6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, açık yazı ve hesap yanlışını tek bir düzeltme yoluna bağlamaz. Dava dosyasındaki belgelerde yer alan açık yazı ve hesap hatalarını taraflar veya mahkeme, karar verilinceye kadar düzeltebilir. Verilmiş hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar mahkeme tarafından ayrıca ele alınır. Temyizde kararı düzelterek onaylamak ise kararın esas yönünden kanuna uygun olması, kanunun olaya uygulanmasında hata bulunması ve yeniden yargılama ihtiyacının doğmaması hâlinde Yargıtayın onaylayabilmesine bağlıdır. 183/A maddesi bu düzeltme yollarından farklıdır. Toplu mahkemenin görevine giren dava ve işlerde yargılama aşamalarının heyetçe yerine getirilmesini ve tahkikat için öngörülen görevlendirmeleri düzenler.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 183Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 304Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 370Kaynağı aç
Dosya belgelerindeki açık yazı ve hesap hataları
183. madde, düzeltmenin yerini ve konusunu birlikte belirler. Yer, dava dosyasında bulunan belgelerdir. Konu, bu belgelerdeki açık yazı hataları ile açık hesap hatalarıdır. İşlemi taraflar yapabileceği gibi mahkeme de yapabilir. Zaman sınırı kararın verilmesidir. Belgenin dosyada bulunması, yanlışın açık yazı veya hesap hatası olması ve kararın henüz verilmemiş olması aynı hükmün şartlarıdır.
Düzeltme imkânı, gider hükmüyle ortadan kalkmaz. Taraflardan biri yazı veya hesap hatasını düzeltir ve bu yüzden yargılama uzarsa, uzama hâli yargılama giderleri belirlenirken gözetilir. Gözetilecek uzama, tarafın yaptığı düzeltmeden doğan uzamadır.
Madde gerekçesi, düzenlemeyi 1086 sayılı Kanunun 80. maddesinin sadeleştirilmiş biçimi olarak anlatır. Gerekçeye göre eski metindeki daima sözü bırakılmış, yerine karar verilinceye kadar denilmiştir. Süre, gerekçede de karar anına bağlanır. Daima sözü, 183. maddenin süre ifadesi olarak gerekçede korunmamıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2019/1905 esas ve 2020/4014 karar sayılı kararında süre başka bir sözle anılmıştır. Daire, önündeki parsel numarası ve davalı soyadı yanlışlığının esasa etkili olmadığını söylemiş, bu yanlışlıkların 183. madde gereğince her zaman düzeltilebileceğini belirtmiştir. Her zaman ifadesi, karardaki parsel numarası ve soyadı yanlışlığına ilişkindir. Kanun metni süreyi karar verilinceye kadar diye kurar; gerekçe de daima sözünün bu ifadeyle değiştirildiğini açıklar. İki süre anlatımı, birbirinin yerine geçen tek ve kesin bir süre kuralına dönüştürülemez.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2019/1905, K. 2020/4014Kaynağı aç
Parsel numarası, soyadı ve ıslah
Aynı kararda daire, anılan iki hatanın düzeltilmesi için ıslaha gerek olmadığını da ifade etmiştir. Davacı parsel numarası ve davalının soyadı konusunda düzeltme istemiş, keşifte doğru parseli göstermiş ve keşif gösterilen parsel üzerinde yapılmıştır. Buna rağmen düzeltme beyanı ıslah sayılmış ve aynı davada iki kez ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Daire, 183. madde kapsamındaki maddi hata düzeltme beyanının bu biçimde ıslah kabul edilmesini ve davanın bu gerekçeyle reddini isabetli bulmamıştır. Değerlendirme, karardaki parsel numarası ve soyadı yanlışlığına bağlıdır.
Daireye göre işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Davacının temyiz itirazı bu yönden kabul edilmiş ve hüküm oybirliğiyle bozulmuştur.
Hükümdeki yazı, hesap ve benzeri açık hatalar
304. madde, düzeltmenin konusunu kurulmuş hükme taşır. Hükmün içindeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar düzeltilebilir. Mahkeme düzeltmeyi kendiliğinden yapabilir. Taraflardan birinin talebi de yeterlidir. Fıkra, dava dosyasındaki belgeyi değil hükümde kalan hatayı düzenler.
Hüküm tebliğ edildiyse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Dinleme şartı, tebliğin yapılmış olmasına bağlıdır. Taraflar davet edildiği hâlde gelmezse inceleme dosya üzerinden yapılır ve karar verilebilir.
Tashih kararı verildiğinde düzeltilen hususlar ayrıca yazıya bağlanır. Yazı, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş suretlerin altına düşülebilir. Bunun yerine bu metinlere eklenecek ayrı bir kâğıt da kullanılabilir. Karar imzalanır ve mühürlenir.
Belge, hüküm ve temyiz ayrımı
Üç hüküm benzer kelimeler kullansa da aynı işlemi tanımlamaz. 183. madde, karar verilmeden önce dosya belgelerindeki açık yazı ve hesap hatalarının taraf veya mahkeme eliyle düzeltilmesidir. 304. madde, verilmiş hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların mahkemece kendiliğinden veya istem üzerine düzeltilmesidir. 370. maddenin üçüncü fıkrası, kimlik yanlışlıkları ile yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıklarında düzelterek onaylama hükmünün uygulanacağını söyler. Dosya belgesi, kurulmuş hüküm ve temyiz incelemesi ayrı konu ve ayrı makamdır; bunlar tek düzeltme yolu gibi birleştirilemez.
Temyizde onama gerekçesi ve düzelterek onaylama
Yargıtay bir kararı onadığında, onama kararında o kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır. Gerekçe gösterme yükü, onama kararının bu yönüne aittir.
370. maddenin ikinci fıkrası, 31 Mart 2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanunun 29. maddesiyle değiştirilmiştir. Temyiz olunan karar esas yönünden kanuna uygun olabilir; buna rağmen kanunun olaya uygulanmasında yapılan hata bozmayı gerektirebilir. Kanuna uymayan husus yeniden yargılama da gerektirmiyorsa Yargıtay kararı düzelterek onayabilir. Metindeki fiil onaylayabilmektir. Bu anlatımdan, uygun görülen her olayda düzeltmenin zorunlu olduğu veya bozmanın yasaklandığı sonuç çıkmaz.
Aynı fıkradaki düzelterek onaylama iki hâlde uygulanmaz. Karar esas yönünden kanuna uygun değilse fıkra işletilmez. Hâkimin takdir yetkisi kapsamında karara bağladığı edalar hakkında da bu fıkra hükmü uygulanmaz. İstisna, fıkradaki düzelterek onaylamaya yöneliktir.
Üçüncü fıkra, tarafların kimliklerine ait yanlışlıklar ile yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıklarını da aynı hükme bağlar. Gönderme, önceki fıkradaki düzelterek onaylamadır. Onaylayabilme ifadesi bu yanlışlıklar bakımından da geçerlidir. Esas yönünden kanuna uygun olmayan kararlar ve hâkimin takdir yetkisi içinde bağlanan edalar, fıkra hükmünün dışında kalmaya devam eder.
Ayrı bir fıkra hüküm sonucunu değil, gösterilen gerekçeyi ele alır. Karar usule ve kanuna uygun olduğu hâlde gerekçe doğru bulunmazsa gerekçe değiştirilir ve düzeltilir; karar bu gerekçeyle onanır.
Geçici madde 3 ve mülga 438. madde
Geçici 3. maddenin birinci fıkrası, bölge adliye mahkemeleri göreve başlayıncaya kadar eski temyiz hükümlerinin sürmesini düzenler. Göreve başlama, 26 Eylül 2004 tarihli ve 5235 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilan edilecek tarihe bağlıdır. O tarihe kadar 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin ve yürürlükte bulunan hükümleri uygulanmaya devam eder.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. geçici 3Kaynağı aç
İkinci fıkra, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlara ilişkindir. Bu kararlar kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 427 ilâ 444. madde hükümleri uygulanmaya devam eder; bu hükümler, 26 Eylül 2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki hükümlerdir. 1 Temmuz 2016 tarihli ve 6723 sayılı Kanunun 34. maddesiyle eklenen cümleye göre, bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez.
Üçüncü fıkra, bu Kanunda bölge adliye mahkemelerine görev verilen hâllerde, bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulandığını belirtir.
Mülga 1086 sayılı Kanunun 438. maddesine ait metinlerden birine göre, temyiz edilen hüküm kanunun olaya uygulanmasındaki hata yüzünden bozulması gerekirken kanuna uymayan hususta yeniden yargılama gerekmiyorsa Yargıtay hükmü değiştirerek ve düzelterek onayabilir. Onaylama bu cümlede ihtiyarîdir. Aynı metin, tarafların kimliklerine ait yanlışlıklarda yazı, hesap ve diğer açık ifade yanlışlıkları hakkında da bu hükmün uygulanacağını yazar. Hüküm sonucu esas bakımından usule ve kanuna uygun olup gerekçe doğru görülmezse, gerekçe değiştirilip düzeltilerek hüküm onanır. Bu üç yön aynı metinde yer alır.
1086 sayılı HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU m. 438 (2/2)Kaynağı aç
183/A ve toplu mahkemede tahkikat
183/A maddesi, dosyadaki veya hükümdeki açık yazı ve hesap hatasını düzeltme yolu değildir. 22 Temmuz 2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 19. maddesiyle eklenen birinci fıkra, toplu mahkemenin görevine giren dava ve işleri düzenler. Dava açılmadan önce istenen geçici hukuki korumalar da, dava açıldıktan sonra istenenler de bu kapsamın içindedir. Delil tespiti, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir örnek olarak anılır. Bu dava ve işlerde yargılamanın bütün aşamaları heyet tarafından yerine getirilir ve karara bağlanır.
Heyet, tahkikatın bir üyeye bırakılmasına karar verebilir. Üye tahkikat hâkimi olarak görevlendirilir. Karar, işin veya davanın özelliğine göre verilir. Diğer kanunlardaki hükümler saklıdır. Metin karar verebilir dediği için görevlendirme zorunlu değildir.
Tahkikatı heyet yürütüyorsa mahkeme başkanı, üyelerden birini naip hâkim olarak görevlendirebilir. Görev, belirli bazı tahkikat işlemleri içindir. Görevlendirme ihtiyarîdir ve belirli tahkikat işlemleriyle sınırlıdır.
Mahkeme başkanı, mahkemenin uyumlu, verimli ve düzenli çalışmasını sağlar ve bu amaçla uygun gördüğü önlemleri alır.
Sık sorulan sorular
Dosyadaki yazı ve hesap hatası ne zamana kadar düzeltilir?
Taraflar veya mahkeme, dava dosyasındaki belgelerde bulunan açık yazı ve hesap hatalarını karar verilinceye kadar düzeltebilir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2019/1905 esas ve 2020/4014 karar sayılı kararında, önündeki parsel numarası ve soyadı yanlışlığı için her zaman düzeltilebileceği de söylenmiştir. Bu iki süre sözü tek bir kesin süre kuralına dönüştürülemez.
Düzeltme yargılamayı uzatırsa giderler etkilenir mi?
Evet, belirli bir hâlde etkilenir. Taraflardan birinin yazı veya hesap hatasını düzeltmesi yargılamayı uzatmışsa, giderler belirlenirken bu uzama dikkate alınır.
Hüküm tebliğ edildikten sonra hata nasıl düzeltilir?
Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davete rağmen taraflar gelmezse dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilebilir.
Tashih kararı nereye işlenir?
Düzeltilen noktalar, mahkeme nüshalarına ve verilmiş suretlere işlenir. İşleme bu metinlerin altında yapılabileceği gibi eklenecek ayrı bir kâğıtta da yapılabilir. Metin imzalanır ve mühürlenir.
Yargıtay açık hatayı düzeltmek zorunda mıdır?
Hayır. Esas yönünden kanuna uygun olup kanunun olaya uygulanmasında hata bulunan ve yeniden yargılama gerektirmeyen kararı Yargıtay düzelterek onayabilir. Esas yönünden kanuna uygun olmayan kararlar ile hâkimin takdir yetkisi kapsamında karara bağladığı edalar bu fıkranın dışındadır. Kimlik yanlışlıkları ile yazı, hesap veya diğer açık ifade yanlışlıklarında da aynı hüküm uygulanır; onaylayabilme ve bu istisna saklıdır.
Parsel ve soyadı düzeltmesi ıslah sayılır mı?
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2019/1905 esas ve 2020/4014 karar sayılı kararında, parsel numarası ve soyadı düzeltmesine ilişkin beyanın ıslah sayılıp aynı davada iki kez ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddi isabetli bulunmamıştır. Değerlendirme bu karardaki parsel numarası ve soyadı yanlışlığına ilişkindir. Daire, temyiz itirazını bu yönden kabul ederek hükmü bozmuştur.
183/A maddi hata düzeltmesi midir?
Hayır. 183/A, geçici hukuki korumalar dâhil toplu mahkemenin görevine giren dava ve işlerde bütün yargılama aşamalarının heyetçe yerine getirilip karara bağlanmasını düzenler. Tahkikatın bir üyeye bırakılması veya belirli işlemler için naip hâkim görevlendirilmesi ayrıca ve ihtiyarîdir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

