DASK (zorunlu deprem sigortası) tazminat uyuşmazlıklarında en sık karşılaşılan sorunlardan biri, taraflarca sunulan bilirkişi raporları arasındaki açık çelişkidir. Hasarın depremden mi yoksa yapım eksikliğinden mi kaynaklandığının belirlenmesi, tazminatın zorunlu deprem sigortası kapsamında kalıp kalmadığını doğrudan etkilediğinden, bu sorun usul ve esas bakımından belirleyici önem taşımaktadır. Yargıtay, çelişkiyi gidermeden ya da yalnızca dosya üzerinden hüküm kuran kararları eksik inceleme gerekçesiyle bozmaktadır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/2465, K. 2020/3243Kaynağı aç
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16007, K. 2023/7218Kaynağı aç
Çelişen Raporların Bozma Nedeni Sayılması
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2018/2465, K. 2020/3243 sayılı kararında bu sorun somut biçimde ortaya çıkmıştır. Bir yanda İTÜ tarafından hazırlanan ve yapıyı hafif hasarlı kabul eden rapor, diğer yanda Sulh Hukuk Mahkemesi'nin tespit dosyasında alınan ve deprem kaynaklı ciddi hasar ile onarımla kullanılamama durumunu saptayan inşaat mühendisi raporu bulunmaktaydı. İki rapor arasındaki açık çelişki giderilmeden karar verilmesi, Yargıtay tarafından bozma gerekçesi sayılmıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/16007, K. 2023/7218 sayılı kararında da bilirkişi raporu ile eksper raporu arasındaki farklılık ve çelişki giderilmeden hüküm kurulamayacağı; eksik incelemeyle verilen kararın bozulacağı sonucuna varılmıştır. Bu kararda Yargıtay, iddia ve savunmaların karşılanması için hüküm kurmaya ve denetime olanak sağlayacak biçimde uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmadan karar verilmesini isabetsiz bulmuştur.
Yalnızca Sigorta Hukukçusundan Rapor Alınması Neden Yetersizdir
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2018/2465, K. 2020/3243 sayılı kararında, hakem heyetinin davacının gerçek zararına ilişkin olarak teknik uzman bilirkişi raporu almaksızın yalnızca sigorta hukukçusu tarafından düzenlenen raporla karar verdiği saptanmış ve bu yöntem yetersiz bulunarak bozma kararı verilmiştir. Söz konusu kararın gösterdiği üzere, hasarın kaynağının tespiti sigorta hukuku uzmanlığının ötesinde mühendislik bilgisi gerektirmektedir.
Bilirkişi Heyetinin Bileşimi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesi, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi görüşüne başvurulmasını zorunlu kılmaktadır. Aynı Kanun'un 267. maddesi ise bilirkişi olarak kural olarak tek kişinin görevlendirileceğini; ancak gerekçesi açıkça ortaya konulmak kaydıyla tek sayıda birden fazla kişiden oluşan bir kurulun da görevlendirilebileceğini düzenlemektedir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 267Kaynağı aç
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/2220, K. 2023/8019Kaynağı aç
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2047, K. 2025/720Kaynağı aç
Yargıtay içtihadına göre DASK uyuşmazlıklarında hasarın kaynağını belirleyecek bilirkişi heyeti en az jeoloji mühendisi ve inşaat mühendisini kapsamalıdır. Bunların yanı sıra Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/16507, K. 2025/9949, E. 2022/16007, K. 2023/7218 ve E. 2023/2047, K. 2025/720 sayılı kararlarında, somut dosyanın özelliklerine göre heyete sigorta hukuku uzmanı ya da sigorta eksperi de dahil edilmesi gerektiği ifade edilmektedir. Öte yandan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2018/2465, K. 2020/3243 sayılı kararı heyeti yalnızca inşaat mühendisi ve jeoloji mühendisi olarak belirlemiştir. Bu farklılık, heyet bileşiminin her uyuşmazlığın koşullarına göre şekillendiğini göstermekte olup tek ve sabit bir standart olarak sunulamaz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/16507, K. 2025/9949Kaynağı aç
Bilirkişi İncelemesinin Yanıtlaması Gereken Sorular
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/16507, K. 2025/9949 sayılı kararına göre bilirkişi heyeti yalnızca hasar miktarını belirlemekle yetinemez; hasarın gerçek kaynağını da somut olarak ortaya koymalıdır. Heyetin yanıtlaması gereken sorular şunlardır: konutun riskli veya ağır hasarlı sayılmasına yol açan hasarlar deprem olayının doğrudan etkisiyle mi, binanın yapısal özellikleri ve yapım eksiklikleri nedeniyle mi, yoksa her iki etkenin birlikte etkisiyle mi oluşmuştur; deprem ile binanın yıkılması arasında illiyet bağı var mıdır; hasar ve zarar miktarları nedir. Bu tespit, tazminatın zorunlu deprem sigortası kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi bakımından belirleyici önemdedir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/16507, K. 2025/9949 sayılı kararında, o uyuşmazlığa özgü koşullar çerçevesinde riziko adresinin bilirkişi raporunda poliçede belirtilenden farklı yazılmasının maddi hatadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının da bilirkişi heyetince belirlenmesi gerektiğine dikkat çekilmektedir.
Bilirkişi heyetinden alınacak raporun niteliği de belirlenmiştir: daha önce alınan bilirkişi raporları, ekspertiz raporu ve yetkili makam belgelerini değerlendirerek hasarın kaynağını ve miktarını gösteren ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık bir rapor olması zorunludur. Bu ölçütü karşılamayan raporlar hüküm kurmaya elverişli sayılmamakta ve karar bozulmaktadır.
Yapım Eksikliği Savunması ve Teminat Kapsamı
DASK uyuşmazlıklarında sigorta şirketlerinin öne sürdüğü temel savunmalardan biri, hasarın depremden değil binanın yapısal sorunlarından ve mevcut yönetmeliklere aykırılığından kaynaklandığı, dolayısıyla zararın zorunlu deprem sigortası teminatı dışında kaldığı yönündedir. Bu savunma, Yargıtay önüne taşınan davalarda taraflarca düzenli olarak gündeme getirilmektedir.
Yargıtay bu savunmanın ileri sürüldüğü uyuşmazlıklarda yapım eksikliği iddiasını doğrulamak ya da reddetmek yerine, hasarın kaynağının uzman bilirkişi heyetince teknik olarak belirlenmesi gerektiğini hükme bağlamaktadır. Bir başka deyişle, davalının savunması ile bu savunmaya karşı davacının iddiaları, hakem heyetinin ya da mahkemenin kendiliğinden sonuca bağlayabileceği bir mesele olmayıp teknik incelemenin konusudur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Yargılaması ve Yargıtay Denetimi
DASK uyuşmazlıkları Sigorta Tahkim Komisyonu bünyesindeki hakem heyetleri tarafından karara bağlanmaktadır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz üzerine verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı Yargıtay'da temyize konu olabilmektedir.
Yargıtay bozma kararı verdiğinde HMK'nın 373/1. maddesi devreye girmektedir; bu maddeye göre bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddettiği karara ilişkin bozmalarda bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak dosya kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmektedir. Sigorta tahkiminde bozulan kararların doğrudan ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmedildiği görülmektedir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 373Kaynağı aç
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2018/2465, K. 2020/3243 sayılı kararında incelenen uyuşmazlıkta Uyuşmazlık Hakem Heyeti, yetkili mercilerce yıkım kararı verildiğini dikkate alarak tazminat talebini karara bağlamış; ancak iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkiyi gidermeden karar kurmuştur. Yargıtay bu eksikliği bozma gerekçesi saymıştır. Kararda HMK'nın 107/2. maddesi de gündeme gelmiştir; bu madde, tahkikat sonucunda alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda davacıya iki haftalık kesin süre verileceğini ve davacının bu süre içinde iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini kesinleştirebileceğini düzenlemektedir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 107Kaynağı aç
Ağır Hasarlı ve Yıkılan Yapılarda Tazminat Tespiti
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/2220, K. 2023/8019 sayılı kararında incelenen uyuşmazlıkta, binanın ağır hasarlı olduğu ve yıkıldığı belgelenmiş olmakla birlikte Yargıtay alınan bilirkişi raporunu hüküm kurmaya elverişli bulmamış ve kararı bozmuştur. Bozma gerekçesi, heyetin inşaat mühendisi, jeoloji mühendisi ve sigorta eksperi bilirkişilerden oluşturulmamasıydı. Bu karar, tazminata hükmedilebilmesi için teknik açıdan elverişli bir bilirkişi raporu alınmasının zorunlu olduğunu ortaya koymaktadır.
Benzer biçimde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2023/2047, K. 2025/720 sayılı kararında da hakem heyetince alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı saptanmış ve dava yeniden bilirkişi incelemesi yapılmak üzere bozulmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/16007, K. 2023/7218 sayılı kararında da aynı sonuca ulaşılmış; hasarın depremden kaynaklı olup olmadığı ile gerçek zarar miktarının tespiti için jeoloji mühendisi, inşaat mühendisi ve sigorta hukuku alanında uzman bilirkişiden oluşan bir heyetten rapor alınması zorunlu kılınmıştır.
Dosyada Yıkım Kararı ve Belge Eksikliklerinin Etkisi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/16507, K. 2025/9949 sayılı kararında incelenen uyuşmazlıkta Uyuşmazlık Hakem Heyeti, taşınmaza ait yıkım kararının dosyada bulunmadığını ve hükme esas alınan bilirkişi raporundaki riziko adresinin poliçede belirtilenden farklı göründüğünü tespit etmiştir. İtiraz Hakem Heyeti yeniden hüküm tesis etmiş; Yargıtay bu kararı da eksik inceleme gerekçesiyle bozmuştur. Bu karar, bilirkişi incelemesine geçilmeden önce ilgili resmi belgelerin dosyada eksiksiz bulunmasının ve poliçe ile rapordaki riziko adresinin tutarlılığının ayrıca irdelenmesi gerektiğini göstermektedir.
Gerçeğe Aykırı Beyan İddiasının Bilirkişi İncelemesine Etkisi
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2018/3407, K. 2019/2345 sayılı kararı, DASK poliçesi düzenlenirken konutun niteliğinin farklı beyan edilmesinin tazminata etkisinin bilirkişi incelemesi sırasında ayrıca ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Yargıtay bu meseleyi kendisi çözüme bağlamamış; konuyu yeniden yapılacak bilirkişi incelemesine bırakmıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2018/3407, K. 2019/2345Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
DASK tazminat uyuşmazlıklarında bilirkişi heyeti kimlerden oluşmalıdır?
Yargıtay kararları, DASK uyuşmazlıklarında hasarın kaynağını belirleyecek bilirkişi heyetinin en az jeoloji mühendisi ve inşaat mühendisini kapsaması gerektiği konusunda tutarlı bir tablo ortaya koymaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin birden fazla kararında somut dosyanın özelliklerine göre heyete sigorta hukuku uzmanı ya da sigorta eksperinin de dahil edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin bir başka kararında ise heyetin yalnızca inşaat mühendisi ve jeoloji mühendisinden oluşturulması esas alınmıştır. Heyet bileşimi davanın koşullarına göre şekillenmekte olup tek ve değişmez bir standart olarak sunulamaz.
Çelişen bilirkişi raporları varsa hakem heyeti ne yapmalıdır?
Hakem heyeti, çelişen raporları görmezden gelerek karar veremez. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2018/2465, K. 2020/3243 sayılı kararına göre bu hâlde daha önce alınan raporlar ve tarafların itirazları da değerlendirilerek uzman bilirkişi heyetinden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık yeni bir rapor alınması zorunludur. Çelişkiyi gidermeden kurulan hüküm eksik inceleme sayılarak bozulmaktadır.
Hasarın yapım eksikliğinden kaynaklandığı savunulursa tazminat ödenmez mi?
Sigorta şirketleri hasarın binanın yapısal sorunlarından kaynaklandığını ve bu nedenle zorunlu deprem sigortası teminatının dışında kaldığını savunmaktadır. Yargıtay bu savunmayı doğrulamamış ya da reddetmemiş; hasarın gerçek kaynağının uzman bilirkişi heyetince belirlenmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Hasar yalnızca yapım eksikliğinden mi, yalnızca depremden mi, yoksa her iki etkenin birlikte etkisiyle mi oluştuğu sorusu teknik incelemenin konusudur.
Bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değilse ne olur?
Bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığının belirlenmesi hâlinde eksik incelemeyle karar verilemez; dava yeniden bilirkişi incelemesi yapılmak üzere bozulur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin birden fazla kararında, gerekli uzmanlık alanlarını kapsayan bir heyetten alınmayan raporların bu ölçütü karşılamadığı sonucuna varılmıştır.
Deprem ile yıkım arasındaki illiyet bağı ayrıca ispat edilmeli midir?
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/16507, K. 2025/9949 sayılı kararında, deprem ile binanın yıkılması arasındaki illiyet bağının bulunup bulunmadığının da bilirkişi heyetince ayrıca tespit edilmesi gerektiği, bilirkişiden yanıt aranması gereken konular arasında açıkça sayılmıştır.
Poliçedeki adres ile bilirkişi raporundaki adres farklıysa ne olur?
Bu farklılığın maddi hatadan mı yoksa başka bir nedenle mi oluştuğunun bilirkişi incelemesi sırasında ayrıca belirlenmesi gerekmektedir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/16507, K. 2025/9949 sayılı kararı bu soruyu açıkça bilirkişi incelemesinin kapsamına dahil etmektedir.
Sigortalının beyanının gerçeğe aykırı olduğu ileri sürülürse tazminat nasıl etkilenir?
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2018/3407, K. 2019/2345 sayılı kararı, DASK poliçesi düzenlenirken konut niteliğinin farklı beyan edilmesinin tazminata etkisinin bilirkişi incelemesinde ayrıca ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Yargıtay bu meselede somut bir sonuca ulaşmamış; konuyu yeniden yapılacak bilirkişi incelemesine bırakmıştır.
DASK uyuşmazlıklarında 6305 sayılı Kanun'un amacı nedir?
6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu'nun 1. maddesi, binalarda deprem sonucu meydana gelebilecek maddi zararların karşılanmasını teminen yaptırılacak zorunlu deprem sigortasına ve sigorta şirketlerince teminat verilemeyen çeşitli afetler ile riskler sonucu oluşabilecek maddi ve bedeni zararların karşılanabilmesi için sunulacak sigorta ve reasürans teminatlarına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla çıkarıldığını açıklamaktadır.
6305 sayılı AFET SİGORTALARI KANUNU m. 1Kaynağı aç
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

