da gözönünde bulundurulmak suretiyle, davalı idare tarafından davacının durumu "yeniden" değerlendirileceğinden maaş farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden ise davanın reddine hükmedilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; komiser yardımcısı rütbesinden komiser rütbesine terfi durumu değerlendirmeye alınan ve davacıdan daha kıdemli olmasına rağmen terfi ettirilmeyen personel bulunduğu, terfi listesinde 282. sırada yer alan davacının terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından; Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Komiser yardımcısı olarak görev yapan davacı, 2015/2 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Değerlendirme Kurulu kararıyla bir üst rütbeye terfi ettirilmemiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile yoksun kaldığı maaş haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değişik "Terfi ve atama" başlıklı 55. maddesinde, "…Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılır." hükmü yer almaktadır. Bu maddeye dayanılarak hazırlanan ve 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 4. maddesinde "liyakat", personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliği olarak tanımlanmış; "Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının değerlendirme ve karar usulü" başlıklı 20. maddesinde, "(1) Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurulları, terfi edecek personel hakkında; a) Bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerini, b) Mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerini, c) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarını, ç) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, verilen disiplin cezalarını, d) Hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerini, e) Bu Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarını dikkate alarak belirleyecekleri liyakat koşullarına göre değerlendirerek, edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verirler. (2) Birinci fıkranın (d) bendi kapsamında yapılacak değerlendirmede; soruşturma açılmasına neden olan ihbar ve şikâyetlerin personeli mağdur etmek amacıyla yapıldığı yönünde Kurul üyelerinde kanaat oluşması halinde, yapılan soruşturma ve kovuşturmalar dikkate alınmaz. (3) Liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında; terfi edeceği rütbede boş kadro bulunması halinde 'Terfi eder.', boş kadro bulunmaması halinde 'Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez.' kararı verilir. Bir üst rütbeye terfi etmek için yetersiz görülen personel hakkında ise 'Terfi etmez.' kararı verilir." hükmüne; "Kurullara hazırlık ve toplanma zamanı" başlıklı 21. maddesinde ise, "(1) Genel Müdürlük Personel Dairesi Başkanlığı tarafından; a) Yıl içinde terfi edecek polis amirlerinin sicili, adı, soyadı, rütbesi, grubu, bulundukları rütbedeki bekleme süreleri, bulunduğu rütbe ve üst rütbeye terfi tarihleri, performans değerlendirme puanlarının ortalaması, bulunduğu rütbedeki cezaları, başarı ve üstün başarı belgeleri, rütbede değerlendirilmeyecek süre ve sebepleri, yazılı ve sözlü sınav sonuçları, yöneticilik ile ilgili hizmetiçi eğitim başarı durumları ve liyakate esas alınacak diğer bilgi ve belgeler ilgili değerlendirme kuruluna sunulur." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda yer verilen Kanun ve Yönetmelik kurallarının birlikte değerlendirilmesinden; polis amirlerinin üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceği konusundaki temel ölçütün liyakat olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, rütbelere terfi ettirilecek personelden; liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında kadro bulunması halinde "terfi eder" kararı, kadro bulunmaması halinde "kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez" kararı, bir üst rütbeye terfi etmek için liyakat yönünden yeterli görülmeyen personel hakkında ise “terfi etmez” kararı verilmesi gerekmektedir. Personelin liyakat koşullarına göre değerlendirilmelerinde ise; bulunduğu rütbedeki sicil veya performans değerlendirme notunun, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerinin, mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerinin, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezaları ile disiplin cezalarının, hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerinin ve Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarının bir bütün halinde dikkate alınması gerekmektedir. Dava konusu uyuşmazlıkta, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı sebebiyle, 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı, kamu görevine iade edilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, davanın reddine hükmedildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, istinaf isteminin reddine karar verildiği, diğer taraftan; davacı hakkında "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçu nedeniyle açılan ceza davasında, … Ağır Ceza Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla, davacının mahkumiyetine hükmedildiği, istinaf başvurusunun da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği, halen dosyanın Yargıtayda temyiz incelemesi aşamasında olduğu görülmüştür. Bilindiği üzere, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargısal denetiminin, kural olarak söz konusu işlemlerin tesis edildikleri tarihteki hukuki duruma göre yapılması esas ise de, dava konusu edilen işlemlerin niteliğine göre idari işlemin tesis edildiği tarihten önceki dönemi ilgilendirmesi koşuluyla, yargılama sürecinde veya daha sonra ortaya çıkan tüm bilgi ve belgelerin işlemin hukuka uygunluk denetiminde göz önünde bulundurulması gerekmektedir. "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçu, ani suçlardan farklı olarak niteliği itibarıyla temadi eden yani eylemin sürekliliği nedeniyle kesintisiz devam eden suçlardan olup, yakalanma ile temadi kesileceğinden, şüpheli şahıs yakalanana kadar şüphelinin bu kapsamda gerçekleştirdiği eylemler de suç olmaya devam eder. Nitekim, Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun … tarih ve E:… sayılı kararında; Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ/PDY) ve/veya “Paralel Devlet Yapılanması” (PDY) olarak isimlendirilen örgütün 1960'lı yıllarda kurulduğu, büyük bir gizlilik ve takiye içinde Devleti ele geçirmek amacıyla yasadışı faaliyetlerde bulunduğunun belirtildiği dikkate alındığında, davacıya isnat olunan "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçunun, 21/07/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesinden çok daha önceki süreçte de işlenmesinin mümkün olduğu, silahlı terör örgütüne üyelik, aidiyet, iltisak veya irtibatın bir anda ortaya çıkmasının mümkün olmadığı, örgütün yapılanma yöntemi de göz önünde bulundurulduğunda üyelik, mensubiyet, iltisak veya irtibatın uzun bir süreci kapsadığı sonucuna varılmıştır. Davalı idarenin, ilgili personelin bir üst rütbeye terfi ettirilmesi konusunda takdir yetkisi bulunduğu açık ise de; bu yetkinin, mevzuatta öngörülen ölçütler gözetilerek kullanılması, belirtilen ölçütlerin terfi işlemlerinde uygulanması sırasında da eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması, hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın yapılıp yapılmadığının ise, ancak, söz konusu ölçütlerin, terfi işlemlerinde nasıl dikkate alındığının idarece açıklanması sonucunda anlaşılabileceği açıktır. Belli bir tarihe kadar bulunduğu rütbedeki zorunlu çalışma süresini tamamlayan ve terfi incelemesine tabi tutulan personelin yer aldığı liste incelendiğinde; listede yer almasına rağmen terfi ettirilmediği için bu işlemi dava konusu eden bir ilgiliye (davacıya) göre, örneğin "daha çok sayıda" ve/veya "daha ağır" disiplin cezası aldığı ve daha az sayıda başarı belgesi ve ödül ile daha düşük performans değerlendirme puanına sahip (listenin son sırasında bulunan personel de dahil) bir veya birden fazla personelin rütbe terfii yapılırken, ilgilinin (davacının) rütbe terfii yaptırılmaması, eşit ve objektif bir uygulama olarak kabul edilemez. Aynı durumun; anılan listede yer alan, ancak ilgiliye (davacıya) göre daha çok sayıda ve/veya daha ağır disiplin cezası aldığı ve davacıdan daha az sayıda başarı belgesi ve ödül ile daha düşük performans değerlendirme puanına sahip olduğu görülen bir veya birden fazla personelin üst rütbeye terfii yapılırken, ilgilinin (davacının) terfi ettirilmemesi işlemi için de geçerli olduğu tartışmasızdır. Olayda; dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla Merkez Değerlendirme Kurulu kararında yer verilen gerekçeler, uyuşmazlık konusu terfi döneminde terfiyi hak eden ve terfi ettirilen personele ilişkin liste ile bu listede yer alan personelin sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturma bilgileri göz önünde bulundurulduğunda; davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday davacı yönünden eşit, objektif ve istikrarlı bir şekilde uygulanmadığı anlaşılmakta ise de, gelinen aşamada meydana gelen yeni hukuki durumlar, davacı hakkında … Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:… sayılı esasına kayıtlı olarak açılan ceza davasında verilen mahkumiyet kararı ile bu karara konu fiillerin; temadi etmesi, nitelik ve ağırlığı ile örgütün büyük bir gizlilik ve takiye içinde Devleti ele geçirmek amacıyla yasadışı faaliyetlerde bulunduğu da dikkate alındığında, 2015 yılı terfi dönemine etkisinin olacağı açıktır. Bu durumda; mevcut listedeki personelin rütbe terfiine ilişkin olarak yukarıda değinilen hususlar da göz önünde bulundurulmak suretiyle, idarece davacının durumunun liyakat yönünden "yeniden" değerlendirilmesi gerektiği açık olduğundan, İdare Mahkemesinin temyize konu kısmen iptale yönelik kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. Ayrıca, verilen bu karar davacının doğrudan bir üst rütbeye terfi ettirilmesi sonucunu da doğurmayacaktır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın iptale ilişkin kısmının, YUKARIDA BELİRTİLEN GEREKÇEYLE ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden; 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat, iltisak yahut üyelik durumunun, dava konusu işlem tarihinden önceki dönemleri de kapsayabileceğinin kabulü gerekmekte olup, nitekim; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla adli yargıda açılan ceza davasında davacı hakkında mahkumiyet kararı verildiği dikkate alındığında, davacının 2015 yılı terfi döneminde komiser rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.

Yürürlükteki yasal düzenlemelerde rütbe terfiinin kurullarda görüşülmesi kıdeme, terfi kararı ise münhasıran liyakate bağlandığından, yürürlükten kalkmış yönetmeliklerde yer alan kıdem ölçütü üzerinden personeller arasında kıyaslama yapılarak hukuka uygunluk denetimi kurulması yargı kararlarında isabetli kabul edilmemektedir.

İdari işlemlerin yargısal denetimi kural olarak işlemin tesis edildiği andaki hukuki duruma göre yapılmaktadır. Bununla birlikte, idari işlemin tesisinden önceki döneme ilişkin olması şartıyla, yargılama aşamasında veya sonradan temin edilen tüm bilgi ve belgelerin hukuka uygunluk incelemesinde dikkate alınması zorunludur. Nitekim temadi eden suçlar kapsamında işlem tarihinden sonra ortaya çıkan eylemler ve kesinleşen mahkumiyetler de geçmiş terfi dönemine yönelik liyakat değerlendirmesinde idarece gözetilebilmektedir.

Danıştay 2. Daire, E. 2021/914, K. 2022/4996Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/914 E.  ,  2022/4996 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/914 Karar No : 2022/4996 KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR : 1- (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … 2- (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, taraflarca dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Dava; … İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğünde komiser yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında verilen Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Değerlendirme Kurulunun … gün ve … sayılı, liyakat yönünden "Terfi etmez" kararının iptali ile maaş farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: … İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; uyuşmazlık konusu terfi döneminde terfiyi hak eden ve terfi ettirilen personele ilişkin liste ile bu listede yer alan personelin kıdem, sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmişte alınmış cezalar, geçirilen ve devam eden soruşturma bilgileri gözönünde bulundurulduğunda; davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, işlemin hukuka aykırılığının saptanmış olmasının davacının doğrudan üst rütbeye terfi ettirilmesi sonucunu doğurmayacağı, davalı idarece davacının durumunun "yeniden" değerlendirilerek ayrıca bir işlem tesis edileceği, bu haliyle davacının parasal hak kaybından da söz edilemeyeceği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının maaş farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden ise davanın reddine hükmedilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davalı İdarenin İddiaları: Kamu yararı ve Emniyet Teşkilatının nitelikli amir ihtiyacı göz önünde bulundurularak liyakatli personelin belirlendiği, kadro durumu da dikkate alınarak liyakatli personel arasından en liyakatli olanların bir üst rütbeye terfi ettirilmesinin amaçlandığı, tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir. 2- Davacının İddiaları: Maaş farkları yönünden hukuka aykırı karar verildiği ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının aleyhine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir. TARAFLARIN CEVAPLARI : 1- Davalı İdarenin Cevabı : Dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı, davacının FETÖ/PDY terör örgütü soruşturmaları kapsamında görevden uzaklaştırıldığı, 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle de kamu görevinden çıkarıldığı belirtilmiştir. 2- Davacının Cevabı : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının esasına yönelik temyiz istemlerinin reddi ile Mahkeme kararının gerekçeli olarak onanması; davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik davacının temyiz talebinin kabulüyle, bu kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı, komiser yardımcısı olarak görev yapmakta iken, … gün ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Değerlendirme Kurulu kararıyla bir üst rütbeye terfi ettirilmemiştir. Bunun üzerine, anılan kararın iptali ile yoksun kaldığı özlük ve maaş farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değişik "Terfi ve atama" başlıklı 55. maddesinde, "…Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılır." hükmü yer almaktadır. Bu maddeye dayanılarak hazırlanan ve 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 4. maddesinde "liyakat", personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliği olarak tanımlanmış; "Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının değerlendirme ve karar usulü" başlıklı 20. maddesinde, "(1) Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurulları, terfi edecek personel hakkında; a) Bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerini, b) Mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerini, c) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezalarını, ç) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, verilen disiplin cezalarını, d) Hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerini, e) Bu Yönetmelikte belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarını dikkate alarak belirleyecekleri liyakat koşullarına göre değerlendirerek, edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verirler. (2) Birinci fıkranın (d) bendi kapsamında yapılacak değerlendirmede; soruşturma açılmasına neden olan ihbar ve şikâyetlerin personeli mağdur etmek amacıyla yapıldığı yönünde Kurul üyelerinde kanaat oluşması halinde, yapılan soruşturma ve kovuşturmalar dikkate alınmaz. (3) Liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında; terfi edeceği rütbede boş kadro bulunması halinde 'Terfi eder.', boş kadro bulunmaması halinde 'Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez.' kararı verilir. Bir üst rütbeye terfi etmek için yetersiz görülen personel hakkında ise 'Terfi etmez.' kararı verilir." hükmüne; "Kurullara hazırlık ve toplanma zamanı" başlıklı 21. maddesinde ise, "(1) Genel Müdürlük Personel Dairesi Başkanlığı tarafından; a) Yıl içinde terfi edecek polis amirlerinin sicili, adı, soyadı, rütbesi, grubu, bulundukları rütbedeki bekleme süreleri, bulunduğu rütbe ve üst rütbeye terfi tarihleri, performans değerlendirme puanlarının ortalaması, bulunduğu rütbedeki cezaları, başarı ve üstün başarı belgeleri, rütbede değerlendirilmeyecek süre ve sebepleri, yazılı ve sözlü sınav sonuçları, yöneticilik ile ilgili hizmetiçi eğitim başarı durumları ve liyakate esas alınacak diğer bilgi ve belgeler ilgili değerlendirme kuruluna sunulur." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Mahkeme kararının esasına yönelik tarafların temyiz istemlerine ilişkin olarak; 3201 sayılı Kanun'un 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesi ve Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında; rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise yalnızca liyakate göre yapılacağı anlaşılmaktadır. Buna göre, rütbelere terfi ettirilecek personelden; liyakatli olduğu değerlendirilen personel hakkında kadro bulunması halinde "terfi eder" kararı, kadro bulunmaması halinde "kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez" kararı, bir üst rütbeye terfi etmek için liyakat yönünden yeterli görülmeyen personel hakkında ise “terfi etmez” kararı verilmesi; personelin liyakat koşullarına göre değerlendirilmesinde ise, bulunduğu rütbedeki performans değerlendirme notunun, başarı ve üstün başarı belgesi bilgilerinin, mesleki bilgi, beceri ve davranışları ile geçmiş hizmetlerinin, bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen cezaları ile disiplin cezalarının, hakkında devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma bilgilerinin ve Yönetmelik'te belirtilen sınavlar sonucunda elde ettiği başarı durumlarının bir bütün halinde dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca, söz konusu terfi değerlendirmesi yapılırken davalı idarenin, ilgili personelin bir üst rütbeye terfi ettirilmesi konusunda takdir yetkisi bulunduğu açık ise de, bu yetkinin, yukarıda belirtilen kapsamda uygulanması sırasında eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulamanın sağlanması, hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Bir başka anlatımla, terfi incelemesine tabi tutulan personelin yer aldığı liste incelendiğinde; liyakatı belirleyen unsurların birlikte değerlendirilmesi sonucunda, listede yer almasına rağmen terfi ettirilmeyen davacıya göre, açıkça olumsuz yönde bir farkı bulunduğu anlaşılan bir veya birden fazla personelin rütbe terfii yapılırken, davacı hakkında liyakat nedeniyle terfi etmez kararı verilmesi, eşit, objektif ve istikrarlı bir uygulama olarak kabul edilemeyecektir. Uyuşmazlıkta, 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'te, rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise yalnızca liyakate göre yapılacağı düzenlenmiş olmasına rağmen, Mahkemece, yürürlükten kalkan Yönetmelik esas alınarak ve artık terfi değerlendirmesi için bir koşul olmayan kıdem açısından terfi eden diğer personelle davacı arasında bir kıyaslama yapılarak karar verilmesinde yukarıda anılan mevzuata uyarlık bulunmamaktadır. Dava konusu uyuşmazlıkta, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı sebebiyle, 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarıldığı, kamu görevine iade edilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla, davanın reddine hükmedildiği, diğer taraftan; davacı hakkında "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçu nedeniyle açılan ceza davasında, …. Ağır Ceza Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararla, davacının mahkumiyetine hükmedildiği, istinaf başvurusunun da … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği, halen dosyanın Yargıtayda temyiz incelemesi aşamasında olduğu görülmüştür. Bilindiği üzere, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargısal denetiminin, kural olarak söz konusu işlemlerin tesis edildikleri tarihteki hukuki duruma göre yapılması esas ise de, dava konusu edilen işlemlerin niteliğine göre idari işlemin tesis edildiği tarihten önceki dönemi ilgilendirmesi koşuluyla, yargılama sürecinde veya daha sonra ortaya çıkan tüm bilgi ve belgelerin işlemin hukuka uygunluk denetiminde göz önünde bulundurulması gerekmektedir. "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçu, ani suçlardan farklı olarak niteliği itibarıyla temadi eden yani eylemin sürekliliği nedeniyle kesintisiz devam eden suçlardan olup, yakalanma ile temadi kesileceğinden, şüpheli şahıs yakalanana kadar şüphelinin bu kapsamda gerçekleştirdiği eylemler de suç olmaya devam eder. Nitekim, Yargıtay … Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun … tarih ve E:… sayılı kararında; Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ/PDY) ve/veya “Paralel Devlet Yapılanması” (PDY) olarak isimlendirilen örgütün 1960'lı yıllarda kurulduğu, büyük bir gizlilik ve takiye içinde Devleti ele geçirmek amacıyla yasadışı faaliyetlerde bulunduğunun belirtildiği dikkate alındığında, davacıya isnat olunan "FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçunun, 21/07/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hal ilan edilmesinden çok daha önceki süreçte de işlenmesinin mümkün olduğu, silahlı terör örgütüne üyelik, aidiyet, iltisak veya irtibatın bir anda ortaya çıkmasının mümkün olmadığı, örgütün yapılanma yöntemi de göz önünde bulundurulduğunda üyelik, mensubiyet, iltisak veya irtibatın uzun bir süreci kapsadığı sonucuna varılmıştır. Dava dosyası ile 31/12/2015 Tarihine Kadar Bulunduğu Rütbedeki Zorunlu Çalışma Süresini Tamamlayan Komiser Yardımcısı Listesinin incelenmesinden; 2015 yılı terfi döneminde durumu görüşülmek üzere değerlendirmeye alınan 546 komiser yardımcısı arasından 246 personelin terfi ettirilmesine karar verildiği; hakkında "terfi etmez" kararı verilen davacının performans puanının 4,56 olduğu, 4 adet başarı/ödül belgesi bulunduğu, terfi dönemi içerisinde herhangi bir adli veya disiplin cezasının bulunmadığı; aynı listede yer alan ve davacıdan daha düşük performans puanı olanların terfi ettirildiği, bu haliyle davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday davacı yönünden eşit, objektif ve istikrarlı bir şekilde uygulanmadığı anlaşılmakta ise de; gelinen aşamada meydana gelen yeni hukuki durumlar itibarıyla davacının 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmasına ve mahkumiyetine konu fiilinin (silahlı terör örgütüne aidiyet, iltisak veya irtibatının bulunması) temadi etmesi, nitelik ve ağırlığı gözetilerek davalı idarece, davacının aldığı sicil, ödül ve takdirnameler, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışları, örgütün büyük bir gizlilik ve takiye içinde Devleti ele geçirmek amacıyla yasadışı faaliyetlerde bulunduğu da dikkate alındığında, 2015 yılı terfi döneminde, mevcut listedeki personelin rütbe terfiine ilişkin olarak yukarıda değinilen hususlar da gözönünde bulundurularak, davacının durumunun liyakat yönünden "yeniden" değerlendirilmesi gerektiği açık olduğundan, temyize konu İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. Ayrıca, verilen bu karar, davacının doğrudan bir üst rütbeye terfi ettirilmesi sonucunu da doğurmayacaktır. Öte yandan, idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın davanın reddine yönelik kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamaktadır. Mahkeme kararının yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmına yönelik davacının temyiz istemine gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde ise; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un ''Kararlarda bulunacak hususlar'' başlığını taşıyan 24. maddesinin (f) bendinde; kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği, 31. maddesinin göndermede bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde de; davaya göre Kanun uyarınca takdir olunacak vekalet ücretlerinin yargılama giderlerinden olduğu, 326. maddesinin birinci fıkrasında; kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, 330. maddesinde; davayı kaybeden taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedileceği, 331. maddesinin 1. fıkrasında ise; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedileceği kuralına yer verilmiştir. Bilindiği üzere, yargılama sonucu bir tarafa yargılama giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o tarafın, dava açmak ya da dava açılmasına sebebiyet vermek suretiyle karşı tarafın yargılama masrafı yapmasına neden olmasıdır. Somut olayda, davacının "komiser rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlem" hakkında "yeniden değerlendirme yapılması gerektiği" gerekçesiyle iptal kararı verilmiştir. Bu işleme bağlı olan maaş farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebi ile ilgili olarak ise, "davacının terfi edip etmeyeceğinin yeniden değerlendirilmesi sonucunda belirlenecek olması nedeniyle, bu aşamada davacının parasal hak kaybının varlığından söz edilemeyeceği" gerekçesiyle söz konusu kısım yönünden davanın reddi yolunda hüküm kurulmuştur. Ancak, bu "ret hükmü" işlemin hukuka uygunluğunu saptayan ya da davacının haksız olduğunu ortaya koyan nitelikte bir hüküm olmayıp, yalnızca konuyla ilgili henüz karar verilemeyeceğini tespit etmektedir. Başka bir ifade ile davanın esası hakkında bir karar verilmiş değildir. Bu itibarla, parasal hak talebinin bağlı olduğu işlem hakkında iptal kararı verildiği ve temyizen incelenen kararda, dava konusu maaş farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi talebi hakkında "hukuka aykırılık" yolunda bir tespit yapılmadığı dikkate alındığında, yargılama giderlerinin bir kısmının davacı üzerinde bırakılarak, davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan, düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, İdare Mahkemesince verilen kararın hüküm fıkrasında yer alan "…aşağıda dökümü yapılan 165,00-TL yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre takdiren 100,00-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, diğer yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine, …" ibaresinin "…aşağıda dökümü yapılan toplam 165,00-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, …" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. …. İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ ile yukarıda yer verilen gerekçeyle ONANMASINA oyçokluğuyla, 2. Anılan kararın; işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaş farklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemine yönelik davanın reddine ilişkin kısmı yönünden DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN REDDİ ile ONANMASINA oybirliğiyle, KISMEN KABULÜ ile yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik hüküm fıkrasının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA oyçokluğuyla, 3. Temyiz aşamasında davalı idarece yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin yarısının davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan diğer yarısının ise üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/10/2022 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : Dosyanın incelenmesinden; 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat, iltisak yahut üyelik durumunun, dava konusu işlem tarihinden önceki dönemleri de kapsayabileceğinin kabulü gerekmekte olup, nitekim; FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla adli yargıda açılan ceza davasında davacı hakkında mahkumiyet kararı verildiği dikkate alındığında, davacının 2015 yılı terfi döneminde komiser rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüyle, Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum. (XX) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinde; "1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükmüne yer verilmiştir. Temyiz incelemesinde; incelemeye tabi karardaki gerekçenin değiştirilmesi veya maddi hata ve yanlışlıkların düzeltilmesi, eksikliklerin tamamlanması mümkün olmakla birlikte, hükmün sonucunu, kapsamını değiştirecek şekilde düzeltme yapılması mümkün bulunmamaktadır. Bu husus, yukarıda belirtildiği üzere 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunmayıp; kararın bozulmasını gerektiren "hukuka aykırılık" teşkil etmektedir. Bu sebeple, İdare Mahkemesi kararının, haksızlığı yolunda bir tespiti yapılmayan davacı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının, Mahkemece yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan düzeltilerek onama kararına katılmıyoruz.

Soruşturma ve İhbarların Terfi Sürecine Etkisi

Personel hakkında yürütülmekte olan adli veya idari soruşturmaların mevcudiyeti terfi kurullarında liyakat kriteri bağlamında değerlendirmeye alınabilmektedir. Ancak terfi mevzuatındaki açık düzenleme gereği, personelin hakkında soruşturma açılmasına yol açan ihbar ve şikayetlerin ilgiliyi kasıtlı olarak mağdur etme gayesi taşıdığı yönünde kurul üyelerinde kanaat belirmesi durumunda, bu soruşturma ve kovuşturma bilgileri terfi değerlendirmesinde aleyhe dikkate alınmaz.

Danıştay 5. Dairesinin E. 2016/19745, K. 2020/4352 sayılı kararında da belirtildiği üzere, ilgilinin affa uğramış cezaları ile süregelen adli ve idari soruşturmalarının değerlendirme kurulunca incelenmesi tek başına üst norma aykırılık teşkil etmez; kurul toplantı tarihi itibarıyla devam eden soruşturmalara konu fiillerin niteliği, ağırlığı ve görevin gerekleriyle bağdaşabilirliği gözetilerek terfi ettirmeme yönünde işlem tesis edilmesi hukuka uygun görülebilmektedir.

Danıştay 5. Daire, E. 2016/19745, K. 2020/4352Kaynağı aç
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2016/19745 E.  ,  2020/4352 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2016/19745 Karar No : 2020/4352 DAVACI : … DAVALILAR :1- … Bakanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. … 2- … Genel Müdürlüğü DAVANIN KONUSU : 1. 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan davacının, 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmektedir. 2. Bu işlemin dayanağı olan ve 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 22. ve 25. maddelerinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu Yönetmelik düzenlemelerinin, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 55. maddesi ile Anayasa'nın 124. maddesine aykırı olduğu, Kanun'la getirilen düzenlemelere ek şartların Yönetmelik ile getirilemeyeceği, Kanun'la öngörülmeyen ve Af Kanunu kapsamına giren olayların aleyhine değerlendirilmesine imkan bulunmadığı, ayrıca dava konusu işlem tesis edilirken subjektif davranıldığı ve adil hareket edilmediği ileri sürülmüştür. DAVALILARIN SAVUNMASI: İçişleri Bakanlığı tarafından; dava konusu Yönetmelik'in, Anayasa'nın 124. maddesi ile davalı idareye tanınan takdir yetkisi uyarınca ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'na dayanılarak hazırlandığı, iptali istenen Yönetmelik hükümlerinde ve kıdem ve liyakat ilkelerine uygun tesis edilen dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; dava konusu Yönetmelik'in, Anayasa'nın 124. maddesi ile davalı idareye tanınan takdir yetkisi uyarınca ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'na dayanılarak hazırlandığı, iptali istenen Yönetmelik hükümlerinde ve kıdem ve liyakat ilkelerine uygun tesis edilen dava konusu işlemde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, ikinci sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta olan davacı tarafından üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin 10.5.2014 tarihli Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ve bu işlemin dayanağı olan 10.8.2001 günlü, 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmeliğin 22. ve 25. maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır. 10.8.2001 günlü, 24489 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik, 10.5.2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 41. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olduğundan davaya konu yönetmelik hükümlerinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. Davacının birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali istemine gelince; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 4638 sayılı Yasa ile değişik 55. maddesinde; terfilerin kıdem ve liyakata göre yapılacağı, her bir rütbe için belirlenen zorunlu bekleme süreleri sonunda bir üst rütbeye terfi edebilmek için bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanı alınması ve bir üst rütbede boş kadronun olması gerektiği; kıdem sırasının her yıl duyurulacağı; polis amirlerinin bir üst rütbeye terfiinde bu rütbedeki fiili çalışma süresinin ve kıdem sırasının tesbitinde bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı hükme bağlanmıştır. Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan ve anılan Yasa'ya dayanılarak çıkartılan ve 10.8.2001 gün ve 24489 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinde; “Kıdem” bir rütbede geçen fiili çalışma süresi; 'liyakat'' ise ''Personelin; performans değerlendirmesi, mesleki bilgi ve becerisi, liderlik ve yöneticilik özellikleri, geçmiş hizmetleri, ödül ve ceza durumu, adli veya idari soruşturmaları, mesleki ve bilimsel çalışmaları ile psikolojik ve fiziksel durumu gibi niteliklerinin yetkili değerlendirme kurulunca değerlendirilerek terfi edeceği rütbenin gereklerine uygunluğunun belirleneceği terfi yeterliliği'' şeklinde tanımlanmış, 9. maddesinde, polis amirlerinin rütbelere terfilerinin bu Yönetmeliğin 11. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla kıdem ve liyakata göre yapılacağı vurgulanmış olup; 11. maddesinde, rütbe yükselme şartları belirtilmiş, 22. maddesinde ise; Yüksek Değerlendirme Kurulunun, üst rütbeye yükselmek için, kıdem şartlarını yerine getirmiş Emniyet Amirleri ile 4 üncü, 3. ve 2. Sınıf Emniyet Müdürlerinin liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro miktarına göre sıralayarak terfilerini ve 2. meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmakla görevli olduğu, 25. maddesinde de; Yüksek Değerlendirme Kurulu üyeleri: 22. maddede belirtilen terfi edecek personel hakkında; a) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiillerini, b) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarına veya soruşturma bilgilerini ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerini, c) Performans değerlendirme, ödül ve başarı belgesi bilgilerini, d) Meslek içerisindeki bilgi, beceri ve davranışlarını, değerlendirerek edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verirler." kuralı yer almıştır. Yukarıda belirtilen mevzuatın değerlendirilmesinden; Yüksek Değerlendirme Kurulunun, bir amirin üst rütbeye terfi ettirilip ettirilemeyeceği hususundaki değerlendirmesini, ilgili amirin kıdem ve liyakatini göz önünde bulundurmak suretiyle yapacağı, liyakatin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinde ise personelin performans değerlendirmesi, ödül ve başarı belgesi, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmiş hizmetlerinde almış olduğu cezalar, geçirdiği ve devam eden soruşturmaların niteliğine göre belirlenecek terfi yeterliliği gibi unsurları bir bütün olarak dikkate alacağı kuşkusuzdur. Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında yapılan soruşturma sonucu Bakanlık Yüksek Disiplin Kurulu'nun 7.8.2014 günlü, 2014/68 sayılı kararı ile iletişimlerin dinlenmesine gerekçe gösterilen faaliyetle/örgütle dinlemeyi gerektirecek ölçüde irtibat ve iltisakının olmamasına rağmen, dinleme kastı ile hakim kararına esas yazıları hazırlamak ve gerçekçi sebeplere dayanmadan suç uydurmak suretiyle sahte isimlerle dinleme talep ederek yargı makamlarını yanıltmadaki eylemleri sübuta erdiğinden davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 8/6, 8/7 ve 8/12. maddeleri gereğince 5 kez meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesi gerekmekte ise de suçun işlendiği tarih itibariyle ceza zamanaşımı süresi dolduğundan dosyanın bu bölümlerinin işlemden kaldırılmasına, gerçekçi sebeplere dayanmayan İRİS sorgulamaları yaparak özel hayatın gizliliğini ihlal etmek suretiyle ''hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak'' suçunu işlediği sübuta erdiğinden Tüzüğün 7/B-1. maddesi gereğince 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile tecziyesine, iletişimlerin dinlenmesine gerekçe gösterilen faaliyetle/örgütle dinlemeyi gerektirecek ölçüde irtibat ve iltisakının olmamasına rağmen gerçekçi sebeplere dayanmadan yapılan iş ve işlemlerde ''denetim görevini yerine getirmemek'' suçunu işlediği sübuta erdiğinden Tüzüğün 6/A-3. maddesi gereğince ayrı ayrı 2 kez 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile tecziyesine karar verildiği anlaşılmakta olup, kurulun toplantı tarihi itibarıyla devam eden soruşturmaların ve bu soruşturma sonucu verilen disiplin cezalarının niteliği dikkate alındığında, davacının 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı ile birinci sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle 10.8.2001 günlü, 24489 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmeliğin 22. ve 25. maddelerinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı, davacının 10.5.2014 tarihli Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı uyarınca 2014 yılı terfi döneminde bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin işlem yönünden ise davanın reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı, Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun 10/05/2014 tarih ve 2014/1 sayılı kararı ile, 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemiştir. Bakılan dava, davacının bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun 10/05/2014 tarih ve 2014/1 sayılı kararı ile bu kararın dayanağı olan ve 10/08/2001 tarihli, 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 22. ve 25. maddelerinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: İlgili Mevzuat: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan haliyle 124. maddesinde, "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilirler." hükmüne yer verilmiştir. 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 55. maddesinde, polis amirlerinin rütbeleri sırası ile Komiser Yardımcısı, Komiser, Başkomiser, Emniyet Amiri, 4. Sınıf Emniyet Müdürü, 3. Sınıf Emniyet Müdürü, 2. Sınıf Emniyet Müdürü, 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Sınıf Üstü Emniyet Müdürü olarak belirlenmiş; bu rütbelere terfilerin, bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere, kıdem ve liyakata göre yapılacağı, üst rütbeye yükselmek için kıdem şartlarını yerine getirmiş personelin liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro miktarına göre sıralayarak terfilerini önermek üzere Komiser Yardımcısı, Komiser ve Başkomiserler için Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme Kurulunun, Emniyet Amirleri ile 4., 3., ve 2. Sınıf Emniyet Müdürleri için ise Genel Müdürlük Yüksek Değerlendirme Kurulunun oluşturulacağı hüküm altına alınmıştir. 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 4. maddesinde, "liyakat", "personelin; performans değerlendirmesi, mesleki bilgi ve becerisi, liderlik ve yöneticilik özellikleri, geçmiş hizmetleri, ödül ve ceza durumu, adli veya idari soruşturmaları, mesleki ve bilimsel çalışmaları ile psikolojik ve fiziksel durumu gibi niteliklerinin yetkili değerlendirme kurulunca değerlendirilerek terfi edeceği rütbenin gereklerine uygunluğunun belirleneceği terfi yeterliliği" olarak; "kıdem" ise, "bir rütbede geçen fiili çalışma süresi" olarak tanımlanmıştır. 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in dava konusu 22. ve 25. maddelerinin incelenmesi: Dava konusu Yönetmelik'in 22. maddesinde, "Yüksek Değerlendirme Kurulu; Üst rütbeye yükselmek için, kıdem şartlarını yerine getirmiş emniyet amirleri ile 4., 3. ve 2. sınıf emniyet müdürlerinin liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro miktarına göre sıralayarak terfilerini ve 2. meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmakla görevlidir." düzenlemesiyle, Yüksek Değerlendirme Kurulu'nun görevlerine yer verilmiştir. Aynı Yönetmelik'in 25. maddesinde ise, "Yüksek Değerlendirme Kurulu üyeleri; 22. maddede belirtilen terfi edecek personel hakkında; a) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, adli mercilerce verilen kararlar ve bu kararlara dayanak olan fiillerini, b) Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarına veya soruşturma bilgilerini ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerini, c) Performans değerlendirme, ödül ve başarı belgesi bilgilerini, d) Meslek içerisindeki bilgi, beceri ve davranışlarını, değerlendirerek edinecekleri kanaate göre oy çokluğu ile karar verirler. Kurul üyeleri veya raportör, Kurulda kendileri ile ilgili görüşme olması halinde, görüşme süresince toplantıya ve oylamaya katılamaz. Üyenin ayrılması, toplantının devamına ve karar alınmasına engel teşkil etmez. " düzenlemesiyle, terfi değerlendirmesinde dikkate alınması gereken "liyakat" şartına ilişkin kriterlere yer verilmiştir. Normlar hiyerarşisi kuramına göre; hukuk düzeni, farklı kademede yer alan anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içermekte ve her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı hüküm ihtiva etmeleri mümkün değildir. Dolayısıyla, normlar hiyerarşisinde kanunlardan alt sırada gelen yönetmeliklerin de, üst norm olan kanunlara aykırı olamayacağı açıktır. 3201 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 55. maddesi uyarınca, üst rütbeye yükselmede "liyakat" koşulunun belirleyici rol oynadığı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu Yönetmelik'in 25. maddesi; 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesi uyarınca rütbe terfilerinde dikkate alınacak "liyakat" şartının aynı Yönetmelik'in 4. maddesinde belirlenmiş olan tüm unsurlarını kapsayan bir düzenleme getirmiş olup, bu düzenleme, anılan Kanun maddesiyle idareye tanınan liyakat koşullarını belirleme yetkisinin ne şekilde kullanılacağını da açıklar mahiyettedir. Bu bağlamda Yönetmelik'in 25. maddesinde; Yüksek Değerlendirme Kurulu tarafından, terfi edecek personelin; bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile adli yargı yerlerince ve disiplin kurullarınca verilen cezalarının, bu cezalara dayanak fiillerinin ve soruşturma bilgilerinin, performans değerlendirme, ödül ve başarı bilgilerinin ve mesleki bilgi, beceri ve davranışlarının ''değerlendirileceği'' belirtilmiş olup, adli mercilerce verilen cezalar ile disiplin cezalarının affa uğramış olsa dahi terfiye engel oluşturacağı yolunda bir düzenleme getirilmemiştir. Bu durumda, dava konusu Yönetmelik hükümlerinin dayanağı olan 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinde rütbelere terfilerin "kıdem" ve "liyakata" göre yapılacağı hüküm altına alınmış olmakla birlikte, üst rütbeye yükselmede "liyakat" koşulunun belirleyici rol oynadığının açık olduğu, anılan maddeyle idareye tanınan liyakat koşullarını belirleme yetkisi uyarınca dava konusu Yönetmelik'in 25. maddesinde yer verilen liyakat kriterlerinin tek başına terfiye engel oluşturmadığı, terfi görüşmelerinde yapılacak değerlendirmede göz önünde bulundurulacağı anlaşıldığından, Yönetmelik'in dava konusu 25. madde düzenlemesinde normlar hiyerarşisi kuramı uyarınca üst norm olan 3201 sayılı Kanun'a ve hukuka aykırılık görülmemiştir. Diğer yandan, anılan Yönetmelik'in 22. maddesinde; Yüksek Değerlendirme Kurulunun görevleri düzenlenmiş olup, madde hükmünün dayanak düzenleme olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesi hükümlerine aykırı olmadığı sonucuna ulaşıldığından, Yönetmelik'in dava konusu 22. madde düzenlemesinde de hukuka aykırılık görülmemiştir. Davacının 1. sınıf emniyet müdürü terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun 10/05/2014 tarih ve 2014/1 sayılı kararının incelenmesi: Dava konusu terfi ettirilmeme işlemi, davacının kurul tarihi itibarıyla devam eden soruşturma bilgileri dikkate alınıp söz konusu soruşturmalara konu eylemlerinin terfiye engel olduğu gerekçesiyle tesis edilmiştir. Bahse konu soruşturmalarla ilgili olarak dava konusu işlemin tesis edilmesinden sonra verilen kararlar incelendiğinde ise; İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun 07/08/2014 tarih ve 2014/68 sayılı kararı ile; davacının "suç tasnii, iftira" fiillerini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle anılan Tüzük'ün 8/7. maddesi uyarınca ve "kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediğinden bahisle aynı Tüzük'ün 8/12. maddesi uyarınca olmak üzere 5 kez meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, suçun işlendiği tarih itibarıyla ceza verme yetkisi bakımından zaman aşımı süresi dolduğundan dosyanın bu bölümlerinin işlemden kaldırılmasına, ''hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak'' suçunu işlediğinden bahisle anılan Tüzük'ün 7/B-1. maddesi uyarınca 16 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına, ''denetim görevini yerine getirmemek'' suçunu işlediğinden bahisle de anılan Tüzük'ün 6/A-3. maddesi uyarınca ayrı ayrı 2 kez 4 ay kısa süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı hakkında kurulun toplantı tarihi itibarıyla devam eden soruşturmalara konu eylemlerin niteliği dikkate alındığında, davacının 2014 yılı Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı ile 1. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 22. ve 25. maddelerinin iptali istemi yönünden davanın REDDİNE, 2.Davacının 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı yönünden davanın REDDİNE, 3.Aşağıda ayrıntısı gösterilen … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen … TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 13/10/2020 tarihinde, Yönetmelik'in 25. maddesinin (b) bendi yönünden oyçokluğu, diğer kısımlar yönünden oybirliği ile karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava; 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan davacının, 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun 10/05/2014 tarih ve 2014/1 sayılı kararının ve bu kararın dayanağı olan ve 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 22. ve 25. maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır. Yönetmelik'in, "Yüksek Değerlendirme Kurulunun değerlendirme ve karar usulü" başlıklı 25. maddesinin davaya konu (b) bendinde, kurulun terfi edecek personel hakkında devam etmekte olan soruşturma bilgilerini de değerlendireceği düzenlemesine yer verilmiştir. Adli soruşturma; Türk Ceza Kanunu'na veya diğer (özel) kanunlara göre, işlenmiş veya işlenmesi muhtemel bir suç ile ilgili makul bir şüphenin varlığı halinde, bu suç sayılan eylemler, cürüm ve kabahatler ile ilgili cumhuriyet savcıları tarafından yürütülen ve memurun eyleminin kamu davası açılmasını gerektirip gerektirmediğinin tespiti amacıyla Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre yapılan araştırma ve inceleme; idari soruşturma ise, idarenin iç işleyişine ilişkin mevzuatla belirlenen kurallara aykırı eylem ve işlemleri görülen memurun idari, hukuki, mali ve cezai sorumluluk durumunun ortaya çıkarılması için idare tarafından yapılan araştırma ve inceleme işlemidir. Yönetmelik'te kullanılan “devam etmekte olan soruşturma ve kovuşturma” ibaresi, halen yürütülmekte olan adli ve idari soruşturmaları kapsar niteliktedir. Bu aşamada isnat edilen fiilin adli veya idari cezayı gerektirip gerektirmediği meçhul olup, tek başına soruşturmanın varlığının liyakatın belirlenmesinde ölçü alınması; disiplin hukukunda da geçerli olan ve Anayasa'nın 38. maddesinin “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz” hükmünde ifadesini bulan masumiyet karinesine aykırıdır. Dolayısıyla Yönetmelik'in 25. maddesinin "Bulunduğu rütbede, affa uğramış olsa bile, disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarına veya soruşturma bilgilerini ve bu soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketlerini" şeklindeki (b) bendinde hukuka ve üst hukuk normlarına uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; 10/08/2001 tarih ve 24489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik'in 25. maddesinin (b) bendinin iptali gerektiği oyuyla Daire kararının bu kısmına katılmıyoruz.

İdari İtiraz Yolu ve Dava Açma Süreleri

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca personel, dava açma süresi içinde terfi kararının geri alınmasını, kaldırılmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem tesis edilmesini üst makamdan, üst makam bulunmuyorsa işlemi tesis eden merciden talep edebilir. Usulüne uygun yapılan bu başvuru, işlemeye başlamış bulunan idari dava açma süresini kendiliğinden durdurur.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8] 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.) İptal ve tam yargı davaları:

İdari makama yapılan başvuruya otuz gün içinde herhangi bir cevap verilmezse talep zımnen reddedilmiş sayılır. İdarenin ret cevabı vermesi veya otuz günlük sürenin sessizlikle geçirilmesi neticesinde dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam eder. Dava açma süresinin hesabında, itiraz başvurusunun yapıldığı tarihe kadar geçen süre hesaba katılır ve kalan süre içinde yetkili idare mahkemesinde dava açılması gerekir.

Yürütmenin Durdurulması Şartları ve Usulü

2577 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereğince idare mahkemesinde dava açılmış olması, dava konusu edilen terfi işleminin icrasını kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulabilmesi için idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi aranır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Mahkemeler, davalı idarenin savunması alındıktan ya da yasal savunma süresi dolduktan sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Dava dilekçesi ve eklerinden talebin haksız olduğu anlaşılırsa idarenin savunması beklenmeksizin istem reddedilebilir. Kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirme niteliğindeki işlemler uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmadığından, idarenin savunması alınmadan yürütmenin durdurulması kararı verilemez. Ayrıca sadece bir yasa veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmuş olması yürütmenin durdurulmasına gerekçe yapılamaz.

Yürütmenin durdurulması kararlarında hukuka açık aykırılığın ve meydana gelecek zararların somut biçimde belirtilmesi zorunludur. Mahkemece tebligatların memur eliyle yapılmasına veya savunma sürelerinin kısaltılmasına karar verilebilir. Yürütmenin durdurulması kararları teminat şartına bağlanabileceği gibi durumun gereklerine göre teminatsız da verilebilir; ancak adli yardımdan yararlananlar ile kamu idarelerinden hiçbir surette teminat alınmaz.

Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kabule veya redde ilişkin kararlara karşı, kararın bildirilmesini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz yoluna gidilebilir. İtiraz mercileri dosyanın kendilerine intikalinden itibaren yedi gün içinde kesin karar vermekle yükümlüdür. Yürütmenin durdurulmasına karar verilen dosyalar öncelikli olarak incelenir, verilen kararlar on beş gün içinde yazılıp imzalanır ve aynı gerekçelere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması talebinde bulunulamaz.

İptal Kararının Hukuki Sonuçları ve İdarenin Yükümlülüğü

Emniyet teşkilatında 'terfi etmez' yönündeki idari işlemin yargı yerince iptal edilmesi, ilgili personelin doğrudan mahkeme kararıyla bir üst rütbeye terfi ettirildiği sonucunu doğurmaz. Danıştay 2. Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre (E. 2021/914, K. 2022/4996; E. 2022/2596, K. 2022/5070; E. 2024/974, K. 2024/3076), yargı kararının icrası idareye, personelin terfi durumunu ve liyakatini mahkemenin iptal gerekçelerini gözeterek yeniden kurullarda görüşme ve yeni bir işlem tesis etme zorunluluğu getirir.

Personelin üst rütbeye atanıp atanmayacağı idarece yapılacak bu yeni liyakat değerlendirmesiyle belirleneceğinden, iptal kararı aşamasında personelin yoksun kaldığı ileri sürülen parasal ve özlük haklarının ödenmesine yargı mercilerince karar verilmesi hukuken mümkün değildir. Terfi sürecinin bir aşaması olan sözlü sınava ilişkin iptal kararlarında da aday kendiliğinden başarılı sayılmaz; mevzuata uygun biçimde yeniden sözlü sınava tabi tutulması ve bu sınavda başarı sağlaması halinde durumunun terfi kurulunda görüşülmesi gerekir.

Emniyet rütbe terfi davası açma süresi kaç gündür?

Terfi etmeme kararının tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren 60 gün içinde görev yapılan yer idare mahkemesinde dava açılması gerekir; bu süre içinde idareye yazılı başvuru yapılması halinde işlemeye başlayan dava açma süresi durur.

İptal davası kazanıldığında doğrudan bir üst rütbeye geçilir mi?

İdare mahkemesinin iptal kararı personeli doğrudan bir üst rütbeye terfi ettirmez; idarenin mahkeme kararındaki gerekçelere uygun olarak ilgilinin liyakat dosyasını yeniden kurullarda değerlendirmesini gerektirir.

Rütbe terfi davasında yürütmenin durdurulması hangi şartlarda verilir?

2577 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve icrası halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması şartlarının bir arada gerçekleşmesi durumunda gerekçesi belirtilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.

Hakkında soruşturma yürütülen polisin rütbe terfisi engellenebilir mi?

Devam eden soruşturmalar kurullarda liyakat unsuru olarak ele alınabilir ve fiilin ağırlığına göre terfi ettirmeme sebebi yapılabilir; ancak soruşturmanın kasıtlı ve mağdur etme amaçlı ihbara dayandığı kanaati oluşursa bu soruşturma değerlendirmede aleyhe kullanılamaz.

Mülakat sınavının iptali halinde adayın durumu nasıl sonuçlanır?

Sözlü sınavın yargı kararıyla iptal edilmesi adayı başarılı kılmaz; idarece mevzuata uygun şekilde yeniden sözlü sınav yapılması ve sınavda başarılı olunması halinde dosyanın terfi kuruluna sunulması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu