Boşanma Davasında Tanıklar Nasıl Belirlenir ve Bildirilir?

by Avukat Erdal Ersoy
Boşanma Davasında Tanıklar Nasıl Belirlenir ve Bildirilir?

Boşanma davalarında tanıklar; evlilik birliğinde çekişmeye konu olan olayları bizzat gözlemlemiş, yaşanan vakıaların zamanını ve yerini somutlaştırabilen, anlatımları birbiriyle tutarlı ve inandırıcı kişiler arasından seçilir. Yalnızca duyuma dayalı aktarımlar yerine, eşler arasındaki uyuşmazlıklara doğrudan şahitlik eden kişilere öncelik tanınması esastır. Bu kişilerin mahkemece dinlenebilmesi için açık kimlik ve adres bilgilerini içeren tanık listesinin delil dilekçesi kapsamında veya mahkemenin tanıdığı kesin süre içerisinde sunulması gerekir.

Evlilik Birliğinin Sarsılması ve Kusurun İspatı

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesi gereğince, evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre davacının kusuru daha ağır olduğu takdirde davalının davaya itiraz hakkı mevcuttur. Eşler arasındaki kusur dağılımının ve evliliğin temelinden sarsıldığının ortaya konulmasında görgüye dayalı tanık anlatımları belirleyici nitelik taşır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
Madde 166- Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir. Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz. (Değişik dördüncü fıkra:14/11/2024-7532/13 md.) Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. B. Dava I. Konusu

Tanık Listesinin Mahkemeye Sunulması ve İkinci Liste Yasağı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca tanık deliline başvuran tarafın, dinletmek istediği şahısların açık kimlik bilgilerini ve adreslerini delil dilekçesinde ya da verilen kesin süre içinde mahkemeye bildirmesi zorunludur. Belirtilen bu sürede liste sunulmadığında kural olarak tanık deliline dayanmaktan feragat edilmiş sayılır. Mahkemeye tanık listesi verildikten sonra kural olarak ikinci bir liste sunulması ve yeni tanık bildirilmesi mümkün değildir.

Mahkeme, görülen işin niteliğine göre bazı tanıkların dinlenmesine gerek olmadığına karar verebilme yetkisine sahiptir. Ancak hâkimin bu takdiri tarafların ispat hakkını engelleyecek ya da kısıtlayacak biçimde keyfi olarak tanık sayısını sınırlandırma sonucunu doğuramaz.

Tanıkların Davet Edilmesi ve Duruşmaya Çağrılma Usulü

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 243. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca tanık kural olarak davetiye çıkarılarak çağrılır ve bu tebligatın duruşma gününden en az bir hafta önce yapılması gerekir. Ancak davetiye gönderilmeden taraflarca mahkemede hazır bulundurulan tanıklar da dinlenir. Tanık listesi sunulması için kesin süre tanındığı ve dinlenme gününün belirlendiği hallerde liste verilmemiş olsa dahi tarafın duruşmada bizzat hazır ettiği tanıklar dinlenir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 243Kaynağı aç
MADDE 243- (1) Tanık davetiye ile çağrılır. Ancak, davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanık da dinlenir. Şu kadar ki, tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hâllerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf, o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir. (2) Davetiyenin duruşma gününden en az bir hafta önce tebliğ edilmiş olması gerekir. Acele hâllerde tanığın daha önce gelmesine karar verilebilir. (3) Tanığı davet, gerektiğinde telefon, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, davete rağmen gelmemeye bağlanan sonuçlar, bu durumda uygulanmaz. Davetiyenin içeriği

6100 sayılı Kanun'un 243. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tanıkların daveti gerektiğinde telefon, faks veya elektronik posta gibi araçlar vasıtasıyla da yapılabilir. Buna karşılık söz konusu iletişim araçlarıyla yapılan davete rağmen tanığın duruşmaya gelmemesi durumunda, gelmemeye bağlanan kanuni zorlayıcı yaptırımlar uygulanamaz.

Davanın görüldüğü yargı çevresi dışındaki başka bir şehirde oturan tanıklar, hangi vakıalar hakkında dinlenecekleri bildirilmek suretiyle talimat yoluyla bulundukları yer mahkemesinde dinlenebilir.

Tanık Beyanlarının Güvenilirliği ve Tanıklıktan Çekinme Halleri

Taraflarla arasında husumet bulunan tanıkların beyanları tek başına kusur tespitine ve mahkeme kararına dayanak yapılamaz. Bu anlatımların hüküm kurulurken gözetilebilmesi ancak diğer deliller ve tutarlı tanık ifadeleri ile desteklenmesi halinde mümkündür.

6100 sayılı Kanun'un 255. maddesi uyarınca bir tanığın davada kişisel yararının bulunması veya beyanının doğruluğu konusunda şüphe uyandıran hallerin mevcudiyeti durumunda, taraflardan her biri bu durumu ileri sürerek ispatlayabilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 255Kaynağı aç
MADDE 255- (1) Tanığın davada yararı bulunmak gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebepler varsa, bunu iki taraftan biri iddia ve ispat edebilir. Tanığa görevinin önemini anlatma

6100 sayılı Kanun'un 248. maddesi uyarınca taraflardan birinin nişanlısı, boşanmış olsalar dahi eşi, kendisinin veya eşinin altsoy ya da üstsoyu, evlatlığı, üçüncü derece dahil kan hısımları ile evlilik bağı kalkmış olsa dahi kayın hısımları ve koruyucu aile ilişkisi bulunanlar tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir. Bu düzenleme anılan kişilerin tanık olarak gösterilmesini engellemez, yalnızca kendilerine beyanda bulunmama hakkı verir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 248Kaynağı aç
MADDE 248- (1) Aşağıdaki kimseler tanıklıktan çekinebilirler: a) İki taraftan birinin nişanlısı. b) Evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi iki taraftan birinin eşi. c) Kendisi veya eşinin altsoy veya üstsoyu. ç) Taraflardan biri ile arasında evlatlık bağı bulunanlar. d) Üçüncü derece de dâhil olmak üzere kan veya kendisini oluşturan evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi kayın hısımları. e) Koruyucu aile ve onların çocukları ile koruma altına alınan çocuk. Sır nedeniyle tanıklıktan çekinme

Ayrıca 6100 sayılı Kanun'un 250. maddesine göre tanığın anlatımı kendisine veya kanunda belirtilen yakınlarına doğrudan maddi bir zarar verecekse, şeref veya itibarını zedeleyecekse, ceza soruşturmasına ya da kovuşturmasına yol açacak nitelikteyse yahut meslek ve sanat sırlarının ifşasına neden olacaksa tanıklıktan çekinilebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 250Kaynağı aç
MADDE 250- (1) Aşağıdaki hâllerde tanıklıktan çekinilebilir: a) Tanığın beyanı kendisine veya 248 inci maddede yazılı kimselerden birine doğrudan doğruya maddi bir zarar verecekse. b) Tanığın beyanı kendisinin veya 248 inci maddede yazılı kimselerden birinin şeref veya itibarını ihlal edecek ya da ceza soruşturmasına veya kovuşturmasına sebep olacaksa. c) Tanığın beyanı, meslek veya sanatına ait olan sırların ortaya çıkmasına sebebiyet verecekse. Tanıklıktan çekinme hakkının istisnaları

Tanıkların Dinlenmesi, Yemin Usulü ve Yalan Tanıklığın Yaptırımı

Duruşmada tanıkların dinlenmesi esnasında yaş ve algılama durumuna göre özel usuller tatbik edilir. On beş yaşını doldurmamış olanlar ile yeminin anlam ve önemini kavrayamayacak derecede temyiz kudretinden yoksun bulunan şahıslar mahkemede yeminsiz dinlenir. Yeminsiz alınan bu beyanlar yeminli ifadeler kadar güçlü olmasa da uyuşmazlığa konu olayların aydınlatılmasına katkı sağlayabilir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri çerçevesinde taraf vekilleri duruşmada tanığa doğrudan soru sorma imkânına sahiptir. Davayı bizzat takip eden taraflar ise tanığa yöneltmek istedikleri soruları ancak duruşma hâkimi aracılığıyla iletebilir.

Tanıkların beyanlarını gerçeğe uygun şekilde sunmaları yasal bir zorunluluktur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 272. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında mahkeme huzurunda veya yeminle tanık dinlemeye yetkili makam önünde yalan tanıklıkta bulunan kimseler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası uygulanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 272Kaynağı aç
Madde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. (3) Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (4) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi ile ilgili olarak gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. (5) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla; yalan tanıklık yapan kişi, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur. (6) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; (…)[105] hükmolunur. (7) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, altıncı fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır. (8) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında hapis cezası dışında adlî veya idari bir yaptırım uygulanmışsa; yalan tanıklıkta bulunan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebepler
Boşanma davasında tanık listesi sunulduktan sonra yeni tanık eklenebilir mi?

Tanık listesi mahkemeye sunulduktan sonra kural olarak ikinci bir liste verilmesi ve yeni tanık bildirilmesi mümkün değildir.

Boşanma davasında akrabalar tanıklıktan çekinebilir mi?

Tarafların eşi, altsoy ve üstsoyu, üçüncü derece dahil kan hısımları ile kayın hısımları kanunen tanıklıktan çekinme hakkına sahiptir.

On beş yaşından küçük çocukların tanıklığı nasıl alınır?

On beş yaşını doldurmamış olanlar ile yeminin anlam ve önemini kavrayamayacak derecede temyiz kudretine sahip olmayanlar mahkemede yeminsiz olarak dinlenir.

Tanık duruşmaya davetiye çıkarılmadan doğrudan götürülebilir mi?

Davetiye gönderilmeden taraflarca duruşmada hazır bulundurulan tanık mahkemece dinlenir; kesin süre tanınmış olsa dahi duruşmada hazır edilen tanıklar dinlenir.

Başka bir şehirde ikamet eden tanık boşanma davasında nasıl dinlenir?

Davanın görüldüğü yer dışındaki bir şehirde bulunan tanık, dinleneceği vakıalar bildirilerek talimat yoluyla ikamet ettiği yer mahkemesinde dinlenebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu