Doçentlik sürecinde ÜAK kararlarına veya jüri raporlarına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılması, dava edilen işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. İşlemin askıya alınabilmesi için mahkemeden ayrıca yürütmeyi durdurma kararı alınması gerekir. Bu ayrım, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 27. maddesinde açıkça düzenlenmiştir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Yürütmeyi Durdurmanın Hukuki Çerçevesi
İYUK m. 27/1 uyarınca Danıştay'da veya idare mahkemelerinde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Mahkeme, yürütmeyi durdurma kararı verebilmek için iki koşulu birlikte değerlendirmektedir: işlemin hukuka açıkça aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğacak olması. İYUK m. 27/2, bu iki koşulun ve dayandıkları somut gerekçelerin yürütmeyi durdurma kararının kendisinde açıkça gösterilmesini zorunlu kılmaktadır.
Yalnızca ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez. Bu sınırlama İYUK m. 27/2'de açıkça hüküm altına alınmıştır.
Savunma Koşulu ve Savunmasız Karar Verilebilen Hâller
Kural olarak yürütmeyi durdurma kararı, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra verilir. Bununla birlikte İYUK m. 27/2, uygulanmakla etkisi tükenecek idari işlemlerde, savunma beklenmeksizin de yürütmenin durdurulabileceğini öngörmektedir; bu hâlde savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmesi gerekir. Öte yandan aynı madde, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirmeye ilişkin işlemlerin uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmayacağını hükme bağlamaktadır. Doçentlik sürecindeki idari işlemlerin bu hüküm kapsamında nasıl nitelendirileceği, davanın somut koşullarına ve mahkemenin değerlendirmesine göre belirlenecektir.
Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmeyi durdurma isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması istemine başvurulamaz.
Teminat Koşulu
İYUK m. 27/6 uyarınca yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir. Ancak durumun gereklerine göre mahkeme teminat aramayabilir. Teminata ilişkin taraflar arasında çıkan anlaşmazlıklar, yürütmeyi durdurma kararını veren daire, mahkeme veya hâkim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz.
Doçentlik Davalarında Hangi İşlemlere Karşı Başvurulabilir
Doçentlik başvurusunun reddi veya jüri raporlarının hukuka aykırılığı iddiasıyla idare mahkemesinde iptal davası açılabilir; bu davalarda yürütmeyi durdurma talebi de gündeme gelebilir. Jüri üyelerinin tarafsızlık veya objektiflikten uzak rapor düzenlediği ileri sürülüyorsa raporun iptali için de dava yoluna başvurulabilir.
Doçentlik jürisi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun (YÖK Kanunu) 24. maddesi uyarınca ÜAK tarafından adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik olarak oluşturulur; yeterli üye bulunmaması hâlinde jüri üç üyeyle de kurulabilir. Jüri üyeleri, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını ÜAK'a iletir. Jüri üyelikleri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır; erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün tebliğ edilmiş sayılır. ÜAK, yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verir.
2547 sayılı YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU m. 24Kaynağı aç
Doçentlik Değerlendirme Süreci ve Başvuru İptali
Doçentlik Yönetmeliği m. 6/1 uyarınca değerlendirme jürisi, adayın başvuru dosyasını önce bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık ile asgari başvuru şartlarının sağlanıp sağlanmadığı yönünden inceler. Etik değerlendirmeye ilişkin raporlar Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu'na, asgari şartlara ilişkin raporlar ise Doçentlik Komisyonu'na iletilir.
24519 sayılı DOÇENTLİK YÖNETMELİĞİ m. 6Kaynağı aç
Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı tespit edilen adayın doçentlik başvurusu Doçentlik Komisyonu tarafından iptal edilir. Aynı bilim veya sanat alanından yeniden başvuruda bulunulması hâlinde, iptal konusu döneme ait bilgi ve belgeler ile Doçentlik Komisyonu kararı yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılır. Yönetmeliğin bu maddesinde yer alan 'başvurusu iptal edilen aday en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir' cümlesi ise Danıştay 8. Dairesi'nin E.:2021/5288, K.:2023/2864 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.
Beş üyeli jürilerde en az üç üyenin, üç üyeli jürilerde ise en az iki üyenin adayı başarılı bulması hâlinde aday başarılı sayılır. Jüri tarafından başarısız bulunan aday, eksik bulunan eser ve faaliyetleri tamamlamak kaydıyla müracaat dönemi esas alınarak en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabilir. Başarısız olan adayın aynı bilim veya sanat alanından yeniden başvurması hâlinde, başarısız sayıldığı son döneme ait bilgi ve belgeler ile raporlar, jüri üyelerinin isimleri gizlenerek yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılır.
Jüri Üyelerinin Yükümlülükleri ve Tarafsızlık İlkesi
Doçentlik Yönetmeliği m. 6/3 uyarınca jüri üyelerine değerlendirme raporu hazırlamak için her aday için azami bir ay süre verilir; Doçentlik Komisyonu gerekli hâllerde bir aya kadar ek süre verebilir. Değerlendirme raporunu süresi içinde sisteme yüklemeyen jüri üyesinin görevi sonlandırılır ve yedek üyelerin raporları sırasıyla değerlendirmeye alınır. Mazereti üniversite yönetim kurulunca kabul edilen üye bu kararı Doçentlik Bilgi Sistemi üzerinden ÜAK'a bildirmekle yükümlüdür; bildirim üzerine üyelik sonlandırılır. Üniversite yönetim kurulu kararı bulunmadan görevden kaçınan ya da görevini süresi içinde yapmayan üyenin genel hükümlere göre idarî ve cezaî sorumluluğu saklıdır.
Atama jürisinde adayla ortak yayın veya akademik çalışması bulunan üyenin yer alması hâlinde nesnel bir değerlendirme yapıldığından söz edilemeyeceği Danıştay 8. Dairesi'nin birden fazla kararında vurgulanmıştır. Danıştay 8. Dairesi E. 2022/3220, K. 2024/5098 sayılı kararında doçent kadrosu atama jürisinde, atanan adayın yüksek lisans ve doktora tez danışmanı olan ve aynı zamanda pek çok ortak makale yayımladığı öğretim üyesinin yer almasının tarafsız ve nesnel değerlendirme yapılması gerekliliğini ihlal ettiğine hükmetmiş; bu atama işlemini hukuka ve akademik hizmet gereklerine aykırı bulmuş, Bölge İdare Mahkemesi kararını bozarak dosyayı yeniden karar verilmek üzere iade etmiştir. Karar oybirliğiyle verilmiş olup doğrudan atama sonucu doğurmamaktadır.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/3220, K. 2024/5098Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire, E. 2023/5305, K. 2025/3075Kaynağı aç
Danıştay 8. Dairesi E. 2023/5305, K. 2025/3075 sayılı kararında da jüri üyeleri arasında adayla ortak çalışma yapan kişilerin bulunması hâlinde nesnel bir değerlendirmeden söz edilemeyeceğini yinelemiş; Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur. Bozma kararı, davalı idarece usulüne uygun biçimde yeniden oluşturulacak jüri değerlendirmesini gerektirmekte olup davacının doğrudan atanması sonucunu doğurmamaktadır. Danıştay 8. Dairesi E. 2023/961, K. 2025/747 sayılı kararında ise doktora tez danışmanlığı ve ortak yayın ilişkisine ek olarak jüri üyelerinin atanan aday adına referans mektubu vermiş olmasını da tarafsızlık ilkesinin ihlali olarak nitelendirmiş; bu davada Danıştay, davalı idarenin temyiz istemini reddederek Bölge İdare Mahkemesi'nin atama iptaline ilişkin kararını gerekçesi değiştirilerek onamıştır.
Danıştay 8. Daire, E. 2023/961, K. 2025/747Kaynağı aç
Doçent kadrosu için Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği m. 11/1 uyarınca rektör, ilana son başvuru tarihinden itibaren on beş gün içinde en az biri başka üniversiteden olmak üzere adayın bilim alanıyla ilgili üç profesörü tespit eder. 2547 sayılı YÖK Kanunu m. 24/e uyarınca bu profesörler her aday için ayrı ayrı rapor yazar; yönetim kurulunun raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine rektör atamayı yapar.
Danıştay 8. Dairesi E. 2025/4163, K. 2025/9593 sayılı kararında akademik atama sürecinde nesnel sıralamanın dışına çıkılarak puanı belirgin biçimde düşük bir adayın atanmasını hukuka aykırı bulmuştur; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, Bölge İdare Mahkemesi bu kararı onamış, Danıştay ise oyçokluğuyla Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur. Kararda karşı oy, adaylar arasında bariz üstünlük bulunmadığından idarenin takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanıldığından bahsedilemeyeceği yönünde gerekçe taşımaktadır. Bu karar doktor öğretim üyesi atamasına ilişkin olup doçentlik unvanı verilmesi veya reddi işlemlerini doğrudan kapsamamaktadır.
Danıştay 8. Daire, E. 2025/4163, K. 2025/9593Kaynağı aç
Yürütmeyi Durdurma Kararının Usul Sonuçları
İYUK m. 27/8 uyarınca yürütmeyi durdurma kararı verilen dava dosyaları öncelikli olarak incelenir ve karara bağlanır. Kararın on beş gün içinde yazılıp imzalanması zorunludur. Yürütmeyi durdurma istemli davalarda İYUK m. 27/5 çerçevesinde tebliğ ve savunma süreleri kısaltılabilir; tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir.
Yürütmeyi Durdurma Kararına İtiraz
Yürütmeyi durdurma kararlarına İYUK m. 27/7 uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde ve yalnız bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz merci, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır; itiraz üzerine verilen kararlar kesindir. İtiraz mercii, davayı gören mahkemenin kademesine göre belirlenir: Danıştay dava dairelerince verilen kararlara konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları'na, bölge idare mahkemesi kararlarına en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hâkim kararlarına ise bölge idare mahkemesine itiraz edilir.
Yürütmeyi durdurma talebinin reddedilmesi hâlinde dava esastan görülmeye devam eder.
Sık Sorulan Sorular
Doçentlik başvurusunun reddine karşı dava açılırsa işlem kendiliğinden durur mu?
Hayır. İYUK m. 27/1 uyarınca dava açılması idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. İşlemin askıya alınabilmesi için mahkemeden ayrıca yürütmeyi durdurma kararı alınması gerekir.
Yürütmeyi durdurma için mahkeme hangi koşulları değerlendirir?
Mahkeme iki koşulu birlikte değerlendirmektedir: idari işlemin hukuka açıkça aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğacak olması. Bu koşullar ve dayandıkları gerekçeler yürütmeyi durdurma kararının kendisinde açıkça gösterilmek zorundadır.
Yürütmeyi durdurma kararı için teminat yatırmak gerekir mi?
İYUK m. 27/6 uyarınca bu kararlar kural olarak teminat karşılığında verilir. Ancak mahkeme, durumun gereklerine göre teminat aramayabilir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz.
Yürütmeyi durdurma kararına nasıl itiraz edilir?
Kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde, bir defaya mahsus olmak üzere itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz mercii, dosyanın gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır; bu karar kesindir. İtiraz mercii, davayı gören mahkemenin kademesine göre değişmektedir.
Aynı gerekçeyle ikinci kez yürütmeyi durdurma talep edilebilir mi?
Hayır. İYUK m. 27/10 uyarınca aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması istemine başvurulamaz.
Yürütmeyi durdurma kararı verilmeden önce idare savunma yapabilir mi?
Kural olarak evet; yürütmeyi durdurma kararı davalı idarenin savunması alındıktan ya da savunma süresi geçtikten sonra verilebilir. Ancak dava dilekçesi ve eklerinden talebin yerinde olmadığı anlaşılırsa savunma alınmaksızın da istem reddedilebilir.
Doçentlik jürisinin tarafsızlığı nasıl denetlenir?
Jüri üyeleri arasında adayla ortak yayın veya akademik çalışma ilişkisi bulunan kişilerin yer alması, nesnel bir değerlendirme yapıldığından söz edilmesini engeller. Danıştay 8. Dairesi'nin birden fazla kararında bu ilişki, atama işlemini hukuka aykırı kılacak tarafsızlık ihlali olarak değerlendirilmiştir. Bu kararlar üniversite kadro atama sürecine ilişkin olup ÜAK doçentlik unvanı değerlendirme jürisi için aynı kuralın uygulanıp uygulanmayacağı bu kararlardan doğrudan çıkarılamamaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

