HMK Madde 64 Kapsamında Davanın İhbarı ve Etkileri

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 64 Kapsamında Davanın İhbarı ve Etkileri

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 64. maddesi uyarınca, ihbar edilen davada verilen kararın ihbarda bulunan tarafa yönelik etkisi bakımından Kanun'un fer'î müdahaleye ilişkin 69. maddesinin ikinci fıkrası kıyasen tatbik edilir. Yargılamayı kaybettiğinde üçüncü bir şahsa veya bu şahsın kendisine rücu edeceğini düşünen taraf, tahkikat sonuçlanana kadar uyuşmazlığı üçüncü kişiye ihbar edebilir ve aynı şartlar altında ihbar tevali ettirilebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 64Kaynağı aç
MADDE 64- (1) İhbar edilen davada verilen hükmün ihbar eden kişiye etkisi hakkında 69 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyasen uygulanır. Asli müdahale
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 61Kaynağı aç
MADDE 61- (1) Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir. (2) Dava kendisine ihbar edilen kişinin de aynı şartlarda bir başkasına ihbarda bulunması mümkündür ve bu şekilde ihbar tevali ettirilebilir. İhbarın şekli

Davanın İhbar Edilmesinin Rücu İlişkisine Etkisi

Dava kendisine ihbar edilen üçüncü kişi, ihbar eden yanında davaya fer'i müdahil olarak katılmadığında, aralarındaki rücu ilişkisinde asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verilmiş olduğunu kural olarak ileri süremez. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 69. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, fer'î müdahilin yanında katıldığı tarafla olan rücu ilişkisinde asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenmez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 69Kaynağı aç
MADDE 69- (1) Müdahilin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir. (2) Fer’î müdahilin, tarafla rücu ilişkisinde, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenilmez. Ancak, müdahil, zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını veya yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediğini ya da kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının, tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını belirterek, yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebilir. Cumhuriyet savcısının davada yer alması

İhbar alan kişi; ihbar edenin ihbarı zamanında yapmadığını veya iddia ve savunma imkânlarını ağır kusurlu sayılabilecek biçimde kullanmayarak davayı hatalı yürüttüğünü rücu ilişkisinde ileri sürebilir. Nitekim fer'î müdahaleye ilişkin kural uyarınca, zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını, yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasını engellediğini veya kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını belirterek tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü öne sürme hakkı bulunmaktadır.

İhbar Olunanın Davadaki Sıfatı ve Hükmün Sınırları

İhbar bir taraf işlemi niteliğinde olduğundan mahkeme tarafları ihbar yoluna zorlayamaz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 64. maddesi yollamasıyla 69. maddesi hükümleri uyarınca ihbar olunan kişi davalı sıfatını kazanamaz; aleyhine hüküm de kurulamaz. Yargılama sonunda hüküm yalnızca davada taraf olanlara yönelik olarak verilebilir ve taraf olmayan kişinin durumu tartışılarak leh veya aleyhine karar tesis edilemez.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/21342, K. 2021/8447Kaynağı aç
4. Hukuk Dairesi         2021/21342 E.  ,  2021/8447 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi i Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı …. Aleyhine 10.01.2013 gününde verilen dilekçe ile işyeri sigortasına dayalı tazminatı istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı tarafı başvurusu üzerine yapılan istinaf incelemesinde; davanın reddine dair verilen 27/05/2021 tarihli kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve ihbar olunan tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. -K A R A R- Davacı vekili; davacı ile …Shop Ltd. Şti arasında 01/02/2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini, kira sözleşmesine göre, müvekkilinin kiralananı kullanıma hazır, temiz ve bakımlı şekilde teslim aldığını, kiralanan taşınmazın 25/04/2012 tarihli poliçe ile sigortalandığını, kiralanan taşınmazın asma tavanının 18/07/2012 tarihinde aniden, hiç bir müdahale olmadan çöktüğünü, iş yerindeki ürünlerin zarar gördüğünü, kullanılamaz hale geldiğini, davacı tarafından …. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/81 D.İş ve 2012/100 D.İş dosyaları ile yaptırılan tespitte "tavan askılarının seyrek olması, dübellerin ve cıvataların uygun olmaması nedeniyle tavanın zincirleme reaksiyonla çöktüğünü, içeride bulunan 236.479,27 TL tutarında malın zarar gördüğünü ve ürünlerin %85'nin kullanılamaz halde olduğunun" tespit edildiğini, ürün bedellerinin bilirkişiler tarafından maliyet rakamları ve geliş rakamları ve geliş faturaları üzerinden hesaplandığını, davacının kiracı olduğu iş yerinin olayın meydana geldiği 18/07/2012 tarihinden beri kapalı olup kullanılmadığını, davalı … şirketinin "alçıpan tavan çökmesinin işçilik/dizayn hatası" olduğu gerekçesiyle teminat dışı olduğunu belirterek hasarı ödemediğini bu nedenle davacının uğradığı 236.479,27 TL zararın ihtarname tarihi olan 26/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte tazminini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. …Asliye Ticaret Mahkemesi iddia, savunma, deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre açılan davanın kısmen kabulü ile 149.583,93 TL+ KDV tutarındaki tazminatın 26/09/2012 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalı … şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili ile ihbar olunan vekili tarafından süresi içerisinde istinaf edilmiştir. …Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince, uyulan Yargıtay …. Hukuk Dairesinin 2019/6360 Esas-2021/761 Karar sayılı 04/02/2021 tarihli kararı sonrası davacının davasının reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile ihbar olunan vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-İhbar olunan … İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti vekilinin temyiz talebi yönünden, HMK'nın 64. maddesi yollamasıyla 69/2. maddesi uyarınca davada davalı sıfatını kazanamayacağı gibi bu kişi aleyhine hüküm de kurulamaz. Yargılama sonunda hüküm sadece davada taraf olanlara yönelik olarak verilebilir. Bu kural uyarınca dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi “mecburi dava arkadaşlığı” dışında ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemez. Ancak, aynı madde hükmüne aykırı olarak ihbar olunan hakkında da hüküm verilmişse ihbar olunan hükmün kendisine ilişkin bölümünü kendi adına temyiz edebilir.” Buna göre aleyhinde davacı tarafından usulen açılmış ve harç verilmiş bir dava olmaması nedeniyle ihbar olunan … İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti davada taraf olmadığı gibi, mahkemece yargılama sonunda ihbar olunan aleyhinde hüküm kurulmadığından hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle dava ihbar olunan … vekilinin temyiz dilekçesinin (isteminin) reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına göre yerinde görülmeyen davacı vekili temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle dava ihbar olunan…. İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti vekilinin temyiz dilekçesinin (isteminin) reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden ihbar olunan … İç ve Dış Tic.Ltd.Şti.'ne geri verilmesine 09/11/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Davanın ihbar edildiği kişinin taraf konumuna alınarak gerekçeli kararda davalı şeklinde gösterilmesi usul ve kanun hükümlerine aykırılık oluşturur. Müdahilin de yer aldığı asıl davada hükmün yalnızca davanın tarafları hakkında verileceği Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 69. maddesinin birinci fıkrasında açıkça düzenlenmiştir.

İhbar Olunanın Karara Karşı Kanun Yoluna Başvurması

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/21342 Esas, 2021/8447 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2021/5310 Esas, 2022/1786 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere, hüküm kural olarak davanın taraflarınca temyiz edilebilir. Aleyhinde açılmış ve harcı yatırılmış bir dava bulunmayan, mahkemece aleyhinde hüküm kurulmayan ihbar olunan davada taraf sıfatı taşımadığından hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmaz.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/5310, K. 2022/1786Kaynağı aç
7. Hukuk Dairesi         2021/5310 E.  ,  2022/1786 K. "İçtihat Metni" 7. Hukuk Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi İHBAR OLUNAN : … Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.07.2012 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06.10.2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi ihbar olunan vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Davacılar, mirasbırakanları … ’ın maliki olduğu 135 ada 9 parsel sayılı taşınmazdaki N blok 11 no’lu bağımsız bölüme davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın 14 yıldır müdahale ettiğini, yapılan ihtara rağmen eylemine devam ettiğini, gelir elde edemediklerini ileri sürerek, çekişmeli bağımsız bölüme yönelik elatmasının önlenmesini ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla müdahale tarihinden itibaren 12.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemişlerdir. Davalı, işgalci olmadığını, davacılar ile … A.Ş arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi neticesinde şirkete isabet eden N blok 11 no’lu daireyi dava dışı …’dan satın aldığını, ayrıca ecrimisil isteğinin zamanaşımına uğradığını, iyiniyetli olarak zorunlu yatırımlar yaptığını bildirip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının çekişmeli bağımsız bölümü önceki hak sahibinden devir alması ve üstün hakka dayanması ile davacının iddialarını müteahhide karşı ileri sürmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine dair verilen karar; Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 14.03.2017 tarihli 2014/16912 Esas- 2017/1254 Karar sayılı ilamı davalının çekişme konusu N blok 11 no’lu bağımsız bölüme yönelik müdahalesinin önlenmesine karar verilmesi ve davalının çekişmeli bağımsız bölümü kullanımının iyiniyete mi yoksa kötü niyete mi dayandığı hususunda araştırma ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre ecrimisil isteği yönünden bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmü ihbar olunan vekili temyiz etmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 61. maddesinde; “Taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir” ve HMK'nın 63. maddesinde de “Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. HMK'nın 64. maddesinde ise, ihbar edilen davada verilen hükmün ihbar eden kişiye etkisi hakkında 69. maddenin ikinci fıkrası hükmünün kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir. Hüküm ancak taraflarca temyiz edileceğinden, ihbar olunanlar vekilinin 1086 sayılı HUMK'nın 57/1. maddesi gereğince temyiz hakkı bulunmamaktadır. Bu sebeple temyiz isteğinin reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihbar olunanlar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.03.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bununla birlikte mahkemece kanuna aykırı şekilde ihbar olunan hakkında da hüküm kurulmuş olması hâlinde, ihbar olunan hükmün yalnızca kendisine ilişkin bölümünü kendi adına temyiz edebilir.

Dava kendisine ihbar edilen kişi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 63. maddesi uyarınca davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında davaya katılabilir. Buna karşılık, davaya asli veya fer'i müdahil olarak katıldığına dair bir dilekçesi yahut duruşmada bu yönde beyanı bulunmayan ihbar olunanın hükmü temyiz etme yetkisi bulunmaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 63Kaynağı aç
MADDE 63- (1) Dava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir. İhbarın etkisi
Davanın ihbar edildiği kişi davalı sıfatı kazanır mı?

Hayır, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 64. maddesi yollamasıyla 69. maddesi uyarınca ihbar olunan kişi davada davalı sıfatını kazanamaz ve aleyhine hüküm kurulamaz.

İhbar olunan kişi aleyhine hüküm verilirse temyiz yoluna başvurabilir mi?

Evet, mahkemece kanuna aykırı olarak ihbar olunan hakkında hüküm kurulmuşsa ihbar olunan hükmün sadece kendisine ilişkin bölümünü kendi adına temyiz edebilir.

Davanın üçüncü kişiye ihbarı hangi aşamaya kadar yapılabilir?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca, davayı kaybettiği takdirde üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünen tarafça tahkikat sonuçlanıncaya kadar ihbar yapılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu