Denetimli Serbestlik Şartları ve Dosya Sorgulama Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
Denetimli Serbestlik Şartları ve Dosya Sorgulama Yolları

Denetimli Serbestlik Kurumu ve Kapsamı

Denetimli serbestlik, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A maddesi uyarınca, hükümlülerin cezalarının kalan bölümünü ceza infaz kurumu dışarısında, belirli denetim ve yükümlülüklere tabi olarak tamamlamasını mümkün kılan bir ceza infaz yöntemidir. Bu infaz rejimi münhasıran kesinleşmiş hapis cezalarının infazında tatbik edilmekte olup henüz yargılama aşamasında bulunan şüpheli ya da sanıklar hakkında infaz hukuku anlamında denetimli serbestlik hükümleri uygulanamaz. Teşkilat yapısı ve genel çalışma usulleri ise 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu çerçevesinde yürütülür.

5402 sayılı DENETİMLİ SERBESTLİK HİZMETLERİ KANUNU m. 1Kaynağı aç
Madde 1 – (1) Bu Kanunun amacı; denetimli serbestlik ve koruma kurullarının kuruluş, görev ve çalışma esas ve usûllerini düzenlemektir.[2] Kapsam

Denetimli Serbestlikten Yararlanma Koşulları

Açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin cezalarının kalan kısmının denetimli serbestlik uygulanarak infazına karar verilebilir. Bu infaz usulü kendiliğinden uygulanmaz; hükümlünün yazılı talepte bulunması, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporunun dikkate alınması ve infaz hâkimliğinin onay vermesi zorunludur.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 105/AKaynağı aç
Madde 105/A – (Ek: 5/4/2012-6291/1 md.) (1) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir. (Ek cümle:4/6/2025-7550/13 md.) Hükümlünün bu infaz usulünden yararlanabilmesi için beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini ceza infaz kurumunda geçirmiş olması gerekir. (2) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri gönderilen iyi hâlli hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde, birinci fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilirler. (3) Yukarıdaki fıkralarda düzenlenen infaz usulünden;[45] a) Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalan kadın hükümlüler, b) Maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde yararlanabilirler. Ağır hastalık, engellilik veya kocama hâli, Adlî Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirilmelidir. (4) (Değişik: 18/6/2014-6545/80 md.) Adli para cezasının ödenmemesi nedeniyle, cezası hapse çevrilen hükümlüler yukarıdaki fıkralardaki infaz usulünden yararlanamazlar. (5) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının infazına karar verilen hükümlünün, koşullu salıverilme tarihine kadar; a) Kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılması, b) Bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulması, c) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemesi, d) Belirlenen programlara katılması, yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutulmasına, denetimli serbestlik müdürlüğünce karar verilir. Hükümlünün risk ve ihtiyaçları dikkate alınarak yükümlülükleri değiştirilebilir. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/25 md.) Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde yer alan kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan hükümlü olanlar ayrıca tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılma yükümlülüğüne tabi tutulur. (6) Hükümlünün;[46] a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içinde müracaat etmemesi, b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi, c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi, hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine, denetimli serbestlik müdürlüğünün bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilir. (7) (Yeniden Düzenleme:14/4/2020-7242/46 md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi tarafından karar verilir. (8) Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile (…)[47] ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır. (9) Yükümlülüklerin gereklerine ve denetim planına uygun davranan hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, 107 nci ve 108 inci maddeler uyarınca işlem yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir. (10) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezaların infazına ilişkin esas ve usuller yönetmelikle düzenlenir. Adlî para cezasının infazı

5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu infaz rejiminden yararlanabilmek amacıyla hükümlünün, beş günden az olmamak koşuluyla koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz kurumunda çekmesi gereken sürenin en az onda birini ceza infaz kurumunda tamamlamış olması şarttır. Açık kuruma ayrılma şartları mevcut olmasına karşın yer bulunmaması gibi hükümlünün iradesi dışındaki nedenlerle açık infaz kurumuna geçemeyen ya da bu nedenle kapalı kuruma iade edilen iyi hâlli kişiler de diğer şartları sağlamaları kaydıyla bu tedbirden yararlanabilir.

Koşullu Salıverilme Süreleri ve İstisnai Durumlar

Denetimli serbestlik tedbirinden yararlanmada genel yasal sınır, koşullu salıverilme tarihine bir yıl veya daha az bir sürenin kalmış olmasıdır. Bununla birlikte kanun koyucu anne olan hükümlüler bakımından özel bir düzenleme öngörmüştür. Sıfır ila altı yaş aralığında çocuğu bulunan kadın hükümlüler, diğer kanuni koşulları da taşımaları hâlinde koşullu salıverilmelerine iki yıl veya daha az süre kaldığında bu tedbirden yararlanabilmektedir.

Ağır bir hastalık, engellilik veya kocama hâli nedeniyle kendi başına hayatını sürdüremeyen hükümlüler bakımından denetimli serbestlik süresi koşullu salıverilmeye üç yıl veya daha az süre kalmasına kadar genişleyebilir. Söz konusu sağlık durumunun Adlî Tıp Kurumundan temin edilen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan resmî bir kurul raporuyla belgelenmesi yasal bir gerekliliktir.

Yükümlülükler ve İnfaz Rejiminin İşleyişi

Hakkında denetimli serbestlik tedbiriyle infaz kararı verilen hükümlü; kamuya yararlı bir işte ücretsiz çalıştırılma, bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulma, belirlenen yer veya bölgelere gitmeme ya da belirlenen programlara katılma yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutulabilir. Denetimli serbestlik müdürlüğü bu yükümlülükleri hükümlünün risk ve ihtiyaçlarını gözeterek belirleme ve değiştirme yetkisine sahiptir. Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesindeki kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarından hükümlü olanlar ise bu yükümlülüklere ek olarak tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılmakla mükelleftir.

Denetimli serbestlik tedbirleri idari ve mevzuatsal çerçevede kural olarak ülke sınırları dâhilinde infaz edilmekte olup imza, program ve elektronik izleme gibi denetimlerin bizzat yerine getirilmesi esastır. Elektronik kelepçenin çıkarılması, cihaza zarar verilmesi ya da belirlenen coğrafi sınırların dışına çıkılması hâllerinde denetimli serbestlik hakkı sona erdirilerek hükümlünün infaz kurumuna iadesi yoluna gidilir.

Müdürlüğe Başvuru, Yükümlülük İhlali ve Firar Hükümleri

Ceza infaz kurumundan ayrılan hükümlü, beş gün içinde talebinde bildirdiği denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmekle mükelleftir. Bu süre içinde müracaat edilmemesi, denetimli serbestlik müdürlüğünce hazırlanan denetim ve iyileştirme programına, görevlilerin uyarı ve önerilerine uymamakta ısrar edilmesi ya da hükümlünün ceza infaz kurumuna dönmek istemesi hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi tarafından koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezanın açık ceza infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.

Denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gereken sürenin dolmasından itibaren iki gün geçmesine rağmen müracaat etmeyenler ile ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine karşın iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun 292 ve 293. maddelerinde düzenlenen kaçma ve etkin pişmanlığa dair yasal hükümler uygulanır.

Tedbirin Durdurulması, Feragat ve Yeni Dava Durumu

Hükümlünün denetimli serbestlik tedbirleri yerine kuruma geri dönmeyi talep etmesi durumunda, denetimli serbestlik müdürlüğünün başvurusuyla koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezanın açık ceza infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimince karar verilir. Denetimli serbestlik tedbiri altında toplum içinde geçirilen süreler kural olarak hükümlünün cezasından mahsup edilmektedir.

Hükümlünün denetim süresinde tutuklanması, askere alınması ya da yeni bir hapis cezasının infazına başlanması durumunda denetimli serbestlik tedbiri durdurulur. Hükümlü hakkında alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç isnadıyla kamu davası açılması hâlinde infaz hâkimi tarafından açık kuruma gönderilme kararı verilebilir. Ancak kovuşturma neticesinde beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, davanın reddi veya düşme kararı verilirse hükümlünün cezasının infazına denetimli serbestlik uygulanarak devam edilmesine infaz hâkimi karar verir.

Denetimli Serbestlikten Yararlanamayacak Hükümlüler

Adli para cezasının ödenmemesi neticesinde cezası hapis cezasına çevrilen hükümlüler, 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin dördüncü fıkrasının açık hükmü gereğince denetimli serbestlik tedbirinden faydalanamaz. Mükerrirlere özgü infaz rejiminde ise 5275 sayılı Kanun'un 108. maddesi uyarınca süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme oranı farklılaştırılmış; ikinci defa tekerrür hâlinde süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak düzenlenmiştir.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 108Kaynağı aç
Madde 108- (1) Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan;[61] a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının, b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının, c) (Ek:14/4/2020-7242/49 md.) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki yılının, d) Süreli hapis cezasının üçte ikisinin, İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Ancak, koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır. (2) Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz. (Ek cümle:4/6/2025-7550/14 md.) İkinci defa tekerrür halinde bu fıkra hükmü uygulanmaz. (3) İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır. (Ek cümle:4/6/2025-7550/14 md.) Ancak, süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hükümde belirtilir.[62] (4) İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.[63] (5) Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır. (6) İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir. (7) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Cezanın infazı tamamlandıktan sonra devam eden denetim süresi içinde, bu madde hükümlerine göre kendilerine yüklenen yükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirler, infaz hâkimi kararı ile disiplin hapsine tabi tutulur. Disiplin hapsinin süresi on beş günden az ve üç aydan fazla olamaz. (8) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Çocuğa karşı işlenen bir suçtan dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır. (9) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Birinci fıkradaki koşullu salıverme süreleri, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102 nci maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan cinsel saldırı suçundan, 103 üncü maddesinde tanımlanan çocukların cinsel istismarı suçundan, 104 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında tanımlanan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında da uygulanır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Ancak, süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı, dörtte üç olarak uygulanır. 188 inci madde hariç olmak üzere bu suçlardan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında, cezanın infazı sırasında ve koşullu salıverildikleri takdirde denetim süresi içinde, aşağıdaki tedavi veya yükümlülüklerden bir veya birkaçına infaz hâkimi tarafından karar verilir: a) Tıbbi tedaviye tabi tutulmak b) Tedavi amaçlı programlara katılmak c) Suçun mağdurunun oturduğu ve çalıştığı yerleşim bölgesinde ikamet etmekten yasaklanmak d) Mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmaktan yasaklanmak e) Çocuklarla bir arada olmayı gerektiren bir ortamda çalışmaktan yasaklanmak f) Çocuklar hakkında bakım ve gözetim yükümlülüğünü gerektiren faaliyet icra etmekten yasaklanmak (10) (Ek:18/6/2014-6545/82 md.) Dokuzuncu fıkra hükümleri çocuklar hakkında uygulanmaz. (11) (Ek:18/6/2014-6545/82 md.) Bu maddenin dokuzuncu fıkrasının uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle düzenlenir. İKİNCİ KISIM Tedbirler ve Tutukluluk BİRİNCİ BÖLÜM Kısa Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar ile Kısa Süreli Hapis Cezalarının Özel İnfaz Şekilleri Seçenekli yaptırımların uygulanması[64]

Uyuşturucu Suçlarında Kamu Davasının Ertelenmesi ve Tedavi

Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan şüpheliler hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 191/2. maddesi gereğince soruşturma aşamasında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Erteleme süresi zarfında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri tatbik edilir; bu müddet savcılık kararıyla altışar aylık dilimlerle en fazla iki yıl uzatılabilir. Bu dönemde şüphelinin madde kullanıp kullanmadığını saptamak için savcılıkça yılda en az iki defa ilgili kuruma sevk kararı verilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 191Kaynağı aç
Madde 191- (Değişik: 18/6/2014 – 6545/68 md.) (1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir. (3) (Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir. (4) Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır. (5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz. (6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez. (7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. (8) Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. (9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır. (10) (Ek: 27/3/2015-6638/12 md.) Birinci fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Etkin pişmanlık

Erteleme süresi içinde şüphelinin kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, yeniden kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi, bulundurması ya da bu maddeleri kullanması hâllerinde hakkında kamu davası açılır.

Adli Kontrol ve Cezanın Ertelenmesi ile Ayrımı

Denetimli serbestlik bir infaz hukuku kurumu olup ceza muhakemesindeki adli kontrol veya maddi ceza hukukundaki hapis cezasının ertelenmesi müesseselerinden farklıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 109. maddesinde düzenlenen adli kontrol, tutuklama nedenlerinin varlığı hâlinde şüphelinin tutuklanması yerine uygulanan bir koruma tedbiridir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51. maddesinde yer alan hapis cezasının ertelenmesinde ise hükümlü hakkında bir yıldan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresi tayin edilir; bu sürenin alt sınırı mahkûm olunan ceza süresinden daha az olamaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 51Kaynağı aç
Madde 51- (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir. (2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, infaz hâkimi kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir.[9] (3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz. (4) Denetim süresi içinde; a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine, b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına, c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine, mahkemece karar verilebilir. (5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları, sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek infaz hâkimine verir.9 (6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir. (7) Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verilir.[10] (8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır. Adlî para cezası
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 109Kaynağı aç
Madde 109 – (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/98 md.) Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada, 100 üncü maddede belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir. (2) Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hallerde de, adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir. (3) Adlî kontrol, şüphelinin aşağıda gösterilen bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir: a) Yurt dışına çıkamamak. b) Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak. c) Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde meslekî uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak. d) Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek. e) Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek. f) Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak. g) Silâh bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silâhları makbuz karşılığında adlî emanete teslim etmek. h) Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından miktarı ve ödeme süresi belirlenecek parayı suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kişisel güvenceye bağlamak. i) Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adlî kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermek. j) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Konutunu terk etmemek. k) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek. l) (Ek: 2/7/2012-6352/98 md.) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek. (4) (Ek: 25/5/2005 – 5353/14 md.)[22] (Mülga: 2/7/2012-6352/98 md.) (Yeniden Düzenleme:14/4/2020-7242/15 md.) Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremediği 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tespit edilen şüpheli ile gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş bulunan kadın şüphelinin tutuklanması yerine adlî kontrol altına alınmasına karar verilebilir. Hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş ve bu hükümle ilgili olarak istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulmuş olması hâlinde, UYAP kayıtlarını incelemek suretiyle hükmü veren ilk derece mahkemesi de adlî kontrol kararı verebilir. (5) Hâkim veya Cumhuriyet savcısı (d) bendinde belirtilen yükümlülüğün uygulamasında şüphelinin meslekî uğraşılarında araç kullanmasına sürekli veya geçici olarak izin verebilir. (6) Adlî kontrol altında geçen süre, şahsî hürriyeti sınırlama sebebi sayılarak cezadan mahsup edilemez. Bu hüküm, maddenin üçüncü fıkrasının (e) ve (j) bentlerinde belirtilen hallerde uygulanmaz. (Ek cümle:8/7/2021-7331/15 md.) Ancak, (j) bendinde belirtilen konutunu terk etmemek yükümlülüğü altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır.[23] (7) (Ek: 6/12/2006 – 5560/19 md.) Kanunlarda öngörülen tutukluluk sürelerinin dolması nedeniyle salıverilenler hakkında adlî kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir.[24] Adlî kontrol kararı ve hükmedecek merciler

Cezası denetimli serbestlik tedbiriyle infaz edilen veya hapis cezası ertelenen hükümlüler hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun 53/3. maddesi uyarınca kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık hak yoksunluğu uygulanmaz. Ayrıca denetimli serbestlik adli sicilde müstakil bir suç oluşturmaz; kayıtlarda infazına konu mahkûmiyet hükmü yer alır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 53Kaynağı aç
Madde 53- (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;[13] a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten, b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…)13, c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan, d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan, e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, yoksun bırakılır. (2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz. (3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.[14] (4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.[15] (5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar. (6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar. Eşya müsaderesi

Denetimli Serbestlik Sorgulama ve Dosya Takibi

Hükümlüler infaz sürecine, cezalarına ve denetim kayıtlarına e-Devlet kapısında yer alan Hükümlü İnfaz Bilgileri sayfası ile UYAP Vatandaş Portalı üzerinden erişebilir. Dosya hareketleri, infaz bilgileri, duruşma kayıtları ve tebligat ayrıntıları bu kanallar aracılığıyla görüntülenebilmektedir. İmzaların gün ve saatleri, program değişiklikleri ve mazeret bildirimleri için doğrudan ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne veya İnfaz Savcılığına başvurulmalıdır.

Adres, iş veya sağlık durumu değişikliklerinin vakit kaybetmeksizin bildirilmesi ihlal riskini önler. Mazeretlerin soyut beyan yerine sağlık raporu, hastane kaydı veya resmî işlem evrakı gibi belgelerle tevsik edilmesi gerekir. Denetim planına ve yükümlülüklere riayet eden hükümlünün koşullu salıverilmesi için denetimli serbestlik müdürlüğünce hazırlanan gerekçeli rapor yetkili mahkemeye gönderilir.

İnfaz Hâkimliğine Şikâyet Usulü

Denetimli serbestlik müdürlüğünün işlem veya eylemlerine karşı, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren 15 gün ve her hâlde işlem tarihinden itibaren 30 gün içinde infaz hâkimliğine şikâyet yoluna başvurulabilir. Şikâyet kural olarak infazı kendiliğinden durdurmaz. Ancak işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve telafisi imkânsız zarar meydana getirme tehlikesinin bulunması durumunda infaz hâkimi işlemi erteleme veya durdurma yetkisini haizdir.

Denetimli serbestlik sorgulama işlemi nereden yapılır?

Denetimli serbestlik ve infaz süreci bilgileri e-Devlet bünyesindeki Hükümlü İnfaz Bilgileri sayfası ve UYAP Vatandaş Portalı üzerinden sorgulanabilmektedir.

Tahliye sonrasında denetimli serbestlik müdürlüğüne kaç gün içinde gidilmelidir?

Hükümlünün salıverilmesinin ardından beş gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi şarttır. Bu sürenin sona ermesini izleyen iki gün içinde de başvurulmaması hâlinde Türk Ceza Kanunu'nun 292 ve 293. maddelerinde düzenlenen hükümlünün kaçması ve etkin pişmanlık hükümleri tatbik edilir.

Düzenli bir işte çalışan hükümlü kamuya yararlı işte çalıştırılır mı?

5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi uyarınca kamuya yararlı işte ücretsiz çalıştırma dâhil yükümlülüklerin belirlenmesi denetimli serbestlik müdürlüğünün yetkisinde olup, idare bu tedbirleri hükümlünün risk ve ihtiyaçlarını gözeterek belirler veya değiştirebilir.

Adli para cezası hapse çevrilenler denetimli serbestlik alabilir mi?

Adli para cezasının ödenmemesi neticesinde cezası hapse çevrilen hükümlüler 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin 4. fıkrası gereğince denetimli serbestlik usulünden yararlanamazlar.

Denetimli serbestlik müdürlüğü kararlarına kaç gün içinde itiraz edilir?

İlgili işlem veya eylemin öğrenilmesinden itibaren 15 gün ve her hâlde işlemin yapıldığı tarihten itibaren 30 gün içinde infaz hâkimliğine şikâyette bulunulabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu