Haksız Yazarlık Etik İhlali ve İtiraz Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
Haksız Yazarlık Etik İhlali ve İtiraz Yolları

Haksız yazarlık; aktif katkısı olmayan kişiyi yazarlar arasına almak, aktif katkısı olanı almamak, yazar sırasını gerekçesiz ve uygun olmayan biçimde değiştirmek, katkısı olanın adını yayım sırasında ya da sonraki baskılarda çıkarmak veya katkısı olmadığı halde nüfuz kullanarak adını yazdırmaktır. Doçentlik yönünden, bu nitelikte bir etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday ilgili yönetmelik hükmü uyarınca doçentlik başvurusunda başarısız sayılır; idari, cezai ve hukuki sorumluluk hükümleri saklıdır.

Danıştay 8. Daire, E. 2016/8077, K. 2020/4219Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2016/8077 E.  ,  2020/4219 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2016/8077 Karar No : 2020/4219 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : … Başkanlığı – …/… Vekili : Av. … – (Aynı adreste) Karşı Taraf (Davacı) : … Vekili : Av. … İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E: … , K: … sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : İstemin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava, … Üniversitesi Fen Fakültesi … Bölümü öğretim üyesi olan davacının, … Üniversitesi … Enstitüsü öğretim üyesi olan …'in 2011 Ekim döneminde … temel alanındaki doçentlik başvuru dosyasında kullanmış olduğu ''…'' adlı makalenin yayınında, yayın etiğine aykırı eylemde bulunduğundan bahisle Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8/e maddesi uyarınca haksız yazarlık yaptığına karar verilmesine ilişkin Yükseköğretim Kurulu Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu'nun … tarihli işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, dava konusu olayda, etik ihlaline konu edilen makale ve …'in doktora tezini de kapsayan TÜBİTAK projesinin çok araştırıcılı bir proje olduğu, projenin iki ana kısımdan oluştuğu, …'in yanında … ve …'nun da projeye yardımcı araştırıcı olarak yazıldığı, …'in doktora tezini de kapsayan projenin başvuru aşamasında çok araştırıcılı olarak belirlendiği, proje yürütücüsünün davacı olduğu, …'in % 40; …'in % 30; …'nun ise % 30 oranında projeye katkı sağlayacağı varsayımı ile proje başlangıç dokümanları hazırlanarak bu hali ile TÜBİTAK tarafından kabul edildiği, ancak projenin başladığı süreçte …'in … Üniversitesi'ne, …'nun ise … Üniversitesi'ne atanmaları nedeni ile deneysel süreçte öngörülen katkıyı sağlayamamaları nedeni ile projenin birinci aşama deneysel çalışmalarını oluşturan ve etik ihlaline konu edilen makalenin tüm deneysel içeriğini kapsayan çalışmaların sorumluluğu olan toplam projenin % 60'lık kısmının proje yürütücüsü olan davacı ve proje yöneticisi olan davacının verdiği karar doğrultusunda … tarafından üstlenildiği, projenin yürütüldüğü süreçte …'in ve …'nun öngörülen deneysel çalışmalara katılmadığı, makalede yapılan tüm deneysel çalışmaların ve üretilen verilerin proje yürütücüsü olan davacı ile … tarafından gerçekleştirildiğinin orijinal laboratuar kayıtlarından anlaşıldığı, projenin devam ettiği dönemde yurt dışında sunulan ve II. ara raporla birlikte TÜBİTAK'a teslim edilen bildiri ve nihai raporda …'in adının bulunduğu göz önüne alındığında bu kişinin söz konusu projeye katkısının bulunduğunun anlaşıldığı, ''…'' adlı makalenin doktora tezi makalesi değil proje makalesi olduğu, bu makalenin …'in doktora tezi ile hangi noktalarda benzer olduğunun somut ve net olarak ortaya konulamadığının görüldüğü, … Üniversitesi Fen Fakültesi … Bölümü öğretim üyesi olan davacının; … Üniversitesi … Enstitüsü öğretim üyesi olan …'in 2011 Ekim döneminde biyoloji temel alanındaki doçentlik başvuru dosyasında kullanmış olduğu makalenin yayınında, haksız yazarlık yoluyla etik ihlalinde bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 1. maddesinde, bu düzenlemenin amacının, bu yönerge kapsamına giren her tür bilimsel araştırma, çalışma, yayın ve etkinliklerde uyulması gereken bilim etiği kurallarını ve Yükseköğretim Kurulu bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının görev, yetki, sorumluluk ve çalışma usullerini belirlemek, devlet üniversiteleri veya vakıf üniversitelerinin kendi bünyelerinde oluşturacakları bilimsel araştırma ve yayın etiği kurulları ile alt kurulların uyacakları ilkeleri tespit etmek olduğu, 2. maddesinde, bu Yönergenin, a) Devlet üniversiteleri veya vakıf üniversiteleri mensuplarınca yapılan veya üniversite ile ilişkisine bakılmaksızın, kişilerce yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca doçentlik veya profesörlük unvanının elde edilmesi aşamasında ve sonrasında yapılan her tür bilimsel araştırma ve çalışmalar ile gerçekleştirilen bilimsel etkinlikler, desteklenen ve/veya yürütülen bilimsel araştırma-geliştirme projeleriyle ilgili araştırma etiği konularını, b) Yüksek lisans veya doktora öğrenciliği sırasında yapılan tez ve bilimsel yayınlar ile yürütülen bilimsel araştırma-geliştirme projeleriyle ilgili araştırma etiği konularını, c) Devlet üniversiteleri veya vakıf üniversiteleri mensuplarınca yurtiçinde ve yurtdışında her çeşit basın, görsel ve işitsel yayın organlarında yayımlanan ya da yayımlanmak üzere gönderilmiş olan her tür yayınla ilgili yayın etiği sorunlarını, ç) Devlet üniversiteleri veya vakıf üniversiteleri mensuplarınca biyomedikal araştırmalarda kullanılacak deneklerde ve ekoloji ile ilgili çalışmalarda yapılan etik ihlallerini kapsayacağı, 8. maddesinde, Bilim araştırma ve yayın etiğine aykırı eylemlerin şunlar olduğu belirtilerek,…e) Haksız yazarlığın: Aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dâhil etmek, aktif katkısı olan kişileri yazarlar arasına dâhil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan bir biçimde değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini yayım sırasında veya sonraki baskılarda eserden çıkarmak, aktif katkısı olmadığı halde nüfuzunu kullanarak ismini yazarlar arasına dâhil ettirmek olduğu, 14. maddesinde, intihal ve sahtecilik şeklindeki etik ihlallerinde inceleme başlatılmasının herhangi bir süre sınırlamasına tabi olmadığı, ancak bunların haricindeki etik ihlallerinde eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra etik inceleme yapılamayacağı, intihal ve sahtecilik haricindeki diğer etik ihlallerinde, etik ihlal teşkil eden eylemin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde etik inceleme başlatılmaması halinde etik ihlal iddiasının incelenemeyeceği kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin göndermede bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266. maddesinde; çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, mahkemenin, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, … Üniversitesi … Enstitüsü öğretim üyesi olan ve 2011 Ekim döneminde … temel alanından doçentlik sınavı için Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'na başvuran …'e ait dosya, yükseköğretim disiplin mevzuatı hükümleri uyarınca incelenmek üzere Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı yazısı ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na gönderildiği, Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etik Kurulu Yönergesi kapsamında Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu'na dosyanın sunulması üzerine, yapılan incelemeler ve alınan bilirkişi raporları neticesinde, … kodlu, ''…'' adlı makalenin TÜBİTAK tarafından desteklenen … kodlu projeden üretildiği, … (…)'in projede görev almadığı, ilgili yayının …'in doktora teziyle benzerlik gösterdiği tespit edilerek Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8/e maddesi uyarınca Yükseköğretim Kurulu Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu'nun … tarih ve … sayılı işlemi ile …'in haksız yazarlık yaptığına karar verildiği, bunun üzerine TÜBİTAK tarafından desteklenen … kodlu projenin yürütücüsü ve … Üniversitesi Fen Fakültesi … Bölümü öğretim üyesi olan davacının, … Üniversitesi … Enstitüsü öğretim üyesi olan …'in 2011 Ekim döneminde … temel alanındaki doçentlik başvuru dosyasında kullanmış olduğu makalenin yayınında, yayın etiğine aykırı eylemde bulunduğundan bahisle Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8/e maddesi uyarınca Yükseköğretim Kurulu Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu'nun … tarih ve … sayılı işlemi ile haksız yazarlık yaptığına karar verildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Yükseköğretim Kurulu Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu tarafından … kodlu, ''…'' adlı makalenin yayını konusunda haksız yazarlık yaptığına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işleme ilişkin olarak her ne kadar Mahkeme tarafından yukarıda zikredilen gerekçelerle makalenin yayınında davacının haksız yazarlık yoluyla etik ihlalde bulunmadığına karar verilmiş ise de; davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemin, davalı idare tarafından fen ve mühendislik alanında görev yapan bilirkişilerden konu ilgili olarak rapor alınmak ve yine aynı alanda uzman kişilerin görüşlerine başvurulmak suretiyle tesis edildiği, görüşleri alınanlardan bir kısmının söz konusu makalede davacı ile ilgili etik sorunun olduğunu belirten görüşlerin bulunduğu görülmektedir. Öte yandan, dava konusu işlemin tesis edilme sebebi olan makalenin yayınında haksız yazarlık yoluyla etik ihlalde bulunma hususunda, Mahkeme kararında dava konusu olayda, etik ihlaline konu edilen makale ve …'in doktora tezini de kapsayan TÜBİTAK projesinin çok araştırıcılı bir proje olduğu, toplam projenin % 60'lık kısmının proje yürütücüsü olan davacı ve proje yöneticisi olan davacının verdiği karar doğrultusunda … tarafından üstlenildiği, makalede yapılan tüm deneysel çalışmaların ve üretilen verilerin proje yürütücüsü olan davacı ile … tarafından gerçekleştirildiği, TÜBİTAK'a teslim edilen bildiride ve nihai raporda …'in adının bulunduğu, bu nedenle …'in söz konusu projeye katkısının bulunduğunun anlaşıldığı, bu makalenin doktora tezi makalesi değil proje makalesi olduğu, …'in doktora tezi ile hangi noktalarda benzer olduğunun somut ve net olarak ortaya konulamadığı belirtilmiş ise de, söze konu makaleye ilişkin olarak yukarıda Mahkeme tarafından yapılan niteledirmelerin hukuk dışında, teknik bilgiyi gerektirdiği, etik ihlale konu makalenin yayınında haksız yazarlık yoluyla etik ihlalde bulunma hususunun hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, Yükseköğretim Kurulu Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu tarafından … kodlu, ''…'' adlı makalenin yayını konusunda haksız yazarlık yaptığına ilişkin olarak davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemle ilgili Mahkeme tarafından uyuşmazlığın çözümü amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılması, bilirkişilerce düzenlenecek raporun yanısıra taraf iddiaları da göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; … İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 08/10/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Danıştay 8. Daire, E. 2016/8159, K. 2020/4218Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2016/8159 E.  ,  2020/4218 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2016/8159 Karar No : 2020/4218 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : … Kurulu Başkanlığı …/… Vekili : Av. … – (Aynı adreste) Karşı Taraf (Davacı) : … Vekili : Av. … İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E: … , K: … sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : İstemin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava, … Üniversitesi … Enstitüsü öğretim üyesi olan ve … Ekim döneminde … temel alanından doçentlik sınavı için Üniversitelerarası …'na başvuran davacının, … kodlu, '' … '' adlı makalede yayın etiğine aykırı eylemde bulunduğundan bahisle Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8/e maddesi uyarınca haksız yazarlık yaptığına karar verilmesine ilişkin Yükseköğretim Kurulu Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu'nun … tarihli işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, dava konusu olayda, etik ihlaline konu edilen makale ve …'in doktora tezini de kapsayan TÜBİTAK projesinin çok araştırıcılı bir proje olduğu, projenin iki ana kısımdan oluştuğu, …'in yanında … ve …'nun da projeye yardımcı araştırıcı olarak yazıldığı, …'in doktora tezini de kapsayan projenin başvuru aşamasında çok araştırıcılı olarak belirlendiği, proje yürütücüsü ve yöneticisinin … olduğu, …'in % 40; …'in % 30; …'nun ise % 30 oranında projeye katkı sağlayacağı varsayımı ile proje başlangıç dokümanları hazırlanarak bu hali ile TÜBİTAK tarafından kabul edildiği, ancak projenin başladığı süreçte …'in … Üniversitesi'ne, …'nun ise …Üniversitesi'ne atanmaları nedeni ile deneysel süreçte öngörülen katkıyı sağlayamamaları nedeni ile projenin birinci aşama deneysel çalışmalarını oluşturan ve etik ihlaline konu edilen makalenin tüm deneysel içeriğini kapsayan çalışmaların sorumluluğu olan toplam projenin % 60'lık kısmının …'in verdiği karar doğrultusunda davacı tarafından üstlenildiği, projenin yürütüldüğü süreçte …'in ve …'nun öngörülen deneysel çalışmalara katılmadığı, makalede yapılan tüm deneysel çalışmaların ve üretilen verilerin proje yürütücüsü olan … ile davacı tarafından gerçekleştirildiğinin orijinal laboratuar kayıtlarından anlaşıldığı, projenin devam ettiği dönemde yurt dışında sunulan ve II. ara raporla birlikte TÜBİTAK'a teslim edilen bildiri ve nihai raporda davacının adının bulunduğu göz önüne alındığında davacının söz konusu projeye katkısının bulunduğunun anlaşıldığı, ''… '' adlı makalenin doktora tezi makalesi değil proje makalesi olduğu, bu makalenin …'in doktora tezi ile hangi noktalarda benzer olduğunun somut ve net olarak ortaya konulamadığının görüldüğü, bu nedenle …Üniversitesi … Fakültesi … Enstitüsü öğretim üyesi olan davacının haksız yazarlık yapmadığı sonucuna varıldığından dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 1. maddesinde, bu düzenlemenin amacının, bu yönerge kapsamına giren her tür bilimsel araştırma, çalışma, yayın ve etkinliklerde uyulması gereken bilim etiği kurallarını ve Yükseköğretim Kurulu bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının görev, yetki, sorumluluk ve çalışma usullerini belirlemek, devlet üniversiteleri veya vakıf üniversitelerinin kendi bünyelerinde oluşturacakları bilimsel araştırma ve yayın etiği kurulları ile alt kurulların uyacakları ilkeleri tespit etmek olduğu, 2. maddesinde, bu yönergenin, a) Devlet üniversiteleri veya vakıf üniversiteleri mensuplarınca yapılan veya üniversite ile ilişkisine bakılmaksızın, kişilerce yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca doçentlik veya profesörlük unvanının elde edilmesi aşamasında ve sonrasında yapılan her tür bilimsel araştırma ve çalışmalar ile gerçekleştirilen bilimsel etkinlikler, desteklenen ve/veya yürütülen bilimsel araştırma-geliştirme projeleriyle ilgili araştırma etiği konularını, b) Yüksek lisans veya doktora öğrenciliği sırasında yapılan tez ve bilimsel yayınlar ile yürütülen bilimsel araştırma-geliştirme projeleriyle ilgili araştırma etiği konularını, c) Devlet üniversiteleri veya vakıf üniversiteleri mensuplarınca yurtiçinde ve yurtdışında her çeşit basın, görsel ve işitsel yayın organlarında yayımlanan ya da yayımlanmak üzere gönderilmiş olan her tür yayınla ilgili yayın etiği sorunlarını, ç) Devlet üniversiteleri veya vakıf üniversiteleri mensuplarınca biyomedikal araştırmalarda kullanılacak deneklerde ve ekoloji ile ilgili çalışmalarda yapılan etik ihlallerini kapsayacağı, 8. maddesinde, Bilim araştırma ve yayın etiğine aykırı eylemlerin şunlar olduğu belirtilerek,…e) Haksız yazarlığın: Aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dâhil etmek, aktif katkısı olan kişileri yazarlar arasına dâhil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan bir biçimde değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini yayım sırasında veya sonraki baskılarda eserden çıkarmak, aktif katkısı olmadığı halde nüfuzunu kullanarak ismini yazarlar arasına dâhil ettirmek olduğu, 14. maddesinde, intihal ve sahtecilik şeklindeki etik ihlallerinde inceleme başlatılmasının herhangi bir süre sınırlamasına tabi olmadığı, ancak bunların haricindeki etik ihlallerinde eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra etik inceleme yapılamayacağı, intihal ve sahtecilik haricindeki diğer etik ihlallerinde, etik ihlal teşkil eden eylemin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde etik inceleme başlatılmaması halinde etik ihlal iddiasının incelenemeyeceği kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin göndermede bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun "Bilirkişiye başvurulmasını gerektiren hâller" başlıklı 266. maddesinde; çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, mahkemenin, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, … Üniversitesi … Enstitüsü öğretim üyesi olan ve … Ekim döneminde … temel alanından doçentlik sınavı için Üniversitelerarası …'na başvuran davacıya ait dosya, yükseköğretim disiplin mevzuatı hükümleri uyarınca incelenmek üzere Üniversitelerarası …'nın … tarih ve … sayılı yazısı ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na gönderildiği, Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etik Kurulu Yönergesi kapsamında Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu'na dosyanın sunulması üzerine, yapılan incelemeler ve alınan bilirkişi raporları neticesinde, … kodlu, ''…'' adlı makalenin TÜBİTAK tarafından desteklenen … kodlu projeden üretildiği, davacının projede görev almadığı, ilgili yayının …'in doktora teziyle benzerlik gösterdiği tespit edilerek Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8/e maddesi uyarınca Yükseköğretim Kurulu Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu'nun … tarih ve … sayılı işlemi ile davacının haksız yazarlık yaptığına karar verildiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Yükseköğretim Kurulu Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu tarafından … , '' … '' adlı makalenin yayını konusunda haksız yazarlık yaptığına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işleme ilişkin olarak her ne kadar Mahkeme tarafından yukarıda zikredilen gerekçelerle makalenin yayınında davacının haksız yazarlık yoluyla etik ihlalde bulunmadığına karar verilmiş ise de; davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemin, davalı idare tarafından fen ve mühendislik alanında görev yapan bilirkişilerden konu ilgili olarak rapor alınmak suretiyle tesis edildiği, görüşleri alınanlardan bir kısmının söz konusu makalede davacı ile ilgili etik sorunun olduğunu belirten görüşlerin bulunduğu görülmektedir. Öte yandan, dava konusu işlemin tesis edilme sebebi olan makalenin yayınında haksız yazarlık yoluyla etik ihlalde bulunma hususunda, Mahkeme kararında dava konusu olayda, etik ihlaline konu edilen makale ve …'in doktora tezini de kapsayan TÜBİTAK projesinin çok araştırıcılı bir proje olduğu, toplam projenin % 60'lık kısmının proje yürütücüsü ve yöneticisi olan …'in verdiği karar doğrultusunda davacı tarafından üstlenildiği, makalede yapılan tüm deneysel çalışmaların ve üretilen verilerin proje yürütücüsü olan … ve davacı tarafından gerçekleştirildiği, TÜBİTAK'a teslim edilen bildiride ve nihai raporda davacının adının bulunduğu, bu nedenle davacının söz konusu projeye katkısının bulunduğunun anlaşıldığı, bu makalenin doktora tezi makalesi değil proje makalesi olduğu, …'in doktora tezi ile hangi noktalarda benzer olduğunun somut ve net olarak ortaya konulamadığı belirtilmiş ise de, davacının proje sürecine ve etik ihlale konu makale sürecine dahil olup olmadığı, dahil oldu ise katkısının ne oranda olduğu, etik ihlale konu makalenin doktora tezi mi yoksa proje makalesi mi olduğu, bu makalenin …'in doktora tezi ile benzerliğinin bulunup bulunmadığı konularının ve söze konu makaleye ilişkin olarak yukarıda Mahkeme tarafından yapılan niteledirmelerin açıklığa kavuşturulmasının hukuk dışında, teknik bilgiyi gerektirdiği, etik ihlale konu makalenin yayınında haksız yazarlık yoluyla etik ihlalde bulunma hususunun hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, Yükseköğretim Kurulu Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu tarafından … kodlu, '' … '' adlı makalenin yayını konusunda haksız yazarlık yaptığına ilişkin olarak davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemle ilgili Mahkeme tarafından uyuşmazlığın çözümü amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılması, bilirkişiler tarafından düzenlenecek rapor ile taraf iddiaları da göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; … İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 08/10/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Danıştay 8. Daire, E. 2018/5025, K. 2022/3932Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2018/5025 E.  ,  2022/3932 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2018/5025 Karar No : 2022/3932 DAVACI : … VEKİLİ : Av. … DAVALILAR : 1- … Başkanlığı VEKİLİ : Av. … 2- … Kurul Başkanlığı VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU : 1. … Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri Anabilim Dalında uzmanlığını yapan davacı tarafından, 2016 yılı Nisan ayı doçentlik başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede, haksız yazarlık eylemini gerçekleştirdiğinden bahisle doçentlik başvurusunda başarısız sayılmasına ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın … tarihli … sayılı işlemi ile, 2. İşlemin dayanağı olan Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 4. maddesinin (e) bendinde yer alan 'Haksız yazarlık: Aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dâhil etmek veya olan kişileri dâhil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan bir biçimde değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini sonraki baskılarda eserden çıkartmak, aktif katkısı olmadığı halde nüfuzunu kullanarak ismini yazarlar arasına dâhil ettirmek' hükmü ve Doçentlik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrasında yer alan 'Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında yapılacak inceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday, doçentlik değerlendirme başvurusunda başarısız sayılır. Adayın idarî, cezaî ve hukukî sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır.' hükümlerinin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı tarafından hakkında yürütülen soruşturmada, kendisinden eserinde birinci yazar olmaması üzerinden savunmasının alındığı ancak Yayın ve Etik Komisyonunca yazar isminin çıkarılması ve iki yeni yazar isminin eklenmesi ile isim sıralarının değiştirilmesi nedenleriyle doçentlik başvurusunun reddine karar verildiği, doçentlik dosyasında bulunan bir poster bildiride ikinci yazar olması ve başvuru dosyasında bulunmayan 2011 yılında yapılan bir poster bildiride yazar olarak adının geçmemesinden yola çıkarak özgün çalışması olan makalede birinci yazar olarak isim hakkı olmadığı haksız yazarlık yaptığından bahisle jüri üyelerinden birinin şikayetiyle etik ihlalde bulunduğu iddiasıyla başvuruda bulunması üzerine başarısız sayıldığı, 2547 sayılı Kanun'da haksız yazarlık ile ilgili düzenleme yapılmadan dava konusu yönetmelik ve yönerge ile kural getirilmesinin hukuka aykırı olduğu, hangi eylemlerin haksız yazarlık olduğu belirlenmeden ucu açık bir şekilde genel bir hükümle akademik yeterliliğini almış olduğu, hakkında şikayette bulunan jüri üyesi dışında diğer jüri üyelerinden etik ihlalde bulunduğu iddiasıyla doçentlik unvanı almasını engelleyen bir durumun mevcut olmadığı, poster bildirisinin yayın haline getirilmesinde yeni yazarların eklenebileceği, bildirinin hazırlanmasındaki katkısının değişebileceği, ayrıca etik ihlalde bulunduğunu ileri süren jürinin bunu süresi içinde yapmadığından yukarıda belirtilen düzenleyici işlemler ile bireysel işlemin iptali ile gerektiği ileri sürülmektedir. DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI : Davalı … Kurulu'nun Savunması: Doçentlik aşamasındaki etik ihlalleri incelemelerinin Üniversitelerarası kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesine göre yapıldığı, davacı hakkındaki komisyon kararında da bahsi geçen Yönergenin Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi olduğu, her iki yönergede de haksız yazarlık tanımının yapıldığı, davacı tarafından dava konusu edilen Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiğine Aykırı Eylemler başlıklı 4. maddesinin (e) bendinde yer alan 'Haksız yazarlık tanımının iptali istemekte menfaati bulunmadığı, davacı hakkındaki işlemin Üniversitelerarası kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi uyarınca yapıldığı, ayrıca 2547 sayılı Kanunda da haksız yazarlığın tanımının yapıldığı, Yönergenin kanunun amir hükmüne uygun düzenlendiği, bir düzenleyici işlemin yanlış, eksik uygulanması o düzenleyici işlemin hukuka aykırı olduğunu anlamını gelmediği, davacının dava konusu ettiği 01.06.2018 tarihli işlemi kendilerinin tesis etmedikleri ve bu hususta ilk derece mahkemesinde açılmış bir dava olduğu, anılan mahkemede verilen ara kararla hasım mevkiinden çıkarılmalarına karar verildiği, dava ile ilgili belgelerin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığından istendiğini kendilerinde bilgi belge bulunmadığı belirtilerek yukarıda belirtilen düzenleyici işlemler ile bireysel işlemin iptali ile yürütmesinin durdurulmasının reddi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı Üniversitelerarası Kurul'un Savunması : Usule ilişkin olarak, davacının 2016 yılı nisan dönemindeki girdiği doçentlik sınavında eserlerin incelenmesi aşamasında başarısız olmasına ilişkin … tarihli … sayılı Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı işleminin iptali istemiyle … İdare Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyası ile dava açtığından, tarafları konusu aynı olan bu davada derdestlik olduğu, bu itiraz kabul edilmezse bu işlemin Danıştay'da ilk derece mahkemesi olarak bakılacak davalar arasında yer almadığı, davanın süresinde açılmadığı, Doçentlik Yönetmeliğini davalı YÖK'ün hazırladığını ve kendilerinin bu davada hasım olamayacakları ileri sürülmüştür. Esasa ilişkin olarak ise, davacının doçentlik jürisinde yer alan bir profosörün davacının etik ihlalde bulunduğundan bahisle yaptığı şikayet üzerine Üniversitelerarası Kurul Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu tarafından iddialarla ilgili uzman görüşü alınmasına karar verildiği, üç profesörden görüş alınmış. Biri haksız yazarlık iddiasında bulunulabileceği kanaatinde olduğu, yapılan değerlendirmede, davacının çalışmada ilk isim olması ve eserin makaleye dönüştürülmesindeki katkısı ve araştırma yürütücüsü tarafından eserdeki katkılarının belirtilerek onaylanması üzerine davacının haksız yazarlığı bulunmadığı kanaati oluştuğunu, diğer uzman görüşü ise davacının savunması komisyonca hakl bulunsa dahi araştırmanın uzmanlık öncesi planladığı itirafından dolayı Sağlık Bilimleri Temel Alanı Başvuru Koşulları aday başvuru yeterliliğini karşılamadığı görüşünü verdiği, son uzman görüşü de adayın haksız yazarlık yapmadığına kanaat getirmişse de Üniversitelerarası Kurul Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu'nun tüm yapılan incelemeler dikkate alınarak davacının etik ihlalde bulunduğu sonucuna varıldığından dava konusu 01.06.2018 tarihli işlemin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davacının doçentlik başvurusunda başarısız sayılmasına ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın … tarihli … sayılı işleminin iptali istemiyle daha önceden ilk derece mahkemesinde açılmış davanın kesinleştiği görüldüğünden kesin hüküm nedeniyle dava konusu işlem hakkında karar verilmesine olmadığı, davacı tarafından kendisine uygulanmayan Yükseköğretim Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı oturumuyla kabul edilen Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinin haksız yazarlığa ilişkin 4. Maddesinin (e) bendini dava konusu etmiş olduğundan davanın bu kısmı yönünden süre aşımı nedeniyle reddi, Doçentlik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrası yönünden ise hukuka, hizmet gereklerine, üst hukuk normlarına aykırılık ve iptali gerektirecek bir husus bulunmadığından davanın bu kısmı yönünden esastan reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : … Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatri Anabilim Dalında uzmanlığını yapan davacı tarafından, 2016 yılı Nisan ayı doçentlik başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede, haksız yazarlık eylemini gerçekleştirdiğinden bahisle doçentlik başvurusunda başarısız sayılmasına ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın 01.06.2018 tarihli 3973 sayılı işlemi ile dayanağı olan Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 4. maddesinin (e) bendinde yer alan 'Haksız yazarlık: Aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dâhil etmek veya olan kişileri dâhil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan bir biçimde değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini sonraki baskılarda eserden çıkartmak, aktif katkısı olmadığı halde nüfuzunu kullanarak ismini yazarlar arasına dâhil ettirmek' hükmü ile Doçentlik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrasında yer alan 'Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında yapılacak inceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday, doçentlik değerlendirme başvurusunda başarısız sayılır. Adayın idarî, cezaî ve hukukî sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır.' hükmünün iptali istenilmektedir. Davacının doçentlik başvurusunda başarısız sayılmasına ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın 01.06.2018 tarihli 3973 sayılı işleminin iptali istemiyle daha önceden ilk derece mahkemesinde açılmış bir dava olduğundan bireysel işlemin derdestlik nedeniyle reddine, doçentlik aşamasındaki etik ihlalleri incelemelerinin Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi uyarınca yapıldığı ve ayrıca mezkur işlemde bahsedilen yönergenin, Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi olduğu için kendisine uygulanmayan yönergeyi dava konusu etmiş olduğundan bu kısım için davacının menfaati bulunmadığından reddine, Doçentlik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrasında ise hukuka hizmet gereklerine, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununa aykırılık ve iptali gerektirecek bir husus bulunmadığı anlaşıldığından davanın bu kısmının da esastan reddine karar verilmesi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 08/06/2022 tarihinde, davacı vekili Av. …'nun ve davalı … Kurulu Başkanlığı vekili Av. … ile davalı … Kurul Başkanlığı vekili Av. …'ın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY Davacı Nisan 2016 döneminde 1076 kodlu Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları bilim alanından doçentlik sınavına müracaat ettiği ve jüri Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nin "Sınav jürisinin Oluşturulması" başlıklı 5. maddesinde öngörülen hükümler doğrultusunda 5 asıl ve 2 yedek üyeden oluşturulduğu, Üniversitelerarası Kurul kararı ile oluşturulan jüriler yönetmelik gereği adaylara bildirildiği, Yönetmeliğin 4. maddesinin 6. fıkrası uyarınca adaylar Üniversitelerarası Kurul tarafından kendilerine yazılı olarak bildirilen tarihe kadar akademik çalışmalarıyla ilgili tüm eserlerini asıl ve yedek jüri üyelerine göndermek ve bunu belgelemekle yükümlü olduklarının bildirildiği, davacı da Üniversitelerarası Kurul tarafından kendisine bildirilen asıl ve yedek jüri üyelerine eserlerini teslim ettiği jüri üyelerince yönetmelik hükümleri doğrultusunda davacının yayınlarının incelediği jüri üyelerinden Prof. Dr. … tarafından düzenlenen eser inceleme raporunda davacının yayınlarında etik ihlali tespit edildiği, Nisan 2016 döneminde 1076 kodlu Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları bilim alanından doçentlik sınavına başvuran davacıya ait dosya Doçentlik Yönetmeliği'nin 7. maddesi uyarınca incelenmek üzere … tarih ve … sayılı yazı ile Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonuna gönderildiği, Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi gereğince Üniversitelerarası Kurul Başkanlığınca oluşturulan Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu tarafından davacı hakkında inceleme başlatılmasına ve iddialarla ilgili uzman görüşü alınmasına karar verildiği, uzman görüşü doğrultusunda Üniversitelerarası Kurul Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonunun … tarihli ve … sayılı toplantısında davacının haksız yazarlık fiili işlediğine oybirliğiyle karar verilmesi üzerine Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın … tarihli … sayılı kararıyla doçentlik başvurusunda başarısız sayılmasına karar verilmiştir. Davacının haksız yazarlık eylemini gerçekleştirdiğinden bahisle doçentlik başvurusunda başarısız sayılmasına ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın … tarihli … sayılı işlemi yönünden; Bir yargı kararı, yasalarda belirlenen usullere uygun olarak verildikten, itiraz ya da yasa yollarından geçerek veya bunlara ilişkin başvuru süreleri sona ererek kesinleştikten sonra değişmez bir nitelik kazanır. Yargı kararlarının bu değişmezlik kuvvet ve niteliğine “kesin hüküm” denilmektedir. [TELLİ S. Tekin, “İdari Yargıda Kesin Hüküm”, İdare Hukuku ve İdari Yargı ile İlgili İncelemeler I, Ankara 1976, s. 103]. Yargı yerlerinin bu şekilde verdiği kararlar kesin hüküm halini alınca, hukuksal gerçek olarak kabul edilir. Kararı veren mahkeme de dahil olmak üzere hiçbir merci kural olarak (yargılamanın yenilenmesi hariç) bu karara dokunamaz. Bu durum hukuki barışın ve yargıya güvenin amaçlanmasının bir sonucudur. Kesin hükümler, yargılamanın iadesi yoluyla ortadan kaldırılmadıkça tarafları bakımından varlığını ve hukuki sonuçlarını muhafaza eder. Bu yön kamu düzenine taalluk edip resen dikkate alınması gereken bir husustur. [GÖZÜBÜYÜK A. Şeref/TAN Turgut, İdare Hukuku C. II, İdari Yargılama Hukuku, Ankara 1999, s. 1082]. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 303. maddesinin fıkrasında, "Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir;" 2. fıkrasında, Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder." kuralına yer verilmiştir. Davacı tarafından, doçentlik başvurusunda başarısız sayılmasına ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın … tarihli … sayılı işleminin iptali istemiyle 07.09.2018 tarihinde açılan işbu davadan önce, … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasına 03.09.2018 tarihinde dava açıldığı, söz konusu ilk derece Mahkemesinin … tarih ve K:… sayılı kararıyla işlemin iptaline karar verildiği, kararın davalı Üniversitelerarası Kurul tarafından istinaf edilmesi üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin 09.12.2020 tarih ve E2020/2798, K:2020/3056 sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verildiği görülmektedir Bu nedenle, davanın kesin hüküm nedeniyle Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın 01.06.2018 tarihli 3973 sayılı işlemi hakkında karar verilmesine olanak bulunmamaktadır. Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 4. maddesinin (e) bendi yönünden; Yükseköğretim Genel Kurulunun 10.11.2016 tarih ve 23 sayılı oturumuyla kabul edilen Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 4. maddesinin (e) bendinde; "Haksız yazarlık: Aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dâhil etmek veya olan kişileri dâhil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan bir biçimde değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini sonraki baskılarda eserden çıkartmak, aktif katkısı olmadığı halde nüfuzunu kullanarak ismini yazarlar arasına dâhil ettirmek" kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlığını taşıyan 14. maddesinin 3/e bendinde, dilekçelerin süre aşımı yönünden inceleneceği; 6. fıkrasında ilk incelemeye ilişkin hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; ''İlk inceleme üzerine verilecek karar'' başlığını taşıyan 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı yönünden yapılan incelemede Kanuna aykırılık görülürse davanın reddine karar verileceği hususları hüküm altına alınmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde; "1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. … 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne yer verilmiştir. Olayda; dava konusu edilen Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın 01.06.2018 tarih ve 3973 sayılı işleminin, doçentlik aşamasındaki etik ihlallerin incelenmesi sürecinin hukuki dayanağı olan Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesine göre tesis edildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından kendisine uygulanmayan Yükseköğretim Genel Kurulunun 10.11.2016 tarih ve 23 sayılı oturumuyla kabul edilen Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinin haksız yazarlığa ilişkin 4. maddesinin (e) bendini dava konusu etmiş olduğundan, dava konusu edilen 10.11.2016 tarihli Yönergeye karşı altmış gün içinde dava açılmadığı görülmektedir. Bu durumda; davanın bu kısmı yönünden süre aşımı nedeniyle reddi gerekmektedir. Doçentlik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrası yönünden; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Doçentlik ve atama" başlıklı 24. maddesinde; "a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır: (1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak. (2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek. (3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak. b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir. Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. (Değişik cümle:15/4/2020-7243/2 md.) Jüri üyelikleri, jüri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır ve bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir. ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır. e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Üniversitelerarası kurul" başlıklı 11/b-6 maddesinde "Doçentlik başvurularında ilgili bilim veya sanat alanında jüriler oluşturarak adayların yayın ve çalışmalarını Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen esas ve usuller kapsamında değerlendirip, yeterli yayın ve çalışmaya sahip olan adaylara doçentlik unvanı vermek" Üniversitelerarası Kurulun görevleri arasında sayılmış olup; "Yönetmelikler" başlıklı 65. maddesinde "a. Aşağıdaki hususlar Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir: "..(4) Bu kanun kapsamındaki yükseköğretim kurumlarında doktor öğretim üyeliğine, doçentlik ve profesörlüğe yükseltilme ve atanma işlemleri" hükmü yer almıştır. Doçentlik Yönetmeliği'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde "(1) Bu Yönetmeliğin amacı, doçentlik değerlendirmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir. (2) Bu Yönetmelik, doçentlik bilim/sanat alanlarının belirlenmesi, doçentlik başvurusu yapabilme şartları, başvuru zamanı ve usulü, doçentlik değerlendirme jürilerinin oluşturulması, doçentlik sürecinin yürütülmesi, Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenen intihal, diğer bilimsel araştırma ve yayın etiği ve disipline aykırılık iddiaları dolayısıyla izlenecek yollarla komisyonların teşkiline ve görevlerine ilişkin hükümleri kapsar.", 7.maddesinin 6. Fıkrasında ise "Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında yapılacak inceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday, doçentlik değerlendirme başvurusunda başarısız sayılır. Adayın idarî, cezaî ve hukukî sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır." hükümlerine yer verilmiştir. Bilimsel yayın, özgün araştırma sonuçlarını etik kurallara uygun olarak yazılmış eserdir. Böylece bilim insanı çalıştığı bilim alanında elde ettiği özgün sonuçları gerek bilim gerekse toplumla paylaşması söz konusudur. Bu nedenle bilim insanının gerek topluma gerekse çalıştığı alanda görev yapan kişilere karşı sorumlulukları bulunmaktadır. Bu itibarla uluslararası standartlarda yayın yapılması amacıyla getirildiği anlaşılan Doçentlik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrasında düzenlenen "Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında yapılacak inceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday, doçentlik değerlendirme başvurusunda başarısız sayılır. Adayın idarî, cezaî ve hukukî sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır." hükmünde hukuka, hizmet gereklerine, üst hukuk normlarına aykırılık ve iptali gerektirecek bir husus bulunmadığından davanın bu kısmı yönünden esastan reddi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacı tarafından 2016 yılı Nisan ayı doçentlik başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede, haksız yazarlık eylemini gerçekleştirdiğinden bahisle doçentlik başvurusunda başarısız sayılmasına ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın … tarihli … sayılı işlemi yönünden KONUSU KALMAYAN DAVA HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2. Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 4. maddesinin (e) bendi yönünden davanın SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE, 3. Doçentlik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrası yönünden ise DAVANIN REDDİNE, 4. Dava kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen süre aşımı nedeniyle reddine, kısmen davanın reddi ile sonuçlandığından aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Danıştay 8. Daire, E. 2017/3800, K. 2021/5855Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2017/3800 E.  ,  2021/5855 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2017/3800 Karar No : 2021/5855 DAVACI : … VEKİLİ : Av. … DAVALILAR : 1- …Başkanlığı – … VEKİLİ : Av. … 2- …Başkanlığı – … VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU : 1- Davacının doçentlik başvuru dosyasındaki iki yayınında "sahtecilik ve insan ve hayvan üzerinde yapılan etik kurallara uymamak" etik ihlalinin yapıldığına ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın … tarih ve … sayı ile bildirilen Üniversitelerarası Kurul Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu'nun …tarih ve …sayılı işlemi ile, 2- Bu işlemin dayanağı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı toplantısı ile kabul edilen Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının "Sahtecilik" başlıklı b bendinin tamamı ile, 3- "Diğer Etik İhlali Türleri" başlıklı f bendindeki "insan ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda etik kurallara uymamak" ibaresinin iptaline karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu işlemin dayanağı Yönerge’nin Resmi Gazete’de yayınlanması gerektiği, 8/1-b ve f maddeleri ile etik kurul onay şartı düzenlenmek suretiyle kısıtlama getirilmesinin Anayasa’nın 17/1 maddesi ve 17/2 maddesine aykırı olduğu, normlar hiyerarşisi kuralının ihlal edildiği, Anayasa’nın 130. maddesine göre öğretim üyelerinin uyacağı kuralların Kanun ile düzenlenmesi gerektiği, 2547 sayılı Kanun’da bu yönde bir düzenleme bulunmadığı, Yönerge’nin Yönetmelikten de sonra gelen bir düzenleyici işlem olduğu, 2547 sayılı Kanun’un 65. maddesinde bilimsel araştırma ve yayın etiği kurallarının Yönetmelik ile düzenlenmesinin öngörüldüğü, Yönerge ile yapılan düzenlemenin Kanun’a aykırı olduğu belirtilmektedir. A1 numaralı eserde yayın etik kurulunun onayının alındığından bahsedilmesine rağmen alınmadığı gerekçe gösterilerek basılan dergiyi yanıltma nedeniyle sahtecilik iddiasında bulunulduğu, ancak dergi için etik kurul onayının gerekmediği, ilgili kararın, makalenin ve çalışmanın gerçek olup olmadığıyla ilgili olmadığı, etik kurul onayının alınıp alınmadığıyla ilgili olduğu, retrospektif bir dosya tarama yayını için etik kurul onayının alınıp alınmamasının yayın niteliğini değiştirmediği ve eylemin “sahtecilik” kapsamında olmadığı, işlem ile kanunilik ilkesinin ihlal edildiği ileri sürülmüştür. A3 numaralı eser ile ilgili olarak; bir çalışmanın 2. yada 3. basamak hastanede yapılmış olduğunun ifade edilmesinin derginin yayını kabul etmesinde bir kriter olmadığı, makalenin içeriği ve niteliğinin değişmediği, SGK medula sisteminden yapılan ameliyat verilerine ulaşılabileceği, 4 doktorun bu çalışmayı yapabilmesi için fiilen aynı dönemde bir yıl birlikte aynı hastanede görev yapmasının şart olmadığı, çalışmaya, çalışmanın yapıldığı dönem içinde katkıda bulunmuş olunmasının yazarlık hakkı elde etmek için yeterli olduğu, haksız yazarlıktan etiğe aykırılık kararı verilmediği, başlatılan bu çalışmanın süreklilik arz edecek şekilde ve önceki verilerle kıyaslama yapılarak internet ve iletişim yoluyla yazarlar arasında fikir teatisi yapılarak sonuçlandırıldığı, hasta kayıtlarının gerçek dışı olduğunun iddia edilmediği, dolayısıyla çalışmanın gerçek bir çalışma olduğu ve “sahtecilik” şartlarının oluşmadığı ifade edilmiştir. A4 numaralı eser ile ilgili olarak; çalışma yapıldığı 2009 yılında etik onay alma zorunluluğunun bulunmadığı, çalışma biterken bu zorunluluğun getirildiği, bu yüzden makale tamamlanınca onay alındığı, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı yerine Üniversitelerarası Etik Kurulu'nun karar almasının yetki ihlali olduğu, iddia edilmektedir. DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI : Davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın Savunması : İdarelerin kendi görev alanını ilgilendiren konularda, yönetmeliklerde değinilmeyen konulara açıklık getirmek için yönergeler çıkarabileceği, dava konusu Yönerge’de düzenlenen kuralların tüm dünyada kısmi tanım farklılıklarıyla kabul edilen bilimsel araştırma ve yayın etiği kuralları olduğu, Yönerge ile uyulması gereken bilim etiği kurallarının yazılı hale getirilerek adayların hukuki belirliliğinin sağlandığı, düzenleyici işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu savunulmaktadır. Davalı Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın Savunması : Kamu idarelerinin kendi görev alanlarını ilgilendiren konularda yönetmelik çıkarma yetkisine sahip oldukları, 2547 sayılı Kanun ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’na doçentlik sınavı ile ilgili düzenleyici işlem yapma konusunda takdir yetkisi tanındığı, düzenlemenin kamu yararı aracıyla yapıldığı, Yönerge ile doçentlik sınavı aşamasında etik komisyon ve yaptırımları hakkında bir hükmün konulmasının zorunluluk olduğu, bu şekilde haksız unvan alımlarının önüne geçildiği, kurumlarınca yapılan incelemede davacının 2015 Nisan döneminde Kulak, Burun ve Boğaz bilim alanından doçentlik sınavına müracaat ettiği, 3 jüri üyesinin davacının yayınlarında etik ihlal bulunduğunu bildirmesi üzerine dosyanın YÖK’e gönderildiği, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu tarafından yapılan incelemede, davacının A1, A3 ve A4 numaralı eserlerinde etik ihlal bulunduğuna karar verildiği, işlemin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …DÜŞÜNCESİ :Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : …DÜŞÜNCESİ : Dava, davacının doçentlik başvuru dosyasındaki iki yayınında "sahtecilik etik kuralına ve insan ve hayvan üzerinde yapılan etik kuralına uymamak" fiilini ihlal ettiğinden bahisle tesis edilen Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın …tarih ve …sayılı işlemi ile bunun ön işlemi olan Üniversitelerarası Kurul Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu'nun …tarih ve …sayılı işleminin ve bu işlemin dayanağı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın …tarih ve …sayılı toplantısında kabul edilen Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının "Sahtecilik" başlıklı (b) bendinin tamamı ile "Diğer Etik İhlali Türleri" başlıklı (f) bendindeki "insan ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda etik kurallara uymamak" ibaresinin iptali istemine ilişkindir. Davanın süresinde açıldığı görülmekle işin esasına geçildi. Anayasanın 130. maddesinin 4. fıkrasında; Üniversiteler ile öğretim üyeleri ve yardımcıları serbestçe her türlü bilimsel araştırma ve yayında bulunabilirler, hükmü, 9.fıkrasında da; ….. öğretim elemanlarının uyacakları koşullar belirlenirken devamında, ….öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi,….kanunla düzenlenir, hükmü yer almıştır. 2547 sayılı Yüksekğretim Kanunu'nun 11. maddesinin b/3 fıkrasında; Üniversitelerin tümünü ilgilendiren eğitim – öğretim,bilimsel araştırma ve yayım faaliyetleri ile ilgili yönetmelikleri hazırlamak veya görüş bildirmek, görevinin de Üniversitelerarası Kurula ait olduğu, hükmü, 65.maddesinin (a) bendinde; Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak Yönetmelik konuları açıklanırken 14. fıkrasında; Bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının oluşumu, görevleri ve çalışmalarına ilişkin usul ve esasların sayıldığı, (b) bendinde de; Üniversitelerarası Kurulun (1) Lisansüstü öğretim esasların, (2) Bu Kanunun uygulanması ile ilgili diğer akademik hususları yönetmelikle düzenleneceği ifade edilmiştir. Öte taraftan, Doçentlik Sınav Yönetmeliğinin "Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında; Eser incelemesi yapan jüri üyeleri, başvuru dosyasında yer alan herhangi bir eserde bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık tespit ederse, bu durumu hazırlayacağı gerekçeli bir raporla ve iddiaya konu olan eserlerle birlikte Üniversitelerarası Kurula bildiririr, 3. fıkrasında; Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında gerekli işlemler, Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yapılır. Üniversitelerarası Kurul, bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında gerekli işlemlerin yapılması için durumu belgeleriyle birlikte ilgili bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonuna gönderir ve bir karar verilinceye kadar doçentlik başvurusuyla ilgili herhangi bir işlem yapmaz. 4. fıkrasında; Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddialarını incelemek ve sonuçlandırmak amacıyla Üniversitelerarası Kurul bünyesinde Fen ve Mühendislik Bilimleri, Sağlık ve Spor Bilimleri, Sosyal ve Beşeri Bilimler ile Güzel Sanatlar alanlarından olmak üzere üç adet Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu kurulur. Bu komisyonların kuruluşu, çalışma usul ve esasları Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenir. 7. fıkrasında; İnceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday hakkında gerekli işlemlerin yapılması için alınan karar Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Bildirim üzerine Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından, adayın bağlı olduğu yükseköğretim kurumuna veya bağlı bulunduğu kuruma gerekli disiplin ve diğer idari işlemlerin başlatılması amacıyla bilgi verilir. 9. fıkrasında, Adayın doçentlik başvuru süreci devam ederken aday hakkında doçentlik başvuru dosyasında sunmuş olduğu herhangi bir eserinde bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık bulunduğu iddiasını içeren şikayet veya ihbar başvurusu yapılması durumunda, Üniversitelerarası Kurul bu başvuruyu değerlendirilmesi amacıyla derhal ilgili bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonuna gönderir. İlgili bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonunda bu başvuru hakkında ön değerlendirme yapılır. Yapılan ön değerlendirmede, başvurunun inandırıcı mahiyette bilgi ve belgeye dayalı olduğunun tespit edilerek iddianın incelenmesine karar verilmesi halinde Üniversitelerarası Kurul doçentlik başvurusuyla ilgili herhangi bir işlem yapmaz. İncelenmesine karar verilen başvurulara ilişkin olarak etik ihlal iddiası içeren doçentlik jüri raporları sebebiyle uygulanacak yol izlenir." kuralı öngörülmüştür. Diğer taraftan uyuşmazlığa konu edilen Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesininin etik ihlali kurallarını belirlenirken, 8. maddesinin 1/b fıkrasında; Sahtecilik : Araştırmaya dayanmayan veriler üretmek, sunulan veya yayınlanan eseri gerçek olmayan verilere dayandırarak düzenlemek veya değiştirmek, bunları rapor etmek veya yayımlamak, yapılmamış bir araştırmayı yapılmış gibi göstermek, 1/f fıkrasında,Diğer etik ihlali türleri: Destek alınarak yürütülen araştırmaların yayınlarında destek veren kişi, kurum veya kuruluşlar ile onların araştırmadaki katkılarını açık bir biçimde belirtmemek, insan ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda etik kurallara uymamak, yayınlarında hasta haklarına saygı göstermemek, hakem olarak incelemek üzere görevlendirildiği bir eserde yer alan bilgileri yayınlanmadan önce başkalarıyla paylaşmak, bilimsel araştırma için sağlanan veya ayrılan kaynakları, mekânları, imkânları ve cihazları amaç dışı kullanmak, tamamen dayanaksız, yersiz ve kasıtlı etik ihlali suçlamasında bulunmak. fiillerinin etik kuralı ihlali olduğu ifade edilmiştir. Öte yandan, 3011 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanacak olan Yönetmelikler Hakkında Kanunun 1.maddesinde; Başkanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin; a) İşbirliğine, yetki ve görev alanlarına ait hükümleri düzenleyen, b) Kamu personeline ait genel hükümleri kapsayan, c) Kamuyu ilgilendiren, Yönetmelikler Resmi Gazete'de yayımlanacağı hükmü yer almıştır. Dava dosyasının incelenmesinden, Gelişim Üniversitesi'nde yrd. doç.dr.ünvanında akademisyen ve KBB uzman doktoru olarak görev yapmakta iken doçent unvanı için yaptığı başvuru üzerine yapılan inceleme sonucu oluşturulan uzman kurul tarafından ayrı ayrı sunulan "Eser İnceleme" raporunun 3'ünde davacının "başarısız" olduğunun, 2'sinde de "yayın ve araştırma etiğine" aykırılık olduğundan inceleme yapılmasının önerildiği, bunun sonucu oluşturulan 3 kişilik uzman bilirkişilerce ayrı ayrı sunulan raporların 2 sinde farklı maddeler kapsamında etik ihlali olduğu, bir uzman tarafından da etik ihlali olmayıp, dikkatsiz ve itinasız davranış içinde olduğu yönünde raporlar sunulduğu, yayın etiği komisyonunca 10/3/2017 tarihinde, 2017/02-YÖK 2016/40 sayılı kararla sunulan tüm raporların değerlendirilerek sonuçta " adayın; A1 ve A3 numaralı eserlerinde, Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinin 8/1-b maddesi uyarınca "sahtecilik" yoluyla etik ihlalde bulunduğuna, A4 numaralı eserinde anılan Yönergenin 8/1-f maddesinde belirtilen" ..insan ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda etik kurallara uymamak" yoluyla etik ihlalde bulunduğuna karar verildiği, davacı tarafından; işleme dayanak alınan Yönerge'nin Resmi Gazete'de yayımının gerektiği, etik kuralı ihlalinin Yönerge ile değil Yönetmelik hükmü ile düzenlenmesinin gerektiği, yetki yönünden mevzuata aykırı işlem tesiz edildiği, etik onayının alınmaması iddiasının sahtecilik kapsamına giremeyeceği, sahtecilik fiilinin maddi unsurlarının gerçekleşmediği, etik onayı alınma zorunluluğunun bulunmadığı, etik kurulu üyelerinin isimlerinin tarafına tebliğ edilmemesinin hak ihlali olduğu savıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan bir normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen Kanun ve Yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği ve kanunla düzenlenmesi açıkça belirtilen ikincil düzenlemenin bir alt normla düzenlenemeyeceği kabul edilmektedir. Tebliğ, genelge ve yönerge gibi düzenleyici işlemler; bir yönetmeliğin veya Bakanlar Kurulu Kararının uygulanmasını göstermek amacıyla ve onlara aykırı hükümler içermemek şartıyla yönetmeliklerde veya Bakanlar Kurulu Kararlarında gösterilen usul ve yöntemleri "açıklayıcı" hükümler taşıyan, yeni bir yöntem ve usul getirmeyen; dayanağı olan mevzuatta yer alan hükümler dışında yeni bir düzenleme içermeyen genel düzenleyici işlemlerdir. Diğer yandan, yukarıda hükmü açıklanan 3011 sayılı Yasanın amacı,. Kanunun tanıdığı yetki çerçevesinde kamuoyunu ilgilendiren veya bir mesleğin mensuplarını bilgilendirme amacı olan konulardaki düzenlemelerin, Resmi Gazete'de yayımlanması zorunlu kılarak kişilerin getirilecek yükümlülükler konusunda bilgilenmesini sağlamak ve öngörülen yasal engel veya genel düzenlemelerden ortak olarak haberdar olmasını temin etmek esasına dayanmaktadır. Olayda, yukarıda açıklanan 2547 sayılı Yasanın 11. ve 65.maddelerinde öngörülen hususların Yönetmelikle düzenleneceği açıkça hükme bağlandığı halde, davalı idarelerce, Yönetmelikle esasları ve çerçevesi belirlenmeden kanun hükmü gözardı edilerek etik ihlal kurallarının yönerge ile düzenlenmesinde kanunilik ilkesine, hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır. Davacı adına tesis edilen ve iptali istenen bireysel işlemin irdelenmesine gelince; öncelikle, söz konusu işlemin dayanağı yönerge, yukarıda açıklanan gerekçelerle hukuka ve mevzuata uygun olmadığı ortaya konmuş olduğundan, bu yönergeye dayalı işlemin hukuka uygunluğunun da kabul edilemeyeceği açıktır.Buna karşın, anılan işlemin esas yönünden incelenmesinde de; dosyada mevcut olup 5 kişilik jüri heyetinden ayrı ayrı alınan raporlar ile bilahare görüş istenen üç kişiden oluşan ve yine ayrı ayrı sunulan uzman raporlarındaki çoğunluk görüşüne dayalı olarak davacının belirtilen fiilleri işlediği kabul edilmiş ise de; söz konusu flillerin, ağırlık ve işleniş durumuna göre 8.maddesinin (1/b) ve (1/f) fıkrasında sayılı eylemler kapsamında değerlendirilemeyeceği, zira iki fiilin de şüpheden uzak bir tespitle ortaya konamadığı gibi, mevcut saptanan eylem ve davranışın da, Yönergede belirtilen fiiler kapsamında nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenlerle, davalı idarelerce tesis edilen işlemlerde esas yönünden de hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davaya konu Yönerge'nin 8/1-b-f maddeleri ile bu maddelere dayalı işlemlerin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ : Davacı Gelişim Üniversitesi’nde yardımcı doçent doktor unvanı ile KBB uzman doktoru olarak görev yapmaktayken doçentlik sınavına başvurmuştur. Başvurusunun değerlendirilmesi aşamasında davacının yaptığı çalışmalar sonucu yayınladığı makaleler incelenmiş ve makalelerinden; A1 numaralı eserin Yönergenin 8/1-b maddesindeki “sahtecilik” eyleminde bulunduğu, A3 numaralı eserin Yönerge’nin 8/1-b maddesindeki “sahtecilik” kapsamında olduğu, A4 numaralı eserin Yönerge’nin 8/1-f maddesi kapsamında olduğu, İfade edilerek dava konusu 'davacının doçentlik başvuru dosyasındaki üç yayınında "sahtecilik ve insan ve hayvan üzerinde yapılan etik kurallara uymamak" etik ihlalinin yapıldığına ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın …tarih ve …sayı ile bildirilen Üniversitelerarası Kurul Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu'nun …tarih ve …sayılı işlemi' tesis edilmiştir. Bunun üzerine iş bu dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idarelerin usule ilişkin iddiaları kabul edilmeyerek işin esasına geçilmiştir. ESAS YÖNÜNDEN : İlgili Mevzuat: Anayasamızın 'Yükseköğretim üst kuruluşları' başlıklı 131. maddesinde; "Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur." düzenlemesi yer almaktadır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 'Yükseköğretim Kurulu' başlıklı 6. maddesinin (a) fıkrasında; "Yükseköğretim Kurulu, tüm yüksek öğretimi düzenleyen ve yükseköğretim kurumlarının faaliyetlerine yön veren, bu kanunla kendisine verilen görev ve yetkiler çerçevesinde özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, bir kuruluştur. Yükseköğretim Kuruluna; Yükseköğretim Denetleme Kurulu ile gerekli planlama, araştırma, geliştirme, değerlendirme, bütçe, yatırım ve koordinasyon faaliyetleri ile ilgili birimler bağlıdır." hükmüne yer verilmiş, 'Yükseköğretim Kurulunun görevleri' başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; "Yükseköğretim kurumlarının bu Kanunda belirlenen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda kurulması, geliştirilmesi, eğitim-öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve yükseköğretim alanlarının ihtiyaç duyduğu öğretim elemanlarının yurt içinde ve yurt dışında yetiştirilmesi için kısa ve uzun vadeli planlar hazırlamak, üniversitelere tahsis edilen kaynakların, bu plan ve programlar çerçevesinde etkili bir biçimde kullanılmasını gözetim ve denetim altında bulundurmak," hususu ile (b) bendinde; "Yükseköğretim kurumları arasında bu Kanunda belirlenen amaç, ilke ve hedefler doğrultusunda birleştirici, bütünleştirici, sürekli, ahenkli ve geliştirici işbirliği ve koordinasyonu sağlamak," hükmü düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 'Üniversitelerarası Kurul' başlıklı 11. maddesinde, "Üniversitelerin tümünü ilgilendiren eğitim – öğretim,bilimsel araştırma ve yayım faaliyetleri ile ilgili yönetmelikleri hazırlamak veya görüş bildirmek" ve "Doçentlik başvurularında ilgili bilim veya sanat alanında jüriler oluşturarak adayların yayın ve çalışmalarını Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen esas ve usuller kapsamında değerlendirip, yeterli yayın ve çalışmaya sahip olan adaylara doçentlik unvanı vermek" Kurul'un görevleri arasında sayılmıştır. "Doçentlik ve Atama" başlıklı 24. maddesinde, doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usullerin Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği düzenlenmiştir. "Yönetmelikler" başlıklı 65. maddesinde, bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının oluşumu, görevleri ve çalışmalarına ilişkin usul ve esasların Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nin "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğin amacı, doçentlik sınavına ilişkin usul ve esasları belirlemektir. (2) Bu Yönetmelik, doçentlik sınav alanlarının belirlenmesi, doçentlik başvurusu yapabilme şartları, başvuru zamanı ve usulü, doçentlik sınav jürilerinin oluşturulması, sınavların yapılması, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen intihal, diğer bilimsel araştırma ve yayın etiği ve disipline aykırılık iddiaları dolayısıyla izlenecek yollarla komisyonların teşkiline ve görevlerine ilişkin hükümleri kapsar" düzenlemesi, "Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiğine Aykırılık" başlıklı 7. maddesinde, "(1) Üniversitelerarası Kurul, bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık ile disiplin cezaları bakımından doçentlik sınavına başvuran adayların durumlarını, Yükseköğretim Kurulu veri tabanından kontrol eder. (2) Eser incelemesi yapan jüri üyeleri, başvuru dosyasında yer alan herhangi bir eserde bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık tespit ederse, bu durumu hazırlayacağı gerekçeli bir raporla ve iddiaya konu olan eserlerle birlikte Üniversitelerarası Kurula bildirir. (3) Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında gerekli işlemler, Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yapılır. Üniversitelerarası Kurul, bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında gerekli işlemlerin yapılması için durumu belgeleriyle birlikte ilgili bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonuna gönderir ve bir karar verilinceye kadar doçentlik başvurusuyla ilgili herhangi bir işlem yapmaz. (4) Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddialarını incelemek ve sonuçlandırmak amacıyla Üniversitelerarası Kurul bünyesinde Fen ve Mühendislik Bilimleri, Sağlık ve Spor Bilimleri, Sosyal ve Beşeri Bilimler ile Güzel Sanatlar alanlarından olmak üzere üç adet Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu kurulur. Bu komisyonların kuruluşu, çalışma usul ve esasları Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenir. (5) İlgili bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonu tarafından incelenen bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiasının doğru olmadığının tespiti halinde, doçentlik değerlendirme süreci kaldığı yerden devam eder. (6) Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık iddiası hakkında yapılacak inceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday, doçentlik sınavı başvurusunda başarısız sayılır. Adayın idarî, cezaî ve hukukî sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır. (7) İnceleme neticesinde etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday hakkında gerekli işlemlerin yapılması için alınan karar Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Bildirim üzerine Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından, adayın bağlı olduğu yükseköğretim kurumuna veya bağlı bulunduğu kuruma gerekli disiplin ve diğer idarî işlemlerin başlatılması amacıyla bilgi verilir. (8) Sınavın herhangi bir aşamasında jüri üyelerince doçentlik sınavı başvurusuyla ilgili olarak adayın yanıltıcı bilgi veya belge sunduğunun ileri sürülmesi veya re'sen tespit edilmesi halinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar Üniversitelerarası Kurul, doçentlik başvurusuyla ilgili herhangi bir işlem yapmaz. İlgili bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonu tarafından yapılacak inceleme neticesinde iddianın doğru olduğunun tespiti halinde aday başarısız sayılır. İddianın doğru olmadığına karar verilmesi halinde doçentlik değerlendirme süreci kaldığı yerden devam eder. (9) Adayın doçentlik başvuru süreci devam ederken aday hakkında doçentlik başvuru dosyasında sunmuş olduğu herhangi bir eserinde bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık bulunduğu iddiasını içeren şikâyet veya ihbar başvurusu yapılması durumunda, Üniversitelerarası Kurul bu başvuruyu değerlendirilmesi amacıyla derhal ilgili bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonuna gönderir. İlgili bilimsel araştırma ve yayın etiği komisyonunda bu başvuru hakkında ön değerlendirme yapılır. Yapılan ön değerlendirmede, başvurunun inandırıcı mahiyette bilgi ve belgeye dayalı olduğunun tespit edilerek iddianın incelenmesine karar verilmesi halinde Üniversitelerarası Kurul doçentlik başvurusuyla ilgili herhangi bir işlem yapmaz. İncelenmesine karar verilen başvurulara ilişkin olarak etik ihlal iddiası içeren doçentlik jüri raporları sebebiyle uygulanacak yol izlenir." düzenlemesi yer almaktadır. Dava konusu işlemin dayanağı olarak belirtilen Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulu'nun 29.08.2012 tarihli toplantısında alınan 2012.18.946 sayılı kararı ile yürürlüğe giren Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "(1) Bu düzenlemenin amacı, bu yönerge kapsamına giren her tür bilimsel araştırma, çalışma, yayın ve etkinliklerde uyulması gereken bilim etiği kurallarını ve Yükseköğretim Kurulu bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının görev, yetki, sorumluluk ve çalışma usullerini belirlemek, devlet üniversiteleri veya vakıf üniversitelerinin kendi bünyelerinde oluşturacakları bilimsel araştırma ve yayın etiği kurulları ile alt kurulların uyacakları ilkeleri tespit etmektir." kuralı; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "(1) Bu yönerge, a) Devlet üniversiteleri veya vakıf üniversiteleri mensuplarınca yapılan veya üniversite ile ilişkisine bakılmaksızın, kişilerce yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca doçentlik veya profesörlük unvanının elde edilmesi aşamasında ve sonrasında yapılan her tür bilimsel araştırma ve çalışmalar ile gerçekleştirilen bilimsel etkinlikler, desteklenen ve/veya yürütülen bilimsel araştırma-geliştirme projeleriyle ilgili araştırma etiği konularını, b) Yüksek lisans veya doktora öğrenciliği sırasında yapılan tez ve bilimsel yayınlar ile yürütülen bilimsel araştırma-geliştirme projeleriyle ilgili araştırma etiği konularını, c) Devlet üniversiteleri veya vakıf üniversiteleri mensuplarınca yurtiçinde ve yurtdışında her çeşit basın, görsel ve işitsel yayın organlarında yayımlanan ya da yayımlanmak üzere gönderilmiş olan her tür yayınla ilgili yayın etiği sorunlarını, ç) Devlet üniversiteleri veya vakıf üniversiteleri mensuplarınca biyomedikal araştırmalarda kullanılacak deneklerde ve ekoloji ile ilgili çalışmalarda yapılan etik ihlallerini kapsar." kuralı; "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde, "(1) Bu Yönerge 2547 sayılı Kanunun 42 inci ve 65 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır." kuralı; "Bilimsel Araştırma Etiğine İlişkin Temel İlkeler" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, "Araştırma ve deneylerin, hayvan sağlığına ve ekolojik dengeye zarar vermemesi temel ilkedir. Çalışmalara başlanılmadan önce gerekli izinler yetkili birimlerden yazılı olarak alınır. Bu çerçevede uluslararası beyanname hükümleri ve Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve ulusal mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulur" kuralı; "Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiğine Aykırı Eylemler Etiğe Aykırı Eylemler" başlıklı 8. maddesinde, "(1) Bilim araştırma ve yayın etiğine aykırı eylemler şunlardır: b) Sahtecilik : Araştırmaya dayanmayan veriler üretmek, sunulan veya yayınlanan eseri gerçek olmayan verilere dayandırarak düzenlemek veya değiştirmek, bunları rapor etmek veya yayımlamak, yapılmamış bir araştırmayı yapılmış gibi göstermek, f) Diğer etik ihlali türleri: Destek alınarak yürütülen araştırmaların yayınlarında destek veren kişi, kurum veya kuruluşlar ile onların araştırmadaki katkılarını açık bir biçimde belirtmemek, insan ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda etik kurallara uymamak, yayınlarında hasta haklarına saygı göstermemek, hakem olarak incelemek üzere görevlendirildiği bir eserde yer alan bilgileri yayınlanmadan önce başkalarıyla paylaşmak, bilimsel araştırma için sağlanan veya ayrılan kaynakları, mekânları, imkânları ve cihazları amaç dışı kullanmak, tamamen dayanaksız, yersiz ve kasıtlı etik ihlali suçlamasında bulunmak." kuralı yer almaktadır. Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının "Sahtecilik" başlıklı b bendinin incelenmesi; Yukarıda yer verilen hükümlerden, yasakoyucunun iradesinin doçentlik unvanının elde edilmesi aşamasında ve sonrasında yapılan her tür bilimsel araştırma ve çalışmaların, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen esas ve usuller kapsamında değerlendirilmesi yönünde olduğu, yine yayın etiği ve kurullarının oluşumu, görevleri ve çalışmalarına ilişkin usul ve esasların Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak Yönetmelik ile düzenleneceği, bu kapsamda Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nde yayın etiğinde aykırılık iddiasına ilişkin işlemlerin Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yapılacağı açıktır. Dava konusu düzenlemenin de bu kapsamda, Yükseköğretim Kurulu'na verilen doçentlik sınavı konusunda usul ve esasları belirleyen düzenleyici işlemler yapma yetkisini yayınladığı, ilgili Yönetmelik ile de bilimsel yayın etiğine ilişkin hususların usul ve esaslar ile düzenlenmesine yetki verildiği, doçentlik unvanına kabulün ön koşulları niteliğindeki, her türlü bilimsel yayının etik yönden incelenmesini ve bu kapsamda hangi fiilin hangi ihlale sebep olduğunu tanımlayan dava konusu düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8. maddesinin 1. fıkrasının "Diğer Etik İhlali Türleri" başlıklı f bendindeki "insan ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda etik kurallara uymamak" ibaresinin incelenmesi; Davacının insan ve hayvan üzerinde yapılan etik kurallara uymamak etik ihlali yaptığına ilişkin dava konusu işlemin dayanağı olan Yönetmeliğin 8. maddesinde, etiğe aykırı davranışlar tek tek sayılmış, ayrıca maddenin dava konusu son bendinde "etik ilkeleri ile bağdaşmayan diğer davranışlarda bulunmak" fiiline yer verilerek önceki bentlerde yapılan tanıma uymayan ancak benzer nitelikte olan davranışlara da yaptırım uygulanması amaçlanmıştır. Bilimsel ve teknolojik araştırma faaliyetlerine ilişkin yayınların denetlenmesi, bu yayınların sonuçlarının bilimsel ve teknolojik gelişmeye katkı sağlayacak nitelikte olmasını temin etmek bakımından zorunluluk arz etmektedir. Tespit edilen aykırılıklar açısından bu aykırılıkların türüne bağlı olarak caydırıcı bazı yaptırımlar uygulanmasının da aykırılıkların önlenmesi ve tekrarlanmaması bakımından zorunlu ve gerekli olduğu açıktır. Bu durumda, önceki bentlerde yapılan tanıma uymayan ancak bunlara benzeyen araştırma, yayın ve bilim etiği ilkeleri ile bağdaşmayan nitelikteki fiillerin cezalandırılmasının amaçlandığı dava konusu Yönetmelik maddesinde Kanuna, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Davacının sahtecilik ve insan ve hayvan üzerinde yapılan etik kurallara uymamak etik ihlali yaptığına ilişkin işlem yönünden yapılan inceleme; Dosyanın incelenmesinden, … Üniversitesi’nde yardımcı doçent doktor unvanında KBB uzman doktoru olarak görev yapan davacının doçentlik sınavına başvurması üzerine, başvurusunun değerlendirilmesi aşamasında; A1 numaralı eserde etik kurul onayı bulunmadığı, makale içerisinde materyal ve metod bölümünde Bülent Ecevit Üniversitesi Etik Komitesi'nden onay alındığından bahsedilmişse de, bu onayın başka bir esere ait olduğu, davacı kasıt olmadığını ve yanlışlıkla etik kurul onayı alınıp numarasının yazıldığını savunmaktaysa da savunmanın yerinde görülmediği, bu etik kurul onay numarasını yayında kullanarak davacının yayının basıldığı dergiyi yanılttığı, bu nedenle Yönergenin 8/1-b maddesindeki “sahtecilik” eyleminde bulunduğu, A3 numaralı eserin hangi yılda yapıldığına dair bir bilginin olmadığı sadece 12 ay sürdüğünün belirtildiği, davacının çalışmanın yapıldığını iddia ettiği 2011 yılında Bayburt Devlet Hastanesi’nden ayrıldığı, yayında ortak yazar olarak bulunan diğer yazarlarla sadece 2,5 ay aynı hastanede çalıştığı, bu süre içinde 12 ay süren bir çalışmayı beraber nasıl yaptıklarının anlaşılmadığı, Bayburt Devlet Hastanesi’nin 3. basamak hastane olmadığı, savunmasında bu şekilde beyanda bulunmasının yanlış beyan anlamına geldiği, eylemin Yönerge’nin 8/1-b maddesindeki “sahtecilik” kapsamında olduğu, A4 numaralı eserin 2009-2010 yıllarında yapıldığı ancak etik kurul onayının 2011 yılında alındığı, çalışma tamamlandıktan sonra etik kurul onayı alınmasının Yönerge’nin 8/1-f maddesi kapsamında olduğu, ifade edilerek dava konusu 'davacının doçentlik başvuru dosyasındaki iki yayınında "sahtecilik ve insan ve hayvan üzerinde yapılan etik kurallara uymamak" etik ihlalinin yapıldığına ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın …tarih ve …sayı ile bildirilen Üniversitelerarası Kurul Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu'nun …tarih ve …sayılı işlemi'nin tesis edilmesi üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıya aktarılan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; "yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapma"nın doçentlik akademik unvanının verilmesinde aranan şartlar arasında sayıldığı, bu bağlamda "bilimsel araştırma ve yayın etiği"ne aykırı davranılmaması söz konusu şartın bir gereği olup, bu şartın evleviyetle sağlanması gerektiği, aksi halin tespiti halinde adayın doçentlik başvurusunun iptal edileceği anlaşılmaktadır. Olayda; davacının doçentlik başvurusu üzerine yayınlarını inceleyen jüri üyelerinden Prof. Dr. …'ün "Asgari başvuru şartlarını taşımakla birlikte sayısal, bilimsel, içerik ve deneyim olarak çok yetersiz, dosya incelemesinde başarısız olduğunu"; Prof. Dr. …'ın "A1, A2, A3, A4, A5 numaralı eserlerde yazarların ayrı illerde olmasının etik çalışmaya uygun olmadığı gerekçesiyle Yönerge’nin 2/1 ve 6/a bentlerinin ihlal edildiğini; A1 ve A5 eserlerinin aynı hasta popülasyonu üzerinden üretildiği izlenimi nedeniyle Yönerge’nin 8/ç ve d bentlerine aykırılık olabileceğinin düşünüldüğünü; A3 numaralı eserin hangi tarihler arasında yapıldığının belirtilmediğini, Bayburt Devlet Hastanesi’nin 3. Basamak hastane olarak belirtilmesi nedeniyle derginin aldatıldığını, bu şekilde Yönerge’nin 8/b maddesindeki etik ihlalin yapıldığını"; Prof. Dr. …'in "A1 kodlu yayında değişik kurumlarda çalışan yazarların metod birliğini nasıl sağladığının anlaşılmadığını, davacının esere katkısının anlaşılmadığını, Yönerge’nin 6/a ve 8/e bendine aykırılık olduğunu, A2 eserine davacının katkısının anlaşılmadığını, etik kurul onayının hangi kurumdan alındığının anlaşılmadığını, Yönerge’nin 6/a ve 8/e bendine aykırılık olduğunu, A3 ve A4 numaralı eserlerde davacının katkısının olmadığının düşünüldüğünü, Yönerge’nin 6/a ve 8/e bendine aykırılık olduğunu"; Prof. Dr. …'ın "davacının uzmanlık tez yöneticiliği yapmadığını, doçentlik düzeyinde klinik tecrübe kazanacak birikim elde etmediğini, başarısız olduğunu"; Prof. Dr. …'ın "çalışmalarının sayı, nitelik olarak yeterli olmadığını, başarısız olduğunu"; Prof. Dr. …'ın "eserlerinin nitelik ve nicelik olarak yeterli olmadığını, başarısız olduğunu"; Prof Dr. …'nun "A1 numaralı eserin Bülent Ecevit Üniversitesinde opere edilen 235 hastaya ilişkin olduğu ancak davacının uzun süre bu hastanede çalışmadığını, eserin etik açıdan incelenebileceğini, A1 ve A5 yayınlarının çok benzer olduğunu, doçentlik açısından dosyanın yeterli olmadığını, ayrıca etik açıdan da incelenebileceğini" belirtmesi üzerine davacının yayınlarının etik yönden incelenmesi amacıyla Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu tarafından üç kişilik uzman görüşü alındığı, bu kapsamda Prof. Dr. …'un "A1 numaralı eserdeki etik onayın başka bir esere ait olduğunu, …’un çalışmalarının makaleye dönüştürüldüğünü, davacının katkısının ispatlanmadığını, Yönerge’nin 8/b ve 6/a maddelerine aykırılık olduğunu, A1 ve A5 numaralı eserlerin çok benzer olduğu ve Yönerge’nin 8/ç-d bentlerine aykırılık oluşturduğunu, A2 numaralı eserde çalışmaya etik kurul onayı alınmadan başlanıldığını, Yönergenin 6/a ve 8/e bendine aykırılık oluşturduğunu, A3 numaralı eserin 8/f ve b bentlerine aykırı olduğunu"; Prof. Dr. …'ın "A1, A3 VE A5 numaralı eserlerde Yönerge’nin 8/b ve f bentlerine aykırılık olduğunu"; Prof. Dr. …'nun "çalışmaların etik kurul onaylarının alınmasında ve yayın aşamasında dikkatsiz ve itinasız davranışlar olmakla birlikte bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık olmadığı"nı belirtmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir. Bu durumda, davacının doçentlik başvuru aşamasında yayınlarının incelenmesi ve etik ihlal iddiası üzerine uzman görüşü alınması neticesinde etik ihlalde bulunulduğunun tespit edildiği, bu iddialardan A1 numaralı eserde etik kurul onayı alınmadığı ve bu durumun davacı tarafından savunmasında ikrar edildiği, farklı etik kurul onayı belirtilerek yayının yayınlandığı derginin yanıltılması suretiyle "sahtecilik" etik ihlalinin yapıldığı; A3 numaralı eserin hangi yılda yapıldığına dair bir bilginin olmadığı sadece 12 ay sürdüğünün belirtildiği, Bayburt Devlet Hastanesi’nin 3. basamak hastane olmadığı, bu şekilde beyanda bulunmasının yanlış beyan anlamına geldiği ve eylemin Yönerge’nin 8/1-b maddesindeki “sahtecilik” kapsamında olduğu; A4 numaralı eserin tamamlandıktan sonra etik kurul onayı alınmasının Yönerge’nin 8/1-f maddesi kapsamında olduğu kanaatine varıldığından, davacının doçentlik başvuru dosyasındaki üç yayınında "sahtecilik ve insan ve hayvan üzerinde yapılan etik kurallara uymamak" etik ihlalinin yapıldığına ilişkin Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'nın …tarih ve …sayı ile bildirilen Üniversitelerarası Kurul Sağlık ve Spor Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu'nun …tarih ve …sayılı işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 01/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Haksız yazarlık nedir

YÖK Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nde haksız yazarlık tanımlanmaktadır. Tanıma göre şu eylemler haksız yazarlık kapsamındadır: aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dâhil etmek, aktif katkısı olan kişileri yazarlar arasına dâhil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan biçimde değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini yayım sırasında veya sonraki baskılarda eserden çıkarmak ya da aktif katkısı olmadığı halde nüfuzunu kullanarak adını yazdırmak. Öte yandan doçentlik sürecinde uygulanan Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi, haksız yazarlığı benzer biçimde tanımlamakla birlikte 'sonraki baskılarda' ifadesini kullanmaktadır. Bu iki metin farklı düzenleyici işlemlere aittir; uygulanacak yönergenin doğru belirlenmesi usul açısından önem taşımaktadır.

Yazarlık, araştırmanın planlanması, yürütülmesi, analiz edilmesi ve raporlanmasına önemli düzeyde katkı sunan kişilerin isimlendirilmesini kapsar. Bu katkıyı sağlamayan kişinin yazar gösterilmesi veya katkısı bulunan kişinin dışarıda bırakılması etik ihlal olarak değerlendirilmektedir. Bu niteleme, haksız yazarlık tanımındaki aktif katkı ölçütüyle koşut bir çerçeve sunmaktadır.

Katkısı düşük olan kişilerin yazar listesine değil teşekkür bölümüne yazılması gerektiği kabul edilmektedir. Çok merkezli çalışmada yalnızca veri sağlayan merkezin katkısının teşekkürde belirtilmesi daha etik bir yol olarak görülmektedir. Yalnızca finansal destek vermek, laboratuvar imkânı sağlamak ya da idari yardımda bulunmak yazarlık için yeterli değildir.

Doçentlik sürecinde etik inceleme nasıl işler

Doçentlik aşamasında etik ihlal iddiası gündeme geldiğinde Üniversitelerarası Kurul iddiayı belgelerle birlikte ilgili etik komisyonuna gönderir. Karar verilinceye kadar doçentlik başvurusuyla ilgili herhangi bir işlem yapılmaz. Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 3. fıkrası bu askıya alma yükümlülüğünü açıkça düzenlemektedir.

Doçentlik aşamasındaki etik ihlallerin incelenmesi Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'ne göre yürütülmektedir. Doçentlik başvurusunu doğrudan etkileyen bireysel işlemin dayanağı bu yönergedir. Dolayısıyla itiraz veya dava yoluna başvururken hangi yönergeye dayanıldığının doğru belirlenmesi usul açısından önem taşır; yanlış yönergeye yönelik dava süre aşımı gerekçesiyle reddedilebilir.

İnceleme sonunda etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday, Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrası uyarınca doçentlik sınavı başvurusunda, Doçentlik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrası uyarınca ise doçentlik değerlendirme başvurusunda başarısız sayılır. Bu iki hüküm farklı dönemlere ait yönetmelik metinlerine aittir. Her iki hükümde de adayın idari, cezai ve hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümler saklı tutulmuştur.

Haksız yazarlık iddiası, teknik bilgi gerektiren bir konu olarak değerlendirilebilmektedir. Danıştay 8. Dairesi, E. 2016/8077, K. 2020/4219 sayılı kararında haksız yazarlık iddiasının hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenemeyeceğini, konunun teknik bilgi gerektirdiğini belirterek bilirkişi incelemesi yaptırılmadan verilen ilk derece mahkemesi kararını bozmuş ve dosyayı yeniden karar verilmek üzere mahkemeye göndermiştir. Daire bu kararında haksız yazarlığın gerçekleşip gerçekleşmediğine dair esasa ilişkin nihai bir değerlendirme yapmamıştır. Bu değerlendirme somut makale ve proje uyuşmazlığına özgüdür.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesine göre çözüm hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiriyorsa mahkeme, tarafın istemi üzerine veya kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünü alabilir. Genel ve hukuki bilgiyle çözülebilen konuda bilirkişiye başvurulamaz. Bu madde, idari yargıda 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin göndermesiyle birlikte uygulanır.

Disiplin yaptırımı

Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 8. maddesinin (i) bendi uyarınca haksız yazarlık eylemi aylıktan kesme cezasını gerektiren disiplin suçları arasında düzenlenmiştir. Bu hükmün tam metni ve güncel yürürlük durumu ayrıca doğrulanmalıdır.

Danıştay 8. Daire, E. 2016/11534, K. 2020/4221Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2016/11534 E.  ,  2020/4221 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2016/11534 Karar No : 2020/4221 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : … Üniversitesi Rektörlüğü …/… Vekili : Av. … – (Aynı adreste) Karşı Taraf (Davacı) : … Vekili : Av. … İstemin Özeti : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E: … , K: … sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : İstemin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dava, … Üniversitesi … Enstitüsü öğretim üyesi olan davacının, 2011 Ekim döneminde … temel alanından doçentlik sınavı için Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'na yapmış olduğu başvurusunda, … kodlu, ''…'' adlı makalede yayın etiğine aykırı eylemde bulunarak haksız yazarlık yaptığından bahisle Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 8/i maddesi uyarınca ''1/8 oranında aylıktan kesme cezası'' ile cezalandırılmasına ilişkin … Üniversitesi Rektörlüğü'nün …tarih ve … sayılı işlemi, … tarih ve … sayılı işlemi ile anılan disiplin cezasına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … Üniversitesi Disiplin Kurulu'nun … tarih ve … sayılı işleminin iptali ve bu işlemler nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, dava konusu işlemlerin sebep unsurunu oluşturan, davacının, 2011 Ekim döneminde … temel alanındaki doçentlik başvuru dosyasında kullanmış olduğu … kodlu, ''…'' adlı makalenin yayınında, yayın etiğine aykırı eylemde bulunduğundan bahisle Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8/e maddesi uyarınca haksız yazarlık yaptığına karar verilmesine ilişkin Yükseköğretim Kurulu Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu'nun … tarihli işleminin iptali istemiyle açılan davada, … tarih ve E: … , K: … sayılı mahkeme kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, dava konusu işlemlerin sebep unsurunun ortadan kalktığının anlaşıldığı, davacının, ''1/8 oranında aylıktan kesme cezası'' ile cezalandırılmasına ilişkin … Üniversitesi Rektörlüğü'nün …tarih ve … sayılı işlemi ile … tarih ve … sayılı işleminde ve anılan disiplin cezasına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … Üniversitesi Disiplin Kurulu'nun … tarih ve … sayılı işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline; diğer taraftan Anayasa’nın 125. maddesinde idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlandığından, hukuka aykırılığı saptanan dava konusu işlem nedeniyle davacının, yoksun kaldığı parasal haklarının davalı idare tarafından yasal faiziyle birlikte tazmin edilmesine karar verilmiştir. Bakılan davada, dava konusu işlemlerin sebep unsurunu oluşturan, davacının, 2011 Ekim döneminde … temel alanındaki doçentlik başvuru dosyasında kullanmış olduğu … kodlu, ''…'' adlı makalenin yayınında, yayın etiğine aykırı eylemde bulunduğundan bahisle Yükseköğretim Kurulu Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 8/e maddesi uyarınca haksız yazarlık yaptığına karar verilmesine ilişkin Yükseköğretim Kurulu Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu'nun … tarih işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E: … , K: … sayılı iptal kararının, Dairemizin … gün ve E: … , K: … sayılı kararıyla, söze konu makaleye ilişkin Mahkeme kararında belirtilen nitelendirmelerin hukuk dışında, teknik bilgiyi gerektirdiği, bu nedenle uyuşmazlığın çözümü konusunda bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra dava dosyasının birlikte değerlendirilmesi sonrasında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda dava konusu işlemlerin sebep unsurunu oluşturan Yükseköğretim Kurulu Fen ve Mühendislik Bilimleri Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu'nun … tarih işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E: … , K: … sayılı iptal kararının, Dairemizin 08.10.2020 gün ve E:2016/8159, K:2020/4218 sayılı kararıyla bozulması nedeniyle öncelikle bozma kararında belirtilen hususlar göz önüne alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; … İdare Mahkemesinin temyize konu kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 08/10/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Etik inceleme için süre sınırları

YÖK Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 14. maddesi inceleme başlatılabilecek süreleri düzenlemektedir. İntihal ve sahtecilik niteliğindeki etik ihlallerde inceleme başlatılması herhangi bir süre sınırına tabi değildir. Bunların dışında kalan etik ihlallerde ise eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra etik inceleme yapılamaz. Öte yandan, intihal ve sahtecilik dışındaki ihlallerde ihlal teşkil eden eylemin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde inceleme başlatılmazsa iddia incelenemez hale gelir.

Haksız yazarlık, bu düzenleme çerçevesinde intihal ve sahtecilik dışında kalan ihlaller arasında yer almaktadır. Bu ayrımın sonucu olarak, haksız yazarlık iddiasına dayanan etik inceleme on yıllık eylem ve iki yıllık öğrenme sınırlarına tabi olabilmektedir.

İdari dava yolu ve süresi

Etik ihlal kararına dayanan bireysel idari işleme karşı idari yargı yoluna başvurulabilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesine göre, özel kanununda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde süre, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Aynı hüküm, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine ilgililerin ilgili işlemlere karşı da dava açabileceğini belirtmektedir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

Bireysel işleme karşı dava açılmış ve bu dava kesinleşmişse aynı işleme karşı yeniden dava açılması kesin hüküm engeline takılabilir. 6100 sayılı Kanun'un 303. maddesine göre, şekli olarak kesinleşmiş hükmün başka davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Danıştay 8. Dairesi, E. 2018/5025, K. 2022/3932 sayılı kararında, aynı bireysel işleme karşı daha önce açılan davanın istinaf aşamasında kesin olarak sonuçlandığını tespit etmiş ve bu işlem yönünden yeniden karar verilebilecek bir konu kalmadığına hükmetmiştir. Söz konusu kararın hüküm fıkrasında 'konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı' ifadesi yer almakta, gerekçede ise kesin hüküm değerlendirmesine de yer verilmektedir; bu iki anlatımın karar içinde yan yana bulunması nedeniyle sonuç ihtiyatla yorumlanmalıdır.

Danıştay 8. Dairesi, E. 2018/5025, K. 2022/3932 sayılı kararda Doçentlik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrasında hukuka, hizmet gereklerine veya üst hukuk normlarına aykırılık ile iptali gerektiren bir husus bulunmadığını belirterek davanın bu kısmını reddetmiştir.

Haksız yazarlık hangi eylemleri kapsar?

Aktif katkısı olmayan kişiyi yazarlar arasına almak, katkısı olanı almamak, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan biçimde değiştirmek, katkısı olanın adını sonraki baskılarda çıkarmak veya nüfuz kullanarak adını yazdırmak haksız yazarlık kapsamındadır. YÖK Yönergesi bu eylemleri beş ayrı görünüm olarak saymaktadır.

Etik ihlal kararı doçentlik başvurusunu nasıl etkiler?

İnceleme sonunda etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday, ilgili yönetmelik hükmü uyarınca doçentlik başvurusunda ya da değerlendirme başvurusunda başarısız sayılır. Bu sonuç iki ayrı yönetmelik döneminde de aynıdır; idari, cezai ve hukuki sorumluluk hükümleri her iki hükümde de saklı tutulmuştur.

Haksız yazarlık etik incelemesi süre sınırına tabi midir?

Evet. İntihal ve sahtecilik dışındaki etik ihlallerde, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra etik inceleme yapılamaz. Öğrenme tarihinden itibaren iki yıl içinde inceleme başlatılmazsa iddia incelenemez hale gelir. Haksız yazarlık bu sınırlara tabi ihlaller arasında yer almaktadır.

Etik işleme karşı idari dava ne kadar sürede açılmalıdır?

Özel kanununda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde süre, ilan tarihini izleyen günden başlar.

Haksız yazarlık uyuşmazlığında mahkeme bilirkişiye başvurabilir mi?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesi uyarınca çözüm hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiriyorsa mahkeme bilirkişiye başvurabilir. Danıştay 8. Dairesi, somut bir uyuşmazlıkta haksız yazarlık iddiasının teknik bilgi gerektirdiğini, hâkimlik mesleğinin genel hukuki bilgisiyle çözümlenemeyeceğini belirterek bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar veren mahkemenin kararını bozmuş ve dosyayı yeniden yargılama için mahkemeye iade etmiştir. Bu değerlendirme o dosyaya özgüdür ve Daire haksız yazarlığın gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin nihai hüküm kurmamıştır.

Doçentlik sürecinde hangi yönerge uygulanır?

Doçentlik aşamasındaki etik ihlallerin incelenmesi Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'ne göre yürütülmektedir. YÖK Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi farklı bir düzenleyici işlem olup uygulanacak yönergenin doğru belirlenmesi önem taşımaktadır; yanlış yönergeye karşı açılan dava süre aşımı gerekçesiyle reddedilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu