Ceza Hukukunda Uzlaştırma ve Denetimli Serbestlik

by Avukat Erdal Ersoy
Ceza Hukukunda Uzlaştırma ve Denetimli Serbestlik

Onarıcı Adalet Anlayışı ve Türk Hukukundaki Yansımaları

Geleneksel ceza hukuku anlayışı suçu devletle birey arasındaki bir çatışma olarak değerlendirmiş; cezalandırmayı bu çatışmanın temel yanıtı saymıştır. Onarıcı adalet anlayışı ise suçun mağdur, fail ve toplum üçgeninde yarattığı zararı ön plana çıkarır; bu zararın giderilmesini ve tarafların yeniden toplumsal bütüne dahil edilmesini amaçlar. Bu yaklaşım ilk olarak Anglosakson hukuk dünyasında uygulanmaya başlamış ve zamanla diğer hukuk sistemlerine de yansımıştır. Türkiye'de ise 2005 yılında başlayan mevzuat reformlarıyla denetimli serbestlik kurumu düzenlenmiştir. Tarafların gönüllülüğü, bu anlayışın belirleyici koşuludur; gönüllülük bulunmayan hallerde yasanın ilgili suça öngördüğü olağan prosedür aynen işler.

Uzlaştırma Kapsamındaki Suçlar

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi, soruşturma aşamasında hangi suçlarda uzlaştırma yoluna gidileceğini, usulünü ve hukuki sonuçlarını düzenlemektedir. CMK m. 253/1-a uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar uzlaştırma kapsamındadır. Buna ek olarak, CMK m. 253/1-c çerçevesinde mağdurun gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda da uzlaştırma yoluna gidilebilir; bu düzenleme yalnızca çocuk şüphelilere özgüdür, yetişkinlere uygulanmaz. CMK m. 253/2 uyarınca ise soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar dışında kalan ve diğer kanunlarda düzenlenen suçlarda uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için o kanunda açık bir hükmün bulunması zorunludur.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 253Kaynağı aç
Madde 253 – (Değişik: 6/12/2006-5560/24 md.)
(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek
veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer
alan;[102]
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Tehdit
(madde 106, birinci fıkra),
4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
5. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
(madde 117, birinci fıkra; madde 119, birinci fıkra (c) bendi),
6. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Hırsızlık
(madde 141),
7. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç, madde 155),[103]
8. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Dolandırıcılık
(madde 157),
9. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Suç eşyasının satın
alınması veya kabul edilmesi (madde 165),
10. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
11. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi
veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239),
suçları.
c) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Mağdurun
veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla,
suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis
veya adli para cezasını gerektiren suçlar.
(2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak
üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna
gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel
dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret
suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez. (Ek
cümle: 26/6/2009 – 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu
kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması
hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (Ek cümle:24/12/2025-7571/24 md.)
Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına
giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma
kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.[104][105][106][107]
(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya
tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli
şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro
tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan
zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar
görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat
veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören,
kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren yedi gün içinde kararını
bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır. 106[108]
(5) Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve
uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.
(6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan
adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura,
suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması
halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.
(7) Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet
veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya
suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.
(8) Uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi,
soruşturma konusu suça ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin
uygulanmasına engel değildir.
(9) (Mülga: 24/11/2016-6763/34 md.)
(10) Bu Kanunda belirlenen hâkimin davaya bakamayacağı haller ile reddi
sebepleri, uzlaştırmacı görevlendirilmesi ile ilgili olarak göz önünde
bulundurulur.
(11) Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve
Cumhuriyet savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Uzlaştırma bürosu uzlaştırmacıya, soruşturmanın
gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlatır.[109]
(12) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine
verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır.
Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında
yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir.
(13) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma
müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve
vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya
kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi
halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(14) Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle
ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı,
uzlaştırmacıya talimat verebilir.
(15) Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak
kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma
bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını
da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. (Ek
cümle: 24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırma bürosu
soruşturma dosyasını, raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına
gönderir.
(16) Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya
suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin
düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan
edebilirler.
(17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine
dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi
mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.
(18) Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna
gidilemez.
(19) Uzlaşma sonucunda şüphelinin
edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı
kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside
bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar
aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı
verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının
ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde,
171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. (…)[110] Uzlaşmanın sağlanması
halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan
zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış
olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi
halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden
sayılır.[111]
(20) Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir
soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz.
(21) Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar
görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren,
uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç, uzlaştırmacının raporunu
düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği
tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez.
(22) (Değişik birinci cümle:
24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırmacıya Adalet
Bakanlığı tarafından belirlenen tarifeye göre ücret ödenir. Uzlaştırmacı
ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri, yargılama giderlerinden sayılır.
Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde bu giderler Devlet Hazinesi tarafından
karşılanır.
(23) Uzlaşma sonucunda verilecek kararlarla ilgili olarak bu Kanunda
öngörülen kanun yollarına başvurulabilir.
(24) (Değişik: 24/11/2016-6763/34 md.) Her Cumhuriyet başsavcılığı
bünyesinde uzlaştırma bürosu kurulur ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı ile
personel görevlendirilir. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer
aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden
görevlendirilir. Uzlaştırmacı, hazırladığı raporu, tutanakları ve varsa yazılı
anlaşmayı büroya gönderir. Uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyaları,
uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılır.[112]
(25) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.)Uzlaştırmacıların nitelikleri,
eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum
ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili,
uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet
başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve
esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve
raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve
esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
Mahkeme tarafından uzlaştırma

Uzlaştırma Kapsamı Dışında Kalan Suçlar ve İstisna

CMK m. 253/3, bazı suç türlerini uzlaştırma kapsamının dışında tutmaktadır. Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (TCK m. 123/A) ve hakaret suçunda (TCK m. 125) uzlaştırma yoluna gidilemez. Ayrıca aynı fıkra uyarınca uzlaştırma kapsamındaki bir suçun, kapsam dışındaki başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi halinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Ancak bu genel yasağın bir istisnası mevcuttur: önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde, uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.

Uzlaştırma Süreci: Teklif, Müzakere ve Onay

Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması halinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Her Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde bir uzlaştırma bürosu kurulur. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer aldığı Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen listelerden görevlendirilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur.

Uzlaşma teklifi yapılırken kişiye uzlaşmanın mahiyeti ile kabul veya reddetmesinin hukuki sonuçları anlatılır. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören reşit değilse teklif kanuni temsilcisine yöneltilir; ayrıca açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da iletilebilir. Kendisine teklif yapıldığı tarihten itibaren yedi gün içinde yanıt verilmezse teklif reddedilmiş sayılır.

Resmî mercilere beyan edilmiş adresinde bulunamayan, yurt dışında olan ya da başka bir nedenle kendisine ulaşılamayan taraf varsa uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır. Birden fazla mağdur bulunduğunda ise tüm mağdur veya suçtan zarar görenlerin uzlaşmayı kabul etmesi zorunludur.

Uzlaştırma müzakereleri gizli yürütülür. Müzakerelere şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanuni temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Taraflardan birinin ya da kanuni temsilcisinin veya vekilinin müzakerelerden kaçınması, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılma sonucunu doğurur. Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenecek yöntem konusunda Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı uzlaştırmacıya talimat verebilir.

Uzlaştırmacı, belge örneklerini aldığı tarihten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır. Uzlaştırma bürosu bu süreyi her seferinde yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez uzatabilir. Uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi, delil toplama ve koruma tedbirlerinin uygulanmasını engellemez.

Uzlaşma gerçekleştiğinde tarafların imzalarını içeren raporda ne şekilde uzlaşıldığı ayrıntılı biçimde açıklanır. Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın tarafların özgür iradesine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.

Uzlaşmanın Hukuki Sonuçları

Uzlaşma teklifi reddedilmiş olsa bile şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören, iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilir. Buna karşılık uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez.

Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini defaten yerine getirmesi halinde hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin ileriye bırakıldığı, takside bağlandığı veya süreklilik arzettiği hallerde ise CMK m. 171'deki şartlar aranmaksızın şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir; erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Bu kararın ardından uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde CMK m. 171/4'teki koşul aranmaksızın kamu davası açılır.

Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç olmak üzere soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin edimini yerine getirmemesi durumunda uzlaşma raporu veya belgesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38. maddesinde belirtilen ilam mahiyetindeki belgelerden sayılır. Söz konusu madde uyarınca istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabi olup bu icra kefaletleri müteselsil kefalet hükmündedir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 38Kaynağı aç
Madde
38 – (Değişik: 18/2/1965-538/20 md.)
Mahkeme
huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re’sen tanzim
edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki
kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. Bu maddedeki icra
kefaletleri müteselsil kefalet hükmündedir.[25]
Zamanaşımı:

Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri Devlet Hazinesi tarafından karşılanır.

Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar hiçbir soruşturma, kovuşturma veya davada delil olarak kullanılamaz.

Zamanaşımının İşlemediği Dönem

CMK m. 253/21 uyarınca, şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren en geç uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez.

Denetimli Serbestlik

Denetimli serbestlik; suçlunun davranışlarını toplum içinde kontrol etmeyi, uygun görülen süre çerçevesinde gözetim altında tutmayı ve bu süre zarfında maddi ile manevi destek sağlamayı öngörür. Sistemin etkin işleyebilmesi için yargılama makamının sosyolog, psikolog ve pedagoji uzmanı gibi alanında uzman kişilerce hazırlanan sosyal soruşturma raporunu gözetmesi gerektiği belirtilmektedir. Sürecin bütününde kolluk kuvvetlerinin gizlilik ve tarafsızlık ilkelerine bağlı kalması da sistemin işleyişi açısından önem taşır.

Denetimli serbestlik çerçevesinde hapis cezasına bir alternatif olarak kamu davası açılması veya cezanın hükmedilmesi şartlı olarak geri bırakılabilir; bu yolda suçlunun bireysel düzlemde topluma uyumu hedeflenir.

Kamuya Yararlı Çalışma Seçeneği

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105. maddesi, Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde öngörülen kısa süreli hapis cezasının kamuya yararlı işte çalıştırma seçeneğini düzenlemektedir. Buna göre hükümlü, ücretsiz olarak iki saat çalışması karşılığı bir gün sayılmak üzere bir kamu kurumunun veya kamu yararına hizmet veren bir özel kuruluşun belirli hizmetlerinde çalıştırılır. CGTİHK m. 105/1'e 14/4/2020 tarihinde eklenen düzenlemeyle günlük çalışma süresi en az iki, en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Denetimli serbestlik müdürlükleri, bölgelerinde bulunan uygun kurum ve kuruluşlardan hükümlülerin ne şekilde çalıştırılabileceğine dair bilgi alarak hizmetler listesi oluştururlar.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 105Kaynağı aç
Madde 105- (1) Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının
(f) bendinde yer alan kısa süreli hapis cezasının yaptırım seçeneklerinden
kamuya yararlı bir işte çalıştırma; hükümlünün, ücretsiz olarak iki saat
çalışması karşılığı bir gün olmak üzere bir kamu kurumunun veya kamu yararına
hizmet veren bir özel kuruluşun belirli hizmetlerinde çalıştırılmasıdır. (Ek
cümle:14/4/2020-7242/45 md.) Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en
fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir.[43]
(2) (Değişik:14/4/2020-7242/45 md.) Denetimli serbestlik
müdürlükleri, bölgelerinde bulunan bu tür kurumlardan hükümlüleri ne suretle
çalıştırabileceklerine dair bilgi alırlar ve hizmetler listesini oluştururlar.
(3) (Mülga:14/4/2020-7242/45 md.)
(4) ( Mülga: 5/4/2012-6291/3 md.)
(5) (Mülga: 5/4/2012-6291/3 md.)
Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı[44]
Şikâyete bağlı suçlarda uzlaştırma her zaman mümkün müdür?

Hayır. CMK m. 253/3 uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (TCK m. 123/A) ve hakaret suçunda (TCK m. 125) uzlaştırma yoluna gidilemez. Ayrıca uzlaştırma kapsamındaki bir suçun kapsam dışındaki başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmesi halinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz; ancak bu yasağın önödeme kapsamındaki suçla birlikteliğe özgü bir istisnası mevcuttur.

Uzlaşma teklifine kaç günde yanıt verilmelidir?

CMK m. 253/4 uyarınca kendisine uzlaşma teklifi yapılan taraf, teklifin yapıldığı tarihten itibaren yedi gün içinde kararını bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır.

Uzlaştırma müzakerelerinde yapılan açıklamalar mahkemede kullanılabilir mi?

Hayır. CMK m. 253/20 uyarınca uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar hiçbir soruşturma, kovuşturma veya davada delil olarak kullanılamaz.

Uzlaşma sonrası şüpheli edimini yerine getirmezse ne olur?

CMK m. 253/19 uyarınca şüphelinin edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38. maddesinde belirtilen ilam mahiyetindeki belgelerden sayılır.

Uzlaştırma süreci zarfında dava zamanaşımı işler mi?

CMK m. 253/21 uyarınca ilk uzlaşma teklifinin yapıldığı tarihten itibaren en geç uzlaştırmacının raporunu uzlaştırma bürosuna verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez.

Suça sürüklenen çocuklar için uzlaştırma koşulları farklı mıdır?

Evet. CMK m. 253/1-c uyarınca mağdurun gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda da uzlaştırma yoluna gidilebilir. Bu ek imkân yalnızca çocuk şüphelilere özgüdür; yetişkinlere uygulanmaz.

Kamuya yararlı çalışmada günlük çalışma süresi nasıl belirlenir?

CGTİHK m. 105/1 uyarınca günlük çalışma süresi en az iki saat, en fazla sekiz saat olmak üzere denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. İki saatlik ücretsiz çalışma bir güne karşılık gelecek biçimde hesaplanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu