Depolama Sözleşmesi Nedir? Şartları ve Sorumluluklar

by Avukat Erdal Ersoy
Depolama Sözleşmesi Nedir? Şartları ve Sorumluluklar

Depolama Sözleşmesinin Tanımı ve Hukuki Niteliği

Depolama sözleşmesi; bir malın belirli bir süre boyunca güvenli biçimde saklanması, korunması ve talep edilmesi halinde hak sahibine teslim edilmesi amacıyla taraflar arasında akdedilen bir sözleşmedir. Genel saklama sözleşmesi niteliği taşıyan bu hukuki ilişkide, saklayan taraf saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde muhafaza altına almayı taahhüt eder.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 561Kaynağı aç
MADDE 561- Saklama sözleşmesi, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir. Açıkça öngörüldüğü veya durum ve koşullar gerektirdiği takdirde, saklayan ücret isteyebilir. II. Saklatanın borçları

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 561. maddesi uyarınca saklama sözleşmesinde saklayanın ücret talep edebilmesi, bu yönde açık bir sözleşme hükmünün varlığına veya somut durum ve koşulların ücret ödenmesini gerektirmesine bağlıdır. Ticari depolama faaliyetlerinde ise saklama edimi kural olarak bir ücret karşılığında gerçekleştirilir.

Türk Ticaret Kanunu Kapsamında Umumi Mağazalar

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 832. maddesi kapsamında umumi mağazalar; serbest dolaşımdaki ya da henüz gümrük işlemleri tamamlanmamış mallar ile hububatı saklama sözleşmesiyle kabul eden işletmelerdir. Bu işletmeler, malları bırakan kişilere makbuz senedi ve varant düzenleyerek teslim edilen eşyayı satma veya rehin gösterme imkânı tanır ve yürüttükleri işlemler bakımından Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili kısım kurallarına tabidir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 832Kaynağı aç
MADDE 832- (1) Makbuz senedi ve varant verme karşılığında serbest veya gümrüklenmemiş mal ve hububatı, saklama sözleşmesi uyarınca kabul etmek ve tevdi edenlere de bu senetlerle tevdi olunan mal ve hububatı satabilmek veya rehnedebilmek imkânı vermek amacıyla kurulan mağazalara “umumi mağaza” denir. Umumi mağazalar işlemleri bu Kısım hükümlerine tabidir. (2) Umumi mağazalar Gümrük ve Ticaret Bakanlığının izniyle kurulur. (Mülga ikinci cümle: 26/6/2012-6335/43 md.) (…) (3) Umumi mağazaların kuruluş usul ve esasları, bunlara kabul edilecek mal ve hububat cinsleri ve umumi mağazaların henüz gümrüklenmemiş olan malları kabul etmeye yetkili sayılmaları için gereken şartlar ve gümrük denetimi özel kanununda düzenlenir. II – İstisnalar

Türk Ticaret Kanunu'nun 832. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince umumi mağazalar Gümrük ve Ticaret Bakanlığının izniyle kurulur. Umumi mağazaların kuruluş usul ve esasları, bu tesislere kabul edilecek mal ve hububat cinsleri, henüz gümrüklenmemiş malları kabule yetkili sayılma şartları ile gümrük denetimi özel kanununda düzenlenir.

Depo İşletmecisinin ve Mal Sahibinin Yükümlülükleri

Depo işletmecisi, kendisine tevdi edilen malları sözleşme koşullarına uygun ortamlarda muhafaza etmekle yükümlüdür. İşletmeci; malların kaybolmasını, hasara uğramasını, başka emtia ile karışmasını, bozulmasını veya yetkisiz kişilere teslim edilmesini önleyecek gerekli bütün tedbirleri almak zorundadır.

Mal sahibi ise depoya teslim edilen ürünlerin cinsi, miktarı, değeri, saklama koşulları ve taşıdığı riskler hakkında doğru ve eksiksiz bilgi vermekle yükümlüdür. Depolama ücretini ödemek, malların saklamaya elverişli ambalajlamasını temin etmek ve teslime dair talimatları işletmeciye yazılı olarak bildirmek de mal sahibinin temel yükümlülüklerindendir.

Hasar, Zıya ve Sorumluluğun Hukuki Sınırları

Depodaki malda meydana gelen hasar işletmecinin gerekli mesleki özeni göstermemesinden kaynaklanıyorsa tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir. Buna karşın hasarın eşyanın doğal niteliğinden, ambalaj hatasından veya mal sahibinin yanıltıcı bilgi vermesinden ileri geldiği hallerde depo işletmecisinin sorumluluğu azalabilir.

Depolanan emtianın bakım ve gözetimini üstlenen tarafın tazminatla sorumlu tutulabilmesi için yapması gerekip de yapmadığı eylemler ile zarar arasında illiyet bağının bulunması ve zararın kusurdan kaynaklandığının ortaya konulması gerekir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/1518 Esas, 2019/6858 Karar sayılı ilamında, depolanan buğdayların zamanla kızışıp içten içe yanması olayında işletmecilerin kusurlu bir eylemi ile zarar arasında illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle tazminat davasının reddi onanmıştır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2018/1518, K. 2019/6858Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2018/1518 E.  ,  2019/6858 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18/01/2017 tarih ve 2014/1103 E. – 2017/39 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair istanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 21/12/2017 tarih ve 2017/570 E. – 2017/615 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 05.11.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. …, davalılardan Toros İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı Toros Ltd. Şti. ile müvekkilinin sigortalısı Cargill Tarım ve Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasında imzalanan 05/04/2011 tarihli sözleşmeyle sigortalı öğütmelik buğday emtiasının davalının Tekirdağ'da bulunan tesisinde depolanmasının kararlaştırıldığını, diğer davalı Özkan Lojistik Ltd. ile yine dava dışı sigortalı arasında imzalanan 07/04/2011 tarihli sözleşme ile işbu davalının, davalı Toros Ltd. Şti. deposundaki dava konusu emtianın nakliye, tartım ve depolama sürecindeki bakım ve gözetim işlerini üstlendiğini, emtianın alıcılarına teslimi sırasında yanık koktuğunun tespit edildiğini ve alıcıları tarafından bu haliyle kabul edilmediğini ayrıca bir kısım emtianın çıkan yangın sonucu hasara uğradığını, sigortalı emtia için dava dışı sigortalıya 555.967,45 USD ödendiğini, meydana gelen zarardan davalıların sorumlu olduğunu, rücu alacağının tahsili için davalılar aleyhine takip başlatıldığını ancak, davalıların haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Toros Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Özkan Lojistik Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin meydana geldiği iddia edilen zarar nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tesisin sahibi olan Toros İç ve Dış Tic.Şti.'nin bina sahibi olarak sorumluluğu yönünden kusursuz sorumluluk ilkeleri geçerli olmakla birlikte zarar ile yapı eserindeki bozukluk yada bakımındaki eksiklik arasında uygun illiyet bağı bulunması gerektiğini, zarara yapım bozukluğu veya bakım eksikliği dışında ve bunların bir katkısı olmaksızın mücbir bir sebep veya üçüncü kişinin kusurundan kaynaklanan bir fiilin sebep olması halinde illiyet bağı kesileceğinden malikin sorumluluğunun söz konusu olmayacağı, her ne kadar davacı bu davalıya karşı; davacının sigortalısı Cargill'e kiraladığı depo ile havalandırma sisteminin bakımsız olduğu ve depoda kirli atıkların bulunduğu, tazmini gereken zararın bu yüzden oluştuğu iddiasıyla sorumluluk yüklenmekte ise de, Cargill'in dava konusu depoları kiralamadan önce görevlendirdiği gözetim şirketinin denetimden geçirdiği ve ihtiyaca uygun olduğuna dair düzenlenen 31/03/2011 tarihli elverişlilik raporu üzerine 05/04/2011 tarihinde imzalanan sözleşmeye göre dava konusu depoları davalı Toros şirketinden kiraladığı, 31/03/2011 tarihinde yapılan incelemeye göre düzenlenen raporda depolama tesisin temiz olduğu, gübre, kimyasallar, hayvan yemi gibi önceden depolanmış ürünlerin atıklarının bulunmadığı, kötü koku olmadığı, tesiste çalışır halde bir tahıl sıcaklığı izleme sisteminin bulunmadığı, tesiste çalışır vaziyette bir havalandırma sisteminin ise mevcut olduğu, ekipman bakımının yeterli olduğu kayıt altına alınmış, kira sözleşmesinde diğer şartlar belirlenmiş, tahıl sıcaklığı izleme sisteminin olmayışı sakınca olarak görülmemiş, Cargill'in bağımsız bir gözetim şirketi aracılığı ile siloları kontrol ettirip temizlik sertifikası alması ve siloyu mühürletmesi gerektiği hususu şarta bağlanmış ve uyulmaması halinde yangın dahil tüm risklerden doğabilecek zararın depolayan sıfatıyla davacının sigortalısı Cargill'e ait olacağı kararlaştırıldığından Toros Ltd. Şti.’nin olayda sorumluluğundan söz edilemeyeceği, davacının sigortalısı Cargill ile diğer davalı Özkan Lojistik Ltd. arasında 07/04/2011 tarihli, silolarda stoklanacak buğdayların silo içinde depolanması ve bakımına ilişkin hizmetlerin verilmesi konulu sözleşme imzalandığı, bu sözleşmeye göre; malların yükleme, boşaltma, depolama döneminde tahliye, istifleme ve tartı faaliyetleri sırasında malın bakımı konusunda sorumluluğun Özkan Ltd. Şti.’ne yüklendiği ancak stoklanacak mal girişi başlamadan önce depoların temizliği, ısı sensörü, ısı seviyelerinin sensörler üzerinden takip edileceğine ya da Özkan Ltd. Şti.’nin depolama ve bakımını üstlendiği buğday türü tahılın stoklandığı tesiste çalışır halde tahıl sıcaklığı izleme sisteminin bulunmamasından kaynaklanan rizikolardan dava dışı Cargill firmasına karşı sorumlu olacağına dair herhangi bir düzenleme olmadığı, buğdayların stoklandığı depoda zaman içerisinde kızışıp içten içe yanmasından kaynaklanan zarar ile davalıların yapmayı gerekip de yapmadıkları herhangi bir eylemleri arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, bina malikinin sorumluğunun TBK’nın 70. maddesinde düzenlenmiş olup, zarar ile yapı eserindeki bozukluk ve bakımsızlık arasında uygun illiyet bağı kurulduğu taktirde bina sahibinin sorumlu olacağı, kira sözleşmesinin 3. maddesinde mal gelmeden önce depolayan tarafından temin edilecek bağımsız gözetim şirketinden bir yetkilinin siloları kontrol edip ,temizlik sertifikası vereceği ve siloyu mühürleyeceği aksi takdirde depolayanın siloların temizliği konusunda depolatana rücu edemeyeceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme başlangıcında depolamaya bir engel olmadığını tesbit için bu koşul taraflarca kabul edildiğine, bağımsız ./.. denetim kuruluşu da gerekli incelemeyi yapıp rapor verildiğine göre muhafaza koşulları bakımından bir engelin bulunmadığını kabul etmek gerektiği, öncelikle 6 nolu siloda kötü koku tesbit edilerek sigortalıya bildirildiği ve yangın olayından önce 11.5.2011 tarihinde kötü koku şikayeti nedeniyle sigorta şirketine başvurulduğu ve eksperin 12.5.2011 tarihinde depo alanına geldiği ve kötü koku giderilmek üzere tahliye işlemlerinin başlatıldığı, ilk etapta küflenme böceklenme yüzünden ifrazata bağlı olarak ağır bir şekilde kokmaya başlayan buğdaylarda oluşan bakterilerin yeterli oksijenle buluşmasıyla başlayan kimyasal reaksiyon sonucu 30.5.2011 tarihinde alevli yanma başladığı, tahliye edilemeyen buğdayların alevli yanma neticesi zayi oldukları, silolarda içindeki ürünün ısı ölçme sisteminin bulunmadığının depolatan tarafından başlangıçta tesbit edildiği ancak yapılan incelemelerde tahıl depolaması için elzem olduğu anlaşılan eksikliği bilerek siloları kiraladığı, eksper raporunda siloların temizliği nedeniyle yangın meydana geldiği tesbitine yer verildiği anlaşılmakta ise de, siloların temizliği hususunda ancak bağımsız denetim kuruluşunca yapılacak denetimden sonra mal depolanacağı kabul edildiğinden ve bu denetimden sonra mal alındığından siloların temizliğinde kusurlu davranıldığı, yangının havalandırmadaki ürün artıklarından kaynaklandığı görüşüne itibar edilemeyeceği, sözleşmenin 5.maddesi ile de malın tesise girişinden tamamının tesisten çıkacağı süreye kadar yangın, zelzele vs. hallerden dolayı mala karşı meydana gelecek her türlü zararın da depolayana ait olduğu, borçlu depolayanın ağır kusuru bulunduğu iddia edilmediğinden silolar kontrol edilip temizlik sertifikası ile durum belirlendikten ve ayrıca ısı ölçer sisteminin bulunmadığı bilinerek kiralama işlemi yapıldığına göre Toros. Ltd.Şti’ne bina malikinin sorumluluğu veya sözleşmeden kaynaklanan bir sorumluluğun ihlali nedeniyle başvurulamayacağı, davalı Özkan Lojistik Ltd. Şti.’nin ise, taraflar arasında akdedilen 7.4.2011 tarihli sözleşmede yükümlülüklerinin kamyonlardan sağlıklı bir şekilde tahliyenin yapılması, tartıma nezaret, malın ve depoların her türlü bakımını sağlamak, tahliye edilen malın teslimatına nezaret etmek stoklara nezaret etmek, malda meydana gelebilecek gözle görülür böceklenme ve benzeri hasarları Cargill'e bildirmek olarak belirlendiği, davalının sözleşmesel yükümlülüğünün dışarıdan beş duyu ile hissedilebilecek hasar meydana getirebilecek riskleri depolayana zamanında bildirmek olduğu, davalının 28.4.2011 tarihli yazısı ile 5 nolu siloda bulunan 2.128.960 kg buğdaydan 28.4.2011 tarihinde 304 ton sevkiyat gerçekleştirildiği, yüklenen buğdayda yanık kokusu bulunduğu, Toros depolarında ısı sensörleri bulunmadığı, bu nedenle elle ve gözle tesbitler yapılabildiği, ısı tesbit edilmediği, 2,3,5,6 nolu ambarlarda ısı raporu alınamadığının bildirildiği, 6 nolu siloya 24.4.2011 tarihinde 3.502,22 metreküp buğday ürünü doldurulduğu, silodan 7.5.2011 tarihinde alınan üründe kötü kokunun alıcı tarafından sigortalıya bildirildiği,10.5.2011 tarihinde çıkan kötü kokunun sigortalıya kiralayan tarafından da bildirildiği, eksper raporunda yazılı olduğu üzere 11.5.2011 tarihinde durumun sigorta şirketine de bildirildiği, 12.5.2011 tarihinde eksper ziyaretiyle tahliyenin başladığı ancak tahliye tamamlanmadan 30.5.2011 tarihinde alevli yangın ile birlikte alevli yangın neticesi kalan ürünün zayi olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar eksper koku kirlenmesi ve yangın olarak hasarı ikiye ayırmakta ise de, ısı sensörü bulunmayan silolarda ki ürünün küflenme ve böceklenme nedeniyle üreyen bakterilerin yeterli oksijenle buluşması neticesinde meydana gelen içten kızışma neticesi alevli yangına dönüştüğü, davalı Özkan Ltd. Şti.’nin sözleşme ile yükümlendiği üzere gerekli kontrolları yaparak durumu bildirdiği, kötü koku ile yangının birbirinin devamı olduğu, silolarda içindeki hububatın ısısını ölçen bir sistem bulunmayışı nedeniyle buğdaydaki ısınmanın zamanında fark edilemediği gibi, 7.5.2011 tarihinde öğrenildiği aşikar bulunan kötü kokunun buğdayın kızışmasına işaret olduğu dikkate alınmadan tahliye edilme işleminin 20 günden uzun sürdüğü anlaşılmakla davalının kusurundan dolayı zarar meydana geldiği hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı Toros İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'ye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05/11/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Depolanan malın miktar itibarıyla eksik çıkması durumunda ise depo işletmecisi bu eksikliğin kendi kusuru haricindeki bir sebepten ileri geldiğini kanıtlayamadığı takdirde doğan zararı tazmin etmekle yükümlü tutulabilir.

Yetkisiz Teslim ve Antrepolarda Sorumluluk

Depolanan malın yetkili kişi veya şirket yerine üçüncü bir şahsa verilmesi halinde, fiziksel teslim gerçekleşmiş olsa dahi depo işletmecisi borcunu hukuken gereği gibi ifa etmemiş sayılabilir. Hak sahibi dışındaki kişilere yapılan teslimler işletmeciyi ifa yükümünden kurtarmaz.

Gümrük denetimi altında bulunan malların muhafaza edildiği antrepolarda işletmeciler; kayıtları düzenli tutmak, güvenli muhafazayı sağlamak ve gümrük mevzuatına uygun davranmak zorundadır. Antrepolarda gerçekleşen eksilme, yanlış teslim, kayıt uyuşmazlığı veya hasar durumlarında hukuki sorumluluğun yanı sıra idari yaptırımlar da doğabilir.

Sigorta Türlerinin Ayrımı ve Sözleşmenin Feshi

Depo işletmecisinin işyeri sigortasının bulunması, depodaki tüm malların mal sahibi lehine sigortalı olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle mal sahibi, depodaki ürünlerin sigorta kapsamında olup olmadığını ayrıca kontrol etmelidir. Depo sorumluluk sigortası ile emtia sigortası birbirinden farklı sigorta türleridir.

Depolama sözleşmeleri belirli veya belirsiz süreli olarak tesis edilebilir. Depolama ücretinin ödenmemesi, saklama şartlarına aykırı mal verilmesi, tehlikeli mallar hakkında bildirimde bulunulmaması, depo kapasitesinin zorlanması veya taraflardan birinin sözleşme şartlarını ihlal etmesi fesih gerekçesi oluşturabilir.

Depolama Uyuşmazlıklarında İspat Yükü ve Deliller

Depolama sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda ispat kuralları uyarınca; mal sahibi malın depoya teslim edildiğini ve zarara uğradığını veya eksik teslim edildiğini ispatlamakla yükümlüdür. Depo işletmecisi ise malı sözleşmeye uygun biçimde muhafaza ettiğini, kusursuzluğunu ya da usulünce teslim yaptığını ispat etmelidir.

Depolama ihtilaflarının çözümünde; depolama sözleşmesi, depo giriş fişi, stok kayıtları, sevk irsaliyesi, teslim tutanağı, kamera kayıtları, sayım raporları, hasar tespit tutanakları, fotoğraflar, sigorta poliçesi, fatura ve ödeme kayıtları ile taraflar arasındaki yazışmalar temel delil niteliğindedir.

Umumi mağaza nedir ve hangi belgeleri düzenler?

Umumi mağazalar, makbuz senedi ve varant verme karşılığında serbest veya gümrüklenmemiş malları saklamak amacıyla Gümrük ve Ticaret Bakanlığının izniyle kurulan ve işlemleri Türk Ticaret Kanunu'na tabi olan depolardır.

Depoda malın eksik çıkması halinde sorumluluk kime aittir?

Depoda malın eksik çıkması durumunda depo işletmecisi bu eksikliğin kendi kusuru dışında gerçekleştiğini kanıtlayamazsa meydana gelen zararı tazmin etmekle sorumlu tutulabilir.

Depolanan malın yetkisiz kişiye teslim edilmesi borcu sona erdirir mi?

Hayır, mal fiilen teslim edilmiş olsa dahi yetkili temsilci yerine üçüncü bir kişiye teslim edilmesi durumunda depo işletmecisi teslim borcunu hukuken gereği gibi yerine getirmemiş sayılabilir.

İşletmecinin işyeri sigortası depodaki tüm malları kapsar mı?

Hayır, depo işletmecisinin işyeri sigortasının bulunması depodaki tüm malların mal sahibi lehine sigortalı olduğu anlamına gelmez; depo sorumluluk sigortası ile emtia sigortası farklı sigorta türleridir.

Saklama sözleşmesinde saklayan her durumda ücret isteyebilir mi?

Saklayanın ücret talep edebilmesi için bu hususun sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması ya da hal ve şartların ücret ödenmesini gerektirmesi aranır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu