HMK Kapsamında Fer’i Müdahale ve Hukuki Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Kapsamında Fer'i Müdahale ve Hukuki Sonuçları

Fer'i müdahale, görülmekte olan bir davada üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan tarafın yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla yer almasını sağlayan usul hukuku kurumudur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 66. maddesi uyarınca üçüncü kişi, tahkikat aşaması sona erinceye kadar bu yola başvurabilir. Müdahil, davada bağımsız bir taraf sıfatı taşımayıp yanında yer aldığı tarafın yardımcısı konumundadır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
MADDE 66- (1) Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabilir. Fer’î müdahale talebi ve incelenmesi

Fer'i Müdahalenin Şartları ve Davaya Katılma Usulü

Fer'i müdahale talebinde bulunan üçüncü kişi, yanında yer almak istediği tarafı, müdahale sebebini ve bunun yasal dayanaklarını gösteren bir dilekçeyle mahkemeye başvurur. Mahkeme bu dilekçeyi davanın taraflarına tebliğ eder ve gerektiğinde taraflar ile üçüncü kişiyi dinlemek üzere davet ederek talep hakkında kararını verir.

Müdahale talebinin mahkemece kabul edilmesi halinde fer'i müdahil davayı ancak katıldığı noktadan itibaren takip edebilir. Mahkeme, müdahilin katıldığı andan itibaren taraflara bildirilen usul işlemlerini fer'i müdahile de tebliğ eder. 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince nihai kararda davanın taraflarının yanı sıra davaya katılan fer'i müdahilin ve varsa vekilinin kimlik ile adres bilgilerine yer verilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
MADDE 68- (1) Müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahil, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir. Müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabilir. (2) Mahkeme, katıldığı noktadan itibaren, taraflara bildirilen işlemleri müdahile de tebliğ eder. Fer’î müdahalenin etkisi
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 297Kaynağı aç
MADDE 297- (1) Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar: a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini. b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini. c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri. ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini. d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını. e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi. (2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Hükmün yazılması

Fer'i Müdahilin Yetkileri ve Usul İşlemleri

Fer'i müdahil, davada taraf sıfatına sahip olmadığından bağımsız hareket edemez ve yanında katıldığı tarafa rağmen usul işlemi gerçekleştiremez. Müdahil, yalnızca yanında yer aldığı tarafın yararına olan iddia ve savunma vasıtalarını ileri sürebilir; onun açıklamalarına ve işlemlerine aykırı düşmeyen usul işlemlerini yapabilir.

Davada hüküm kural olarak davanın asıl tarafları arasında kurulur. Asıl davanın tarafı konumunda bulunmayan fer'i müdahil hakkında hüküm verilemez ve aleyhine vekalet ücretine hükmedilemez. Aynı şekilde kendisine dava ihbar edilen ve bağımsız bir talepte bulunmaksızın taraf yanında yer alan kişi davalı sıfatıyla sorumlu tutulamaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 69Kaynağı aç
MADDE 69- (1) Müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir. (2) Fer’î müdahilin, tarafla rücu ilişkisinde, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenilmez. Ancak, müdahil, zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını veya yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediğini ya da kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının, tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını belirterek, yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebilir. Cumhuriyet savcısının davada yer alması

Kanun Yollarına Başvuru Hakkı ve Sınırları

Hükmün yalnızca taraflar hakkında kurulması kuralının sonucu olarak, hakkında hüküm kurulmayan ve borcun üstlenilmesi söz konusu olmayan fer'i müdahil kararı kendi adına tek başına istinaf veya temyiz edemez. Yanında yer aldığı asıl taraf kararı kanun yoluna taşımadığı takdirde, fer'i müdahilin tek başına kanun yoluna başvurma hakkı ve yetkisi doğmaz.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/9217, K. 2014/14494Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2014/9217 E.  ,  2014/14494 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 02/04/2013 gün ve 2012/78-2013/40 sayılı kararı düzeltilerek onayan Daire’nin 05/02/2014 gün ve 2013/12646-2014/1975 sayılı kararı aleyhinde fer'i müdahil vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin bulunan mevduat hesabından 11/11/1999 tarihinde 5.404 TL’nin aktarıldığını, bankaya tarafından el konulmasından sonra yatırılan paranın müvekkiline iade edilmediğini, kurulan paravan banka aracılığı ile müvekkilinin parasının bünyesindeki şirketlere kredi olarak dağıtıldığının anlaşıldığı, muhatapları bankayı en son devralanın davalı müvekkilinin hesabından sorumlu olduğunu ileri sürerek, 5.404 TL'nin 11.11.1999 hesap açma tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, husumet itirazı ve zamanaşımı definde bulunmuş, davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili ve fer'i müdahil vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce düzeltilerek onanmıştır. Fer'i müdahil vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Mahkemece bu kez 05.05.2014 tarihli karar ile fer'i müdahil vekilinin karar düzeltme dilekçesinin miktar yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir. 1- Her ne kadar mahkemece fer'i müdahil vekilinin karar düzeltme dilekçesinin miktar yönünden reddine karar verilmişse de, karar düzeltme talepleri konusunda karar verebilme yetkisi münhasıran Yargıtay'a aittir. Dolayısıyla yerel mahkemece fer'i müdahil vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan, fer'i müdahilin anılan ret kararını tek başına temyiz yetkisinin olmadığı düşünülebilirse de mahkemenin fer'i müdahil aleyhine hüküm kurması halinde, fer'i müdahilin bu hükmü tek başına temyiz edebileceği açıktır. O halde, somut uyuşmazlıkta da fer'i müdahilin, mahkemece aleyhine kurulan karar düzeltme talebinin reddi kararını temyiz hakkı bulunmaktadır. Bu durum karşısında, fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkemenin karar düzeltme dilekçesinin reddine dair 05.05.2014 tarihli kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve fer'i müdahil vekilinin karar düzeltme talebinin incelenmesine karar verilmesi gerekmiştir. 2- Fer'i müdahil vekilinin karar düzeltme talebinin incelenmesine gelince de; mahkemece davanın kabulüne dair 02.04.2013 tarihli kararda fer'i müdahil aleyhine hüküm kurulmamıştır. Fer'i müdahil borcunun üstlenilmesi de söz konusu olmamıştır. Dolayısıyla, fer'i müdahilin mahkemenin davanın kabulüne dair 02.04.2013 tarihli kararına karşı tek başına temyiz veya karar düzeltme isteminde bulunma yetkisi yoktur. Somut uyuşmazlıkta ise, fer'i müdahil vekili anılan kararı davalı . ile birlikte temyiz ettiğinden Dairemizce fer'i müdahil vekilinin temyiz talebi de incelenmiştir. Ancak, davalı banka vekilince Dairemiz kararına karşı karar düzeltme isteminde bulunulmadığından ve bu hususun öncelikle incelenmesi gerektiğinden; fer'i müdahil vekilinin karar düzeltme dilekçesinin, tek başına karar düzeltme isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkemenin 05.05.2014 tarihli kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle fer'i müdahil vekilinin karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE, 25/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Asıl tarafın kanun yoluna başvurması durumunda fer'i müdahil de kanun yoluna başvurabilir. Ancak bu halde fer'i müdahilin asıl taraftan bağımsız olarak kendi başvuru harç ve giderlerini yatırmış olması gerekir.

Genel kuralın iki temel istisnası bulunmaktadır. Birincisi, mahkemenin usule aykırı davranarak fer'i müdahil aleyhine hüküm kurmasıdır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/9217 Esas ve 2014/14494 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, aleyhine hüküm tesis edilen fer'i müdahil, kendisi aleyhine kurulan bu hükmü tek başına temyiz etme hakkına sahiptir. İkincisi ise mahkemenin müdahale talebini reddetmesi halidir; müdahale talebi haksız biçimde reddedilen üçüncü kişi, asıl dava sonuçlanıp nihai karar verildikten sonra süresi içinde yalnız müdahale talebinin reddine yönelik olarak kanun yoluna başvurabilir.

Müdahalenin Asıl Tarafla Rücu İlişkisine Etkisi

Fer'i müdahil olarak davaya katılan kişinin, yanında yer aldığı tarafla olan iç rücu ilişkisinde, asıl davada verilen kararın yanlış olduğu yönündeki savunması kural olarak dinlenmez. 6100 sayılı Kanun'un 69. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan bu bağlayıcılık, davanın yürütülmesine yardımcı olan kişinin sonradan asıl uyuşmazlığın sonucunu tartışmaya açmasını önler.

Bununla birlikte 6100 sayılı Kanun'un 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca müdahil; davanın kendisine zamanında ihbar edilmemesi sebebiyle yargılamaya geç katıldığını, yanında yer aldığı tarafın iddia ve savunma vasıtalarını kullanmasına engel olduğunu ya da kendisince bilinmeyen imkanların tarafın ağır kusuru yüzünden kullanılamadığını ispatlayarak tarafın davayı hatalı yürüttüğünü rücu ilişkisinde ileri sürebilir.

Fer'i müdahale talebi en geç ne zamana kadar yapılabilir?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 66. maddesine göre fer'i müdahale talebi, tahkikat sona erinceye kadar ileri sürülebilir.

Asıl taraf davayı temyiz etmezse fer'i müdahil tek başına temyiz edebilir mi?

Hayır, yanında davaya katıldığı asıl taraf hükmü temyiz etmediği takdirde fer'i müdahil kararı tek başına temyiz edemez. Yalnızca mahkemenin usule aykırı biçimde fer'i müdahil aleyhine hüküm kurması durumunda fer'i müdahil bu hükmü tek başına temyiz edebilir.

Müdahale talebi reddedilen üçüncü kişi ne yapabilir?

Müdahale talebi reddedilen kişi, asıl dava hakkında nihai hüküm verildikten sonra yasal süresi içinde, yalnızca ret kararına hasredilmek üzere kanun yoluna başvurarak kararın bozulmasını talep edebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu