Dava Sürecinde Alınabilecek Geçici Önlemler ve Aile Konutu
Boşanma veya ayrılık davası açıldığında mahkeme hâkimi; davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve müşterek çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici tedbirleri Türk Medeni Kanunu m. 169 gereğince kendiliğinden alır. Bu kapsamda erkek, dava sürecinde barınma ve geçim şartlarının düzenlenmesini isteyebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 169Kaynağı aç
Erkek, eşlerin birlikte yaşadığı taşınmaz üzerine aile konutu şerhi konulmasını talep ederek diğer eşin konut üzerinde tek başına mülkiyeti devretme veya tasarruf işlemlerinde bulunma girişimlerini engelleyebilir. Bu imkân, boşanma davası sürecinde meydana gelebilecek olası hak kayıplarının önüne geçilmesini temin eder.
Çocukların Velayeti ve İştirak Nafakası Hakları
Boşanma davasında erkeğin ortak çocuğun velayetini talep etme hakkı bulunmaktadır. Ancak velayet talebinde hâkim tarafların talepleriyle bağlı değildir; eşlerin mevcut durumlarını, çocuğun sağlık ve eğitim koşullarını, uzman incelemelerini ve çocuğun üstün yararını birlikte değerlendirerek velayetin kimde kalacağını takdir eder.
Velayetin babaya bırakılması durumunda erkek, müşterek çocuğun bakım ve yetiştirilme giderleri için boşanma davası sürerken tedbir nafakası, boşanma hükmü kesinleştikten sonra ise iştirak nafakası talep etme hakkına sahiptir.
Ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesi hâlinde erkeğin çocukla belirli ve uygun ölçülerde vakit geçirmesini sağlayacak biçimde kişisel ilişki kurulmasına karar verilir. Türk Medeni Kanunu m. 182/2 hükmü doğrultusunda mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi durumunda çocuğun menfaatine aykırı olmamak şartıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 182Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu m. 182/3 gereğince, velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine kendi mali gücü oranında katılmak zorundadır. Dolayısıyla velayet babada kaldığında diğer eş bu giderleri karşılamakla mükelleftir.
Maddi ve Manevi Tazminat İsteme Hakkı
Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya diğer eşe kıyasla daha az kusurlu olan taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Türk Medeni Kanunu m. 174/1 hükmü cinsiyet ayrımı gözetmeksizin erkeğe de bu talep hakkını tanımaktadır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
Boşanmaya sebebiyet veren olaylar nedeniyle şahsiyet ve kişilik hakları saldırıya uğrayan eş, kusurlu olan diğer taraftan Türk Medeni Kanunu m. 174/2 çerçevesinde manevi tazminat olarak uygun bir bedelin ödenmesini talep edebilir.
Yoksulluk Nafakası Hakkı
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, boşanmaya sebep olan olaylardaki kusuru diğer eşten daha ağır olmamak şartıyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka talep edebilir. Türk Medeni Kanunu m. 175 uyarınca nafaka yükümlüsünün kusurlu olması aranmaz ve şartları oluştuğu takdirde erkek de yoksulluk nafakası alabilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 175Kaynağı aç
Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Kişisel Mallar
Mal paylaşımı hakkı, boşanma davasından bağımsız olarak açılan mal paylaşımı davası ile ileri sürülür. Edinilmiş mallara katılma rejiminde erkek; katkı payı alacağı, değer artış payı, artık değere katılma alacağı ve denkleştirme gibi parasal taleplerini bu dava vasıtasıyla talep edebilir.
Türk Medeni Kanunu m. 220 gereğince eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyalar, mal rejiminin başlangıcında eşe ait olan ya da sonradan miras veya karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri, manevî tazminat alacakları ve kişisel malların yerine geçen ikame değerler kanun gereği kişisel mal sayılır. Erkeğin bu nitelikteki kişisel malları mal rejiminin tasfiyesine ve artık değer paylaşımına tabi tutulmaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 220Kaynağı aç
Erkek boşanma davasında yoksulluk nafakası alabilir mi?
Evet, Türk Medeni Kanunu m. 175 uyarınca boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan erkek, kusuru diğer eşten daha ağır olmamak kaydıyla kadının mali gücü oranında süresiz yoksulluk nafakası talep edebilir; nafaka yükümlüsünün kusurlu olması şartı aranmaz.
Velayet babada kalırsa kadından nafaka istenebilir mi?
Evet, velayet babaya verildiğinde dava devam ederken tedbir nafakası, karar kesinleştikten sonra ise Türk Medeni Kanunu m. 182/3 uyarınca çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılması için kadından iştirak nafakası talep edilebilir.
Erkek eşinin mülkiyetindeki taşınmaza aile konutu şerhi koydurabilir mi?
Evet, eşlerin birlikte yaşadığı taşınmaz üzerine aile konutu şerhi konulması talep edilerek boşanma sürecinde diğer eşin taşınmaz üzerinde tek başına tasarruf yapması ve olası hak kayıpları engellenebilir.
Erkeğin kişisel malları boşanmada mal paylaşımına girer mi?
Hayır, Türk Medeni Kanunu m. 220 uyarınca erkeğin kişisel kullanım eşyaları, evlilik öncesi malları, miras veya karşılıksız kazanımları, manevi tazminat alacakları ve bunların yerine geçen değerler kişisel mal sayılır ve tasfiyeye dahil edilmez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

