Çekişmeli Boşanma Davasında Kadının Hakları Nelerdir?

by Avukat Erdal Ersoy
Çekişmeli Boşanma Davasında Kadının Hakları Nelerdir?

Çekişmeli boşanma davasında kadın; dava sürecinde barınma, geçici tedbir nafakası ve 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu önlemlerden yararlanabileceği gibi, davanın esasına yönelik yoksulluk nafakası, müşterek çocuk için iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat talep etme hakkına sahiptir. Kadın, aleyhine dava açılması durumunda da davalı sıfatıyla süresinde savunma ve itirazlarını sunabilir; şartları oluşmuşsa karşı dava yoluyla boşanma, velayet, nafaka, tazminat ve alacak taleplerini mahkemeye taşıyabilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 169Kaynağı aç
Madde 169- Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re'sen alır. C. Karar I. Boşanma veya ayrılık

Geçici Barınma, Koruma ve Aile Konutu Hakları

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi uyarınca mahkeme, boşanma veya ayrılık davası açıldığında yargılama süresince tarafların barınması, geçimi, müşterek malların idaresi ile çocukların bakım ve korunmasına dair zorunlu geçici tedbirleri kendiliğinden karara bağlar. Bu çerçevede, taşınmaz diğer eşin mülkiyetinde yer alsa veya kira sözleşmesi onun adına düzenlenmiş olsa dahi, aile konutu niteliği sürdüğü müddetçe konut mahkeme tarafından kadına ve çocuklara geçici olarak tahsis edilebilir.

Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesi gereğince, eşlerden biri diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, konutu devredemez veya konut üzerindeki hakları sınırlandıramaz. Haklı bir sebep olmadan rıza verilmemesi halinde hâkimin müdahalesi talep edilebilir. Taşınmazın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir. Aile konutu kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş kiralayana yapacağı bildirimle kira sözleşmesinin tarafı haline gelir ve bildirimle birlikte diğer eşle müteselsilen sorumlu olur.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 194Kaynağı aç
Madde 194- Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. Rızayı sağlayamayan veya haklı bir sebep olmadan kendisine rıza verilmeyen eş, hâkimin müdahalesini isteyebilir. Aile konutu olarak özgülenen taşınmaz malın maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutla ilgili gerekli şerhin verilmesini tapu müdürlüğünden isteyebilir.[16] Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı hâline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur. E. Birliğin korunması I. Genel olarak

Dava öncesinde veya yargılama sırasında şiddet, tehdit, ısrarlı takip veya psikolojik baskı tehlikesinin varlığı durumunda, 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma talep edilebilir. Bu çerçevede şiddet uygulayan veya uygulama ihtimali bulunan eşin konuttan ya da işyerinden uzaklaştırılması, iletişim araçlarıyla rahatsızlık vermesinin önlenmesi, geçici barınma sağlanması ve geçici maddi yardım bağlanması gibi koruyucu ve önleyici tedbirlere karar verilebilir.

Nafaka Talepleri ve Yaptırımları

Boşanma davası sürecinde geçici geçimin temini için Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesine dayanılarak tedbir nafakasına hükmedilebilir. Tedbir nafakası kural olarak davanın açılmasından kesinleşmesine kadar devam eder ve hâkim açık bir talep bulunmasa dahi bu önlemi kendiliğinden takdir edebilir; bu aşamada tarafların nihai boşanmadaki kusur durumları tedbirin takdirine engel teşkil etmez.

Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi uyarınca, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak şartıyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak yoksulluk nafakası isteyebilir. Bu nafaka türünde nafaka yükümlüsünün kusurlu olması aranmaz; ancak yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için ilgilinin açık talebi şarttır. Yoksulluk nafakası boşanma davası içinde istenebileceği gibi, hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde açılacak bağımsız bir dava ile de talep edilebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 175Kaynağı aç
Madde 175- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. 3. Tazminat ve nafakanın ödenme biçimi
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 178Kaynağı aç
Madde 178- Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. VI. Mal rejiminin tasfiyesi 1. Boşanma hâlinde

Boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte çocuğun bakım ve eğitim masraflarına katılım sağlamak amacıyla Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesi gereğince iştirak nafakası ödenmeye başlar ve çocuk ergin olana dek sürer. Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş bu masraflara gücü oranında katılmakla yükümlüdür; hâkim talep aranmaksızın kendiliğinden iştirak nafakasına hükmedebilir ve istem halinde bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 182Kaynağı aç
Madde 182 – Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra, ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler. (Ek ikinci fıkra:24/11/2021-7343/37 md.) Mahkeme, kararında kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini ihtar eder. Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Hâkim, istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. 2. Durumun değişmesi

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesi gereğince, nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında alacaklının şikâyeti üzerine icra mahkemesince üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği ifa edilirse borçlu tahliye edilir. Ancak borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmışsa, mahkeme ileri sürülen sebepleri gözeterek tazyik hapsinin uygulanmasını bu davanın sonucuna bırakabilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 344Kaynağı aç
Madde 344 – (Değişik: 31/5/2005-5358/15 md.) Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir. Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir. Hükmi şahısların muamelelerinde kimlerin ceza göreceği:

Maddi ve Manevi Tazminat Hakları

Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinin birinci fıkrasına göre, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu olan diğer taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Tazminat talebi, çekişmeli boşanma davası dilekçesiyle ileri sürülebileceği gibi dava sırasında da sunulabilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
Madde 174- Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. 2. Yoksulluk nafakası

Aynı Kanun'un 174. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini talep edebilir. Manevi tazminat için boşanma sebebi fiiller ile kişilik haklarına vuku bulan saldırı arasında illiyet bağının bulunması ve talep edenin kusurunun daha ağır olmaması aranır.

Türk Medeni Kanunu'nun 178. maddesi hükmü uyarınca, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu nedenle boşanma davası içinde ileri sürülmeyen maddi tazminat, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri, kesinleşmeden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi içinde ayrı bir davaya konu edilebilir.

Velayet ve Karşı Dava Usulü

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesi gereğince hâkim, boşanma yahut ayrılık kararı verirken şartlar elverdiği ölçüde ebeveynleri ve gerekiyorsa vesayet makamını dinleyerek tarafların hakları ile çocukla kurulacak kişisel ilişkiyi hüküm altına alır. Ayrıca mahkeme ilamında, tesis edilen kişisel ilişki esaslarına uyulmaması durumunda çocuğun menfaati gözetilerek velayetin el değiştirebileceği taraflara açıkça ihtar edilir.

Erkek eş tarafından ikame edilen çekişmeli boşanma davalarında kadın, davalı sıfatıyla süresinde cevap ve itirazlarını bildirebileceği gibi, koşulları mevcutsa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri dairesinde karşı dava açabilir. Karşı dava vasıtasıyla kadın; kendi boşanma talebini, velayeti, nafaka kalemlerini, maddi ve manevi tazminatı, ziynet eşyası alacağını ve mal rejiminden kaynaklanan katkı veya katılma alacağı taleplerini ileri sürebilir.

Hâkim talep olmadan tedbir nafakasına kendiliğinden karar verebilir mi?

Evet, Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi gereğince hâkim boşanma davası sürecinde geçici önlemleri kendiliğinden almakla yükümlü olduğundan, talep bulunmasa dahi tedbir nafakasına re'sen hükmedebilir.

Yoksulluk nafakası bağlanması için borçlu eşin kusurlu olması gerekir mi?

Hayır, Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi uyarınca nafaka yükümlüsünün kusurlu olması aranmaz; talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması ve kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması yeterlidir.

Ödenmeyen nafaka borcu sebebiyle tazyik hapsi kararı ertelenebilir mi?

Evet, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesi doğrultusunda, nafaka borçlusunun nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açması halinde mahkeme tazyik hapsinin uygulanmasını davanın sonuna bırakabilir.

Boşanmadan sonra maddi ve manevi tazminat davası açmak için zamanaşımı süresi nedir?

Türk Medeni Kanunu'nun 178. maddesi gereğince evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu