Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası ve İptal Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası ve İptal Davası

Devlet memurluğundan çıkarma cezası, bir daha devlet memurluğuna atanmamak üzere memuriyet statüsüne son veren bir disiplin cezasıdır. Amirlerin bu yöndeki değerlendirmesi üzerine memurun bağlı bulunduğu kurumdaki yüksek disiplin kurulunun kararıyla tesis edilir.

Memurluktan Çıkarma Yaptırımını Gerektiren Fiiller

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 125 uyarınca kurumun huzur ve çalışma barışını ideolojik veya siyasi saiklerle bozmak, kamu hizmetlerini aksatıcı grev, boykot, işgal veya yavaşlatma eylemlerine iştirak etmek, bu hareketleri kışkırtmak veya desteklemek memurluktan çıkarılmayı gerektiren fiiller arasında yer alır.

Mazeretsiz ve kesintisiz olmasa dahi, bir takvim yılı içerisinde mazeret bildirmeksizin toplam yirmi gün mesaiye devam etmemek 657 sayılı Kanun m. 125 kapsamında devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılır.

Memuriyet Şartlarının Kaybedilmesi ile Disiplin Feshi Ayrımı

Kanunun aradığı memuriyet koşullarını baştan itibaren taşımadığı sonradan anlaşılan ya da memuriyet süresi içinde bu nitelikleri kaybeden kişilerin kamu görevi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 98 gereğince sona erer. Bu işlem, disiplin cezası niteliğindeki çıkarma cezasından farklı bir hukuki rejim oluşturarak yasal şartların kaybı esasına dayanır.

Disiplin Soruşturmasındaki Temel Usul Güvenceleri

Disiplin soruşturmasının hukuka uygun yürütülebilmesi amacıyla soruşturmayı yürüten muhakkikin bağımsız olması ve hakkında inceleme yapılan kamu görevlisine üst veya denk bir makamda bulunması gerekir.

Soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri değerlendirecek kişi veya kurulların aynı olmaması ve yasal süre içerisinde isnat olunan fiiller bildirilerek ilgilinin savunmasının alınması, kamu görevlilerinin soruşturma aşamasındaki temel usul güvencelerindendir.

Savunma Hakkı ve Yüksek Disiplin Kurulu İncelemesi

Anayasa m. 129/2 gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerine savunma imkânı tanınmadan disiplin cezası tesis edilemez. 657 sayılı Kanun m. 130 uyarınca soruşturmacı veya yetkili kurul tarafından en az yedi günlük savunma süresi tanınır; haklı bir mazeret olmaksızın bu süre içinde veya bildirilen günde savunma yapılmaması halinde savunma hakkından vazgeçilmiş sayılır. Usulüne uygun savunma alınmadan ve tebligat kurallarına uyulmadan tesis edilen disiplin cezaları hukuka aykırı olup iptali gerekir.

Danıştay Danıştay 12. Daire Başkanlığı, E. 2016/8889, K. 2017/127Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2016/8889 E.  ,  2017/127 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2016/8889 Karar No : 2017/127 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : Karşı Taraf (Davalı) : Vekili : İstemin Özeti : … 5. İdare Mahkemesince verilen … tarihli ve … sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hâkimi Düşüncesi : Dava konusu uyuşmazlıkta, Yüksek Disiplin Kurulunca davacının sözlü dinlenme talebi karşılanmadan tesis edilen devlet memurluğundan çıkarılmaya ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, öte yandan savunma hakkı tanındıktan sonra yeniden işlem tesis edilebileceği açık olduğundan, savunma hakkının kısıtlandığı hususu göz ardı edilerek işin esası hakkında İdare mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeyerek işin gereği görüşüldü: Dava; Ticaret Meslek Lisesinde müdür yardımcısı olan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 12.02.2015 tarihli ve 140 sayılı Yüksek Disiplin Kurulu Kararının iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, davacının ''öğrencisinin 28 gün devamsızlığı bulunması üzerine yardım etme karşılığında öğrenci velisine cinsel ilişki teklifinde bulunduğu, velinin reddetmesi üzerine 200TL rüşvet kaşılığında devamsızlık sorununu halledeceğini söylediği, velinin kendisine 50TL verdiği" iddiasıyla ilgili yapılan soruşturma neticesinde düzenlenen soruşturma raporu ve ekleri ile dava dosyasında yer alan diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının kendisine isnat edilen eylemleri gerçekleştirdiğinin sabit olduğu, disiplin cezasına konu olan fiillere yönelik olarak … 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarihli ve … sayılı kararı ile "sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı ve rüşvet almak" suçlarından hapis cezası aldığı görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir. Anayasa'nın 129. maddesinin 2. fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır. Anılan Anayasa hükmünün gerekçesinde, "yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnad olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır" ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak Anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği belirtilmiştir. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 129. maddesinde, ''Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin sicil dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, sicil dosyası hariç, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir." hükmüne, 130. maddesinde, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükmüne yer verilmiştir. 130. maddede diğer cezalar bakımından memura sadece 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmışken 129. maddey'le memuriyetten çıkarma cezası açısından, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesinden veya vekili vasıtasıyla sözlü savunma yapılmasına kadar, 130. maddeden farklı olarak geniş bir savunma hakkı tanınmış bulunmaktadır. Yasa koyucu disiplin cezası bakımından ilgili açısından en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinde, bu şekilde bir savunma hakkının tanınmasını memur statüsü açısından önemli bir güvence olarak öngörmüştür Anayasa ve 657 sayılı Kanun'un yukarıda alıntısı yapılan maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurunun veya diğer kamu görevlilerinin görevine son verilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarının verilebilmesi için, söz konusu disiplin cezalarını vermeye yetkili merciiler tarafından, ilgili kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınmasının hukuken zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, Yüksek Disiplin Kurulunca hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilen ilgiliye son savunma hakkı tanınması gereklidir. Dosyanın incelenmesinden: … İli, …Ticaret Meslek Lisesi Müdür yardımcısı olarak görev yapan davacının, "öğrencisinin 28 gün devamsızlığı bulunması üzerine yardım etme karşılığında öğrenci velisine cinsel ilişki teklifinde bulunduğu, velinin reddetmesi üzerine 200TL rüşvet kaşılığında devamsızlık sorununu halledeceğini söylediği, velinin kendisine 50TL verdiği" iddiasıyla ilgili yapılan soruşturma sonunda düzenlenen raporda, anılan fiilin sübuta erdiğinin belirlendiğinden bahisle üzerine, davacının, 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, …, … Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan davacının, 18.08.2014 tarihli ilk savunma istemine cevaben yaptığı savunmasında disiplin kurulu önünde sözlü savunma yapma isteminde bulunduğu, bu istemine karşılık 03.02.2015 tarihli ve 1188021 sayılı yazı ile davacının 12.02.2014 tarihinde yapılacak Yüksek Disiplin Kurulu toplantısına sözlü savunmasını yapmak üzere katılmasının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 129. maddesi uyarınca uygun görüldüğünün belirtildiği, davacının bu yazıya cevaben 09.02.2015 tarihli dilekçesi ile söz konusu yazıda belirtilen tarihte duruşmasının olduğu bu nedenle sözlü savunmasını yapmak için başka bir tarihin belirlenmesinin gerektiğini istediği, davalı idarece bu yazıya cevap verilmediği, buna ek olarak 13.02.2015 tarihli ve 598 sayılı … Cumhuriyet Başsavcılığının yazısı ile yazının ekinde sunulan tutanakla … Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan davacının sözlü savunmasını yapmak üzere sevkine ilişkin yazının uyap sistemi üzerinden kurum kayıtlarına 12.02.2015 tarihinde saat 09:40'da aktarılmış olduğundan, il dışı sevklerde de duruşma tarihinden en az 48 saat önce bildirim yapılması gerektiğinden sevkin gerçekleştirilemediğinin belirtildiği, bu nedenle davacının sevkinin yapılamadığı ancak uygun görülecek makul bir tarihin kendilerine bildirilmesi durumunda bakanlıktan izin alınarak sevkin gerçekleştirilebileceğinin bildirilmesine karşın Yüksek Disiplin Kurulunca yeni bir tarih belirlenmeden 12.02.2015 tarihinde yapılan Yüksek Disiplin Kurulu toplantısında davacının sözlü savunma talebi karşılanmadan eylemi sabit görülerek dava konusu cezanın tesis edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, yukarıda sözü edilen mevzuat hükümleri uyarınca hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacı hakkında Yüksek Disiplin Kurulunca son savunması alınmadan tesis edilen dava konusu işlemde ve bu husus göz ardı edilip işin esasına girilerek verilen Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan, Dairemizin bu kararı uyarınca davacı hakkında, son savunma hakkı tanındıktan sonra yeniden işlem tesis edilebileceği de açıktır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 02/02/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

657 sayılı Kanun m. 129, memuriyetten çıkarma tekliflerinde kamu görevlisine genel savunma hükmü olan m. 130'a kıyasla daha nitelikli ve geniş imkânlar tanımaktadır. Çıkarma cezası istenen kamu görevlisi, sicil dosyası haricindeki soruşturma evrakını bizzat inceleme, tanık dinletme, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak bizzat yahut vekili aracılığıyla savunma yapma yetkisine sahiptir.

Yüksek disiplin kurulları, dosyanın kendilerine tevdi edilmesinden itibaren en geç altı ay içinde karar vermekle yükümlüdür. Kurul bu süreçte ilgilinin sicil dosyasını ve her türlü belgeyi incelemeye, kurumlardan resmî bilgi talep etmeye, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye, istinabe yoluyla dinletmeye ve yerinde keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidir.

Yüksek Disiplin Kurulunda Son Savunma Alma Mecburiyeti

Danıştay 12. Dairesi'nin E. 2016/8889, K. 2017/127 sayılı kararında belirtildiği üzere, kamu görevlisinin ilişiğini kesen yaptırımlarda ilgiliye isnat edilen fiillerin hukuki nitelendirmesi, deliller ve önerilen ceza açıkça bildirilerek Yüksek Disiplin Kurulu tarafından son savunma hakkı tanınması zorunludur. İlgilinin sözlü savunma talebine ve sevk engeline rağmen yeni bir savunma günü belirlemeden son savunma alınmaksızın ceza verilmesi işlemi hukuken sakatlar.

Ceza Yargılaması ile Disiplin Soruşturmasının Bağımsızlığı

Disiplin soruşturması adli ceza soruşturması ve kovuşturmasından bağımsız olarak yürütülür. Disiplin sürecinde veya ceza mahkemesinde verilen kararlar kural olarak diğer yargılama veya inceleme mercii açısından bağlayıcı nitelik taşımaz.

Disiplin Soruşturması ve Ceza Verme Zamanaşımı Süreleri

Memurluktan çıkarmayı gerektiren eylemin işlendiğinin yetkili amirlerce öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde soruşturmaya başlanmalıdır. Eylemin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmediği takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar ve memur hakkında ceza uygulanamaz.

İptal Davası ve Yürütmenin Durdurulması Usulü

Devlet memurluğundan çıkarma cezasına karşı açılacak iptal davasında görevli ve yetkili yargı yeri memurun son görev yaptığı yer idare mahkemesidir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 27/2 uyarınca idare mahkemeleri, işlemin uygulanmasıyla telafisi güç veya olanaksız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı bulunması koşullarının birlikte varlığı halinde, idarenin savunması alındıktan veya yasal savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Dilekçe ve eklerinden talebin haksız olduğu anlaşılırsa savunma alınmadan da ret kararı verilebilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

2577 sayılı Kanun m. 27/6 uyarınca yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak durumun gereğine göre mahkeme teminat aramayabilir. İdareden ve adli yardımdan yararlanan ilgililerden teminat alınmaz. Mahkemece yürütmenin durdurulmasına hükmedilmesi halinde çıkarma işlemine bağlı idari tasarruflar dava sonuçlanıncaya kadar askıya alınır ve kamu görevlisinin memuriyet statüsü dava süresince korunur.

Memura savunma hazırlaması için tanınan asgari süre ne kadardır?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m. 130 uyarınca memura savunmasını hazırlaması için yedi günden az süre verilemez. Geçerli mazeret olmaksızın bildirilen süre içinde savunma verilmezse savunma hakkından vazgeçilmiş sayılır.

Soruşturmayı yürüten muhakkik disiplin kurulunda oy kullanabilir mi?

Soruşturmayı bizzat yürüten kişi ile soruşturma neticesinde delilleri inceleyip ceza kararı verecek kurul üyelerinin aynı kişilerden oluşmaması disiplin soruşturmasının temel güvencesidir.

Ceza mahkemesindeki dava disiplin cezasını doğrudan durdurur mu?

Disiplin soruşturması adli ceza yargılamasından bağımsızdır. Ceza soruşturması veya kovuşturmasında verilen kararlar disiplin soruşturması ve disiplin cezası bakımından bağlayıcı kabul edilmez.

Yürütmenin durdurulması kararı memuriyet durumunu nasıl etkiler?

İdare mahkemesinin yürütmenin durdurulması kararı vermesiyle çıkarma cezasının icrası dava neticeleninceye kadar durdurulur ve kamu görevlisinin memuriyet statüsü yargılama boyunca devam eder.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu