Doçentlik Başvurusunda Sahtecilik Etik İhlali

by Avukat Erdal Ersoy
Doçentlik Başvurusunda Sahtecilik Etik İhlali

Doçentlik başvurusunda sahtecilik etik ihlali; adayın başvuru dosyasında sunduğu bilimsel eserler, yayınlar veya belgelerle ilgili olarak gerçeğe aykırı bilgi beyan etmesi, sahte belge kullanması, var olmayan verileri üretmesi ya da mevcut verileri tahrif etmesi biçiminde ortaya çıkan bir hukuki ve disiplin sorunudur. Bu tür bir ihlal hem akademik disiplin süreci hem de ceza hukuku yönünden sonuçlar doğurabilir.

Yasal Çerçeve

Akademik sahtecilik etik ihlalleri, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan düzenlemeler çerçevesinde ele alınmaktadır. 2547 sayılı Kanun'un 24. maddesi doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usullerin yönetmelikle belirleneceğini öngörmekte; 65. maddesi ise bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının oluşumu, görevleri ve çalışmalarına dair esasların Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenleneceğini hükme bağlamaktadır.

Danıştay 8. Daire, E. 2017/3800, K. 2021/5855Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2017/3800 E.  ,  2021/5855 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/3800
Karar No : 2021/5855
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- …Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …
2- …Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU :
1- Davacının doçentlik başvuru dosyasındaki iki yayınında "sahtecilik ve insan ve hayvan üzerinde yapılan etik kurallara uymamak" etik ihlalinin yapıldığına ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın … tarih ve … sayı ile bildirilen Üniversitelerarası Kurul Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu'nun …tarih ve …sayılı işlemi ile,
2- Bu işlemin dayanağı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı toplantısı ile kabul edilen Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının "Sahtecilik" başlıklı b bendinin tamamı ile,
3- "Diğer Etik İhlali Türleri" başlıklı f bendindeki "insan ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda etik kurallara uymamak" ibaresinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Dava konusu işlemin dayanağı Yönerge’nin Resmi Gazete’de yayınlanması gerektiği, 8/1-b ve f maddeleri ile etik kurul onay şartı düzenlenmek suretiyle kısıtlama getirilmesinin Anayasa’nın 17/1 maddesi ve 17/2 maddesine aykırı olduğu, normlar hiyerarşisi kuralının ihlal edildiği, Anayasa’nın 130. maddesine göre öğretim üyelerinin uyacağı kuralların Kanun ile düzenlenmesi gerektiği, 2547 sayılı Kanun’da bu yönde bir düzenleme bulunmadığı, Yönerge’nin Yönetmelikten de sonra gelen bir düzenleyici işlem olduğu, 2547 sayılı Kanun’un 65. maddesinde bilimsel araştırma ve yayın etiği kurallarının Yönetmelik ile düzenlenmesinin öngörüldüğü, Yönerge ile yapılan düzenlemenin Kanun’a aykırı olduğu belirtilmektedir.
A1 numaralı eserde yayın etik kurulunun onayının alındığından bahsedilmesine rağmen alınmadığı gerekçe gösterilerek basılan dergiyi yanıltma nedeniyle sahtecilik iddiasında bulunulduğu, ancak dergi için etik kurul onayının gerekmediği, ilgili kararın, makalenin ve çalışmanın gerçek olup olmadığıyla ilgili olmadığı, etik kurul onayının alınıp alınmadığıyla ilgili olduğu, retrospektif bir dosya tarama yayını için etik kurul onayının alınıp alınmamasının yayın niteliğini değiştirmediği ve eylemin “sahtecilik” kapsamında olmadığı, işlem ile kanunilik ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülmüştür.
A3 numaralı eser ile ilgili olarak; bir çalışmanın 2. yada 3. basamak hastanede yapılmış olduğunun ifade edilmesinin derginin yayını kabul etmesinde bir kriter olmadığı, makalenin içeriği ve niteliğinin değişmediği, SGK medula sisteminden yapılan ameliyat verilerine ulaşılabileceği, 4 doktorun bu çalışmayı yapabilmesi için fiilen aynı dönemde bir yıl birlikte aynı hastanede görev yapmasının şart olmadığı, çalışmaya, çalışmanın yapıldığı dönem içinde katkıda bulunmuş olunmasının yazarlık hakkı elde etmek için yeterli olduğu, haksız yazarlıktan etiğe aykırılık kararı verilmediği, başlatılan bu çalışmanın süreklilik arz edecek şekilde ve önceki verilerle kıyaslama yapılarak internet ve iletişim yoluyla yazarlar arasında fikir teatisi yapılarak sonuçlandırıldığı, hasta kayıtlarının gerçek dışı olduğunun iddia edilmediği, dolayısıyla çalışmanın gerçek bir çalışma olduğu ve “sahtecilik” şartlarının oluşmadığı ifade edilmiştir.
A4 numaralı eser ile ilgili olarak; çalışma yapıldığı 2009 yılında etik onay alma zorunluluğunun bulunmadığı, çalışma biterken bu zorunluluğun getirildiği, bu yüzden makale tamamlanınca onay alındığı, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı yerine Üniversitelerarası Etik Kurulu'nun karar almasının yetki ihlali olduğu, iddia edilmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :
Davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın Savunması :
İdarelerin kendi görev alanını ilgilendiren konularda, yönetmeliklerde değinilmeyen konulara açıklık getirmek için yönergeler çıkarabileceği, dava konusu Yönerge’de düzenlenen kuralların tüm dünyada kısmi tanım farklılıklarıyla kabul edilen bilimsel araştırma ve yayın etiği kuralları olduğu, Yönerge ile uyulması gereken bilim etiği kurallarının yazılı hale getirilerek adayların hukuki belirliliğinin sağlandığı, düzenleyici işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu savunulmaktadır.
Davalı Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın Savunması :
Kamu idarelerinin kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda yönetmelik çıkarma yetkisine sahip oldukları, 2547 sayılı Kanun ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na doçentlik sınavı ile ilgili düzenleyici işlem yapma konusunda takdir yetkisi tanındığı, düzenlemenin kamu yararı aracıyla yapıldığı, Yönerge ile doçentlik sınavı aşamasında etik komisyon ve yaptırımları hakkında bir hükmün konulmasının zorunluluk olduğu, bu şekilde haksız unvan alımlarının önüne geçildiği, kurumlarınca yapılan incelemede davacının 2015 Nisan döneminde Kulak, Burun ve Boğaz bilim alanından doçentlik sınavına müracaat ettiği, 3 jüri üyesinin davacının yayınlarında etik ihlal bulunduğunu bildirmesi üzerine dosyanın YÖK’e gönderildiği, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu tarafından yapılan incelemede, davacının A1, A3 ve A4 numaralı eserlerinde etik ihlal bulunduğuna karar verildiği, işlemin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …DÜŞÜNCESİ :Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : …DÜŞÜNCESİ : Dava, davacının doçentlik başvuru dosyasındaki iki yayınında "sahtecilik etik kuralına ve insan ve hayvan üzerinde yapılan etik kuralına uymamak" fiilini ihlal ettiğinden bahisle tesis edilen Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın …tarih ve …sayılı işlemi ile bunun ön işlemi olan Üniversitelerarası Kurul Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu'nun …tarih ve …sayılı işleminin ve bu işlemin dayanağı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın …tarih ve …sayılı toplantısında kabul edilen Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının "Sahtecilik" başlıklı (b) bendinin tamamı ile "Diğer Etik İhlali Türleri" başlıklı (f) bendindeki "insan ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda etik kurallara uymamak" ibaresinin iptali istemine ilişkindir.
Davanın süresinde açıldığı görülmekle işin esasına geçildi.
Anayasanın 130. maddesinin 4. fıkrasında; Üniversiteler ile öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve yayında bulunabilirler, hükmü, 9.fıkrasında da; ….. öğretim elemanlarının uyacakları koşullar belirlenirken devamında, ….öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi,….kanunla düzenlenir, hükmü yer almıştır.
2547 sayılı Yüksekğretim Kanunu'nun 11. maddesinin b/3 fıkrasında; Üniversitelerin tümünü ilgilendiren eğitim – öğretim,bilimsel araştırma ve yayım faaliyetleri ile ilgili yönetmelikleri hazırlamak veya görüş bildirmek, görevinin de Üniversitelerarası Kurula ait olduğu, hükmü, 65.maddesinin (a) bendinde; Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak Yönetmelik konuları açıklanırken 14. fıkrasında; Bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının oluşumu, görevleri ve çalışmalarına ilişkin usul ve esasların sayıldığı, (b) bendinde de; Üniversitelerarası Kurulun (1) Lisansüstü öğretim esasların, (2) Bu Kanunun uygulanması ile ilgili diğer akademik hususları yönetmelikle düzenleneceği ifade edilmiştir.
Öte taraftan, Doçentlik Sınav Yönetmeliğinin "Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında; Eser incelemesi yapan jüri üyeleri, başvuru dosyasında yer alan herhangi bir eserde bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık tespit ederse, bu durumu hazırlayacağı gerekçeli bir raporla ve iddiaya konu olan eserlerle birlikte Üniversitelerarası Kurula bildiririr,
3. fıkrasında; Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında gerekli işlemler, Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yapılır. Üniversitelerarası Kurul, bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında gerekli işlemlerin yapılması için durumu belgeleriyle birlikte ilgili bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonuna gönderir ve bir karar verilinceye kadar doçentlik başvurusuyla ilgili herhangi bir işlem yapmaz.
4. fıkrasında; Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddialarını incelemek ve sonuçlandırmak amacıyla Üniversitelerarası Kurul bünyesinde Fen ve Mühendislik Bilimleri, Sağlık ve Spor Bilimleri, Sosyal ve Beşeri Bilimler ile Güzel Sanatlar alanlarından olmak üzere üç adet Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu kurulur. Bu komisyonların kuruluşu, çalışma usul ve esasları Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenir.
7. fıkrasında; İnceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday hakkında gerekli işlemlerin yapılması için alınan karar Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Bildirim üzerine Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından, adayın bağlı olduğu yükseköğretim kurumuna veya bağlı bulunduğu kuruma gerekli disiplin ve diğer idari işlemlerin başlatılması amacıyla bilgi verilir.
9. fıkrasında, Adayın doçentlik başvuru süreci devam ederken aday hakkında doçentlik başvuru dosyasında sunmuş olduğu herhangi bir eserinde bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık bulunduğu iddiasını içeren şikayet veya ihbar başvurusu yapılması durumunda, Üniversitelerarası Kurul bu başvuruyu değerlendirilmesi amacıyla derhal ilgili bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonuna gönderir. İlgili bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonunda bu başvuru hakkında ön değerlendirme yapılır. Yapılan ön değerlendirmede, başvurunun inandırıcı mahiyette bilgi ve belgeye dayalı olduğunun tespit edilerek iddianın incelenmesine karar verilmesi halinde Üniversitelerarası Kurul doçentlik başvurusuyla ilgili herhangi bir işlem yapmaz. İncelenmesine karar verilen başvurulara ilişkin olarak etik ihlal iddiası içeren doçentlik jüri raporları sebebiyle uygulanacak yol izlenir." kuralı öngörülmüştür.
Diğer taraftan uyuşmazlığa konu edilen Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesininin etik ihlali kurallarını belirlenirken, 8. maddesinin 1/b fıkrasında; Sahtecilik : Araştırmaya dayanmayan veriler üretmek, sunulan veya yayınlanan eseri gerçek olmayan verilere dayandırarak düzenlemek veya değiştirmek, bunları rapor etmek veya yayımlamak, yapılmamış bir araştırmayı yapılmış gibi göstermek, 1/f fıkrasında,Diğer etik ihlali türleri: Destek alınarak yürütülen araştırmaların yayınlarında destek veren kişi, kurum veya kuruluşlar ile onların araştırmadaki katkılarını açık bir biçimde belirtmemek, insan ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda etik kurallara uymamak, yayınlarında hasta haklarına saygı göstermemek, hakem olarak incelemek üzere görevlendirildiği bir eserde yer alan bilgileri yayınlanmadan önce başkalarıyla paylaşmak, bilimsel araştırma için sağlanan veya ayrılan kaynakları, mekânları, imkânları ve cihazları amaç dışı kullanmak, tamamen dayanaksız, yersiz ve kasıtlı etik ihlali suçlamasında bulunmak.
fiillerinin etik kuralı ihlali olduğu ifade edilmiştir.
Öte yandan, 3011 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanacak olan Yönetmelikler Hakkında Kanunun 1.maddesinde; Başkanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin; a) İşbirliğine, yetki ve görev alanlarına ait hükümleri düzenleyen, b) Kamu personeline ait genel hükümleri kapsayan, c) Kamuyu ilgilendiren, Yönetmelikler Resmi Gazete'de yayımlanacağı hükmü yer almıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, Gelişim Üniversitesi'nde yrd. doç.dr.ünvanında akademisyen ve KBB uzman doktoru olarak görev yapmakta iken doçent unvanı için yaptığı başvuru üzerine yapılan inceleme sonucu oluşturulan uzman kurul tarafından ayrı ayrı sunulan "Eser İnceleme" raporunun 3'ünde davacının "başarısız" olduğunun, 2'sinde de "yayın ve araştırma etiğine" aykırılık olduğundan inceleme yapılmasının önerildiği, bunun sonucu oluşturulan 3 kişilik uzman bilirkişilerce ayrı ayrı sunulan raporların 2 sinde farklı maddeler kapsamında etik ihlali olduğu, bir uzman tarafından da etik ihlali olmayıp, dikkatsiz ve itinasız davranış içinde olduğu yönünde raporlar sunulduğu, yayın etiği komisyonunca 10/3/2017 tarihinde, 2017/02-YÖK 2016/40 sayılı kararla sunulan tüm raporların değerlendirilerek sonuçta " adayın; A1 ve A3 numaralı eserlerinde, Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinin 8/1-b maddesi uyarınca "sahtecilik" yoluyla etik ihlalde bulunduğuna, A4 numaralı eserinde anılan Yönergenin 8/1-f maddesinde belirtilen" ..insan ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda etik kurallara uymamak" yoluyla etik ihlalde bulunduğuna karar verildiği, davacı tarafından; işleme dayanak alınan Yönerge'nin Resmi Gazete'de yayımının gerektiği, etik kuralı ihlalinin Yönerge ile değil Yönetmelik hükmü ile düzenlenmesinin gerektiği, yetki yönünden mevzuata aykırı işlem tesiz edildiği, etik onayının alınmaması iddiasının sahtecilik kapsamına giremeyeceği, sahtecilik fiilinin maddi unsurlarının gerçekleşmediği, etik onayı alınma zorunluluğunun bulunmadığı, etik kurulu üyelerinin isimlerinin tarafına tebliğ edilmemesinin hak ihlali olduğu savıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan bir normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen Kanun ve Yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği ve kanunla düzenlenmesi açıkça belirtilen ikincil düzenlemenin bir alt normla düzenlenemeyeceği kabul edilmektedir.
Tebliğ, genelge ve yönerge gibi düzenleyici işlemler; bir yönetmeliğin veya Bakanlar Kurulu Kararının uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla yönetmeliklerde veya Bakanlar Kurulu Kararlarında gösterilen usul ve yöntemleri "açıklayıcı" hükümler taşıyan, yeni bir yöntem ve usul getirmeyen; dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümler dışında yeni bir düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemlerdir.
Diğer yandan, yukarıda hükmü açıklanan 3011 sayılı Yasanın amacı,. Kanunun tanıdığı yetki çerçevesinde kamuoyunu ilgilendiren veya bir mesleğin mensuplarını bilgilendirme amacı olan konulardaki düzenlemelerin, Resmi Gazete'de yayımlanması zorunlu kılarak kişilerin getirilecek yükümlülükler konusunda bilgilenmesini sağlamak ve öngörülen yasal engel veya genel düzenlemelerden ortak olarak haberdar olmasını temin etmek esasına dayanmaktadır.
Olayda, yukarıda açıklanan 2547 sayılı Yasanın 11. ve 65.maddelerinde öngörülen hususların Yönetmelikle düzenleneceği açıkça hükme bağlandığı halde, davalı idarelerce, Yönetmelikle esasları ve çerçevesi belirlenmeden kanun hükmü gözardı edilerek etik ihlal kurallarının yönerge ile düzenlenmesinde kanunilik ilkesine, hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.
Davacı adına tesis edilen ve iptali istenen bireysel işlemin irdelenmesine gelince; öncelikle, söz konusu işlemin dayanağı yönerge, yukarıda açıklanan gerekçelerle hukuka ve mevzuata uygun olmadığı ortaya konmuş olduğundan, bu yönergeye dayalı işlemin hukuka uygunluğunun da kabul edilemeyeceği açıktır.Buna karşın, anılan işlemin esas yönünden incelenmesinde de; dosyada mevcut olup 5 kişilik jüri heyetinden ayrı ayrı alınan raporlar ile bilahare görüş istenen üç kişiden oluşan ve yine ayrı ayrı sunulan uzman raporlarındaki çoğunluk görüşüne dayalı olarak davacının belirtilen fiilleri işlediği kabul edilmiş ise de; söz konusu flillerin, ağırlık ve işleniş durumuna göre 8.maddesinin (1/b) ve (1/f) fıkrasında sayılı eylemler kapsamında değerlendirilemeyeceği, zira iki fiilin de şüpheden uzak bir tespitle ortaya konamadığı gibi, mevcut saptanan eylem ve davranışın da, Yönergede belirtilen fiiler kapsamında nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenlerle, davalı idarelerce tesis edilen işlemlerde esas yönünden de hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davaya konu Yönerge'nin 8/1-b-f maddeleri ile bu maddelere dayalı işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ SÜREÇ :
Davacı Gelişim Üniversitesi’nde yardımcı doçent doktor unvanı ile KBB uzman doktoru olarak görev yapmaktayken doçentlik sınavına başvurmuştur. Başvurusunun değerlendirilmesi aşamasında davacının yaptığı çalışmalar sonucu yayınladığı makaleler incelenmiş ve makalelerinden;
A1 numaralı eserin Yönergenin 8/1-b maddesindeki “sahtecilik” eyleminde bulunduğu,
A3 numaralı eserin Yönerge’nin 8/1-b maddesindeki “sahtecilik” kapsamında olduğu,
A4 numaralı eserin Yönerge’nin 8/1-f maddesi kapsamında olduğu,
İfade edilerek dava konusu 'davacının doçentlik başvuru dosyasındaki üç yayınında "sahtecilik ve insan ve hayvan üzerinde yapılan etik kurallara uymamak" etik ihlalinin yapıldığına ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın …tarih ve …sayı ile bildirilen Üniversitelerarası Kurul Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu'nun …tarih ve …sayılı işlemi' tesis edilmiştir.
Bunun üzerine iş bu dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı idarelerin usule ilişkin iddiaları kabul edilmeyerek işin esasına geçilmiştir.
ESAS YÖNÜNDEN :
İlgili Mevzuat:
Anayasamızın 'Yükseköğretim üst kuruluşları' başlıklı 131. maddesinde; "Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur." düzenlemesi yer almaktadır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 'Yükseköğretim Kurulu' başlıklı 6. maddesinin (a) fıkrasında; "Yükseköğretim Kurulu, tüm yüksek öğretimi düzenleyen ve yükseköğretim kurumlarının faaliyetlerine yön veren, bu kanunla kendisine verilen görev ve yetkiler çerçevesinde özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, bir kuruluştur. Yükseköğretim Kuruluna; Yükseköğretim Denetleme Kurulu ile gerekli planlama, araştırma, geliştirme, değerlendirme, bütçe, yatırım ve koordinasyon faaliyetleri ile ilgili birimler bağlıdır." hükmüne yer verilmiş, 'Yükseköğretim Kurulunun görevleri' başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; "Yükseköğretim kurumlarının bu Kanunda belirlenen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda kurulması, geliştirilmesi, eğitim-öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve yükseköğretim alanlarının ihtiyaç duyduğu öğretim elemanlarının yurt içinde ve yurt dışında yetiştirilmesi için kısa ve uzun vadeli planlar hazırlamak, üniversitelere tahsis edilen kaynakların, bu plan ve programlar çerçevesinde etkili bir biçimde kullanılmasını gözetim ve denetim altında bulundurmak," hususu ile (b) bendinde; "Yükseköğretim kurumları arasında bu Kanunda belirlenen amaç, ilke ve hedefler doğrultusunda birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlamak," hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 'Üniversitelerarası Kurul' başlıklı 11. maddesinde, "Üniversitelerin tümünü ilgilendiren eğitim – öğretim,bilimsel araştırma ve yayım faaliyetleri ile ilgili yönetmelikleri hazırlamak veya görüş bildirmek" ve "Doçentlik başvurularında ilgili bilim veya sanat alanında jüriler oluşturarak adayların yayın ve çalışmalarını Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen esas ve usuller kapsamında değerlendirip, yeterli yayın ve çalışmaya sahip olan adaylara doçentlik unvanı vermek" Kurul'un görevleri arasında sayılmıştır. "Doçentlik ve Atama" başlıklı 24. maddesinde, doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usullerin Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği düzenlenmiştir. "Yönetmelikler" başlıklı 65. maddesinde, bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının oluşumu, görevleri ve çalışmalarına ilişkin usul ve esasların Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nin "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğin amacı, doçentlik sınavına ilişkin usul ve esasları belirlemektir. (2) Bu Yönetmelik, doçentlik sınav alanlarının belirlenmesi, doçentlik başvurusu yapabilme şartları, başvuru zamanı ve usulü, doçentlik sınav jürilerinin oluşturulması, sınavların yapılması, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen intihal, diğer bilimsel araştırma ve yayın etiği ve disipline aykırılık iddiaları dolayısıyla izlenecek yollarla komisyonların teşkiline ve görevlerine ilişkin hükümleri kapsar" düzenlemesi, "Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiğine Aykırılık" başlıklı 7. maddesinde, "(1) Üniversitelerarası Kurul, bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık ile disiplin cezaları bakımından doçentlik sınavına başvuran adayların durumlarını, Yükseköğretim Kurulu veri tabanından kontrol eder.
(2) Eser incelemesi yapan jüri üyeleri, başvuru dosyasında yer alan herhangi bir eserde bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık tespit ederse, bu durumu hazırlayacağı gerekçeli bir raporla ve iddiaya konu olan eserlerle birlikte Üniversitelerarası Kurula bildirir.
(3) Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında gerekli işlemler, Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yapılır. Üniversitelerarası Kurul, bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında gerekli işlemlerin yapılması için durumu belgeleriyle birlikte ilgili bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonuna gönderir ve bir karar verilinceye kadar doçentlik başvurusuyla ilgili herhangi bir işlem yapmaz.
(4) Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddialarını incelemek ve sonuçlandırmak amacıyla Üniversitelerarası Kurul bünyesinde Fen ve Mühendislik Bilimleri, Sağlık ve Spor Bilimleri, Sosyal ve Beşeri Bilimler ile Güzel Sanatlar alanlarından olmak üzere üç adet Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu kurulur. Bu komisyonların kuruluşu, çalışma usul ve esasları Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenir.
(5) İlgili bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonu tarafından incelenen bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiasının doğru olmadığının tespiti halinde, doçentlik değerlendirme süreci kaldığı yerden devam eder.
(6) Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında yapılacak inceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday, doçentlik sınavı başvurusunda başarısız sayılır. Adayın idarî, cezaî ve hukukî sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır.
(7) İnceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday hakkında gerekli işlemlerin yapılması için alınan karar Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Bildirim üzerine Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından, adayın bağlı olduğu yükseköğretim kurumuna veya bağlı bulunduğu kuruma gerekli disiplin ve diğer idarî işlemlerin başlatılması amacıyla bilgi verilir.
(8) Sınavın herhangi bir aşamasında jüri üyelerince doçentlik sınavı başvurusuyla ilgili olarak adayın yanıltıcı bilgi veya belge sunduğunun ileri sürülmesi veya re'sen tespit edilmesi halinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar Üniversitelerarası Kurul, doçentlik başvurusuyla ilgili herhangi bir işlem yapmaz. İlgili bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonu tarafından yapılacak inceleme neticesinde iddianın doğru olduğunun tespiti halinde aday başarısız sayılır. İddianın doğru olmadığına karar verilmesi halinde doçentlik değerlendirme süreci kaldığı yerden devam eder.
(9) Adayın doçentlik başvuru süreci devam ederken aday hakkında doçentlik başvuru dosyasında sunmuş olduğu herhangi bir eserinde bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık bulunduğu iddiasını içeren şikâyet veya ihbar başvurusu yapılması durumunda, Üniversitelerarası Kurul bu başvuruyu değerlendirilmesi amacıyla derhal ilgili bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonuna gönderir. İlgili bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonunda bu başvuru hakkında ön değerlendirme yapılır. Yapılan ön değerlendirmede, başvurunun inandırıcı mahiyette bilgi ve belgeye dayalı olduğunun tespit edilerek iddianın incelenmesine karar verilmesi halinde Üniversitelerarası Kurul doçentlik başvurusuyla ilgili herhangi bir işlem yapmaz. İncelenmesine karar verilen başvurulara ilişkin olarak etik ihlal iddiası içeren doçentlik jüri raporları sebebiyle uygulanacak yol izlenir." düzenlemesi yer almaktadır.
Dava konusu işlemin dayanağı olarak belirtilen Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulu'nun 29.08.2012 tarihli toplantısında alınan 2012.18.946 sayılı kararı ile yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu düzenlemenin amacı, bu yönerge kapsamına giren her tür bilimsel araştırma, çalışma, yayın ve etkinliklerde uyulması gereken bilim etiği kurallarını ve Yükseköğretim Kurulu bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının görev, yetki, sorumluluk ve çalışma usullerini belirlemek, devlet üniversiteleri veya vakıf üniversitelerinin kendi bünyelerinde oluşturacakları bilimsel araştırma ve yayın etiği kurulları ile alt kurulların uyacakları ilkeleri tespit etmektir." kuralı; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Bu yönerge,
a) Devlet üniversiteleri veya vakıf üniversiteleri mensuplarınca yapılan veya üniversite ile ilişkisine bakılmaksızın, kişilerce yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca doçentlik veya profesörlük unvanının elde edilmesi aşamasında ve sonrasında yapılan her tür bilimsel araştırma ve çalışmalar ile gerçekleştirilen bilimsel etkinlikler, desteklenen ve/veya yürütülen bilimsel araştırma-geliştirme projeleriyle ilgili araştırma etiği konularını,
b) Yüksek lisans veya doktora öğrenciliği sırasında yapılan tez ve bilimsel yayınlar ile yürütülen bilimsel araştırma-geliştirme projeleriyle ilgili araştırma etiği konularını,
c) Devlet üniversiteleri veya vakıf üniversiteleri mensuplarınca yurtiçinde ve yurtdışında her çeşit basın, görsel ve işitsel yayın organlarında yayımlanan ya da yayımlanmak üzere gönderilmiş olan her tür yayınla ilgili yayın etiği sorunlarını,
ç) Devlet üniversiteleri veya vakıf üniversiteleri mensuplarınca biyomedikal araştırmalarda kullanılacak deneklerde ve ekoloji ile ilgili çalışmalarda yapılan etik ihlallerini kapsar." kuralı; "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "(1) Bu Yönerge 2547 sayılı Kanunun 42 inci ve 65 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır." kuralı; "Bilimsel Araştırma Etiğine İlişkin Temel İlkeler" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, "Araştırma ve deneylerin, hayvan sağlığına ve ekolojik dengeye zarar vermemesi temel ilkedir. Çalışmalara başlanılmadan önce gerekli izinler yetkili birimlerden yazılı olarak alınır. Bu çerçevede uluslararası beyanname hükümleri ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve ulusal mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulur" kuralı; "Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiğine Aykırı Eylemler Etiğe Aykırı Eylemler" başlıklı 8. maddesinde, "(1) Bilim araştırma ve yayın etiğine aykırı eylemler şunlardır:
b) Sahtecilik : Araştırmaya dayanmayan veriler üretmek, sunulan veya yayınlanan eseri gerçek olmayan verilere dayandırarak düzenlemek veya değiştirmek, bunları rapor etmek veya yayımlamak, yapılmamış bir araştırmayı yapılmış gibi göstermek,
f) Diğer etik ihlali türleri: Destek alınarak yürütülen araştırmaların yayınlarında destek veren kişi, kurum veya kuruluşlar ile onların araştırmadaki katkılarını açık bir biçimde belirtmemek, insan ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda etik kurallara uymamak, yayınlarında hasta haklarına saygı göstermemek, hakem olarak incelemek üzere görevlendirildiği bir eserde yer alan bilgileri yayınlanmadan önce başkalarıyla paylaşmak, bilimsel araştırma için sağlanan veya ayrılan kaynakları, mekânları, imkânları ve cihazları amaç dışı kullanmak, tamamen dayanaksız, yersiz ve kasıtlı etik ihlali suçlamasında bulunmak." kuralı yer almaktadır.
Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının "Sahtecilik" başlıklı b bendinin incelenmesi;
Yukarıda yer verilen hükümlerden, yasakoyucunun iradesinin doçentlik unvanının elde edilmesi aşamasında ve sonrasında yapılan her tür bilimsel araştırma ve çalışmaların, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen esas ve usuller kapsamında değerlendirilmesi yönünde olduğu, yine yayın etiği ve kurullarının oluşumu, görevleri ve çalışmalarına ilişkin usul ve esasların Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak Yönetmelik ile düzenleneceği, bu kapsamda Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nde yayın etiğinde aykırılık iddiasına ilişkin işlemlerin Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yapılacağı açıktır.
Dava konusu düzenlemenin de bu kapsamda, Yükseköğretim Kurulu'na verilen doçentlik sınavı konusunda usul ve esasları belirleyen düzenleyici işlemler yapma yetkisini yayınladığı, ilgili Yönetmelik ile de bilimsel yayın etiğine ilişkin hususların usul ve esaslar ile düzenlenmesine yetki verildiği, doçentlik unvanına kabulün ön koşulları niteliğindeki, her türlü bilimsel yayının etik yönden incelenmesini ve bu kapsamda hangi fiilin hangi ihlale sebep olduğunu tanımlayan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının "Diğer Etik İhlali Türleri" başlıklı f bendindeki "insan ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda etik kurallara uymamak" ibaresinin incelenmesi;
Davacının insan ve hayvan üzerinde yapılan etik kurallara uymamak etik ihlali yaptığına ilişkin dava konusu işlemin dayanağı olan Yönetmeliğin 8. maddesinde, etiğe aykırı davranışlar tek tek sayılmış, ayrıca maddenin dava konusu son bendinde "etik ilkeleri ile bağdaşmayan diğer davranışlarda bulunmak" fiiline yer verilerek önceki bentlerde yapılan tanıma uymayan ancak benzer nitelikte olan davranışlara da yaptırım uygulanması amaçlanmıştır.
Bilimsel ve teknolojik araştırma faaliyetlerine ilişkin yayınların denetlenmesi, bu yayınların sonuçlarının bilimsel ve teknolojik gelişmeye katkı sağlayacak nitelikte olmasını temin etmek bakımından zorunluluk arz etmektedir. Tespit edilen aykırılıklar açısından bu aykırılıkların türüne bağlı olarak caydırıcı bazı yaptırımlar uygulanmasının da aykırılıkların önlenmesi ve tekrarlanmaması bakımından zorunlu ve gerekli olduğu açıktır.
Bu durumda, önceki bentlerde yapılan tanıma uymayan ancak bunlara benzeyen araştırma, yayın ve bilim etiği ilkeleri ile bağdaşmayan nitelikteki fiillerin cezalandırılmasının amaçlandığı dava konusu Yönetmelik maddesinde Kanuna, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Davacının sahtecilik ve insan ve hayvan üzerinde yapılan etik kurallara uymamak etik ihlali yaptığına ilişkin işlem yönünden yapılan inceleme;
Dosyanın incelenmesinden, … Üniversitesi’nde yardımcı doçent doktor unvanında KBB uzman doktoru olarak görev yapan davacının doçentlik sınavına başvurması üzerine, başvurusunun değerlendirilmesi aşamasında; A1 numaralı eserde etik kurul onayı bulunmadığı, makale içerisinde materyal ve metod bölümünde Bülent Ecevit Üniversitesi Etik Komitesi'nden onay alındığından bahsedilmişse de, bu onayın başka bir esere ait olduğu, davacı kasıt olmadığını ve yanlışlıkla etik kurul onayı alınıp numarasının yazıldığını savunmaktaysa da savunmanın yerinde görülmediği, bu etik kurul onay numarasını yayında kullanarak davacının yayının basıldığı dergiyi yanılttığı, bu nedenle Yönergenin 8/1-b maddesindeki “sahtecilik” eyleminde bulunduğu, A3 numaralı eserin hangi yılda yapıldığına dair bir bilginin olmadığı sadece 12 ay sürdüğünün belirtildiği, davacının çalışmanın yapıldığını iddia ettiği 2011 yılında Bayburt Devlet Hastanesi’nden ayrıldığı, yayında ortak yazar olarak bulunan diğer yazarlarla sadece 2,5 ay aynı hastanede çalıştığı, bu süre içinde 12 ay süren bir çalışmayı beraber nasıl yaptıklarının anlaşılmadığı, Bayburt Devlet Hastanesi’nin 3. basamak hastane olmadığı, savunmasında bu şekilde beyanda bulunmasının yanlış beyan anlamına geldiği, eylemin Yönerge’nin 8/1-b maddesindeki “sahtecilik” kapsamında olduğu, A4 numaralı eserin 2009-2010 yıllarında yapıldığı ancak etik kurul onayının 2011 yılında alındığı, çalışma tamamlandıktan sonra etik kurul onayı alınmasının Yönerge’nin 8/1-f maddesi kapsamında olduğu, ifade edilerek dava konusu 'davacının doçentlik başvuru dosyasındaki iki yayınında "sahtecilik ve insan ve hayvan üzerinde yapılan etik kurallara uymamak" etik ihlalinin yapıldığına ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın …tarih ve …sayı ile bildirilen Üniversitelerarası Kurul Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu'nun …tarih ve …sayılı işlemi'nin tesis edilmesi üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıya aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; "yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapma"nın doçentlik akademik unvanının verilmesinde aranan şartlar arasında sayıldığı, bu bağlamda "bilimsel araştırma ve yayın etiği"ne aykırı davranılmaması söz konusu şartın bir gereği olup, bu şartın evleviyetle sağlanması gerektiği, aksi halin tespiti halinde adayın doçentlik başvurusunun iptal edileceği anlaşılmaktadır.
Olayda; davacının doçentlik başvurusu üzerine yayınlarını inceleyen jüri üyelerinden Prof. Dr. …'ün "Asgari başvuru şartlarını taşımakla birlikte sayısal, bilimsel, içerik ve deneyim olarak çok yetersiz, dosya incelemesinde başarısız olduğunu"; Prof. Dr. …'ın "A1, A2, A3, A4, A5 numaralı eserlerde yazarların ayrı illerde olmasının etik çalışmaya uygun olmadığı gerekçesiyle Yönerge’nin 2/1 ve 6/a bentlerinin ihlal edildiğini; A1 ve A5 eserlerinin aynı hasta popülasyonu üzerinden üretildiği izlenimi nedeniyle Yönerge’nin 8/ç ve d bentlerine aykırılık olabileceğinin düşünüldüğünü; A3 numaralı eserin hangi tarihler arasında yapıldığının belirtilmediğini, Bayburt Devlet Hastanesi’nin 3. Basamak hastane olarak belirtilmesi nedeniyle derginin aldatıldığını, bu şekilde Yönerge’nin 8/b maddesindeki etik ihlalin yapıldığını"; Prof. Dr. …'in "A1 kodlu yayında değişik kurumlarda çalışan yazarların metod birliğini nasıl sağladığının anlaşılmadığını, davacının esere katkısının anlaşılmadığını, Yönerge’nin 6/a ve 8/e bendine aykırılık olduğunu, A2 eserine davacının katkısının anlaşılmadığını, etik kurul onayının hangi kurumdan alındığının anlaşılmadığını, Yönerge’nin 6/a ve 8/e bendine aykırılık olduğunu, A3 ve A4 numaralı eserlerde davacının katkısının olmadığının düşünüldüğünü, Yönerge’nin 6/a ve 8/e bendine aykırılık olduğunu"; Prof. Dr. …'ın "davacının uzmanlık tez yöneticiliği yapmadığını, doçentlik düzeyinde klinik tecrübe kazanacak birikim elde etmediğini, başarısız olduğunu"; Prof. Dr. …'ın "çalışmalarının sayı, nitelik olarak yeterli olmadığını, başarısız olduğunu"; Prof. Dr. …'ın "eserlerinin nitelik ve nicelik olarak yeterli olmadığını, başarısız olduğunu"; Prof Dr. …'nun "A1 numaralı eserin Bülent Ecevit Üniversitesinde opere edilen 235 hastaya ilişkin olduğu ancak davacının uzun süre bu hastanede çalışmadığını, eserin etik açıdan incelenebileceğini, A1 ve A5 yayınlarının çok benzer olduğunu, doçentlik açısından dosyanın yeterli olmadığını, ayrıca etik açıdan da incelenebileceğini" belirtmesi üzerine davacının yayınlarının etik yönden incelenmesi amacıyla Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu tarafından üç kişilik uzman görüşü alındığı, bu kapsamda Prof. Dr. …'un "A1 numaralı eserdeki etik onayın başka bir esere ait olduğunu, …’un çalışmalarının makaleye dönüştürüldüğünü, davacının katkısının ispatlanmadığını, Yönerge’nin 8/b ve 6/a maddelerine aykırılık olduğunu, A1 ve A5 numaralı eserlerin çok benzer olduğu ve Yönerge’nin 8/ç-d bentlerine aykırılık oluşturduğunu, A2 numaralı eserde çalışmaya etik kurul onayı alınmadan başlanıldığını, Yönergenin 6/a ve 8/e bendine aykırılık oluşturduğunu, A3 numaralı eserin 8/f ve b bentlerine aykırı olduğunu"; Prof. Dr. …'ın "A1, A3 VE A5 numaralı eserlerde Yönerge’nin 8/b ve f bentlerine aykırılık olduğunu"; Prof. Dr. …'nun "çalışmaların etik kurul onaylarının alınmasında ve yayın aşamasında dikkatsiz ve itinasız davranışlar olmakla birlikte bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık olmadığı"nı belirtmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir.
Bu durumda, davacının doçentlik başvuru aşamasında yayınlarının incelenmesi ve etik ihlal iddiası üzerine uzman görüşü alınması neticesinde etik ihlalde bulunulduğunun tespit edildiği, bu iddialardan A1 numaralı eserde etik kurul onayı alınmadığı ve bu durumun davacı tarafından savunmasında ikrar edildiği, farklı etik kurul onayı belirtilerek yayının yayınlandığı derginin yanıltılması suretiyle "sahtecilik" etik ihlalinin yapıldığı; A3 numaralı eserin hangi yılda yapıldığına dair bir bilginin olmadığı sadece 12 ay sürdüğünün belirtildiği, Bayburt Devlet Hastanesi’nin 3. basamak hastane olmadığı, bu şekilde beyanda bulunmasının yanlış beyan anlamına geldiği ve eylemin Yönerge’nin 8/1-b maddesindeki “sahtecilik” kapsamında olduğu; A4 numaralı eserin tamamlandıktan sonra etik kurul onayı alınmasının Yönerge’nin 8/1-f maddesi kapsamında olduğu kanaatine varıldığından, davacının doçentlik başvuru dosyasındaki üç yayınında "sahtecilik ve insan ve hayvan üzerinde yapılan etik kurallara uymamak" etik ihlalinin yapıldığına ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın …tarih ve …sayı ile bildirilen Üniversitelerarası Kurul Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu'nun …tarih ve …sayılı işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere,
01/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Etik ihlal tanımları, YÖK Genel Kurulu'nun 29.08.2012 tarihli ve 2012.18.946 sayılı kararıyla yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8. maddesinde yer almaktadır. Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/880, K. 2023/35 sayılı ve 23.01.2023 tarihli kararında bu Yönerge'nin sahteciliği düzenleyen 8/1-b maddesini oyçokluğuyla hukuka uygun bulmuştur. Aynı kararın azınlık görüşü, 2547 sayılı Kanun'un 11. ve 65. maddelerindeki yetki hükmü gereği etik ihlal kurallarının yönerge değil yönetmelik düzeyinde düzenlenmesi gerektiğini savunmuştur; bu görüş bağlayıcı olmayıp çoğunluk tarafından reddedilmiştir. Bununla birlikte konu başka Danıştay dairelerinde farklı değerlendirilebileceğinden hiyerarşi tartışması kapalı sayılmamalıdır.

Danıştay 8. Daire, E. 2016/6951, K. 2020/4457Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2016/6951 E.  ,  2020/4457 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2016/6951
Karar No : 2020/4457
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : … Başkanlığı – …/…
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davacı) : …
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakim : …
Düşüncesi : İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, … Üniversitesi, Sağlık Yüksek Okulu'nda öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, Prof. Dr. …, Prof. Dr. …, Doç. Dr. …, Yrd. Doç. Dr. … ve …'ın yayınlarında etik ihlali yaptıkları iddiasıyla Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na yapılan şikayet üzerine, adı geçen kişilerin Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesine göre yayınlarında etik ihlali yapmadıklarına ilişkin … gün ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verildiğinden bahisle mahkeme kararının uygulanması maksadıyla tesis edilen … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı doğrultusunda davalı idarece, davacının sahte imza kullanılarak, sahte e-posta hesabından başvuru yapıldığı iddiasının bilirkişi incelemesi yaptırılarak doğru olup olmadığının ortaya konulması gerektiği halde, idarece bu yönde araştırma yapılmaksızın işlem tesis edildiği, Mahkeme Kararının icaplarının yerine getirilmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bilimsel araştırma, çalışma, yayın ve etkinliklerde uyulması gereken bilim etiği kurallarını ve Yükseköğretim Kurulu bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının görev, yetki, sorumluluk ve çalışma usullerini belirlemek, devlet üniversiteleri veya vakıf üniversitelerinin kendi bünyelerinde oluşturacakları bilimsel araştırma ve yayın etiği kurulları ile alt kurulların uyacakları ilkeleri tespit etmek amacıyla Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulu'nun 29.08.2012 tarihli toplantısında alınan 2012.18.946 sayılı kararı ile kabul edilerek yürürlüğe giren Yüksek Öğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8. maddesinde "Etiğe aykırı eylemler" a) İntihal: Başkalarının fikirlerini, metotlarını, verilerini, uygulamalarını, yazılarını, şekillerini veya eserlerini sahiplerine bilimsel kurallara uygun biçimde atıf yapmadan kısmen veya tamamen kendi eseriymiş gibi sunmak, b) Sahtecilik: Araştırmaya dayanmayan veriler üretmek, sunulan veya yayınlanan eseri gerçek olmayan verilere dayandırarak düzenlemek veya değiştirmek, bunları rapor etmek veya yayımlamak, yapılmamış bir araştırmayı yapılmış gibi göstermek, c) Çarpıtma: Araştırma kayıtları ve elde edilen verileri tahrif etmek, araştırmada kullanılmayan yöntem, cihaz ve materyalleri kullanılmış gibi göstermek, araştırma hipotezine uygun olmayan verileri değerlendirmeye almamak, ilgili teori veya varsayımlara uydurmak için veriler ve/veya sonuçlarla oynamak, destek alınan kişi ve kuruluşların çıkarları doğrultusunda araştırma sonuçlarını tahrif etmek veya şekillendirmek, ç) Tekrar yayım: Bir araştırmanın aynı sonuçlarını içeren birden fazla eseri doçentlik sınavı değerlendirmelerinde ve akademik terfilerde ayrı eserler olarak sunmak, d) Dilimleme: Bir araştırmanın sonuçlarını araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde, uygun olmayan biçimde parçalara ayırarak ve birbirine atıf yapmadan çok sayıda yayın yaparak doçentlik sınavı değerlendirmelerinde ve akademik terfilerde ayrı eserler olarak sunmak, e) Haksız yazarlık: Aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dâhil etmek, aktif katkısı olan kişileri yazarlar arasına dâhil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan bir biçimde değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini yayım sırasında veya sonraki baskılarda eserden çıkarmak, aktif katkısı olmadığı halde nüfuzunu kullanarak ismini yazarlar arasına dâhil ettirmek, f) Diğer etik ihlali türleri: Destek alınarak yürütülen araştırmaların yayınlarında destek veren kişi, kurum veya kuruluşlar ile onların araştırmadaki katkılarını açık bir biçimde belirtmemek, insan ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda etik kurallara uymamak, yayınlarında hasta haklarına saygı göstermemek, hakem olarak incelemek üzere görevlendirildiği bir eserde yer alan bilgileri yayınlanmadan önce başkalarıyla paylaşmak, bilimsel araştırma için sağlanan veya ayrılan kaynakları, mekânları, imkânları ve cihazları amaç dışı kullanmak, tamamen dayanaksız, yersiz ve kasıtlı etik ihlali suçlamasında bulunmak şeklinde tanımlandığı, Yönergenin 12. maddesinde, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı tarafından Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na intikal ettirilen veya bireysel şikâyetlere dayalı olarak Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na ulaştırılan etik ihlali iddialarının inceleme yapılmak üzere bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarına iletileceği, her başvuru için ayrı bir dosya açılacağı, bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının inceleme sürecinde diğer kurum ve kuruluşlarla her türlü yazışmalarının Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı aracılığıyla yapılacağı, hakkında etik ihlali iddiası bulunan kişiden iddialara ilişkin olarak savunma ve gerekli bilgi ve belgelerin isteneceği, ilgili kişilerin, bilimsel araştırma ve yayın etiği kurulunun bu yöndeki isteğinin kendilerine ulaştığı tarihten itibaren onbeş gün içerisinde yazılı savunmalarını vermedikleri takdirde, Kurulun, diğer bilgi ve kanıtlara dayalı olarak karar vereceği, Kurulun, gerekli gördüğü hallerde savunmayı sözlü olarak da alabileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; … Üniversitesi, Sağlık Yüksek Okulu'nda öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, Prof. Dr. …, Prof. Dr. …, Doç. Dr. …, Yrd. Doç. Dr. … ve …'ın yayınlarında etik ihlali yaptıkları iddiasıyla Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na yapılan şikayet üzerine, adı geçen kişilerin Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesine göre yayınlarında etik ihlali yapmadıklarına ilişkin … gün ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında belirtilen, davacının araştırmacıları arasında bulunduğu bir bilimsel çalışmanın … (…)'de "…" adıyla yayınlandığı, bu makalenin son hali hakkında bilgisi olmaksızın Yrd. Doç. Dr. … tarafından …'e gönderildiği, dergi editörünün davacının e-posta adresine yaptığı bilgilendirme yoluyla makalenin dergiye gönderildiğini ve revizyon istendiğini öğrendikten sonra araştırmacılardan Prof. Dr. …, Prof. Dr. … ve Yrd. Doç. Dr. … ile yapılan toplantıda isim sıralaması ve içeriğe yapılan katkılar konusunda hemfikir olamayacağı gerekçesiyle makaleyi geri çekme ve herhangi bir dergide yayınlamama kararı alındığı, ancak bu görüşmeden hemen sonra dergi editörünün, makalenin revize halinin de dergiye gönderildiği konusunda bir e-posta ile şahsını bilgilendirdiği, geri çekme kararlarına rağmen böyle bir davranışta bulunulmasını kabullenemeyip durumu anlatan bir e-posta göndermesi üzerine editörün, yazarlar arasında bir anlaşma sağlanıncaya kadar yayını geri çektiğini bildiren yazı ile cevap verdiği, aynı araştırmanın ikinci kez, iletişimden sorumlu yazar tarafından bilgisi ve izni olmadan … isimli başka bir dergiye gönderilerek basıldığı, … editörlüğüne konuyla ilgili başvuru yapılması sonucunda yayının dergiye gönderiliş aşamasında şahsı adına sahte bir e-posta adresi ve yayın haklarının devri formu'nda sahte imza kullanıldığının ortaya çıktığı, e-posta adresinin ve imzanın şahsına ait olmadığı bilgisinin ilgili dergiye bildirildiği ve dergi tarafından gerekli işlemlerin başlatıldığı, Prof. Dr. …, Prof. Dr. …, Yrd. Doç. Dr. … isimli akademisyenlerden oluşan yazarlar tarafından ulusal ve uluslararası bilimsel araştırmalar etik prensiplerine ve hukuka aykırı bir şekilde yayınlatılan bu çalışmayla ilgili davacının şikayette bulunduğu, YÖK Sağlık Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulunun 01.03.2013 tarihli toplantısında, sahte imza ve e-posta iddialarının adli konular kapsamında değerlendirildiğinden dikkate alınmadığı ve etik ihlal olmadığına karar verildiği, davalı idare tarafından adı geçen kişilerin Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesine göre etik ihlali yapmadıklarına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin tesis edildiği, anılan işlemin … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında belirtilen, sahte imza ve e-posta iddiaları adli konular kapsamında olsa bile bu konudaki iddiaların davalı idare tarafından araştırılarak gerçek olması halinde etik ihlale sebebiyet verip vermeyeceğinin tespit edilmesi suretiyle davacının şikayet konusunda bir işlem tesis edilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği, davalı idarenin bahse konu Mahkeme kararının uygulanması amacıyla tesis edilen … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
… İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesine göre yayınlarında etik ihlali yapmadıklarına ilişkin … gün ve … sayılı işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın Dairemizin 27.05.2019 tarih ve E:2014/8535, K:2019/5087 sayılı kararıyla onandığı ve yine Dairemizin 15.10.2020 tarih ve E:2019/7980, K:2020/4459 sayılı kararı ile karar düzeltme isteminin reddedilerek kararın kesinleştiği görülmektedir.
Davacı tarafından Prof. Dr. …, Prof. Dr. …, Doç. Dr. …, Yrd. Doç. Dr. … ve …'ın etik ihlalde bulunduklarına ilişkin iddiaya yönelik olarak, davalı idarece alınan sayılan kişilerin etik ihlalde bulunmadıklarına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin, … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile sahte imza ve e-posta iddialarının araştırılarak etik ihlal konusunda bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile iptali sonrasında Mahkeme kararı uyarınca alınan … tarih ve … sayılı iş bu dava konusu idare işleminde, davacının "…" isimli makaleyi … (…) isimli dergiye gönderilirken isminin bilgisi dışında konulduğuna yönelik olarak yayınla ilgili olarak copyright formunda davacının yerine imza atılıp atılmadığı, atıldı ise kim tarafından atıldığının belli olmadığı, bu formun fotokopi olması ve aslının da bulunamaması nedeniyle belge üzerinde inceleme yapmanın sağlıklı olmayacağı, davacının yayının yazarları arasında olmamak istememesinin etik ihlale neden olacağı, davacının bilimsel etik kurallara uygun olarak yapılan araştırmanın yayınlanmasına engel olmakla Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinde sayılan diğer etik ihlallerden olan ''Bilimsel araştırma için sağlanan veya ayrılan kaynakları, mekanları, imkanları ve cihazları amaç dışı kullanmak'' fiilini işlediği değerlendirilerek etik dışı bir davranışta bulunduğuna karar verildiği, ilgili mevzuat gereğince davacı hakkında işlem yapılmak üzere … Üniversitesi'ne bildirileceği yönünde karar alındığı görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından ileri sürülen … (…) isimli dergiye gönderilen e-posta ile yayın haklarının devri formunda kullanılan imzaya ilişkin sahte imza iddialarına yönelik olarak, her ne kadar davalı idare tarafından bu konuların adli konular kapsamında olduğu, copyright formunun fotokopi olması ve aslının da bulunamaması nedeniyle belge üzerinde incelemenin mümkün olmadığı şeklindeki savunmasının, bahse konu iddiaların diğer deliller ile birlikte var olup olmadığının araştırılmasının yükseköğretim mevzuatı uyarınca davalı idare görev ve sorumluluğunda olduğu, iddiaların gerçek olması halinde etik ihlalde bulunan kişilere yönelik olarak fiilin kanuni yaptırımının, davalı idarece disiplin hükümleri uyarınca uygulanacağı gerçeğini değiştirmeyeceği açıktır.
Olayda, davalı idarece Mahkeme kararının yerine getirilerek davacının e-posta ile sahte imzaya ilişkin iddialarının, davacının mail adresini kullanan bilgisayarın IP adresinin öğrenilmesi akabinde ilgili kurumdan bu adresi kullanan kişinin kimlik bilgilerinin temini ve yayın haklarının devri iddialarının, uzman bilirkişiler marifetiyle incelenmesi ve neticeye göre işlem tesis edilmesi gerekirken, dava konusu olan … tarih ve … sayılı işlem ile yapılanın etik ihlal iddialarına yönelik olarak herhangi bir araştırmada bulunmaksızın, bu iddiayı idareye bildiren davacıya yönelik olarak araştırmaya ayrılan kaynakları israf ettiğinden bahisle Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinde yer alan etik ihlalinde bulunduğundan bahisle işlem tesis edilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle … İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibariyle hukuka uygun bulunan kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle onanmasına temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 15/10/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/880, K. 2023/35Kaynağı aç
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/880 E.  ,  2023/35 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/880
Karar No : 2023/35
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Başkanlığı
VEKİLİ :Av. …
2- … Başkanlığı
VEKİLİ :Av. …
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Sekizinci Dairesinin 01/12/2021 tarih ve E:2017/3800, K:2021/5855 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının doçentlik başvuru dosyasındaki iki yayınında "sahtecilik ve insan ve hayvan üzerinde yapılan etik kurallara uymamak" etik ihlalinin yapıldığına ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı yazısı ile bildirilen Üniversitelerarası Kurul Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu'nun … tarih ve … sayılı işleminin ve bu işlemin dayanağı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı toplantısı ile kabul edilen Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının "Sahtecilik" başlıklı (b) bendinin tamamı ile "Diğer Etik İhlali Türleri" başlıklı (f) bendindeki "insan ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda etik kurallara uymamak" ibaresinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 01/12/2021 tarih ve E:2017/3800, K:2021/5855 sayılı kararıyla;
Dava konusu Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının "Sahtecilik" başlıklı (b) bendi yönünden;
Yasakoyucunun iradesinin doçentlik unvanının elde edilmesi aşamasında ve sonrasında yapılan her tür bilimsel araştırma ve çalışmaların, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen esas ve usuller kapsamında değerlendirilmesi yönünde olduğu, yine yayın etiği ve kurullarının oluşumu, görevleri ve çalışmalarına ilişkin usul ve esasların Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak Yönetmelik ile düzenleneceği, bu kapsamda Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nde yayın etiğinde aykırılık iddiasına ilişkin işlemlerin Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yapılacağının açık olduğu,
Dava konusu Yönergenin de bu kapsamda yayınladığı, ilgili Yönetmelik ile de bilimsel yayın etiğine ilişkin hususların usul ve esaslar ile düzenlenmesine yetki verildiği, doçentlik unvanına kabulün ön koşulları niteliğindeki, her türlü bilimsel yayının etik yönden incelenmesini ve bu kapsamda hangi fiilin hangi ihlale sebep olduğunu tanımlayan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı,
Dava konusu Yönerge'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının "Diğer Etik İhlali Türleri" başlıklı (f) bendindeki "insan ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda etik kurallara uymamak" ibaresi yönünden;
Bilimsel ve teknolojik araştırma faaliyetlerine ilişkin yayınların denetlenmesinin, bu yayınların sonuçlarının bilimsel ve teknolojik gelişmeye katkı sağlayacak nitelikte olmasını temin etmek bakımından zorunluluk arz ettiği; tespit edilen aykırılıklar açısından bu aykırılıkların türüne bağlı olarak caydırıcı bazı yaptırımlar uygulanmasının da aykırılıkların önlenmesi ve tekrarlanmaması bakımından zorunlu ve gerekli olduğu,
Bu durumda, önceki bentlerde yapılan tanıma uymayan ancak bunlara benzeyen araştırma, yayın ve bilim etiği ilkeleri ile bağdaşmayan nitelikteki fiillerin cezalandırılmasının amaçlandığı dava konusu Yönerge maddesinde Kanuna, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka aykırılık bulunmadığı,
Davacının sahtecilik ve insan ve hayvan üzerinde yapılan etik kurallara uymamak etik ihlali yaptığına ilişkin işlem yönünden;
Davacının doçentlik başvuru aşamasında yayınlarının incelenmesi ve etik ihlal iddiası üzerine uzman görüşü alınması neticesinde etik ihlalde bulunulduğunun tespit edildiği, bu iddialardan A1 numaralı eserde etik kurul onayı alınmadığı ve bu durumun davacı tarafından savunmasında ikrar edildiği, farklı etik kurul onayı belirtilerek yayının yayınlandığı derginin yanıltılması suretiyle "sahtecilik" etik ihlalinin yapıldığı; A3 numaralı eserin hangi yılda yapıldığına dair bir bilginin olmadığı sadece 12 ay sürdüğünün belirtildiği, Bayburt Devlet Hastanesi’nin 3. basamak hastane olmadığı, bu şekilde beyanda bulunmasının yanlış beyan anlamına geldiği ve eylemin Yönerge’nin 8/1-b maddesindeki “sahtecilik” kapsamında olduğu; A4 numaralı eserin tamamlandıktan sonra etik kurul onayı alınmasının Yönerge’nin 8/1-f maddesi kapsamında olduğu kanaatine varıldığı, davacının doçentlik başvuru dosyasındaki üç yayınında "sahtecilik ve insan ve hayvan üzerinde yapılan etik kurallara uymamak" etik ihlalinin yapıldığına ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı yazısı ile bildirilen Üniversitelerarası Kurul Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu'nun … tarih ve … sayılı işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Yönerge hükümlerinin ve bireysel işlemin Danıştay Savcının düşüncesi doğrultusunda iptal edilmesi gerektiği, Yönergenin Üniversitelerarası Kurul tarafından hazırlanması gerektiği, Yükseköğretim Kurulunun bilimsel araştırma ve yayın etiği konusunda yönerge çıkarma yetkisinin bulunmadığı, eserleri yönünden etik ihlalinin oluşmadığı, hukuka aykırı olarak tesis edilen işlemlerin iptali gerekirken aksi yönde davanın reddedilmesinde hukuki isabet bulunmadığı ve temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın Savunması :
Yükseköğretim Kurulu tarafından doçentlik sınavını düzenlemek için Doçentlik Sınav Yönetmeliğinin çıkarıldığı, dava konusu Yönerge ile doçentlik sınavı aşamasında Etik Komisyon ve yaptırımları hakkında bir hükmün bulunmasının zorunluluk arz ettiği, Yönerge ile doçentlik başvurusunda bulunanların Üniversitelerarası Kurulu ve jürileri yanıltarak haksız unvan alınmasının önüne geçilmeye çalışıldığı, doçent adayların doçentlik dosyasına koydukları yayınlar nedeniyle yaptırımlarla karşılaşmalarının işin doğası gereği olduğu, bilimsel intihal ve sahtekarlıkların önüne geçilmesi için dava konusu Yönergenin düzenlenmesinin hizmet gerekleriyle kamu yararına uygun olduğu, temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı … Başkanlığı'nın Savunması :
Doçentlik Sınav Yönetmeliğinin 7. maddesine uygun olarak tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu ve temyize konu kararın onanması gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Bilimsel araştırma ve yayınlar bakımından etik ihlali oluşturacak olan etik fiillerin 2547 sayılı Kanunun 65. maddesinde de belirtildiği şekliyle Yönetmelikle düzenlemesi gerektiği düşüncesiyle temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 01/12/2021 tarih ve E:2017/3800, K:2021/5855 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 23/01/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava, davacının doçentlik başvuru dosyasındaki iki yayınında "sahtecilik ve insan ve hayvan üzerinde yapılan etik kurallara uymamak" etik ihlalinin yapıldığına ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı yazısı ile bildirilen Üniversitelerarası Kurul Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu'nun … tarih ve … sayılı işleminin ve bu işlemin dayanağı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı toplantısı ile kabul edilen Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının "Sahtecilik" başlıklı (b) bendinin tamamı ile "Diğer Etik İhlali Türleri" başlıklı (f) bendindeki "insan ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda etik kurallara uymamak" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının doçentlik başvuru aşamasında yayınlarının incelenmesi neticesinde etik ihlal iddiası ile uzman görüşü alındığı ve buna göre davacının A1, A3 ve A4 numaralı üç yayınında Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8. maddesi kapsamında "sahtecilik ve insan ve hayvan üzerinde yapılan etik kurallara uymamak" etik ihlalinde bulunulduğunun tespit edilmesi sebebiyle, davacı tarafından etik ihlal yapıldığına ilişkin Üniversitelerarası Kurul Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu'nun … tarih ve … sayılı işleminin tesis edildiği görülmüştür.
Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan bir normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen Kanun ve Yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği ve kanunla düzenlenmesi açıkça belirtilen ikincil düzenlemenin bir alt normla düzenlenemeyeceği kabul edilmektedir.
3011 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanunun 1.maddesinde; Başkanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin; a) İşbirliğine, yetki ve görev alanlarına ait hükümleri düzenleyen, b) Kamu personeline ait genel hükümleri kapsayan, c) Kamuyu ilgilendiren, Yönetmelikler Resmi Gazete'de yayımlanacağı hükmü yer almıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 11. maddesinin b/3 fıkrasında; Üniversitelerin tümünü ilgilendiren eğitim – öğretim,bilimsel araştırma ve yayım faaliyetleri ile ilgili yönetmelikleri hazırlamak veya görüş bildirmek, görevinin de Üniversitelerarası Kurula ait olduğu, hükmü, 65. maddesinin (a) bendinde; Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak Yönetmelik konuları açıklanırken 14. fıkrasında; Bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının oluşumu, görevleri ve çalışmalarına ilişkin usul ve esasların sayıldığı, (b) bendinde de; Üniversitelerarası Kurulun (1) Lisansüstü öğretim esasları, (2) Bu Kanunun uygulanması ile ilgili diğer akademik hususların yönetmelikle düzenleneceği ifade edilmiştir.
Dava konusu olayda, davacının doçentlik başvurusu kapsamında değerlendirmeye sunduğu yayınlarının Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesine göre incelenerek etik ihlalde bulunduğunun tespit edildiği; anılan Yönergenin de Yükseköğretim Kurulu tarafından hazırlanarak yürürlüğe konulduğu anlaşılmıştır. Diğer bir ifadeyle, bilimsel araştırma ve yayın etik ihlaline ilişkin kuralların davalı idarelerce Yönerge ile düzenlendiği görülmüştür.
Ancak yukarıda metnine yer verilen 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 11. ve 65 maddelerinde, bilimsel araştırma ve yayın faaliyetlerine ilişkin düzenlemelerin, bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının oluşumu, görevleri ve çalışmalarına ilişkin usul ve esasların davalı idarelerce ancak Yönetmelikle düzenlenebileceği kural altına alınmıştır.
Diğer yandan, 3011 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanunun amacı ise Kanunun tanıdığı yetki çerçevesinde kamuoyunu ilgilendiren veya bir mesleğin mensuplarını bilgilendirme amacı olan konulardaki düzenlemelerin, Resmi Gazete'de yayımlanması zorunlu kılarak kişilerin getirilecek yükümlülükler konusunda bilgilenmesini sağlamak ve öngörülen yasal engel veya genel düzenlemelerden ortak olarak haberdar olmasını temin etmek esasına dayanmaktadır.
Bu sebeplerle, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 11. ve 65. maddelerinde öngörülen hususların Yönetmelikle düzenleneceği açıkça hükme bağlandığı halde, davalı idarelerce, Yönetmelikle esasları ve çerçevesi belirlenmeden Kanun hükmü gözardı edilerek etik ihlal kurallarının yönerge ile düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yönündeki Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu kararının bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Sahtecilik Etik İhlalinin Kapsamı

YÖK Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8/1-b maddesi sahteciliği şu biçimlerde tanımlamaktadır: araştırmaya dayanmayan veriler üretmek, sunulan veya yayınlanan eseri gerçek olmayan verilere dayandırarak düzenlemek ya da değiştirmek, bunları rapor etmek veya yayımlamak ve yapılmamış bir araştırmayı yapılmış gibi göstermek.

Aynı Yönerge'nin 8/1-c maddesi sahteciliğin yanı sıra çarpıtmayı da ayrı bir ihlal kategorisi olarak düzenlemektedir: araştırma kayıtları ve elde edilen verileri tahrif etmek, araştırmada kullanılmayan yöntem, cihaz veya materyalleri kullanılmış gibi göstermek, araştırma hipotezine uygun olmayan verileri değerlendirmeye almamak ve bulgular ile sonuçlar üzerinde oynamak bu kapsamda sayılmaktadır. Çarpıtma, sahtecilikten bağımsız ve ayrıca tanımlanmış bir ihlal türüdür.

Yönerge'nin 8. maddesi kapsamındaki diğer etik ihlal türleri arasında destek alınan kişi, kurum veya kuruluşları yayında belirtmemek; yayınlarda hasta haklarına saygı göstermemek; hakem olarak incelemek üzere görevlendirildiği eserdeki bilgileri yayınlanmadan önce başkalarıyla paylaşmak; bilimsel araştırma için sağlanan kaynakları, mekânları ve cihazları amaç dışı kullanmak ile tamamen dayanaksız, yersiz ve kasıtlı etik ihlali suçlamasında bulunmak da yer almaktadır. Bu son hüküm, asılsız şikâyette bulunan taraf açısından da bir risk oluşturmaktadır.

İntihal, başkasına ait çalışmayı kendi eseriymiş gibi sunmak olup sahtecilikten bağımsız bir etik ihlal kategorisi olarak değerlendirilmektedir. Başvuru sürecinde gerçeğe aykırı beyan niteliği taşıdığı durumlarda sahtecilikle kesişen bir boyutu da bulunmakla birlikte etik kurullar her iki ihlali ayrı başlıklar altında ele almaktadır.

Doçentlik Sürecinde Sahtecilik: Somut Bir Örnek

Danıştay 8. Dairesi, E. 2017/3800, K. 2021/5855 sayılı kararında doçentlik başvurusundaki bir esere ilişkin olgusal tespitlerde bulunmuştur: adayın söz konusu makalesi için etik kurul onayı alınmadığı ve bu durumun davacı tarafından savunmasında bizzat kabul edildiği saptanmıştır. Makalede, yayınlandığı dergiye ait olmayan başka bir etik kurul onay numarasının kullanılması suretiyle derginin yanıltılması sahtecilik etik ihlali olarak nitelendirilmiştir. Bu karara karşı yapılan temyiz incelemesinde Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/880, K. 2023/35 sayılı ve 23.01.2023 tarihli kararıyla söz konusu kararı usul ve hukuka uygun bulmuş; temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların bozma gerektirecek nitelikte olmadığına oyçokluğuyla hükmetmiştir. Adayın savunmasındaki ikrar bu olgusal tespitte belirleyici bir unsur olarak öne çıkmaktadır.

Soruşturma Süreci ve Usul Güvenceleri

Doçentlik başvurularında bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddialarını incelemek ve sonuçlandırmak amacıyla Üniversitelerarası Kurul bünyesinde Fen ve Mühendislik Bilimleri, Sağlık ve Spor Bilimleri ile Sosyal ve Beşeri Bilimler ile Güzel Sanatlar alanlarından olmak üzere üç ayrı Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu kurulur. Komisyon karar verilene kadar doçentlik başvurusuyla ilgili herhangi bir işlem yapılmaz.

Eser incelemesi yapan jüri üyeleri, başvuru dosyasında etik aykırılık tespit ederlerse bunu gerekçeli bir raporla ve iddiaya konu eserleri ekleyerek Üniversitelerarası Kurul'a bildirmekle yükümlüdür. Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nin 7/8. maddesi uyarınca sınavın herhangi bir aşamasında jüri üyelerince adayın yanıltıcı bilgi veya belge sunduğunun ileri sürülmesi ya da re'sen tespit edilmesi halinde inceleme sonuçlanıncaya kadar Üniversitelerarası Kurul doçentlik başvurusuna ilişkin herhangi bir işlem yapmaz; iddianın doğru olduğunun tespiti halinde aday başarısız sayılır, doğru olmadığına karar verilmesi halinde ise değerlendirme süreci kaldığı yerden devam eder.

Doçentlik başvurusu devam ederken yapılan şikâyet veya ihbar başvuruları da Üniversitelerarası Kurul tarafından derhal ilgili etik komisyona iletilir ve ön değerlendirmeye tabi tutulur. Ön değerlendirmede başvurunun inandırıcı mahiyette bilgi ve belgeye dayalı olduğu tespit edilerek iddianın incelenmesine karar verilmesi halinde, karar verilinceye kadar doçentlik başvurusuna ilişkin herhangi bir işlem yapılmaz.

Etik ihlali iddiaları; Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı kanalıyla iletilen ya da bireysel şikâyete dayalı olanlar dahil inceleme yapılmak üzere ilgili komisyona gönderilir ve her başvuru için ayrı dosya açılır. Soruşturma sürecinde hakkında etik ihlali iddiası bulunan adaydan yazılı savunma talep edilir; YÖK Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 12. maddesi uyarınca savunma isteğinin kendisine ulaştığı tarihten itibaren on beş gün içinde yazılı savunmasını vermeyen aday hakkında kurul, diğer bilgi ve kanıtlara dayalı olarak karar verir.

Sahte İmza ve E-posta İddialarında İdarenin Yükümlülüğü

Danıştay 8. Dairesi, E. 2016/6951, K. 2020/4457 sayılı ve 15.10.2020 tarihli kararında; sahte imza ve sahte e-posta hesabı kullanılması iddialarının adli konular kapsamında kalması nedeniyle etik ihlal incelemesinin dışında tutulsa dahi idarenin bu iddiaları araştırmaktan kaçınamayacağına hükmetmiştir. İdare, söz konusu iddiaları diğer delillerle birlikte değerlendirerek gerçek olmaları halinde etik ihlale yol açıp açmayacağını saptamak zorundadır; araştırma yapılmaksızın işlem tesis edilmesi hukuka aykırılık gerekçesi oluşturur.

Aynı kararda, sahte imza ve e-posta iddialarının incelenmesinde adayın e-posta adresini kullanan bilgisayarın IP adresinin ilgili kurumdan temin edilmesi ve yayın hakları devir formunun uzman bilirkişilerce incelenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Öte yandan aynı kararda; etik ihlal iddialarını hiç araştırmaksızın, iddiayı bildiren şikâyetçiyi araştırma kaynaklarını israf ettiğinden bahisle etik ihlalle suçlayan idare işlemi de hukuka aykırı bulunmuştur.

Hukuki Sonuçlar: Başarısız Sayılma, Disiplin ve Ceza Davası

Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında yapılan inceleme sonucunda etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday, Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nin 7/6. maddesi uyarınca doçentlik sınavı başvurusunda başarısız sayılır. Aynı hükümde adayın idari, cezai ve hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümlerin saklı olduğu da açıkça düzenlenmektedir.

Etik ihlal kararının ardından Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nin 7/7. maddesi uyarınca Üniversitelerarası Kurul, gerekli işlemlerin yapılması için kararı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na bildirir. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı da gerekli disiplin ve diğer idari işlemlerin başlatılması amacıyla adayın bağlı olduğu yükseköğretim kurumuna bilgi verir. Disiplin sürecinin içeriği ve sonucu, doçentlik başvurusu sürecinden bağımsız olarak ayrıca yürütülür.

Fiilin niteliğine bağlı olarak ceza hukuku da devreye girebilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1. maddesi uyarınca resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak biçimde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Aynı Kanun'un 204/2. maddesi görevi gereği resmi belge düzenlemeye yetkili kamu görevlisinin bu fiilleri işlemesi halinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Belgenin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli sayılan nitelikli bir belge olması durumunda ise TCK m. 204/3 uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bir akademisyenin 204/2. madde kapsamında kamu görevlisi sayılıp sayılmayacağı somut olayın koşullarına göre ayrıca değerlendirilmesi gereken bir meseledir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 204Kaynağı aç
Madde 204- (1) Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek
bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi
belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak
düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren,
gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu
görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar
geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında
artırılır.
Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek

İdari İşlemlere Karşı Yargısal Denetim

Etik kurul veya YÖK kararlarına karşı idare mahkemelerinde iptal davası açılabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7/1. maddesi uyarınca özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür; doçentlik başvurusuna ilişkin özel mevzuatta farklı bir süre öngörülmüşse bu genel süre uygulanmayabilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde
7 – 1.
Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda
ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.
2.
Bu süreler;
a)
İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı,
b)
Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından
doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ
yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan
vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı
ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının
idareye geldiği;
Tarihi
izleyen günden başlar.
3.
Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim
yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini
izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar.
4.
İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren
başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya
uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin
iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.
Sürelerle
ilgili genel esaslar

İddianın doğru olmadığının tespiti halinde doçentlik değerlendirme süreci kaldığı yerden devam eder.

Sık Sorulan Sorular

Doçentlik başvurusunda sahtecilik etik ihlali nedir?

YÖK Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8/1-b maddesi uyarınca sahtecilik; araştırmaya dayanmayan veriler üretmek, sunulan veya yayınlanan eseri gerçek olmayan verilere dayandırarak düzenlemek ya da değiştirmek, bunları rapor etmek veya yayımlamak ve yapılmamış bir araştırmayı yapılmış gibi göstermektir.

Yanlış etik kurul onayı kullanmak sahtecilik sayılır mı?

Danıştay 8. Dairesi, E. 2017/3800, K. 2021/5855 sayılı kararında; bir adayın makalesi için etik kurul onayı alınmadığını ve adayın bu durumu savunmasında bizzat kabul ettiğini saptamıştır. Yayınlandığı dergiye ait olmayan başka bir onay numarasının kullanılması suretiyle derginin yanıltılması sahtecilik etik ihlali olarak nitelendirilmiştir. Adayın savunmasındaki ikrar bu tespitte belirleyici bir unsur olarak öne çıkmıştır.

Etik ihlal tespiti doçentlik başvurusunu nasıl etkiler?

Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nin 7/6. maddesi uyarınca etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday doçentlik sınavı başvurusunda başarısız sayılır. Adayın idari, cezai ve hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümler saklı kalmakta; ayrıca Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı aynı Yönetmelik'in 7/7. maddesi uyarınca adayın bağlı olduğu kuruma gerekli disiplin işlemlerinin başlatılması için bilgi vermektedir.

Sahte imza iddiası etik ihlal soruşturmasında nasıl değerlendirilir?

Danıştay 8. Dairesi, E. 2016/6951, K. 2020/4457 sayılı kararına göre sahte imza ve sahte e-posta hesabı iddiaları adli konular kapsamında olsa dahi idare bu iddiaları araştırmak zorundadır. Araştırma kapsamında adayın e-posta adresini kullanan bilgisayarın IP adresinin ilgili kurumdan temini ve yayın hakları devir formunun uzman bilirkişilerce incelenmesi gerekmektedir; bu adımlar atılmadan tesis edilen işlem hukuka aykırı sayılır.

Etik kurul kararına karşı hangi yola başvurulabilir?

Etik kurul veya YÖK kararına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7/1. maddesi uyarınca özel kanunda farklı bir süre belirlenmemişse idare mahkemesinde dava açma süresi altmış gündür.

İntihal de sahtecilik sayılır mı?

İntihal, başkasına ait çalışmayı kendi eseriymiş gibi sunmak olup sahtecilikten bağımsız bir etik ihlal kategorisi olarak değerlendirilmektedir. Başvuru sürecinde gerçeğe aykırı beyan niteliği taşıdığı durumlarda sahtecilikle kesişen bir boyutu bulunmakla birlikte etik kurullar her iki ihlali ayrı başlıklar altında ele almaktadır.

Doçentlik sürecinde sahtecilik ceza davasına konu olabilir mi?

Fiilin niteliğine bağlı olarak etik ihlal dosyası ceza yargılamasına taşınabilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesi resmi belgede sahtecilik suçunu düzenlemekte; birinci fıkra iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Suçun kamu görevlisi sıfatıyla işlenmesi halinde ceza üç ila sekiz yıla yükselmekte, belgenin kanun hükmü gereği geçerli sayılan nitelikli bir belge olması durumunda ise ceza yarı oranında artırılmaktadır. Bir akademisyenin 204/2. madde kapsamında kamu görevlisi sayılıp sayılmayacağı somut olayın koşullarına göre ayrıca değerlendirilmesi gereken bir meseledir.

Dayanaksız etik ihlal şikâyeti yapmanın bir yaptırımı var mı?

YÖK Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8. maddesi uyarınca tamamen dayanaksız, yersiz ve kasıtlı etik ihlali suçlamasında bulunmak başlı başına bir etik ihlal sayılmaktadır. Bu hüküm şikâyette bulunan taraf açısından da bağımsız bir yaptırım riski doğurmaktadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu