Boşanmada Kusur ve Kusur Derecelerinin Hukuki Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
Boşanmada Kusur ve Kusur Derecelerinin Hukuki Sonuçları

Boşanmada kusur incelemesinde irade unsuru önem taşır. Kusur temelde iradi bir aykırılığı ifade ettiğinden, eylemin kişinin serbest iradesiyle mi ortaya çıktığı yoksa iradi kontrolün bulunmadığı bir durumun sonucu mu olduğu değerlendirmede dikkate alınır.

Kusur Belirlemesinde İrade ve Kusur Doğuran Davranışlar

Evlilik birliğinde güven zeminini zedeleyen fiziki şiddet, itme, sarsma ve boğaz sıkma gibi bedensel saldırıların yanı sıra sürekli korkutma ve tehdit eylemleri de psikolojik bütünlüğe saldırı niteliği taşıdığından fail eş aleyhine kusur ağırlığını artıran olgular arasında kabul edilir.

Sadakat yükümlülüğünü zedeleyen veya güveni sarsan davranışlar da kusur değerlendirmesinde önem taşır. Fiiller evlilik dışı ilişki düzeyine ulaşmasa dahi, üçüncü kişilerle mahrem sınırları aşan görüşmeler, yoğun ve süreklilik arz eden gizli yazışmalar veya eşin güvenini objektif olarak sarsan temaslar somut olayın özelliklerine göre ağır kusur sonucunu doğurabilir.

Ortak Konutu Terk ve Hoşgörünün Kusura Etkisi

Ortak konutun terk edilmesi eyleminin kusur sayılıp sayılmayacağı, terk eden eşin haklı bir sebebi bulunup bulunmadığına göre tayin edilir. Can güvenliği riski gibi haklı bir sebebin varlığı durumunda terk kusur sayılmayabilir; haklı sebep bulunmaksızın ortak konutun bırakılması ve özellikle durumun süreklilik kazanması halinde kusur ağırlaşır.

Evlilik birliğinde gerçekleşen kusurlu olayların ardından eşlerin birlikte yaşamaya devam etmesi veya ortak hayatı yeniden kurması hali hoşgörü veya affetme kapsamında değerlendirilebilir. Bu tür bir durumda, ortak yaşamın yeniden kurulmasından önceki olaylara dayanılarak ağır kusur iddiasında bulunulması zayıflayabilir.

Kusurun Maddi ve Manevi Tazminata Etkisi

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinin birinci fıkrasına göre, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini talep edebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
Madde 174- Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. 2. Yoksulluk nafakası

Maddi tazminat talebinde bulunabilmek için kanunen kusursuz veya daha az kusurlu olmak koşulu aranır. Eşlerin benzer ağırlıkta kusurlu davranışlarda bulunduğu eşit kusur hallerinde ise tazminat taleplerinin reddi sonucu ortaya çıkabilmektedir.

Kusur Dengesi ve Yoksulluk Nafakası

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi uyarınca, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Bu hüküm gereğince yoksulluk nafakasında nafaka yükümlüsünün kusurlu olması aranmaz; talepte bulunan eşin yoksulluğa düşecek olması, kusurunun diğerinden daha ağır bulunmaması ve talebin yükümlünün mali gücü oranında olması aranır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 175Kaynağı aç
Madde 175- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. 3. Tazminat ve nafakanın ödenme biçimi

Kusur İddialarının İspatı ve Delillerin Hukuka Uygunluğu

Boşanma sürecinde kusur iddialarını desteklemek amacıyla tanık beyanları, mesaj kayıtları, sosyal medya paylaşımları, sağlık raporları ve kolluk tutanakları gibi deliller somut olayın koşullarına göre değerlendirilir. Ancak öne sürülen ispat vasıtalarının hukuka uygun yollardan elde edilmiş olması zorunludur; aksi durumda bu deliller mahkemece dikkate alınmayabilir.

Eşit kusur halinde maddi tazminat talep edilebilir mi?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinin birinci fıkrası uyarınca maddi tazminat isteyebilmek için kusursuz veya daha az kusurlu olmak gerekir; eşlerin benzer ağırlıkta kusurlu bulunduğu eşit kusur durumunda tazminat taleplerinin reddedilmesi sonucu ortaya çıkabilmektedir.

Can güvenliği riski nedeniyle ortak konuttan ayrılmak terk kusuru sayılır mı?

Terk olgusunun kusur sayılıp sayılmayacağı haklı sebebe göre değerlendirildiğinden, can güvenliği riski gibi haklı bir nedenin varlığında terk kusur sayılmayabilir.

Yoksulluk nafakası bağlanabilmesi için hangi şartlar aranır?

Yoksulluk nafakası talebinde bulunan tarafın boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması, kusurunun diğer taraftan daha ağır bulunmaması ve istemin karşı tarafın mali gücü oranında olması gerekir; nafaka yükümlüsünün kusurlu olması ise aranmaz.

Olaylardan sonra ortak hayata devam edilmesi kusur iddialarını nasıl etkiler?

Kusur oluşturan olayların ardından eşlerin birlikte yaşamaya devam etmesi ve ortak hayatı yeniden kurması hoşgörü kapsamında değerlendirilebileceğinden, geçmiş olaylara dayanılarak ileri sürülen ağır kusur iddiası zayıflayabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu