Boşanma Davasında Karşı Dava Açma Şartları ve Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
Boşanma Davasında Karşı Dava Açma Şartları ve Usulü

Boşanma davasında karşı dava, davalının kendisine karşı açılan evlilik birliğinin sonlandırılması davasında, esasa cevap süresi içinde kendi boşanma taleplerini ileri sürmesine imkân tanıyan bir usul hukuku kurumudur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 132/1 uyarınca bir karşı davanın açılabilmesi için öncelikle asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması gerekir. Ayrıca karşı davada ileri sürülecek talep ile asıl davada ileri sürülen talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunması yahut bu davalar arasında hukuki bir bağlantının mevcut olması kanuni bir zorunluluktur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 132Kaynağı aç
MADDE 132- (1) Karşı dava açılabilmesi için; a) Asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması, b) Karşı davada ileri sürülecek olan talep ile asıl davada ileri sürülen talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunması yahut bu davalar arasında bağlantının mevcut olması, şarttır. (2) Belirtilen bu şartlar gerçekleşmeden karşı dava açılacak olursa, mahkeme, talep üzerine yahut resen, karşı davanın asıl davadan ayrılmasına; gerekiyorsa dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir. (3) Karşı davaya karşı, dava açılamaz. Karşı davanın açılması ve süresi

Karşı Dava Şartlarının Sağlanmaması ve Karşı Davaya Karşı Dava Yasağı

Karşı dava açılabilmesi için kanunda öngörülen şartlar gerçekleşmeden dava açılması hâlinde, mahkeme talep üzerine veya kendiliğinden karşı davanın asıl davadan ayrılmasına karar verir; uyuşmazlığın görev yönünden farklı bir mahkemenin alanına girmesi durumunda ise dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine hükmedilir. Öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 132/3 hükmü uyarınca, açılmış olan bir karşı davaya karşı yeni bir karşı dava açılması kesin bir şekilde yasaklanmıştır.

Cevap Süresi ve Karşı Dava Açma Usulü

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 133/1 gereğince karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek suretiyle açılır. Kanun'un 127. maddesinin birinci fıkrası doğrultusunda cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu iki haftalık süre içinde mahkemeye başvuran davalı tarafa, cevap süresinin bitiminden itibaren başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 133Kaynağı aç
MADDE 133- (1) Karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek suretiyle açılır. (2) Süresinden sonra karşı dava açılması hâlinde, mahkeme davaların ayrılmasına karar verir. Asıl davanın sona ermesi
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 127Kaynağı aç
MADDE 127- (1) Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.[13] Süresinde cevap dilekçesi verilmemesinin sonucu

Süresinden Sonra Karşı Dava Açılması ve Usul Ekonomisi İlkesi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 133/2 hükmü uyarınca karşı davanın yasal süresinden sonra açılması hâlinde kural olarak mahkeme davaların ayrılmasına karar verir. Buna karşılık aynı Kanun'un 30. maddesi, hâkimin yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğunu düzenleyen usul ekonomisi ilkesini amirdir. Boşanma yargılamalarında tarafların evlilik birliğine ilişkin iddiaları arasındaki sıkı irtibat sebebiyle, 6100 sayılı Kanun'un 166. maddesindeki davaların birleştirilmesi gerekliliği ile usul ekonomisi ilkesi gözetilerek sırf süre aşımı nedeniyle ayırma kararı verilmemesi yönünde hukuki değerlendirmeler de bulunmaktadır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 30Kaynağı aç
MADDE 30- (1) Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür. Hâkimin davayı aydınlatma ödevi

Asıl Davanın Sona Ermesi ve Harç Yükümlülüğünün Karşı Davaya Etkisi

Karşı dava, asıl davadan tamamen bağımsız bir dava niteliği taşır. Bu bağımsız niteliğin sonucu olarak asıl davanın feragat, kabul veya herhangi bir nedenle sona ermesi karşı davayı etkilemez; mahkeme karşı davayı görmeye ve karara bağlamaya devam eder. Ayrıca karşı davanın açılması sırasında dava harcının yatırılmamış olması durumunda, mahkemenin harcın tamamlatılması için karşı dava açan tarafa süre vermesi gerekmektedir.

Zina Sebebiyle Boşanma ve Tazminat Talepleri

Boşanma davasında karşı dava açan eş, evlilik birliğinin sona ermesine yol açan somut olgulara dayanarak özel boşanma nedenlerini veya tazminat haklarını ileri sürebilir. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 161 uyarınca zina sebebiyle boşanma davası açma hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer; eşini affeden tarafın ise dava hakkı bulunmaz. Bununla birlikte 4721 sayılı Kanun'un 174. maddesi doğrultusunda, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf kusurlu eşten maddi tazminat talep edebilir; boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf ise kusurlu olan diğer taraftan uygun miktarda manevi tazminat isteyebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 161Kaynağı aç
Madde 161- Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. II. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
Madde 174- Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. 2. Yoksulluk nafakası

Genel Yetkili Mahkeme Kuralı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 6/1 hükmüne göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Karşı davanın ayrılması veya bağımsız olarak yetki değerlendirmesine tabi tutulması söz konusu olduğunda genel yetki kuralı bu çerçevede dikkate alınır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
MADDE 6- (1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir. Davalının birden fazla olması hâlinde yetki
Boşanmada karşı dava açma süresi ne kadardır?

Karşı dava, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftalık yasal cevap süresi içinde cevap dilekçesiyle veya ayrı bir dilekçeyle açılır; zorunlu durumlarda bu süre içinde başvuru yapılması koşuluyla mahkemece bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.

Asıl boşanma davasından feragat edilirse karşı dava ne olur?

Karşı dava bağımsız nitelik taşıdığından, asıl davanın feragat, kabul veya başka bir sebeple sona ermesi karşı davayı etkilemez ve mahkeme karşı davayı görmeye devam eder.

Davacı taraf karşı davaya karşı yeni bir karşı dava açabilir mi?

Hayır, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 132/3 hükmü gereğince karşı davaya karşı yeni bir dava açılması kanunen mümkün değildir.

Zina sebebine dayalı karşı dava hangi sürelerde açılmalıdır?

4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 161 uyarınca zina sebebiyle dava açma hakkı, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde eylemin üzerinden beş yıl geçmekle düşer; ayrıca affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Karşı dava ile maddi ve manevi tazminat istenebilir mi?

Evet, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 174 gereğince boşanma yüzünden menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf maddi tazminat, kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf ise manevi tazminat talep edebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu