Askeri Personelin Atamasında Eşin İş ve Çocuğun Öğrenim Durumu

by Avukat Erdal Ersoy
Askeri Personelin Atamasında Eşin İş ve Çocuğun Öğrenim Durumu

Atamalarda İdarenin Takdir Yetkisi ve Aile Birliği İlkesi

Askeri personelin atama ve yer değiştirme işlemlerinde idare, belirli bir takdir yetkisine sahip olmakla birlikte bu yetki sınırsız değildir. Anayasa'nın 41. maddesi aileyi Türk toplumunun temeli olarak tanımlamakta; Devlete ailenin huzur ve refahı ile ananın ve çocukların korunması için gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü yüklemektedir. Bu anayasal çerçeve, atamalarda idarenin mevzuatın öngördüğü kısıtlama ve kurallara uyması ile aile birliğini zedelemeyecek biçimde hareket etmesi gerektiği anlamına gelir.

Danıştay 2. Daire, E. 2017/2238, K. 2022/1115Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2017/2238 E.  ,  2022/1115 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2017/2238 Karar No : 2022/1115 DAVACI : … VEKİLİ : Av. … DAVALI : …Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri … Hukuk Müşaviri … DAVANIN KONUSU : İç hastalıkları uzman doktoru olarak görev yapan davacı tarafından, eş durumu mazereti nedeniyle Antalya iline atanmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 21/07/2017 günlü işlemin ve bu işleme dayanak gösterilen 03/06/2017 günlü, 30085 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile asıl Yönetmelik'in 20. maddesinin 5. fıkrasına eklenen son cümlenin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı; iç hastalıkları uzman doktoru olarak görev yaptığını, eşinin Antalya ilinde altı yıldır özel sektörde pratisyen hekim olarak çalıştığını, 2017 yılı ağustos ayında yapılan 76. dönem zorunlu hizmet atamalarında eş durumu nedeniyle Antalya iline atanma talebinde bulunduğunu, tüm koşulları sağlamasına rağmen başvurusunun reddedildiğini, kura sonucunda Ağrı Patnos Devlet Hastanesine yerleştirildiğini, Genel Yönetmelik ile tüm kamu çalışanlarına tanınan haklardan hekimlerin de yararlanması gerektiğini, Yönetmelik kapsamında yer alan diğer personelin eş durumu atamalarında, son dört yıl içinde 720 gün sosyal güvenlik primi ödeme şartı aranırken, bu koşulun stratejik personel bakımından iki katı olarak uygulandığını, bu haliyle anılan düzenlemeden yararlanma imkanın kalmadığını, bu durumun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, Dava konusu düzenlemenin Anayasa'nın 41. maddesinde yer alan ailenin korunması ilkesine, üst hukuk normlarına ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürmektedir. DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Davalı idarece; temininde güçlük çekilen sağlık personeli için "stratejik personel" uygulamasının getirildiği, bu personelin atama ve yer değiştirme rejimlerinin de özel olarak düzenlendiği, Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin, 657 ve 3359 sayılı Kanun ile Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak düzenlendiği, Davacının stratejik personel olduğu, eşinin Antalya ilinde özel sektörde pratisyen hekim olarak çalıştığı, son dört yıl içerisinde 1440 gün sosyal güvenlik prim ödemesinin bulunmadığı, ayrıca Antalya ilinin 1. hizmet bölgesinde yer aldığı, bu sebeplerle davacının başvurusunun Yönetmelik'in dava konusu düzenlemesi doğrultusunda reddedildiği, Davacının eşinin pratisyen hekim olması nedeniyle dilediği zaman açıktan atama kurası ile davalı Bakanlığın kadrolarına atanabilecek durumda olduğu, bu şekilde davacının aile birliğinin sağlanması mümkün iken aile birliğinin davalı idare işlemiyle bozulduğunu ileri sürmesinin hukuken savunulabilir bir tarafının olmadığı, Dava konusu düzenleme ile bu düzenleme doğrultusunda tesis edilen bireysel işlemin hukuka uygun olduğu savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : 03/06/2017 günlü, 30085 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile asıl Yönetmelik'in 20. maddesinin 5. fıkrasına eklenen son cümlenin iptali istemine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığı, davacının eş durumu mazereti nedeniyle Antalya iline atanmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlem yönünden ise davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : İç Hastalıkları uzman doktoru olarak görev yapan davacı tarafından, eş durumu mazereti nedeniyle Antalya İline atanmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 21/07/2017 günlü işlem ile 76. Devlet Hizmet Yükümlülüğü Kurası kapsamında Ağrı Patnos Devlet Hastanesi'ne atanmasına ilişkin 02/08/2017 günlü işlem ve bu işlemlerin dayanağı olarak gösterilen; 03/06/2017 günlü, 30085 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile asıl Yönetmeliğin 20. maddesinin 5. fıkrasına eklenen son cümlenin iptali istenilmektedir. 30/09/2016 tarih ve 29843 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle değiştirilen Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 20. maddesinin beşinci fıkrasında, "Kamu görevlisi olmayan eşinin, atanma talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son dört yıl içinde 720 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde, personelin yer değişikliği suretiyle ataması yapılır. Kendi adına çalışanlardan borçlarını yapılandıranlar ile atama talep edilen yer dışında sosyal güvenlik primleri ödenenlerden, atama talep edilen yerde iş yerinin faaliyette olduğunu ve bu işyerinde en az 720 gün çalıştığını belgelendirenlerin talepleri de değerlendirmeye alınır. (Ek cümle: RG-03/06/2017-30085) Ancak, sosyal güvenlik prim ödeme gün sayısı stratejik personel bakımından iki katı olarak uygulanır ve stratejik personelin atanma talep ettiği yerin 5 ve 6 ıncı hizmet bölgesi veya C ve D hizmet gurubu il olması şarttır." hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu düzenleme ile kısıtlı sağlık personeli kapasitesi içerisinde sağlık hizmetlerinin etkin bir planlama sistemi uygulanarak tüm vatandaşlara eşit ve dengeli sağlık hizmetinin sunulması amaçlanarak; kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından ve aile birliği ilkesinin de göz önüne alındığı anlaşılmakla düzenlemenin kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda; Uzman doktor olarak görev yapan davacının, yukarıda değinilen ve iptali istenilen yönetmelik hükmü esas alınarak; eş durumu gözetilerek Antalya İline atanma istemiyle yaptığı başvurusu kabul edilmeyerek 76. Dönem Devlet Hizmet Yükümlülüğü genel kurasına tabi tutularak Ağrı Patnos Devlet Hastanesine atanmasına ilişkin dava konusu işlemde de hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, 30/09/2016 tarih ve 29843 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelikle değiştirilen Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 20. maddesinin beşinci fıkrasına eklenen son cümle ve davacıya yönelik bireysel işlem yönünden davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY : İç hastalıkları uzman doktoru olarak görev yapan davacı, eş durumu mazereti nedeniyle Antalya iline atanmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 21/07/2017 günlü işlemin ve bu işleme dayanak gösterilen 03/06/2017 günlü, 30085 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile asıl Yönetmelik'in 20. maddesinin 5. fıkrasına eklenen son cümlenin iptali istemiyle bakılan davayı açmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İlgili Mevzuat: Anayasa'nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17. maddesinde; "Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir." kuralı yer almış, "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" başlıklı üçüncü bölümünün 41. maddesinde, "Ailenin korunması ve çocuk hakları" başlığı altında "Aile, Türk toplumunun temelidir… Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır,…" şeklindeki düzenleme ile; ailenin Türk toplumunun temeli olduğu vurgulanmış, Devletin, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunmasını ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirler almasını ve teşkilatını kurmasını hükme bağlamıştır. "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56. maddesinde; "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir… Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler… Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir…" kuralı getirilmiş; 124. maddesinin davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan halinde ise; "Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." düzenlemesine yer verilmiştir. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun "Temel Esaslar" başlıklı 3. maddesinin (c) bendinde; "Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır. Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık Bakanlığınca düzenlenir." hükmü yer almıştır. Aynı Kanun'un "Bazı sağlık personelinin atanması" başlıklı Ek 1. maddesinde, "Kamu kurum ve kuruluşlarının uzman tabip, tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman , tabip, diş tabibi ve eczacı kadro ve pozisyonlarına yapılacak açıktan atamalar, açıktan atama izni alınmaksızın mevzuatta öngörülen işlemlerin tamamlanmasından sonra gerçekleştirilir ve bunların yerleştirilmeleri Sağlık Bakanlığınca sınavsız ve kura ile yapılır. Kura ile yapılacak atamalara ilişkin usûl ve esaslar Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne, Ek 3. maddesinde ise; "İlgili mevzuata göre yurt içinde veya yurt dışında öğrenimlerini tamamlayarak tabip, uzman tabip ve yan dal uzmanlık eğitimini tamamlayarak uzman tabip unvanını kazananlar, her eğitimleri için ayrı ayrı olmak kaydı ile Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından hazırlanan İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralamasında yer alan ….. Gün, Sağlık Bakanlığı veya Sağlık Bakanlığınca uygun görülen diğer kuruluşlarda Devlet memuru veya ilgililerin talebi halinde 10/07/2003 tarihli ve 4924 sayılı Kanuna tâbi sözleşmeli sağlık personeli olarak Devlet hizmeti yapmakla yükümlüdürler…" hükmüne yer verilmek suretiyle belirli şartları haiz hekimlere Devlet hizmeti yükümlülüğü getirilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler." hükmü yer almakta olup, "Yer değiştirme suretiyle atanma" başlıklı 72. maddesinde, kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmaların, hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiye'nin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılacağı; aynı maddenin son fıkrasında da, yer değiştirme ile ilgili atama esaslarının Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmıştır. 657 sayılı Kanun'a dayanılarak çıkarılan ve 19/04/1983 günlü, 83/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik'in 30/06/2014 günlü, 2014/6578 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla değişik "Aile Birliği Mazeretine Bağlı Yer Değişikliği" başlıklı 14. maddesinin davanın açıldığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan halinde; "Aile birliği mazeretine dayanarak yer değişikliği memurun; a) Kamu personeli olan eşinin, kurum içi yer değiştirme suretiyle atanma imkânının olmaması veya mevzuatı uyarınca eşin zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan bir görevde bulunması durumunda bu kapsamdaki eşin bulunduğu yere, b) Eşlerin her ikisinin de aynı kurumda çalışıyor olması halinde, kurumun daha fazla hizmet ihtiyacı duyduğu yere, c) Eşlerin farklı kurumda çalışıyor olması halinde kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanmak suretiyle her iki kurumun da öncelikli hizmet ihtiyacının bulunduğu yere, d) Kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere, e) Milletvekili, belediye başkanı, muhtar veya noter olan eşlerinin bulunduğu yere, atanması suretiyle yapılabilir. Aile birliği mazeretine dayanarak yer değiştirme isteğinde bulunan memur, eşinin kamu kurum ve kuruluşlarında kamu personeli olarak çalıştığına veya atanmayı talep ettiği yerde eşinin başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak halen çalıştığına ya da birinci fıkranın (e) bendinde sayılan görevlerde bulunduğuna ilişkin belgeyi kurumuna ibraz etmekle yükümlüdür. Ayrıca yer değiştirme başvurusuna, evlilik durumunu kanıtlayan belgenin de eklenmesi gerekir. Genel sağlık bakımından önemi haiz sağlık personeli hakkında özel yönetmelikte düzenleme yapılması kaydıyla birinci fıkranın (d) bendine ilişkin farklı usul ve esaslar belirlenebilir." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmelik'in "Özel Yönetmelikler" başlıklı 28. maddesinde; "Kurumlar bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde halen görevde bulunan memurların geçmiş hizmetlerinin bu Yönetmelik çerçevesinde nasıl değerlendirileceğini ve bu Yönetmeliğin çeşitli maddelerinde kurumlarca tesbiti öngörülen diğer hususları kapsayan özel Yönetmeliklerini Devlet Personel Dairesinden olumlu görüş alınmak sureti ile çıkarırlar. Özel Yönetmeliklerde bu Yönetmeliğe aykırı hükümler yer alamaz….", 30/06/2014 günlü, 2014/6578 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Yönetmelik'in 12. maddesi ile eklenen Geçici 5. maddesinde de, "Kamu kurum ve kuruluşları bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yönetmeliklerini bu Yönetmeliğe uygun hale getirirler. Bu süre içerisinde kamu kurum ve kuruluşlarının yönetmeliklerinin bu Yönetmeliğe aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir." düzenlemeleri yer almıştır. (Ek Yönetmelik 16/08/2014 günlü, 29090 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 1'inci maddesi ve Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik'e dayanılarak, sağlık hizmetlerinin yurt genelinde etkin ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi için Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarında görev yapan sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfı personelinin atama ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur. Davanın açıldığı tarih itibarıyla Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinde, "Stratejik personel: Tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi mevzuatına göre uzman olmuş uzman tabip, uzman (TUTG), tabip, uzman diş tabibi, diş tabibi ve eczacı unvanındaki personel" olarak tanımlanmış olup, "Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında ise, eşlerin ikisinin de Bakanlık veya bağlı kuruluşlarda kamu personeli olması hali düzenlenmiş, devamında ise; "(2) Eşlerin farklı kamu kurum ve kuruluşlarında kamu personeli olarak çalışması halinde; a) Varsa eşinin kurumuyla yapılan protokol hükümleri uygulanır. b) Eşleri, mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tâbi olarak mülki idare amirliği, milli istihbarat, emniyet hizmetleri sınıflarından birinde görev yapanlar ile hâkim, savcı veya Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş veya uzman er olarak görev yapan personelin eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır. c) Yer değişikliği talebinde bulunan personelin eşinin görev yaptığı yerin kendi unvan ve branşında C veya D hizmet grubunda olması halinde eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır. Aksi halde ilgili kurumla koordinasyon sağlanır. Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkânının olmaması halinde talebi değerlendirilir. ç) Eşi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında kurulan üniversitelerde öğretim üyesi olanların ataması eşinin görev yaptığı yere yapılır. … (5) (Değişik:RG-30/9/2016-29843) Kamu görevlisi olmayan eşinin, atanma talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son dört yıl içinde 720 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde, personelin yer değişikliği suretiyle ataması yapılır. Kendi adına çalışanlardan borçlarını yapılandıranlar ile atama talep edilen yer dışında sosyal güvenlik primleri ödenenlerden, atama talep edilen yerde iş yerinin faaliyette olduğunu ve bu işyerinde en az 720 gün çalıştığını belgelendirenlerin talepleri de değerlendirmeye alınır. (Ek cümle : RG-03/06/2017-30085) Ancak, sosyal güvenlik prim ödeme gün sayısı stratejik personel bakımından iki katı olarak uygulanır ve stratejik personelin atanma talep ettiği yerin 5 ve 6 ncı hizmet bölgesi veya C ve D hizmet grubu il olması şarttır. (6) (Değişik:RG-30/9/2016-29843) Stratejik personelin yer değiştirme taleplerinde bu maddenin ikinci fıkrasının (c) bendinin birinci cümlesi ile beşinci fıkrası uygulanmaz." kurallarına yer verilmiştir. Dava konusu düzenlemenin incelenmesi : 03/06/2017 günlü, 30085 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile asıl Yönetmelik'in 20. maddesinin 5. fıkrasına eklenen son cümlenin iptali istemine ilişkin olarak; 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin, 03/06/2017 günlü, 30085 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile 20. maddesinin 5. fıkrasına eklenen son cümlesinde; "Ancak, sosyal güvenlik prim ödeme gün sayısı stratejik personel bakımından iki katı olarak uygulanır ve stratejik personelin atanma talep ettiği yerin 5 ve 6 ncı hizmet bölgesi veya C ve D hizmet grubu il olması şarttır.” düzenlemesi yer almakta olup, anılan düzenlemenin, 02/03/2018 günlü, 30348 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürülüğe giren Yönetmelik'in 13. maddesiyle değiştirildiği görüldüğünden, bu isteme yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği düzenleme yürürlükte olmadığından, düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. Ancak, dava konusu bireysel işlemin, tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceği; bireysel işlemin tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının, söz konusu bireysel işlemle ilgili olarak açılan davanın sonuçlanmasına engel oluşturmayacağı da açıktır. Dava konusu bireysel işlemin incelenmesi : İç hastalıkları uzman doktoru olarak görev yapan davacının, eş durumu mazereti nedeniyle Antalya iline atanmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 21/07/2017 günlü işlemin iptali istemi yönünden; Devlet, Anayasa'nın 17. maddesinde kişilere tanınmış olan yaşam hakkını güvence altına almakla yükümlü olup, kişinin yaşam hakkı ile maddi ve manevi varlığını koruma hakkı, birbirleriyle sıkı bağlantıları olan, devredilmez ve vazgeçilmez haklardandır. Bu haklara karşı olan her türlü engelin ortadan kaldırılması da Devlete ödev olarak verilmiştir. Bireylerin sağlıklı yaşam hakkına sahip olması, sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanmasına bağlıdır. Anayasa, sosyal hukuk devleti olmanın gereği olarak Devlete sağlık hizmetlerinin sunumunda pozitif yükümlülük vermiş, Devleti bu haklardan yararlanmayı artıracak önlemleri almakla mükellef kılmıştır. Bu nedenle Anayasa'nın 56. maddesinde öngörülen sağlık hakkından yararlanma konusunda en geniş ölçekli uygulamaların gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Sağlık hizmetinin temel hedefi olan insan sağlığı ve yaşamı, mahiyeti itibarıyla ertelenemez ve ikame edilemez özelliğe sahip olduğundan, yurdun her yerine sağlık hizmeti götürülebilmesi adına bir takım düzenlemeler yapmanın, idare açısından bir zorunluluk olduğu açıktır. Bu itibarla, Sağlık Bakanlığınca, 08/06/2004 günlü, 25486 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin 4. maddesine, 24/06/2006 günlü Yönetmelik ile eklenen (m) bendinde; "Stratejik Personel: Bakanlık tarafından istihdamında güçlük çekilen uzman tabip ve tabip unvanlarındaki personelini ifade eder." kuralı düzenlenerek, ilk kez "stratejik personel" kavramı kullanılmıştır. 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ile 08/06/2004 günlü Yönetmelik yürürlükten kaldırılmış ise de, "stratejik personel" kavramı mevzuattaki varlığını korumuştur. 30/09/2016 günlü, 29843 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile "stratejik personel tanımı" yeniden yapılmış ve tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi mevzuatına göre uzman olmuş uzman tabip, uzman (TUTG), tabip, uzman diş tabibi, diş tabibi ve eczacı unvanındaki personel, stratejik personel olarak belirlenmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat ve yapılan açıklamalar ışığında; stratejik personel uygulamasının, Devletin sağlık hizmetlerinin sunumundaki pozitif yükümlülüğü gereği almak zorunda bulunduğu tedbirlerden biri olduğu, zira, istihdamında güçlük çekilen ve insanın en temel hakkı olan sağlıklı yaşam hakkı ile bu yaşamın sürdürülmesindeki yeri tartışmasız olan tabiplerin, yurdun her yerinde görev yapmasını sağlamak için diğer kamu görevlilerinden farklı düzenlemelere tabi tutulmasının kamu yararı ve hizmet gerekleri kapsamında gereklilik arz ettiği sonucuna varılmıştır. Sağlık Bakanlığınca, 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 20. maddesinin beşinci fıkrasına, 03/06/2017 günlü Yönetmelik ile; "Ancak, sosyal güvenlik prim ödeme gün sayısı stratejik personel bakımından iki katı olarak uygulanır ve stratejik personelin atanma talep ettiği yerin 5 ve 6 ncı hizmet bölgesi veya C ve D hizmet grubu il olması şarttır." cümlesi eklenmiştir. Kişilerin birtakım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talepte bulunma hakları var ise de; atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur. Sağlık hizmetlerinin önemi gereği sağlık personelinin istihdamında bazı sınırlamalara tabi olmaları bir zorunluluk olup, anılan personelin atanmaları konusunda idarenin daha geniş bir takdir yetkisine sahip olduğunda şüphe yoktur. Devletin sağlık hizmetlerinin sunumundaki pozitif yükümlülüğü gereği almak zorunda olduğu tedbirlerin bulunduğu, istihdamında güçlük çekilen ve insanın en temel hakkı olan sağlıklı yaşam hakkı ile bu yaşamın sürdürülmesindeki yeri tartışmasız olan sağlık personelinin, yurdun her yerinde görev yapmasını sağlamak için diğer kamu görevlilerinden farklı düzenlemelere tabi tutulmasının kamu yararı ve hizmet gerekleri kapsamında gereklilik arz ettiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen hukuki durum karşısında, stratejik personelin eş durumu nedeniyle atanma taleplerinde, dava konusu Yönetmelik kapsamında bulunan stratejik personel dışındaki diğer personele uygulanan kuralların sağlık bakımından önemi haiz sağlık personeli olan stratejik personele uygulanmamasına ve sosyal güvenlik prim ödeme gün sayısının iki katı olarak uygulanması ile stratejik personelin atanma talep ettiği yerin 5. ve 6. hizmet bölgesi veya C ve D hizmet grubu il olması gerektiğinin öngörülmesine ilişkin mülga dava konusu düzenlemenin; Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinde yer alan "stratejik personel" kavramının ortaya çıkarılış amacı olan, kısıtlı sağlık personeli kapasitesi içerisinde sağlık hizmetlerinin etkin bir planlama sistemi uygulanarak tüm vatandaşlara eşit bir şekilde sunulmasının sağlanması amacının gerçekleştirilmesine hizmet etmekte olması ve kamu yararı ile hizmet gerekleri bakımından hukuka uygun bir düzenleme niteliğinde olduğu göz önüne alındığında, stratejik personel olan davacının eş durumu mazereti nedeniyle Antalya iline atanmak istemiyle yaptığı başvurunun anılan düzenleme doğrultusunda reddine ilişkin 21/07/2017 günlü dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Diğer taraftan; dava konusu bireysel işlemin hukuki denetimi yapılırken, bireysel işlemin dayanağı olan ve yürürlükten kalkan veya uygulanma kabiliyeti bulunmayan düzenleyici işlemin hukuki incelemesi yapılarak, bu düzenlemenin hukuka ve mevzuata aykırı olmadığı yönünde tespitlerde bulunulması halinde, yürürlükten kalkmasına veya uygulanma kabiliyetinin bulunmamasına bağlı olarak hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilen düzenleyici işlem nedeniyle davalı idarenin, davada haksız çıkan taraf olarak kabulüyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim, benzer bir konudaki Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/04/2016 günlü, E:2015/234, K:2016/1432 sayılı kararı da bu yöndedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 03/06/2017 günlü, 30085 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 20. maddesinin 5. fıkrasına eklenen son cümlenin iptali istemine ilişkin olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oyçokluğuyla, 2. Davacının eş durumu mazereti nedeniyle Antalya iline atanmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 21/07/2017 günlü işlemin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliğiyle, 3. Aşağıda dökümü yapılan …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta giderinden artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/03/2022 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : İdari Yargı denetiminin amacının "hukuka uygunluk" olduğu ve bu denetimin de dava konusu işlemin kurulduğu tarih itibarıyla gerçekleştirilmesi gerektiği İdare hukukunun ve idari yargının bilinen en temel ilkeleridir. Bu nedenle, dava konusu düzenleyici işlemin hukuka uygunluğunun denetlenerek bir karar verilmesi ve tarafların davadaki haklılık durumuna göre de yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmekte iken, dava konusu edilen Yönetmelik maddesinin daha sonra yürürlüğe giren Yönetmelik maddesiyle değiştirilmesi nedeniyle düzenleyici işlem bakımından davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen kararın bu kısmına katılmıyorum.

Subay ve Astsubayların Atanma Esasları

926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun 118. maddesi uyarınca subay ve astsubayların atanma ve yer değiştirmeleri, hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına bağlı olarak; memleketin ekonomik, sosyal, iklim ve ulaştırma durumları ile kültür ve sağlık durumları ve bunlara benzer yer ve bölge şartları gözetilerek sırayla yapılır. Bu atamalarda (a) meslek programları, meslek içi eğitim esasları ve kadro ihtiyacı, (b) sağlık durumu, (c) idari, asayiş ve zaruri sebepler, (d) istekli bulunulan yerler dikkate alınır. Kanun metninde eşin iş durumu veya çocuğun öğrenim durumu bu sıralamada ayrı bir kriter olarak yer almamakta; bu hususların somut uygulaması yönetmelik düzeyinde şekillenmektedir.

926 sayılı TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ PERSONEL KANUNU m. 118Kaynağı aç
Madde 118 – Subayların ve astsubayların atanma ve yer değiştirmeleri, hizmetin aksatılmadan yürütülmesi esasına bağlı olarak; memleketin ekonomik, sosyal, iklim ve ulaştırma durumları ile kültür ve sağlık durumları ve bunlara benzer yer ve bölge şartları gözönüne alınarak tespit edilecek bölgelere ve garnizonlara aşağıdaki esaslar da dikkat nazara alınarak sıra ile yapılır: a) Meslek programları, meslek içi eğitim esasları ve kadro ihtiyacı, b) Sağlık durumu, c) İdari, asayiş ve zaruri sebepler, d) İstekli bulunduğu yerler. III – Yönetmelik:

Subay ve Astsubay Atama Yönetmeliği'nin 14. maddesi kapsamında atamalarda ayrıca personelin kendisinin, eşinin ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının atamaya esas hayati önemi haiz sağlık durumları ile personelin atanma isteğinde bulunduğu yerler de gözetilir. Eşlerin memuriyet görevi ise aynı yönetmeliğin 43. maddesi gereğince atama işlemlerinde ayrıca göz önünde tutulur.

Jandarma Personelinin Atama Ölçütleri ve İl İçi Görevlendirmeler

Jandarma teşkilatındaki subay ve astsubayların atanma ve yer değiştirmeleri, Jandarma Teşkilatı Görev ve Yetkiler Yönetmeliği'nin 183. maddesi çerçevesinde yürütülür. Yapılacak atamalarda hizmetin aksatılmadan sürdürülmesi esas alınarak bölgelerin ekonomik, sosyal, iklim, ulaşım, kültür ve sağlık koşulları; kadro ihtiyacı, kıta hizmeti zorunluluğu, terfi durumu, sınıf ve ihtisaslar, sağlık ve zaruri sebepler ile personelin atanma istekleri birlikte değerlendirilir.

2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu'nun 14. maddesinin son fıkrası uyarınca nokta ataması yapılmayarak İl Jandarma Komutanlığı emrine verilen astsubay ve uzman jandarmalardan emniyet ve asayiş görevi alacak personelin istihdam yerleri ile il içi yer değiştirmeleri, İl Jandarma Komutanının teklifi üzerine Valinin onayıyla belirlenir.

Uzman Erbaşların Atama İlkeleri ve Ailevi Zaruretler

3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 18. maddesi gereğince uzman erbaşlar, sözleşme süreleri içerisinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin hizmet ihtiyacı esas alınarak farklı bölge ve garnizonlara atanabilir, yer değiştirme işlemine tabi tutulabilir veya kurs dahil geçici görevle görevlendirilebilirler.

Uzman erbaşların kendilerine tahsis edilen branş ve ihtisaslarına uygun kadrolarda görevlendirilmeleri esastır. Söz konusu kadro görev yeri herhangi bir nedenle kaldırılmış ya da o kadroda personele ihtiyaç kalmaması halinde uzman erbaşlar, ihtisaslarına uygun başka boş kadrolara veya başka bir sınıfa atanabilirler.

JGY 51-3 (B) Yönergesi'nin 12. maddesi kapsamında Jandarma bünyesindeki uzman erbaşların atamalarında personelin lağv, tensik, kadro ve konuş değişiklikleri ile personelin kendisinin, eşinin ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının sağlık durumu, eş veya çocuklarının ölümü, idari, asayiş ve benzeri zaruri sebepler, hizmet süresine bakılmaksızın başka bir garnizona atanmaya gerekçe oluşturabilir. Aynı maddede personelin Atama İstek Formundaki isteklerin hizmet ihtiyacı ve safahat birlikte gözetilerek değerlendirileceği, birliklerde zafiyeti önlemek amacıyla kademelendirmeye özen gösterileceği ve 1'inci grup garnizonlarda 2 yılını tamamlayan personelin 2'nci grup garnizonlara atanma talebinde bulunabileceği öngörülmektedir.

Garnizon İçi Öncelik Sıralaması: Eş ve Çocuk Durumunun Rolü

Bir garnizonda yeni kadroların teşkil edilmesi halinde, garnizon dışına yapılacak atamalarda öncelikle o garnizondaki asgari kalış süresini tamamlamış, atamaya engel oluşturabilecek sağlık mazereti bulunmayan, eş durumu ve çocukların öğrenim koşulları itibarıyla atamasına engel hali olmayan personelin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu objektif sıralama yapılmadan, garnizondaki asgari görev süresini henüz doldurmamış ve eşi çalışmakta olan personelin garnizon dışına atanmasının hukuka aykırılık oluşturduğu; bu tespiti, idarenin kendi cevap yazısında aynı garnizonda daha uzun süredir görevli ve atamasına engel durumu bulunmayan personelin varlığını kabul etmesi üzerine somutlaştıran bir yargı kararına yansımıştır.

Birlik Personel Bilgi Sistemindeki kayıtların düzenli, eksiksiz ve gerçeğe uygun tutulması sorumluluğu idareye aittir. Personel tarafından eşinin kamu görevlisi olduğu ve bu bilginin atamada dikkate alınması yazılı dilekçeyle bildirilmiş olmasına karşın idarenin mevcut kayıtları düzeltmemesi durumunda doğan olumsuz sonuçlar personele yüklenemez. Bu ilke, eşinin Sağlık Bakanlığı bünyesinde hemşire olarak çalıştığını bildiren bir personelin yazılı başvurusuna rağmen kayıtların güncellenmediği somut bir olayda yargıya yansımış; mülga Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 3. Dairesi bu gerekçeyle yürütmenin durdurulmasına karar vermiştir. Söz konusu kararın yürütmenin durdurulmasına ilişkin esas numarası 2012/1114 olup nihai karar künyesi doğrulanamamaktadır.

Eşin Memuriyet Durumunun Sisteme İşlenmesi ve İspat Yükümlülüğü

Aile birliği mazeretine dayanarak yer değişikliği isteyen memur, eşinin kamu kurum ve kuruluşlarında çalıştığını ya da talep edilen yerde belirli süre sosyal güvenlik primi ödeyerek hâlen çalıştığını gösteren belgeyi kurumuna ibraz etmekle ve başvuruya evlilik durumunu kanıtlayan belgeyi eklemekle yükümlüdür. Bu ispat yükümlülüğü, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik'in 14. maddesinde düzenlenmiştir.

Danıştay 2. Daire, E. 2017/4101, K. 2022/173Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2017/4101 E.  ,  2022/173 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2017/4101 Karar No : 2022/173 DAVACI : … DAVALI : …Bakanlığı VEKİLİ : … DAVANIN KONUSU : Mersin ili, Mut ilçesi Devlet Hastanesinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak görev yapan davacı tarafından, 1) Eş durumu mazereti nedeniyle Ankara iline atanmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 14/06/2017 günlü Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu işleminin, 2) 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin, 20. maddesinin 5. fıkrasına 03/06/2017 günlü, 30085 sayılı Yönetmelik değişikliğiyle eklenen "Ancak, sosyal güvenlik prim ödeme gün sayısı stratejik personel bakımından iki katı olarak uygulanır ve stratejik personelin atanma talep ettiği yerin 5 ve 6 ıncı hizmet bölgesi veya C ve D hizmet grubu il olması şarttır." cümlesinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı; eşinin Ankara'da özel sektörde kendi nam ve hesabına çalıştığını, çalıştığı şirketin % 70 hisse ortağı ve aynı zamanda mesul müdürü olduğunu, şirketin 5 yıldır aktif olarak faaliyette olduğunu ve başka bir yerde çalışma imkanının bulunmadığını, Anayasanın "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" başlıklı üçüncü bölümünün 41. maddesi ile İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi uyarınca aile birliğinin korunması gerektiğini, Dava konusu düzenlemelerin Devlet Memurları Kanunu'nu ve Genel Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, Mezkur düzenleme ile daha önce 360 gün olan sigortalılık süresinin önce 720 güne ardından 1440 güne çıkarıldığı, eşinin sigortalı hizmet süresinin 1440 günden fazla olduğu, "Stratejik personel"in 5. ve 6. Hizmet bölgeleri ile bunların C ve D hizmet grubu illere eş durumundan atanabileceklerinin belirtildiği, bu düzenlemenin üst hukuk normlarına aykırı olduğu, Dava konusu düzenlemelerde ve bu düzenlemelere dayalı olarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığını ileri sürmektedir. DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Davalı idarece; davacının uzman tabip unvanlı bir personel olması nedeniyle, Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği uyarınca "stratejik personel" olarak kabul edildiği, 2017 yılı Mayıs-Haziran ayı illerin bölge hizmet gruplarına göre Ankara ilinin kadın doğum branşında 1/A hizmet grubunda yer aldığından, davacının eş durumu mazeretiyle atanma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, Dava konusu Yönetmeliğin, 3359 sayılı Kanun'a ve Genel Yönetmeliğe uygun olduğu, Devlet için Anayasal bir görev olan, sağlık hizmetlerinin tüm yurtta sunumunun önündeki zorluklar ve ihtiyaç durumu göz önüne alınarak Yönetmelik değişikliklerinin yapıldığı, Stratejik personel uygulaması ile istihdamında güçlük çekilen personelin ülke çapında dengeli dağılımının sağlanması ve hızlı, dengeli, eşit sağlık hizmeti sunumunun sağlanmasının amaçlandığı, Dava konusu düzenlemelerde ve bu düzenlemelere dayalı olarak tesis edilen işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiş ve davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 30/09/2016 günlü, 29843 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile değişik "Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği" başlıklı 20. maddesinde yer alan “Ancak, sosyal güvenlik prim ödeme gün sayısı stratejik personel bakımından iki katı olarak uygulanır…" ibaresi yönünden davanın reddi ile, asıl Yönetmeliğin 20. maddesinin 5. fıkrasına eklenen son cümlenin "… stratejik personelin atanma talep ettiği yerin 5 ve 6 ncı hizmet bölgesi veya C ve D hizmet grubu il olması şarttır.” ibaresinin iptali istemi ile davacının Ankara iline atamasının yapıldığı dikkate alınarak, eş durumu mazereti nedeniyle Ankara iline atanmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 14/06/2017 günlü işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Mersin ili, … ilçesi Devlet Hastanesinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak görev yapan davacı tarafından , eş durumu mazereti nedeniyle Ankara iline atanmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 14/06/2017 günlü işlem ile bu işleme dayanak olarak gösterilen 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin, 20. maddesinin 5. fıkrasına 03/06/2017 günlü, 30085 sayılı Yönetmelik değişikliğiyle eklenen "Ancak, sosyal güvenlik prim ödeme gün sayısı stratejik personel bakımından iki katı olarak uygulanır ve stratejik personelin atanma talep ettiği yerin 5 ve 6 ıncı hizmet bölgesi veya C ve D hizmet grubu il olması şarttır." cümlesinin iptali istenilmektedir. Her ne kadar davacı bakılan davayı açtıktan sonra Yönetmelikte yapılan değişiklik üzerine Ankara iline atanmış ise de; dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla hukukilik denetimi yapılmıştır. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin "Aile Birliği Mazeretine Bağlı Yer Değişikliği" başlıklı 14. maddesinde; "Aile birliği mazeretine dayanarak yer değişikliği memurun; … d) Kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere, (2) … atanması suretiyle yapılabilir. Aile birliği mazeretine dayanarak yer değiştirme isteğinde bulunan memur, eşinin kamu kurum ve kuruluşlarında kamu personeli olarak çalıştığına veya atanmayı talep ettiği yerde eşinin başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak halen çalıştığına ya da birinci fıkranın (e) bendinde sayılan görevlerde bulunduğuna ilişkin belgeyi kurumuna ibraz etmekle yükümlüdür. Ayrıca yer değiştirme başvurusuna, evlilik durumunu kanıtlayan belgenin de eklenmesi gerekir." düzenlemeleri yer almakta iken; 01/09/2016 günlü, 29818 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 08/08/2016 günlü, 2016/9097 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla madde sonuna "Genel sağlık bakımından önemi haiz sağlık personeli hakkında özel yönetmelikte düzenleme yapılması kaydıyla birinci fıkranın (d) bendine ilişkin farklı usul ve esaslar belirlenebilir." hükmünü içeren fıkra eklenmiştir. Bu çerçevede; davalı idareye, genel sağlık bakımından önemi haiz sağlık personelinin kamu görevlisi olmayan eşlerinden dolayı aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği hususunda genel yönetmelikten ayrışık düzenleme yapma yetkisi verilmiştir. Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 30/09/2016 günlü, 29843 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yönetmelik ile değişik (m) bendinde; "Stratejik personel", "Tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi mevzuatına göre uzman olmuş uzman tabip, uzman (TUTG), tabip, uzman diş tabibi, diş tabibi ve eczacı unvanındaki personel" olarak tanımlanmış olup, "Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği" başlıklı 20. maddesinin aynı Yönetmelik ile değişik beşinci fıkrasında; "Kamu görevlisi olmayan eşinin, atanma talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son dört yıl içinde 720 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde, personelin yer değişikliği suretiyle ataması yapılır. Kendi adına çalışanlardan borçlarını yapılandıranlar ile atama talep edilen yer dışında sosyal güvenlik primleri ödenenlerden, atama talep edilen yerde iş yerinin faaliyette olduğunu ve bu işyerinde en az 720 gün çalıştığını belgelendirenlerin talepleri de değerlendirmeye alınır.", düzenlemesine yer verilmiş; dava konusu Yönetmelik değişikliği ile de 20. maddesinin 5. fıkrasına "Ancak, sosyal güvenlik prim ödeme gün sayısı stratejik personel bakımından iki katı olarak uygulanır ve stratejik personelin atanma talep ettiği yerin 5 ve 6ıncı hizmet bölgesi veya C ve D hizmet grubu il olması şarttır." cümlesi eklenmiştir. Davalı idare personelinin kamu görevlisi olmayan eşlerine bağlı olarak aile birliği mazereti nedeniyle yer değişikliği konusunda Genel Yönetmelike verilen ayrışık düzenleme yapma yetkisi kullanmıştır. Stratejik personelin eş durumu nedeniyle atanma taleplerinde, dava konusu Yönetmeliğin kapsamında bulunan stratejik personel dışındaki diğer personele uygulanan yukarıda yer verilen sosyal güvenlik prim ödeme gün sayısının stratejik personel bakımından iki katı olarak uygulanacağının ve atanma talep edilen yerin 5 ve 6ıncı hizmet bölgesi veya C ve D hizmet grubu il olmasının öngörülmesi yolundaki dava konusu düzenlemenin, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinde yer alan "stratejik personel" kavramının ortaya çıkarılış amacı olan, kısıtlı sağlık personeli kapasitesi içerisinde sağlık hizmetlerinin etkin bir planlama sistemi uygulanarak tüm vatandaşlara eşit bir şekilde sunulmasının sağlanması amacının gerçekleştirilmesine hizmet etmekte olması ve Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte yer alan ayrışık düzenleme yapma yetkisi de göz önüne alındığında, kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hukuka uygun bir düzenleme niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla davacının atanmak istediği Ankara ilinin, kadın hastalıkları ve doğum branşında 1/A hizmet grubunda yer alması nedeniyle tesis edilen bireysel işlem yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY : Dava, Mersin ili, … ilçesi Devlet Hastanesinde kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak görev yapan davacı tarafından, eş durumu mazereti nedeniyle Ankara iline atanmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 14/06/2017 günlü işlem ile 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin, 20. maddesinin 5. fıkrasına 03/06/2017 günlü, 30085 sayılı Yönetmelik değişikliğiyle eklenen "Ancak, sosyal güvenlik prim ödeme gün sayısı stratejik personel bakımından iki katı olarak uygulanır ve stratejik personelin atanma talep ettiği yerin 5 ve 6 ıncı hizmet bölgesi veya C ve D hizmet grubu il olması şarttır." cümlesinin iptali istemiyle açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İlgili Mevzuat: Anayasa'nın "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56. maddesinde; "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir… Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler… Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir…" kuralı yer almaktadır. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun "Temel Esaslar" başlıklı 3. maddesinin (c) bendinde; "Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır. Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık Bakanlığınca düzenlenir." hükmü düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un Ek 3. maddesinde ise; "İlgili mevzuata göre yurt içinde veya yurt dışında öğrenimlerini tamamlayarak tabip, uzman tabip ve yan dal uzmanlık eğitimini tamamlayarak uzman tabip unvanını kazananlar, her eğitimleri için ayrı ayrı olmak kaydı ile Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından hazırlanan İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralamasında yer alan ….. Gün, Sağlık Bakanlığı veya Sağlık Bakanlığınca uygun görülen diğer kuruluşlarda Devlet memuru veya ilgililerin talebi halinde 10/07/2003 günlü, 4924 sayılı Kanuna tâbi sözleşmeli sağlık personeli olarak Devlet hizmeti yapmakla yükümlüdürler…" hükmüne yer verilmek suretiyle belirli şartları haiz hekimlere Devlet hizmeti yükümlülüğü getirilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Yer değiştirme suretiyle atanma" başlıklı 72. maddesinde, kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmaların, hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiyenin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılacağı; aynı maddenin son fıkrasında da, yer değiştirme ile ilgili atama esaslarının Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmıştır. 657 sayılı Kanun'a dayanılarak çıkarılan ve 19/04/1983 günlü, 83/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 30/06/2014 günlü, 2014/6578 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla değişik "Aile Birliği Mazeretine Bağlı Yer Değişikliği" başlıklı 14. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itiarıyla yürürlükte bulunan halinde; "Aile birliği mazeretine dayanarak yer değişikliği memurun; a) Kamu personeli olan eşinin, kurum içi yer değiştirme suretiyle atanma imkânının olmaması veya mevzuatı uyarınca eşin zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan bir görevde bulunması durumunda bu kapsamdaki eşin bulunduğu yere, b) Eşlerin her ikisinin de aynı kurumda çalışıyor olması halinde, kurumun daha fazla hizmet ihtiyacı duyduğu yere, c) Eşlerin farklı kurumda çalışıyor olması halinde kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanmak suretiyle her iki kurumun da öncelikli hizmet ihtiyacının bulunduğu yere, d) Kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere, e) Milletvekili, belediye başkanı, muhtar veya noter olan eşlerinin bulunduğu yere, atanması suretiyle yapılabilir. Aile birliği mazeretine dayanarak yer değiştirme isteğinde bulunan memur, eşinin kamu kurum ve kuruluşlarında kamu personeli olarak çalıştığına veya atanmayı talep ettiği yerde eşinin başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak halen çalıştığına ya da birinci fıkranın (e) bendinde sayılan görevlerde bulunduğuna ilişkin belgeyi kurumuna ibraz etmekle yükümlüdür. Ayrıca yer değiştirme başvurusuna, evlilik durumunu kanıtlayan belgenin de eklenmesi gerekir. Genel sağlık bakımından önemi haiz sağlık personeli hakkında özel yönetmelikte düzenleme yapılması kaydıyla birinci fıkranın (d) bendine ilişkin farklı usul ve esaslar belirlenebilir." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin "Özel Yönetmelikler" başlıklı 28. maddesinde; "Kurumlar bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde halen görevde bulunan memurların geçmiş hizmetlerinin bu Yönetmelik çerçevesinde nasıl değerlendirileceğini ve bu Yönetmeliğin çeşitli maddelerinde kurumlarca tesbiti öngörülen diğer hususları kapsayan özel Yönetmeliklerini Devlet Personel Dairesinden olumlu görüş alınmak sureti ile çıkarırlar. Özel Yönetmeliklerde bu Yönetmeliğe aykırı hükümler yer alamaz….", 30/06/2014 günlü, 2014/6578 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Yönetmeliğin 12. maddesi ile eklenen Geçici 5. maddede de, "Kamu kurum ve kuruluşları bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yönetmeliklerini bu Yönetmeliğe uygun hale getirirler. Bu süre içerisinde kamu kurum ve kuruluşlarının yönetmeliklerinin bu Yönetmeliğe aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir." düzenlemeleri yer almıştır. (Ek Yönetmelik 16/08/2014 günlü, 29090 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 1 inci maddesi ve Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğe dayanılarak, sağlık hizmetlerinin yurt genelinde etkin ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi için Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarında görev yapan sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfı personelinin atama ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur. Dava konusu işlem tarihi itibarıyla Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinde, "Stratejik personel: Tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi mevzuatına göre uzman olmuş uzman tabip, uzman (TUTG), tabip, uzman diş tabibi, diş tabibi ve eczacı unvanındaki personel" olarak tanımlanmış olup, "Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında, eşlerin ikisinin de Bakanlık veya bağlı kuruluşlarda kamu personeli olması hali düzenlenmiş, devamında ise; "(2) Eşlerin farklı kamu kurum ve kuruluşlarında kamu personeli olarak çalışması halinde; a) Varsa eşinin kurumuyla yapılan protokol hükümleri uygulanır. b) Eşleri, mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tâbi olarak mülki idare amirliği, milli istihbarat, emniyet hizmetleri sınıflarından birinde görev yapanlar ile hâkim, savcı veya Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş veya uzman er olarak görev yapan personelin eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır. c) Yer değişikliği talebinde bulunan personelin eşinin görev yaptığı yerin kendi unvan ve branşında C veya D hizmet grubunda olması halinde eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır. Aksi halde ilgili kurumla koordinasyon sağlanır. Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkânının olmaması halinde talebi değerlendirilir. ç) Eşi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında kurulan üniversitelerde öğretim üyesi olanların ataması eşinin görev yaptığı yere yapılır. … (5) (Değişik:RG-30/9/2016-29843) Kamu görevlisi olmayan eşinin, atanma talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son dört yıl içinde 720 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde, personelin yer değişikliği suretiyle ataması yapılır. Kendi adına çalışanlardan borçlarını yapılandıranlar ile atama talep edilen yer dışında sosyal güvenlik primleri ödenenlerden, atama talep edilen yerde iş yerinin faaliyette olduğunu ve bu işyerinde en az 720 gün çalıştığını belgelendirenlerin talepleri de değerlendirmeye alınır. (Ek cümle : RG-03/06/2017-30085) Ancak, sosyal güvenlik prim ödeme gün sayısı stratejik personel bakımından iki katı olarak uygulanır ve stratejik personelin atanma talep ettiği yerin 5 ve 6 ncı hizmet bölgesi veya C ve D hizmet grubu il olması şarttır. (6) (Değişik:RG-30/9/2016-29843) Stratejik personelin yer değiştirme taleplerinde bu maddenin ikinci fıkrasının (c) bendinin birinci cümlesi ile beşinci fıkrası uygulanmaz." kurallarına yer verilmiştir. 02/03/2018 günlü, 30348 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" in 13. maddesi; "Aynı Yönetmeliğin 20 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bakanlık veya bağlı kuruluşlarda” ibaresi “Bakanlıkta” şeklinde değiştirilmiş; birinci fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesi ve (b) bendi ile beşinci fıkrasının son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve altıncı fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. “Üstlük astlık sıralaması; Bakanlık merkez teşkilatı kadroları, il ve ilçe sağlık müdürü, başkan, başhekim, eğitim görevlisi, başasistan, yan dal uzmanları, uzman tabipler, uzman diş tabipleri, tabipler, diş tabipleri, eczacı ve diğer sağlık personeli şeklindedir.” “b) Her iki eşin birinci fıkranın (a) bendindeki aynı sıralama grubunda yer alması halinde aile birliğinin D veya C hizmet grubu bir ilde sağlanması esastır. D veya C hizmet grubunda aile birliğinin sağlanamaması halinde; her iki eşin unvan ve branşında eşlerinin görev yaptığı ilin doluluk oranı az olan ilde aile birliği sağlanır. Doluluk oranlarının da eşit olması halinde; aynı hizmet bölgesinde görev yapan eşlerden yer değiştirme talebinde bulunanın, farklı hizmet bölgelerinde görev yapan eşlerden ise üst hizmet bölgesinde görev yapan personelin görev yeri değiştirilir. Ancak birinci fıkranın (a) bendindeki aynı sıralama grubunda yer alanlardan, üst hizmet bölgelerinden 2, 3, 4 ve 5 inci hizmet bölgelerine atama taleplerinde hizmet grubu şartı, üst hizmet bölgelerinden 6 ncı hizmet bölgesine atama taleplerinde ise astlık, üstlük ve hizmet grubu şartı aranmaz.” “Ancak, sosyal güvenlik prim ödeme gün sayısı stratejik personel bakımından iki katı olarak uygulanır ve Devlet hizmeti yükümlülüğü süresince bu fıkra hükmü uygulanmaz. Bu fıkra kapsamında talepleri uygun görülen stratejik personelin ayrılış işlemleri, üç ayı geçmemek üzere yerine atanan personelin görevine başlamasına müteakip yapılır.” hükmünü amir bulunmaktadır. Dava konusu düzenlemelerin incelenmesi: "Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği" başlıklı 20. maddenin 5. fıkrasında yer alan "stratejik personelin atama talep ettiği yerin 5. ve 6. hizmet bölgesi veya C ve D hizmet grubu il olması şarttır." ibaresinin iptali istemine ilişkin olarak; 03/06/2017 günlü, 30085 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile asıl Yönetmeliğin 20. maddesinin 5. fıkrasına "Ancak, sosyal güvenlik prim ödeme gün sayısı stratejik personel bakımından iki katı olarak uygulanır ve stratejik personelin atanma talep ettiği yerin 5 ve 6ıncı hizmet bölgesi veya C ve D hizmet grubu il olması şarttır." cümlesi eklenmiş olup, eklenen bu cümlenin "stratejik personelin atanma talep ettiği yerin 5 ve 6 ncı hizmet bölgesi veya C ve D hizmet grubu il olması şarttır.” ibaresine ilişkin kısmı yönünden; Dava konusu ibarenin, 02/03/2018 günlü, 30348 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 13. maddesi ile yürürlükten kalkmış olması nedeniyle, bu isteme yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği söz konusu düzenleme yürürlükte bulunmadığından, düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. 2- Aynı yönetmeliğin 20. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "ancak, sosyal güvenlik primi ödeme gün sayısı stratejik personel bakımından iki kat olarak uygulanır" ibaresinin iptali istemine ilişkin olarak; davacının eş durumu mazereti nedeniyle Ankara iline atanmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 14/06/2017 günlü işlem yönünden; Devlet, Anayasa'nın 17. maddesinde kişilere tanınmış olan yaşam hakkını güvence altına almakla yükümlü olup, kişinin yaşam hakkı ile maddi ve manevi varlığını koruma hakkı, birbirleriyle sıkı bağlantıları olan, devredilmez ve vazgeçilmez haklardandır. Bu haklara karşı olan her türlü engelin ortadan kaldırılması da Devlete ödev olarak verilmiştir. Bireylerin sağlıklı yaşam hakkına sahip olması, sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanmasına bağlıdır. Anayasa, sosyal hukuk devleti olmanın gereği olarak Devlete sağlık hizmetlerinin sunumunda pozitif yükümlülük vermiş, Devleti bu haklardan yararlanmayı artıracak önlemleri almakla mükellef kılmıştır. Bu nedenle Anayasa'nın 56. maddesinde öngörülen sağlık hakkından yararlanma konusunda en geniş ölçekli uygulamaların gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Sağlık hizmetinin temel hedefi olan insan sağlığı ve yaşamı, mahiyeti itibarıyla ertelenemez ve ikame edilemez özelliğe sahip olduğundan, yurdun her yerine sağlık hizmeti götürülebilmesi adına bir takım düzenlemeler yapmanın, idare açısından bir zorunluluk olduğu açıktır. Bu itibarla, Sağlık Bakanlığınca, 08/06/2004 günlü, 25486 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği'nin 4. maddesine, 24/06/2006 günlü Yönetmelik ile eklenen (m) bendinde; "Stratejik Personel: Bakanlık tarafından istihdamında güçlük çekilen uzman tabip ve tabip unvanlarındaki personelini ifade eder." kuralı düzenlenerek, ilk kez "stratejik personel" kavramı kullanılmıştır. 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği ile 08/06/2004 günlü Yönetmelik yürürlükten kaldırılmış ise de, "stratejik personel" kavramı mevzuattaki varlığını korumuştur. 30/09/2016 günlü, 29843 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile "stratejik personel tanımı" yeniden yapılmış ve tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi mevzuatına göre uzman olmuş uzman tabip, uzman (TUTG), tabip, uzman diş tabibi, diş tabibi ve eczacı unvanındaki personel, stratejik personel olarak belirlenmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat ve yapılan açıklamalar ışığında; stratejik personel uygulamasının, Devletin sağlık hizmetlerinin sunumundaki pozitif yükümlülüğü gereği almak zorunda bulunduğu tedbirlerden biri olduğu, zira, istihdamında güçlük çekilen ve insanın en temel hakkı olan sağlıklı yaşam hakkı ile bu yaşamın sürdürülmesindeki yeri tartışmasız olan tabiplerin, yurdun her yerinde görev yapmasını sağlamak için diğer kamu görevlilerinden farklı düzenlemelere tabi tutulmasının kamu yararı ve hizmet gerekleri kapsamında gereklilik arz ettiği sonucuna varılmıştır. Öte yandan; kişilerin birtakım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talepte bulunma hakları var ise de; atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur. Sağlık hizmetlerinin önemi gereği sağlık personelinin istihdamında bazı sınırlamalara tabi olmaları bir zorunluluk olup, anılan personelin atanmaları konusunda idarenin daha geniş bir takdir yetkisine sahip olduğunda şüphe yoktur. Belirtilen hukuki durum karşısında, stratejik personelin eş durumu nedeniyle atanma taleplerinde, dava konusu Yönetmelik kapsamında bulunan stratejik personel dışındaki diğer personele uygulanan kuralların uygulanmayacağının öngörülmesine ilişkin mülga dava konusu düzenlemenin; Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinde yer alan "stratejik personel" kavramının ortaya çıkarılış amacı olan, kısıtlı sağlık personeli kapasitesi içerisinde sağlık hizmetlerinin etkin bir planlama sistemi uygulanarak tüm vatandaşlara eşit bir şekilde sunulmasının sağlanması amacının gerçekleştirilmesine hizmet etmekte olması ve kamu yararı ile hizmet gerekleri bakımından hukuka uygun bir düzenleme niteliğinde olduğu göz önüne alındığında, davaya konu düzenlemede ve stratejik personel olan davacının, eş durumu nedeniyle Ankara iline atamasının yapılması talebinin reddedilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Kaldı ki, davacı tarafından sunulan 07/05/2018 havale tarihli dilekçe ve eki incelendiğinde, 02/03/2018 günlü, 30348 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 13. maddesi ile yapılan değişikliğe istinaden, Mersin Mut Devlet Hastanesinde görev yapan davacının tayin talebinin kabul edildiği ve Ankara iline atandığı anlaşılmaktadır. Yargılama giderleri yönünden; Dava konusu bireysel işlemin hukuki denetimi yapılırken, bireysel işlemin dayanağı olan ve yürürlükten kalkan veya uygulanma kabiliyeti bulunmayan düzenleyici işlemin hukuki incelemesi yapılarak, bu düzenlemenin hukuka ve mevzuata aykırı olmadığı yönünde tespitlerde bulunulması halinde, yürürlükten kalkmasına veya uygulanma kabiliyetinin bulunmamasına bağlı olarak hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilen düzenleyici işlem nedeniyle davalı idarenin, davada haksız çıkan taraf olarak kabulüyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Nitekim, benzer bir konudaki Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 06/04/2016 günlü, E:2015/234, K:2016/1432 sayılı kararı da bu yöndedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 03/06/2017 günlü, 30085 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile asıl Yönetmeliğin 20. maddesinin 5. fıkrasında yer alan “Ancak, sosyal güvenlik prim ödeme gün sayısı stratejik personel bakımından iki katı olarak uygulanır…" ibaresinin ve davacının eş durumu mazereti nedeniyle Ankara iline atanmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 14/06/2017 günlü işlemin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliğiyle, 2. 03/06/2017 günlü, 30085 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile asıl Yönetmeliğin 20. maddesinin 5. fıkrasına eklenen son cümlenin "… stratejik personelin atanma talep ettiği yerin 5 ve 6 ncı hizmet bölgesi veya C ve D hizmet grubu il olması şarttır.” ibaresinin iptali istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oyçokluğuyla, 3. Aşağıda dökümü yapılan … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta pulu ücretinden artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra aidiyetine göre taraflara iadesine, 4. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere 08/02/2022 tarihinde, yargılama giderleri yönünden oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : İdari Yargı denetiminin amacının "hukuka uygunluk" olduğu ve bu denetimin de dava konusu işlemin kurulduğu tarih itibarıyla gerçekleştirilmesi gerektiği İdare hukukunun ve idari yargının bilinen en temel ilkeleridir. Bu nedenle, dava konusu düzenleyici işlemin hukuka uygunluğunun denetlenerek bir karar verilmesi ve tarafların davadaki haklılık durumuna göre de yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmekte iken, dava konusu edilen Yönetmelik 20. madde 5. fıkraya eklenen "stratejik personelin atanma talep ettiği yerin 5 nci ve 6 ncı hizmet bölgesi veya C ve D hizmet grubu il olması şarttır" şeklindeki ibaresinin daha sonra yürürlüğe giren Yönetmelik maddesiyle yürürlükten kaldırılması nedeniyle bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen kararın bu kısmına katılmıyorum.

Atama sürecine esas teşkil eden bilgi sistemlerine personelin itiraz ve başvurularının zamanında yansıtılmaması idare açısından hukuki sorumluluk doğurabilir. Bu nedenle eşin çalışma durumuna ilişkin belgelerin ilgili makamlara yazılı olarak iletilmesi ve başvurunun belgelendirilmesi, olası uyuşmazlıklarda ispat açısından belirleyici önem taşır.

Kamu Personeli Olan Eşin Atama Sürecine Etkisi

Subay ve Astsubay Atama Yönetmeliği'nin 43. maddesi gereğince, eşleri Devlet kuruluşlarında görevli olan subay ve astsubayların atanma ve yer değiştirme işlemlerinde eşlerinin memuriyet görevi göz önünde tutulur. Bu düzenleme; eşin kamu görevlisi olmasının atama kararlarında bir değerlendirme ölçütü oluşturduğunu ortaya koymaktadır.

Farklı kamu kurumlarında çalışan eşlerin aile birliği mazereti nedeniyle yer değişikliği taleplerinde, kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanmak suretiyle her iki kurumun da öncelikli hizmet ihtiyacının bulunduğu yere atama yapılabilmesi imkânı da mevzuatta öngörülmüştür.

Danıştay 2. Daire, E. 2018/2346, K. 2021/769Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2018/2346 E.  ,  2021/769 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2018/2346 Karar No : 2021/769 DAVACI : … VEKİLİ : Av. … DAVALI : … Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. … DAVANIN KONUSU : Şanlıurfa ili, … ilçesi Devlet Hastanesinde uzman doktor (Kardiyoloji) olarak görev yapan davacı tarafından, 1-Eş durumu mazereti nedeniyle Edirne iline atanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … günlü, … sayılı işlemin, 2- 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin (02/03/2018 günlü, 30348 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile bu Yönetmeliğin adı "Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği" şeklinde değiştirilmiştir.) 04/04/2015 günlü, 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik "Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği" başlıklı 20. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkanının olmaması halinde talebi değerlendirilir." ibaresinin, 3- 30/09/2016 günlü, 29843 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik "Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği" başlıklı 20. maddesinin 6. fıkrasının iptali ile 4- Dava konusu işlem sebebiyle uğradığı zararlara karşılık 12.982,81-TL maddi, 30.000,00-TL manevi zararın işlem tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte tazmini istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı; eşinin Edirne ilinde … Üniversitesi Rektörlüğü Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü'nde hemşire olarak görev yaptığını ve başka bir yerde çalışma imkanının bulunmadığını, Edirne ilinin kardiyoloji branşında 2. Hizmet bölgesine bağlı "D" grubu illerden olduğunu, 77. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurası ile Şanlıurfa ili, … ilçesi Devlet Hastanesine atandığını, Anayasanın "Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler" başlıklı üçüncü bölümünün 41. maddesi ile İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi uyarınca aile birliğinin korunması gerektiğini, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte yer alan sağlık personeli hakkındaki istisnai düzenlemenin eşi kamu personeli olmayanlara ilişkin olduğunu, Eşi kamu personeli olup, davaya konu Yönetmelik maddesi kapsamında kalan Sağlık Bakanlığı personeli arasında stratejik personel olup olmadığına dayalı olarak bir ayrım yapılmasına olanak bulunmadığı, değerlendirmenin hangi kritere göre yapılacağı ve takdir yetkisi kullanımında dikkate alınacak hususlara ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, Dava konusu işlem nedeniyle maddi – manevi zarara uğradığını, Davaya konu düzenlemelerde ve bu düzenlemelere dayalı olarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığını ileri sürmektedir. DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Davalı idarece; davacının uzman tabip unvanlı bir personel olması ve bu yönüyle Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği uyarınca, "stratejik personel" olarak kabul edilmesi nedeniyle eş durumu mazeretiyle atanma talebinin kabulünün mümkün olmadığı, Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurası ile Şanlıurfa ili, … ilçesi Devlet Hastanesine atandığı, Dava konusu Yönetmeliğin, 657 sayılı Kanun'a ve 3359 sayılı Kanun'a uygun olduğu, Devlet için Anayasal bir görev olan, sağlık hizmetlerinin tüm yurtta sunumunun önündeki zorluklar ve ihtiyaç durumu göz önüne alınarak Yönetmelik değişikliklerinin yapıldığı, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelikte 08/08/2016 günlü, 2016/9097 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yapılan değişiklik ile genel sağlık bakımından önemi haiz sağlık personeli hakkında Genel Yönetmelikten farklı usul ve esaslar belirlenebileceğinin kural altına alındığı, bu kapsamda davalı idareye, aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği hususunda genel yönetmelikten ayrışık düzenleme yapma yetkisi verildiği, Devlet'e yüklenen sağlık hakkının korunması ödevi kapsamında getirilen düzenlemelerle vatandaşlara etkin, verimli ve hızlı bir hizmet sunumu ile yükümlü olan bir kısım sağlık personelinin "stratejik personel" olarak belirlenebileceği, Dava konusu Yönetmeliğin "Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği" başlıklı 20. maddesinin 6. fıkrasının davanın açıldığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunmadığı, Beşinci ve altıncı bölgelerdeki stratejik personel ihtiyacının Devlet Hizmeti Yükümlülüğü Kurası ile karşılandığı, Belli bir statüye girmeyi kabul eden bir kişinin bu statü için geçerli olan kaidelere uymasının gerektiği, bu meyanda, sağlık personelinin yurt sathında dengeli ve adil dağılımını sağlayabilmenin, sağlık hizmetini eşit ve dengeli vermenin şartlarından biri olduğu, kamu hizmetinin gereklerinin nazara alınması suretiyle bir değerlendirme yapılmasının gerektiği, Davaya konu düzenlemelerde ve bu düzenlemelere dayalı olarak tesis edilen işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiş ve davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 20. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkanının olmaması halinde talebi değerlendirilir." ibaresinin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına, aynı maddenin 6. fıkrası yönünden davanın incelenmeksizin reddine, davacının eş durumundan yararlanmak için yaptığı başvurusunun reddedildiği işlemin iptaline, maddi ve manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Şanlıurfa ili, … ilçesi Devlet Hastanesinde kardiyoloji uzmanı olarak görev yapan davacı tarafından; eş durumu mazereti nedeniyle Edirne iline atanmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … günlü, … sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 20. maddesinin altıncı fıkrası ile ikinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkanının olmaması halinde talebi değerlendirilir." ibaresinin iptali ve dava konusu işlem sebebiyle uğradığı zararlara karşılık fazlaya ve faize ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 633,75-TL maddi, 5.000,00-TL manevi zararın işlem tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte tazmini istenilmektedir. Dava konusu 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 20. maddesinin altıncı fıkrası ile ikinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkanının olmaması halinde talebi değerlendirilir." ibaresinin iptali istemi yönünden; Yönetmeliğin, 20. maddesinin 6. fıkrasının 02/03/2018 günlü, 30348 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırıldığı, bu nedenle dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte ortada idari davaya konu edilebilecek bir düzenleme olmadığı anlaşılmış olup, davanın bu kısmının iptali istemine ilişkin incelenme olanağı bulunmamaktadır. Ayrıca, 09.02.2019 tarih ve 30681 sayılı resmi gazetede yayımlanan Sağlık Bakanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğinin 4.maddesi ile 20.maddesi 2. fıkrasının (c) bendinin ikinci cümlesi “Atama talebinde bulunan personelin bulunduğu yerde, eşinin görev yaptığı kurumun teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkânının olmaması halinde aile birliği sağlanır; ancak bu bendin birinci cümlesi stratejik personel için uygulanmaz.” şeklinde değiştirildiği göz önüne alındığında, bu isteme yönelik olarak da davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Öte yandan, dava konusu bireysel işlemin, tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceği; bireysel işlemin tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının, söz konusu bireysel işlemle ilgili olarak açılan davanın sonuçlanmasına engel oluşturmayacağı da açıktır. Şanlıurfa ili, … ilçesi Devlet Hastanesinde kardiyoloji uzmanı olarak görev yapan davacının, eş durumu mazereti nedeniyle Edirne iline atanmak istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali istemi yönünden; Bir hiyerarşik normlar sistemi olan hukuk düzeninde alt düzeydeki normların, yürürlüklerini üst düzeydeki normlardan aldığı kuşkusuzdur. Normlar hiyerarşisinin en üstünde evrensel hukuk ilkeleri ve Anayasa bulunmakta ve daha sonra gelen kanunlar yürürlüğünü Anayasa'dan, tüzükler yürürlüğünü kanunlardan, yönetmelikler ise yürürlüğünü kanun ve tüzüklerden almaktadır. Dolayısıyla; bir normun, kendisinden daha üst konumda bulunan ve dayanağını oluşturan bir norma aykırı veya bunu değiştirici nitelikte bir hüküm getirmesi mümkün bulunmamaktadır. Belirtilen hiyerarşinin, yönetmelikler bakımından bir ifadesi niteliğini taşıyan Anayasa'nın 124. maddesinde de; Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelik çıkarabilecekleri kuralına yer verilmiştir. Kanunlar, tüzükler ve yönetmelikler açısından yukarıda belirtilen bu durum, daha alt düzeyde yer alan diğer hukuksal metinler ve idari işlemler açısından da geçerlidir. 19/04/1983 günlü, 83/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 30/06/2014 günlü, 2014/6578 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla değişik "Aile Birliği Mazeretine Bağlı Yer Değişikliği" başlıklı 14. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki halinde; "Aile birliği mazeretine dayanarak yer değişikliği memurun; a) Kamu personeli olan eşinin, kurum içi yer değiştirme suretiyle atanma imkânının olmaması veya mevzuatı uyarınca eşin zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan bir görevde bulunması durumunda bu kapsamdaki eşin bulunduğu yere, … c) Eşlerin farklı kurumda çalışıyor olması halinde kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanmak suretiyle her iki kurumun da öncelikli hizmet ihtiyacının bulunduğu yere, d) Kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere,… atanması suretiyle yapılabilir. Aile birliği mazeretine dayanarak yer değiştirme isteğinde bulunan memur, eşinin kamu kurum ve kuruluşlarında kamu personeli olarak çalıştığına veya atanmayı talep ettiği yerde eşinin başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak halen çalıştığına ya da birinci fıkranın (e) bendinde sayılan görevlerde bulunduğuna ilişkin belgeyi kurumuna ibraz etmekle yükümlüdür. Ayrıca yer değiştirme başvurusuna, evlilik durumunu kanıtlayan belgenin de eklenmesi gerekir.", "Özel Yönetmelikler" başlıklı 28. maddesinde de; "Kurumlar bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde halen görevde bulunan memurların geçmiş hizmetlerinin bu Yönetmelik çerçevesinde nasıl değerlendirileceğini ve bu Yönetmeliğin çeşitli maddelerinde kurumlarca tesbiti öngörülen diğer hususları kapsayan özel Yönetmeliklerini Devlet Personel Dairesinden olumlu görüş alınmak sureti ile çıkarırlar. Özel Yönetmeliklerde bu Yönetmeliğe aykırı hükümler yer alamaz…." düzenlemeleri yer almıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 1 inci maddesi ve Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğe dayanılarak, sağlık hizmetlerinin yurt genelinde etkin ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi için Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarında görev yapan sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfı personelinin atama ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanmış olan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur. Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin dava konusu bireysel işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan metninin; "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinde, "Stratejik personel", "Tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi mevzuatına göre uzman olmuş uzman tabip, uzman (TUTG) ve tabip unvanındaki personel" olarak tanımlanmış olup, "Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında, eşlerin ikisinin de Bakanlık veya bağlı kuruluşlarda kamu personeli olması hali düzenlenmiş, devamında ise; "(2) Eşlerin farklı kamu kurum ve kuruluşlarında kamu personeli olarak çalışması halinde; a) Varsa eşinin kurumuyla yapılan protokol hükümleri uygulanır. b) Eşleri, mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tâbi olarak mülki idare amirliği, milli istihbarat, emniyet hizmetleri sınıflarından birinde görev yapanlar ile hâkim, savcı veya Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş veya uzman er olarak görev yapan personelin eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır. c) Yer değişikliği talebinde bulunan personelin eşinin görev yaptığı yerin kendi unvan ve branşında C veya D hizmet grubunda olması halinde eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır. Aksi halde ilgili kurumla koordinasyon sağlanır. Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkânının olmaması halinde talebi değerlendirilir. ç) Eşi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında kurulan üniversitelerde öğretim üyesi olanların ataması eşinin görev yaptığı yere yapılır. … (5) Kamu görevlisi olmayan eşinin, atanma talep edilen yerde kesintisiz üç yıl sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde, personelin yer değişikliği suretiyle ataması yapılır. Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında çalışanlardan askerlik süresini borçlanıp primlerini ödeyenlerin askerlikte geçen süreleri üç yıllık süre kapsamında değerlendirilir. … (7) Stratejik personelin yer değiştirme taleplerinde bu maddenin ikinci fıkrasının (c) bendi ile beşinci fıkrası uygulanmaz." kurallarına yer verilmiştir. Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 01/09/2016 günlü, 29818 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 08/08/2016 günlü, 2016/9097 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile "Aile Birliği Mazeretine Bağlı Yer Değişikliği" başlıklı 14. maddesine "Genel sağlık bakımından önemi haiz sağlık personeli hakkında özel yönetmelikte düzenleme yapılması kaydıyla birinci fıkranın (d) bendine ilişkin farklı usul ve esaslar belirlenebilir." cümlesinin son fıkra olarak eklenmesiyle istisna getirilerek, Sağlık Bakanlığı'nın atama ve yer değiştirme yönetmeliğinde diğer kurumlardan farklı düzenleme yapmasına imkan tanınmış ise de, bu ayrışık düzenleme yapma yetkisi eşleri kamu personeli olmayan Devlet memurları için ve 01/09/2016 günlü, 29818 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan mezkur Bakanlar Kurulu kararı sonrasına ilişkin olup, davalı idarenin eşleri kamu personeli olan personel için ayrışık düzenleme yapma yetkisi bulunmamaktadır. 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 20. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde "Yer değişikliği talebinde bulunan personelin eşinin görev yaptığı yerin kendi unvan ve branşında C veya D hizmet grubunda olması halinde eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır. Aksi halde ilgili kurumla koordinasyon sağlanır. Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkânının olmaması halinde talebi değerlendirilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacının eşinin … Üniversitesi emrinde hemşire olarak çalıştığı ve davacı tarafından bu gerekçeyle eş durumu mazeretine dayalı atanma talebinde bulunulduğu, yapılan bu başvurunun, kendisinin stratejik personel kapsamında olduğu ve bulunduğu ilde hizmetine ihtiyaç duyulduğu gerekçe gösterilerek reddedildiği görülmüştür. Uyuşmazlığa ilişkin olayda, eşinin görev yaptığı Edirne ilinin kardiyoloji uzmanları bakımından 2. Hizmet bölgesinde ve D hizmet grubunda yer aldığı göz önünde bulundurulduğunda, davacının eş durumu mazereti nedeniyle Edirne iline atanma başvurusunun, anılan Yönetmeliğin 20. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen koşullar çerçevesinde incelenip değerlendirilmesi ve bunun neticesine göre Edirne'ye atanma başvurusu ile ilgili yeniden bir işlem tesis edilmesi gerekmekte olup, eş durumu nedeniyle atanma talebinin stratejik personel olduğu ve hizmetine ihtiyaç duyulduğu gerekçesiyle reddine ilişkin işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan, davalı idarece yukarıda değinilen mevzuat çerçevesinde tanımlanan takdir yetkisi kapsamında davacının durumu yeniden değerlendirilerek, yapılan bu değerlendirme sonucuna göre atamasının yapılıp yapılamayacağının belirlenmesi gerekmekte olup, bu aşamada maddi tazminat istemi hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmamaktadır. Olayda manevi tazminat ödenmesini gerektiren koşulların oluşmadığı anlaşılmakla tazminat istemi de yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 20. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkanının olmaması halinde talebi değerlendirilir." ibaresinin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına, aynı maddenin 6.fıkrası yönünden davanın incelenmeksizin reddine, davacının eş durumundan yararlanmak için yaptığı başvurusunun reddedildiği işlemin iptaline, maddi ve manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesi'nce; duruşma için önceden belirlenen 23/03/2021 günü davacı vekili Av. … ile davalı Sağlık Bakanlığı vekili Hukuk Müşaviri Av. …'in geldikleri görülerek Danıştay Savcısı … hazır halde açık duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan taraflara usulüne göre söz verilip dinlendikten ve Savcının düşüncesi alındıktan sonra duruşmaya son verilip, dosyadaki bilgi ve belgeler de incelenmek suretiyle işin gereği düşünüldü: MADDİ OLAY : Şanlıurfa ili, … ilçesi Devlet Hastanesinde uzman doktor (Kardiyoloji) olarak görev yapan davacı tarafından, eş durumu mazereti nedeniyle Edirne iline atanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … günlü, … sayılı işlemin, 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 04/04/2015 günlü, 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik "Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği" başlıklı 20. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkanının olmaması halinde talebi değerlendirilir." ibaresinin ve 30/09/2016 günlü, 29843 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik "Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği" başlıklı 20. maddesinin 6. fıkrasının iptali ile dava konusu işlem sebebiyle uğradığı zararlara karşılık 12.982,81-TL maddi, 30.000,00-TL manevi zararın işlem tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte tazmini istenilmektedir. İNCELEME VE GEREKÇE : İlgili Mevzuat: Anayasa'nın "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56. maddesinde; "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir… Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir…" kuralı yer almaktadır. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun "Temel Esaslar" başlıklı 3. maddesinin (c) bendinde; "Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır. Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde Sağlık Bakanlığınca düzenlenir." hükmü yer almıştır. Aynı Kanun'un "Bazı sağlık personelinin atanması" başlıklı Ek 1. maddesinde, "Kamu kurum ve kuruluşlarının uzman tabip, tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman , tabip, diş tabibi ve eczacı kadro ve pozisyonlarına yapılacak açıktan atamalar, açıktan atama izni alınmaksızın mevzuatta öngörülen işlemlerin tamamlanmasından sonra gerçekleştirilir ve bunların yerleştirilmeleri Sağlık Bakanlığınca sınavsız ve kura ile yapılır. Kura ile yapılacak atamalara ilişkin usûl ve esaslar Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne, Ek 3. maddesinde ise; "İlgili mevzuata göre yurt içinde veya yurt dışında öğrenimlerini tamamlayarak tabip, uzman tabip ve yan dal uzmanlık eğitimini tamamlayarak uzman tabip unvanını kazananlar, her eğitimleri için ayrı ayrı olmak kaydı ile Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından hazırlanan İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralamasında yer alan ….. Gün, Sağlık Bakanlığı veya Sağlık Bakanlığınca uygun görülen diğer kuruluşlarda Devlet memuru veya ilgililerin talebi halinde 10/07/2003 tarihli ve 4924 sayılı Kanuna tâbi sözleşmeli sağlık personeli olarak Devlet hizmeti yapmakla yükümlüdürler…" hükmüne yer verilmek suretiyle belirli şartları haiz hekimlere Devlet hizmeti yükümlülüğü getirilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 2. maddesinde; "Bu Kanun, Devlet memurlarının hizmet şartlarını, niteliklerini, atanma ve yetiştirilmelerini, ilerleme ve yükselmelerini, ödev, hak, yüküm ve sorumluluklarını, aylıklarını ve ödeneklerini ve diğer özlük işlerini düzenler.", hükmü yer almakta olup, "Yer değiştirme suretiyle atanma" başlıklı 72. maddesinde, kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmaların, hizmetlerin gereklerine, özelliklerine, Türkiyenin ekonomik, sosyal, kültürel ve ulaşım şartları yönünden benzerlik ve yakınlık gösteren iller gruplandırılarak tespit edilen bölgeler arasında adil ve dengeli bir sistem içinde yapılacağı; aynı maddenin son fıkrasında da, yer değiştirme ile ilgili atama esaslarının Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirleneceği kurala bağlanmıştır. 657 sayılı Kanun'a dayanılarak çıkarılan ve 19/04/1983 günlü, 83/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin 30/06/2014 günlü, 2014/6578 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla değişik "Aile Birliği Mazeretine Bağlı Yer Değişikliği" başlıklı 14. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan halinde; "Aile birliği mazeretine dayanarak yer değişikliği memurun; a) Kamu personeli olan eşinin, kurum içi yer değiştirme suretiyle atanma imkânının olmaması veya mevzuatı uyarınca eşin zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulan bir görevde bulunması durumunda bu kapsamdaki eşin bulunduğu yere, b) Eşlerin her ikisinin de aynı kurumda çalışıyor olması halinde, kurumun daha fazla hizmet ihtiyacı duyduğu yere, c) Eşlerin farklı kurumda çalışıyor olması halinde kurumlar arasında gerekli koordinasyon sağlanmak suretiyle her iki kurumun da öncelikli hizmet ihtiyacının bulunduğu yere, d) Kamu personeli olmayan eşinin, talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde bu durumda olan eşin bulunduğu yere, e) Milletvekili, belediye başkanı, muhtar veya noter olan eşlerinin bulunduğu yere, atanması suretiyle yapılabilir. Aile birliği mazeretine dayanarak yer değiştirme isteğinde bulunan memur, eşinin kamu kurum ve kuruluşlarında kamu personeli olarak çalıştığına veya atanmayı talep ettiği yerde eşinin başvuru tarihi itibarıyla son iki yıl içinde 360 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak halen çalıştığına ya da birinci fıkranın (e) bendinde sayılan görevlerde bulunduğuna ilişkin belgeyi kurumuna ibraz etmekle yükümlüdür. Ayrıca yer değiştirme başvurusuna, evlilik durumunu kanıtlayan belgenin de eklenmesi gerekir. Genel sağlık bakımından önemi haiz sağlık personeli hakkında özel yönetmelikte düzenleme yapılması kaydıyla birinci fıkranın (d) bendine ilişkin farklı usul ve esaslar belirlenebilir." kuralına yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin "Özel Yönetmelikler" başlıklı 28. maddesinde; "Kurumlar bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde halen görevde bulunan memurların geçmiş hizmetlerinin bu Yönetmelik çerçevesinde nasıl değerlendirileceğini ve bu Yönetmeliğin çeşitli maddelerinde kurumlarca tesbiti öngörülen diğer hususları kapsayan özel Yönetmeliklerini Devlet Personel Dairesinden olumlu görüş alınmak sureti ile çıkarırlar. Özel Yönetmeliklerde bu Yönetmeliğe aykırı hükümler yer alamaz….", 30/06/2014 günlü, 2014/6578 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Yönetmeliğin 12. maddesi ile eklenen Geçici 5. maddesinde de, "Kamu kurum ve kuruluşları bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yönetmeliklerini bu Yönetmeliğe uygun hale getirirler. Bu süre içerisinde kamu kurum ve kuruluşlarının yönetmeliklerinin bu Yönetmeliğe aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir." düzenlemeleri yer almıştır. (Ek Yönetmelik 16/08/2014 günlü, 29090 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak, aynı tarihte yürürlüğe girmiştir.) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 1 inci maddesi ve Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğe dayanılarak, sağlık hizmetlerinin yurt genelinde etkin ve verimli bir şekilde yürütülebilmesi için Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarında görev yapan sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfı personelinin atama ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği, 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur. Dava konusu işlem tarihi itibarıyla Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (m) bendinde, "Stratejik personel: Tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi mevzuatına göre uzman olmuş uzman tabip, uzman (TUTG), tabip, uzman diş tabibi, diş tabibi ve eczacı unvanındaki personel" olarak tanımlanmış olup, "Temel ilkeler" başlıklı 5. maddesinin (f) bendinde, "Bu Yönetmelik tüm atama ve yer değiştirmelerde; Personelin başvuru tarihinde yürürlükte olan usul ve esaslar çerçevesinde işlem yapılması ilkelerini esas alır" hükmüne yer verilmiştir. "Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında ise, eşlerin ikisinin de Bakanlık veya bağlı kuruluşlarda kamu personeli olması hali düzenlenmiş, devamında ise; "(2) Eşlerin farklı kamu kurum ve kuruluşlarında kamu personeli olarak çalışması halinde; a) Varsa eşinin kurumuyla yapılan protokol hükümleri uygulanır. b) Eşleri, mevzuatı uyarınca zorunlu yer değiştirmeye tâbi olarak mülki idare amirliği, milli istihbarat, emniyet hizmetleri sınıflarından birinde görev yapanlar ile hâkim, savcı veya Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş veya uzman er olarak görev yapan personelin eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır. c) Yer değişikliği talebinde bulunan personelin eşinin görev yaptığı yerin kendi unvan ve branşında C veya D hizmet grubunda olması halinde eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır. Aksi halde ilgili kurumla koordinasyon sağlanır. Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkânının olmaması halinde talebi değerlendirilir. ç) Eşi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu kapsamında kurulan üniversitelerde öğretim üyesi olanların ataması eşinin görev yaptığı yere yapılır. … (5) (Değişik:RG-30/9/2016-29843) Kamu görevlisi olmayan eşinin, atanma talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son dört yıl içinde 720 gün sosyal güvenlik primi ödemek suretiyle kendi adına veya bir hizmet akdi ile işverene bağlı olarak çalışmış ve halen çalışıyor olması halinde, personelin yer değişikliği suretiyle ataması yapılır. Kendi adına çalışanlardan borçlarını yapılandıranlar ile atama talep edilen yer dışında sosyal güvenlik primleri ödenenlerden, atama talep edilen yerde iş yerinin faaliyette olduğunu ve bu işyerinde en az 720 gün çalıştığını belgelendirenlerin talepleri de değerlendirmeye alınır. Ancak, sosyal güvenlik prim ödeme gün sayısı stratejik personel bakımından iki katı olarak uygulanır ve Devlet hizmeti yükümlülüğü süresince bu fıkra hükmü uygulanmaz. Bu fıkra kapsamında talepleri uygun görülen stratejik personelin ayrılış işlemleri, üç ayı geçmemek üzere yerine atanan personelin görevine başlamasına müteakip yapılır. (6) (Mülga:RG-2/3/2018-30348)" kurallarına yer verilmiştir. Dava konusu düzenlemelerin incelenmesi : 1-26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 04/04/2015 günlü, 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik "Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği" başlıklı 20. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkanının olmaması halinde talebi değerlendirilir." ibaresinin iptali istemine ilişkin olarak; 04/04/2015 günlü, 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değiştirilen Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin "Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği" başlıklı 20. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkânının olmaması halinde talebi değerlendirilir." hükmünün 09/02/2019 günlü, 30681 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürülüğe giren Yönetmeliğin 4. maddesiyle değiştirildiği ve "Atama talebinde bulunan personelin bulunduğu yerde, eşinin görev yaptığı kurumun teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkânının olmaması halinde aile birliği sağlanır; ancak bu bendin birinci cümlesi stratejik personel için uygulanmaz.” şeklini aldığı tespit edildiğinden, bu isteme yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği bu kısma ilişkin düzenleme yürürlükte olmadığından, anılan düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. 2- Yönetmeliğin, 30/09/2016 günlü, 29843 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik "Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği" başlıklı 20. maddesinin 6. fıkrasının iptali istemine ilişkin olarak; 30/09/2016 günlü, 29843 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değiştirilen Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin "Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği" başlıklı 20. maddesinin 6. fıkrasında yer alan "Stratejik personelin yer değiştirme taleplerinde bu maddenin ikinci fıkrasının (c) bendinin birinci cümlesi ile beşinci fıkrası uygulanmaz" hükmünün, 02/03/2018 günlü, 30348 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürülüğe giren Yönetmeliğin 13. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı, davacının eş durumu özrü nedeniyle atanma talebinin … günlü işlemle, stratejik personel olması ve hizmetine ihtiyaç duyulması gerekçe gösterilerek reddedildiği, davanın ise bu işlemle birlikte Yönetmeliğin 20. maddesinin 6. fıkrasının iptali talebiyle 28/06/2018 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına giren dilekçeyle açıldığı anlaşılmaktadır. Davaya konu işlemin tesis edildiği ve davanın açıldığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunmayan dava konusu düzenleyici işlemin incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Ancak, dava konusu bireysel işlemin, tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre irdeleneceği; bireysel işlemin tüm hukuki sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmadığı sürece, anılan işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kaldırılmasının, söz konusu bireysel işlemle ilgili olarak açılan davanın sonuçlanmasına engel oluşturmayacağı da açıktır. Dava konusu bireysel işlemin incelenmesi : Şanlıurfa ili, … ilçesi Devlet Hastanesinde uzman doktor (Kardiyoloji) olarak görev yapan davacı tarafından, eş durumu mazereti nedeniyle Edirne iline atanmak için yaptığı başvurunun reddine ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali istemi yönünden; 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 20. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde "Yer değişikliği talebinde bulunan personelin eşinin görev yaptığı yerin kendi unvan ve branşında C veya D hizmet grubunda olması halinde eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır." hükmü bulunmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, davacının eşinin … Üniversitesi emrinde hemşire olarak çalıştığı ve davacı tarafından bu gerekçeyle eş durumu mazeretine dayalı atanma talebinde bulunulduğu, yapılan bu başvurunun, kendisinin stratejik personel kapsamında olduğu ve bulunduğu ilde hizmetine ihtiyaç duyulduğu gerekçe gösterilerek reddedildiği görülmüştür. Uyuşmazlığa ilişkin olayda, eşinin görev yaptığı Edirne ilinin kardiyoloji uzmanları bakımından 2. Hizmet bölgesinde ve D hizmet grubunda yer aldığı göz önünde bulundurulduğunda, davacının eş durumu mazereti nedeniyle Edirne iline atanma başvurusunun, anılan Yönetmeliğin 20. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen koşullar çerçevesinde incelenip değerlendirilmesi ve bunun neticesine göre Edirne'ye atanma başvurusu ile ilgili yeniden bir işlem tesis edilmesi gerekmekte olup, eş durumu nedeniyle atanma talebinin stratejik personel olduğu ve hizmetine ihtiyaç duyulduğu gerekçesiyle reddine ilişkin işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Dava konusu işlem sebebiyle uğradığı zararlara karşılık 12.982,81-TL maddi, 30.000,00-TL manevi zararın işlem tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte tazmini istemi yönünden; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin son fıkrasında, “İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiş; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/b bendinde de, idari eylem ve işlemlerden dolayı hakları muhtel olanların idareye karşı tam yargı davası açabilecekleri hükme bağlanmıştır. 2577 sayılı Kanun'un "İptal ve Tam Yargı Davaları" başlığını taşıyan 12. maddesinde, "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. Bir idari işlemin mevzuata ve hukuka aykırılığı, kural olarak hizmet kusuru sayılmakta ise de; her aykırılığın tazminat sorumluluğunu gerektirmeyeceği de İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir. Bir işlemin herhangi bir yönden mevzuata ve hukuka aykırı görülerek iptal edilmiş olması, hizmet kusurunun varlığını kabule yetmez. Hizmet kusurunun oluşabilmesi için, saptanan yanlışlık ve aykırılığın, hizmetin iyi kurulmadığını, düzenli işlemediğini gösterecek derecede ağır ve belirgin olması gerekir. Davaya konu olayda davacı, iptaline hükmedilen atama işleminden kaynaklandığını ileri sürdüğü yol ve konaklama masraflarının ödenmesine hükmedilmesini istemekte ise de; iptal edilen işlemde ağır hizmet kusuru bulunmadığı gibi, anılan tutarın davacıya ödenmesi konusunda idareye sorumluluk yüklenemeyeceği açıktır. Manevi tazminat ise, malvarlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin değil, manevi tatmin aracı olup, başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale getirmektedir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişinin fiziki yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi veya idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması ya da şeref ve haysiyetin rencide edilmiş olması gerekmektedir. Dava konusu işlemin, davacının şeref ve haysiyetini zedelediğinden veya olağanüstü bir elem ve ızdıraba sevk ettiğinden söz edilemeyeceğinden, olayda manevi tazminat için öngörülen koşulların oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 26/03/2013 günlü, 28599 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 04/04/2015 günlü, 29316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik "Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği" başlıklı 20. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yer alan "Eşinin görev yaptığı kurumun başka yerde teşkilatının bulunmaması, kadro veya mevzuatı açısından aile birliği mazeretine dayalı atanma imkanının olmaması halinde talebi değerlendirilir." ibaresinin iptali istemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2. Yönetmeliğin 30/09/2016 günlü, 29843 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değişik "Aile birliği mazeretine bağlı yer değişikliği" başlıklı 20. maddesinin 6. fıkrasının iptali istemi hakkında DAVANIN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 3. Davacının eş durumu mazereti nedeniyle Edirne iline atanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin İPTALİNE, 4. Dava konusu işlem sebebiyle uğradığı zararlara karşılık …-TL maddi, …-TL manevi zararın işlem tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte tazmini istemi yönünden DAVANIN REDDİNE, 5. Aşağıda dökümü yapılan …-TL yargılama giderinin yarısı olan …-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, diğer yarısı olan …-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, …-TL nisbi karar harcının ve posta pulu ücretinden artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6. Yönetmeliğin 20. maddesinin 6. fıkrasının incelenmeksizin, maddi tazminat isteminin ise esastan reddedilmesi nedeniyle kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı davalar için belirlenen …-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye, Yönetmeliğin 20. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yer alan ibare hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu işlemin ise iptaline hükmedilmesi nedeniyle …-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 7. Davacının manevi tazminat isteminin de reddedilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 8. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere 23/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Sağlık Bakanlığı Personelinin Eşi Askeri Personel Olduğunda Uygulanan Kurallar

Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 20. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca; eşleri mevzuatları gereğince zorunlu yer değiştirmeye tabi olarak mülki idare amirliği, milli istihbarat veya emniyet hizmetleri sınıflarından birinde görev yapanlar ile hâkim, savcı ya da Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş veya uzman er olarak görev yapan Sağlık Bakanlığı personelinin eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır.

Aynı yönetmeliğin 20. maddesinin altıncı fıkrası, stratejik personel bakımından ikinci fıkranın (c) bendinin birinci cümlesi ile beşinci fıkranın uygulanmayacağını öngörmekteydi; ancak bu altıncı fıkra 02/03/2018 tarih ve 30348 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle yürürlükten kaldırılmıştır. Stratejik personel kavramı, aynı yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (m) bendi uyarınca; tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi mevzuatına göre uzman olmuş uzman tabip, uzman (TUTG), tabip, uzman diş tabibi, diş tabibi ve eczacı unvanındaki personeli kapsamaktadır. Bu tanımın yönetmeliğin farklı dönemlerine göre değiştiği, 02/03/2018 öncesi metinlerde daha dar bir kapsamın uygulandığı görülmektedir; güncel durumun ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Eşi farklı kamu kurumunda görev yapan Sağlık Bakanlığı personelinin, yer değişikliği talep ettiği yerin kendi unvan ve branşında C veya D hizmet grubunda olması hâlinde eşinin görev yaptığı yere atanması öngörülmektedir; aksi hâlde ilgili kurumla koordinasyon sağlanır. Danıştay 2. Dairesi, E. 2018/2346, K. 2021/769 sayılı kararında; eş durumu mazeretine dayalı atanma başvurusunun yalnızca personelin stratejik personel olduğu ve hizmetine ihtiyaç duyulduğu gerekçesiyle reddedilmesini, ilgili yönetmelik koşulları çerçevesinde yapılması gereken değerlendirmenin eksik bırakılması nedeniyle hukuka aykırı bulmuştur.

Kamu görevlisi olmayan eşin, atanma talep edilen yerde başvuru tarihi itibarıyla son dört yıl içinde 720 gün sosyal güvenlik primi ödeyerek çalışmış ve hâlen çalışıyor olması hâlinde personelin yer değişikliği suretiyle ataması yapılır. Ayrıca kendi adına çalışanlardan borçlarını yapılandıranlar ile atanma talep edilen yer dışında sosyal güvenlik primleri ödenenlerden, o yerde iş yerinin faaliyette olduğunu ve bu iş yerinde en az 720 gün çalıştığını belgelendirenlerin talepleri de değerlendirmeye alınır. Stratejik personel bakımından söz konusu prim ödeme gün sayısının iki katı olarak uygulanacağı 30/09/2016 tarihli değişiklikle getirilmiş bir kuraldır. Ayrıca 02/03/2018 tarih ve 30348 sayılı yönetmelik değişikliğiyle; Devlet hizmeti yükümlülüğü süresince bu fıkra hükmünün uygulanmayacağı ve talebi uygun görülen stratejik personelin ayrılış işlemlerinin yerine atanan personelin göreve başlamasını müteakip en fazla üç ay içinde yapılacağı düzenlenmiştir.

Danıştay 2. Dairesi, E. 2017/2238, K. 2022/1115 sayılı kararında; stratejik personelin eş durumu atamalarında daha ağır koşullara tabi tutulmasını, kısıtlı sağlık personeli kapasitesi içinde sağlık hizmetlerinin etkin planlama sistemiyle tüm vatandaşlara eşit biçimde sunulması amacına hizmet ettiği gerekçesiyle kamu yararı ve hizmet gerekleri yönünden hukuka uygun bulmuştur. Ancak bu kararın dayanağı olan bazı mevzuat hükümleri 02/03/2018 tarihli değişiklikle güncellenmiş olduğundan güncel koşulların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Kurumlar Arası Hiyerarşi ve Özel Yönetmelik Sınırları

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 72. maddesi, kurumlarda yer değiştirme suretiyle atanmaların hizmetlerin gereklerine ve bölgeler arasındaki dengeye uygun biçimde yapılacağını; yer değiştirme esaslarının ise yönetmelikle belirleneceğini düzenlemektedir.

Genel yönetmelik olan Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik'in 28. maddesi, kurumların özel yönetmeliklerinde bu yönetmeliğe aykırı hükümlere yer verilemeyeceğini hükme bağlamıştır. Aynı yönetmeliğin 14. maddesinin son fıkrası, genel sağlık bakımından önemi haiz sağlık personeli hakkında özel yönetmelikte düzenleme yapılması kaydıyla ilgili bentteki kamu personeli olmayan eşe ilişkin farklı usul ve esasların belirlenmesine olanak tanımıştır; ancak bu ayrışık düzenleme yetkisinin yalnızca eşleri kamu personeli olmayan personeli kapsadığı ve 01/09/2016 tarihli Bakanlar Kurulu kararı sonrasına ilişkin olduğu, Danıştay 2. Dairesi'nin E. 2018/2346, K. 2021/769 sayılı kararında vurgulanmıştır.

Bir bireysel işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin sonradan yürürlükten kalkması, bireysel işlem tüm hukuki sonuçlarıyla ortadan kaldırılmadıkça o işleme ilişkin davanın sonuçlandırılmasına engel oluşturmaz. Bireysel işlemin hukuka uygunluğu, işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla değerlendirilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Subay ve astsubayların atamasında eşin kamu görevlisi olması nasıl dikkate alınır?

Subay ve Astsubay Atama Yönetmeliği'nin 43. maddesi gereğince eşleri Devlet kuruluşlarında görevli olan subay ve astsubayların atama ve yer değiştirme işlemlerinde eşlerinin memuriyet görevi göz önünde tutulur.

Uzman erbaşlar ailevi veya sağlık nedenleriyle süresinden önce garnizon değiştirebilir mi?

JGY 51-3 (B) Yönergesi'nin 12. maddesi uyarınca uzman erbaşlar; kendisinin, eşinin veya bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının sağlık durumu ya da eş veya çocuklarının ölümü gibi zaruri ailevi sebeplerle hizmet süresine bakılmaksızın başka bir garnizona atanabilirler.

Garnizonda yeni kadro açıldığında eş ve çocuk durumu tayini nasıl etkiler?

Yeni açılan kadrolara garnizon dışına atama yapılırken öncelikle garnizondaki görev süresini tamamlamış, atamaya engel sağlık mazereti, eş durumu ve çocukların öğrenim koşulları bakımından engeli bulunmayan personelin değerlendirilmesi gerekir. Bu sıralama gözetilmeden, asgari görev süresini henüz doldurmamış ve eşi çalışmakta olan personelin atanması hukuka aykırılık oluşturur.

Eşin çalışma durumu bilgi sistemine işlenmezse ne yapılabilir?

Birlik Personel Bilgi Sistemindeki kayıtların düzenli ve gerçeğe uygun tutulması sorumluluğu idareye aittir. Personelin yazılı başvurusuna karşın eşinin memuriyet durumunun sisteme işlenmemesinden kaynaklanan olumsuz sonuçlar personele yüklenemez. Bu nedenle eşin çalışma durumunu belgeleyen bilginin yazılı dilekçeyle ilgili makama iletilmesi ve başvurunun belgelendirilmesi önem taşır.

Eşi askeri personel olan Sağlık Bakanlığı çalışanı hangi yere atanır?

Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 20. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca; Türk Silahlı Kuvvetlerinde subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş veya uzman er olarak görev yapan personelin eşi olan Sağlık Bakanlığı çalışanının, eşinin görev yaptığı yere ataması yapılır. Bu düzenlemenin stratejik personel bakımından hangi fıkralarla birlikte uygulanacağı 02/03/2018 tarihli değişiklikten etkilendiğinden güncel yönetmelik metninin ayrıca incelenmesi gerekir.

Eşi özel sektörde çalışan askeri personelin eş durumu talebi mümkün müdür?

Eşi özel sektörde veya serbest meslekte çalışan askeri personelin eş durumu tayin taleplerine özgü, askeri personele özel bir mevzuat hükmü eldeki düzenlemeler arasında yer almamaktadır. Genel yönetmelik kapsamında eşin belirli süre sosyal güvenlik primi ödeyerek hâlen çalışıyor olduğunu belgelendirmesi durumunda yer değişikliğinin değerlendirilebileceği öngörülmekteyse de bu genel kuralın askeri personel atamalarına doğrudan uygulanıp uygulanmayacağı bu düzenlemelerden doğrudan anlaşılamamaktadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu