Emniyet Rütbe Terfi ve Atamasında Yargı Denetimi

by Avukat Erdal Ersoy
Emniyet Rütbe Terfi ve Atamasında Yargı Denetimi

İkinci sınıf emniyet müdürlüğünden birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinin ikinci meslek derecesine geçişte yargı, idarenin tercihini kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden denetler. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bu uyuşmazlığı esas itibarıyla terfi değil atama olarak nitelendirmiş, boş kadroya atama yapılması için idarenin yargı kararıyla zorlanamayacağını belirtmiştir. Aynı Kurul, şartları taşıyanlar arasındaki tercihin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğunu ve bu açıdan denetime tabi bulunduğunu kabul etmiştir.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/783, K. 2025/1355Kaynağı aç
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/783 E.  ,  2025/1355 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/783 Karar No : 2025/1355 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … 2- … Bakanlığı VEKİLİ: Hukuk Müşaviri … 3- … Genel Müdürlüğü VEKİLİ: Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN_KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 30/10/2023 tarih ve E:2021/17553, K:2023/5058 sayılı kararının, davalı idareler tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İkinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapmakta iken birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine atanmayarak resen emekliye sevk edilen davacı tarafından, terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde yer alan "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi … işlemleri … usul ve esaslarını kapsar." ibaresinin ve "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde yer alan "(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; … h) Liyakat: Personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini, … ifade eder." ibaresinin iptali, terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmaması nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük ve maddi hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi ve emekli edilme işleminin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na 6638 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen 55. maddesinin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 30/10/2023 tarih ve E:2021/17553, K:2023/5058 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 90/son ve 128. maddelerinde; 04/06/2003 tarih ve 4867 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan ve 11/08/2003 tarih ve 25196 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme'nin 7. maddesinde; 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değişik 13. maddesinde; 55. maddesinin davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle 2, 3 ve 12. fıkralarında; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; 11/09/1992 tarih ve 21342 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 10. maddesinde; 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 2. maddesinin davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle dava açıldıktan sonra 28/05/2020 tarih ve 31138 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren halinde ve 4. maddesinde yer alan kurallar aktarılarak, Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiş, 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde yer alan "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi … işlemleri … usul ve esaslarını kapsar." ibaresi yönünden, Anayasa'nın 124. maddesi ile idarelere, kamu hizmetinin daha etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda yönetmelik çıkarma ve bu yönetmeliklerde değişiklikler yapabilme yetkisinin verilmiş olduğu ve bu yönetmeliklerin Anayasa, kanun, tüzük ve hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermemesi ve öngörülen biçim ve yetki koşullarına uyularak çıkarılması dışında, söz konusu düzenleme yetkisinin kullanılmasında kamu hukuku yönünden herhangi bir engel bulunmadığı, 3201 sayılı Kanun'un 6638 sayılı Kanun'la değişik "Terfi ve Atama" başlıklı 55. maddesinde rütbe terfileri ve sınavlar ile meslek içi yöneticilik eğitim kursları, eğitim tarih ve süreleri ile değerlendirme kurullarının çalışmalarına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceğinin hükme bağlandığı, İptali istenilen düzenleme incelendiğinde, üst hukuk normlarına uygun olduğu, bu normları aşan veya normlara aykırı yeni bir kural getirilmediği, davacı tarafından iptali istenilen "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi … işlemleri … usul ve esaslarını kapsar." ibaresinin, dava tarihinden sonra 28/05/2020 tarih ve 31138 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren halinde de değişikliğe uğramaksızın aynen korunduğunun anlaşıldığı, Bu itibarla, Yönetmelik'in "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde yer alan "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi … işlemleri … usul ve esaslarını kapsar." ibaresinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Dava konusu Yönetmelik'in "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde yer alan "(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; … h) Liyakat: Personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini, … ifade eder." ibaresi yönünden, Emniyet Teşkilat Kanunu'nun "Terfi ve Atama" başlıklı 55. maddesinin 8. fıkrasında ve Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in dava konusu hükmünde bulunan kurallara yer verilerek, Yönetmelik'in 4. maddesinde tanımlara yer verildiği, dava konusu edilen (h) bendinde ise liyakatin tanımının yapıldığı, anılan tanım incelendiğinde, terfi edecek personelin, değerlendirme döneminde ve öncesinde gerekli niteliklere sahip olması gereğine vurgu yapıldığı, tanımın objektif bir niteliğe sahip olduğu, düzenleme yapma konusunda idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin emniyet hizmetinin özelliğine uygun olarak kullanıldığı dikkate alındığında, dava konusu ibarenin üst norm olan 3201 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemeye uygun olduğu anlaşıldığından anılan düzenlemede hukuka aykırılık görülmediği, Davacının terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin işlem yönünden, Dosyanın incelenmesinden, 2017 yılı terfi döneminde … tarih ve … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı ile Karabük İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan davacının, terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmaması ve emekliye sevk edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı, Dairelerinin 26/04/2022 ve 28/03/2023 tarihli ara kararları ile dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinden, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edebilecek durumda olan personele ilişkin listenin ve davacının ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde bekleme süresi içerisinde performans değerlendirme formları ile ceza, ödül ve başarı belgelerine ait bilgi ve belgelerin istenildiği; birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde kaç kişilik boş kadro olduğu ve bu kadrolara kaç kişinin atandığının, haklarında devam etmekte olan adli ve idari soruşturma veya kovuşturma bulunanlar ile adli veya idari ceza uygulanan personelden birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilenlerin olup olmadığının, davacıdan daha düşük performans puanı, sözlü ve yazılı sınav puanı, hizmet içi eğitim puanı ile ödül ve başarı belgesi sayısı daha az olan personelin terfi ettirilip ettirilmediğinin, davacı hakkında yürütülen ceza veya disiplin soruşturması bulunup bulunmadığının sorulduğu ve ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinden, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi için dikkate alınan kriterlerin bildirilmesinin istenildiği; ara kararı cevabı olarak gönderilen yazı ve eklerinden, ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinden birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi işlemlerinde herhangi bir kurul veya komisyonda liyakat yönünden değerlendirme yapılmadığı, ön koşul veya koşul (sınav, kıdem sırası, performans puanı vb.) aranmaksızın 2451 ve 3046 sayılı Kanun uyarınca doğrudan Bakanlık makamının tasarrufu doğrultusunda terfien atama işleminin gerçekleştirildiğinin belirtildiği; davacının, suç örgütüne yardım etmek suçundan yargılandığı davada, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla şüpheden uzak, yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat ettiği, 2017 yılına ilişkin listede 57. kıdem sırasında olduğu, performans notunun 2015 ve 2016 yıllarında 5, 2017 yılında 4,67 olduğu; 2015 yılında 6, 2016 yılında 5 ve 2017 yılında 2 adet başarı ve üstün başarı belgesi bulunduğu; hakkında ceza ve devam eden soruşturma bilgisi bulunmadığının görüldüğü, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değişik "Terfi ve atama" başlıklı 55. maddesinde, rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise liyakate göre yapılacağının kurala bağlandığı, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 4. maddesinde, terfinin, personelin bulunduğu rütbeden üst rütbeye yükselmesini; kıdemin, bir rütbeye terfi tarihinden itibaren bulunduğu rütbede geçen hizmet süresini; liyakatin ise personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini ifade ettiğinin hükme bağlandığı; anılan Yönetmelik'in 8. maddesinde, "polis amirlerinin rütbelere terfilerinin, bu Yönetmeliğin 12. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla liyakate göre yapılacağı," düzenlemesine yer verildiği, Uyuşmazlığın karara bağlanabilmesi için kararda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinden birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edecekleri belirleme konusunda İçişleri Bakanına verilen takdir yetkisinin kapsam ve içeriğinin belirlenmesinin gerektiği, Bir başka ifade ediş şekli ile ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinden birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edecekleri belirleme konusunda İçişleri Bakanına verilen takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız mı, yoksa sınırları belirlenmiş bir yetki mi olduğunun saptanmasının zorunlu olduğu, Danıştay içtihatlarında, takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, hukuka bağlı bir devlette mutlak bir takdir yetkisinin söz konusu olamayacağı, idarelerin her işleminde olduğu gibi takdir yetkisi içinde aldığı işlemlerde de belli sebeplere dayanmak zorunda olduğunun belirtildiği, Bu kapsamda, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55/4. maddesinde, rütbelere terfiin liyakate göre yapılacağının belirtildiği, "liyakat"ın kararda alıntısı yapılan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 4. maddesinde tanımlanmış olmakla birlikte, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 3/C maddesinde de, devlet kamu hizmetlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmak şeklinde tanımlandığı, Nitekim, ikinci sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacıların birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda bölge idare mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/12/2020 tarih ve E:2020/172, K:2020/184 sayılı aykırılığın giderilmesi isteminin reddine ilişkin kararında da, ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinden birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi konusunda İçişleri Bakanlığına takdir yetkisi tanınmakla birlikte bu yetkinin sınırlarını, kamu yararı ve hizmet gereklerinin oluşturduğu, aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlarda davacıların kıdem sırası ve liyakat değerlendirmesine esas bilgilerin her uyuşmazlıkta birbirinden farklı olması, ayrıca terfi dönemlerinde de farklılık bulunması nedeniyle idarenin takdir yetkisinin denetimi yapılırken her davacının durumunun ayrı bir inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği ve bu nedenle her dosyanın kendine özgü bir nitelik taşımakta olduğunun belirtildiği, Yapılan bütün açıklamalar çerçevesinde, ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinden birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfide davalı idarenin takdir yetkisi bulunduğu açık olmakla birlikte, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, davalı idarenin bu yetkisini, uluslararası antlaşmalar, 657 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun uyarınca liyakat ilkesini göz önünde bulundurarak kullanmak zorunda olduğu, Bu durumda, davalı idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda liyakat ilkesini gözetmek suretiyle kullanıp kullanmadığını ortaya koyabilmek amacıyla Dairelerinin 26/04/2022 ve 28/03/2023 tarihli ara kararları ile dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinden, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edebilecek durumda olan personele ilişkin listenin istenildiği; birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde kaç kişilik boş kadro olduğunun ve bu kadrolara kaç kişinin atandığının, haklarında devam etmekte olan adli ve idari soruşturma veya kovuşturma bulunanlar ile adli veya idari ceza uygulanan personelden birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilenlerin olup olmadığının, davacıdan daha düşük performans puanı, sözlü ve yazılı sınav puanı, hizmet içi eğitim puanı ile ödül ve başarı belgesi sayısı daha az olan personelin terfi ettirilip ettirilmediğinin sorulduğu ve ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinden, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi için dikkate alınan kriterlerin bildirilmesinin istenildiği; ara karar cevabı olarak gönderilen yazı ve eklerinden, davacının 57. kıdem sırasında olduğu, performans notunun 4,67 olduğu, 2 adet başarı ve üstün başarı belgesi bulunduğu; bununla birlikte, davacıdan daha düşük puanı ve başarı belgesi bulunan listenin 62, 63, 70, 71, 74, 160, 547, 560 ve 569. sırasındaki personelin terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atandığının görüldüğü, Aynı şekilde, davacının, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesinin dayanağı herhangi bir bilgi ve belge ile birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına ait kadrolarının dolu olduğuna ilişkin bir verinin de sunulmadığı, doğrudan Bakanlık makamının tasarrufu doğrultusunda işlem tesis edildiğinin bildirildiği, terfien atama işleminde hangi ölçütlerin kullanıldığına yönelik somut bilgi ve belgeye de yer verilmediği, Bu itibarla, davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı görüldüğünden, adli ve idari cezası bulunmayan davacının, terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, Davacının terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük ve maddi hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden, Davacının terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin işlem hukuka aykırı bulunduğundan, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı tüm özlük ve maddi hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle düzenleyici işlem yönünden davanın reddine, bireysel işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı tüm özlük ve maddi hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin kabulüne karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesindeki personeli terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atama yetkisinin 2451 ve 3046 sayılı Kanun'lara göre Bakanlık Makamında olduğu, buradan ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde bulunan tüm personelin birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirileceği anlamının çıkmayacağı; ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesindeki personelin birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirme veya atama ile ilgili olarak, Yüksek Değerlendirme Kurulunun herhangi bir görev ve yetkisinin bulunmadığı, 55. maddenin 19 ve 20. fıkralarında belirtilen rütbelerdeki personelin emekliye sevk işlemleri hakkında karar alma yetkisinin olduğu, ancak alınan bu kararın Bakanlık Makamının onayı ile uygulanabileceği; bulunduğu rütbede azami görev süresini tamamlayıp hakkında herhangi bir adli veya idari soruşturması bulunmayan ve olumsuz sicil/performans notu almayan ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesindeki her personelin bir üst rütbeye atanacağına dair mevzuat hükmü bulunmadığı; kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında başka bir amaç gözetmemek şartıyla atama yapılabileceği açık olup, Bakana tanınan geniş takdir yetkisinin kötüye kullanıldığı yönünde davacı tarafından somut bir bilgi ve belge sunulamadığı da dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfien atanma hususu Bakanlık Makamının tasarrufunda olduğundan, Bakanlık Makamınca davacı hakkında terfien atanması veya terfi etmemesi yönünde herhangi işlem bulunmadığından dolayı idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir işlem niteliği olmadığı gibi uyuşmazlığın esasının incelenmesine olanak da bulunmadığından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14 ve 15. maddeleri uyarınca davanın reddi gerektiği; boş bulunan kadrolara hizmete uygun kişileri atamakla görevli olan idarenin, yargı kararıyla bu kadrolarda belirli bir kişinin atanması yolunda zorlanamayacağı; düzenleyici işlemin de hukuka uygun olduğu; konuyla ilgili emsal yargı kararları bulunduğu belirtilerek, Daire kararının aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemlerin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının temyize konu kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerden Emniyet Genel Müdürlüğünün yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: Üye …'in "uyuşmazlıkta uygulanacak kural olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin 12. fıkrasında yer alan 'İkinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde en az bekleme süresini tamamlayanlar, terfien Birinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabilirler.' kuralı ile atamaya yetkili amire tanınan takdir yetkisinin keyfiliğe neden olabilecek uygulamalara yol açmaması gerektiği, bunun için terfi kriterlerinin Anayasa'nın 128. maddesi uyarınca kanun ile düzenlemesinin hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkelerinin bir gereği olduğu, aksi halde ikinci sınıf emniyet rütbesine meslekteki üstün başarıları sonucu atanan bir kişinin atamaya yetkili amirin takdiri nedeniyle birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine hiçbir şekilde terfi edemeyeceği ve resen emekliye sevk ile karşı karşıya kalacağı, ayrıca kişilerin birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmeyerek resen emekli edilmelerine yönelik idari işlemin yargısal denetimi sırasında bu kişilerin emsallerine göre terfi ettirilmemesinin nedenlerinin incelenmemesi ve değerlendirilmemesi gibi bir yorum ile adil yargılanma imkanından yoksun bırakılacağı, dolayısıyla birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine atanacak kişilerin belirlenmesinde yetkiyi tamamen atamaya yetkili amire bırakan kuralın hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmadığı, anılan kuralın Anayasa'nın 2, 36 ve 128. maddelerine aykırı olduğu ve iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması gerektiği" yönündeki oyuna karşılık, anılan kuralın Anayasa'ya aykırı olmadığına ve Anayasa Mahkemesine başvurulmasına gerek olmadığına oyçokluğu ile karar verilerek, uyuşmazlığın esasının incelenmesine geçildi. İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacı, … İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesi ile görev yapmakta iken, Bakan tarafından 18/07/2017 tarihinde onaylanan 16/07/2017 tarihli Yüksek Değerlendirme Kurulu kararı ile emekliye sevk edilmiştir. Davacı tarafından, terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde yer alan "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi … işlemleri … usul ve esaslarını kapsar." ibaresinin; "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde yer alan "(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; … h) Liyakat: Personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini, … ifade eder." ibaresinin iptali ile terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük ve maddi hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun "Rütbeler, Meslek Dereceleri ve Görev Unvanları" başlıklı 13. maddesinde, ikinci meslek derecesinde bulunan birinci sınıf emniyet müdürü rütbesindeki emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının atanabileceği görev unvanları, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte, "Daire Başkanı, Birinci Hukuk Müşaviri, İl Emniyet Müdürü, Polis Başmüfettişi, Öğretim Görevlisi, Merkez Emniyet Müdürü, Polis Moral Eğitim Merkezi Müdürü, Polis Akademisi Başkan Yardımcısı, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürü, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı, Teftiş Kurulu Grup Amiri, Emniyet Müşaviri, Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürü, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü, Polis Eğitim Merkezi Müdürü, Uçuş Kıymetlendirme Kurulu Üyesi, Pilot" olarak sayılmıştır. Kanun'un "Terfi ve Atama" başlıklı 55. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle ikinci fıkrasında, "Polis amirlerinin, rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri rütbe sırası ile aşağıda gösterilmiştir. RÜTBELER MESLEK DERECELERİ EN AZ BEKLEME SÜRELERİ Komiser Yardımcısı 9 4 Komiser 8 4 Başkomiser 7 3 Emniyet Amiri 6 3 Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü 5 2 Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürü 4 2 İkinci Sınıf Emniyet Müdürü 3 1 Birinci Sınıf Emniyet Müdürü 2 2 Birinci Sınıf Emniyet Müdürü 1 Yaş Haddi Sınıf Üstü Emniyet Müdürü Derece Üstü Yaş Haddi düzenlemesine; aynı maddenin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle üçüncü fıkrasında, "Her amir rütbesinde bulunması gereken toplam kadro sayısı, emniyet hizmetleri sınıfına ait toplam kadro sayısına göre, aşağıda hizalarında yer alan oranlara karşılık gelen sayıyı geçemez. Hesaplamalarda küsurat dikkate alınmaz. RÜTBELER ORANLAR (On binde) Birinci Sınıf Emniyet Müdürü 25 İkinci Sınıf Emniyet Müdürü 34 Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürü 78 Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü 88 Emniyet Amiri 93 Başkomiser 291 Komiser 388 Komiser Yardımcısı 484 düzenlemesine; aynı maddenin onikinci fıkrasında, "İkinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde en az bekleme süresini tamamlayanlar, terfien Birinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabilirler." düzenlemesine yer verilmiştir. Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Görev Unvanlarına Atamalar" başlıklı 10. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan halinde, "4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilât Kanununun 13 üncü maddesinde belirtilen görev unvanlarına yapılacak atamalar, karşılığında gösterilen meslek derecesi ve rütbelere göre yapılır. Ancak ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı meslek derecelerinde bulunan personel ihtiyaç halinde görev unvanlarına bakılmaksızın araştırma, inceleme ve denetleme gibi görevler verilmek üzere atandıkları birim amirinin emrine alınabilirler. Birinci meslek derecesinde olup, kendi isteğiyle ikinci meslek derecesinde görevlendirilmek isteyen personel hariç diğer personel, rütbe ve meslek derecesi karşılığı olan görev unvanından daha alt görev unvanlarına atanamaz ve çalıştırılamaz. İdare tarafından her rütbe ve meslek derecesi karşısında gösterilen görev unvanları arasında personelin görev yeri değiştirilebilir. İkinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde en az bekleme süresini tamamlayanlar, terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabilirler." kuralı yer almaktadır. Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi ve kadrosuzluk nedeniyle emeklilik işlemleri ile değerlendirme kurullarının çalışma usul ve esaslarını kapsar." hükmü; "Rütbe terfi zamanı" başlıklı 15. maddesinin ikinci fıkrasında ise "İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, en az bekleme süresini tamamlamaları halinde terfien Birinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabilirler." hükmü bulunmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinde, polis amirlerinin rütbeleri, bu rütbelerde en az bekleme süreleri ve her rütbede bulunması gereken toplam kadro sayısının, emniyet hizmetleri sınıfına ait toplam kadro sayısına göre en fazla hangi oranda olabileceği belirlenmiştir. Aynı maddede, bu rütbelerden, komiser yardımcısı, komiser ve başkomiserlerin liyakat koşullarını belirlemek ve terfilerini önermek üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme Kurulunun, emniyet amirleri ile dördüncü ve üçüncü sınıf emniyet müdürlerinin liyakat koşullarını belirlemek ve terfilerini önermek üzere Genel Müdürlük Yüksek Değerlendirme Kurulunun oluşturulacağı kurala bağlanmıştır. Diğer taraftan, ikinci sınıf emniyet müdürleri, bu sisteme dahil edilmemiştir. Maddenin on ikinci fıkrasında, en az bekleme süresini tamamlamak dışında başka bir şart aranmaksızın bunların, terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabilecekleri düzenlenmiştir. Kanun'un 13. maddesinde emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının rütbeleri, meslek dereceleri ve görev unvanları gösterilmiş olup hangi görev unvanının hangi meslek derecesi ve rütbeye karşılık geldiği ayrı ayrı sayılmak suretiyle belirlenmiştir. Birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına da bu kuralda yer verilmiştir. Kanun'un 55. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle dördüncü fıkrasında, rütbelere terfilerin maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılacağı düzenlenmiş, bunun yanında on ikinci fıkrasında ise ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde en az bekleme süresini tamamlayanların, terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabilecekleri düzenlenmiştir. Görüleceği üzere iki hükme aynı madde içerisinde yer verilmiş olup bunlar hukuken eşit kıymettedirler. Kanun'un bu düzenlemeleriyle aynı doğrultuda olmak üzere, ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesine kadar olan terfilere ilişkin kurallara "Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik"te yer verilmiştir. Bu Yönetmelik'in 15. maddesinin ikinci fıkrası ile Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 10. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle son fıkrasında ise, ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde en az bekleme süresini tamamlayanların, terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabileceği kuralına yer verilmiştir. İkinci sınıf emniyet müdürü rütbesinden birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi, alt rütbelerde öngörülen terfiden farklı bir şekilde tanzim edilmiştir. Kanun'un 13. maddesinde yer alan tablonun ikinci satırının ikinci kısmında sayılan unvanlara atanmış olma, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi etmenin ön şartı ve tek şartıdır. Yani, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edebilmek için bu rütbenin ikinci meslek derecesine karşılık gösterilen görev unvanlarına atanmak gerekmektedir. Kanun'un 13. maddesinde yer alan tabloda, alt rütbelere karşılık olarak gösterilen görev unvanlarına atanabilmek için bu rütbelere terfi etmiş olma şartı aranırken, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edebilmek için bu rütbenin ikinci meslek derecesine karşılık gösterilen görev unvanlarına atanmış olma şartı aranmaktadır. Dolayısıyla davada, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmama, buna bağlı olarak ve bununla birlikte gerçekleşen bir terfi ettirmeme işlemi söz konusudur. İdarenin, boş bir kadroya atama yapma, yapacağı atamada ise şartları taşıyanlar arasından tercihte bulunma konusunda takdir yetkisi bulunmakta olup, bu yetki kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır ve bu açıdan yargı denetimine tabidir. Bu genel ilke doğrultusunda dava konusu birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmama hususu değerlendirildiğinde, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde yer alması öngörülen kadro sayısının yine Kanun'da sınırlı olarak belirtildiği, atama yapılacak unvanların önem ve mahiyet bakımından genel anlamda üst düzey vasfında unvanlar olduğu, atamaya aday olanların ise hepsinin ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde bulunduğu ve bu bakımdan eşit yahut benzer nitelikleri haiz olduğu, bu durumdakiler arasında tercih yapmakta idarenin yukarıda açıklanan doğrultuda takdir yetkisinin bulunduğu gözlemlenmektedir. Somut olayda, idarenin sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığı; birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde kadro sayısının sınırlı bulunması, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesi ikinci meslek derecesindeki kadroların önem ve mahiyeti ile kişilerin emniyet teşkilatının üst düzey yönetici kadrolarına atanacak kişiler olması göz önüne alındığında, boş bulunan bir kadroya atama yapma ve yapacağı atamada şartları taşıyanlar arasında tercihte bulunma konusunda idareye geniş bir takdir yetkisi tanındığı; davanın konusunun esas itibarıyla terfi değil atama olduğu; idarenin boş bir kadroya atama yapmaya yargı kararı ile zorlanmasının mümkün olmadığı; idarenin açık değerlendirme hatası yaptığına, benzer niteliklere sahip ikinci sınıf emniyet müdürleri arasından makul olmayan tercihte bulunduğuna dair somut veriler mevcut olmadığı ve netice olarak dava konusu işlemin, kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, davacının yoksun kaldığı tüm özlük haklarının iadesi ve maddi hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de reddi gerekmektedir. Bu itibarla, Daire kararının temyize konu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne; 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle düzenleyici işlem yönünden davanın reddine, bireysel işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük ve maddi hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi isteminin kabulüne ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin 30/10/2023 tarih ve E:2021/17553, K:2023/5058 sayılı kararının temyize konu iptal ve kabule ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 18/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın temyize konu iptale ve kabule dair kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin reddi ile kararın temyize konu kısmının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Bekleme süresini tamamlayanların atanması

Danıştay 2. Daire ile İdari Dava Daireleri Kurulu, işlem tarihinde yürürlükte olduğunu belirttikleri 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin on ikinci fıkrasını kararlarında ele alır. Fıkra, ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde asgari bekleme süresini bitiren personelin, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinin ikinci meslek derecesine bağlanan görev unvanlarına terfi yoluyla atanmasına imkan verir. Bu imkan, bekleme süresini dolduran her personel için kendiliğinden zorunlu bir atama sonucu doğurmaz.

Danıştay 2. Daire, E. 2021/17553, K. 2023/5058Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/17553 E.  ,  2023/5058 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/17553 Karar No : 2023/5058 DAVACI: … VEKİLİ: Av. … DAVALILAR: 1- … 2- … Bakanlığı VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri Yardımcısı V. … 3- … Genel Müdürlüğü VEKİLİ: Av. … DAVANIN KONUSU: Karabük İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda 2. sınıf emniyet müdürü rütbesi ile görev yapmakta iken 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmeyerek resen emekliye sevk edilen davacı tarafından; terfien 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde yer alan "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi … işlemleri … usul ve esaslarını kapsar." ibaresinin; "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde yer alan "(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; … h) Liyakat: Personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini, … ifade eder." ibaresinin iptali ile terfien 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük ve maddi hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi ve emekli edilme işleminin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na 6638 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen 55. maddesinin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI: 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun “Terfi ve Atama” başlıklı 55. maddesinde; “…Rütbe terfileri ve sınavlar ile meslek içi yöneticilik eğitim kursları, eğitim tarih ve süreleri ile değerlendirme kurullarının çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.” kuralına yer verildiği, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde; “(1) Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi ve kadrosuzluk nedeniyle emeklilik işlemleri ile değerlendirme kurullarının çalışma usul ve esaslarını kapsar.”; “Rütbe terfi zamanı” başlıklı 15. maddesinde; “…İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, en az bekleme süresini tamamlamaları halinde terfıen Birinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabilirler.” düzenlemesinin yer aldığı, 3201 sayılı Kanun uyarınca rütbe terfilerin Yönetmelikle düzenlenmesi gerektiği, ancak ilgili Yönetmelik'te 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ile ilgili usul ve esasların düzenlenmediği, Yönetmelik'in “Kapsam” başlıklı 2. maddesinin 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesine aykırı olduğu, 50 adet 2. sınıf emniyet müdürünün Emniyet Genel Müdürlüğünün Yüksek Değerlendirme Kurulunun 2017/1 sayılı kararının 18/07/2017 günlü, Bakanlık Makamı ile onanması sonucunda emekliye sevk edildiği, 3201 sayılı Kanun'un 3870 sayılı Kanun ile değişik 13. maddesinde emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının rütbelerinin, meslek derecelerinin ve görev unvanlarının gösterildiği, hangi görev unvanının hangi meslek derecesi ve rütbeye karşılık geldiğinin ayrı ayrı sayılmak suretiyle belirlendiği, atama ile terfi işlemlerinin aynı Bakan oluru ile yapıldığı, 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi işleminin sadece atama işlemi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı; idarenin, takdir yetkisini tamamen keyfi olarak, subjektif değerlendirmeler ile hukuka aykırı olarak kullandığı, davacının kıdem ve liyakat olarak terfi ettirilen personelden daha iyi olduğu, diğer rütbeler arasındaki terfi işlemleri ile 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi işlemleri arasında farklı kıstaslar belirlenmesinin Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan "hukuk devletinin" gereği olan, Anayasa'nın 10. maddesinde ifade edilen “eşitlik ilkesine” aykırı olduğu ileri sürülmüştür. DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI: Davalı Cumhurbaşkanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından; 2. sınıf emniyet müdürü rütbesindeki personeli 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirme veya atama ile ilgili Yüksek Değerlendirme Kurulunun görev ve yetkisinin bulunmadığı, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuz ve yirminci fıkrasında belirtilen rütbelerdeki personelin emekliye sevk işlemleri hakkında karar alma yetkisinin Yüksek Değerlendirme Kurulunda olduğu; ancak alınan bu kararın Bakanlık Makamının onayı ile uygulanabileceği, bulunduğu rütbede azami görev süresini tamamlayıp, hakkında herhangi bir adli veya idari soruşturması bulunmayan ve olumsuz sicil/performans notu almayan 2. sınıf emniyet müdürü rütbesindeki her personelin bir üst rütbeye atanacağına dair mevzuat hükmü bulunmadığı, 2. sınıf emniyet müdürü olan davacının, 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfien atanma hususunun davacı açısından bir kazanılmış hak teşkil etmeyeceği, idarenin gördüğü hizmet ve çalıştırdığı personel hakkında ayrıntılı bilgiye ve değerlendirme yapma olanağına sahip olduğu ve üst düzey bir personeli boş bulunan başka bir kadroya bir hukuk kuralına aykırı olmamak ve maksat yönünden kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında başka bir amaç gözetmemek şartıyla atayabileceği, Bakanlık Makamına tanınan geniş takdir yetkisinin kötüye kullanıldığının somut bilgi ve belgeler ile ortaya konulamadığı belirtilerek, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur. Davalı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde bulunan personelin terfien 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmasının Yüksek Değerlendirme Kurulunun görev ve yetkisinde olmadığı, 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfien atamanın Bakanlık Makamının tasarrufunda olduğu, 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde bulunan tüm personelin 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilemeyeceği, dava konusu işlemin salt bir atama işlemi olarak değerlendirilmemesi gerektiği, idarenin boş bir kadroya atama yapmaya zorlanamayacağı, 2. sınıf emniyet müdürü olmanın 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfien atanma hususunda davacı açısından bir kazanılmış hak teşkil etmeyeceği, idarenin gördüğü hizmet ve çalıştırdığı personel hakkında ayrıntılı bilgiye ve değerlendirme yapma olanağına sahip olduğu, üst düzey personelin boş bulunan başka bir kadroya hukuka aykırı olmamak, maksat yönünden kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında başka bir amaç gözetmemek şartıyla atanabileceği, Bakanlık Makamına tanınan geniş takdir yetkisinin kötüye kullanıldığı yönünde somut bilgi ve belge sunulamadığı belirtilerek, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: … DÜŞÜNCESİ: Davacının, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Kapsam" başlıklı 2. maddesine ve Yönetmelik'in 4. maddesine yönelik istemlerinin reddi; davacının terfien 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin işlemin iptali ile yoksun kaldığı tüm özlük ve maddi haklarının işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI: … DÜŞÜNCESİ: Dava, 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta olan davacının 1. sınıfa terfi ettirilmeyerek,emekli edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü işlemi ile Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin "Kapsam"başlıklı 2.maddesinde yer alan "Bu Yönetmelik;Emniyet Hizmetleri sınıfı personelinin…kadrosuzluk nedeniyle emeklililik işlemleri…usul ve esaslarını kapsar."ifadesi ve aynı Yönetmeliğin 4. maddesinin (h) bendinde yer alan ''Liyakat: Personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini…ifade eder.'' ibaresinin iptali ,bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük ve maddi haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Anayasanın 124. maddesinde; Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarabilecekleri kuralı yer almıştır. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinde, polis amirlerinin, rütbe sırası ile Komiser Yardımcısı, Komiser, Başkomiser, Emniyet Amiri, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü, Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürü, İkinci Sınıf Emniyet Müdürü, Birinci Sınıf Emniyet Müdürü ve Sınıf Üstü Emniyet Müdürü olarak sayıldığı, her amir rütbesinde bulunması gereken toplam kadro sayısının, emniyet hizmetleri sınıfına ait toplam kadro sayısına göre, belirli oranlara karşılık gelen sayıyı geçemeyeceği, birinci sınıf emniyet müdürleri için ise bu oranın on binde 25 olarak belirlendiği, rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılacağı, Komiser Yardımcısı, Komiser ve Başkomiserlerin liyakat koşullarını belirlemek ve terfilerini önermek üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme Kurulu, Emniyet Amirleri ile Dördüncü ve Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürlerinin liyakat koşullarını belirlemek ve terfilerini önermek üzere Genel Müdürlük Yüksek Değerlendirme Kurulu oluşturulacağı, kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden performans değerlendirme puanı yüksek olanlar, performans değerlendirme puanlarının eşitliği hâlinde bulunduğu rütbede aldığı başarı ve üstün başarı belgesi fazla olanlar, başarı ve üstün başarı belgesinin sayıca eşitliği hâlinde ise sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı, kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için; bulunulan rütbelerdeki en az bekleme sürelerinin tamamlanması, bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanının alınması, Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı sayılması ve Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitimde başarılı olunması şartlarının aranacağı, ikinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde en az bekleme süresini tamamlayanların, terfien Birinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabilecekleri, rütbe terfileri ve sınavlar ile meslek içi yöneticilik eğitim kursları, eğitim tarih ve süreleri ile değerlendirme kurullarının çalışmalarına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. Anılan Kanuna dayanılarak Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbeleri, meslek dereceleri, görev unvanları ve görev unvanlarına göre atanma, amir grupları, bekleme süreleri, kıdem sıralaması, rütbe terfilerine ilişkin sınav ve eğitimi ile değerlendirme kurullarının çalışmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik 10.5.2015 günlü ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Anılan Yönetmeliğin iptali istenilen '. Maddesi,28.05 2020 tarih ve 31138 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1.maddesiyle değiştirildiğinden,davanın bu kısmı hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. Aynı Yönetmeliğin 4. maddesinin (h) bendinde yer alan ''Liyakat: Personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini…ifade eder.'' ibaresinin iptali istemine gelince; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 3. maddesinde belirtilen "Liyakat" ilkesi, bu Kanun'un temel ilkeleri arasında sayılmış ve Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmak olarak tanımlanmıştır. Dava konusu Yönetmeliğin tanımlar başlıklı 4. maddesinin (h) bendinde, liyakat, personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliği olarak ifade edilmiş, 20. maddesinde de, terfi edecek personel hakkında liyakat açısından yapılacak değerlendirmede hangi hususların dikkate alınacağı belirtilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte incelendiğinde, polis amirlerinin liyakat koşullarının belirlenmesinde, emniyet hizmetinin özelliği ve gereklerine uygun olarak objektif bir kriter olan performans değerlendirme puanları, başarı ve üstün başarı belgeleri, eğitim ve öğrenimle kazanılan bilgi, beceri ve davranışlar ile geçmiş hizmetlerinde almış olduğu cezalar, geçirdiği ve devam eden soruşturmaların niteliği gibi unsurların bir bütün olarak dikkate alınarak değerlendirilecek olması karşısında söz konusu unsurları ihtiva eden dava konusu liyakat tanımında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davaya konu birel işleme gelince; 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun "Terfi ve atama" başlıklı 55. maddesinin 17. fıkrasında "Bir üst rütbeye terfi etmek için belirlenen diğer şartları taşımakla birlikte, belirlenen rütbedeki kadrosuzluk nedeniyle terfi edemeyen personele bir üst rütbeye terfi eden emsallerine ödenen ek gösterge, zam ve tazminatlar ödenir." hükmü aynı maddenin 19. fıkrasında ise "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler." hükmü yer almaktadır. Anılan Yasa’ya dayanılarak çıkarılan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 4. maddesinde, "Terfi: Personelin bulunduğu rütbeden üst rütbeye yükselmesini, Kıdem: Bir rütbeye terfi tarihinden itibaren bulunduğu rütbede geçen hizmet süresini, Liyakat: Personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini'' ifade ettiği, 8. maddesinde, Polis amirlerinin rütbelere terfilerinin, bu Yönetmeliğin 12. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla liyakate göre yapılacağı, 39. maddesinde, bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ve Emniyet Müdürleri'nin, emeklilik ve yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulu'nun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilecekleri kurallarına yer verilmiştir. Yukarıda bahsedilen mevzuat hükümlerinden, davalı idarenin, bir üst rütbeye terfi etmek için belirlenen diğer şartları taşımakla birlikte, belirlenen rütbedeki kadrosuzluk nedeniyle terfi edemeyen davacıya bir üst rütbeye terfi eden emsallerine ödenen ek gösterge, zam ve tazminatları ödemesi gerektiği açıktır. Bu durumda liyakat yönünden birinci sınıf Emniyet Müdürlüğüne terfi etmesine engel bir durum bulunmayan ve 2. sınıf Emniyet müdürlüğü hakları ile emekli edilen davacının birinci sınıf Emniyet Müdürlüğü hakları ile emekli ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık görülmemiştir. Öte yandan; T.C. Anayasasının 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış olup yapılan yargılama ile hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle bir üst rütbe olan 1.sınıf emniyet müdürlüğü hakları ile emekli olmuş sayılarak,emekli edildiği tarihten itibaren alması gereken tüm maddi hakları toplamından, bu süre içerisinde kendisine ödenen emekli ikamiyesi,emekli maaşı,kadrosuzluk tazminatı ve diğer maddi hakları toplamı çıkarıldıktan sonra kalan paranın , dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği de açıktır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptali ve işlem nedeniyle bir üst rütbe olan 1.sınıf emniyet müdürlüğü hakları ile emekli olmuş sayılarak,emekli edildiği tarihten itibaren alması gereken tüm özlük ve parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmesi; Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin "Kapsam"başlıklı 2.maddesinde yer alan "Bu Yönetmelik;Emniyet Hizmetleri sınıfı personelinin…kadrosuzluk nedeniyle emeklililik işlemleri…usul ve esaslarını kapsar."ifadesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı; aynı Yönetmeliğin 4. maddesinin (h) bendinde yer alan ''Liyakat: Personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini…ifade eder.'' ibaresinin iptali isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 27. maddesi gereğince Danıştay dava daireleri arasındaki işbölümüne ilişkin olarak hazırlanan ve 19/12/2020 günlü, 31339 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, 2020/62 sayılı "Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı" uyarınca, Danıştay Onikinci Dairesinin 02/02/2021 günlü, E:2021/2267, K:2021/352 sayılı kararıyla Dairemize gönderilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Karabük İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda 2. sınıf emniyet müdürü rütbesi ile görev yapmakta iken 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmeyerek resen emekliye sevk edilen davacı tarafından; terfien 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde yer alan "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi … işlemleri … usul ve esaslarını kapsar." ibaresinin; "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde yer alan "(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; … h) Liyakat: Personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini, … ifade eder." ibaresinin iptali ile terfien 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin işlem nedeniyle yoksun kalınan tüm özlük ve maddi hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi ve emekli edilme işleminin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'na 6638 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen 55. maddesinin iptali talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmektedir. İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 90/son maddesinde; "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." kuralı; Anayasa'nın 128.maddesinde; "(…) Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır. Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak düzenlenir." kuralı yer almaktadır. 04/06/2003 günlü, 4867 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve 11/08/2003 günlü, 25196 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme'nin 7. maddesinde; "Bu Sözleşme'ye Taraf Devletler, herkesin adil ve elverişli çalışma koşullarından yararlanmak hakkını kabul ederler. Bu hak özellikle şunları güvence altına alır: (c) Herkese, işyerinde uygun bir üst kademeye yükselmede eşit olanak ve bu yükselmenin yalnızca kıdem ve yeterlilik esaslarına göre yapılması" düzenlemesi yer almaktadır. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun'la değişik "Rütbeler, Meslek Dereceleri ve Görev Unvanları" başlıklı 13. maddesinde; 2. meslek derecesinde 1. sınıf emniyet müdürü rütbesindeki personelin atanabileceği görev unvanları "Daire Başkanı, Birinci Hukuk Müşaviri, İl Emniyet Müdürü, Polis Başmüfettişi, Öğretim Görevlisi, Merkez Emniyet Müdürü, Polis Moral Eğitim Merkezi Müdürü, Polis Akademisi Başkan Yardımcısı, Başkan Yardımcısı, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürü, Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı, Teftiş Kurulu Grup Amiri, Emniyet Müşaviri, Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürü, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü, Polis Eğitim Merkezi Müdürü, Uçuş Kıymetlendirme Kurulu Üyesi, Pilot" olarak sayılmıştır. Aynı Kanun'un 6638 sayılı Kanun'la değişik "Terfi ve Atama" başlıklı 55. maddesinin davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle ikinci fıkrasında; "Polis amirlerinin, rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri rütbe sırası ile aşağıda gösterilmiştir." RÜTBELER MESLEK DERECELERİ EN AZ BEKLEME SÜRELERİ Komiser Yardımcısı 9 4 Komiser 8 4 Başkomiser 7 3 Emniyet Amiri 6 3 Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü 5 2 Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürü 4 2 İkinci Sınıf Emniyet Müdürü 3 1 Birinci Sınıf Emniyet Müdürü 2 2 Birinci Sınıf Emniyet Müdürü 1 Yaş Haddi Sınıf Üstü Emniyet Müdürü Derece Üstü Yaş Haddi düzenlemesine; Aynı Kanun'un 6638 sayılı Kanun'la değişik "Terfi ve Atama" başlıklı 55. maddesinin davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle üçüncü fıkrasında; "Her amir rütbesinde bulunması gereken toplam kadro sayısı, emniyet hizmetleri sınıfına ait toplam kadro sayısına göre, aşağıda hizalarında yer alan oranlara karşılık gelen sayıyı geçemez. Hesaplamalarda küsurat dikkate alınmaz." RÜTBELER ORANLAR (On binde) Birinci Sınıf Emniyet Müdürü 25 İkinci Sınıf Emniyet Müdürü 34 Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürü 78 Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü 88 Emniyet Amiri 93 Başkomiser 291 Komiser 388 Komiser Yardımcısı 484 düzenlemesine; Aynı maddenin onikinci fıkrasında; "İkinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde en az bekleme süresini tamamlayanlar, terfien Birinci Sınıf Emniyet Müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabilirler." düzenlemesine yer verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; Kurumların, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilecekleri kuralına yer verilmiştir. 11/09/1992 günlü, 21342 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Görev Unvanlarına Atamalar" başlıklı 10. maddesinde; "4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilât Kanununun 13 üncü maddesinde belirtilen görev unvanlarına yapılacak atamalar, karşılığında gösterilen meslek derecesi ve rütbelere göre yapılır. Ancak ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı meslek derecelerinde bulunan personel ihtiyaç halinde görev unvanlarına bakılmaksızın araştırma, inceleme ve denetleme gibi görevler verilmek üzere atandıkları birim amirinin emrine alınabilirler. Birinci meslek derecesinde olup, kendi isteğiyle ikinci meslek derecesinde görevlendirilmek isteyen personel hariç diğer personel, rütbe ve meslek derecesi karşılığı olan görev unvanından daha alt görev unvanlarına atanamaz ve çalıştırılamaz. İdare tarafından her rütbe ve meslek derecesi karşısında gösterilen görev unvanları arasında personelin görev yeri değiştirilebilir. İkinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde en az bekleme süresini tamamlayanlar, terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabilirler." düzenlemesine; 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle; "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi işlemleri, değerlendirme kurulu kararına istinaden yapılan emekliliğe sevk işlemleri ile değerlendirme kurullarının çalışma usul ve esaslarını kapsar." düzenlemesine; Dava açıldıktan sonra 28/05/2020 günlü, 31138 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren halinde; "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi ve kadrosuzluk nedeniyle emeklilik işlemleri ile değerlendirme kurullarının çalışma usul ve esaslarını kapsar." düzenlemesine; Aynı Yönetmelik'in "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; h) Liyakat: Personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini, ifade eder" düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: I – ANAYASA'YA AYKIRILIK İDDİASININ İNCELENMESİ: Her ne kadar davacı tarafından, dava dilekçesinde 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun'la değişik 55. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de, davacının durumu ve menfaati gözetilerek dava dilekçesinde belirttiği iddialar da dikkate alındığında, 55. maddenin onikinci fıkrasının Anayasa'ya aykırılığı iddiası nedeniyle somut norm denetimi yapılmak üzere Anayasa Mahkemesine başvurulması istemi olarak ele alınması ve incelemenin bu çerçevede yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Davacının, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin onikinci fıkrasının Anayasa'nın 2. ve 10. maddelerine aykırı olduğu yönündeki iddiası incelenmiş olup, yapılan değerlendirmede Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir. II – DAVA KONUSU DÜZENLEMELERİN İNCELENMESİ: 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in; A) "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde yer alan "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi … işlemleri … usul ve esaslarını kapsar." ibaresinin incelenmesi: Anayasa'nın 124. maddesi ile idarelere, kamu hizmetinin daha etkin ve verimli yürütülmesi amacıyla kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda yönetmelik çıkarma ve bu yönetmeliklerde değişiklikler yapabilme yetkisinin verilmiş olduğu ve bu yönetmeliklerin Anayasa, yasa, tüzük ve hukukun genel ilkelerine aykırı hükümler içermemesi ve öngörülen biçim ve yetki koşullarına uyularak çıkarılması dışında, söz konusu düzenleme yetkisinin kullanılmasında kamu hukuku yönünden herhangi bir engel bulunmadığı açıktır. 3201 sayılı Kanun'un 6638 sayılı Kanun'la değişik "Terfi ve Atama" başlıklı 55. maddesi nde rütbe terfileri ve sınavlar ile meslek içi yöneticilik eğitim kursları, eğitim tarih ve süreleri ile değerlendirme kurullarının çalışmalarına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenleneceği hükme bağlanmıştır. İptali istenilen düzenleme incelendiğinde, üst hukuk normlarına uygun olduğu, bu normları aşan veya normlara aykırı yeni bir kural getirilmediği; davacı tarafından iptali istenilen "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi … işlemleri … usul ve esaslarını kapsar." ibaresinin, dava tarihinden sonra 28/05/2020 günlü, 31138 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren halinde de değişikliğe uğramaksızın aynen korunduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, Yönetmelik'in "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde yer alan "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi … işlemleri … usul ve esaslarını kapsar." ibaresinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. B) "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde yer alan "(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; … h) Liyakat: Personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini, … ifade eder." ibaresinin incelenmesi: 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun "Terfi ve Atama" başlıklı 55. maddesinin 8. fıkrasında, "Emniyet Amirleri ile Dördüncü ve Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürlerinin liyakat koşullarını belirlemek ve terfilerini önermek üzere Genel Müdürlük Yüksek Değerlendirme Kurulu oluşturulur. Bu Kurul, Emniyet Genel Müdürünün başkanlığında, Genel Müdür Yardımcıları, Teftiş Kurulu Başkanı, Polis Akademisi Başkanı, Özel Güvenlik Denetleme Başkanı, Birinci Hukuk Müşaviri, Personel Dairesi Başkanı ile Polis Başmüfettişleri arasından seçilecek bir Polis Başmüfettişi ve İl Emniyet Müdürleri arasından seçilecek iki İl Emniyet Müdüründen teşekkül eder. Bu Kurulda görev yapacak Polis Başmüfettişi ile İl Emniyet Müdürlerinin seçimine ilişkin esaslar yönetmelikle düzenlenir." kuralı yer almaktadır. Anılan Kanun hükmü de dikkate alınarak yürürlüğe konulan 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin. 1. fıkrasının (h) bendinde, "… Liyakat: Personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini… İfade eder" düzenlemesine yer verilmiştir. Dava konusu Yönetmelik'in 4. maddesinde tanımlara yer verildiği, dava konusu edilen (h) bendinde ise liyakatin tanımının yapıldığı; anılan tanım incelendiğinde; terfi edecek personelin, değerlendirme döneminde ve öncesinde gerekli niteliklere sahip olması gereğine vurgu yapıldığı, tanımın objektif bir niteliğe sahip olduğu, düzenleme yapma konusunda idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin emniyet hizmetinin özelliğine uygun olarak kullanıldığı dikkate alındığında, dava konusu Yönetmelik'in 4. maddesinde yer alan "(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; … h) Liyakat: Personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini, … ifade eder." ibaresinin üst norm olan 3201 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemeye uygun olduğu anlaşıldığından anılan düzenlemede hukuka aykırılık görülmemiştir. II – DAVACININ TERFİEN 1. SINIF EMNİYET MÜDÜRÜ RÜTBESİNDE İKİNCİ MESLEK DERECESİ KARŞILIĞI GÖREV UNVANLARINA ATANMAMASINA İLİŞKİN İŞLEMİN İNCELENMESİ : Dosyanın incelenmesinden, 2017 yılı terfi döneminde 16/07/2017 günlü, 2017/1 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu Kararı ile Karabük İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde görev yapan davacının, terfien 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmaması ve emekliye sevk edilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dairemizin 26/04/2022 ve 28/03/2023 tarihli ara kararları ile dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte; 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinden, 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edebilecek durumda olan personele ilişkin listenin ve davacının 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinde bekleme süresi içerisinde performans değerlendirme formları ile ceza, ödül ve başarı belgelerine ait bilgi ve belgelerin istenildiği; 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde kaç kişilik boş kadro olduğu ve bu kadrolara kaç kişinin atandığının, haklarında devam etmekte olan adli ve idari soruşturma veya kovuşturma bulunanlar ile adli veya idari ceza uygulanan personelden 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilenlerin olup olmadığının, davacıdan daha düşük performans puanı, sözlü ve yazılı sınav puanı, hizmet içi eğitim puanı ile ödül ve başarı belgesi sayısı daha az olan personelin terfi ettirilip ettirilmediğinin, davacı hakkında yürütülen ceza veya disiplin soruşturması bulunup bulunmadığının sorulduğu ve 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinden, 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi için dikkate alınan kriterlerin bildirilmesinin istenildiği; ara kararı cevabı olarak gönderilen yazı ve eklerinden, 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi işlemlerinde herhangi bir kurul veya komisyonda liyakat yönünden değerlendirme yapılmadığı, ön koşul veya koşul (sınav, kıdem sırası, performans puanı vb.) aranmaksızın 2451 ve 3046 sayılı Kanun uyarınca doğrudan Bakanlık makamının tasarrufu doğrultusunda terfien atama işleminin gerçekleştirildiğinin belirtildiği; davacının, suç örgütüne yardım etmek suçundan yargılandığı davada, … Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla şüpheden uzak, yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat ettiği, 2017 yılına ilişkin listede 57. kıdem sırasında olduğu, performans notunun 2015 ve 2016 yıllarında 5, 2017 yılında 4,67 olduğu; 2015 yılında 6, 2016 yılında 5 ve 2017 yılında 2 adet başarı ve üstün başarı belgesi bulunduğu; hakkında ceza ve devam eden soruşturma bilgisi bulunmadığı görülmüştür. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun ile değişik "Terfi ve atama" başlıklı 55. maddesinde, rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesinin kıdem sırasına göre, rütbelere terfilerin ise liyakate göre yapılacağı kurala bağlanmıştır. Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 4. maddesinde; terfinin, personelin bulunduğu rütbeden üst rütbeye yükselmesini; kıdemin, bir rütbeye terfi tarihinden itibaren bulunduğu rütbede geçen hizmet süresini; liyakatin ise personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini ifade ettiği hükme bağlanmış; anılan Yönetmelik'in 8. maddesinde; "polis amirlerinin rütbelere terfilerinin, bu Yönetmeliğin 12. maddesinde belirtilen şartları taşımak kaydıyla liyakate göre yapılacağı," düzenlemesine yer verilmiştir. Uyuşmazlığın karara bağlanabilmesi için yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edecekleri belirleme konusunda İçişleri Bakanına verilen takdir yetkisinin kapsam ve içeriğinin belirlenmesi gerekmektedir. Bir başka ifade ediş şekli ile 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edecekleri belirleme konusunda İçişleri Bakanına verilen takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız mı, yoksa sınırları belirlenmiş bir yetki mi olduğunun saptanması zorunludur. Danıştay içtihatlarında, takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, hukuka bağlı bir devlette mutlak bir takdir yetkisinin söz konusu olamayacağı, idarelerin her işleminde olduğu gibi takdir yetkisi içinde aldığı işlemlerde de belli sebeplere dayanmak zorunda olduğu belirtilmektedir. Bu kapsamda, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55/4. maddesinde, rütbelere terfiin liyakate göre yapılacağı belirtilmiş, "liyakat" yukarıda alıntısı yapılan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 4. maddesinde tanımlanmış olmakla birlikte, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 3/C maddesinde de, devlet kamu kamu hizmetlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmak şeklinde tanımlanmıştır. Nitekim, 2. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacıların 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Bölge İdare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılığın giderilmesinin istenilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 17/12/2020 günlü, E:2020/172, K:2020/184 sayılı aykırılığın giderilmesi isteminin reddine ilişkin kararında da, 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi konusunda İçişleri Bakanlığına takdir yetkisi tanınmakla birlikte bu yetkinin sınırlarını, kamu yararı ve hizmet gereklerinin oluşturduğu, aykırılığın giderilmesi istemine konu kararlarda davacıların kıdem sırası ve liyakat değerlendirmesine esas bilgilerin her uyuşmazlıkta birbirinden farklı olması, ayrıca terfi dönemlerinde de farklılık bulunması nedeniyle idarenin takdir yetkisinin denetimi yapılırken her davacının durumunun ayrı bir inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği ve bu nedenle her dosyanın kendine özgü bir nitelik taşımakta olduğu belirtilmiştir. Yapılan bütün açıklamalar çerçevesinde, 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfide davalı idarenin takdir yetkisi bulunduğu açık olmakla birlikte, bu yetki mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır. Davalı idare bu yetkisini, uluslararası antlaşmalar, 657 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun uyarınca liyakat ilkesini göz önünde bulundurarak kullanmak zorundadır. Bu durumda; davalı idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda liyakat ilkesini gözetmek suretiyle kullanıp kullanmadığını ortaya koyabilmek amacıyla Dairemizin 26/04/2022 ve 28/03/2023 tarihli ara kararları ile dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte; 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinden, 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edebilecek durumda olan personele ilişkin listenin istenildiği; 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde kaç kişilik boş kadro olduğunun ve bu kadrolara kaç kişinin atandığının, haklarında devam etmekte olan adli ve idari soruşturma veya kovuşturma bulunanlar ile adli veya idari ceza uygulanan personelden 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilenlerin olup olmadığının, davacıdan daha düşük performans puanı, sözlü ve yazılı sınav puanı, hizmet içi eğitim puanı ile ödül ve başarı belgesi sayısı daha az olan personelin terfi ettirilip ettirilmediğinin sorulduğu ve 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinden, 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi için dikkate alınan kriterlerin bildirilmesinin istenildiği; ara karar cevabı olarak gönderilen yazı ve eklerinden, davacının 57. kıdem sırasında olduğu, performans notunun 4,67 olduğu, 2 adet başarı ve üstün başarı belgesi bulunduğu; bununla birlikte, davacıdan daha düşük puanı ve başarı belgesi bulunan listenin 62, 63, 70, 71, 74, 160, 547, 560 ve 569. sırasındaki personelin terfien 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atandığı görülmüştür. Aynı şekilde; davacının, 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi ettirilmemesinin dayanağı herhangi bir bilgi ve belge ile 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına ait kadrolarının dolu olduğuna ilişkin bir verinin de sunulmadığı, doğrudan Bakanlık makamının tasarrufu doğrultusunda işlem tesis edildiğinin bildirildiği, terfien atama işleminde hangi ölçütlerin kullanıldığına yönelik somut bilgi ve belgeye de yer verilmediği görülmektedir. Bu itibarla; davalı idarece liyakat değerlendirmesinde dikkate alınması gereken ölçütlerin, aday personel yönünden eşit, objektif ve istikrarlı şekilde uygulanmadığı görüldüğünden, adli ve idari cezası bulunmayan davacının, terfien 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. III-DAVACININ TERFİEN 1. SINIF EMNİYET MÜDÜRÜ RÜTBESİNDE İKİNCİ MESLEK DERECESİ KARŞILIĞI GÖREV UNVANLARINA ATANMAMASINA İLİŞKİN İŞLEM NEDENİYLE YOKSUN KALDIĞI TÜM ÖZLÜK VE MADDİ HAKLARIN İŞLETİLECEK YASAL FAİZİYLE BİRLİKTE ÖDENMESİNE KARAR VERİLMESİ İSTEMİNİN İNCELENMESİ: Davacının terfien 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin işlem hukuka aykırı bulunduğundan, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı tüm özlük ve maddi hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin de kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde yer alan "Bu Yönetmelik; Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelinin rütbe terfi … işlemleri … usul ve esaslarını kapsar." ibaresinin; "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde yer alan "(1) Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; … h) Liyakat: Personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini, … ifade eder." ibaresinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliğiyle, 2. Davacının terfien 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin işlemin İPTALİNE oyçokluğuyla, 3. Davacının terfien 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük ve maddi hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin KABULÜNE oyçokluğuyla, 4. Dava kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlandığından aşağıda dökümü yer alan …-TL yargılama giderinin yarısı olan …-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan …-TL'nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, posta giderinden artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen …-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, …-TL vekalet ücretinin ise davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine; 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/10/2023 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun "Terfi ve Atama" başlıklı 55. maddesinde, polis amirlerinin rütbeleri ve bu rütbelerin her birindeki zorunlu en az bekleme süreleri belirlenmiş, komiser yardımcısı, komiser ve başkomiserlerin liyakat koşullarını belirlemek ve terfilerini önermek üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme Kurulunun, emniyet amirleri ile dördüncü ve üçüncü sınıf emniyet müdürlerinin liyakat koşullarını belirlemek ve terfilerini önermek üzere Genel Müdürlük Yüksek Değerlendirme Kurulunun oluşturulacağı; kurulların her yıl mayıs ayında toplanacağı ve terfilerin her yıl haziran ayında topluca yapılacağı kurala bağlanmıştır. İkinci sınıf emniyet müdürleri ise, ana hatlarıyla yukarıda belirtilen terfi sistemine dahil edilmemiş, anılan 55. maddenin onikinci fıkrasında yapılan düzenleme ile en az bekleme süresini tamamlamak dışında başka bir şart aranmaksızın bunların, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına terfien atanabilecekleri kurala bağlanmıştır. Emniyet amirleri ile 4. ve 3. sınıf emniyet müdürlerinin terfilerine ilişkin düzenlemelere "Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik"te yer verilirken, 2. sınıf emniyet müdürlerine anılan Yönetmelik'te yer verilmemiş, buna karşılık, Emniyet Mensuplarının Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nde, emniyet amirleri ile 4. ve 3. sınıf emniyet müdürleri hakkında herhangi bir düzenlemeye yer verilmezken "Görev Unvanlarına Atamalar" başlıklı 10. maddesinin son fıkrasında, "İkinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde en az bekleme süresini tamamlayanlar, terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanabilirler" kuralına yer verilmiştir. Öte yandan; 3201 sayılı Kanun'un 3870 sayılı Kanun'la değişik 13. maddesinde emniyet hizmetleri sınıfı mensuplarının rütbeleri, meslek dereceleri ve görev unvanları gösterilmiş olup, hangi görev unvanının hangi meslek derecesi ve rütbeye karşılık geldiği ayrı ayrı sayılmak suretiyle belirlenmiştir. Yukarıda anılan düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesinden; 2. sınıf emniyet müdürü rütbesinden 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi durumunun diğer rütbelerin terfilerinden farklı olarak düzenlendiği; yukarıda anılan 13. maddede yer alan tablonun ikinci satırının ikinci kısmında sayılan unvanlara atanmış olmanın, 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi etmenin ön şartı ve aynı zamanda tek şartı haline getirildiği anlaşılmaktadır. Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse; 3201 sayılı Kanun'un anılan 13. maddesinde yer alan tabloda, emniyet amiri ile 4., 3. ve 2. sınıf emniyet müdürü rütbelerine karşılık olarak gösterilen görev unvanlarına atanabilmek için anılan rütbelere terfi etmiş olma şartı aranırken, 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine terfi edebilmek için 13. maddede bu rütbeye (ve 2. meslek derecesine) karşılık gösterilen görev unvanlarına atanmış olma şartı aranmaktadır. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerde, dava konusu işlem davacı tarafından terfi ettirilmeme olarak nitelendirilmiş olmakla birlikte; esasen, salt bir terfi işleminden ziyade öncelikle bir atamama işlemi söz konusu olup, atama işlemine bağlı olarak ve onunla birlikte gerçekleşen bir terfi ettirmeme işlemi söz konusudur. 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi ile davalı idareye, personelini atama konusunda takdir yetkisi tanındığı açık olup, memurların atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Buna karşılık, sözü edilen takdir yetkisinin, ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususunun yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunduğunu da vurgulamak gerekir. Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı; dava konusu işlemin, kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği; 1. sınıf emniyet müdürü rütbesi ve 2. meslek derecesindeki kadroların önem ve mahiyeti, bu sınıfta kadro sayısının sınırlı olması ve bu kadroya atanan kişilerin emniyet teşkilatının üst düzey yönetici kadrolarına atanacak kişiler olduğu, boş bulunan bir kadroya atama yapma ve yapacağı atamada şartları taşıyanlar arasında tercihte bulunma konusunda idareye geniş bir takdir yetkisi tanınmış olduğu, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 3. fıkrasında yer alan, 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde yer alması gereken kadro sayısını emniyet hizmetleri sınıfına ait toplam kadro sayısının on binde 25'iyle sınırlayan düzenleme ile dava konusu işlemin salt bir terfi işlemi olarak değerlendirilmeyeceği ve idarenin boş bir kadroya atama yapmaya yargı kararı ile zorlanmasının mümkün olmadığı, her ne kadar davacıdan daha düşük puanlı veya daha az sayıda başarı veya üstün başarı belgesi sahibi personelin atandığı görülmüşse de, söz konusu personel ile davacı arasında dikkate değer ölçüde farklar bulunmadığı ve idarenin bariz değerlendirme hatası yaptığına dair somut veriler bulunmadığı görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, davacının terfien 1. sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmamasına ilişkin işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı tüm özlük ve maddi hakların işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemleri yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyoruz.

Kurulun değerlendirmesine göre ikinci sınıf emniyet müdürleri, komiser yardımcılığından üçüncü sınıf emniyet müdürlüğüne kadar öngörülen değerlendirme kurulu sistemine dahil edilmemiştir. On ikinci fıkrada en az bekleme süresini tamamlamak dışında başka bir şart aranmaksızın ilgili görev unvanlarına atanabilecekleri düzenlenmiştir. Kurul, birinci sınıf emniyet müdürü rütbesine terfiyi alt rütbelerdeki terfiden farklı görmüştür. Kanun'un 13. maddesindeki tablonun ikinci satırının ikinci kısmında sayılan unvanlara atanmış olma, bu rütbeye terfi için ön şart ve tek şart olarak nitelendirilmiştir.

Atanmama işlemi, iptal ve bozma

Danıştay 2. Daire, E. 2021/17553, K. 2023/5058 sayılı kararında, 10/05/2015 günlü ve 29351 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmeliğin kapsam ibaresi ile liyakat tanımının iptali istemini oybirliğiyle reddetmiştir. Davacının terfien birinci sınıf emniyet müdürü rütbesinde ikinci meslek derecesi karşılığı görev unvanlarına atanmaması işlemini oyçokluğuyla iptal etmiş, yoksun kalınan tüm özlük ve maddi hakların yasal faiziyle ödenmesi istemini de oyçokluğuyla kabul etmiştir.

Daire, ikinci sınıftan birinci sınıf emniyet müdürlüğüne terfide takdir yetkisi bulunduğunu kabul etmiş, ancak bu yetkiyi mutlak ve sınırsız saymamıştır. Yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğunu, uluslararası antlaşmalar, 657 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun uyarınca liyakat ilkesi gözetilerek kullanılması gerektiğini belirtmiştir. Dosyada liyakat ölçütlerinin adaylar yönünden eşit, objektif ve istikrarlı uygulanmadığını saptamış; adli ve idari cezası bulunmayan davacının atanmamasında hukuka uygunluk görmemiştir. Bu gerekçe, daha sonra bozulan iptal ve kabul kısmına ilişkindir.

İdari Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/783, K. 2025/1355 sayılı kararında davalı idarelerin temyiz istemlerini kabul etmiş ve Dairenin kararında yalnızca temyize konu iptal ile kabule ilişkin kısmı bozmuştur. Düzenleyici işlem yönünden verilen ret bu bozmanın kapsamında değildir. Bireysel işlemi hukuka aykırı görmeyen Kurul, yoksun kalınan özlük haklarının iadesi ile maddi hakların yasal faiziyle ödenmesi isteminin de reddi gerektiğine hükmetmiştir. Böylece Dairenin aynı dosyadaki iptal ve kabul sonucu varlığını korumamıştır.

Kurul, somut olayda sınırlı kadro ve üst düzey unvanlar karşısında idarenin açık değerlendirme hatası yaptığına veya benzer nitelikteki ikinci sınıf emniyet müdürleri arasında makul olmayan tercih yaptığına dair somut veri bulunmadığını kabul etmiştir. Bu nedenle dava konusu işlemi kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun görmüştür. Değerlendirme bu uyuşmazlığın olayına özgüdür.

Daire, kararının tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz edilebileceğini belirterek 30/10/2023 tarihinde karar vermiştir. Kurul, bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın Danıştay 2. Dairesine gönderilmesine 18/06/2025 tarihinde oyçokluğuyla ve kesin olarak hükmetmiştir. Otuz günlük süre, anılan daire kararının tebliğine bağlı temyiz süresidir.

Kanun hükmünün anayasaya uygunluğu incelemesi

Daire, davada ileri sürülen, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin on ikinci fıkrasının Anayasa'nın 2 ve 10. maddelerine aykırı olduğu iddiasını ciddi görmemiş ve bu çerçevede Anayasa Mahkemesine başvurmamıştır. Kurul da esas incelemesine geçmeden önce aynı kural yönünden anayasaya aykırılık bulunmadığına ve Mahkemeye başvurulmasına gerek olmadığına oyçokluğuyla karar vermiştir. Bir üyenin başvuru yapılması gerektiği yönündeki görüşü çoğunluk kararı değildir. Bu sonuçlar Anayasa Mahkemesi kararı değildir.

Sözlü sınav komisyonu ve puan ibaresi

Danıştay 2. Daire, E. 2021/2068, K. 2022/5867 sayılı kararında, 10/05/2015 günlü ve 29351 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmeliğin 28. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemini oybirliğiyle reddetmiştir. Komisyon üyelerinin sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmasını, bu uyuşmazlıkta objektif değerlendirmeye ve memur güvencesine hizmet ettiği, değerlendirmeyi yapacak personel bakımından da kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olduğu gerekçesiyle hukuka aykırı görmemiştir.

Danıştay 2. Daire, E. 2021/2068, K. 2022/5867Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/2068 E.  ,  2022/5867 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2068 Karar No : 2022/5867 DAVACI : … DAVALILAR : 1- … 2- … Bakanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. … 3- … Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından; 1) 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken bir üst rütbeye terfi için katıldığı sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin, 2) 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında 3. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının tüm sonuçlarının, 3) 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in; a- 28. maddesinin 2 ve 3. fıkrasının, b- 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "… sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla" ibaresinin iptali istemiyle dava açılmıştır. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından; rütbe terfi yazılı sınavında 94 puan aldığı, sözlü sınavda 36 puan verilerek başarısız sayıldığı, sözlü sınav uygulamasının kariyer ve liyakat ilkelerine aykırı olduğu, Sözlü sınavda birden fazla komisyon oluşturulmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, komisyonlar arasında uygulama farklarının bulunduğu, Yönetmelik'in 28. maddesinin 3. fıkrasında yer alan kriterlerin kısa süren (en fazla üç dakika) sözlü sınavda değerlendirilebilecek nitelikte objektif, denetlenebilir, ölçülebilir kriterler olmadığı, Sözlü sınav için 50 puan barajı getirmenin yazılı sınavın nesnel sonuçlarını ortadan kaldırdığı, subjektif değerlendirmelerin ve keyfi uygulamaların önüne açacak nitelikte olduğu, Performans puanlarının çok iyi düzeyde olduğu, mesleki geçmişinin dikkate alınmadığı, Sözlü sınavın davalı idarece sesli ve görüntülü kayıt altına alınmamasının ve komisyon üyelerince takdir edilen notların gerekçelerinin ortaya konulmamasının ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI : Cumhurbaşkanlığı (kapatılan Başbakanlık) ve İçişleri Bakanlığı tarafından; Kanun ve yönetmelik hükümleri uyarınca sınavların belirli bir zaman aralığında gerçekleştirilmesi gerektiği, binlerce personelin tek bir komisyon tarafından sözlü sınava tabi tutulmasının ve işlemlerin zamanında tamamlanmasının mümkün olmayacağı, bu nedenle personel sayısı da dikkate alınarak ihtiyaç halinde idareye birden fazla komisyon oluşturma yetkisi verildiği, 3201 sayılı Kanun'a göre idarenin yazılı ve sözlü yapmak zorunda olduğu, sözlü sınavın tek başına belirleyici olmadığı, adayların lehine bir düzenleme getirdiği ve yazılı sınavın tamamlayıcısı olduğu, Yönetmelik'te sözlü sınav için objektif kriterler belirlendiği, dolayısıyla dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerektiği savunulmuştur. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; dava konusu sözlü sınavda barajın aday lehine düşük tutulduğu, 50 puan alma şartı konulmasının kamu yararı ve hizmet gereği olduğu, daha fazla katılımı sağlamanın objektiflik ve hakkaniyet açısından makul olduğu, sözlü sınava girenlere önceden bastırılan sorular arasından soru kartı çektirilmek suretiyle soru sorularak sınavların icra edildiği, dolayısıyla dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 28. maddesinin 2. fıkrası yönünden davanın reddine, davacının bir üst rütbeye terfi için katıldığı sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptaline, diğer istemler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : 3. Sınıf Emniyet Müdürü olarak görev yapan davacı tarafından, 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavlarının ve sınavın dayanağı olan 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin 2. ve 3. fıkraları ile 29. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ''… sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla'' ibaresinin iptaline karar karar verilmesi istenilmiştir. Anayasanın 124. maddesinde; Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarabilecekleri kurala bağlanmıştır. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin; 4. fıkrasında; "Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılır." hükmü, 11. fıkrasının (c) bendinde; Kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için, "Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması, … şarttır." hükmü, 18. fıkrasında da, "Rütbe terfileri ve sınavlar ile meslek içi yöneticilik eğitim kursları, eğitim tarih ve süreleri ile değerlendirme kurullarının çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almıştır. Anılan Kanuna dayanılarak Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik hazırlanarak 10.5.2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur. Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuz olup bir normun, kendisindan daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır. 05.05.2016 günlü, 29703 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile dava konusu Yönetmeliğin 28. maddesinin 3. fıkrası değiştirilerek yeniden düzenlenmiş, 29. maddesinin 1. fıkrası da yürürlükten kaldırılmıştır. Davaya konu rütbe terfi sözlü sınavlarının dayanağı olan ve sınavın yapıldığı tarihte yürürlükte olan Yönetmeliğin iptali istenilen "Sözlü sınav" başlıklı 28. maddesinin 2. fıkrasında, "Sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyeleri, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorundadır.", aynı maddenin 3. fıkrasında, "Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli; a) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği, b) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği, d) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri, konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir.", "Sınav listelerinin düzenlenmesi" başlıklı 29. maddesinin 1. fıkrasında da, "Başarı puanı, yazılı ve sözlü sınavlarda alınan puanların aritmetik ortalaması ile belirlenir. Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalamasının elli ve üstü olması şarttır." kuralına yer verilmiştir. Yönetmeliğin 28. maddesinin 2. fıkrasında, sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyelerinin, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmasının zorunlu tutulması yolundaki düzenleme kariyer ve liyakat ilkeleri ile personel hukukuna uygun olduğundan iptalini gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Yönetmeliğin 28. maddesinin 3. fıkrası ile 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "… sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, …" ibaresinin iptali istemine gelince; 05.05.2016 günlü, 29703 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile dava konusu Yönetmeliğin 28. maddesinin 3. fıkrası değiştirilerek yeniden düzenlenmiş, 29. maddesinin 1. fıkrası da yürürlükten kaldırılmış olduğundan anılan düzenlemelere ilişkin iptal istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. Davanın, 2015 yılında 3. Sınıf Emniyet Müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavları ile davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemlerine ilişkin kısmına gelince; bu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan ve işlemlerin dayanağı olan anılan Yönetmeliğin 05.05.2016 günlü, 29703 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren söz konusu Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile 28. maddesinin 3. fıkrası değiştirilerek yeniden düzenlenmiş, 29. maddesinin 1. fıkrası da yürürlükten kaldırılmış ise de, bu düzenlemelere dayanılarak tesis edilen davaya konu işlemlerin iptali istenildiğinden söz konusu işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesinde bu düzenlemelerin irdelenmesi gerekmektedir. Anılan Yönetmeliğin "Sözlü sınav" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında, "Yazılı sınava giren adaylar, sicil numarası küçük olandan başlamak üzere sözlü sınava tabi tutulur." kuralına yer verilmiş, aynı maddenin değişiklikten önceki haliyle 3. fıkrasında, "Sözlü sınav komisyonları üstrütbeye terfi edecek personeli; a) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği, b) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği, d) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri, konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Söz konusu Yönetmeliğin 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Yazılı sınava giren adaylar" ibaresi Danıştay 5. Dairesince verilen 20.06.2018 tarih ve E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararla, aynı maddenin 3. fıkrasının a, b, c, ç ve d bentleri de Danıştay 5. Dairesince verilen 14.02.2019 tarih, E:2016/21942, K:2019/1165 sayılı kararla hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Davaya konu Yönetmeliğin "Sınav listelerinin düzenlenmesi" başlıklı mülga 29. maddesinin 1. fıkrasında, başarı puanının, yazılı ve sözlü sınavlarda alınan puanların aritmetik ortalaması ile belirleneceği, başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalamasının elli ve üstü olması koşula bağlanmıştır. Bu maddede, yazılı sınavın tamamlayıcısı olan ve görevin gerektirdiği niteliklere en uygun personelin bir üst rütbeye terfi için mesleki bilgisini ve genel kültür düzeyini ölçmeyi amaçlayan sözlü sınavda başarılı sayılmak için en az elli puan almış olmak şartının getirilmesinin 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendinde yer alan yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması koşuluna uygun olduğu anlaşıldığından bu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu durumda her ne kadar 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "… sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, …" şeklindeki düzenlemede hukuka aykırılık bulunmamakta ise de, anılan Yönetmeliğin dava konusu bireysel işlemin dayanağı hükümlerinden olan 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Yazılı sınava giren adaylar" ibaresi ile 28. maddesinin sözlü sınavın içeriğine ilişkin 3. fıkrasının hukuka aykırılığının Danıştay 5. Dairesinin anılan kararlarıyla tespit edilmiş olması karşısında söz konusu sınavda puanların belirlenmesinde, anılan Yasa maddesinde öngörüldüğü şekilde ölçme ve değerlendirme esaslarına uygun bir değerlendirme yapıldığından söz edilemeyeceğinden 2015 yılında 3. Sınıf Emniyet Müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarında ve davacının sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlılık bulunmamaktadır. Belirtilen nedenlerle davanın, 10.05.2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 28. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyeleri, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorundadır." ibaresinin iptali isteminin reddi, 28. maddesinin 3. fıkrası ile 29. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "… sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, …" ibaresinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı, 2015 yılında 3. Sınıf Emniyet Müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavları ile davacının sözlü sınav sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 01/08/2016 günlü, K:2016/32 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 1. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY : Davacı, 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken, 2015 yılında bir üst rütbeye terfi için katıldığı rütbe terfi yazılı sınavında 94 puan almıştır. Ardından rütbe terfi sözlü sınavına katılmış ve tarafına 36 puan verilerek başarısız sayılmıştır. Bunun üzerine davacı, 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken,bir üst rütbeye terfi için katıldığı sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin, 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında 3. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının tüm sonuçlarının, 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in; 28. maddesinin 2 ve 3. fıkrasının, 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "… sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla" ibaresinin iptali istemiyle bakılan davayı açmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın -davanın açıldığı tarihteki haliyle- 124. maddesinde, "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilirler." hükmüne yer verilmiştir. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun "Terfi ve Atama" başlıklı 55. maddesinin -davanın açıldığı tarihteki haliyle- 11. fıkrasında, "Kurullarda personelin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için; a) Bulunulan rütbelerdeki en az bekleme sürelerinin tamamlanması, b) Bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanının alınması, c) Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olunması, d) Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilik ile ilgili hizmet içi eğitimde başarılı olunması, şarttır."; 18. fıkrasında, "Rütbe terfileri ve sınavlar ile meslek içi yöneticilik eğitim kursları, eğitim tarih ve süreleri ile değerlendirme kurullarının çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : I- 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in; 28. maddesinin 2. fıkrasının incelenmesi: 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Sözlü sınav" başlıklı 28. maddesinin 2. fıkrasında, "Sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyeleri, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorundadır." kuralına yer verilmiştir. Anılan düzenlemede sözlü sınav için oluşturulan komisyon üyelerinin sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorunda olduğu kuralına yer verildiği, söz konusu düzenleme uyarınca sözlü sınava çağrılan adayların yeterliliğinin tespiti amacıyla yapılan sınavda görevlendirilen personelin sınava girenlere göre daha üst rütbede olmasının, sınava girecek personelin objektif değerlendirilmesi bakımından memur güvencesine hizmet ettiği gibi değerlendirmeyi yapacak personel açısından da kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, idarenin 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendi uyarınca kendisine verilmiş olan sözlü sınav yapma görev ve yetkisini yerine getirebilmesi amacıyla anılan Kanun'a uygun olarak yönetmelikle düzenleme yapma konusunda takdir yetkisi bulunmakta olup, bu kapsamda söz konusu yönetmelik hükmü ile sınava girenlere göre daha üst rütbedeki kişilerin sınavda görevlendirilmesi öngörülmek suretiyle takdir yetkisinin objektiflik ilkesine uygun olarak kullanıldığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, Yönetmelik'in 28. maddesinin 2. fıkrasında hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. 28. maddesinin 3. fıkrasının incelenmesi: 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Sözlü sınav" başlıklı 28. maddesinin 3. fıkrasında, "(3) Sözlü sınav komisyonları üst rütbeye terfi edecek personeli; a) Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği, b) Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği, d) Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri, konularında yüz tam puan üzerinden değerlendirir. Her üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayların sözlü sınav puanı tespit edilir." kuralına yer verilmiş olup, Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 günlü, E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla anılan düzenlemenin "…dava konusu Yönetmelik'in dayanağı olan Yasa hükmünde açıkça "sözlü sınav" şeklinde yapılan düzenlemeye uygun olarak Yönetmelik'in 28. maddesinin başlığında da "sözlü sınav" ibaresine yer verildiği halde madde içeriğinde sadece mülakata yönelik değerlendirmelere yer verilmiş olup, sözlü sınavının amacı olan bilgi ölçmeye yönelik hususlara yer verilmediğinden anılan maddenin 3. fıkrasında eksik düzenleme nedeniyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır." gerekçesiyle iptal edildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 günlü, E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararıyla onandığı ve iptal kararının kesinleştiği görüldüğünden, anılan düzenleme yönünden bu davada yeniden bir karar verilmesine gerek görülmemiştir. 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "… sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla" ibaresinin incelenmesi : 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in "Sınav listelerinin düzenlenmesi" başlıklı 29. maddesinin 1. fıkrasında; "Başarı puanı, yazılı ve sözlü sınavlarda alınan puanların aritmetik ortalaması ile belirlenir. Başarılı sayılmak için sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla, yazılı ve sözlü sınav puanlarının aritmetik ortalamasının elli ve üstü olması şarttır.” kuralı yer almakta olup, anılan düzenlemenin, 05/05/2016 günlü, 29703 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/04/2016 günlü, 2016/8770 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 2. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı görüldüğünden, bu isteme yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği düzenleme yürürlükte olmadığından, düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. II- DAVACININ RÜTBE TERFİ SÖZLÜ SINAVINDA BAŞARISIZ SAYILMASINA İLİŞKİN İŞLEMİN İNCELENMESİ : Dava konusu sözlü sınav işleminin dayanağı olan 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in ilgili maddelerinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 günlü, E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararıyla Yönetmelik'in 28. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Yazılı sınava giren adaylar," ibaresinin "…3201 sayılı Kanun'da emniyet personelinin rütbe terfiinin görüşülebilmesi için liyakat ve kariyer ilkelerinin gereği olarak "yazılı sınavda başarılı olma" şartının aranması karşısında, anılan yasal düzenlemeye aykırı olarak yazılı sınava katılan adayların tamamının herhangi bir başarı kriteri aranmadan sözlü sınava çağrılmasına ilişkin uyuşmazlık konusu düzenlemede yukarıda alıntısı yapılan Kanun hükmüne uyarlık bulunmamaktadır." gerekçesiyle; Yönetmelik'in 28. maddesinin 3. fıkrasının ise "…dava konusu Yönetmelik'in dayanağı olan Kanun hükmünde açıkça "sözlü sınav" şeklinde yapılan düzenlemeye uygun olarak Yönetmelik'in 28. maddesinin başlığında da "sözlü sınav" ibaresine yer verildiği halde madde içeriğinde sadece mülakata yönelik değerlendirmelere yer verilmiş olup, sözlü sınavının amacı olan bilgi ölçmeye yönelik hususlara yer verilmediğinden anılan maddenin 3. fıkrasında eksik düzenleme nedeniyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır." gerekçesiyle iptaline karar verildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/11/2020 günlü, E:2019/179, K:2020/2522 sayılı kararıyla onandığı ve iptal kararının kesinleştiği görülmektedir. Bu durumda, davacının rütbe terfi sözlü sınavı sonucunda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağı olan Yönetmelik hükümlerinin Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2018 günlü, E:2016/24760, K:2018/15074 sayılı kararı ile hukuka aykırılığı tespit edilerek iptal edilmiş olması karşısında, söz konusu hukuka aykırı düzenlemelere dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. III- 25-29 HAZİRAN 2015 TARİHLERİ ARASINDA 3. SINIF EMNİYET MÜDÜRLERİNE YÖNELİK YAPILAN RÜTBE TERFİ SÖZLÜ SINAVLARININ TÜM SONUÇLARININ İPTALİ İSTEMİNİN İNCELENMESİ : Her ne kadar davacı tarafından, dava dilekçesinde 25-29 Haziran 2015 yılı rütbe terfi sözlü sınavının tamamının iptali isteminde bulunulmuş ise de davacının durumu ve menfaati gözetilerek dava dilekçesinde belirttiği iddialar da dikkate alındığında, anılan ifadenin "25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında 3. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının" iptali istemi olarak ele alınması ve incelemenin bu çerçevede yapılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Danıştay Beşinci Dairesinin 23/11/2020 günlü, E:2016/23694, K:2020/5343 sayılı kararıyla 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında 3. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının iptal edildiği, anılan kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/06/2022 günlü, E:2021/1509, K:2022/2176 sayılı kararıyla onandığı ve iptal kararının kesinleştiği görüldüğünden, 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında 3. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının iptali istemine ilişkin olarak bu davada yeniden bir karar verilmesine gerek görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in; 28. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliğiyle, 2. Anılan Yönetmelik'in 28. maddesinin 3. fıkrasının iptali istemine ilişkin olarak oybirliğiyle, 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "… sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla" ibaresinin iptali istemine ilişkin olarak oyçokluğuyla KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 3. Davacının bir üst rütbeye terfi için katıldığı sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin İPTALİNE oybirliğiyle, 4. 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında 3. sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının tüm sonuçlarının iptali istemine ilişkin olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oybirliğiyle, 5. Aşağıda dökümü yer alan ve davacı tarafından yapılan … -TL yargılama giderinin yarısı olan …-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan …-TL'nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 6. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 7. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/11/2022 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : İdari Yargı denetiminin amacının "hukuka uygunluk" olduğu ve bu denetimin de dava konusu işlemin kurulduğu tarih itibarıyla gerçekleştirilmesi gerektiği İdare hukukunun ve idari yargının bilinen en temel ilkeleridir. Bu nedenle, 10/05/2015 günlü, 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik'in 29. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "… sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla" ibaresinin hukuka uygunluğunun denetlenerek bir karar verilmesi gerekmekte iken, dava konusu edilen düzenlemenin daha sonra yürürlüğe giren Yönetmelik maddesiyle kaldırılması nedeniyle anılan düzenleme bakımından davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen kararın bu kısmına katılmıyorum.

Aynı kararda 28. maddenin 3. fıkrasının iptali istemi hakkında oybirliğiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. Daire, bu fıkraya ilişkin iptalin kesinleştiğini kabul ederek yeniden karar vermeye gerek görmemiştir. 29. maddenin 1. fıkrasının ikinci cümlesindeki sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla ibaresi hakkında da oyçokluğuyla karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu sonuç, ibarenin 05/05/2016 günlü ve 29703 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklik yönetmeliğinin 2. maddesiyle yürürlükten kaldırılmasına ve istemin konusuz kalmasına dayanır. Karar verilmesine yer olmadığı, düzenlemenin hukuka uygun bulunduğu anlamına gelmez.

Karşı oy, elli puan ibaresine ilişkin düzenlemenin daha sonra yürürlüğe giren yönetmelik maddesiyle kaldırılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesine ve karar verilmesine yer olmadığı sonucuna katılmamıştır. Bu görüş çoğunluk sonucu değildir.

Daire, davacının bir üst rütbeye terfi için katıldığı sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemi oybirliğiyle iptal etmiştir. Gerekçe, işlemin dayandığı yönetmelik hükümlerinin hukuka aykırı bulunması ve bu hükümlere dayanılarak kurulan işlemde hukuka uygunluk görülmemesidir. İptal davacıya ait bireysel işlemi kapsar; karar ayrıca bir atama veya terfi yapılmasını emretmez.

Daire, 25-29 Haziran 2015 tarihleri arasında üçüncü sınıf emniyet müdürlerine yönelik yapılan rütbe terfi sözlü sınavlarının tüm sonuçlarının iptali istemi hakkında oybirliğiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Bu sınav sonuçlarının iptalinin kesinleştiğini kabul ederek yeniden karar vermeye gerek görmemiştir. Sonuç, sınav sonuçlarının bu kararla ayrıca hukuka uygun sayıldığı anlamına gelmez.

Rütbe terfiinin görüşülme şartları

E. 2021/2068, K. 2022/5867 sayılı karar, 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin 11. fıkrasını davanın açıldığı tarihteki hâliyle aktarır. Bu aktarıma göre rütbe terfiinin kurulda görüşülebilmesi; bulunulan rütbede öngörülen asgari bekleme süresinin dolmasına, bu süredeki her yıl için iyi veya çok iyi performans puanı alınmasına, yönetmelikte düzenlenen yazılı ve sözlü sınavda başarıya ve Polis Akademisi Başkanlığının yöneticilik konulu hizmet içi eğitiminde başarıya bağlıdır.

Aynı karar, maddenin 18. fıkrasında rütbe terfiinin, sınavların, meslek içi yöneticilik eğitiminin, eğitim takviminin ve değerlendirme kurullarının çalışma yönteminin yönetmeliğe bırakıldığını belirtir. Kararın aktardığı tarihsel metinde Anayasa'nın 124. maddesi, kamu tüzel kişilerinin görev alanlarındaki kanun ve tüzükleri uygulamak üzere, bu metinlere aykırı olmayacak şekilde yönetmelik çıkarabilmesini düzenler.

Bu daire kararı, tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olacak biçimde verilmiştir. Karar metninde tarih 23/11/2022 olarak yer alır. Otuz günlük süre bu kararın tebliğine bağlıdır ve bütün idari davalar için genel dava açma süresi değildir.

Boş kadroya atama yargı kararıyla zorunlu olur mu?

Bu emniyet kadrosu uyuşmazlığında olmaz. İdari Dava Daireleri Kurulu, davanın konusunu esas itibarıyla terfi değil atama olarak nitelendirmiş ve idarenin boş kadroya atama yapmaya yargı kararıyla zorlanamayacağını belirtmiştir.

Takdir yetkisi yargı denetiminin dışında mıdır?

Hayır. Kurul, boş kadroya atama ve şartları taşıyanlar arasında tercih konusunda takdir yetkisi bulunduğunu kabul etmiş; bu yetkinin kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğunu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğunu belirtmiştir.

Sözlü sınavda başarısız sayılma iptal edilebilir mi?

E. 2021/2068 sayılı dosyada davacıya ilişkin işlem iptal edilmiştir. Danıştay 2. Daire, bir üst rütbeye terfi için girilen sözlü sınavda başarısız sayılma işlemini oybirliğiyle iptal etmiş; karar ayrıca bir atama veya terfi yapılmasını emretmemiştir.

Elli puan ibaresi bu kararla iptal edildi mi?

Hayır. Daire, sözlü sınavda en az elli puan almış olmak kaydıyla ibaresinin değişiklik yönetmeliğiyle yürürlükten kalktığını ve istemin konusuz kaldığını kabul ederek oyçokluğuyla karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Karşı oy bu sonuca katılmamıştır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu