Eczanelerin Kapatılma Sebepleri ve Ruhsat İptali

by Avukat Erdal Ersoy
Eczanelerin Kapatılma Sebepleri ve Ruhsat İptali

Eczanelerin Kapatılmasını Gerektiren Temel Hukuki Nedenler

Eczanenin muvazaalı işletildiğinin saptanması, eczane vasfını kaybetmesi veya gerekli kanuni şartları taşımadığının anlaşılması durumunda yetkili il sağlık müdürlüğü tarafından eczane ruhsatnamesi iptal edilir. Eczacı tarafından ruhsatnamenin iade edilmemesi ya da eczacıya ulaşılamaması halinde iptal işlemi dip koçandan yürütülür.

Danıştay 10. Daire, E. 2021/3879, K. 2021/6085Kaynağı aç
Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/3879 E.  ,  2021/6085 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/3879 Karar No : 2021/6085 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği VEKİLİ : Av. … MÜDAHİL (DAVALI İDARE YANINDA) : … Birliği VEKİLİ : Av. … İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, sahibi ve mesul müdürü olduğu … Eczanesinin muvazaalı işletildiğinden bahisle ruhsatnamesinin iptal edilmesine ve tasfiye edilmesi için süre verilmesine ilişkin tesis edilen Ağrı Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; dava dosyasında yer alan bilgi belgeler, dava konusu eczane ile ilgili bazı çevre eczane sahiplerinin beyanları, davacının kira ve personel ödemelerini kanuni zorunluluklara rağmen banka üzerinden yapmaması, eczane ile ilgili birtakım bilgilerden haberdar olmaması, davacının yerleşim yerinin bakılan davanın açılma tarihi olan 01/10/2020 tarihinden sonra 22/02/2021 tarihinde Tokat ilinden Patnos'a aktarılması, özellikle de dosyada tümü yer alan banka hesap hareketlerinin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu … Eczanesinin davacı tarafından işletilmediği, muvazaalı bir şekilde kalfa S.Ç. tarafından işletildiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinafa konu ilk derece mahkemesinin davacının adresine yönelik tespitler haricindeki tespitlerinin yerinde olduğu görülmekle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, muvazaa tespitlerinin varsayıma dayalı olduğu, somut saptamalar ve objektif bir değerlendirme yapılmadığı, eczanede bulunmadığına dair hiçbir tespitin bulunmadığı, Mahkeme kararının eksik incelemeye dayandığı ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare ve müdahil tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması talebi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davalı idare yanında davaya katılma isteminde bulunan Türk Eczacıları Birliğinin davanın sonucundan etkileneceği neticesine varıldığından müdahale istemi yerinde görülüp, davaya katılma isteminin davanın bulunduğu noktadan itibaren kabulüne karar verilerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacının sahibi ve mesul müdürü olduğu … Eczanesinin de aralarında bulunduğu birden fazla eczane hakkında Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezine (SABİM) yapılan şikayet üzerine, Ağrı Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Muvazaa Değerlendirme Komisyonlarının Teşekkülü ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönerge çerçevesinde muvazaa incelemesi başlatılmış, buna istinaden … tarih ve … sayılı yazı ile … Bölge Eczacı Odası Başkanlığından … Eczanesi hakkında muvazaa araştırması yapılması istenilmiştir. … Bölge Eczacı Odası Başkanlığının … tarih ve E.… sayılı soruşturma raporunda "muvazaa komisyonunun yaptığı araştırmalar sonucunda resmi bilgi ve belge elde edilememesine rağmen eczanenin muvazaalı olduğu yönünde kanaate varıldığı" bildirilmiş, eş zamanlı olarak İl Sağlık Müdürlüğünce yapılan muvazaa araştırması neticesinde düzenlenen 05/05/2020 tarihli Komisyon Raporunda ise, elde edilen bilgi ve belgelere göre eczane hakkında kesin olmamakla birlikte muvazaa kanısına varılamadığı belirtilmiştir. … Bölge Eczacı Odası Başkanlığı ile Ağrı Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından anılan eczanenin muvazaalı işletilip işletilmediği hususunda mutabakata varılamaması nedeniyle teşekkül ettirilen Ağrı Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Muvazaa Değerlendirme Komisyonunun 24/06/2020 tarihli toplantısında yine davacıya ait … Eczanesinin faaliyetinin muvazaalı olup olmadığı hususunda oybirliği ile karar alınamamış, bunun üzerine, muvazaa değerlendirmesi yapılmak üzere dosya, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna gönderilmiştir. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun … tarih ve … sayılı yazısı ile eksik yapılan inceleme ve araştırmaların tamamlanarak dosyanın tekrar değerlendirilmesi gerektiği İl Sağlık Müdürlüğüne bildirilmiş, Ağrı Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Muvazaa Değerlendirme Komisyonu tarafından, … Eczanesinin muvazaalı olup olmadığı hususunda yeniden yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda 02/09/2020 tarihli toplantıda da muvazaaya ilişkin nihai bir karar alınamadığından, son olarak Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunca … Eczanesi hakkında muvazaa değerlendirmesi yapılmıştır. Yapılan değerlendirme neticesinde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun … tarih ve … sayılı yazısı ile, Kurum Muvazaa Değerlendirme Komisyonunun 18/09/2020 tarihli toplantısında, davacı eczacının sahip ve mesul müdürlüğünde faaliyette bulunan … Eczanesi hakkında muvazaalı olduğu yönünde karar alındığı belirtilmiş, anılan muvazaa kararı üzerine Ağrı Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı Valilik Oluru ile eczanenin ruhsatının iptal edilmesi ve eczane sahip ve mesul müdürünün 5 (beş) yıl süreyle eczane açamaması yönünde karar alınmıştır. Anılan eczanenin ruhsatının iptal edilmesi üzerine, Ağrı Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemiyle eczanenin tasfiye edilerek gerekli işlemlerin yapılması gerektiğinin davacıya aynı tarihte bildirilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti hudutları içinde eczacılık yapabilmek için Türkiye eczacı mektep veya fakültelerinden diplomalı olmak gerektiği; 5. maddesinde, serbest eczanelerin, eczacılık yapma hakkını haiz bir eczacının sahip ve mesul müdürlüğünde yönetmelikte belirlenen belgelerle il sağlık müdürlüğünce düzenlenmiş ve valilikçe onaylanmış bir ruhsatname ile açılacağı hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanun'un 6. maddesinde, muvazaalı olarak eczane açıldığının tespiti halinde ruhsatnamenin iptal edileceği ve eczacının beş yıl süreyle eczane açamayacağı, muvazaanın eczacılar arasında yapılmış olması halinde eczane açma yasağının hepsi hakkında uygulanacağı hükmü yer almıştır. 6197 sayılı Kanun'a istinaden çıkarılan, 12/04/2014 tarih ve 28970 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmeliğin "Muvazaa değerlendirmesi" başlıklı 11. maddesinde, "Eczacının başvurusunun il sağlık müdürlüğünce ilgili eczacı odasına tebliğinden itibaren on beş iş günü içerisinde bölge eczacı odası yetkililerince hazırlanan muvazaa değerlendirme raporu, somut bilgi ve belgelerle birlikte il sağlık müdürlüğüne verilir. İl sağlık müdürlüğü yetkililerince muvazaa konusunda oda raporunun verildiği veya belirtilen sürenin dolduğu tarihten itibaren (Değişik ibare:RG-28/3/2016-29667) onbeş iş günü içerisinde karar verilir. Bölge eczacı odasının verdiği rapor ile il sağlık müdürlüğünün görüşlerinin birbiri ile örtüşmediği durumlarda muvazaa konusu, il sağlık müdürünün başkanlığında, il sağlık müdürlüğü ve eczacı odası tarafından görevlendirilen yetkililerden oluşan Muvazaa Değerlendirme Komisyonu tarafından değerlendirilir. Bu Komisyonda muvazaa konusunda mutabakata varılamaması durumunda, dosya belgeleriyle birlikte ivedilikle Kuruma gönderilir. Türk Eczacıları Birliğinin uygun göreceği temsilcilerin de yer alacağı bir komisyon tarafından değerlendirme yapılır. Kurumca verilecek nihai karar il sağlık müdürlüğüne bildirilir. Komisyonların teşekkülü ile çalışma usûl ve esasları Kurum tarafından belirlenir. (Ek:RG-23/8/2014-29097) Faaliyette olan eczanelerle ilgili muvazaa şüphesi bulunması halinde de muvazaa değerlendirmesi Yönetmelik hükümleri ve Kurumca belirlenecek usûl ve esaslar doğrultusunda yapılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan Yönetmeliğin "Eczanenin kapatılması" başlıklı 48. maddesinde de, "Eczacı kendi isteği ile eczanesini kapatmak istediğinde dilekçe ve ruhsatnamesi ile il sağlık müdürlüğüne başvuruda bulunur. İl sağlık müdürlüğü tarafından, ilaçlara yapılan işlemler ve eczanede ilaç bulunmadığı tespit edildikten ve eczane levhaları indirtilerek eczane vasfını yitirdiği tutanak altına alındıktan sonra ruhsatname iptal edilir. Eczanenin muvazaalı işletildiğinin tespiti veya eczane vasfını yitirmesi ya da şartları taşımadığının anlaşılması hâlinde, il sağlık müdürlüğü tarafından eczanenin ruhsatnamesi birinci fıkrada belirtilen şekilde iptal edilir. Eczacı tarafından, ruhsatnamenin iade edilmemesi veya eczacıya ulaşılamaması hâlinde ruhsatname dip koçandan iptal edilir. Muvazaalı olarak eczane açıldığının tespiti hâlinde, eczacı beş yıl süreyle eczane açamaz. Muvazaanın eczacılar arasında yapılmış olması hâlinde, eczane açma yasağı hepsi hakkında uygulanır. Bu eczacılar beş yıl süre ile eczane açmak için başvuruda bulunamaz. Eczanenin, il sağlık müdürlüğü tarafından muvazaa hariç herhangi bir nedenle kapatılmasına karar verilmesi hâlinde, Kanunda başka bir süre öngörülmeyen hâllerde tasfiye işlemleri yapılabilmesi için eczacıya altmış güne kadar süre tanınır. Muvazaa sebebiyle kapatma hâlinde ise kapatma işlemi derhal uygulanır." kuralları yer almıştır. Öte yandan, Türk Eczacıları Deontoloji Tüzüğü'nün 11. maddesinde, "Eczacı, muvazaa yoluyla tıp mensubu olan veya olmayan kişilerle açık veya gizli anlaşma yaparak eczane veya ecza dolabı açamaz." kuralı düzenlenmiş; 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde de, "Kanun haricinde menfaat temin etmek maksadı ile gerek aza gerek meslek mensupları ile başka şahıslar arasında gizli anlaşmalar yapılmasına ve muvazaa yolu ile müesseseler kurulmasına mani olmak" Eczacı Odaları İdare Heyetlerinin görevleri arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen eczacılık mesleği ile ilgili temel mevzuat hükümlerinde, eczanelerin (bazı kanunî istisnalar haricinde) mutlaka eczacılar tarafından açılması ve işletilmesi gerektiği, muvazaalı olarak eczane açılmasının ve işletilmesinin hukuken yasak olduğu açık bir şekilde düzenlenmiştir. Bu çerçevede dava dosyasının incelenmesinden; … Bölge Eczacı Odası Başkanlığının muvazaa kanaatinin, "eczacının eczanesinin başında sürekli olarak durmadığı, savunmalarında eczaneyle alakası olmadığına dair beyanlarda bulunduğu, kendisine yazılı olarak sorulan bazı sorulara yanlış ya da bilmediğine yönelik cevaplar verdiği" yönündeki tespitlere dayandırıldığı, Ağrı Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce düzenlenen komisyon raporunda ise "2012 yılından beri anılan eczanede yapılan rutin denetimlerde eczacının, 15 denetimden 12'sinde görevinin başında olduğu, 3 denetimde ise görevi başında olmadığı, sorulan bazı sorulara yanlış cevaplar verdiği, çevre esnaf ve eczane teknisyenlerinin ifadelerine başvurulduğu, bunlardan bazılarının anılan eczanenin muvazaalı olup olmadığı hususunda bilgisinin olmadığı, bazılarının muvazaalı olduğunu düşündüğü, bazılarının ise muvazaalı eczane işletilmediği yönünde beyanlarda bulunduğu, anılan eczaneye ilişkin kira sözleşmesinin temin edildiği, buna göre sözleşmenin eczacı ile dükkan sahibi arasında yıllık 8.000,00 TL bedelle imzalandığı, kira bedellerinin elden alındığı, … Eczacı Deposuna yapılan ilaç ödemelerinin ise senet ile eczane tarafından yapıldığı ve ipotek bilgisi olmadığı, sunulan senetlerin incelenmesinden, senetlere atılan imzalar ile eczacının imza beyannamesindeki imzaların aynı olduğu, eczacıya ait evin ve eczanenin elektrik, internet faturalarının incelendiği, bu faturaların eczacı adına olduğu, eczacı tarafından sunulan banka hesap hareketlerinden harcamaların şehir dışında yapıldığına dair herhangi bir bilgiye rastlanılmadığı, buna göre muvazaa kanaatine varılamadığı" şeklindeki tespitlere yer verildiği görülmektedir. Yine İl Sağlık Müdürlüğünce yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, davacıya ait banka hesap hareketlerinden, eczanesinde kalfa olarak çalışmakta olan … ve … isimli kişilere para transferleri yapıldığının tespit edildiği, eczacıya sorulduğunda ise, yaşının ilerlemesi sebebiyle ecza depolarına yapılan senet ödemelerinin ve parasal işlemlerin kalfalar aracılığıyla yapılması için gönderildiğinin beyan edildiği görülmektedir. Anılan tespitlerin de, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunda davacının COVID-19 temaslı listesinde olması sebebiyle yokluğunda yapılan muvazaa değerlendirme toplantısında, davaya konu eczacının muvazaalı olarak işletildiğine dair kanaatin dayanağını oluşturduğu anlaşılmaktadır. Ancak yukarıda yer verilen muvazaa tespit ve iddialarının dava konusu eczanenin muvazaalı olarak işletildiği hususunu objektif bilgi ve belgeler ile şüpheden uzak bir şekilde kanıtlamaya yeterli olmadığı, yapılan değerlendirmenin çoğunlukla duyuma ve kanaate dayalı olduğu, dava dosyasına muvazaayı kanıtlar somut bilgi ve belge sunulamadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, İdare Mahkemesince, dava konusu eczaneye ilişkin yapılan muvazaa incelemesinde, eczaneyi muvazaalı olarak işlettiği iddia edilen … ve … isimli kalfaların son üç yıllık banka hesap hareketlerinin sunulmaması nedeniyle ilgili bankalardan temin edilmesi üzerine, özellikle … 'nın banka hesaplarında yüksek miktarlı ve çok sayıda hesap hareketinin görüldüğü, anılan hesaba davacı eczacı tarafından da para aktarımı olduğu, bir kişinin banka hesabına yatırılan bir bedelin o kişiye yapılmış bir ödeme olduğu, yatırılan bedelin, banka hesabı sahibinin uhdesine geçen bir malvarlığına dönüştüğü, davacının hesabına eczanenin resmi sahibi olması dolayısıyla yatırılan birtakım bedellerin, kalfa … 'nın hesabına aktarıldığı, ayrıca asgari ücretle çalıştığı belirtilen kalfanın banka hesap hareketlerinin sayısı ve bedelleri, çekilen krediler, kredi kartı ödemelerine bakıldığında, asgari ücret alan bir kişiye ait banka hesabındaki hareketlerin izâhının mümkün olmadığı, bu durumun dava konusu eczanenin kalfa tarafından işletildiğini ortaya koyduğu gerekçelerine yer verilmiş ise de; davacı tarafından, yaşının ilerlemesi sebebiyle ilaç ve benzeri eczane ödemelerinin kalfaları vasıtasıyla yapıldığı, bu sebeple banka hesaplarına para aktarımlarının olduğu iddia edildiğinden ve ayrıca adı geçen kalfanın mal varlığını gösterir birtakım kayıtlar ile aynı zamanda ticaretle uğraştığını gösterir vergi levhasının sunulduğu görüldüğünden, söz konusu hesap hareketlerinin yüksek miktarlı ve çok sayıda olması ve kalfası ile eczacı arasında para aktarımlarının olması tek başına muvazaayı kanıtlar nitelikte görülmemiştir. Anayasa'nın 48. ve 49. maddeleriyle güvence altına aldığı çalışma hakkının sınırlandırılmasına yönelik dava konusu işlemin, sırf kanaate dayalı olarak tesis edilmesi mümkün değildir. Çalışma hakkını sınırlayacak bir idari tasarrufun, ancak, somut bilgi, belge ve tespitlere dayalı olarak tesis edilmesi, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı hukuka bağlı devlet anlayışının doğal bir sonucudur. Bu durumda, inceleme konusu olayda, muvazaa olduğu hususunun objektif bilgi ve belgelere dayandırılmaması, başka bir anlatımla, muvazaa iddiasının kanıtlanamaması karşısında, dava konusu işlemde ve temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 08/12/2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararı hukuk ve usule uygun olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen bozma nedenleri bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.
19569 sayılı ECZACILAR VE ECZANELER HAKKINDA YÖNETMELİK m. 48Kaynağı aç
MADDE 48 – (1) Eczacı kendi isteği ile eczanesini kapatmak istediğinde dilekçe ve ruhsatnamesi ile il sağlık müdürlüğüne başvuruda bulunur. İl sağlık müdürlüğü tarafından, ilaçlara yapılan işlemler ve eczanede ilaç bulunmadığı tespit edildikten ve eczane levhaları indirtilerek eczane vasfını yitirdiği tutanak altına alındıktan sonra ruhsatname iptal edilir. (2) Eczanenin muvazaalı işletildiğinin tespiti veya eczane vasfını yitirmesi ya da şartları taşımadığının anlaşılması hâlinde, il sağlık müdürlüğü tarafından eczanenin ruhsatnamesi birinci fıkrada belirtilen şekilde iptal edilir. Eczacı tarafından, ruhsatnamenin iade edilmemesi veya eczacıya ulaşılamaması hâlinde ruhsatname dip koçandan iptal edilir. (3) Muvazaalı olarak eczane açıldığının tespiti hâlinde, eczacı beş yıl süreyle eczane açamaz. Muvazaanın eczacılar arasında yapılmış olması hâlinde, eczane açma yasağı hepsi hakkında uygulanır. Bu eczacılar beş yıl süre ile eczane açmak için başvuruda bulunamaz. (4) Eczanenin, il sağlık müdürlüğü tarafından muvazaa hariç herhangi bir nedenle kapatılmasına karar verilmesi hâlinde, Kanunda başka bir süre öngörülmeyen hâllerde tasfiye işlemleri yapılabilmesi için eczacıya altmış güne kadar süre tanınır. Muvazaa sebebiyle kapatma hâlinde ise kapatma işlemi derhal uygulanır. Eczanenin kapalı tutulması

6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 7. maddesi uyarınca ruhsat sahibi eczacının faaliyet izninden vazgeçmesi, iflasına yahut hacir altına alınarak kısıtlanmasına hükmolunması ya da vefat etmesi hallerinde eczane ruhsatnamesi sakıt olur.

6197 sayılı ECZACILAR VE ECZANELER HAKKINDA KANUN m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – Bir eczacı almış olduğu müsaadeden sarfınazar eder veya iflasına yahut hacrine hükmolunur veya vefat eylerse ruhsatname sakıt olur.

6197 sayılı Kanun'un 6. maddesi doğrultusunda ruhsatname almak üzere sunulan evrakın gerçeğe aykırı olduğunun ve başlangıçta eczacılığa engel bir halin bulunduğunun resmen anlaşılması veya kanunun 4. maddesindeki hallerin vuku bulması halinde eczacı meslek icrasından menedilerek ruhsatnamesi daimi olarak geri alınır.

6197 sayılı ECZACILAR VE ECZANELER HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – Eczacılar aşağıdaki hallerde sanatlarını icradan menedilerek kendilerine verilmiş olan ruhsatnameler Sağlık ve Sosyal Yardım Vekaletince daimi olarak geri alınır: A) Ruhsatname almak için ibraz edilen evrakın hilafı hakikat olduğu ve bidayeten eczacılığa mani bir halin bulunduğu resmen tahakkuk ederse; B) 4 üncü maddedeki haller vukubulursa. (Ek fıkra: 17/5/2012-6308/3 md.) Muvazaalı olarak eczane açıldığının tespiti hâlinde, ruhsatname iptal edilir ve eczacı beş yıl süreyle eczane açamaz. Muvazaanın eczacılar arasında yapılmış olması hâlinde, eczane açma yasağı hepsi hakkında uygulanır.

Eczacının Kendi Talebiyle Kapatma ve Bildirim Usulü

Eczanesini kapatmak, nakletmek veya unvanını değiştirmek isteyen bir eczacının 6197 sayılı Kanun'un 13. maddesi gereğince bu durumu bir ay önceden mahallin en yüksek sağlık amirine bildirmesi kanuni bir zorunluluktur.

6197 sayılı ECZACILAR VE ECZANELER HAKKINDA KANUN m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – Bir eczacı eczanesini kapatmak veya nakletmek veya eczanesinin unvanını değiştirmek isterse bir ay evvel mahallin en yüksek sağlık amirine haber vermeye mecburdur.

Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik'in 48. maddesinin birinci fıkrası uyarınca eczacı kendi isteği ile eczanesini kapatmak istediğinde dilekçesi ve ruhsatnamesi ile il sağlık müdürlüğüne başvurur. İl sağlık müdürlüğünce ilaçlara yapılan işlemler ve eczanede ilaç bulunmadığı tespit edilip eczane levhaları indirtilerek vasfını yitirdiği tutanağa bağlandıktan sonra ruhsatname iptal edilir.

Birden fazla eczane bulunan yerlerde eczacının hastalık ve sair mazeretine istinaden talebi üzerine ruhsatname il sağlık müdürlüğüne geçici olarak teslim edilerek ve ilaçlar saklama koşullarına uygun biçimde muhafaza edilerek eczane iki yılı aşmamak üzere kapalı tutulabilir.

Muvazaalı Eczane Açılması, İnceleme Süreci ve Yaptırımları

6197 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik'in 48. maddesi uyarınca muvazaalı olarak eczane açıldığının tespit edilmesi halinde ruhsatname iptal edilir ve eczacı beş yıl süreyle eczane açamaz. Bu eczacılar beş yıl boyunca eczane açmak için başvuruda da bulunamazlar. Muvazaanın eczacılar arasında yapılmış olması halinde eczane açma yasağı ilgililerin hepsi hakkında uygulanır.

Eczanelerde muvazaa incelemesinde bölge eczacı odası raporu ile il sağlık müdürlüğünün görüşlerinin örtüşmediği durumlarda konu Muvazaa Değerlendirme Komisyonunda değerlendirilir. Bu komisyonda mutabakata varılamaması halinde dosya ivedilikle Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumuna gönderilir. Türk Eczacıları Birliğinin belirleyeceği temsilcilerin de yer alacağı değerlendirme sonucunda nihai karar Kurum tarafından verilir.

Eczane ruhsatının muvazaa sebebiyle iptali çalışma hakkını sınırlandırdığından idarece salt kanaate dayanılarak işlem tesis edilemez. Danıştay 10. Dairesinin 2021/3879 Esas ve 2021/6085 Karar sayılı kararında, çalışma hakkını sınırlayan muvazaa işleminin somut bilgi, belge ve tespitlere dayanması gerektiği vurgulanmış; somut olayda muvazaanın objektif belgelerle kanıtlanamadığı sonucuna varılarak temyize konu karar oyçokluğuyla bozulmuştur.

Muvazaa Değerlendirme Komisyonunca verilen karara karşı açılan iptal davasının reddedilerek kesinleşmesi halinde Danıştay 8. Dairesinin 2020/485 Esas ve 2022/4330 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere eczacı hakkında 6643 sayılı Kanun uyarınca yüz seksen gün süreyle meslekten men cezası verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Danıştay 8. Daire, E. 2020/485, K. 2022/4330Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/485 E.  ,  2022/4330 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/485 Karar No : 2022/4330 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Birliği VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, sahibi ve mesul müdürü olduğu … Eczanesini muvazaalı işlettiğinden bahisle 6643 sayılı Kanun'un 30/c maddesi uyarınca hakkında 180 gün süre ile sanat icrasından men cezası verilmesine ilişkin TEB 1. Bölge İstanbul Eczacı Odası Haysiyet Divanı’nın … tarih ve … sayılı kararı ile anılan kararın aynen kabul ve tasdik edilmesine ilişkin Türk Eczacılar Birliği Yüksek Haysiyet Divanı'nın … tarihli ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; bahsedilen mevzuat hükümleri ile, eczanelerin mutlaka eczacılar tarafından açılması ve işletilmesi gerektiği, muvazaalı olarak eczane açılması ve işletilmesinin yasak olduğunun düzenlendiği, bunun yanında muvazaanın somut delillerle ve kesin biçimde kanıtlanmasının (ikrar dışında) hukuken imkânsız olması karşısında, muvazanın emare ve karineye göre saptanması gerekmekte olup, davacının eczanesine ilişkin olarak sorulan konular hakkında eksik bilgi sunduğu, bu bağlamda eczanenin adresini hatırlayamaması, çalıştığı ecza depolarındaki kişilerin ismini bilememesi, A ve B grubu reçetelerin kapsamını bilememesi, SGK iskontosunu % 18 olarak cevaplaması, eczanenin kirasının davacının eski eşi tarafından ödenmesi, eczane cirosunu da bu kişinin alması, SGK ödemelerinin yattığı hesaptan para çekmesi, ilaç depoları ile hesap kesmesi, senet düzenlemesi dikkate alındığında davacının muvazaalı olarak eczane işlettiğine dair kuvvetli emarelerin bulunması nedeniyle yaptırım uygulanması gerekmekte ise de, davacının daha önce muvazaa yoluyla eczane işlettiğine ilişkin bir tespitin de yer almaması karşısında, davalı idare tarafından sanat icrasından men kararının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığı, ayrıca bu konuda herhangi bir açıklama da getirilmediği göz önünde bulundurulduğunda, herhangi bir kriter gözetmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle kanunda öngörülen üst sınırdan men cezası verilmesine ve buna yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davacının eczane işleyişini eczanede kalfa olarak çalışan emekli eczacı …'e bıraktığı, …'in eşinin ise İzmir'de bulunan … Eczanesinde kalfa olarak çalıştığı ve halen evli oldukları, davacının eczanesini nakletme gerekçesinin maddi sıkıntılardan ziyade …'in evine yakın olmasından kaynaklandığı, davacının İstanbul İli'nde eczanesi olan kuzeni olmasına rağmen farklı bir İl'den (İzmir'de bulunan … Eczanesinden) kargo yoluyla fazlaca masrafa girerek yüklü miktarda ve yasal sınırlar dışında ve aynı zamanda İl dışı takasın yasaklandığı dönemlerde ilaç takasında bulunulduğu, yapılan takasta verilen ilacın neredeyse hiç olmadığı sadece ilaç alımı yapıldığı ve yine bir reçetenin ihtiyacı olan ilaçtan fazla takasların yapıldığı, kan ürünü reçetesinin başka birine yönlendirilemeyeceği halde İzmir'de bulunan … Eczanesinden karşılandığı ve bu eczane tarafından fatura edildiği, eczanenin tüm mali işlerinin eski eşi … tarafından yürütüldüğü, eczane çalışanı Eczacı …'in üniversite öğrencisi kızının banka hesabının … Eczanesinin kalfası olan babası tarafından kullanıldığı ve bu hesaptan davacı, davacının eski eşi …, İzmir'de bulunan … Eczanesi sahibi Eczacı … arasında çokça para transferlerinin yapılmış olduğu, Eczacı …'in sigortasının 2015 yılı Şubat ayında yapıldığı, daha sonrası için sigortasının bulunmadığı, denetim tarihinin bir gün sonrası olan 17/03/2017 tarihinde sigorta girişinin yeniden yapıldığı, davacının eczanede olup bitenden pek haberdar olmadığı, eczanenin tüm mali ve genel gider işlerinin davacının eski eşi … bey tarafından yapıldığının anlaşıldığı, bu durumda; dava dosyası ile İstanbul 10. İdare Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararındaki bilgilerin birlikte incelenmesi sonucu mevcut tespitlerden davacının eczanesini fiilen işletmediğinin kabulünün gerektiği gibi 1. Bölge İstanbul Ecza Odası ve İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerince yürütülen soruşturma sonucunda oluşturulan muvazaa Değerlendirme Komisyonu tarafından verilen 13/12/2017 tarihli kararında da davacının İstanbul İli, Eyüp İlçesi, … Mahallesi … Cad. No:… adresinde bulunan … Eczanesinin muvazaalı işletildiğine karar verilmesi karşısında saptanan bu emareler ve karineler gereği davacının muvazaalı eczane işlettiği belirlendiğinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği gerekçesi ile istinaf isteminin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının yerleşik yargı kararlarına aykırı olarak, eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle verildiği, muvazaanın hukukta çok geniş bir kavram olmakla birlikte eczacılıkta; eczacı olmayan kişilerin bir başkasının diploması ile eczane açması anlamına geldiği, bu halde diploması kiralanan kişinin eczanenin gelir ve gideriyle en ufak bir bağı olmadığı, kâr ve zarardan etkilenmediği ve diploma kira bedelini almak dışında her şeyden bağışık olduğu, hal böyle iken davacının eczacılık geçmişinde tek bir disiplin cezası dahi bulunmadığı hususu ile davacının eczanesini faal halde tutabilmek adına dört ayrı bankadan 200.000-TL tutarında kredi çektiği, Bolu ilinde bulunan gayrmenkulünü sattığı ve evini ipotek ettiği hususlarının gözardı edildiği, İzmir … Eczanesi ile yapılan takasların il dışı takasın mevzuata uygun ve internet üzerinden sistemin açık olduğu dönemlerde yapıldığı, … Eczanesi'nin sahibinin eski eşinin arkadaşı olduğu, adı geçen eczaneden kargo olarak gönderilen ve ilaç olduğu iddia edilen kutuda eski eşine gönderilen ege zeytini ve zeytinyağı bulunduğu, eski eşinin müşterek çocukları ile kalması nedeniyle kargonun davacının eczanesine gönderildiği, davacının eski eşinin eczanenin yönetiminde kendisine yardımcısı olmasının yıllara dayalı müşterek hayat ve çocukların varlığına dayandığı, …'e maaş ödemesine ilişkin olarak kasa defterinde sadece Şubat 2017'de kayıt olmasının muvazaaya değil kasa defterinin özensiz tutulduğuna delil olabileceği, dava konusu işlemde suç ile ceza arasındaki denklik ilkesi gözetilmediği belirtilerek, hukuka ve usule aykırı temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, soruşturma kapsamında yer alan bilgi ve belgeler ile ifadelerin incelenmesi sonucunda davacının eyleminin sübuta erdiği, tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu, nitekim kendi mevzuatı kapsamında davacı hakkında soruşturma yürüten İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce de davacının eczanesinin muvazaalı olduğuna karar verildiği, bu kararın iptali istemiyle açılan davada verilen ret kararının kesinleştiği ve davacının eczanesinin kapatıldığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen açıklama ile onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, davacının sahibi ve mesul müdürü olduğu İstanbul/Eyüp … Eczanesinin kuruluşundan itibaren muvazaalı işletildiğine ilişkin 13/12/2017 tarihli İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Muvazaa Değerlendirme Komisyonu kararının iptali istemiyle … İdare Mahkemesi E:… sayılı dosyası üzerinden açılan davada davanın reddine karar verildiği, ret kararına yönelik istinaf talebinin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin E:… sayılı dosyası üzerinden reddedildiği, temyiz isteminin ise Danıştay 10. Dairesi'nin 11/02/2020 tarih ve E:2019/8467, K:2020/390 sayılı kararı ile reddedilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının onandığı ve davanın reddi yönünde verilen kararın kesinleştiği görülmektedir. Bu çerçevede; inceleme konusu olayda, davacının eczanesinin muvazaalı olarak işlettiği hususuna yönelik İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Muvazaa Değerlendirme Komisyonunca verilen kararın iptali istemiyle açılan davada verilen ret kararının kesinleşmesi karşısında, davacıya 180 gün meslekten men cezası verilmesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aylkırılık bulunmadığından, Bölge İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın, yukarıda belirtilen açıklama ile onanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının belirtilen açıklama ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. Kesin olarak, 22/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tasfiye Süreleri ve Derhal Kapatma Halleri

Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Yönetmelik'in 48. maddesinin dördüncü fıkrasına göre eczanenin il sağlık müdürlüğü tarafından muvazaa haricindeki herhangi bir nedenle kapatılmasına karar verilmesi halinde kanunda başka bir süre öngörülmeyen hallerde tasfiye işlemleri için eczacıya altmış güne kadar süre tanınır. Muvazaa sebebiyle kapatma halinde ise kapatma işlemi derhal tatbik edilir.

6197 sayılı Kanun'un 40. maddesi uyarınca kanundaki usullere uygun ruhsatname almaksızın eczane açanlar hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis ve yüz günden az olmamak üzere adli para cezası öngörülmüştür. Eylemin eczacılık yapma hakkı bulunmayan kişilerce işlenmesi durumunda cezalar yarı oranında artırılır. Bu gibi yerler mahkeme kararına gerek kalmaksızın mahallin en yüksek sağlık amiri tarafından derhal kapatılır.

6197 sayılı ECZACILAR VE ECZANELER HAKKINDA KANUN m. 40Kaynağı aç
Madde 40 – (Değişik birinci fıkra: 23/1/2008-5728/168 md.) Bu Kanunda yazılı usullere uygun olarak ruhsatname almaksızın eczane açanlar üç aydan bir seneye kadar hapis ve yüz günden az olmamak üzere adlî para cezasıyla cezalandırılır.[6] (Değişik ikinci fıkra: 23/1/2008-5728/168 md.) Eğer fiil eczacılık yapmak hakkını haiz olmayanlar tarafından işlenirse, verilecek cezalar yarı oranında artırılır. Her iki halde de mahkeme kararına hacet kalmaksızın bu gibi yerler mahallin en yüksek sağlık amiri tarafından derhal kapatılır.

Eczacının Vefatı, Kısıtlanması veya Maluliyetinde İşletme Usulü

Eczacının vefat etmesi, Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre mahkemece kısıtlanması veya meslek icrasını engelleyen sürekli maluliyeti halinde eczane sahibinin eşi veya çocukları varsa eczanenin bunlar hesabına atanacak bir mesul müdür idaresinde işletilmesine izin verilebilir.

Mesul müdürün vekaleten eczaneyi işletme süresi kanunen beş yıldır. Ölen eczacının çocuğu bu sürenin bitiminde ergin değilse reşit oluncaya ve eczacılık fakültesine girdiği takdirde bu tahsili tamamlayıncaya kadar işletme sürdürülebilir. Vefat eden eczacının mirasçıları arasında eş veya çocuk bulunmaması halinde eczane diğer mirasçılar tarafından en çok bir yıl içinde tasfiye edilir.

Denetim Eksiklikleri, İlaç Satış Yasakları ve Faaliyetin Durdurulması

6197 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca eczanede tespit edilen eksiklik ya da aykırılıkların idari para cezası uygulamasına rağmen bir sonraki denetimde giderilmemesi durumunda eksiklik tamamlanıncaya kadar eczane ruhsatı askıya alınır.

6197 sayılı Kanun'un 24. maddesi doğrultusunda ilaçların internet veya herhangi bir elektronik ortamda satışı kesin surette yasaktır. Bu yasağın ihlali idari para cezasının yanı sıra eczanenin kapatılması sonucunu doğurur.

İlaç Takip Sistemi'ne bildirim yapılmaksızın ilaç satılması eyleminin zincirleme biçimde sürdürülmesi veya reçetesiz satışı yasak ilaçları kapsaması halinde doğrudan faaliyet durdurma kararı verilebilir. Ayrıca toplum sağlığını tehlikeye düşüren ve ilaçların bozulmasına yol açabilecek saklama koşullarının tespiti halinde fiziki ortam koşulları düzeltilinceye kadar eczanenin kapalı kalması kararlaştırılabilir.

Muvazaa sebebiyle ruhsatı iptal edilen eczacı tekrar eczane açabilir mi?

6197 sayılı Kanun'un 6. maddesi ve ilgili yönetmelik hükümleri gereğince muvazaalı eczane açtığı tespit edilen eczacılar beş yıl süreyle eczane açamaz ve bu süre boyunca eczane açmak üzere başvuruda bulunamazlar.

Eczanesini kapatmak isteyen eczacı ne kadar süre önce bildirim yapmalıdır?

6197 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca eczanesini kapatmak, nakletmek veya unvanını değiştirmek isteyen eczacının bu talebini bir ay önceden mahallin en yüksek sağlık amirine bildirmesi zorunludur.

Kapatılan eczanelerde tasfiye için tanınan süre ne kadardır?

İl sağlık müdürlüğü tarafından muvazaa dışındaki bir nedenle kapatma kararı verilmesi halinde kanunda başka bir süre öngörülmeyen durumlarda tasfiye için altmış güne kadar süre verilir; muvazaa nedeniyle kapatmada ise işlem derhal uygulanır.

Ruhsatsız açılan eczanelerin kapatılması için mahkeme kararı gerekir mi?

6197 sayılı Kanun'un 40. maddesi uyarınca kanuna uygun ruhsatname alınmaksızın açılan eczaneler mahkeme kararına gerek kalmaksızın mahallin en yüksek sağlık amiri tarafından derhal kapatılır.

Vefat eden eczacının mirasçıları eczaneyi ne kadar süreyle açık tutabilir?

Eczacının vefatı, kısıtlanması veya meslek icrasını engelleyen sürekli maluliyeti halinde eş veya çocukları varsa yetkili makamca ruhsat verilebilmesi kaydıyla eczane bunlar hesabına mesul müdür idaresinde beş yıl süreyle işletilebilir; çocuk reşit değilse ergin olana, eczacılık fakültesinde okuyorsa tahsil tamamlanana kadar bu süre uzayabilir. Vefat eden eczacının mirasçıları arasında eş veya çocuk bulunmaması halinde ise eczane diğer mirasçılar tarafından en çok bir yıl içinde tasfiye edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu