Devlet Hastanesinde Malpraktis ve Tazminat Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Devlet Hastanesinde Malpraktis ve Tazminat Davası

Tıbbi Hata ile Komplikasyon Arasındaki Hukuki Ayrım

Tıbbi malpraktis, bir sağlık çalışanının bilgi eksikliği, tecrübesizlik veya dikkatsizlik neticesinde tıp standartlarına aykırı müdahalede bulunması ve bu sebeple hastanın bedensel ya da ruhsal zarara uğramasıdır. Hekimin veya sağlık personelinin mesleki gereklilikleri yerine getirmemesi, uygulanan tıbbi müdahalenin hukuka aykırı bir nitelik kazanmasına yol açar.

Komplikasyon ise tıp kurallarına ve standartlarına uygun biçimde yürütülen tedavi sürecinde meydana gelebilen, hastanın bünyesel durumu ya da tedavinin doğası icabı öngörülemeyen ve kaçınılmaz nitelikteki olumsuz sonuçlardır. Sağlık çalışanının kusuru veya ihmali bulunmaksızın gelişen komplikasyonlar hukuki sorumluluk doğurmaz.

Kamu Hastanelerinde Hizmet Kusuru ve Sorumluluğun Niteliği

Kamu hastanelerinde yürütülen sağlık faaliyetleri, Anayasa'nın 56. maddesinde güvenceye bağlanan sağlıklı yaşam hakkı çerçevesinde sunulan idari bir kamu hizmetidir. Bu kurumlarda sunulan tıbbi hizmet kamu hukuku ilkelerine tabidir ve kamu görevlisi hekim ile hasta arasında sözleşmeye dayalı özel hukuk ilişkisi kurulmaz.

Kamu hekiminin görevi esnasında hastaya zarar vermesi halinde sorumluluk doğrudan hekimin şahsına değil, kamu kurumuna aittir. Uyuşmazlığın çözümü idari yargının görev alanında yer alır ve idarenin hizmet kusuruna dayanılarak tam yargı davası açılması gerekir.

Kamu sağlık kuruluşlarının işletilmesindeki aksaklıklar hizmet kusuru kapsamındadır. Bu kusur; sağlık hizmetinin mevzuata aykırı ve özensiz yürütülmesi suretiyle kötü işlemesi, tedavi sürecinin geciktirilerek sunulması suretiyle geç işlemesi veya hastanın sağlık talebinin karşılanmaması şeklinde hiç işlememesi hallerinde meydana gelir.

Tanı hataları, yanlış tedavi yöntemi uygulanması, hekimin yetki ve uzmanlık alanını aşarak müdahalede bulunması ile tıbbi müdahale öncesinde aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi veya rıza sınırının aşılması idare aleyhine sorumluluk tesis eden tıbbi uygulama hataları arasında yer alır.

Hatalı Tedavi Sebebiyle Talep Edilebilecek Tazminat Kalemleri

Tıbbi uygulama hatası sonucu fiziksel zarara uğrayan hasta, katlanmak zorunda kaldığı tüm tedavi masraflarını, geçici veya sürekli çalışma gücü kaybından doğan gelir kayıplarını ve mesleki durumunun olumsuz etkilenmesi sebebiyle ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan maddi zararlarını talep edebilir.

Hatalı müdahale sonucunda hastanın yaşamını yitirmesi durumunda ise cenaze ve defin masrafları, hastanın vefatından önceki dönemde yapılan tedavi harcamaları, çalışamadığı sürede uğradığı gelir kaybı ve vefat edenin desteğinden mahrum kalan yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı idareden talep edilebilir.

Manevi tazminat isteminde ise hastanın fiziksel veya psikolojik sağlığının olumsuz etkilenmiş olması esastır. Hatalı müdahale sebebiyle bedensel veya ruhsal acı yaşayan hasta kendi adına; müdahalenin vefatla sonuçlanması halinde ise hastanın yakınları yaşadıkları üzüntü ve ıstırabın telafisi amacıyla manevi tazminat talebinde bulunabilir.

Dava Öncesi Başvuru Usulü ve Yargılama Süreci

Kamu sağlık kuruluşlarına karşı tam yargı davası ikame edilmeden önce idari başvuru yolunun tüketilmesi zorunludur. Zarara uğrayan kişinin zararı ve eylemi öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve her koşulda olay tarihinden itibaren 5 yıl içinde ilgili idareye başvurması yasal bir şarttır.

Uyuşmazlık hakkında adli yargıda dava açılması ve adli mahkemenin görevsizlik gerekçesiyle davanın reddine karar vermesi halinde, idari yargıda tam yargı davası açılmadan önce idareye yeniden başvuru yapılması zorunluluğu bulunmaz.

Devlet hastanelerindeki tıbbi müdahalelerden doğan tam yargı davalarında görevli yargı kolu idare mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise zarara neden olan sağlık hizmetinin ifa edildiği yer idare mahkemesidir. Üniversite hastanelerinde gerçekleştirilen tıbbi müdahalelerde ise dava üniversite rektörlüğüne karşı açılır.

Kamu hastaneleri veya üniversite yönetimleri aleyhine hükmedilen tazminat idare tarafından hak sahibine ödenir. Zararın sağlık çalışanının kişisel ihmalinden veya kusurundan kaynaklandığının belirlenmesi halinde, ödenen meblağ idarece ilgili hekime rücu edilebilir.

Devlet hastanesindeki hekime doğrudan tazminat davası açılabilir mi?

Devlet hastanesinde çalışan hekim kamu görevlisi statüsünde kamu hizmeti sunduğundan doğrudan hekime karşı dava açılamaz; tazminat davası idare aleyhine idari yargıda açılmalıdır.

Üniversite hastanesindeki tıbbi hatalarda hasım kim gösterilir?

Üniversite hastanelerinde meydana gelen hatalı tıbbi uygulamalarda tazminat davası, hastanenin veya hekimin şahsına değil, hastanenin bağlı bulunduğu rektörlüğe karşı açılır.

Tıbbi malpraktis sebebiyle idareye başvuru süresi ne kadardır?

Kamu idaresine karşı tam yargı davası açılmadan önce durumun öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halükarda eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde idareye yazılı başvuru yapılmalıdır.

Komplikasyon durumunda idareden tazminat alınabilir mi?

Tıbbi standartlara uygun tedavide ortaya çıkan öngörülemez ve kaçınılmaz komplikasyonlar, sağlık çalışanının kusuru veya ihmali bulunmadığı müddetçe idare açısından tazminat sorumluluğu doğurmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu