Devlet Memuru Hastalık İzninin Yasal Dayanağı ve Kapsamı
Devlet memurunun hastalık izni hakkı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 105 inci maddesinde düzenlenmiştir. Görevini ifa edemeyecek derecede rahatsızlanan memura, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine sağlık izni tanınır. İlgili madde aynı zamanda refakat iznini de hükme bağlamış olup her iki izin türünün uygulanma şartları, yasal süreleri ve dayandığı belgeler birbirinden farklıdır.
Danıştay 12. Daire, E. 2020/182, K. 2022/1413Kaynağı aç
657 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, memura verilecek hastalık izinlerinde memurun aylık ve özlük hakları korunur. Bu çerçevede hastalık izni süresince memurun aylığı tam ödenmeye devam eder ve özlük haklarında kayıp yaşanmaz.
Hastalığın Türüne Göre Tanınan Azami İzin Süreleri
657 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasına göre hastalık izni süreleri hastalığın niteliğine göre ikili ayrıma tabi tutulmuştur. Kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalıklarda memura 18 aya kadar hastalık izni verilir. Sağlık kurullarınca düzenlenen raporda hastalığın uzun süreli tedavi gerektirip gerektirmediğinin tespiti önem taşır.
Tedavisi uzun süreli olmayan diğer hastalık hallerinde ise hekim veya sağlık kurulu raporu üzerine 12 aya kadar hastalık izni verilir. Fıtık ameliyatları, enfeksiyonlar ve ortopedik müdahaleler bu kapsamda verilebilecek izinlere örnek teşkil eder; raporda yer alan tanı içeriği izin sürecinde belirleyicidir.
Memurun görevi sırasında bir kazaya uğraması, görevi sebebiyle bir saldırıya maruz kalması veya hizmetin niteliğinden kaynaklanan bir meslek hastalığına yakalanması durumunda 12 veya 18 aylık azami kanuni süre sınırları uygulanmaz. Bu hallerde memur, sağlık durumu iyileşinceye kadar aylıklı izin hakkına sahip olur.
İzin Süresinin Hesaplanması, Yatarak Tedavi ve Fasılalı İzinler
Hastalık izinlerinde azami sürelerin hesabı yapılırken kanunda öngörülen süreler kadar izin kullanılıp kullanılmadığı esas alınır. 657 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, memurun hastalığı sebebiyle yataklı tedavi kurumunda yatarak gördüğü tedavi süreleri hastalık iznine ait sürenin hesabına dahil edilir ve ayaktan tedavi süreleriyle birleştirilerek toplam süre belirlenir.
Hastalık raporları takvim günü üzerinden düzenlenir; raporun kapsadığı tarihler arasındaki cumartesi, pazar ve resmi tatil günleri hastalık izni süresinden düşülür. Hastalığın devamlılığı ve kanuni azami sınırın aşılmaması kaydıyla memur, aynı rahatsızlık sebebiyle farklı zamanlarda aldığı raporlarla da kanuni 12 veya 18 aylık toplam süreleri tamamlayabilir.
Azami izin sürelerinin hesaplanmasında önceki hastalık izinleri de dikkate alınır. Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca, aynı hastalığa bağlı olarak fasılalarla kullanılan hastalık izinleri, iki izin arasında geçen sürenin bir yıldan az olması kaydıyla hesaba dahil edilir. Ayrıca 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için, kanunlarındaki yazılı sürelerden önce geçen hastalığın en çok bir yıl içinde nüksetmesi durumunda da 25 inci maddenin altıncı fıkrası uyarınca eski ve yeni hastalık süreleri birleştirilerek işlem yapılır.
İzin Süresinin Sona Ermesi, İznin Uzatılması ve Emeklilik Süreci
657 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, azami süreler kadar izin verilen memurun bu iznin sonunda göreve başlayabilmesi için iyileştiğine dair raporu ibraz etmesi zorunludur. Yurt dışında görev yapan memurlar bakımından mahallî usule göre verilecek rapor yeterli kabul edilir. Azami sürenin dolması memuriyet statüsünü kendiliğinden sona erdirmez; kanunda öngörülen uzatma ve emeklilik aşamalarının uygulanması gerekir.
İzin süresinin sonunda hastalığının devam ettiği resmî sağlık kurulu raporu ile tespit edilen memurun izni, 657 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ilk fıkrada belirtilen süreler kadar uzatılır. Bu doğrultuda 18 aylık izin 36 aya, 12 aylık izin ise 24 aya kadar çıkar. Uzatılan sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümleri uygulanır. Kanunda öngörülen bu aşamalar işletilmeden memurun ilişiğinin doğrudan kesilmesi veya memurun çekilmiş sayılması hukuka aykırı idari işlem oluşturur.
Danıştay 12. Dairesinin 23.03.2022 tarihli ve E. 2020/182, K. 2022/1413 sayılı kararında vurgulandığı üzere, memurun 657 sayılı Kanun'un 105 inci maddesi uyarınca malulen emekliye sevk edilebilmesi için yasal hastalık izni sonunda halen iyileşmediğinin tespiti zorunludur. Dolayısıyla yasal hastalık izninin sona erdiği tarih itibarıyla hastalığın iyileşip iyileşmediğinin sağlık kurulu raporuyla kesin olarak saptanması gerekir.
Hastalık izni süresinin aşılması gerekçesiyle memur hakkında tesis edilen emekliye sevk işleminin kamu görevinden çıkarılma sonucunu doğurduğu hallerde, bu karar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46 ncı maddesi uyarınca temyiz incelemesine konu olabilmektedir.
Memurun Refakat İzni Şartları ve Azami Süresi
Memurlar, bakmakla yükümlü oldukları veya refakat edilmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş, çocuk ya da kardeşlerinin ağır kaza geçirmesi yahut uzun süreli tedavi gerektiren rahatsızlıkları halinde refakat izninden faydalanabilir. Bu iznin verilebilmesi için yakının kanunda belirtilen kişilerden olması, durumunun hastalık raporları ya da kurul kararlarıyla belgelenmesi ve ayrıca raporda refakat edilmemesi halinde hayati tehlike oluşacağına ilişkin ifadenin bulunması aranır. Yalnızca bakıma ihtiyaç duyulduğunu veya refakatin yerinde olacağını belirten raporlar idarece talebin kabul edilmemesine yol açabilmektedir.
Gerekli yasal koşullar karşılandığında refakat izni aylık ve özlük hakları korunarak 3 aya kadar verilebilir; ihtiyaç halinde yeni bir sağlık kurulu raporu ve hayati tehlike ibaresiyle bir katına yani toplam 6 aya kadar uzatılabilir. Uzatma talebinin mevcut izin süresi dolmadan idareye iletilmesi pratik açıdan önem taşır. Aynı kişi ve aynı hastalık için uzatmalar dahil toplam refakat izni süresi 6 ayı aşamaz. Farklı bir aile bireyinin ağır hastalığı ya da aynı bireyin farklı bir ağır kaza veya hastalık durumu ortaya çıkarsa yeni bir izin süreci başlatılabilir.
Refakat süresince memurun bakmakla yükümlü olduğu hastanın yanında bulunması esastır; bu nitelikteki hastanın başka bir şehirdeki sağlık kuruluşunda tedavi görmesi halinde memurun o yerde bulunması izinsiz görev yerini terk sayılmaz. Azami 6 aylık refakat süresi tamamlandıktan sonra hastanın durumunun ciddiyetini koruması halinde memur yıllık izin kullanabilir veya ücretsiz izin talebinde bulunabilir.
Raporların Kuruma Sunulması, Hakem Hastane ve Dava Yolu
Hastalık ve refakat izinlerinde başvurular kurumun personel veya insan kaynakları birimine yazılı dilekçeyle yapılır ve sağlık belgeleri eksiksiz eklenir. İzin vermeye yetkili makam kurum iç düzenlemesine göre değişmekle birlikte çoğunlukla kurum amiri veya yetkilendirilmiş personel birimidir. Hastalık raporlarının ilgili birime zamanında teslim edilmesi gerekir; rapor tesliminde gecikme yaşanması idarece devamsızlık olarak değerlendirilebilmektedir.
Özel sağlık kurumlarınca düzenlenen raporların idare tarafından peşinen geçersiz sayılması kural olarak mümkün görülmemekle birlikte, raporun kabulü kurumun iç işleyişine ve tıbbi tanıya bağlıdır. İlgili usul ve esaslara aykırılık bulunduğu iddiası mevcutsa idare memuru hakem hastaneye sevk edebilir ve bu inceleme sonuçlanana dek rapor geçerli kabul edilir; tek hekim raporları ise ağır ve uzun süreli hastalıklarda yeterli görülmeyebilir.
Yurt dışında bulunan memurların mahallî usullere uygun raporları kural olarak yeterli görülebilmekle birlikte, söz konusu raporların konsolosluk onayı veya apostil şerhi tatbik edilerek kuruma iletilmesi usulü de aranabilmektedir. İdarenin ret işlemlerinin gerekçeli ve yazılı olması zorunlu olup keyfi nitelikte ret kararları verilemez.
İzin talebi reddedilen ya da göreve çağrılan memur iptal davası açabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7 nci maddesi uyarınca, özel kanunlarda farklı bir süre yer almayan hallerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür ve bu süre yazılı bildirimi izleyen günden itibaren başlar. Yargılama sürecinde yürütmenin durdurulması istenebilir; izin süresinin dolması tek başına dava açma hakkını ortadan kaldırmaz. İdari yargı denetiminde işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları değerlendirilirken uyuşmazlığın özelliğine göre izin hesabı ve yasal aşamalar denetlenir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Açılacak idari davalarda sağlık raporları, heyet kararları, sağlık kuruluşunun ve raporun tarihi, idareye sunulan başvuru dilekçesi ile tebliğ kayıtları delil olarak sunulur. Somut olayın koşullarına göre yatarak tedavi evrakı veya iddia varsa görev kazası tutanakları dosyaya eklenebilir. Refakat iznine ilişkin süreçlerde ise hayati tehlike tespitini içeren sağlık kurulu raporu ve yakınlık durumunu gösteren resmî kayıtlar önem taşır.
Yıllık izin kullanılırken hastalık raporu alınırsa ne yapılır?
Memur yıllık izin süresi içinde hastalandığında hastalık izni talep edebilir ve bu durumda yıllık izin günleri hastalık iznine dönüştürülür. İki izin türü ayrı yasal kategoriler olduğundan birbiriyle karıştırılması yıl içinde hak edilen dinlenme günlerinin kaybına yol açabilir.
Özel hastane sağlık raporunu kurum doğrudan reddedebilir mi?
Özel sağlık kuruluşlarından alınan raporlar idarece peşinen reddedilemez; ancak raporun geçerliliği teşhisin niteliğine ve usul kurallarına bağlıdır. Usule aykırılık iddiasında memur hakem hastaneye yönlendirilebilir ve hakem hastane kararına kadar rapor geçerli kabul edilir; tek tabip raporları ise ağır hastalıklarda yetersiz bulunabilir.
Hastalık izninde memurun maaş ve özlük hakları kesilir mi?
Hayır, 657 sayılı Kanun'un 105 inci maddesi uyarınca hastalık izni verilen memurun aylık ve özlük hakları korunur. Hastalık izni süresince memurun aylığı tam ödenmeye devam eder ve usulüne uygun izinde disiplin işlemi veya devamsızlık kaydı tutulamaz.
Refakat izni en fazla ne kadar süreyle kullanılabilir?
Refakat izni aylık ve özlük hakları korunarak 3 aya kadar verilebilir ve gerektiğinde yeni bir sağlık kurulu raporuyla 3 ay daha uzatılarak aynı kişi ve hastalık için toplam 6 aya kadar kullanılabilir.
İyileşen memurun yeniden göreve atanma süreci nasıldır?
Emeklilik statüsüne girmemiş ve gerekli sağlık koşullarına yeniden kavuşmuş memurlar, eski kurumlarında niteliklerine uygun boş bir kadroya öncelikle atanmayı talep edebilir. Başvurunun idarece olumsuz sonuçlandırılması halinde idari yargıda dava açılabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

