Haksız yazarlık; aktif katkısı olmayan kişiyi yazarlar arasına almak, aktif katkısı olanı almamak, yazar sırasını gerekçesiz ve uygun olmayan biçimde değiştirmek, katkısı olanın adını yayım sırasında ya da sonraki baskılarda çıkarmak veya katkısı olmadığı halde nüfuz kullanarak adını yazdırmaktır. Doçentlik yönünden, bu nitelikte bir etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday ilgili yönetmelik hükmü uyarınca doçentlik başvurusunda başarısız sayılır; idari, cezai ve hukuki sorumluluk hükümleri saklıdır.
Danıştay 8. Daire, E. 2016/8077, K. 2020/4219Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire, E. 2016/8159, K. 2020/4218Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire, E. 2018/5025, K. 2022/3932Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire, E. 2017/3800, K. 2021/5855Kaynağı aç
Haksız yazarlık nedir
YÖK Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nde haksız yazarlık tanımlanmaktadır. Tanıma göre şu eylemler haksız yazarlık kapsamındadır: aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dâhil etmek, aktif katkısı olan kişileri yazarlar arasına dâhil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan biçimde değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini yayım sırasında veya sonraki baskılarda eserden çıkarmak ya da aktif katkısı olmadığı halde nüfuzunu kullanarak adını yazdırmak. Öte yandan doçentlik sürecinde uygulanan Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi, haksız yazarlığı benzer biçimde tanımlamakla birlikte 'sonraki baskılarda' ifadesini kullanmaktadır. Bu iki metin farklı düzenleyici işlemlere aittir; uygulanacak yönergenin doğru belirlenmesi usul açısından önem taşımaktadır.
Yazarlık, araştırmanın planlanması, yürütülmesi, analiz edilmesi ve raporlanmasına önemli düzeyde katkı sunan kişilerin isimlendirilmesini kapsar. Bu katkıyı sağlamayan kişinin yazar gösterilmesi veya katkısı bulunan kişinin dışarıda bırakılması etik ihlal olarak değerlendirilmektedir. Bu niteleme, haksız yazarlık tanımındaki aktif katkı ölçütüyle koşut bir çerçeve sunmaktadır.
Katkısı düşük olan kişilerin yazar listesine değil teşekkür bölümüne yazılması gerektiği kabul edilmektedir. Çok merkezli çalışmada yalnızca veri sağlayan merkezin katkısının teşekkürde belirtilmesi daha etik bir yol olarak görülmektedir. Yalnızca finansal destek vermek, laboratuvar imkânı sağlamak ya da idari yardımda bulunmak yazarlık için yeterli değildir.
Doçentlik sürecinde etik inceleme nasıl işler
Doçentlik aşamasında etik ihlal iddiası gündeme geldiğinde Üniversitelerarası Kurul iddiayı belgelerle birlikte ilgili etik komisyonuna gönderir. Karar verilinceye kadar doçentlik başvurusuyla ilgili herhangi bir işlem yapılmaz. Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 3. fıkrası bu askıya alma yükümlülüğünü açıkça düzenlemektedir.
Doçentlik aşamasındaki etik ihlallerin incelenmesi Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'ne göre yürütülmektedir. Doçentlik başvurusunu doğrudan etkileyen bireysel işlemin dayanağı bu yönergedir. Dolayısıyla itiraz veya dava yoluna başvururken hangi yönergeye dayanıldığının doğru belirlenmesi usul açısından önem taşır; yanlış yönergeye yönelik dava süre aşımı gerekçesiyle reddedilebilir.
İnceleme sonunda etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday, Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrası uyarınca doçentlik sınavı başvurusunda, Doçentlik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrası uyarınca ise doçentlik değerlendirme başvurusunda başarısız sayılır. Bu iki hüküm farklı dönemlere ait yönetmelik metinlerine aittir. Her iki hükümde de adayın idari, cezai ve hukuki sorumluluğuna ilişkin hükümler saklı tutulmuştur.
Haksız yazarlık iddiası, teknik bilgi gerektiren bir konu olarak değerlendirilebilmektedir. Danıştay 8. Dairesi, E. 2016/8077, K. 2020/4219 sayılı kararında haksız yazarlık iddiasının hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenemeyeceğini, konunun teknik bilgi gerektirdiğini belirterek bilirkişi incelemesi yaptırılmadan verilen ilk derece mahkemesi kararını bozmuş ve dosyayı yeniden karar verilmek üzere mahkemeye göndermiştir. Daire bu kararında haksız yazarlığın gerçekleşip gerçekleşmediğine dair esasa ilişkin nihai bir değerlendirme yapmamıştır. Bu değerlendirme somut makale ve proje uyuşmazlığına özgüdür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesine göre çözüm hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiriyorsa mahkeme, tarafın istemi üzerine veya kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünü alabilir. Genel ve hukuki bilgiyle çözülebilen konuda bilirkişiye başvurulamaz. Bu madde, idari yargıda 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin göndermesiyle birlikte uygulanır.
Disiplin yaptırımı
Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin 8. maddesinin (i) bendi uyarınca haksız yazarlık eylemi aylıktan kesme cezasını gerektiren disiplin suçları arasında düzenlenmiştir. Bu hükmün tam metni ve güncel yürürlük durumu ayrıca doğrulanmalıdır.
Danıştay 8. Daire, E. 2016/11534, K. 2020/4221Kaynağı aç
Etik inceleme için süre sınırları
YÖK Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 14. maddesi inceleme başlatılabilecek süreleri düzenlemektedir. İntihal ve sahtecilik niteliğindeki etik ihlallerde inceleme başlatılması herhangi bir süre sınırına tabi değildir. Bunların dışında kalan etik ihlallerde ise eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra etik inceleme yapılamaz. Öte yandan, intihal ve sahtecilik dışındaki ihlallerde ihlal teşkil eden eylemin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl içinde inceleme başlatılmazsa iddia incelenemez hale gelir.
Haksız yazarlık, bu düzenleme çerçevesinde intihal ve sahtecilik dışında kalan ihlaller arasında yer almaktadır. Bu ayrımın sonucu olarak, haksız yazarlık iddiasına dayanan etik inceleme on yıllık eylem ve iki yıllık öğrenme sınırlarına tabi olabilmektedir.
İdari dava yolu ve süresi
Etik ihlal kararına dayanan bireysel idari işleme karşı idari yargı yoluna başvurulabilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesine göre, özel kanununda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde süre, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Aynı hüküm, düzenleyici işlemin uygulanması üzerine ilgililerin ilgili işlemlere karşı da dava açabileceğini belirtmektedir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Bireysel işleme karşı dava açılmış ve bu dava kesinleşmişse aynı işleme karşı yeniden dava açılması kesin hüküm engeline takılabilir. 6100 sayılı Kanun'un 303. maddesine göre, şekli olarak kesinleşmiş hükmün başka davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Danıştay 8. Dairesi, E. 2018/5025, K. 2022/3932 sayılı kararında, aynı bireysel işleme karşı daha önce açılan davanın istinaf aşamasında kesin olarak sonuçlandığını tespit etmiş ve bu işlem yönünden yeniden karar verilebilecek bir konu kalmadığına hükmetmiştir. Söz konusu kararın hüküm fıkrasında 'konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı' ifadesi yer almakta, gerekçede ise kesin hüküm değerlendirmesine de yer verilmektedir; bu iki anlatımın karar içinde yan yana bulunması nedeniyle sonuç ihtiyatla yorumlanmalıdır.
Danıştay 8. Dairesi, E. 2018/5025, K. 2022/3932 sayılı kararda Doçentlik Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 6. fıkrasında hukuka, hizmet gereklerine veya üst hukuk normlarına aykırılık ile iptali gerektiren bir husus bulunmadığını belirterek davanın bu kısmını reddetmiştir.
Haksız yazarlık hangi eylemleri kapsar?
Aktif katkısı olmayan kişiyi yazarlar arasına almak, katkısı olanı almamak, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan biçimde değiştirmek, katkısı olanın adını sonraki baskılarda çıkarmak veya nüfuz kullanarak adını yazdırmak haksız yazarlık kapsamındadır. YÖK Yönergesi bu eylemleri beş ayrı görünüm olarak saymaktadır.
Etik ihlal kararı doçentlik başvurusunu nasıl etkiler?
İnceleme sonunda etik ihlalde bulunduğuna karar verilen aday, ilgili yönetmelik hükmü uyarınca doçentlik başvurusunda ya da değerlendirme başvurusunda başarısız sayılır. Bu sonuç iki ayrı yönetmelik döneminde de aynıdır; idari, cezai ve hukuki sorumluluk hükümleri her iki hükümde de saklı tutulmuştur.
Haksız yazarlık etik incelemesi süre sınırına tabi midir?
Evet. İntihal ve sahtecilik dışındaki etik ihlallerde, fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra etik inceleme yapılamaz. Öğrenme tarihinden itibaren iki yıl içinde inceleme başlatılmazsa iddia incelenemez hale gelir. Haksız yazarlık bu sınırlara tabi ihlaller arasında yer almaktadır.
Etik işleme karşı idari dava ne kadar sürede açılmalıdır?
Özel kanununda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde süre, ilan tarihini izleyen günden başlar.
Haksız yazarlık uyuşmazlığında mahkeme bilirkişiye başvurabilir mi?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesi uyarınca çözüm hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiriyorsa mahkeme bilirkişiye başvurabilir. Danıştay 8. Dairesi, somut bir uyuşmazlıkta haksız yazarlık iddiasının teknik bilgi gerektirdiğini, hâkimlik mesleğinin genel hukuki bilgisiyle çözümlenemeyeceğini belirterek bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar veren mahkemenin kararını bozmuş ve dosyayı yeniden yargılama için mahkemeye iade etmiştir. Bu değerlendirme o dosyaya özgüdür ve Daire haksız yazarlığın gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin nihai hüküm kurmamıştır.
Doçentlik sürecinde hangi yönerge uygulanır?
Doçentlik aşamasındaki etik ihlallerin incelenmesi Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'ne göre yürütülmektedir. YÖK Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi farklı bir düzenleyici işlem olup uygulanacak yönergenin doğru belirlenmesi önem taşımaktadır; yanlış yönergeye karşı açılan dava süre aşımı gerekçesiyle reddedilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

