Hakkında ceza davası bulunan memura, ceza mahkemesi kararı kesinleşmeden devlet memurluğundan çıkarma cezası verilemeyeceği her olay için geçerli bir kural değildir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 131. maddesine göre aynı olaydan dolayı ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez; memurun ceza kanununa göre mahkûm olması veya olmaması da disiplin cezasının uygulanmasına ayrıca engel olamaz. İsnat edilen fiiller Türk Ceza Kanunu kapsamında cezalandırmayı gerektiriyor, mevcut deliller disiplin kararı için yeterli görülmüyor ve ceza mahkemesi kararına ihtiyaç duyuluyorsa, disiplin cezasının hukuki denetiminden önce ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Bazı dosyalarda ise çıkarma işlemi, fiilin kanundaki disiplin tanımına uymaması veya sonraki mevzuatta yaptırıma bağlanmaması nedeniyle hukuka uygun bulunmamıştır.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/4813, K. 2022/5618Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire, E. 2021/10018, K. 2025/2890Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire, E. 2021/8264, K. 2023/323Kaynağı aç
Soruşturma ve ispat ölçüsü
Kamu görevlisinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmesi için, disipline aykırı eylem veya işleminin sübut bulup bulmadığı usulüne uygun soruşturmayla ortaya konulmalıdır. Soruşturmada lehe ve aleyhe her türlü bilgi ve belge toplanır. Disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin şüpheye yer bırakmayacak biçimde ispatlanması, ardından bu eyleme uygun disiplin cezası maddesinin tayin edilip uygulanması gerekir.
Disiplin cezası verilebilmesi için suça esas fiilin sübutuna ilişkin tespit, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillere dayanmalıdır. Aksi durumda, Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yargı kararlarıyla güvence altına alınmış masumiyet karinesinin ihlali sonucu doğabilir. Bu açıklama, somut bir fiilin sübut bulmadığı yönünde kesin bir tespit değildir; disiplin cezasının denetiminde aranan ispat ölçüsünü gösterir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/18496, K. 2025/3420Kaynağı aç
Ceza kovuşturması ile disiplin kovuşturması
657 sayılı Kanun'un 131. maddesi, aynı olay nedeniyle başlayan ceza kovuşturmasının disiplin kovuşturmasını geciktiremeyeceğini düzenler. Mahkûmiyet veya mahkûm olmama da disiplin cezasının uygulanmasına ayrıca engel olamaz. Ceza ve disiplin yaptırımlarının dayanak, amaç ve sonuçları farklıdır. Bu nedenle ceza yargılaması sonunda beraat verilmiş olması, kuramsal olarak disiplin cezası verilmesine engel oluşturmaz.
Bu hüküm, ceza mahkemesi kararının her dosyada beklenmeden disiplin denetiminin tamamlanacağı anlamına da gelmez. Danıştay 12. Daire, fiillerin Türk Ceza Kanunu kapsamında cezalandırmayı gerektirmesi, eldeki delillerin yeterli görülmemesi ve ceza mahkemesi kararına ihtiyaç duyulması koşulları birlikte gerçekleştiğinde, disiplin cezasına konu fiilin hukuki denetiminden önce ceza kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini belirtmiştir. Bekleme, devam eden her ceza davası için kurulan bir yasak değildir.
Çıkarma cezasının kanuni çerçevesi
657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin (E) fıkrası, devlet memurluğundan çıkarmayı bir daha devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarma olarak tanımlar. Aynı fıkrada bu cezayı gerektiren hâller arasında, ideolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak ile memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak sayılır.
Danıştay 2. Daire, E. 2022/2225, K. 2025/5497Kaynağı aç
7068 sayılı Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrasına göre devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi bakımından 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Aynı Kanun, çıkarma cezasını gerektiren fiiller için 657 sayılı Kanun hükümlerinin, Kanun'da hüküm bulunmayan hâllerde ise 657 sayılı Kanun'un disiplin hükümlerinin uygulanacağını belirtir.
7068 sayılı GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN m. 9Kaynağı aç
Fiilin kanundaki tanıma uymaması
Danıştay 2. Daire, E. 2021/10018, K. 2025/2890 sayılı kararında davacının temyiz istemini kabul etmiş, bölge idare mahkemesi kararını 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca bozmuş ve dosyanın yeniden karar için ilgili bölge idare mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir. Karar oyçokluğuyladır.
Çoğunluk, uyuşmazlık konusu eylemin 657 sayılı Kanun'un 125/E-(a) maddesindeki ideolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak fiili çerçevesinde değerlendirilemeyeceği sonucuna varmıştır. Bölge idare mahkemesi kararında bu yönden hukuki isabet bulunmadığı kabul edilmiştir. Değerlendirme bu dosyadaki eyleme ilişkindir ve genel bir fiil tanımı oluşturmaz.
Çoğunluk, adli yargılamada hakaret suçu olarak vasıflandırılan eylemin 125/E-(g) maddesindeki memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak yüz kızartıcı ve utanç verici hareket kapsamında olmadığını da belirtmiştir. Kanunilik ve tipiklik ilkesi uyarınca eylemin Kanundaki suç tanımına uymadığı anlaşıldığından, devlet memurluğundan çıkarma işleminde bu yönden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Gerekçe, ceza kararının kesinleşmemesine değil, fiilin anılan disiplin tanımına uymamasına dayanır.
Kesinleşmiş ceza hükmü ve süren yargılama
Danıştay 2. Daire, E. 2022/2225, K. 2025/5497 sayılı kararında çoğunluk, disiplin cezasının konusunu da oluşturan fiilin işlenip işlenmediğine ilişkin ceza mahkemesi kanaati kesin hüküm hâline gelirse başka bir yargı merciinin maddi olayın oluşu hakkında aksi sonuca varamayacağını ifade etmiştir. Fiilin kamu görevlisi tarafından işlenip işlenmediğine ilişkin bu hüküm, disiplin cezasına ilişkin yargılamada dikkate alınır. Kural, aynı fiile ve kesinleşmiş hükme bağlıdır.
Aynı dosyada 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçuna ilişkin ceza kararının temyiz incelemesinin Yargıtayda devam ettiği tespit edilmiştir. Çoğunluk, bölge idare mahkemesinin ceza yargılaması sonucunda verilecek karar kesinleştikten sonra fiillerin işlenip işlenmediğini dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile ceza mahkemesi kararını birlikte değerlendirerek karar vermesi gerektiğini, temyize konu kararda bu nedenle hukuki isabet görülmediğini belirtmiştir. Sonuç, bu dosyada ceza hükmünün kesinleşmemiş olmasına bağlıdır; idarenin cezayı hiçbir hâlde veremeyeceği biçiminde kurulmamıştır. Daire, temyiz istemini kabul ederek bölge idare mahkemesi kararını 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca bozmuştur.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/4961, K. 2023/2242 sayılı kararında gümrük muhafaza memuruna 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca verilen çıkarma cezasını incelemiştir. İsnat edilen fiillerin Türk Ceza Kanunu ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda açıkça tanımlanan ve ceza yargılamasına konu edilen fiiller olması nedeniyle, fiilin işlenip işlenmediğinin ancak ceza mahkemesince verilecek kararın kesinleşmesiyle belirlenebileceği sonucuna varılmıştır. Bu sonuç, kaçakçılık kapsamında ve ceza yargılamasına konu edilmiş somut fiillere ilişkindir.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/4961, K. 2023/2242Kaynağı aç
Daire, ilgili ağır ceza mahkemesinde yargılamanın sürdüğünü belirlemiş; ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra fiillerin işlenip işlenmediği yeniden değerlendirilmeden verilen ret kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin bölge idare mahkemesi kararını bozmuş ve dosyayı yeniden karar için göndermiştir. Karar, disiplin cezasının iptal edildiğini değil, alt kararın bozulduğunu göstermektedir.
Beraatin disiplin cezasına etkisi
Suçun unsurlarının oluşmadığı veya suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat, disiplin cezası yönünden yalnız aynı suç türü bakımından bağlayıcıdır ve bu kapsamda disiplin cezası verilemez. Bağlayıcılık aynı suç türüyle sınırlıdır.
Unsurların oluşmaması veya delil yetersizliği nedeniyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışları başka bir tanımlı disiplin suçuna giriyorsa, disiplin yaptırımı uygulanmasında hukuki engel bulunmaz. Bu imkân, eylemin başka bir tanımlı disiplin suçuna girmesi şartına bağlıdır.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/4813, K. 2022/5618 sayılı kararında rüşvet almak suçundan verilen ve kesinleşen beraat karşısında ceza yargılaması sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken bunun gözetilmediği gerekçesiyle idare mahkemesinin kısmen iptal, kısmen ret kararını bozmuş ve dosyayı yeniden karar verilmek üzere mahkemeye göndermiştir. Bozma eksik inceleme nedeniyledir; disiplin cezasının hukuka aykırı olduğu sonucuna kesin olarak hükmedilmemiştir.
Örtüşen fiilde birlikte değerlendirme
Danıştay 2. Daire, E. 2021/18496, K. 2025/3420 sayılı kararında yüz kızartıcı hareket iddiası ile sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunun örtüştüğü ve Yargıtay incelemesinin devam ettiği olayı incelemiştir. Ceza yargılaması sonucunda verilecek karar kesinleştikten sonra fiillerin dava dosyasındaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bölge idare mahkemesi kararı bozulmuştur. Sonuç, eylemlerin örtüştüğü bu olaya ilişkindir.
Karşı oy, bozma gerekçesine katılmamış; sarkıntılık eyleminin sübut bulması hâlinde 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesinin ve hukuki denetimin bu çerçevede yapılmasının gerektiği görüşünü açıklamıştır. Karşı oy, kararın çoğunluk gerekçesi veya bağlayıcı sonucu değildir.
Kolluk disiplininde sonraki mevzuat
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas ve sahtecilik dahil sayılan fiiller meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylemler arasında hükme bağlanmıştır.
Danıştay 2. Daire, karar düzeltme istemini kabul ederek Danıştay Beşinci Dairesinin 09/01/2019 günlü, E:2016/23050, K:2019/175 sayılı kararını kaldırmış ve uyuşmazlığı yeniden incelemiştir. Kaldırılan kararın ceza yargılamasının sonucunun araştırılmasına ilişkin gerekçesi, İkinci Dairenin benimsediği gerekçe değildir.
Danıştay 2. Daire, E. 2021/8264, K. 2023/323 sayılı kararında çoğunluk, polis memuru hakkında Tüzük'ün 8/6. maddesindeki hırsızlık ve dolandırıcılık fiillerine dayanılarak verilen meslekten çıkarma cezasını hukuka uygun bulmamıştır. Gerekçe, bu fiillerin 7068 sayılı Kanun'da disiplin yaptırımına bağlanmayıp disiplin suçu olmaktan çıkarılmasıdır. İdare mahkemesinin davayı reddeden kararı bozulmuştur. Oyçokluğuyla verilen bozma, ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesine dayanmamaktadır.
Çoğunluk, lehe olan hükmün uygulanması amacıyla verilecek iptal kararının, eyleme uyan başka bir disiplin cezasının uygulanmasına engel olmayacağını belirtmiştir. Bu sınır, başka bir cezanın somut olayda uygulanmasına karar verildiği anlamına gelmez.
Sık sorulan sorular
Ceza davası sürerken çıkarma cezası verilemez mi?
Hayır, her olay için böyle bir yasak yoktur. 657 sayılı Kanun'un 131. maddesi ceza kovuşturmasının disiplin kovuşturmasını geciktiremeyeceğini ve mahkûmiyet ya da mahkûm olmamanın disiplin cezasını ayrıca engelleyemeyeceğini düzenler. Bekleme, fiillerin Türk Ceza Kanunu kapsamında olması, delillerin yeterli görülmemesi ve ceza kararına ihtiyaç duyulması koşullarına bağlanmıştır.
Kesinleşmiş ceza hükmü disiplin yargılamasını bağlar mı?
Aynı fiilin işlenip işlenmediğine ilişkin ceza mahkemesi kanaati kesin hüküm hâline gelmişse, başka bir yargı mercii maddi olayın oluşu hakkında aksi sonuca varamaz. Bu hüküm disiplin cezasına ilişkin yargılamada dikkate alınır.
Beraat her disiplin cezasını engeller mi?
Hayır. Suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat, disiplin cezası bakımından yalnız aynı suç türü yönünden bağlayıcıdır. Delil yetersizliği nedeniyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışları tanımlanan başka bir disiplin suçuna giriyorsa disiplin yaptırımı uygulanmasında hukuki engel bulunmaz.
Hakaret suçu yüz kızartıcı hareket sayılır mı?
Danıştay 2. Daire, E. 2021/10018, K. 2025/2890 sayılı kararında çoğunluk, adli yargılamada hakaret olarak vasıflandırılan somut eylemin 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) bendindeki tanıma uymadığını kabul etmiştir. Bu sonuç her hakaret fiili için ayrıca kurulmuş genel bir kural değildir.
Bozma kararı çıkarma cezasını iptal eder mi?
Hayır. Temyiz isteminin kabulü ve 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca bozma, dosyanın yeniden karar için gönderilmesi sonucunu doğurur. Bu sonuç, çıkarma cezasının her olayda iptal edildiği anlamına gelmez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

