Doğum eylemi sırasında meydana gelen tıbbi aksaklıklar neticesinde bebekte bedensel hasar gelişmesi, zararın tazmini bakımından hukuki sorumluluk doğurur. Türk Borçlar Kanunu kapsamında bedensel bütünlüğü zedelenen kişiler için uygun bir manevi tazminat talep edilebileceği gibi; anılan Kanun'un 54. maddesi uyarınca tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar da özellikle talep edilebilecek bedensel zararlar arasında yer alır. Söz konusu maddede yer verilen liste sınırlayıcı nitelikte olmayıp bedensel zararları örnekleyici biçimde sıralamaktadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 54Kaynağı aç
Özel Hastane Sorumluluğu ve Sakatlığın Tıbbi Sebepleri
Doğumun özel bir sağlık kuruluşunda yapılması halinde hekim ve hastanenin sorumluluğu özel hukuk kuralları uyarınca incelenir. Bu çerçevede özel hastane bünyesinde yalnızca doğumu yöneten hekimin eylemleri değil; ebe, hemşire, anestezi ekibi ve yenidoğan uzmanının fiilleri ile ameliyathane, yoğun bakım, laboratuvar ve kayıt sistemini kapsayan organizasyon kusurları da sorumluluk doğurabilmektedir.
Bebeğin kalıcı sakatlıkla doğması her zaman doktor veya hastane hatası anlamına gelmez. Bazı bebeklerde genetik hastalıklar, doğumsal anomaliler, anne karnındaki enfeksiyonlar, plasenta sorunları, erken doğum veya düşük doğum ağırlığının yanı sıra gebelikte annenin hastalıkları ile doğumdan bağımsız gelişen nörolojik nedenler de kalıcı sakatlığa yol açabilir.
Doğum Takibinde Müdahale Süreleri ve Kayıtların Temini
Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan klinik rehberde fetal distres hali, fetüsün gebelik ya da doğum sırasında yetersiz oksijenasyon belirtileri göstermesi olarak tanımlanmaktadır. Rehbere göre fetal kalp atış hızındaki anormallikler, mekonyumlu amniyotik mayi ve fetal hareketlerin azalması fetal distres belirtileri arasında bulunmakta olup bu tanının konulduğu gebelerde en geç otuz dakika içerisinde sezaryen müdahalesine başvurulması gerektiği belirtilmektedir.
Uygulanan tıbbi sürecin aydınlatılması ve sorumluluğun tespiti aşamasında sağlık belgeleri belirleyicidir. Hasta Hakları Yönetmeliği hükümleri uyarınca resmi ve özel tüm sağlık kuruluşlarında sunulan hizmetlere dair dosya ve kayıtları hasta veya kanuni temsilcisi inceleme ve suret alma hakkına sahiptir.
İdari Eylemlerden Doğan Zararlarda Başvuru ve Dava Süreleri
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, idari eylemler sebebiyle hakları zarara uğrayan ilgililerin dava yoluna gitmeden evvel durumu yazılı bildirimle ya da başka bir yolla öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halükarda eylemden itibaren beş yıl içinde ilgili idari makama başvuruda bulunarak haklarının yerine getirilmesini talep etmeleri zorunludur.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
İdareye iletilen taleplerin kısmen veya tamamen reddedilmesi halinde bu ret bildiriminin tebliğini izleyen günden itibaren ya da idarenin otuz gün boyunca sessiz kalması durumunda anılan sürenin hitamından itibaren yasal dava açma süresi içinde tam yargı davası açılabilir. Öte yandan 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, görevli olmayan adli yargı mercilerine ikame edilmiş tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargıda açılacak davalarda önceden idareye başvurma zorunluluğu aranmamaktadır.
Mesleki Sorumluluk Kurulu ve Soruşturma İzni Aşaması
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 18. maddesi mucibince, Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesindeki soruşturma usulüne tabi bulunanlar ayrık olmak kaydıyla; kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde vazife yapan hekim, diş hekimi ve diğer sağlık çalışanlarının tıbbi işlem ve uygulamaları dolayısıyla gerçekleştirilecek soruşturmalarda 4483 sayılı Kanun hükümleri tatbik olunur. Bu kapsamda soruşturma izni kararları Sağlık Bakanlığı teşkilatında yer alan Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından verilir.
3359 sayılı SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU m. Ek Madde 18Kaynağı aç
Soruşturma izni verilmesine ilişkin yasal inceleme süreleri iki kat olarak uygulanır. Mesleki Sorumluluk Kurulunun kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.
Rücu Süreci ve Mesleki Mali Sorumluluk Sigortası
Kamu kurum ve kuruluşları ile Devlet üniversitelerinde görev yapan sağlık çalışanlarının muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi uygulamaları sebebiyle idarece ödenen tazminatın rücu edilip edilmeyeceğine ve rücu miktarına, ilgilinin görevin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanıp kullanmadığı ve kusur durumu gözetilerek Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından bir yıl içinde karar verilir. Devlet üniversitelerinde görev yapanlar bakımından ise ilgili üniversite tarafından Mesleki Sorumluluk Kurulu kararı ve varsa ilgilinin görevin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullandığına dair kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı dikkate alınarak altı ay içinde nihai karar verilir.
İdare, kesinleşen mahkeme kararında hüküm altına alınan tazminatı ödedikten sonra hukuken bu tazminatın ödenmesine sebep olan ve zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile devlet üniversitelerinde görev yapan personelin yerine geçer. İdare tarafından ödenen yargılama masrafları ve avukatlık vekalet ücreti dahil tazminat, sağlık meslek mensubunun kusuru oranında ve sigorta teminatı dahilinde zorunlu mali sorumluluk sigortası şirketinden talep edilir. Mesleki Sorumluluk Kurulu üyeleri ise bu kapsamda verdikleri kararlar sebebiyle görevlerinin gereklerine aykırı hareket ettiklerinin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararıyla tespiti haricinde mali ve idari yönden sorumlu tutulamaz.
Taksirle Yaralama ve Cezai Hükümler
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin birinci fıkrasına göre taksirle bir başkasının vücuduna acı veren ya da sağlığının yahut algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla tecziye edilir. Fiilin birden fazla kimsenin yaralanmasıyla neticelenmesi durumunda ise aynı Kanun'un 89. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 89Kaynağı aç
Yaralama eyleminin mağdurun duyu veya organ işlevlerinden birinde kalıcı zayıflamaya, vücudunda kemik kırılmasına, konuşmasında sürekli güçlüğe, yüzünde sabit ize, yaşamını tehlikeye düşüren bir vaziyete veya gebe kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına yol açması durumunda TCK m. 89/2 uyarınca ceza yarı oranında artırılır. Eylemin mağdurun iyileşmesi olanağı bulunmayan hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, organ ya da duyu işlevinin yitirilmesine, çocuk yapma veya konuşma yeteneğinin kaybına, yüzün sürekli değişimine veya gebe kadının çocuğunun düşmesine sebebiyet vermesi halinde ise ceza TCK m. 89/3 uyarınca bir kat artırılmaktadır.
Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin beşinci fıkrası gereğince taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması esasen mağdurun şikayetine tabidir. Bununla beraber birinci fıkra kapsamındaki yaralama fiilleri haricinde kalmak üzere suçun bilinçli taksirle işlendiği hallerde adli takibat için şikayet koşulu aranmamaktadır.
Doğum sırasında oluşan bedensel zararlarda hangi tazminat kalemleri istenebilir?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalması veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar talep edilebilir; ayrıca Türk Borçlar Kanunu kapsamında bedensel bütünlüğün zedelenmesi sebebiyle manevi tazminat da istenebilir.
İdari eylemlerden doğan zararlar için idareye başvuru süresi ne kadardır?
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca eylemin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halükarda eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurulması gerekmektedir.
Özel hastanede görevli hekimler hakkında soruşturma izni alınması şart mıdır?
Evet, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 18. maddesi uyarınca Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesine tabi olanlar ayrık tutulmak suretiyle özel sağlık kurumlarında görevli hekimlerin tıbbi uygulamaları nedeniyle yürütülecek soruşturmalarda da Mesleki Sorumluluk Kurulu'ndan izin alınması gerekmektedir.
Mesleki Sorumluluk Kurulu kararlarına karşı hangi mahkemeye itiraz edilir?
Mesleki Sorumluluk Kurulu kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

