Devlet Memuru Hastalık İzni Süreleri ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Devlet Memuru Hastalık İzni Süreleri ve Şartları

Devlet Memuru Hastalık İzninin Yasal Dayanağı ve Kapsamı

Devlet memurunun hastalık izni hakkı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 105 inci maddesinde düzenlenmiştir. Görevini ifa edemeyecek derecede rahatsızlanan memura, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine sağlık izni tanınır. İlgili madde aynı zamanda refakat iznini de hükme bağlamış olup her iki izin türünün uygulanma şartları, yasal süreleri ve dayandığı belgeler birbirinden farklıdır.

Danıştay 12. Daire, E. 2020/182, K. 2022/1413Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/182 E.  ,  2022/1413 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/182 Karar No : 2022/1413 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Kurumu VEKİLİ : Av. … 2- … Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunda memur olarak görev yapan davacının, kullandığı hastalık izinlerinin yasal sınırı aştığından bahisle, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca adi malul olarak emekli edilmesine ilişkin işlemlerin iptali ile özlük haklarının tanınmasına karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 105. maddesinde, memurlara aylık ve özlük hakları korunarak, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalıkları halinde, toplamda 36 ay hastalık izni verilmesinin öngörüldüğü; bu süre sonunda da iyileşemeyen memurlar hakkında emeklilik hükümlerinin uygulanmasının kurala bağlandığı; Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinde ise, azami izin sürelerinin hesabında, aynı hastalığa bağlı olarak fasılalarla kullanılan hastalık izinlerinin, iki izin arasında geçen sürenin 1 yıldan az olması kaydıyla dikkate alınacağının belirtildiği; buna göre davacının hastalık izin süreleri arasında 1 yıldan az süre bulunduğu, kanser hastalığına bağlı olarak kullanılan tüm hastalık izinlerinin 1091 gün olduğu ve 657 sayılı Kanun'daki 36 aylık azami sürenin aşıldığı dikkate alındığında, davacının emekliliğe sevk edilmesine yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir. Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine; … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı kararıyla; malulen emekliliğe sevk edilmesi yolundaki işlemin iptali istemiyle açılan davada, istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın kesin olduğu ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. maddesinde sayılan temyize tabi davalardan olmadığı anlaşıldığından, kesin olarak verilen karara karşı temyiz başvurusunda bulunulmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle, temyiz isteminin reddine, 7 gün içerisinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiş; bu kararın temyizi neticesinde, Dairemizin 09/07/2019 tarih ve E:2019/2453, K:2019/5621 sayılı kararıyla, 657 sayılı Kanun'un 98 ve 105. maddelerine göre davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlem, kamu görevinden çıkarılma sonucunu doğurduğundan, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin (c) bendi uyarınca temyize tabi olduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine ilişkin karar bozulmuştur. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kullandığı hastalık izinlerinin yasal sınırı aşması nedeniyle adi malul olarak emekli edilebilmesi için, hastalıkların aynı hastalık olması gerektiği, oysa, 2014 yılından sonra verilen raporların aynı hastalıkla ilgili olmadığı, 2012-2014 yılları arasında kanser hastalığı için kullandığı hastalık izinlerinin 1071 gün olduğu, 2014 tarihinden sonra grip ya da zatürre hastalığı nedeniyle verilen 261 günlük raporların kanser tedavisi için aldığı raporlara eklenerek dava konusu işlemler tesis edildiğinden, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunda memur (yönetim görevlisi) olarak görev yapan davacı, 23/12/2011 tarihinde yakalandığı "Opera Meme Ca (C50)" hastalığı nedeniyle 19/12/2014 tarihine kadar 1070 gün hastalık izni kullanmış, Hacettepe Üniversite Hastanelerinin … tarih ve … sayılı raporunda, davacının 19/12/2014 tarihinden itibaren işe başlamasında herhangi bir sakınca olmadığı belirtildiğinden, davacı tekrar işe başlamıştır. Davacı 2014 yılından sonra da aynı hastalık nedeniyle rapor kullanmaya devam ettiği için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun … tarih ve … sayılı yazısı ile davacının heyet raporları, 657 sayılı Kanun'un 105. maddesi ile 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 47. maddesi uyarınca incelenmek üzere Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına gönderilmiş, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca verilen … tarih ve … sayılı cevabi yazıda, davacı hakkında Hacettepe Üniversite Hastanelerince düzenlenen … tarih ve … sayılı raporun Sağlık Kurulunca incelenerek, davacının 03/11/2015 tarihinde 3 (üç) yıllık sağlık izni süresini doldurduğuna ve bu tarihten itibaren adi malul olduğuna 29/06/2016 tarihinde karar verildiği bildirildiğinden, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Başkanlık makamının 02/08/2016 tarih ve 29014 sayılı Oluru ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca davacı adi malul olarak emekliye sevkedilmiştir. Bunun üzerine davacı, 23/08/2016 dilekçesi ile 19/12/2014 tarihinden sonra hakkında düzenlenen ve konusu "C50.9-Meme malign neoplazm" yazılı olan heyet raporlarının bu hastalıkla ilgili olmadığı, gribal hastalık, pnömoni ve kadın hastalıkları şikayetlerinden kaynaklandığına ilişkin Hacettepe Üniversite Hastanelerince düzenlenen … tarih ve … sayılı raporu gerekçe göstererek emeklilik koşullarının oluşmadığından bahisle görevine devam etmek için başvurmuş, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısı ile davacının başvurusunun Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca incelenerek … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla 03/11/2015 tarihinde toplam 3 (üç) yıllık sağlık izni süresini doldurduğu ve bu tarih itibarıyla adi malul olduğuna karar verildiği davacıya bildirilmiş, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısı ile 15/08/2016 tarihinden itibaren davacıya emekli aylığı bağlanmış, davacı tarafından adi malul olarak emekli edilmesine ilişkin işlemlerin iptali ile özlük haklarının tanınmasına karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun "5434 sayılı Kanuna İlişkin Geçiş Hükümleri" başlıklı Geçici 4. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde; iştirakçi iken, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar … hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır…" hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Malûl sayılma" başlık 25. maddesinin beşinci ve altıncı fıkralarında; "4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan, vazifelerini yapamayacak derecede hastalığa uğrayanlar, hastalıkları kanunlarında tayin edilen sürelerden fazla devam etmesi halinde, hastalıklarının mahiyetlerine ve doğuş sebeplerine göre birinci fıkra uyarınca malûl veya 47 nci madde hükümlerine göre vazife malûlü sayılırlar. 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan; personel kanunlarına tabi olmayanların hastalık sebebiyle malûl sayılmalarına esas alınacak hastalık süresi hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun hastalık iznine ilişkin hükümleri uygulanır. Kanunlarındaki yazılı sürelerden önce geçen hastalığı en çok bir yıl içinde nüksetmesi halinde eski ve yeni hastalık süreleri birleştirilmek suretiyle işlem yapılır." hükümlerine yer verilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Hastalık ve refakat izni" başlıklı 105. maddesinde; ''Memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde onsekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya kadar izin verilir. Memurun, hastalığı sebebiyle yataklı tedavi kurumunda yatarak gördüğü tedavi süreleri, hastalık iznine ait sürenin hesabında dikkate alınır. Bu maddede yazılı azamî süreler kadar izin verilen memurun, bu iznin sonunda işe başlayabilmesi için, iyileştiğine dair raporu (yurt dışındaki memurlar için mahallî usûle göre verilecek raporu) ibraz etmesi zorunludur. İzin süresinin sonunda, hastalığının devam ettiği resmî sağlık kurulu raporu ile tespit edilen memurun izni, birinci fıkrada belirtilen süreler kadar uzatılır, bu sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümleri uygulanır… Hastalık raporlarının hangi hallerde, hangi hekimler veya sağlık kurulları tarafından verileceği ve süreleri ile bu konuya ilişkin diğer hususlar, Sağlık, Maliye ve Dışişleri Bakanlıkları ile Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşleri alınarak Devlet Personel Başkanlığınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenir…" hükümlerine yer verilmiştir. 29/10/2011 tarih ve 28099 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Devlet Memurlarına verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Hastalık raporu ve izin süreleri " başlıklı 6. maddesinde; "(1) Memura, aylık ve özlük hakları korunarak, verilecek raporda gösterilecek lüzum üzerine, kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığı hâlinde onsekiz aya kadar, diğer hastalık hâllerinde ise oniki aya kadar izin verilir. Azamî izin sürelerinin hesabında, aynı hastalığa bağlı olarak fasılalarla kullanılan hastalık izinleri de iki izin arasında geçen sürenin bir yıldan az olması kaydıyla dikkate alınır. (2) İzin süresinin sonunda, hastalığının devam ettiği resmî sağlık kurulu raporu ile tespit edilen memurun izni, birinci fıkrada belirtilen süreler kadar uzatılır, bu sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümleri uygulanır. Memurun, hastalığı sebebiyle yataklı tedavi kurumunda yatarak gördüğü tedavi süreleri, birinci fıkrada belirtilen hastalık iznine ait sürenin hesabında dikkate alınır…" kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Devlet memurlarının memurluk statüsü sona erdirilerek emekliye sevk edilebilmeleri belli koşullara bağlı olup; yasal hastalık izni süresi bitiminde iyileşmediği saptanan memur hakkında 657 sayılı Kanun'un 105. maddesi uyarınca emeklilik hükümlerinin uygulanması da bunlardan birisidir. Ancak, kamu hizmetinde süreklilik esası uyarınca, Devlet memurunun 657 sayılı Kanun'un 105. maddesi hükmü gereği malulen emekliye sevk edilebilmesi için, yasal hastalık izni sonunda halen hastalığının iyileşmediğinin tesbiti zorunlu bulunduğundan, yasal izin süresini aşan istirahati içeren sağlık kurulu raporlarının emeklilik işlemlerine esas alınmasından önce, yasal hastalık izninin bittiği tarih itibarıyla hastalığın iyileşip iyileşmediğinin sağlık kurulu raporuyla kesin olarak saptanması gerekmektedir. Dava konusu olayda, davacı hakkında 07/04/2016 tarihinde alınan sağlık raporunun Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca incelenmesi neticesinde, davacının 657 sayılı Kanun'un 105. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında üç yıllık sağlık izin süresini 03/11/2015 tarihi itibarıyla doldurduğu ve 29/06/2016 tarihinde adi malul olduğuna karar verildiğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, 03/11/2015 tarihinde sıhhi izin süresini doldurduğundan bahisle 29/06/2016 tarihinde adi malullüğüne karar verilerek, 02/08/2016 tarihinde emekliye sevk edilen davacı hakkında, yasal hastalık izininin bittiği tarih itibarıyla hastalığının şifa bulup bulmadığı yolunda kat'i sağlık raporu alınmaksızın malulen emekliye sevk edilmesi işleminde hukuka uygunluk görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Dava Dairesine gönderilmesine, 23/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

657 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, memura verilecek hastalık izinlerinde memurun aylık ve özlük hakları korunur. Bu çerçevede hastalık izni süresince memurun aylığı tam ödenmeye devam eder ve özlük haklarında kayıp yaşanmaz.

Hastalığın Türüne Göre Tanınan Azami İzin Süreleri

657 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin birinci fıkrasına göre hastalık izni süreleri hastalığın niteliğine göre ikili ayrıma tabi tutulmuştur. Kanser, verem ve akıl hastalığı gibi uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösteren hastalıklarda memura 18 aya kadar hastalık izni verilir. Sağlık kurullarınca düzenlenen raporda hastalığın uzun süreli tedavi gerektirip gerektirmediğinin tespiti önem taşır.

Tedavisi uzun süreli olmayan diğer hastalık hallerinde ise hekim veya sağlık kurulu raporu üzerine 12 aya kadar hastalık izni verilir. Fıtık ameliyatları, enfeksiyonlar ve ortopedik müdahaleler bu kapsamda verilebilecek izinlere örnek teşkil eder; raporda yer alan tanı içeriği izin sürecinde belirleyicidir.

Memurun görevi sırasında bir kazaya uğraması, görevi sebebiyle bir saldırıya maruz kalması veya hizmetin niteliğinden kaynaklanan bir meslek hastalığına yakalanması durumunda 12 veya 18 aylık azami kanuni süre sınırları uygulanmaz. Bu hallerde memur, sağlık durumu iyileşinceye kadar aylıklı izin hakkına sahip olur.

İzin Süresinin Hesaplanması, Yatarak Tedavi ve Fasılalı İzinler

Hastalık izinlerinde azami sürelerin hesabı yapılırken kanunda öngörülen süreler kadar izin kullanılıp kullanılmadığı esas alınır. 657 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, memurun hastalığı sebebiyle yataklı tedavi kurumunda yatarak gördüğü tedavi süreleri hastalık iznine ait sürenin hesabına dahil edilir ve ayaktan tedavi süreleriyle birleştirilerek toplam süre belirlenir.

Hastalık raporları takvim günü üzerinden düzenlenir; raporun kapsadığı tarihler arasındaki cumartesi, pazar ve resmi tatil günleri hastalık izni süresinden düşülür. Hastalığın devamlılığı ve kanuni azami sınırın aşılmaması kaydıyla memur, aynı rahatsızlık sebebiyle farklı zamanlarda aldığı raporlarla da kanuni 12 veya 18 aylık toplam süreleri tamamlayabilir.

Azami izin sürelerinin hesaplanmasında önceki hastalık izinleri de dikkate alınır. Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca, aynı hastalığa bağlı olarak fasılalarla kullanılan hastalık izinleri, iki izin arasında geçen sürenin bir yıldan az olması kaydıyla hesaba dahil edilir. Ayrıca 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için, kanunlarındaki yazılı sürelerden önce geçen hastalığın en çok bir yıl içinde nüksetmesi durumunda da 25 inci maddenin altıncı fıkrası uyarınca eski ve yeni hastalık süreleri birleştirilerek işlem yapılır.

İzin Süresinin Sona Ermesi, İznin Uzatılması ve Emeklilik Süreci

657 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, azami süreler kadar izin verilen memurun bu iznin sonunda göreve başlayabilmesi için iyileştiğine dair raporu ibraz etmesi zorunludur. Yurt dışında görev yapan memurlar bakımından mahallî usule göre verilecek rapor yeterli kabul edilir. Azami sürenin dolması memuriyet statüsünü kendiliğinden sona erdirmez; kanunda öngörülen uzatma ve emeklilik aşamalarının uygulanması gerekir.

İzin süresinin sonunda hastalığının devam ettiği resmî sağlık kurulu raporu ile tespit edilen memurun izni, 657 sayılı Kanun'un 105 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ilk fıkrada belirtilen süreler kadar uzatılır. Bu doğrultuda 18 aylık izin 36 aya, 12 aylık izin ise 24 aya kadar çıkar. Uzatılan sürenin sonunda da iyileşemeyen memur hakkında emeklilik hükümleri uygulanır. Kanunda öngörülen bu aşamalar işletilmeden memurun ilişiğinin doğrudan kesilmesi veya memurun çekilmiş sayılması hukuka aykırı idari işlem oluşturur.

Danıştay 12. Dairesinin 23.03.2022 tarihli ve E. 2020/182, K. 2022/1413 sayılı kararında vurgulandığı üzere, memurun 657 sayılı Kanun'un 105 inci maddesi uyarınca malulen emekliye sevk edilebilmesi için yasal hastalık izni sonunda halen iyileşmediğinin tespiti zorunludur. Dolayısıyla yasal hastalık izninin sona erdiği tarih itibarıyla hastalığın iyileşip iyileşmediğinin sağlık kurulu raporuyla kesin olarak saptanması gerekir.

Hastalık izni süresinin aşılması gerekçesiyle memur hakkında tesis edilen emekliye sevk işleminin kamu görevinden çıkarılma sonucunu doğurduğu hallerde, bu karar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46 ncı maddesi uyarınca temyiz incelemesine konu olabilmektedir.

Memurun Refakat İzni Şartları ve Azami Süresi

Memurlar, bakmakla yükümlü oldukları veya refakat edilmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş, çocuk ya da kardeşlerinin ağır kaza geçirmesi yahut uzun süreli tedavi gerektiren rahatsızlıkları halinde refakat izninden faydalanabilir. Bu iznin verilebilmesi için yakının kanunda belirtilen kişilerden olması, durumunun hastalık raporları ya da kurul kararlarıyla belgelenmesi ve ayrıca raporda refakat edilmemesi halinde hayati tehlike oluşacağına ilişkin ifadenin bulunması aranır. Yalnızca bakıma ihtiyaç duyulduğunu veya refakatin yerinde olacağını belirten raporlar idarece talebin kabul edilmemesine yol açabilmektedir.

Gerekli yasal koşullar karşılandığında refakat izni aylık ve özlük hakları korunarak 3 aya kadar verilebilir; ihtiyaç halinde yeni bir sağlık kurulu raporu ve hayati tehlike ibaresiyle bir katına yani toplam 6 aya kadar uzatılabilir. Uzatma talebinin mevcut izin süresi dolmadan idareye iletilmesi pratik açıdan önem taşır. Aynı kişi ve aynı hastalık için uzatmalar dahil toplam refakat izni süresi 6 ayı aşamaz. Farklı bir aile bireyinin ağır hastalığı ya da aynı bireyin farklı bir ağır kaza veya hastalık durumu ortaya çıkarsa yeni bir izin süreci başlatılabilir.

Refakat süresince memurun bakmakla yükümlü olduğu hastanın yanında bulunması esastır; bu nitelikteki hastanın başka bir şehirdeki sağlık kuruluşunda tedavi görmesi halinde memurun o yerde bulunması izinsiz görev yerini terk sayılmaz. Azami 6 aylık refakat süresi tamamlandıktan sonra hastanın durumunun ciddiyetini koruması halinde memur yıllık izin kullanabilir veya ücretsiz izin talebinde bulunabilir.

Raporların Kuruma Sunulması, Hakem Hastane ve Dava Yolu

Hastalık ve refakat izinlerinde başvurular kurumun personel veya insan kaynakları birimine yazılı dilekçeyle yapılır ve sağlık belgeleri eksiksiz eklenir. İzin vermeye yetkili makam kurum iç düzenlemesine göre değişmekle birlikte çoğunlukla kurum amiri veya yetkilendirilmiş personel birimidir. Hastalık raporlarının ilgili birime zamanında teslim edilmesi gerekir; rapor tesliminde gecikme yaşanması idarece devamsızlık olarak değerlendirilebilmektedir.

Özel sağlık kurumlarınca düzenlenen raporların idare tarafından peşinen geçersiz sayılması kural olarak mümkün görülmemekle birlikte, raporun kabulü kurumun iç işleyişine ve tıbbi tanıya bağlıdır. İlgili usul ve esaslara aykırılık bulunduğu iddiası mevcutsa idare memuru hakem hastaneye sevk edebilir ve bu inceleme sonuçlanana dek rapor geçerli kabul edilir; tek hekim raporları ise ağır ve uzun süreli hastalıklarda yeterli görülmeyebilir.

Yurt dışında bulunan memurların mahallî usullere uygun raporları kural olarak yeterli görülebilmekle birlikte, söz konusu raporların konsolosluk onayı veya apostil şerhi tatbik edilerek kuruma iletilmesi usulü de aranabilmektedir. İdarenin ret işlemlerinin gerekçeli ve yazılı olması zorunlu olup keyfi nitelikte ret kararları verilemez.

İzin talebi reddedilen ya da göreve çağrılan memur iptal davası açabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7 nci maddesi uyarınca, özel kanunlarda farklı bir süre yer almayan hallerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür ve bu süre yazılı bildirimi izleyen günden itibaren başlar. Yargılama sürecinde yürütmenin durdurulması istenebilir; izin süresinin dolması tek başına dava açma hakkını ortadan kaldırmaz. İdari yargı denetiminde işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları değerlendirilirken uyuşmazlığın özelliğine göre izin hesabı ve yasal aşamalar denetlenir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

Açılacak idari davalarda sağlık raporları, heyet kararları, sağlık kuruluşunun ve raporun tarihi, idareye sunulan başvuru dilekçesi ile tebliğ kayıtları delil olarak sunulur. Somut olayın koşullarına göre yatarak tedavi evrakı veya iddia varsa görev kazası tutanakları dosyaya eklenebilir. Refakat iznine ilişkin süreçlerde ise hayati tehlike tespitini içeren sağlık kurulu raporu ve yakınlık durumunu gösteren resmî kayıtlar önem taşır.

Yıllık izin kullanılırken hastalık raporu alınırsa ne yapılır?

Memur yıllık izin süresi içinde hastalandığında hastalık izni talep edebilir ve bu durumda yıllık izin günleri hastalık iznine dönüştürülür. İki izin türü ayrı yasal kategoriler olduğundan birbiriyle karıştırılması yıl içinde hak edilen dinlenme günlerinin kaybına yol açabilir.

Özel hastane sağlık raporunu kurum doğrudan reddedebilir mi?

Özel sağlık kuruluşlarından alınan raporlar idarece peşinen reddedilemez; ancak raporun geçerliliği teşhisin niteliğine ve usul kurallarına bağlıdır. Usule aykırılık iddiasında memur hakem hastaneye yönlendirilebilir ve hakem hastane kararına kadar rapor geçerli kabul edilir; tek tabip raporları ise ağır hastalıklarda yetersiz bulunabilir.

Hastalık izninde memurun maaş ve özlük hakları kesilir mi?

Hayır, 657 sayılı Kanun'un 105 inci maddesi uyarınca hastalık izni verilen memurun aylık ve özlük hakları korunur. Hastalık izni süresince memurun aylığı tam ödenmeye devam eder ve usulüne uygun izinde disiplin işlemi veya devamsızlık kaydı tutulamaz.

Refakat izni en fazla ne kadar süreyle kullanılabilir?

Refakat izni aylık ve özlük hakları korunarak 3 aya kadar verilebilir ve gerektiğinde yeni bir sağlık kurulu raporuyla 3 ay daha uzatılarak aynı kişi ve hastalık için toplam 6 aya kadar kullanılabilir.

İyileşen memurun yeniden göreve atanma süreci nasıldır?

Emeklilik statüsüne girmemiş ve gerekli sağlık koşullarına yeniden kavuşmuş memurlar, eski kurumlarında niteliklerine uygun boş bir kadroya öncelikle atanmayı talep edebilir. Başvurunun idarece olumsuz sonuçlandırılması halinde idari yargıda dava açılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu