Çarpıtma Etik İhlalinde Savunma, İtiraz ve Dava

by Avukat Erdal Ersoy
Çarpıtma Etik İhlalinde Savunma, İtiraz ve Dava

Çarpıtma etik ihlali iddiasında savunma, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile YÖK Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi çerçevesinde güvence altındadır. Etik kurul, yöneltilen iddiaları akademisyene bildirir ve yazılı savunma için belirli bir süre tanır. Çarpıtma kararı verilirse ikinci temel hak, belirlenen süre içinde itirazdır. İtiraz Üniversitelerarası Kurul ile Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulu önünde yürür. Genel Kurul, etik kurulun hazırladığı raporu adayın itirazıyla birlikte ele alıp nihai kararı verir. Karar idari bakımdan kesin olsa da bu durum idare mahkemesinde iptal davası açılmasına engel olmaz.

Çarpıtma için yan yana duran iki tanım

Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi çarpıtmayı üç işlem üzerinden tanımlar. Bunlar araştırma kayıtları veya elde edilen verilerle oynamak, araştırma yöntemlerini değiştirmek ve verileri sonuçları değiştirecek şekilde kullanmaktır. Aynı fiil başka bir tanımda, kayıtların veya elde edilen verilerin kasıtlı değiştirilmesi, yöntemlerin uygun olmayan biçimde değiştirilmesi ve sonuçların yanlış ya da yanıltıcı sunulması olarak açıklanır. İlk tanımda kasıt, yöntemin uygunsuzluğu ve yanıltıcı sunum ayrıca yer almaz. İkinci tanımda ise kayıt veya veriyle oynama ile verinin sonucu değiştirecek biçimde kullanılması aynı sözlerle sayılmaz. Tanımlar birebir örtüşmediğinden biri diğerinin yerine tek ölçü yapılamaz.

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve YÖK Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi bu fiilleri etik ihlal olarak düzenlemiş ve yaptırım öngörmüştür. Akademik etik ihlallerin denetimi ve yaptırımları ise 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ile bu kanuna dayanılarak çıkarılan Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi çerçevesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler, adları farklı anıldığı için tek yönerge metni sayılarak birleştirilemez.

Veri çarpıtma, manipülasyon ve tahrifat

Veri çarpıtma, eldeki verinin kasıtlı olarak değiştirilmesi, bir kısmının çıkarılması ya da yalnız araştırmacının hipotezini destekleyen bölümünün seçilerek sunulmasıdır. Manipülasyon, yöntemde, istatistiksel teknikte veya deney koşullarında bilinçli değişiklik yapılarak verinin yanıltıcı gösterilmesidir. Bilinçli değişiklik ve yanıltıcı sunum bulunmuyorsa istatistiksel teknikteki her değişiklik bu nedenle manipülasyon sayılmaz. Tahrifat ise bulguların gerçeğe aykırı biçimde bozulması, raporlamada yanlış veya eksik bilgi verilmesi ya da verilerin bağlamından koparılmasıdır.

Veri çarpıtma, manipülasyon ve tahrifat sahtecilik başlığı altında düzenlenmiş olsa da teknik anlamda çarpıtma etik ihlali kapsamında da değerlendirilir. Sahtecilik başlığı ile çarpıtmanın ayrı tanımı tek sınıflandırma kuralında birleştirilemez. Araştırmada elde edilen verilerin yalnız belirli kısımlarının raporlanması, hipotezi desteklemeyen bulguların gizlenmesi veya istatistiksel yöntemlerin değiştirilmesi çarpıtmanın örnekleri arasındadır. YÖK Etik Yönergesi bu uygulamaları bilimsel gerçeklerin saptırılması olarak tanımlar.

Yayın bilgisi, belge ve değerlendirme evrakı

Başvuru dosyasında bulunmayan veya niteliği değiştirilmiş yayın bilgisi sunmak çarpıtma fiilidir. Makalenin yayımlandığı derginin etki faktörünün yanlış beyan edilmesi, indekslenmeyen makalenin indekslenmiş gibi gösterilmesi ve cilt ile sayı bilgisinin kasıtlı değiştirilmesi bu kapsamdadır. Doçentlik veya diğer akademik başvurularda sahte ya da değiştirilmiş belge sunulması da çarpıtma etik ihlali içinde kalır.

Var olmayan bir kongreye katılım belgesi düzenlenmesi veya katılınan etkinliğin kapsamının abartılması bu fiiller arasında yer alır. Bu durum etik ihlalin yanında resmî belgede sahtecilik suçunu da gündeme getirebilir. Suçun her olayda oluştuğu sonucu bundan kendiliğinden çıkmaz.

Doçentlik veya akademik değerlendirme süreçlerinde hakem raporlarının ya da jüri kararlarının çarpıtılması, raporların kısmen değiştirilerek sunulması veya bağlamından koparılması etik ihlaldir.

İntihal ve haksız yazarlıkla kesişen hâller

İntihal, başkasına ait bir çalışmanın izinsiz kullanılmasıdır. Çarpıtma ise mevcut verilerin veya sonuçların kasıtlı olarak değiştirilmesi ya da yanlış sunulmasıdır. Buna karşılık başkasına ait araştırmanın bulgularının bağlamından koparılması veya anlamı değiştirilerek kendi çalışmasıymış gibi sunulması hem intihal hem çarpıtma kapsamında değerlendirilir.

Ortak çalışmalarda yazar sırasının kasıtlı değiştirilmesi, katkısı olmayan kişilerin yazar olarak eklenmesi veya katkısı bulunanların çıkarılması haksız yazarlıkla kesişir. Aynı işlemler aynı zamanda çarpıtma fiilidir.

Tespit hâlinde anlatılan yaptırımlar

Doçentlik gibi akademik unvan süreçlerinde çarpıtmanın tespit edilmesi, başvurunun reddedilmesi ve ağır olaylarda ilerideki unvan yükseltme haklarının tehlikeye girmesiyle anlatılır. Başka bir anlatımda başvurunun geçersiz sayılması, adayın etik kurul incelemesine gönderilmesi ve ağır durumda unvanın iptali mümkün sonuçlar olarak gösterilir. Uygulanabilecek sonuçlar arasında başvurunun reddi de bulunur; buna yeniden başvuru imkânının belli bir süre durdurulması, ağır ihlalde kazanılmış unvanın geri alınması ve fiilin niteliğine göre disiplin ile ceza hukuku yolunun açılması eklenir. Bu anlatımlar aynı kesinlikte değildir. Bu nedenle her olayda doğan tek bir yaptırım sonucu çıkarılamaz.

Etik kurul incelemesinde savunma

Bilimsel araştırma ve yayın etiği kurulları şikâyet veya başvuru üzerine soruşturma açar, delilleri toplar, ilgili akademisyenden savunma alır ve nihai raporu hazırlar. Rapor Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulu’na sunulur ve karar burada kesinleşir. Soruşturmada iddialar akademisyene bildirilir ve belirli bir süre içinde yazılı savunma istenir. Bu cevap yalnız genel ifadelerle bırakılamaz. İddialara somut belgeler ve akademik gerekçelerle karşılık verilmesi gerekir.

Araştırmaya ilişkin ham veri setleri, etik kurul onay belgeleri, metodolojik açıklamalar ve yayıncı kurum yazışmaları savunmanın temel dayanakları arasındadır. Veri girişindeki yanlışlık gibi sistemsel veya teknik bir hatanın kasıtlı çarpıtma değil sehven yapıldığının gösterilmesi savunmayı güçlendirir. İddia edilen çarpıtmanın metodolojik tercih farklılığından mı yoksa kasıtlı bir eylemden mi kaynaklandığının açıklanması da savunmanın inandırıcılığını artırır. Zayıf, yüzeysel veya delilsiz savunma ise adayın aleyhine yorumlanabilir. Bu ihtimal her dosyada aleyhe sonuç verileceği anlamına gelmez.

Çarpıtma kararına itiraz

Etik kurul incelemesi sonucunda çarpıtma etik ihlali kararı verilirse aday, belirlenen süre içinde itiraz dilekçesi sunabilir. Süreç Üniversitelerarası Kurul ve Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulu nezdinde yürütülür. İlk savunmada yer almayan ek belgeler, veri setleri veya yayıncı kuruluş yazışmaları itirazda Yükseköğretim Kurulu’na sunulabilir. Etik kurul raporundaki olası yorum hataları, mevzuata aykırı değerlendirmeler veya eksik incelemeler dilekçede net ve belgeli biçimde belirtilmelidir. Her itirazın kabul edileceği veya yeni belgenin sonucu değiştireceği bu imkândan çıkmaz.

Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulu, etik kurul raporunu ve adayın itirazını birlikte değerlendirerek nihai kararı verir. Karar idari yönden kesin olmakla birlikte yargı denetimine tabidir. Aday bu karara karşı idare mahkemesinde iptal davası açabilir.

Dava açma süresi

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin birinci fıkrasına göre, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde dava açma süresi Danıştayda ve idare mahkemelerinde 60 gün, vergi mahkemelerinde 30 gündür. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre idari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda başlangıç ayrıca düzenlenir. Tahakkuku tahsile bağlı vergilerde tahsilat, tebliğ yapılan veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğ, tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödeme, tescile bağlı vergilerde tescil ve idarenin dava açması gereken konularda merci veya komisyon kararının idareye geldiği tarih esas alınır. Süre bu tarihin izleyen gününden başlar.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hâllerde, özel kanunda aksi hüküm yoksa süre son ilan tarihini izleyen günden itibaren 15 gün sonra işlemeye başlar. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi ilan tarihini izleyen günden başlar. Bu işlemler uygulanırsa ilgililer düzenleyici işleme, uygulanan işleme veya her ikisine birden dava açabilir. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması, ona dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Bu başlangıç ve dava imkânı, adresi belli olmayanlara ilan ile ilanı gereken düzenleyici işlem hâllerine özgüdür.

Çarpıtma nedeniyle etik kurulun veya Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulu’nun verdiği karar idari işlem niteliğindedir ve idari yargı denetimine tabidir. Raporun Genel Kurul’a sunulup kararın burada kesinleşmesi, yargı denetimini kaldırmaz. Kararın idari yönden kesin olması da iptal davasına engel değildir. İptal davası açma süresi, kararın tebliğinden itibaren 60 gün olarak da ele alınır. Bu süre içinde dava açılmazsa kararın kesinleşeceği ve yeniden dava açma imkânının kalkacağı da bu anlatıma bağlanır. Yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayan 60 gün ile tebliğden itibaren işleyen 60 gün aynı başlangıç ölçüsü haline getirilemez. Genel Kurul aşamasındaki kesinleşme ile dava açılmaması üzerine oluşan kesinleşme de tek sonuçta birleştirilemez.

Mahkemenin denetimi ve yargılama sonucu

Dava, ilgili akademisyenin yerleşim yeri idare mahkemesinde veya Yükseköğretim Kurulu kararına karşı Ankara idare mahkemelerinde açılabilir. İki imkânın bulunması tek mahkemeyi zorunlu kılmaz. Mahkeme, etik kurul incelemesinin usule uygun yürütülüp yürütülmediğini, savunma hakkının tanınıp tanınmadığını, kararın gerekçeli olup olmadığını ve mevzuata dayanıp dayanmadığını denetler. Üniversitelerarası Kurul Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu hükümlerinin doğru uygulanıp uygulanmadığı da ayrıntılı biçimde incelenir. Bu incelemenin her davada yalnız bu iki metinle sınırlı olduğu sonucu çıkmaz. Dava dilekçesinde etik kurul değerlendirmesindeki hataların, delillerin yanlış yorumlandığının ve kararın ölçülülük ilkesine aykırı olduğunun somut olarak gösterilmesi gerekir.

Yargılama sonucunda mahkeme, işlemi iptal ederek adayın haklarını iade edebilir veya işlemin hukuka uygun olduğuna karar vererek davayı reddedebilir. İptal kararı verilmesi hâlinde doçentlik başvurusu yeniden değerlendirilir ve adayın akademik geleceği üzerinde olumlu bir etki doğar.

Sık sorulan sorular

Çarpıtma etik ihlali nasıl tanımlanır?

Çarpıtma, kayıt veya verilerle oynama, yöntemleri değiştirme ve verileri sonucu değiştirecek biçimde kullanma olarak tanımlandığı gibi, kayıt veya verilerin kasıtlı değiştirilmesi, yöntemlerin uygun olmayan biçimde değiştirilmesi ve sonuçların yanlış veya yanıltıcı sunulması olarak da tanımlanır. İki tanım aynı olmadığından biri tek kesin ölçü yapılmaz.

Çarpıtma ile intihal aynı mıdır?

Hayır. İntihal başkasının çalışmasını izinsiz kullanmak, çarpıtma ise mevcut veri veya sonucu kasıtlı değiştirmek ya da yanlış sunmaktır. Başkasına ait bulguların bağlamından koparılması veya anlamının değiştirilerek kendi çalışması gibi sunulması her iki kapsamda da değerlendirilir.

Etik kurulda savunma nasıl verilir?

İddialar bildirilince belirli süre içinde yazılı savunma verilir ve cevap somut belge ile akademik gerekçeye dayanır. Ham veri seti, etik kurul onayı, metodolojik açıklama ve yayıncı yazışması savunmanın temel dayanakları arasındadır. İddianın yöntem tercihinden mi yoksa kasıttan mı kaynaklandığının açıklanması savunmanın inandırıcılığını artırır.

Çarpıtma kararına itiraz edilebilir mi?

Evet. Karardan sonra belirlenen süre içinde itiraz dilekçesi sunulabilir ve inceleme Üniversitelerarası Kurul ile Yükseköğretim Kurulu Genel Kurulu önünde yürür. İlk savunmada olmayan ek belge, veri seti veya yayıncı yazışması Yükseköğretim Kurulu’na sunulabilir. Rapordaki yorum hatası, mevzuata aykırı değerlendirme veya eksik inceleme itirazda net ve belgeli biçimde belirtilmelidir.

İdare mahkemesinde dava süresi kaç gündür?

Özel kanununda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay ve idare mahkemelerinde süre 60, vergi mahkemelerinde 30 gündür. İdari uyuşmazlıkta süre yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Çarpıtma kararına karşı iptal davası için sürenin tebliğden itibaren 60 gün olduğu ve kaçırılırsa yeniden dava imkânının kalktığı da ayrıca ele alınır. Bu iki başlangıç tek başlangıç kuralına indirgenemez.

Adres bilinmiyorsa süre ne zaman işler?

Adresi bilinmeyen kişiye özel kanundaki yola göre ilanla bildirim yapılmışsa ve özel kanunda tersi bir hüküm yoksa süre, son ilanın ertesi gününden başlayarak on beş gün geçtikten sonra işlemeye başlar.

Dava hangi mahkemede açılabilir?

Dava, akademisyenin yerleşim yeri idare mahkemesinde veya Yükseköğretim Kurulu kararına karşı Ankara idare mahkemelerinde açılabilir. Bu iki imkân tek mahkemeyi zorunlu kılmaz.

Teknik hata savunmayı nasıl etkiler?

Sistemsel veya teknik hatanın sehven yapıldığının gösterilmesi savunmayı güçlendirir. Zayıf, yüzeysel veya delilsiz savunma ise adayın aleyhine yorumlanabilir.

Var olmayan kongre belgesi ne sonuç doğurur?

Böyle bir belgenin düzenlenmesi veya etkinlik kapsamının abartılması, etik ihlalin yanında resmî belgede sahtecilik suçunu gündeme getirebilir. Bu ihtimal suçun her olayda oluştuğu anlamına gelmez.

Çarpıtma tespitinde hangi yaptırımlar gündeme gelir?

Bir anlatımda başvuru reddedilir ve ağır olayda sonraki unvan yükseltme hakkı tehlikeye girer. Başka bir anlatımda başvurunun geçersiz sayılması, etik kurula sevk ve ağır durumda unvan iptali mümkün görülür. Ret, yeniden başvurunun belirli süre askıya alınması, unvanın geri alınması ve disiplin ile ceza sürecinin başlatılması da uygulanabilecek sonuçlar arasındadır. Anlatımlar aynı kesinlikte olmadığından tek yaptırım sonucu çıkmaz.

İptal kararı başvuruyu nasıl etkiler?

Mahkeme ya işlemi iptal ederek hakları iade eder ya da işlemi hukuka uygun görüp davayı reddeder. İptal, doçentlik başvurusunun yeniden ele alınmasına yol açar. Akademik gelecek bakımından doğan olumlu etki, iptalin her olayda unvan kazandırdığı anlamına gelmez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu