Emniyet Rütbe Terfi ve Re’sen Emeklilik Davaları

by Avukat Erdal Ersoy
Emniyet Rütbe Terfi ve Re'sen Emeklilik Davaları

Özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür. İdari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden işlemeye başlar. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası; emniyet amirleri ile dördüncü, üçüncü ve ikinci sınıf emniyet müdürlerinin, bulundukları rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememeleri ve emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli şartları taşımaları hâlinde, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayıyla emekliye sevk edilmelerini düzenler.

Danıştay 12. Daire, E. 2021/1254, K. 2021/4286Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/1254 E.  ,  2021/4286 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/1254 Karar No : 2021/4286 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İli, Eyüp İlçe Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 55. maddesinin 19. fıkrası kapsamında re'sen emekliye sevk edilmesine ilişkin 21/11/2016 tarih ve 2016/2 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…sayılı kararla; …İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda emniyet amiri olan davacının bulunduğu rütbeye terfi tarihinin 30/06/2009 olduğu, bulunduğu rütbeye terfi ettiği tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememesi nedeniyle davacı hakkında 3201 sayılı Kanun'un 6638 sayılı Kanun ile değişik 55. maddesinin 19. fıkrası kapsamında Yüksek Değerlendirme Kurulu'nun 16/11/2016 tarih ve 2016/2 sayılı kararı ve İçişleri Bakanlığının 21/11/2016 tarihli oluru ile emekliye sevk edilmesine yönelik işlemin tesis edildiği; bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren (5) yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen davacının anılan Kanun gereği olarak emekliye sevk edilmesine yönelik davalı idare işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, davacının parasal hak talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; emniyet amiri olarak görev yapan davacının; bulunduğu rütbeye terfi tarihinin 29/06/2012 olduğu, (A) grubu polis amiri sayılma istemiyle açılan davalarda verilen yargı kararları uyarınca, emniyet amirliği rütbesine terfi tarihinin 30/06/2009 tarihine çekildiği, 16/11/2016 tarihli Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu'nun kararıyla bir üst rütbeye terfi durumunun görüşülerek 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi ettirilmediği ve 3201 sayılı Kanun'un 55/19. maddesi uyarınca da bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediği gözönünde bulundurularak dava konusu işlemle re'sen emekliye sevkedildiği; bu durumda, "fiilen atandığı tarihten itibaren, bir rütbede beş yıllık fiilen çalışma süresi içinde üst rütbeye terfi edememe" şartına bağlanan re'sen emekliliğe sevk işlemi için, mahkeme kararları veya idari kararlara bağlı olarak "rütbeye atanma tarihi"nin geriye çekildiği durumların dikkate alınmamasının, beş yıllık sürenin hesabında rütbeye fiilen atanma tarihinin esas alınmasının kanun koyucunun iradesine ve hakkaniyete daha uygun düşeceği kanaatiyle; bulunduğu rütbeye 29/06/2012 tarihinde terfi eden davacının, re'sen emekliye sevk edildiği tarih itibariyle bulunduğu rütbede fiilen beş yıl çalışma süresini doldurmadığından, re'sen emekliye sevk edilmesine dair işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun kabulüne, …İdare Mahkemesi'nin …tarih ve E:…, K:…kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından; Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …DÜŞÜNCESİ : Emniyet amiri olarak görev yapan davacının; bulunduğu rütbedeki kıdem tarihinin 30/06/2011 olduğu, (A) grubu polis amiri sayılma istemiyle açılan davalarda verilen yargı kararları uyarınca, bulunduğu rütbedeki kıdem tarihinin 30/06/2009 tarihine çekildiği, 2015 yılı sözlü sınavında başarısız olduğu UYAP kayıtlarına göre bu karara dava açmadığı, bir üst rütbe olan 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi durumunun 16/11/2016 tarih ve 2016/2 sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşülerek davacı hakkında "terfi etmez" kararı verildiği, bu karara karşı açılan davada, …. İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararla "idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı sonucuna varıldığından, İstanbul Emniyet Müdürlüğü, …İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görev yapmakta iken re'sen emekliye sevk edilen davacının, Emniyet Amirliği rütbesinden 4. Sınıf Emniyet Müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmemesine yönelik hakkında tesis edilen dava konusu 2016/2 sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararında hukuka uyarlık görülmediği" gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği ve bu karara karşı …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine yapılan istinaf başvurusunun da …tarih ve E:…, K:…kararla reddedildiği ve kararın kesinleştiği; dava konusu re'sen emeklilik işleminin dayanağı olan bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe şartının gerçekleşmediği görüldüğünden, Mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulu'nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı "Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı" üzerine Danıştay Beşinci Dairesince devredilen dosya incelendi ve tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İstanbul İli, …İlçe Emniyet Müdürlüğü emrince emniyet amiri olarak görev yapan davacının, 09/06/2012 tarihli Merkez Değerlendirme Kurulu kararı ile 30/01/2011 tarihi itibarıyla emniyet amirliği rütbesine terfi ettirildiği, 2015 yılı sözlü sınavında başarısız olduğu, davacının bir üst rütbe olan 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi durumunun 16/11/2016 tarih ve 2016/2 sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşülerek davacı hakkında "terfi etmez" kararı verildiği ve 21/11/2016 tarih ve 2016/2 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile re'sen emekliye sevk edilmesi üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3201 sayılı Yasa'nın 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış, ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş, üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş, dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş, beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş, onbirinci fıkrasında rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar hükme bağlanmıştır. Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlenen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür. Anılan maddenin ondokuzuncu fıkrasında; "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler" hükmüne yer verilmiş, ve yirmibirinci fıkrasında ; ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110'u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır. 3201 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, "Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur. Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir." değerlendirilmesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen Yasa hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Yasa'nın amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Yasa ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun yukarıda aktarılan 55. maddesinin 19. fıkrasında, ilgili personelin resen emekliye sevk edilebilmesi için bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile resen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, resen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibariyle terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir. Ayrıca anılan düzenlemede "bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren" ibaresi ile personelin re'sen emekliye sevk edilmesinde bulunulan rütbede fiili olarak çalışmaya başlanılan tarihin değil, bulunulan rütbeye hukuki olarak terfi edilen tarihin esas alınacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kıdeme esas alınan ve üst rütbeye terfiin hak edildiği tarihin geriye çekildiği durumlarda, polis amirlerinin re'sen emekliye sevk koşulları değerlendirilirken, bulundukları rütbelerde kıdemlerine esas alınan tarih dikkate alınacak ve zorunlu en az bekleme süreleri de bu tarihten itibaren hesaplanarak, takip eden yıllarda rütbe terfi değerlendirmesine alınmaları gerekecektir. Olayda; davacının, 4. sınıf emniyet müdürlüğüne terfi durumunun 16/11/2016 tarih ve 2016/2 sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşülerek davacı hakkında "terfi etmez" kararı verildiği ve bu karara karşı açılan davada …. İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…K:…sayılı kararla "idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, rütbe terfiine aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı sonucuna varıldığından, İstanbul Emniyet Müdürlüğü, …İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görev yapmakta iken re'sen emekliye sevk edilen davacının, Emniyet Amirliği rütbesinden 4. Sınıf Emniyet Müdürlüğü rütbesine terfi ettirilmemesine yönelik olarak hakkında tesis edilen dava konusu 2016/2 sayılı Yüksek Değerlendirme Kurulu kararında hukuka uyarlık görülmediği" gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği ve bu karara karşı …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine yapılan istinaf başvurusunun …tarih ve E:…, K:…kararla reddedildiği ve kararın kesinleştiği; davacının 4. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirildiği; dava konusu re'sen emeklilik işleminin dayanağı olan, bulunduğu rütbeye terfi tarihinden itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe şartının gerçekleşmemiş olması karşısında; Bölge İdare Mahkemesince, davacının bulunduğu rütbeye terfi tarihi esas alınarak verilen iptal kararının gerekçesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de; sözü edilen husus, hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının YUKARIDA BELİRTİLEN GEREKÇE İLE ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, …. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/06/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Beş yıllık sürenin başlangıcı

3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası, beş yıllık süreyi ilgili rütbeye terfi edilen tarihe bağlar. Danıştay 12. Daire, E. 2021/1254, K. 2021/4286 sayılı kararda re'sen emekliye sevk yönünden, bulunulan rütbede fiilen çalışmaya başlanan tarih değil, o rütbeye hukuken terfi edilen tarih esas alınmıştır. Bu değerlendirme kararın inceleme gerekçesine özgüdür ve bütün rütbe terfi uyuşmazlıklarına yaygınlaştırılmış genel bir kural olarak kurulmamıştır.

Aynı kararda, kıdeme esas alınan ve üst rütbeye terfin hak edildiği tarihin geriye çekildiği hallerde re'sen emeklilik koşulları değerlendirilirken bulunulan rütbedeki kıdem tarihinin dikkate alınacağı belirtilmiştir. Zorunlu en az bekleme süreleri de bu tarihten itibaren hesaplanır. Karar, bu bekleme sürelerinin her rütbe için kaç yıl olduğunu ayrıca göstermez.

Re'sen emeklilik işleminin denetimi

Danıştay 12. Daire, E. 2021/1254, K. 2021/4286 sayılı kararda davalı idarenin temyiz istemini reddetmiştir. Daire, bölge idare mahkemesinin istinaf istemini kabul eden, re'sen emeklilik işlemini iptal eden ve işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle ödenmesine ilişkin kararını, kendi gerekçesiyle onamıştır. Bu sonuç, karara konu temyiz istemine özgüdür.

Daire, bölge idare mahkemesinin davacının bulunduğu rütbeye terfi tarihini esas alarak oluşturduğu iptal gerekçesini hukuken isabetli görmemiştir. Buna karşılık bu hususu, hüküm fıkrası yönünden hukuka uygun bulduğu kararın bozulmasını gerektiren bir neden saymamıştır. Onama, bölge idare mahkemesinin fiilî terfi tarihine dayanan gerekçesinin benimsendiği anlamına gelmez.

Kadrosuzluk tazminatı ve parasal sonuç

3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin yirmi birinci fıkrasına göre, bu hüküm uyarınca emekliye sevk edilen emniyet amirlerine sevk tarihini izleyen ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının yüzde 110'u oranında ve altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödenir. Bu düzenleme, onanan hüküm fıkrasındaki parasal sonuçtan ayrıdır. Onanan hüküm, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkindir.

Dava açma süresi

2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde dava açma süresini Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gün olarak belirler. İdari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı günü izleyen günden başlar. Emniyet rütbe terfi işleminin iptali için de, özel kanunda ayrı süre bulunmadıkça bu genel süre uygulanır; özel kanundaki ayrı süre saklıdır.

Adresi belli olmayan kişiye, özel kanunundaki hükme göre ilan yoluyla bildirim yapılmışsa ve özel kanunda aksine hüküm yoksa süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün geçtikten sonra işlemeye başlar. Bu istisna yalnızca adresi belli olmayanlara yapılan ilan yoluyla bildirime ilişkindir.

İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden başlar. İlgililer düzenleyici işleme, uygulanan işleme veya her ikisine birlikte dava açabilir. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, ona dayanılarak tesis edilen işlemin iptaline engel oluşturmaz. Bu düzenleme ilanı gereken düzenleyici işlemlere yöneliktir ve rütbe terfi işlemini ayrıca tanımlamaz.

Yürütmenin durdurulması

2577 sayılı Kanun'un 27. maddesine göre Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. Yürütmenin durdurulması ilgilinin istemine bağlıdır. İşlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşulları birlikte gerçekleşirse Danıştay veya idari mahkeme, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçesini göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilir.

Uygulanmasıyla etkisi tükenecek bir idari işlemin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmadan da durdurulabilir. Kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirme işlemleri ise uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmaz. Madde metni rütbe terfi işlemini bu listede ayrıca göstermez.

Yürütmenin durdurulması kararında, işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanması hâlinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğu belirtilir. Yalnızca ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmuş olması gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez. Dava dilekçesi ve eklerinden istemin yerinde olmadığı anlaşılırsa istem, davalı idarenin savunması alınmaksızın reddedilebilir. Hüküm bu reddin niteliğini ayrıca tanımlamaz.

Yürütmenin durdurulması istemini içeren davalarda 16. maddede yazılı süreler kısaltılabilir ve tebligatın memur eliyle yapılmasına karar verilebilir. Yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir; durumun gerekleri teminat aranmamasını da mümkün kılar. İdareden ve adli yardımdan yararlanan kişilerden teminat alınmaz. Teminata ilişkin anlaşmazlığı, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hâkim çözer.

Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen karara, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde ve bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merci, dosyanın kendisine ulaşmasından itibaren yedi gün içinde karar verir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. Yürütmenin durdurulmasına ilişkin karar on beş gün içinde yazılır ve imzalanır. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.

Rütbe terfi davası işlemi durdurur mu?

Hayır. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulması ayrıca istem üzerine değerlendirilir.

İptal davası süresi ne zaman başlar?

Özel kanunda ayrı süre yoksa Danıştay ve idare mahkemeleri bakımından süre altmış gündür. İdari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı günü izleyen günden başlar.

Re'sen emeklilikteki beş yıl hangi tarihten işler?

3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası, beş yıllık süreyi bulunulan rütbeye terfi tarihine bağlar. Danıştay 12. Daire, E. 2021/1254, K. 2021/4286 sayılı kararda fiilen çalışmaya başlama tarihi değil, hukuken terfi tarihi esas alınmıştır. Kıdem tarihi geriye çekilmişse kıdeme esas alınan tarih dikkate alınır ve zorunlu en az bekleme süreleri bu tarihten hesaplanır.

Yürütmenin durdurulması hangi koşullara bağlıdır?

Telafisi güç veya imkânsız zarar ile işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Karar kural olarak savunma alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra ve gerekçeli olarak verilebilir.

Yürütmenin durdurulması kararına itiraz süresi nedir?

Kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir. İtiraz mercii dosyanın gelişinden itibaren yedi gün içinde karar verir ve bu karar kesindir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu