Atama İptali Davalarında Yürütmeyi Durdurma Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Atama İptali Davalarında Yürütmeyi Durdurma Şartları

Atama İptali Davasında Yürütmeyi Durdurmanın Niteliği

İdari yargılama hukukunda kural olarak Danıştayda veya idare mahkemelerinde iptal davası açılması, dava konusu edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama veya nakil işlemlerine karşı dava açılması memurun yeni görev yerine gitme yükümlülüğünü kendiliğinden askıya almadığından, işlemin icrasının durdurulması mahkemeden ayrıca talep edilmelidir. Yürütmeyi durdurma talebi, iptal davası açılırken dava dilekçesinde ileri sürülebileceği gibi davanın devamı süresince her zaman da yapılabilir. Buna karşılık aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmeyi durdurma talebinde bulunulması kanunen mümkün değildir. Yürütmeyi durdurma kararı uyuşmazlığın esasını nihai olarak çözümleyen bir karar olmayıp geçici nitelikte bir önlemdir; mahkeme yargılamanın ilerleyen safhalarında davanın esastan reddine de karar verebilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Yürütmeyi Durdurma Kararı Verilmesinin Kanuni Şartları

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca atama iptali davalarında yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının kümülatif, yani birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Mahkeme kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı bulunduğu ve işlemin uygulanması durumunda doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğu açıkça belirtilmelidir. Dayanak kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.

Yürütmenin Durdurulması Kararlarında Teminat Kuralı

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 6. fıkrasına göre yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir. Bununla birlikte mahkeme, uyuşmazlığın ve durumun gereklerini gözeterek teminat aranmamasına da karar verebilir. Kanuni düzenleme gereğince idareden ve adli yardımdan yararlanan kimselerden teminat alınmaz. Teminata ilişkin olarak taraflar arasında anlaşmazlık çıkması halinde bu uyuşmazlık, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hâkim tarafından çözümlenir.

Atama İşlemlerinde İdarenin Savunmasının Alınması Zorunluluğu

İdari yargılama usulünde yürütmenin durdurulması kararı, kural olarak davalı idarenin savunması alındıktan veya yasal savunma süresi geçtikten sonra gerekçe gösterilerek verilebilir. Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa mahkeme, davalı idarenin savunması alınmaksızın istemi reddedebilir. Kanunda uygulanmakla etkisi tükenecek işlemler için idarenin savunması alınmadan da yürütmenin durdurulabileceği öngörülmüşse de 2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 2. fıkrasındaki açık hüküm uyarınca kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin işlemler bu istisnanın kapsamı dışındadır. Dolayısıyla kamu görevlilerinin naklen atama işlemlerinde davalı idarenin savunması alınmadan yürütmeyi durdurma kararı verilemez. Mahkeme, yürütmenin durdurulması istemli davalarda savunma ve cevap sürelerini kısaltabileceği gibi tebligatın memur eliyle yapılmasına da karar verebilir.

Yetkili Mahkeme ve Dava Açma Süresi

Atama işlemine karşı tebliğ tarihinden itibaren genel dava açma süresi olan altmış gün içinde iptal davası açılması ve yürütmenin durdurulmasının talep edilmesi gerekir. Bu altmış günlük süre hak düşürücü niteliktedir ve sürenin kaçırılması halinde açılan dava süre aşımı gerekçesiyle reddedilir. Yürütmeyi durdurma talepleri, atama işleminin iptali için davanın açıldığı idare mahkemesince karara bağlanır. 2577 sayılı Kanun'un 33. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir. Kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri veya görevden uzaklaştırılmalarına ilişkin uyuşmazlıklarda ise yetkili mahkeme kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 33Kaynağı aç
Madde 33 – 1. (Değişik: 5/4/1990-3622/12 md.) Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir. 2. Kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri veya görevden uzaklaştırılmaları ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir. 3. (Değişik: 5/4/1990-3622/12 md.) Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir. 4. (Ek: 2/7/2012-6352/60 md.) Özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, hâkim ve savcıların mali ve sosyal haklarına ve sicillerine ilişkin konularla, müfettiş hal kâğıtlarına karşı açacakları ve idare mahkemelerinin görevine giren davalarda yetkili mahkeme, hâkim veya savcının görev yaptığı yerin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu bölge idare mahkemesine en yakın bölge idare mahkemesinin bulunduğu yer idare mahkemesidir. Taşınmaz mallara ilişkin davalarda yetki:[27]

Atama İşleminde Takdir Yetkisi ve İspat Yükü

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesi çerçevesinde idarenin kamu görevlilerini naklen atama konusunda takdir yetkisi bulunmaktadır; ancak bu yetki kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır. Atama yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının anlaşılması halinde işlem sebep ve amaç yönlerinden hukuka aykırı sayılarak iptal edilir. Takdir yetkisinin kamu yararı aleyhine kullanıldığını kanıtlama yükü davacı memur üzerinde olmakla birlikte idari yargı mercii de bu durumu kendiliğinden saptayabilir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E. 2022/3464, K. 2023/1154 sayılı kararında, idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair bilgi ve belge bulunmaması halinde naklen atama işleminde hukuka aykırılık görülmeyeceği kabul edilmiştir.

Danıştay 2. Daire, E. 2022/290, K. 2022/4957Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2022/290 E.  ,  2022/4957 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/290 Karar No : 2022/4957 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …… İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:…sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : …Büyükşehir Belediye Başkanlığı bünyesinde Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı olarak görev yapan davacı, Daire Başkanlığı görevinden alınmasına ilişkin …günlü, …sayılı işlem ile uzman kadrosuna atanmasına ilişkin …günlü, …sayılı işlemlerin iptali ile işlemler nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:…sayılı kararıyla; davalı idarece takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek özel nedenlere dayalı kullanıldığına ilişkin herhangi bir somut bilgi ve belge bulunmadığı, davalı idarenin sahip olduğu takdir yetkisine istinaden tesis edilen ve davacının aylık müktesebinin gözetilmesi suretiyle naklen atanmasına yönelik dava konusu işlemlerde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesi hükmüyle memurların naklen atanması konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı, ancak tanınan bu takdir yetkisinin mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı bulunduğu, bu yetki kullanılmak suretiyle tesis edilen işlemlerin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde sözü edilen bu durumun dava konusu işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği, dava konusu işlemlerin içeriğinde görülen lüzum üzerine, atamaya yetkili amirin takdir yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleri gibi hususlara yer verildiği, savunma dilekçesinde de atamanın takdir yetkisi çerçevesinde yapıldığının belirtildiği, ancak davacının, daire başkanlığı görevinde yetersizliğinin/başarısızlığının veya kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından bu görevden alınmasını gerektirecek nitelikte hukuken geçerli somut başka bir nedenin ortaya konulmadığı, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemlerin iptaline, dava konusu işlemler nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının davacıya iadesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı İdare tarafından; Daire Başkanlığı kadrosunun görevde yükselme sınavı ile kazanılan bir kadro olmadığı, atamaya yetkili amirin takdirinde bulunan kadro olduğu, dava konusu işlemin idareye tanınan takdir yetkisi kapsamında görevin niteliği göz önünde bulundurularak hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği, davacı hakkında çeşitli disiplin cezaları ve soruşturma dosyaları bulunduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davalı İdare bünyesinde Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı olarak görev yapan davacı, …günlü, …sayılı işlem ile Daire Başkanlığı görevinden alınarak, … günlü, …sayılı işlem ile uzman kadrosuna atanmıştır. Davacı, anılan işlemlerin iptali ile işlemler nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst veya kurum içinde aynı veya başka yerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler" kuralına yer verilmiştir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun "Personel istihdamı" başlıklı 22. maddesinde; "Büyükşehir belediyesi personeli büyükşehir belediye başkanı tarafından atanır. Personelden müdür ve üstü unvanlı olanlar ilk toplantıda büyükşehir belediye meclisinin bilgisine sunulur." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Yukarıda yer verilen hükümler ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yargı içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 15/10/2013-20/09/2017 tarihleri arasında …İl Özel İdaresi ve …Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığında mühendis olarak görev yaptığı, 21/09/2017 tarihinde …Büyükşehir Belediye Başkanlığına Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı olarak atandığı, anılan görevi yürütmekte iken dava konusu işlemler ile daire başkanlığı görevinden alınarak uzman kadrosuna atandığı anlaşılmaktadır. Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde; İdarenin, davacıyı Daire Başkanlığı kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde ifadesini bulan takdir yetkisi kapsamında atadığı görülmekte olup, davalı idarenin atama konusunda sahip olduğu bu yetkinin davacıyı görevden alma konusunda da mevcut olduğunun kabulü noktasında tereddüt bulunmamaktadır. Bu bağlamda, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği gözönünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davanın reddi yolunda … İdare Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararın kaldırılarak, dava konusu işlemlerin iptaline, dava konusu işlemler nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının davacıya iadesine ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararda ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:…sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2022/3464, K. 2023/1154Kaynağı aç
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/3464 E.  ,  2023/1154 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2022/3464 Karar No : 2023/1154 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde … olarak görev yapan davacı tarafından, eğitmen kadrosuna atanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının işlem tarihi itibarıyla işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; Üst düzey yönetici atama ve görevden alma konusunda geniş bir tercih ve takdir yetkisine sahip olan idarenin, her türlü takdire dayalı işlemlerinde takdir yetkisini kullanırken kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun hareket etmesi gerektiği, davacının daire başkanlığı görevinde başarısız ve yetersiz olduğu ya da görevinden alınmasını gerektirecek bir eylemi, tutum ve davranışı ile hizmete etkisi olan herhangi bir olumsuzluğu bulunduğu yönünde bir tespit bulunmadığı gibi atanmasını gerektiren hukuken geçerli herhangi somut bir nedenin de davalı idarece gösterilmediği ve davacının kadro derecesi gözetilmeksizin işlem tesis edildiği dikkate alındığında, salt takdir yetkisinin kullanıldığı ileri sürülerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı; davacının, işlem sebebiyle uğranıldığı iddia edilen tüm maddi kayıplarının tazmini istemine gelince; dava konusu işlem hukuka aykırı olduğundan Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca anılan işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının dava açma tarihi olan 08/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının dava açma tarihi olan 08/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 01/06/2022 tarih ve E:2022/546, K:2022/3169 sayılı kararıyla; Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının, Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesinden 2000 yılında mezun olduğu, Yerel Yönetimler alanında yüksek lisans yaptığı, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kültür ve Turizm Dairesi Başkanlığında … olarak görev yapmakta iken, 23/11/2018 tarihinde İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığına atandığı, akabinde; 26/11/2018 tarihinde daire başkanlığı kadrosu uhdesinde kalmak üzere Kültür ve Turizm Dairesi Başkanlığına bağlı Gençlik, Spor ve Eğitim Şube Müdürlüğü görevini vekaleten yürütmek üzere görevlendirildiği, … tarih ve … sayılı dava konusu işlem ile Eğitmen kadrosuna atandığının anlaşıldığı, Davacının geçmiş hizmetleri incelendiğinde; idarenin, davacıyı Daire Başkanlığı kadrosuna 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesinde ifadesini bulan takdir yetkisi kapsamında atadığının görüldüğü, davalı idarenin atama konusunda sahip olduğu bu yetkinin davacıyı görevden alma konusunda da mevcut olduğunun kabulü noktasında tereddüt bulunmadığı, Bu bağlamda, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, dava konusu işlemin, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği gözönünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ile hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali ile davacının mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının dava açma tarihi olan 08/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı karara yönelik davalı İdarenin istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararda hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, görevde yükselme sınavına tabi olmayan yönetici kadrolarına atama konusunda idarenin geniş bir tercih ve takdir hakkı bulunduğu, idarenin, bu yetkisini belirli bir kişi lehine kullanmaya yargı kararı ile zorlanamayacağı gibi; önemli bir sorumluluk gerektiren üst düzey yönetici kadrolara atadığı kişileri, gelişen ve değişen kamu hizmeti anlayışı çerçevesinde değiştirme konusunda da geniş bir takdir hakkının olduğunun kabulu gerektiği; dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … 'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde … olarak görev yapan davacı … tarih ve … sayılı işlem ile Kültür ve Turizm Dairesi Başkanlığı emrine eğitmen kadrosuna atanmıştır. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76. maddesinin 1. fıkrasında; "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Devlet Memurları Kanunu'nun 76. maddesi ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargı içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kültür ve Turizm Dairesi Başkanlığında … olarak görev yapmakta iken, 23/11/2018 tarihinde İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığına atandığı; bilahare, 26/11/2018 tarihinde daire başkanlığı kadrosu uhdesinde kalmak üzere Kültür ve Turizm Dairesi Başkanlığına bağlı Gençlik, Spor ve Eğitim Şube Müdürlüğü görevini vekaleten yürütmek üzere görevlendirildiği, … tarih ve … sayılı dava konusu işlem ile eğitmen kadrosuna atandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, 657 sayılı Kanun'un 76. maddesi kapsamında, memurların naklen atanmaları hususunda idareye, kazanılmış hak aylık derecelerine ve 68. maddedeki esaslara uygun olmak şartı ile başkaca bir sınırlama olmaksızın takdir yetkisi tanındığı, somut olayda idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullandığına dair hukuken geçerli herhangi bir bilgi ve belgenin de bulunmadığı ve geçmiş hizmetleri dikkate alındığında; daire başkanı kadrosunda bulunan davacının, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek eğitmen olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, temyize konu İdare Mahkemesi ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının mahrum kaldığı parasal ve özlük haklarının dava açma tarihi olan 08/07/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu … tarih ve E:… , K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/05/2023 tarihinde kesin olarak, oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen ısrar kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi ve ısrar kararının onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Kararın Tebliği, İtiraz Usulü ve İnceleme Sırası

Yürütmenin durdurulmasına dair verilen mahkeme kararları on beş gün içinde yazılır ve imzalanır. Dosya hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde dava dosyası öncelikle incelenir ve karara bağlanır. Yürütmenin durdurulması talebinin kabulü veya reddi kararlarına karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Bölge İdare Mahkemesi nezdinde itiraz edilebilir. İtiraz mercii olan Bölge İdare Mahkemesi, dosyanın kendisine intikalinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır ve bu itiraz üzerine verilen karar kesindir.

İdarenin Kararı Uygulama Yükümlülüğü ve Tazminat Sorumluluğu

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesi gereğince idare, yürütmeyi durdurma kararının kendisine tebliğinden itibaren gecikmeksizin kararın icaplarına göre işlem tesis etmek veya eylemde bulunmak zorundadır; bu süre tebliğ tarihinden başlayarak hiçbir şekilde otuz günü geçemez. İdare, söz konusu yasal süre içerisinde memuru eski görevine iade etmekle yükümlüdür. Mahkeme kararlarının gereklerini yerine getirmeyen idare aleyhine Danıştayda veya ilgili idare mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince uygulanmaması durumunda tazminat davası kamu görevlilerinin şahsına karşı değil, ancak ilgili idare aleyhine açılabilir. Hukuka aykırı atama işlemi nedeniyle mahrum kalınan özlük hakları ve mali kayıplar ise iptal davasıyla birlikte veya iptal kararından sonra açılacak tam yargı davasında yasal faiziyle talep edilebilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 28Kaynağı aç
Madde 28 – 1.(Değişik:10/6/1994-4001/13 md.) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. (İptal cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 10/7/2013 tarihli ve E.: 2012/107 K.: 2013/90 sayılı Kararı ile.) (…) (Ek cümleler: 21/2/2014-6526/18 md.; Değişik üçüncü ve dördüncü cümleler: 10/9/2014-6552/97 md.; İptal üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (…)22 (İptal dördüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 25/11/2015 tarihli ve E.: 2014/86, K.: 2015/109 sayılı Kararı ile.) (Ek cümle: 10/9/2014-6552/97 md.) (…)22 ancak disiplin hükümleri saklıdır. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur. 3. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemeleri kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hallerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. 4. (Değişik: 21/2/2014-6526/18 md.) Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir. 5. Vergi uyuşmazlıklarına ilişkin mahkeme kararlarının idareye tebliğinden sonra bu kararlara göre tespit edilecek vergi, resim, harçlar ve benzeri mali yükümler ile zam ve cezaların miktarı ilgili idarece mükellefe bildirilir. 6. (Değişik: 2/7/2012-6352/58 md.) Tazminat ve vergi davalarında idarece, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süreye 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanacak faiz ödenir. Ancak mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçecek süre için faiz işlemez. Açıklama:

Sıkça Sorulan Sorular

Atama iptali davası açıldığında atama işlemi kendiliğinden durur mu?

Hayır, idari yargıda dava açılması işlemin icrasını kendiliğinden durdurmaz; memurun eski görev yerinde kalabilmesi için mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı alınması gerekir.

Atama davalarında idarenin savunması beklenmeden karar verilebilir mi?

Hayır, kamu görevlilerinin naklen atama işlemleri kanunen uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmadığı için idarenin savunması alınmadan veya savunma süresi geçmeden yürütmeyi durdurma kararı verilemez.

Yürütmeyi durdurma kararında teminat yatırılması zorunlu mudur?

Yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir; ancak mahkeme durumun gereklerine göre teminat aranmamasına karar verebilir, ayrıca adli yardımdan yararlananlar ile idareden teminat alınmaz.

Yürütmeyi durdurma kararına itiraz nereye ve kaç günde yapılır?

Kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde Bölge İdare Mahkemesine bir defaya mahsus itiraz edilebilir; bu merciin yedi gün içinde vereceği karar kesindir.

İdare yürütmeyi durdurma kararını kaç gün içinde yerine getirmek zorundadır?

İdare, yürütmeyi durdurma kararının tebliğinden itibaren en geç otuz gün içinde kararın gereğini yerine getirmek ve memuru eski görevine iade etmek zorundadır.

Atama ve nakil iptali davalarında hangi yer mahkemesi yetkilidir?

Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin yeni veya eski görev yerinin bulunduğu yer idare mahkemesidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu