Doçentlik Davalarında Yürütmeyi Durdurma

by Avukat Erdal Ersoy
Doçentlik Davalarında Yürütmeyi Durdurma

Doçentlik sürecinde ÜAK kararlarına veya jüri raporlarına karşı idare mahkemesinde iptal davası açılması, dava edilen işlemin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. İşlemin askıya alınabilmesi için mahkemeden ayrıca yürütmeyi durdurma kararı alınması gerekir. Bu ayrım, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 27. maddesinde açıkça düzenlenmiştir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Yürütmeyi Durdurmanın Hukuki Çerçevesi

İYUK m. 27/1 uyarınca Danıştay'da veya idare mahkemelerinde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Mahkeme, yürütmeyi durdurma kararı verebilmek için iki koşulu birlikte değerlendirmektedir: işlemin hukuka açıkça aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğacak olması. İYUK m. 27/2, bu iki koşulun ve dayandıkları somut gerekçelerin yürütmeyi durdurma kararının kendisinde açıkça gösterilmesini zorunlu kılmaktadır.

Yalnızca ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez. Bu sınırlama İYUK m. 27/2'de açıkça hüküm altına alınmıştır.

Savunma Koşulu ve Savunmasız Karar Verilebilen Hâller

Kural olarak yürütmeyi durdurma kararı, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra verilir. Bununla birlikte İYUK m. 27/2, uygulanmakla etkisi tükenecek idari işlemlerde, savunma beklenmeksizin de yürütmenin durdurulabileceğini öngörmektedir; bu hâlde savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmesi gerekir. Öte yandan aynı madde, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirmeye ilişkin işlemlerin uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmayacağını hükme bağlamaktadır. Doçentlik sürecindeki idari işlemlerin bu hüküm kapsamında nasıl nitelendirileceği, davanın somut koşullarına ve mahkemenin değerlendirmesine göre belirlenecektir.

Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmeyi durdurma isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması istemine başvurulamaz.

Teminat Koşulu

İYUK m. 27/6 uyarınca yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir. Ancak durumun gereklerine göre mahkeme teminat aramayabilir. Teminata ilişkin taraflar arasında çıkan anlaşmazlıklar, yürütmeyi durdurma kararını veren daire, mahkeme veya hâkim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz.

Doçentlik Davalarında Hangi İşlemlere Karşı Başvurulabilir

Doçentlik başvurusunun reddi veya jüri raporlarının hukuka aykırılığı iddiasıyla idare mahkemesinde iptal davası açılabilir; bu davalarda yürütmeyi durdurma talebi de gündeme gelebilir. Jüri üyelerinin tarafsızlık veya objektiflikten uzak rapor düzenlediği ileri sürülüyorsa raporun iptali için de dava yoluna başvurulabilir.

Doçentlik jürisi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun (YÖK Kanunu) 24. maddesi uyarınca ÜAK tarafından adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik olarak oluşturulur; yeterli üye bulunmaması hâlinde jüri üç üyeyle de kurulabilir. Jüri üyeleri, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını ÜAK'a iletir. Jüri üyelikleri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır; erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün tebliğ edilmiş sayılır. ÜAK, yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verir.

2547 sayılı YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24 – (Değişik: 22/2/2018-7100/5 md.) a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır:[22] (1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak. (2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek. (3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak. b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir. Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. (Değişik cümle: 15/4/2020-7243/2 md.) Jüri üyelikleri, jüri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır ve bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir. ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır. e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar. Doçentliğe atama:

Doçentlik Değerlendirme Süreci ve Başvuru İptali

Doçentlik Yönetmeliği m. 6/1 uyarınca değerlendirme jürisi, adayın başvuru dosyasını önce bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık ile asgari başvuru şartlarının sağlanıp sağlanmadığı yönünden inceler. Etik değerlendirmeye ilişkin raporlar Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu'na, asgari şartlara ilişkin raporlar ise Doçentlik Komisyonu'na iletilir.

24519 sayılı DOÇENTLİK YÖNETMELİĞİ m. 6Kaynağı aç
MADDE 6 – (Değişik:RG-12/6/2020-31153) (1) Doçentlik değerlendirme jürisi, adayın başvuru dosyasını ilk olarak bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık bulunup bulunmadığı ve asgari başvuru şartlarının sağlanıp sağlanmadığı yönünden değerlendirir. Jürinin bilimsel araştırma ve yayın (Değişik ibare:RG-10/8/2021-31564) etiği ihlali yönündeki değerlendirme raporları, ilgili Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Komisyonu tarafından incelenir. Jürinin adayın asgari başvuru şartlarını sağlamadığı yönündeki değerlendirme raporları ise Doçentlik Komisyonu tarafından incelenir. (Değişik cümle:RG-10/8/2021-31564) Buna göre; a) Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı tespit edilen adayın doçentlik başvurusu Doçentlik Komisyonu tarafından iptal edilir. (Danıştay Sekizinci Dairesinin 26/5/2023 tarihli ve E.:2021/5288; K.:2023/2864 sayılı kararı ile iptal cümle; Başvurusu iptal edilen aday, müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir.) Asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin jüri raporu/raporları isimleri gizlenerek Doçentlik Komisyonu kararı ile birlikte elektronik ortamda adayın erişimine açılır. Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle başvurusu iptal edilen adayın yeniden aynı bilim/sanat alanından doçentlik başvurusunda bulunması halinde iptale konu olan başvuru dönemine ait bilgi ve belgeler ile asgari başvuru şartlarını sağlamadığına ilişkin Doçentlik Komisyonu kararı yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılır. b) Adayın asgari başvuru şartlarını sağladığının tespit edilmesi halinde ise ilgili jüri üyesine/üyelerine “başarılı/başarısız” şeklinde değerlendirme raporu hazırlaması için Doçentlik Komisyonu tarafından ek süre verilir. Ek süre içinde rapor düzenlemeyen jüri üyesinin görevi Doçentlik Komisyonu tarafından sonlandırılır. Görevi sonlandırılan üye/üyeler ile “asgari başvuru şartlarını sağlamamıştır” görüşünde ısrar eden üye/üyeler yerine yedek üye raporları sırasıyla değerlendirmeye alınır. (Mülga cümleler:RG-10/8/2021-31564) (2) Doçentlik değerlendirme jürisi, hakkında bilimsel araştırma ve yayın etiği ihlali bulmadığı ve asgari başvuru şartlarını sağladığını tespit ettiği adayın akademik çalışmalarının niteliği ve bilim/sanat alanına katkısını esas almak suretiyle “başarılı” veya “başarısız” bulduğunu belirten ayrıntılı ve gerekçeli bir değerlendirme raporu hazırlar. Jüri üyesi raporunu süresi içinde Doçentlik Bilgi Sistemine yükler. (3) Jüri üyelerine, değerlendirme raporunu hazırlamak üzere her aday için azami bir ay süre verilir. Doçentlik Komisyonu, gerekli hallerde bir aya kadar ek süre verebilir. Değerlendirme raporunu süresi içinde Doçentlik Bilgi Sistemine yüklemeyen jüri üyesinin görevi sonlandırılır ve yedek üyelerin raporları sırasıyla değerlendirmeye alınır. (4) Jüri üyesi, rapor hazırlamasına engel olacak bir hal ortaya çıktığında görevden çekilme talebini görev yaptığı yükseköğretim kurumuna yazılı olarak bildirir. Mazereti üniversite yönetim kurulunca kabul edilen jüri üyesi, kararın bir örneğini süresi içinde Doçentlik Bilgi Sistemi (DBS) üzerinden Üniversitelerarası Kurula bildirmekle yükümlüdür. Bildirim üzerine, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı tarafından bu kişinin jüri üyeliği sonlandırılır ve yedek üyelerin raporları sırasıyla değerlendirmeye alınır. (5) Görevini süresi içinde yapmayan veya mazeretinin uygun bulunduğuna ilişkin üniversite yönetim kurulu kararı bulunmadan bu görevden kaçınan jüri üyesinin genel hükümlere göre idarî ve cezaî sorumluluğu saklıdır. (6) Mazeret nedeniyle çekilme, öğretim üyeliğinden istifa veya emeklilik gibi nedenlerle jüri heyetinde eksilme olursa, Doçentlik Komisyonu tarafından doçentlik başvurusunun geldiği aşama göz önünde bulundurulmak suretiyle, eksilen üye yerine yeni bir görevlendirme yapılabilir. (7) Jüri raporları tamamlandığında, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır ve erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. (8) Beş üyeden oluşan jürilerde en az üç üyenin, üç üyeden oluşan jürilerde ise en az iki üyenin adayı başarılı bulması halinde aday başarılı sayılır. Başarısız bulunan aday, jüri tarafından eksik bulunan eser ve faaliyetleri tamamlamak kaydıyla müracaat dönemi esas alınmak suretiyle en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabilir. Başarısız olan adayların yeni başvurularına ilişkin usul ve esaslar Doçentlik Komisyonunca belirlenir. (9) (Değişik:RG-10/8/2021-31564) Doçentlik başvurusunda bulunup başarısız olan adayın yeniden aynı bilim/sanat alanından doçentlik başvurusunda bulunması halinde başarısız olduğu son döneme ait bilgi ve belgeler ile başarısız sayılmasına esas olan raporlar, jüri üyelerinin isimleri gizlenmek suretiyle yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılır. (10) Bilimsel/sanatsal yayın ve akademik çalışmalarının değerlendirilmesi sonucunda başarılı olan adaya, Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulu kararı ile ilgili bilim/sanat alanında “Doçentlik Unvanı” verilir ve “Doçentlik Belgesi” düzenlenir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiğine Aykırılık, Doçentlik Komisyonu Bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırılık

Asgari başvuru şartlarını sağlamadığı tespit edilen adayın doçentlik başvurusu Doçentlik Komisyonu tarafından iptal edilir. Aynı bilim veya sanat alanından yeniden başvuruda bulunulması hâlinde, iptal konusu döneme ait bilgi ve belgeler ile Doçentlik Komisyonu kararı yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılır. Yönetmeliğin bu maddesinde yer alan 'başvurusu iptal edilen aday en erken izleyen ikinci dönemde yeniden başvurabilir' cümlesi ise Danıştay 8. Dairesi'nin E.:2021/5288, K.:2023/2864 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

Beş üyeli jürilerde en az üç üyenin, üç üyeli jürilerde ise en az iki üyenin adayı başarılı bulması hâlinde aday başarılı sayılır. Jüri tarafından başarısız bulunan aday, eksik bulunan eser ve faaliyetleri tamamlamak kaydıyla müracaat dönemi esas alınarak en erken izleyen üçüncü dönemde yeniden başvurabilir. Başarısız olan adayın aynı bilim veya sanat alanından yeniden başvurması hâlinde, başarısız sayıldığı son döneme ait bilgi ve belgeler ile raporlar, jüri üyelerinin isimleri gizlenerek yeni başvuruda jüri üyelerinin erişimine açılır.

Jüri Üyelerinin Yükümlülükleri ve Tarafsızlık İlkesi

Doçentlik Yönetmeliği m. 6/3 uyarınca jüri üyelerine değerlendirme raporu hazırlamak için her aday için azami bir ay süre verilir; Doçentlik Komisyonu gerekli hâllerde bir aya kadar ek süre verebilir. Değerlendirme raporunu süresi içinde sisteme yüklemeyen jüri üyesinin görevi sonlandırılır ve yedek üyelerin raporları sırasıyla değerlendirmeye alınır. Mazereti üniversite yönetim kurulunca kabul edilen üye bu kararı Doçentlik Bilgi Sistemi üzerinden ÜAK'a bildirmekle yükümlüdür; bildirim üzerine üyelik sonlandırılır. Üniversite yönetim kurulu kararı bulunmadan görevden kaçınan ya da görevini süresi içinde yapmayan üyenin genel hükümlere göre idarî ve cezaî sorumluluğu saklıdır.

Atama jürisinde adayla ortak yayın veya akademik çalışması bulunan üyenin yer alması hâlinde nesnel bir değerlendirme yapıldığından söz edilemeyeceği Danıştay 8. Dairesi'nin birden fazla kararında vurgulanmıştır. Danıştay 8. Dairesi E. 2022/3220, K. 2024/5098 sayılı kararında doçent kadrosu atama jürisinde, atanan adayın yüksek lisans ve doktora tez danışmanı olan ve aynı zamanda pek çok ortak makale yayımladığı öğretim üyesinin yer almasının tarafsız ve nesnel değerlendirme yapılması gerekliliğini ihlal ettiğine hükmetmiş; bu atama işlemini hukuka ve akademik hizmet gereklerine aykırı bulmuş, Bölge İdare Mahkemesi kararını bozarak dosyayı yeniden karar verilmek üzere iade etmiştir. Karar oybirliğiyle verilmiş olup doğrudan atama sonucu doğurmamaktadır.

Danıştay 8. Daire, E. 2022/3220, K. 2024/5098Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2022/3220 E.  ,  2024/5098 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3220 Karar No : 2024/5098 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: … Üniversitesi … Meslek Yüksekokulu … Bölümü … Programı için 09.05.2019 tarihinde ilan edilen bir adet doçent kadrosuna başvuran davacının kadroya atanmamasına, …'un kadroya atanmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmalığın çözümü için yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve dava dosyasındaki bilgi ve belgeler birlikte incelendiğinde, ''Kimyasal Reaksiyon üzerine çalışmaları olmak'' açıklamasıyla ilan edilen kadro için kimyasal reaksiyon alt alanında doçentlik ünvanına sahip olan kimya mühendislerinin atanmasının uygun olduğu ve davacının söz konusu kadro için gerekli olan bu koşulu sağlamadığı dikkate alındığında, anılan kadroya kimya mühendisi olarak bu alanda doktora eğitimini tamamlayan ve kimyasal reaksiyon alt alanında doçentlik ünvanına sahip olan …'un atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; davacı tarafından normatif düzenlemeler dışında adaylardan başka bir şartın yerine getirilmesinin istenemeyeceği ileri sürülmüşse de, 2547 sayılı Kanun'un 24. maddesi uyarınca doçent kadrolarına atama için ek koşullar belirlenebileceğinden, bu iddianın yerinde görülmediği; …'un Gazi Üniversitesi Akademik Yükseltilme ve Atama Kriterleri Yönergesi'nde yer alan lisanüstü tez danışmanlığı yapmış olma şartını sağlamadığı ileri sürülmekte ise de, ilgilinin Mart 2018 tarihi itibarıyla doçentlik unvanını aldığı, anılan tarihten itibaren de lisansüstü tez ve danışmanlık çalışmalarında yer almaya başladığı, ilgilinin anılan kadroya atanmak için gerekli olan temel kriterler ile altı adet yardımcı kriteri sağladığının jüri üyelerince tespit edildiğinden, davacının bu iddiasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava dilekçesinde, dava konusu işlemin, …'un kadroya atanmasına ilişkin kısmı yanında davacının atanmamasına ilişkin kısım da dava konusu edildiği halde, istinaf başvurusuna konu kararın istem özeti kısmında sadece …'un atanmasına ilişkin kısmına yönelik iptal istemine yer verildiği ve davacının atanmamasına ilişkin kısmına yönelik iptal istemine yer verilmediği görülmekte ise de, uyuşmazlık konusu kadronun bir adet olduğu, kadroya anılan öğretim üyesinin atanmasına yönelik davanın reddedildiği, bu kararın doğal sonucu olarak dava konusu işlemin davacının atanmamasına ilişkin kısmının da hukuka uygun olduğu sonucunun ortaya çıktığı, Mahkeme kararındaki söz konusu eksikliğin, kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği; istinaf başvurusuna konu edilen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olması, kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmaması nedeniyle, 2577 sayılı Kanun'un 45/3 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen açıklama ile reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Atanan adayın tez danışmanı olan ve ortak yayın çıkardığı öğretim üyesinin jüride yer almasının tarafsızlık ilkesini ihlal ettiği, subjektif değerlendirme yapıldığı, bilirkişilerin alanları ile uyuşmazlığa konu bilim alanının farklılık arzettiği, bilirkişilerin kimya bölümünden seçilmesi gerektiği, eksik ve hatalı inceleme ile hüküm kurulduğu, davaya konu kadronun Kimya Mühendisliği değil, multi disipliner bir alan olan … Bölümü olduğu, nitekim seçilen bilirkişiler tarafından, kendisinin bilimsel çalışmalarını değerlendirecek yetkinlikte olmadıklarının açıkça belirtildiği, bilimsel çalışmalar incelenmeden anahtar kelimeden yola çıkarak, adayın atanmasının doğru olmadığı, atanan adaydan akademik olarak üstün olduğu, Mahkeme kararında yer alan, çalışmalarının kimyasal reaksiyon üzerine olmadığı yönündeki gerekçenin bilimsel temelinin bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Hukuka aykırı olduğu anlaşılan İstinaf Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava; … Üniversitesi … Meslek Yüksekokulu … Bölümü … Programı için 09.05.2019 tarihinde ilan edilen bir adet doçent kadrosuna başvuran davacının kadroya atanmamasına, …'un kadroya atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2547 sayılı Kanun'un "Doçentlik ve atama" başılığını taşıyan 24. maddesinde; " e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar." kuralı yer almıştır. 12.06.2018 tarih ve 30449 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin "Atama süreci" başlığını taşıyan 11. maddesinin 1. fıkrasında; "Rektör, ilan edilen doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarının incelenmesi için en az biri başka üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünden olmak üzere adayın başvurduğu bilim alanı ile ilgili olan üç profesörü, ilana son başvuru tarihinden itibaren on beş gün içinde, sözlü sınavın yapılması halinde ise sözlü sınavların bitiş tarihinden itibaren on beş gün içinde tespit eder. İlan edilen kadronun bulunduğu birimin bölüm başkanının profesör olması halinde, tespit edilecek üç profesörden birinin bölüm başkanı olması zorunludur." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesörün tespit edilmesi zorunludur. Sürecin objektif ve sağlıklı yürütülmesi için jüri üyelerinin seçiminde, tarafsızlık ilkesinin dikkate alınması, kadroya başvuran adaylar bakımından güvence oluşturacaktır. Bilimsel temellere aykırı değerlendirme yapılmış olabileceği yönünde, ciddi şüpheye neden olan jüri üyesi seçimleri ise tarafsızlık ilkesini ihlal edecektir. Kadroya başvuran adayların, lisansüstü danışmanlarının doçentlik kadrosuna atama jürisinde yer alması da adaylar bakımından tarafsız ve objektif değerlendirme yapılması gerekliliğini ihlal edecek niteliktedir. Nitekim, doçent kadrosuna atama sürecinde, her bir aday için rapor yazmaları ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini belirtmeleri gereken jüri üyelerinin, tarafsız olarak seçilmeleri, sürecin bilimsel ve akademik gereklilikler doğrultusunda, objektif bir şekilde ilerlemesini sağlayacaktır. Gazi Üniversitesi … Meslek Yüksekokulu … Bölümü … Programı için "Kimyasal Reaksiyon üzerine çalışmaları olmak" açıklamasına yer verilerek, 09.05.2019 tarihinde, bir adet doçent kadrosu ilan edilmiştir. Rektörlüğün … tarih ve E… sayılı işlemleri ile jüri üyeleri tespit edilerek, jüri üyelerinden adaylar hakkında tercihlerini belirttikleri rapor hazırlamaları istenilmiştir. Davaya konu kadroya davacı ile birlikte diğer bir adayın da başvuruda bulunduğu görülmüştür. Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davaya konu doçent kadrosuna atama başvurusunu değerlendirmek üzere oluşturulan jüride, kadroya atanan adayın, yüksek lisans ve doktora tez danışmanı olan, aynı zamanda pek çok ortak makale yayımladığı ve akademik çalışma yürüttüğü öğretim üyesinin görev yaptığı anlaşılmıştır. Diğer bir anlatımla; davacının ve diğer adayın akademik çalışmaları, bu jüri üyesi tarafından da değerlendirilerek, diğer adayın atanması yönünde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu bağlamda; davaya konu kadroya atanan adayın, yüksek lisans ve doktora tez danışmanı olan, aynı zamanda pek çok ortak makale yayımladığı ve akademik çalışma yürüttüğü öğretim üyesinin, atama başvurusunu değerlendirmek üzere oluşturulan jüride yer almış olmasının, tarafsız ve objektif değerlendirme yapılması gerekliliğini ihlal ettiği anlaşıldığından, kadroya davacının atanmamasına, diğer adayın atamasının yapılmasına ilişkin işlemin, hukuka ve akademik hizmet gereklerine aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:…. sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 08/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Danıştay 8. Daire, E. 2023/5305, K. 2025/3075Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/5305 E.  ,  2025/3075 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5305 Karar No : 2025/3075 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : … KARŞI TARAF : 1- (DAVALI) … Üniversitesi VEKİLİ : Av. … 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Gazi Üniversitesi Fen Fakültesi … Bölümü … Ana Bilim Dalı için ilan edilen 1 adet doçent kadrosuna yapılan başvurusunun kabul edilmeyerek atamasının yapılmamasına ve anılan kadroya Doç. Dr. …'in atanmasına ilişkin Gazi Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; uyuşmazlığın çözümü için yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan rapor hükme esas alınarak, atama işleminin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği, anılan kadroya davacının atamasının yapılmaması ve söz konusu kadroya Doç. Dr. …'in atanmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, jüri üyesi ile ataması yapılan kişinin ortak çalışmalarının bulunduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemine konu Kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Dava; davacı tarafından, Gazi Üniversitesi Fen Fakültesi … Bölümü … Ana Bilim Dalı için ilan edilen 1 adet doçent kadrosuna yapılan başvurusunun kabul edilmeyerek atamasının yapılmamasına ve anılan kadroya Doç. Dr. …'in atanmasına ilişkin Gazi Üniversitesi Yönetim Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Doçentlik ve atama" başlıklı 24. maddesinde; "(…) b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir. Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. Jüri üyelikleri, jüri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır ve bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır.(…) ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. (…) Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar." hükmü yer almıştır. 12/06/2018 tarih ve 30449 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin "Doçent Kadrolarına Atanma" başlığını taşıyan İkinci Bölümünde yer alan "Atama süreci" başlıklı 11. maddesinde; "(1) Rektör, ilan edilen doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarının incelenmesi için en az biri başka üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünden olmak üzere adayın başvurduğu bilim alanı ile ilgili olan üç profesörü, ilana son başvuru tarihinden itibaren on beş gün içinde, sözlü sınavın yapılması halinde ise sözlü sınavların bitiş tarihinden itibaren on beş gün içinde tespit eder. İlan edilen kadronun bulunduğu birimin bölüm başkanının profesör olması halinde, tespit edilecek üç profesörden birinin bölüm başkanı olması zorunludur. (2) Rektör, aday veya adayların özgeçmişlerini, bilimsel çalışma ve yayınlarını kapsayan dosyaları bu profesörlere göndererek kişisel raporlarını bir ay içinde bildirmelerini ister. Bu profesörler aday veya adaylar hakkında ayrı ayrı tercih ve görüşlerini rektöre bildirir. (3) Dosya inceleme sonuçlarının bir ay içinde gelmemesi halinde aynı usulle tespit edilen başka profesörlere dosyalar incelenmesi için gönderilir. (4) Rektör dosya inceleme sonuçlarına dayanarak, üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun gerekçeli görüşünü de aldıktan sonra atama hakkındaki kararını verir." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesörün tespit edilmesi zorunludur. Atama sürecinin sağlıklı yürütülebilmesi, objektif ve tarafsızlığın sağlanabilmesini teminen jüri üyelerinin seçiminde azami özen gösterilmesi gerekmektedir. Aksi halde, objektifliğe aykırı değerlendirme yapıldığı yönündeki iddialar, jüri üyesi seçimlerinde olması gereken tarafsızlık ilkesini ihlal edecek olup, oluşturulan jüri üyeleri arasında adaylarla ortak çalışma yapan kişilerin bulunması halinde, objektif bir değerlendirme yapıldığından söz edilemeyecektir. Dava dosyasının incelenmesinden; Gazi Üniversitesi Rektörlüğü tarafından 20/04/2021 tarih ve 31460 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Öğretim Üyesi Alımı ilanında Üniversitenin Fen Fakültesi … Bölümü … Ana Bilim Dalı için 1 adet doçent kadrosu ilan edilmiş; anılan kadroya yapılan başvuruların değerlendirilmesini teminen jüri üyeleri olarak, davalı Üniversitenin Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. N.K., davalı Üniversitenin Fen Fakültesi Kimya Bölümünde görev yapan Prof. Dr. N.Ş. ve Düzce Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümünden Prof. Dr. …'un atanmış olup, hazırlanan raporlarda ise, davalı Üniversitenin Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. N.K. tarafından davacının atanması yönünde, diğer jüri üyeleri tarafından Doç. Dr. …'in atanması yönünde görüş vermişlerdir. Uyuşmazlıkta; davaya konu doçent kadrosuna atama başvurusunu değerlendirmek üzere oluşturulan jüride, kadroya atanan Doç. Dr. … ile jüri üyesi Prof. Dr. …'un uluslararası hakemli dergide yayımlanan 2017 tarihli 1 makalede ve ulusal bilimsel toplantılarda sunulan ve bildiri kitaplarında basılan 3 adet bildiride ortak çalışmalarının bulunduğu görüldüğünden, oluşturulan jürinin objektif ve tarafsızlık kriterlerini taşımadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; dava konusu işlemde hukuka uygunluk, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Öte yandan; işbu bozma kararının, davacının anılan kadroya doğrudan atanması sonucunu doğurmayacağı, davalı idarece usulüne uygun olarak yeniden oluşturulacak jüri tarafından davacının başvurusunun değerlendirmeye tabi tutulacağı açıktır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 19/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 8. Dairesi E. 2023/5305, K. 2025/3075 sayılı kararında da jüri üyeleri arasında adayla ortak çalışma yapan kişilerin bulunması hâlinde nesnel bir değerlendirmeden söz edilemeyeceğini yinelemiş; Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur. Bozma kararı, davalı idarece usulüne uygun biçimde yeniden oluşturulacak jüri değerlendirmesini gerektirmekte olup davacının doğrudan atanması sonucunu doğurmamaktadır. Danıştay 8. Dairesi E. 2023/961, K. 2025/747 sayılı kararında ise doktora tez danışmanlığı ve ortak yayın ilişkisine ek olarak jüri üyelerinin atanan aday adına referans mektubu vermiş olmasını da tarafsızlık ilkesinin ihlali olarak nitelendirmiş; bu davada Danıştay, davalı idarenin temyiz istemini reddederek Bölge İdare Mahkemesi'nin atama iptaline ilişkin kararını gerekçesi değiştirilerek onamıştır.

Danıştay 8. Daire, E. 2023/961, K. 2025/747Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2023/961 E.  ,  2025/747 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/961 Karar No : 2025/747 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): … Üniversitesi VEKİLLERİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLLERİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, … Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Fotonik ve Optoelektronik Ana Bilim Dalı doktor öğretim üyesi kadro ilanına istinaden yapılan atanma başvurusunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile anılan kadroya Dr. …'ın atamasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin… tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla; davaya konu kadroya Dr. …'ın atamasına ilişkin işlem yönünden; Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda yer alan tespitler dikkate alındığında, söz konusu kadroya atanmak için yapılan başvurular neticesinde, jüri üyelerince objektif değerlendirme yapılmadığı, ilgili kadroya …'ın atanması işleminde objektif nitelikte olmayan jüri değerlendirmelerine dayanıldığı, bu durumun ilgili kadroya atama yapılmasında sonucu etkileyecek nitelikte olduğu, ilan edilen kadroya Dr. …'ın atamasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; davaya konu kadroya atanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin… tarih ve … sayılı işlem yönünden; davacının ve diğer tüm adayların kadro şartını sağladığı, belirtilen bu kişilerin durumlarının yönetim kurulunda görüşülmesi, akabinde bu kişiler hakkında dekan veya ilgili müdürün kanaat ve önerilerini belirtmeleri ve ardından rektöre ait atamaya ilişkin yetki sürecinin işletilmesi gerektiği, davacının anılan kadroya atamasının yapılmamasına ilişkin işlem yönünden bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle; Dr. …'ın kadroya atanmasına ilişkin işlemin iptaline, davacının atanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem yönünden uyuşmazlığın esası hakkında, bu aşamada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ilan edilen doktor öğretim üyesi kadrosuna atama sürecinin mevzuata uygun yürütüldüğü, … Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Fotonik ve Optoelektronik Anabilim Dalı doktor öğretim üyesi kadrosuna Dr. …'ın atanmasına ilişkin işlemin iptaline ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT: 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Doktor Öğretim Üyesi" başlıklı 23. maddesinde: "a) Yükseköğretim kurumlarında açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları rektörlükçe ilan edilir. İlan edilen bu kadrolara fakültelerde dekan; diğer birimlerde müdürler, biri o birimin yöneticisi biri de o yükseköğretim kurumunun dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür yönetim kurullarının görüşünü aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama rektör tarafından en çok dört yıl süre ile yapılır. Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler yeniden atanabilirler (…) c) Yükseköğretim kurumları, doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler." hükmüne yer verilmiştir. 12/06/2018 tarih ve 30449 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin "Başvuru ve atanma süreci" başlığını taşıyan 6. maddesinde; "(1) Doktor öğretim üyesi kadrolarına başvuranlar özgeçmişlerini, bilimsel çalışma ve yayınlarını dört nüsha olarak ilgili dekanlık veya müdürlüğe teslim eder. (2) Fakültelerde dekan, diğer birimlerde müdür; ilan edilen kadrolar için adayların durumlarını incelemek üzere, en az biri başka üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünden olmak üzere adayın başvurduğu bilim alanı ile ilgili olan üç profesör veya doçent kadrosunda bulunan doçenti, ilana son başvuru tarihinden itibaren on beş gün içinde tespit eder. İlan edilen kadronun bulunduğu birimin bölüm başkanının, profesör veya doçent kadrosundaki doçent olması halinde, tespit edilecek üç profesör veya doçent kadrosundaki doçentten biri olarak belirlenmesi zorunludur. (3) Dekan veya ilgili müdür her aday için bu öğretim üyelerine, adaylarla ilgili bilimsel yayın ve çalışmalara ilişkin dosyaları göndererek bir ay içerisinde yazılı görüşlerini bildirmelerini ister. Dosya inceleme sonuçlarının bir ay içinde gelmemesi halinde aynı usulle tespit edilen başka profesör veya doçente dosyalar incelenmesi için gönderilir. (4) Dekan veya ilgili müdür yazılı görüşlerin alınmasından sonra ilk yönetim kurulu toplantısında aday veya adaylar hakkında ayrı ayrı görüş alır. Bir açık kadroya birden fazla adayın başvurması halinde yönetim kurulu gerekçeli olarak tercihini belirtir. Dekan veya ilgili müdür kanaat ve önerilerini rektöre sunar. Rektör atamanın yapılıp yapılmayacağına karar vererek gerekli işlemleri yürütür. (5) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 34 üncü maddesi uyarınca sözleşmeli olarak çalıştırılacak yabancı ülke vatandaşı öğretim elemanlarının doktor öğretim üyeliğine atanma ile ilgili şartları sağlamaları kaydıyla sözleşmeli olarak çalıştırılmasında bu Yönetmelikte belirlenen ilan şartı dışındaki usul ve esaslar uygulanır." kuralı; "Atama" başlığını taşıyan 7. maddesinde; "(1) Doktor öğretim üyeleri, ilgili yönetim kurulunun görüşü alındıktan sonra fakültelerde ilgili dekanın, diğer birimlerde müdürün önerisi ile rektör tarafından en az bir en çok dört yıl süre ile atanır. (2) Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler ilgili yönetim kurulunun uygun görüşü üzerine rektör tarafından yeniden atanabilir. (3) Doktor öğretim üyelerinin ne kadar süre ile atandığı kendilerine tebliğ edilir." kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doktor öğretim üyesi kadrolarına başvuran adayların durumlarını incelemek üzere fakültelerde dekan; diğer birimlerde müdürler tarafından, biri o birim yöneticisi, biri de o yükseköğretim kurumu dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit edilmesi zorunludur. Sürecin objektif ve sağlıklı yürütülmesi için; jüri üyelerinin seçiminde tarafsızlık ilkesinin dikkate alınması, kadroya başvuran adaylar bakımından güvence oluşturacaktır. Bilimsel temellere aykırı değerlendirme yapılmış olabileceği yönünde ciddi şüpheye neden olan jüri üyesi seçimleri ise; tarafsızlık ilkesini ihlal edecektir. Kadroya başvuran adayların, lisansüstü danışmanlarının doçentlik kadrosuna atama jürisinde yer alması da adaylar bakımından tarafsız ve objektif değerlendirme yapılması gerekliliğini ihlal edecek niteliktedir. Nitekim, doktor öğretim üyesi kadrosuna atama sürecinde, her bir aday için rapor yazmaları ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini belirtmeleri gereken jüri üyelerinin, tarafsız olarak seçilmeleri, sürecin bilimsel ve akademik gereklilikler doğrultusunda, objektif bir şekilde ilerlemesini sağlayacaktır. Uyuşmazlıkta; … Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığının 22/01/2021 tarihli yazılarıyla … Üniversitesinde görev yapan öğretim üyeleri Prof. Dr…., Doç. Dr…. ile … Üniversitesinde görev yapan Prof. Dr. …'in jüri üyesi olarak belirlendikleri, uyuşmazlığa konu kadroya ataması yapılan Dr. …'ın doktora danışmanının Prof. Dr. … olduğu, adayın makalelerinde Prof. Dr…'in yazar olarak yer aldığı ve adayın araştırmacı olduğu projelerde Prof. Dr. …'in proje yürütücüsü olduğu, Dr. …'ın kendisi için verdiği 6 kişilik referans listesinde; dava konusu doktor öğretim üyesi seçimi bilim jürisinde yer alan Jüri Üyesi Prof. Dr…., Jüri Üyesi Prof. Dr…. ve Jüri Üyesi Doç. Dr….'in yer aldıkları görülmüştür. Bu itibarla; davaya konu kadroya atanan adayın, doktora tez danışmanı olan, aynı zamanda pek çok ortak makale yayımladığı ve akademik çalışma yürüttüğü öğretim üyesinin, atama başvurusunu değerlendirmek üzere oluşturulan jüride yer almış olmasının, tarafsız ve objektif değerlendirme yapılması gerekliliğini ihlal ettiği, diğer jüri üyeleri ile birlikte atanan aday adına referans mektubu verdikleri anlaşıldığından, atama işleminin, hukuka ve akademik hizmet gereklerine aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı görüldüğünden, dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan gerekçe ile onanması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 12/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Doçent kadrosu için Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği m. 11/1 uyarınca rektör, ilana son başvuru tarihinden itibaren on beş gün içinde en az biri başka üniversiteden olmak üzere adayın bilim alanıyla ilgili üç profesörü tespit eder. 2547 sayılı YÖK Kanunu m. 24/e uyarınca bu profesörler her aday için ayrı ayrı rapor yazar; yönetim kurulunun raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine rektör atamayı yapar.

Danıştay 8. Dairesi E. 2025/4163, K. 2025/9593 sayılı kararında akademik atama sürecinde nesnel sıralamanın dışına çıkılarak puanı belirgin biçimde düşük bir adayın atanmasını hukuka aykırı bulmuştur; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, Bölge İdare Mahkemesi bu kararı onamış, Danıştay ise oyçokluğuyla Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur. Kararda karşı oy, adaylar arasında bariz üstünlük bulunmadığından idarenin takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanıldığından bahsedilemeyeceği yönünde gerekçe taşımaktadır. Bu karar doktor öğretim üyesi atamasına ilişkin olup doçentlik unvanı verilmesi veya reddi işlemlerini doğrudan kapsamamaktadır.

Danıştay 8. Daire, E. 2025/4163, K. 2025/9593Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2025/4163 E.  ,  2025/9593 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/4163 Karar No : 2025/9593 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI): … VEKİLİ : Av… KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörlüğünün 31/12/2021 tarih ve 31706 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü için ilan edilen bir adet doktor öğretim üyesi kadrosuna atanma istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve E-… sayılı Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen… tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlıkta doktor öğretim üyesi kadrosuna atanma istemiyle dava dışı …. tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle … İdare Mahkemesi'nin E:… esasına kayden açılan davada, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen ve Mahkeme tarafından hükme esas alınabilecek yeterlilikte bulunan, ilan edilen bir adet doktor öğretim üyesi kadrosuna başvuru yapan beş kişiye ilişkin değerlendirme ve liyakat sıralamasının yer aldığı bilirkişi raporlarında, her ne kadar kadroya özgü "kentleşme ve kamu ekonomisi alanında çalışmaları olmak" şeklindeki özel şartın, "kamu ekonomisi" alanında çalışmaları olmak kısmı ihmal edilmek suretiyle değerlendirme yöntemi tercih edilmiş ise de, UYAP kayıtlarının da incelenmesinden; ilan edilen bir adet doktor öğretim üyesi kadrosuna atanma istemiyle başvuru yapan dava dışı …. tarafından, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörlüğü'nün 31/12/2021 tarihinde yayımlanan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü için bir adet doktor öğretim üyesi kadrosu ilanının ve özel şartın hukuka aykırı olduğundan bahisle Mahkeme nezdinde açılan davada; "kentleşme ve kamu ekonomisi alanında çalışmış olma" şartının, Yükseköğretim Kurulunun onayını gerektirir nitelikte bir "ek şart" olmadığı ve ilgili anabilim dalında duyulan ihtiyaç sebebiyle belirlenmesi karşısında, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü Kentleşme ve Çevre Sorunları Ana Bilim Dalı için bir adet doktor öğretim üyesi kadrosu ilanı ve özel şart belirlenmesinde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle Mahkemenin…tarih ve E:… K:… sayılı kararı ile ''davanın reddine'' karar verildiği, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K… sayılı kararı ile ''istinaf başvurusunun kesin olarak reddedildiği'' görülmekle, bu haliyle bilirkişilerin söz konusu değerlendirme yöntemlerinin haklı ve hukuken geçerli bir sebebe dayanmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı; diğer taraftan, gerek jüri değerlendirme raporları ve gerekse bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlar ile dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, bahse konu kadro ilanı kapsamında başvuru yapanların tamamının atanma hususunda gerekli şartları sağladığı ve "kamu ekonomisi" alanındaki çalışmaların değerlendirmeye alınması gerekmekle birlikte, söz konusu şart değerlendirmede dikkate alınmadığı halde dahi adayların birisinin diğerlerine tercih edilmesini gerektirir nitelikte ve yeterlikte bariz üstünlüğünün bulunmaması nedeniyle davalı idarenin adaylar arasında tercihte bulunması hususundaki takdir yetkisinin hukuka aykırı olarak kullanıldığının kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ataması yapılan kişinin Mühendislik Fakültesi mezunu olduğu, sadece yüksek lisans eğitimini Kamu Yönetimi alanında tamamladığı, kişiye özel ilan açıldığı, işlemin kamu yararı ve liyakat ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, başvuru yapanların tamamının atanma hususunda gerekli şartları sağladığı, bu kapsamda davacının kişiye özel ilan açıldığı yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, idarenin adaylar arasında tercihte bulunma hususundaki takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanıldığının kabulüne olanak bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava; Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörlüğünün 31/12/2021 tarih ve 31706 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü için ilan edilen bir adet doktor öğretim üyesi kadrosuna atanma istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve E-… sayılı Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Doktor Öğretim Üyesi" başlıklı 23. maddesinde; "a) Yükseköğretim kurumlarında açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları rektörlükçe ilan edilir. İlan edilen bu kadrolara fakültelerde dekan; diğer birimlerde müdürler, biri o birimin yöneticisi biri de o yükseköğretim kurumunun dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür yönetim kurullarının görüşünü aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama rektör tarafından en çok dört yıl süre ile yapılır. Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler yeniden atanabilirler. b) Doktor öğretim üyeliğine atanabilmek için, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak gerekir. c) Yükseköğretim kurumları, doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler." hükmüne, "Yönetmelikler" başlıklı 65. maddesinde de; bu kanun kapsamındaki yükseköğretim kurumlarında doktor öğretim üyeliğine, doçentlik ve profesörlüğe yükseltilme ve atanma işlemlerinin Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. 12/06/2018 tarih ve 30449 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde; "Bu Yönetmeliğin amacı doktor öğretim üyeliği, doçentlik ve profesörlüğe yükseltilme ve atanma işlemlerini düzenlemektir." hükmüne, "Başvuru ve atanma süreci" başlıklı 6. maddesinde; " (1) Doktor öğretim üyesi kadrolarına başvuranlar özgeçmişlerini, bilimsel çalışma ve yayınlarını dört nüsha olarak ilgili dekanlık veya müdürlüğe teslim eder. (2) Fakültelerde dekan, diğer birimlerde müdür; ilan edilen kadrolar için adayların durumlarını incelemek üzere, en az biri başka üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünden olmak üzere adayın başvurduğu bilim alanı ile ilgili olan üç profesör veya doçent kadrosunda bulunan doçenti, ilana son başvuru tarihinden itibaren on beş gün içinde tespit eder. İlan edilen kadronun bulunduğu birimin bölüm başkanının, profesör veya doçent kadrosundaki doçent olması halinde, tespit edilecek üç profesör veya doçent kadrosundaki doçentten biri olarak belirlenmesi zorunludur. (3) Dekan veya ilgili müdür her aday için bu öğretim üyelerine, adaylarla ilgili bilimsel yayın ve çalışmalara ilişkin dosyaları göndererek bir ay içerisinde yazılı görüşlerini bildirmelerini ister. Dosya inceleme sonuçlarının bir ay içinde gelmemesi halinde aynı usulle tespit edilen başka profesör veya doçente dosyalar incelenmesi için gönderilir. (4) Dekan veya ilgili müdür yazılı görüşlerin alınmasından sonra ilk yönetim kurulu toplantısında aday veya adaylar hakkında ayrı ayrı görüş alır. Bir açık kadroya birden fazla adayın başvurması halinde yönetim kurulu gerekçeli olarak tercihini belirtir. Dekan veya ilgili müdür kanaat ve önerilerini rektöre sunar. Rektör atamanın yapılıp yapılmayacağına karar vererek gerekli işlemleri yürütür." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden, doktor öğretim üyesi kadrosuna atanma istemiyle dava dışı …. tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle … İdare Mahkemesi'nin E:…esasına kayden açılan davada, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde 09/02/2023, 13/04/2023 ve 09/10/2023 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; kadroya özel ilan şartında Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü Kentleşme ve Çevre Sorunları Anabilim Dalı doktor öğretim üyesi kadrosuna özel olarak getirilen “kentleşme ve kamu ekonomisi alanlarında çalışmaları olmak” koşulunun yer aldığı, bu koşulun “kamu ekonomisi alanında çalışmaları olmak” kısmının atanma yapılan bölüm ve anabilim dalının başkanı olan jüri üyesinin jüri raporunda yetkili anabilim dalı kurulu kararına dayanıp dayanmadığı ve anabilim dalı ihtiyaçları ile hizmet gereklerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının müphem olduğu; ülkemizde üniversitelerin eğitim öğretim programlarında (fakülte, bölüm, anabilim dalı olarak) ve Üniversitelerarası Kurulun 2022 doçentlik başvuruları için hazırladığı Bilim Alanları ve Anahtar Kelimeler Listesinde “kentleşme ve kamu ekonomisi” diye bir bilim alanı mevcut olmadığı; atanma yapılacak anabilim dalının çalışma alanıyla (yerel yönetimler, kent ve çevre politikaları) yakından ilgili ve ilişkili çok sayıda bilim alanı var iken (kent planlaması, kent ekonomisi, kent tarihi, kent coğrafyası, kent sosyolojisi vb.) diğerlerinin ihmal edilerek sadece kamu ekonomisinin koşut olarak seçilmesinin, hangi makul ve mantıklı bilimsel bir gerekçeye dayandırıldığı dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden tespit edilemediği; araştırma alanı yerel yönetimler, kent ve çevre politikaları olan Kentleşme ve Çevre Sorunları Anabilim Dalında kamu ekonomisi alanında çalışmaların anabilim dalının bilimsel kalitesini nasıl artıracağı belirsiz olduğu; Kamu Yönetimi Bölümü Kentleşme ve Çevre Sorunları Anabilim Dalına atanma için liyakat açısından en uygun eğitime sahip olanların, doktora, yüksek lisans ve lisans eğitimini Kamu Yönetimi Bölümü veya Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilim Bölümünde yapanlar olacağı; atanma yapılan anabilim dalının çalışma konuların yerel yönetimler, kent ve çevre politikaları olduğu; bu araştırma konuların hiç şüphesiz kamu ekonomisiyle ilgili olduğu kadar, başka birçok bilim alanıyla birçok bakımdan ilgilidir ve ilişkili olacağı; hukuk, tıp, ilahiyat, fen, mühendislik, siyaset bilimi, iktisat, işletme, mimarlık gibi hemen hemen bütün bilim alanlarının, kent ve çevre ile ilgili meseleleri araştırma konusu yaptığı; ancak kamu ekonomisi çalışmalarının ülkemizde gerek üniversitelerde eğitim-öğretim programlarının örgütlenmesi gerekse Üniversitelerarası Kurulun bilim alanları sınıflandırmasında Kamu Yönetimi Bölümü Kentleşme ve Çevre Sorunlarının alanında değil, Maliye bilim alanının çalışma sahasında yer aldığı; yapılan değerlendirilmeler neticesinde, dava konusu doktor öğretim üyesi kadrosuna başvuran adayların liyakat sıralamasının "1) Dr…. 222,7 puan, 2) Dr. … 210,5 puan, 3) Dr. …. 162 puan, 4) Dr. … 122 puan, 5) Dr. … 105 puan" olarak tespit edildiği, dava konusu Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bitimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü Kentleşme ve Çevre Sorunları Anabilim Dalına doktor öğretim üyesi atanma sürecine ilişkin dava dosyasında yer alan belge ve bilgileri bilimsel/akademik yeterlik değerlendirme kriterleri açısından yorumlama neticesinde oluşan bu sıralamaya göre, ilk sırada yer alan Dr. …'ın ilan edilen kadroya atanması bakımından en uygun seçenek olarak ortaya çıktığı" şeklinde tespitlere yer verilmiştir. İdareler, kanunlarla kendilerine verilen görev, yetki ve sorumluluklar çerçevesinde, sundukları kamu hizmetinin ifasına yönelik olarak, kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının daha somut bir biçimde ortaya konulması için hizmet gerekleri doğrultusunda ilgili kanununda bağlı yetki içinde bulunduğu belirtilmediği takdirde, birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisiyle donatılmışlardır. Ancak; idareye tanınan bu takdir yetkisinin, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmeyeceği izahtan varestedir. Takdir yetkisinin yargısal denetimi, bu yetkinin hukuka, eşitlik ilkesine ve kamu yararına uygun olup olmadığı ile sınırlıdır. Bir başka deyişle; idarelerin işlem tesis ederken Anayasa ve yasalarla çizilen çerçeve içinde takdir hakkına sahip oldukları açık ise de, bu takdir hakkı, serbestçe ve keyfi şekilde kullanılanabilecek bir durumu ifade etmeyip, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmelidir. Yukarıda yer alan hükümlerden de anlaşıldığı üzere; idarenin takdir yetkisi kapsamında ilan edilen herhangi bir kadroya başvuran ve jüri değerlendirmesi sonucunda ataması olumlu görülen adaylar arasından söz konusu kadro için en uygun adayın tercihi konusunda kanunların tanıdığı serbesti çerçevesinde tercihte bulunabileceği tartışmasız olup; uyuşmazlıkta, takdir yetkisinin öncelikle ilgili mevzuatta belirlenen sınırlar çerçevesinde, 2547 sayılı Kanun'un öngördüğü amaçlar doğrultusunda ve objektif kriterlere dayanılarak ve bu suretle takdir yetkisinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının yargısal denetimine imkân verecek şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörlüğü'nün 31/12/2021 tarih ve 31706 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü için ilan edilen bir adet doktor öğretim üyesi kadrosuna davacı dahil olmak üzere beş kişi tarafından atanma istemiyle başvurulduğu, davalı idare tarafından …'in atandığı; açılan dava üzerine Mahkeme tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesinde dava dışı …'ın atanması gerektiği yönünde görüş bildirildiği görülmektedir. Her ne kadar temyize konu Bölge İdare Mahkemesince verilen kararda; adayların birisinin diğerlerine tercih edilmesini gerektirir nitelikte ve yeterlikte bariz üstünlüğünün bulunmaması nedeniyle davalı idarenin adaylar arasında tercih yapması hususundaki takdir yetkisinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, bilirkişi raporunda ataması yapılması gerektiği yönünde görüş bildirilen kişi ile davacı arasında büyük bir puan farklılığı olduğu görülmektedir. Uyuşmazlıkta; adayların akademik ve bilimsel çalışmalar neticesinde elde edilen akademik puanları itibarıyla yapılan karşılaştırmada; davacıya ait puanın, anılan kadroya atanan kişiye ait puanın üzerinde olduğu görülmekte birlikte, yukarıda yer verilen bilirkişi raporu uyarınca kadroya atanması gerektiği belirtilen adaydan ise düşük olduğu ve Dr. …'ın işlemi dava konusu yapmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; objektif sıralamanın dışına çıkarak, puanı belirgin bir şekilde düşük bir adayı atayan davalı idare işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bununla birlikte ilk sıradaki adayın işlemi dava konusu yapmadığı dikkate alındığında, davalı idarece, atama işlemini iptal edip yeniden ilana çıkarak başvuran adayları objektif olarak değerlendirerek kadroya atama yapacağı açıktır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … gün ve E:… K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan… TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak 08/12/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X) – Dava; Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Rektörlüğünün 31/12/2021 tarih ve 31706 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü için ilan edilen bir adet doktor öğretim üyesi kadrosuna atanma istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve E-… sayılı Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. Dava dosyasının incelenmesinden; Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi tarafından 31/12/2021 tarihinde İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü Kentleşme ve Çevre Sorunları Ana Bilim Dalı için bir adet doktor öğretim üyesi kadrosu ilanı yayımlandığı ve ilanda "kentleşme ve kamu ekonomisi alanında çalışmaları olmak" koşuluna yer verildiği, yayımlanan ilana istinaden davacı ile birlikte toplam beş kişinin doktor öğretim üyesi kadrosuna başvuruda bulunduğu, yapılan değerlendirme sonucunda hazırlanan jüri raporları doğrultusunda, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Yönetim Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile söz konusu kadroya Dr. …'in atamasının önerildiği ve Rektörlük oluru ile söz konusu kadroya 1 yıl süre ile Dr….'in atanmasına karar verilmesi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İdarelerin verilen görevlerin ifasında ve yetkilerin kullanılmasında, takdir hakları bulunmakla birlikte, takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, takdir yetkisinin hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılmak zorunda olduğu, idarenin takdir yetkisine sahip olduğu alanlarda tesis edilen işlemlerle ilgili olarak yapılacak yargısal denetimin de bu çerçevede olacağı açıktır. Olayda; dava dışı …. tarafından, ilanın ve özel şartın hukuka aykırı olduğundan bahisle iptali istemiyle açılan davada, "kentleşme ve kamu ekonomisi alanında çalışmış olma" şartının, Yükseköğretim Kurulu'nun onayını gerektirir nitelikte bir "ek şart" olmadığı ve ilgili anabilim dalında duyulan ihtiyaç sebebiyle belirlenmesi karşısında, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü Kentleşme ve Çevre Sorunları Ana Bilim Dalı için bir adet doktor öğretim üyesi kadrosu ilanı ve özel şart belirlenmesinde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle … İdare Mahkemesinin …tarih ve E:… K:… sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, … Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kesin olarak reddedildiği; öte yandan bahse konu kadro ilanı kapsamında başvuru yapanların tamamının atanma hususunda gerekli şartları sağladığı ve "kamu ekonomisi" alanındaki çalışmaların değerlendirmeye alınması gerekmekle birlikte söz konusu şart değerlendirmede dikkate alınmadığı halde dahi adayların birisinin diğerlerine tercih edilmesini gerektirir nitelikte ve yeterlikte bariz üstünlüğünün bulunmaması nedeniyle davalı idarece, adaylar arasında tercihte bulunması hususundaki takdir yetkisinin hukuka aykırı olarak kullanıldığından bahsedilmesine imkan bulunmadığı kanaatine varılmaktadır. Bu durumda temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşü ile aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmamaktayız.

Yürütmeyi Durdurma Kararının Usul Sonuçları

İYUK m. 27/8 uyarınca yürütmeyi durdurma kararı verilen dava dosyaları öncelikli olarak incelenir ve karara bağlanır. Kararın on beş gün içinde yazılıp imzalanması zorunludur. Yürütmeyi durdurma istemli davalarda İYUK m. 27/5 çerçevesinde tebliğ ve savunma süreleri kısaltılabilir; tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir.

Yürütmeyi Durdurma Kararına İtiraz

Yürütmeyi durdurma kararlarına İYUK m. 27/7 uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde ve yalnız bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz merci, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır; itiraz üzerine verilen kararlar kesindir. İtiraz mercii, davayı gören mahkemenin kademesine göre belirlenir: Danıştay dava dairelerince verilen kararlara konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulları'na, bölge idare mahkemesi kararlarına en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hâkim kararlarına ise bölge idare mahkemesine itiraz edilir.

Yürütmeyi durdurma talebinin reddedilmesi hâlinde dava esastan görülmeye devam eder.

Sık Sorulan Sorular

Doçentlik başvurusunun reddine karşı dava açılırsa işlem kendiliğinden durur mu?

Hayır. İYUK m. 27/1 uyarınca dava açılması idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. İşlemin askıya alınabilmesi için mahkemeden ayrıca yürütmeyi durdurma kararı alınması gerekir.

Yürütmeyi durdurma için mahkeme hangi koşulları değerlendirir?

Mahkeme iki koşulu birlikte değerlendirmektedir: idari işlemin hukuka açıkça aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğacak olması. Bu koşullar ve dayandıkları gerekçeler yürütmeyi durdurma kararının kendisinde açıkça gösterilmek zorundadır.

Yürütmeyi durdurma kararı için teminat yatırmak gerekir mi?

İYUK m. 27/6 uyarınca bu kararlar kural olarak teminat karşılığında verilir. Ancak mahkeme, durumun gereklerine göre teminat aramayabilir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz.

Yürütmeyi durdurma kararına nasıl itiraz edilir?

Kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde, bir defaya mahsus olmak üzere itiraz yoluna başvurulabilir. İtiraz mercii, dosyanın gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır; bu karar kesindir. İtiraz mercii, davayı gören mahkemenin kademesine göre değişmektedir.

Aynı gerekçeyle ikinci kez yürütmeyi durdurma talep edilebilir mi?

Hayır. İYUK m. 27/10 uyarınca aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması istemine başvurulamaz.

Yürütmeyi durdurma kararı verilmeden önce idare savunma yapabilir mi?

Kural olarak evet; yürütmeyi durdurma kararı davalı idarenin savunması alındıktan ya da savunma süresi geçtikten sonra verilebilir. Ancak dava dilekçesi ve eklerinden talebin yerinde olmadığı anlaşılırsa savunma alınmaksızın da istem reddedilebilir.

Doçentlik jürisinin tarafsızlığı nasıl denetlenir?

Jüri üyeleri arasında adayla ortak yayın veya akademik çalışma ilişkisi bulunan kişilerin yer alması, nesnel bir değerlendirme yapıldığından söz edilmesini engeller. Danıştay 8. Dairesi'nin birden fazla kararında bu ilişki, atama işlemini hukuka aykırı kılacak tarafsızlık ihlali olarak değerlendirilmiştir. Bu kararlar üniversite kadro atama sürecine ilişkin olup ÜAK doçentlik unvanı değerlendirme jürisi için aynı kuralın uygulanıp uygulanmayacağı bu kararlardan doğrudan çıkarılamamaktadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu