Doktor Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Rehberi

by Avukat Erdal Ersoy
Doktor Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Rehberi

Hekim Atamalarında Arşiv Araştırması Yükümlülüğü

7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca, ilk defa veya yeniden memuriyete atanacak tüm hekimler hakkında arşiv araştırması yapılması zorunludur.

Arşiv Araştırması ile Güvenlik Soruşturmasının Kapsamı ve Farkları

7315 sayılı Kanun çerçevesinde doktorlar hakkında yürütülen temel inceleme türü kural olarak arşiv araştırmasıdır. Hekimlere güvenlik soruşturması uygulanamayacağı yönündeki yaklaşımın yanında; milli güvenlik bakımından stratejik önem taşıyan birimlerde veya Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde vazife alacak tabipler için güvenlik soruşturmasının da yürütüleceği kabul edilmektedir.

Arşiv araştırması kapsamında ilgilinin adli sicil kaydı, kolluk kuvvetlerince hâlen aranıp aranmadığı, üzerinde herhangi bir tahdit bulunup bulunmadığı ve memuriyetten ya da kamu görevinden çıkarılma cezasının varlığı tespit edilir. Ayrıca kesinleşen mahkeme hükümleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci fıkrası ile 231 inci maddesinin on üçüncü fıkrası uyarınca verilen kararlar ve yürütülen veya sonuçlanan soruşturma ya da kovuşturma kayıtları mevcut belgelerden incelenir.

Güvenlik soruşturması ise arşiv incelemesindeki hususlara ilave olarak ilgilinin yerine getireceği görevin gerektirdiği nitelikler doğrultusunda kolluk ve istihbarat kayıtlarındaki olgusal verilerini ele alır. Bu araştırmada ilgilinin yabancı devlet kurumlarıyla veya yabancılarla ilişiği değerlendirilir; terör örgütleriyle yahut suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat veya iltisak içinde bulunup bulunmadığı resmi veriler ile denetime elverişli yöntemler vasıtasıyla yerinden araştırılarak tespit edilir.

Atama Prosedürü ve Devlet Hizmeti Yükümlülüğü

3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun Ek 1 inci maddesi uyarınca kamu kurum ve kuruluşlarının uzman tabip ve tabip kadrolarına açıktan atamalar, mevzuatta öngörülen işlemlerin tamamlanmasından sonra Sağlık Bakanlığınca sınavsız ve kura ile gerçekleştirilir. Kura sonucunda yerleşen hekimin göreve başlayabilmesi için 7315 sayılı Kanun kapsamındaki incelemenin tamamlanmış olması şarttır.

3359 sayılı SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU m. Ek 1Kaynağı aç
Ek Madde 1- (Ek:10/7/2003-4924/10 md.; Değişik: 11/10/2011-KHK-663/58 md.) Kamu kurum ve kuruluşlarının uzman tabip, tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman , tabip, diş tabibi ve eczacı kadro ve pozisyonlarına yapılacak açıktan atamalar, açıktan atama izni alınmaksızın mevzuatta öngörülen işlemlerin tamamlanmasından sonra gerçekleştirilir ve bunların yerleştirilmeleri Sağlık Bakanlığınca sınavsız ve kura ile yapılır. (Değişik cümle: 16/6/2022-7411/8 md.) Kuraya ilişkin usul ve esaslar ile bunların Sağlık Bakanlığındaki atamalarına ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.[3] (Değişik ikinci fıkra: 16/6/2022-7411/8 md.) Tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimi, ilgili dalda tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, eğitim görevlisi ve başasistanlar tarafından verilir. Doktor öğretim üyesi ve başasistanların tıpta uzmanlık eğitimi verebilmeleri için uzmanı oldukları alanda fiilen en az bir yıl çalışmış olmaları şarttır. Eğitim ve araştırma hastanelerinde eğitim görevlilerinden biri hastane yöneticisi tarafından bir yıllık süre için ilgili birimin eğitim sorumlusu olarak görevlendirilir, idarî sorumlusu ise aynı süreyle ilgili daldaki uzmanlar arasından seçilir. Birimin eğitim sorumlusuna idarî sorumluluk görevi de verilebilir. Eğitim görevlisi, başasistan ve asistan kadrolarına açıktan atama izni alınmaksızın ilgili mevzuatı çerçevesinde atama yapılır. Başasistan kadrolarına atamalar, ilgili dalda uzman olan ve meslekî çalışma, bilimsel yayın ve yabancı dilde yeterliliği bulunan tabip, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanlar arasından Kurumca yapılacak veya yaptırılacak meslekî sınavla yapılır. Profesör veya doçentlerin eğitim ve araştırma hastanelerine eğitim görevlisi olarak atanmaları, Kurumca yapılacak ilan üzerine müracaat eden adayların bilimsel çalışmaları ve eğitici nitelikleri değerlendirilerek yapılır. Adayların bilimsel çalışmalarını ve eğitici niteliklerini değerlendirmek üzere ilgili uzmanlık alanlarında üç profesör tespit edilir. Bunlar adaylar hakkındaki mütalaalarını, öncelik sıralaması yaparak ayrı ayrı bildirir ve bu mütalaalara göre görevlendirme yapılır. Başasistan olarak atanma ve yeterlilik kriterleri ile sınavlara ilişkin usûl ve esaslar Sağlık Bakanlığı tarafından yönetmelik ile düzenlenir. (Ek fıkra: 4/7/2012-6354/ 7 md.) Kamu kurum ve kuruluşlarının ve vakıflara ait olanlar da dâhil olmak üzere yükseköğretim kurumlarının kadro ve pozisyonlarında bulunmayan profesör ve doçentler; ihtiyaç duyulan alanlarda teorik ve uygulamalı eğitim ve öğretim ile araştırma faaliyetlerinde bulunmak ve bu faaliyetlerin gerektirdiği işleri yapmak üzere, Sağlık Bakanlığının kararıyla eğitim ve araştırma hastanelerinde Maliye Bakanlığının vizesine bağlı olarak sözleşmeli eğitim görevlisi olarak çalıştırılabilir. Sözleşmeler, aylık çalışma süresi 80 saati geçmemek üzere bir yıla kadar yapılabilir. Sözleşmeli eğitim görevlilerine, yapacakları faaliyetin niteliğine göre yükseköğretim kurumlarında aynı unvandaki kadrolu öğretim üyeleri için 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 11 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile unvanlar itibarıyla belirlenen ek ders ücretinin on katına kadar saatlik sözleşme ücreti ödenebilir. Özellik arz eden faaliyetler için saatlik sözleşme ücreti, Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Sağlık Bakanlığının kararıyla bir katına kadar artırılabilir. Bu kapsamdaki sözleşmeli eğitim görevlilerine ödenecek sözleşme ücretinin yıllık toplam tutarı, ilgili eğitim ve araştırma hastanesinin bir önceki yıl gerçekleşen personel giderleri toplamının yüzde birini hiçbir şekilde geçemez. İlgili eğitim ve araştırma hastanesinin teklifi ve Sağlık Bakanlığının uygun görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca bu oran bir katına kadar artırılabilir. Bu şekilde artırılan tutar döner sermaye bütçesinden ödenir. Bu kapsamda çalıştırılan sözleşmeli eğitim görevlilerine, bu madde uyarınca yapılacak ödeme dışında herhangi bir ad altında ödeme yapılamaz ve bu kişilere hiçbir idari görev verilemez. Bu madde uyarınca sözleşmeli eğitim görevlisi çalıştırılmasına ilişkin usul ve esaslar, bunlara yaptıkları görevlere bağlı olarak ödenecek saatlik sözleşme ücretlerinin tutarı ile diğer hususlar Maliye Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığınca müştereken belirlenir.

3359 sayılı Kanun uyarınca, diploma ve uzmanlık belgelerinin tescilini müteakip en geç iki ay içinde devlet hizmeti yükümlülüğü olan personelin atama yerleri internet sayfasında ilan edilir ve bu ilan tebligat yerine geçer.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adresleri bilinmeyen kişilere özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hâllerde dava açma süresi, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

3359 sayılı Kanunun Ek 3 üncü maddesi uyarınca, hekimlerin devlet hizmeti yükümlülüğü süresi ancak fiilen göreve başlanmasıyla işlemeye başlar.

3359 sayılı Kanunun Ek 3 üncü maddesi gereğince tabip, uzman tabip ve yan dal uzmanlığını tamamlayanlar, her eğitimleri için ayrı ayrı olmak üzere sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasına göre belirlenen ilçe gruplarında 300 ile 600 gün arasında Devlet hizmeti yapmakla yükümlüdür. Bu süreler ihtiyaca göre Cumhurbaşkanı kararı ile kısaltılabilir. Sürelerin hesabında fiilen çalışma esas olup hafta sonu tatilleri ve resmi tatil günleri fiili çalışmadan sayılır; yıllık, mazeret ve hastalık izinlerinde geçirilen günler ise yükümlülük süresine eklenir. Yükümlülük 4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli olarak yerine getirilebileceği gibi Sağlık Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığınca müştereken belirlenen yerlerde askerlik hizmetini yedek subay olarak tamamlayanlar da yükümlülüğü yerine getirmiş sayılır. Türk Silahlı Kuvvetlerinde ilgili öğrenimlerini tamamlayanlar ise iki yıl görev yapmadan ayrılmadıkları müddetçe bu yükümlülüğe tabi tutulmaz.

3359 sayılı SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU m. Ek 3Kaynağı aç
Ek Madde 3 – (Ek: 21/6/2005 – 5371/1 md.) İlgili mevzuata göre yurt içinde veya yurt dışında öğrenimlerini tamamlayarak tabip, uzman tabip ve yan dal uzmanlık eğitimini tamamlayarak uzman tabip unvanını kazananlar, her eğitimleri için ayrı ayrı olmak kaydı ile Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı tarafından hazırlanan İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralamasında yer alan; Altıncı grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerlerinde 300, Beşinci grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerleri ile altıncı grup ilçe merkezlerinde 350, Dördüncü grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerleri ile beşinci grup ilçe merkezlerinde 400, Üçüncü grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerleri ile dördüncü grup ilçe merkezlerinde 450, İkinci grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerleri ile üçüncü grup ilçe merkezlerinde 500, Birinci grup ilçe merkezlerine bağlı yerleşim yerleri ile ikinci grup ilçe merkezlerinde 550, Birinci grup ilçe merkezlerinde 600, Gün, Sağlık Bakanlığı veya Sağlık Bakanlığınca uygun görülen Milli Savunma Bakanlığı ve diğer kuruluşlarda Devlet memuru olarak Devlet hizmeti yapmakla yükümlüdürler. (Ek cümle: 16/6/2022-7411/9 md.) Devlet hizmeti yükümlülüğünü yapmakta olan personel, bulundukları ilde 10/7/2003 tarihli ve 4924 sayılı Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli Sağlık Personeli Çalıştırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna tabi sözleşmeli sağlık personeli olarak çalışabilir. Bu süreler ihtiyaca göre Cumhurbaşkanı kararı ile kısaltılabilir. Sürelerin hesabında fiilen çalışma esas olup, hafta sonu ve resmi tatil günleri fiili çalışmadan sayılır. Yıllık, mazeret ve hastalık izinli geçirilen günler ise yükümlülük süresine ilave edilir.[5][6][7] Türk Silahlı Kuvvetlerinde (…)[8] tıp, tıpta uzmanlık veya yan dal uzmanlık öğrenimlerini tamamlayanlar Devlet hizmeti yükümlülüğüne tâbi değildir. Ancak; Türk Silahlı Kuvvetlerinde iki yıl görev yapmadan ayrılanlara da bu madde hükümleri uygulanır. Türk Silahlı Kuvvetleri hariç, herhangi bir kamu kurum veya kuruluşu adına öğrenim gören personelin bu Kanun hükümleri gereği yapacağı Devlet hizmeti yükümlülüğü, mecburi hizmet süresinden düşülür. (Ek fıkra: 31/10/2016-KHK-678/25 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7071/25 md.) Sağlık Bakanlığı ve Millî Savunma Bakanlığınca müştereken belirlenen yerlerde askerlik hizmetini yedek subay olarak yerine getirenler, Devlet hizmeti yükümlülüğünü tamamlamış sayılır.

Tahkikat Süresi ve Değerlendirme Komisyonunun İşleyişi

Arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması talebinin ilgili birime ulaşmasından itibaren mevzuatta arşiv araştırmasının en geç otuz iş günü, güvenlik soruşturmasının ise en geç altmış iş günü içinde neticelendirilmesi öngörülmektedir. Bununla birlikte kamu idarelerinin iş yükü sebebiyle bu sürelerin aşılabildiği ifade edilmektedir.

7315 sayılı Kanunun 7 nci maddesi uyarınca toplanan verilerin değerlendirilmesi amacıyla kurum bünyesinde Değerlendirme Komisyonu oluşturulur. Komisyon; bakanlıklarda bakan yardımcısı, üniversitelerde rektör yardımcısı, valiliklerde vali yardımcısı veya üst kademe yöneticisi başkanlığında; denetim, personel ve hukuk ünitelerinden üyelerin iştirakiyle başkan dahil en az beş kişiden ve tek sayıda kurulur. Milli güvenlik açısından stratejik önem arz eden birim, proje, tesis ve hizmetlerde görev alacakların durumu da ilgili kurum bünyesindeki komisyonca ele alınır.

7315 sayılı GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU m. 7Kaynağı aç
MADDE 7- (1) Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla Değerlendirme Komisyonu kurulur. Değerlendirme Komisyonu; Cumhurbaşkanlığında Genel Sekreterin görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında genel sekreter yardımcısının, bakanlıklarda bakan yardımcısının, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en üst yöneticinin görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, üniversitelerde rektör yardımcısının, valiliklerde vali yardımcısının başkanlığında, teftiş/denetim, personel ve hukuk birimleri ile uygun görülecek diğer birimlerden birer üyenin katılımıyla başkan dahil en az beş kişiden ve tek sayıda olacak şekilde oluşturulur. Milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilecekler hakkındaki değerlendirme, ilgili bakanlık ya da kamu kurumları bünyesindeki Değerlendirme Komisyonunca yapılır.[1] (2) Memuriyet veya kamu görevlerine uygunluğunun değerlendirilmesini sağlayacak yorum içermeyen olgusal veriler, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapmakla görevli birimlerce ilgili kurum ve kuruluş bünyesinde kurulan Değerlendirme Komisyonuna iletilir. (3) Değerlendirme Komisyonu kendisine iletilen verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirmelerini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar. Mahkemeler tarafından istenildiğinde bu bilgiler sunulur. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Kişisel Verilerin Korunması Kişisel verilerin korunmasına ilişkin temel ilkeler

Tahkikatı yürüten birimler, kamu görevine uygunluğun takdir edilmesine esas teşkil edecek yorum içermeyen olgusal verileri Değerlendirme Komisyonuna iletir. Komisyon bu verilere ilişkin nesnel ve gerekçeli değerlendirmelerini yazılı olarak atamaya yetkili amire sunar ve yargı organlarınca istendiğinde mahkemeye gönderir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararının Etkisi

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç olmak üzere, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eder. Bu karar teknik olarak kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü niteliğinde olmadığından arşiv araştırmasını doğrudan olumsuz etkilememesi gerektiği değerlendirilmektedir. Bununla birlikte arşiv araştırmasında 5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesinin on üçüncü fıkrası uyarınca kayda alınan kararların da incelenen olgular arasında yer aldığı göz önünde bulundurulmalıdır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Madde 231 – (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır. (2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir. (3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da bildirilir. (4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir. (5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. (6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77] a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. (7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez. (8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine getirmesine, karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur. (9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. (10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir. (11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilir. (12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir. (13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. (14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmaz. Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar

Olumsuz Sonuçlara Karşı İptal Davası ve Kararın Uygulanması

Arşiv araştırması veya güvenlik soruşturması olumsuz neticelenerek ataması yapılmayan hekime karar yazılı olarak tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden itibaren 2577 sayılı Kanun uyarınca altmış günlük süre içerisinde yetkili idare mahkemesinde yürütmenin durdurulması istemli iptal davası açılabilir.

2577 sayılı Kanunun 28 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca idare; idare mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur ve bu süre kararın idareye tebliğinden başlayarak hiçbir şekilde otuz günü geçemez. İptal kararının icrası doğrultusunda idarenin hekimin atamasını yapması ve işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük hakları ile mali hakları yasal faiziyle ödemesi gerektiği kabul edilmektedir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 28Kaynağı aç
Madde 28 – 1.(Değişik:10/6/1994-4001/13 md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 10/7/2013 tarihli ve E.: 2012/107 K.: 2013/90 sayılı Kararı ile.) (…) (Ek cümleler: 21/2/2014-6526/18 md.; Değişik üçüncü ve dördüncü cümleler: 10/9/2014-6552/97 md.; İptal üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (…)22 (İptal dördüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (Ek cümle: 10/9/2014-6552/97 md.) (…)22 ancak disiplin hükümleri saklıdır. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur. 3. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. 4. (Değişik: 21/2/2014-6526/18 md.) Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir. 5. Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının idareye tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezaların miktarı ilgili idarece mükellefe bildirilir. 6. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Tazminat ve vergi davalarında idarece, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir. Ancak mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süre için faiz işlemez. Açıklama:

7315 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sırasında elde edilen kişisel veriler işlenme amacının ortadan kalkması hâlinde veya her durumda iki yılın sonunda değerlendirme komisyonlarınca silinir ve yok edilir. İşleme karşı dava açılması hâlinde ise söz konusu veriler mahkeme kararı kesinleşmeden silinemez ve yok edilemez.

7315 sayılı GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU m. 10Kaynağı aç
MADDE 10- (1) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sırasında elde edilen kişisel veriler, işlenme amacının ortadan kalkması hâlinde veya her durumda iki yılın sonunda değerlendirme komisyonlarınca silinir ve yok edilir. (2) Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasını yapan birimlerdeki istihbari faaliyete konu olmayan ilgilisine ait güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına ait veriler iki yılın sonunda silinir ve yok edilir. (3) Bu veriler, işleme karşı dava açılması hâlinde karar kesinleşmeden silinemez ve yok edilemez. Mahkemelerin bu konudaki talepleri, Değerlendirme Komisyonunun bünyesinde bulunduğu ilgili kurum ve kuruluş tarafından karşılanır. DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Çeşitli Hükümler Cezai hükümler

Özel Sağlık Sektöründe Görev Alma Durumu

Tahkikatın olumsuz neticelenmesi kural olarak kamu görevine atanmayı engellemektedir. Hekimin tıp diploması ve meslek icra yetkisi sürdüğü müddetçe özel sağlık kuruluşlarında çalışmasına açık bir hukuki engel bulunmamaktadır; bununla birlikte fiili birtakım güçlüklerle karşılaşılabileceği de belirtilmektedir.

Doktor atamalarında hangi tahkikat türü uygulanır?

Doktorlar hakkında kural olarak yalnızca arşiv araştırması yapılacağı ve güvenlik soruşturması uygulanamayacağı yönündeki yaklaşımın yanında, stratejik önemi haiz birimlerde veya Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev alacak hekimler için güvenlik soruşturmasının da yürütüleceği kabul edilmektedir.

Arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması ne kadar sürede sonuçlandırılır?

İlgili makama talebin ulaşmasından itibaren mevzuatta arşiv araştırmasının en geç otuz iş günü, güvenlik soruşturmasının ise en geç altmış iş günü içinde tamamlanması öngörülmüş olmakla birlikte, idari iş yükü sebebiyle bu sürelerin aşılabildiği belirtilmektedir.

HAGB kararı arşiv araştırmasını nasıl etkiler?

5271 sayılı Kanunun 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kesinleşmiş mahkûmiyet teşkil etmediğinden ve hukuki sonuç doğurmadığından, arşiv araştırmasını doğrudan olumsuz etkilememesi gerektiği değerlendirilmektedir; ancak bu kararlar da araştırma kayıtları kapsamında tespit edilen olgular arasındadır.

Olumsuz karara karşı dava açma süresi ne kadardır?

Atamanın yapılmamasına ilişkin idari kararın ilgilisine tebliğ edildiği tarihten itibaren altmış günlük süre içinde yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılması gerekmektedir.

Mahkemenin iptal kararını idare ne kadar sürede uygulamalıdır?

2577 sayılı Kanunun 28 inci maddesi gereğince idare, yargı kararının tebliğinden itibaren en geç otuz gün içinde kararın icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmekle yükümlüdür; ayrıca iptal üzerine hekimin atanması ve haklarının ödenmesi gerektiği kabul edilmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu