Boşanma Sebepleri, Ayrılık Kararı ve Yabancılık Unsuru

by Avukat Erdal Ersoy
Boşanma Sebepleri, Ayrılık Kararı ve Yabancılık Unsuru

Türk Medeni Kanunu düzenlemelerine göre boşanma davası, kanunda açıkça gösterilen özel veya genel sebeplere dayanılarak açılabilir. Dava hakkına sahip bulunan eş, evliliğin tamamen sonlandırılması yerine dilerse mahkemeden ayrılık kararı verilmesini de isteyebilir. Boşanma veya ayrılık davalarına bakmakla yetkili mahkeme ise taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesi veya davadan önce eşlerin son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 167Kaynağı aç
Madde 167- Boşanma davası açmaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir. II. Yetki
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 168Kaynağı aç
Madde 168- Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. III. Geçici önlemler

Özel Boşanma Sebepleri ve Hak Düşürücü Süreler

Eşlerden birinin zina etmesi hâlinde diğer eş boşanma davası açma hakkına kavuşur. Zina gerekçesiyle dava açma hakkı, boşanma sebebinin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay ve her hâlde zina eyleminin gerçekleşmesinden itibaren beş yıl geçmekle düşer. Eşinin zina eylemini affeden tarafın dava açma hakkı bulunmamaktadır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 161Kaynağı aç
Madde 161- Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. II. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış

Eşlerden her biri, diğer eşin hayatına kastetmesi, kendisine pek kötü davranması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunması sebebiyle boşanma davası açabilir. Bu gerekçelere dayalı dava açma hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan itibaren beş yıl geçmesiyle düşer; eşini affeden tarafın dava hakkı kalmaz.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 162Kaynağı aç
Madde 162- Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. III. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme

Eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi ya da haysiyetsiz bir hayat sürmesi sebebiyle kendisiyle birlikte yaşaması diğer eşten beklenemez hâle gelirse, bu eş herhangi bir hak düşürücü süreye bağlı kalmaksızın her zaman boşanma davası açabilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 163Kaynağı aç
Madde 163- Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir. IV. Terk[15]

Evlilik birliğinin getirdiği yükümlülükleri yerine getirmemek amacıyla eşini terk eden veya haklı bir gerekçe bulunmaksızın ortak konuta dönmeyen eşe karşı, ayrılık hâlinin en az altı ay sürmesi ve yapılan ihtarın sonuçsuz kalması durumunda terk sebebiyle boşanma davası açılabilir. Eşini ortak konutu terk etmeye zorlayan ya da haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen taraf da terk etmiş sayılır. İhtar isteminde bulunabilmek için altı aylık ayrılık süresinin dördüncü ayının tamamlanması şarttır; ihtarda iki ay içinde dönülmesi gerektiği ve doğacak hukuki sonuçlar bildirilir ve bu ihtardan itibaren iki ay geçmedikçe boşanma davası açılamaz.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 164Kaynağı aç
Madde 164- Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır. Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz. V. Akıl hastalığı

Eşlerden birinin akıl hastası olması ve bu durum sebebiyle ortak hayatın diğer eş yönünden çekilmez hâle gelmesi durumunda, hastalığın geçmesine imkân bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi koşuluyla boşanma davası açılabilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 165Kaynağı aç
Madde 165- Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir. VI. Evlilik birliğinin sarsılması

Genel Boşanma Sebepleri ve Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması

Evlilik birliği, eşlerin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Davayı açan eşin kusuru diğer eşe göre daha ağır ise davalının açılan davaya itiraz etme hakkı mevcuttur. Ancak davalının bu itirazı hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıyorsa ve evlilik birliğinin devamında davalı ile müşterek çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa hâkim boşanmaya karar verebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
Madde 166- Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir. Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz. (Değişik dördüncü fıkra:14/11/2024-7532/13 md.) Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. B. Dava I. Konusu

Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması şartıyla, eşlerin mahkemeye birlikte başvurması veya bir eşin açtığı boşanma davasını diğer eşin kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile müşterek çocukların durumuna ilişkin taraflarca kabul edilen düzenlemeyi uygun bulması zorunludur.

Daha önce herhangi bir nedene dayalı olarak açılan boşanma davasının mahkemece reddi yönündeki kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçtikten sonra, müşterek hayat hangi gerekçeyle olursa olsun yeniden kurulamamışsa eşlerden birinin başvurusuyla birliğin sarsıldığı kabul edilir ve boşanma kararı verilir.

Yargılama Tedbirleri ve Ayrılık Kararının Şartları

Boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim, yargılama süresince gerekli olan barınmaya, geçinmeye, eşlerin mallarının yönetimine ve müşterek çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici tedbirleri kendiliğinden re'sen almakla yükümlüdür.

Boşanma sebebinin ispatlanması hâlinde hâkim boşanmaya veya ayrılığa hükmedebilir. Açılan dava yalnızca ayrılık talebine ilişkin ise hâkim boşanma kararı veremez. Dava boşanma talebiyle açılmışsa, hâkim ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 170Kaynağı aç
Madde 170- Boşanma sebebi ispatlanmış olursa, hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verir. Dava yalnız ayrılığa ilişkinse, boşanmaya karar verilemez. Dava boşanmaya ilişkinse, ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebilir. II. Ayrılık süresi

Ayrılık kararı mahkemece bir yıldan üç yıla kadar bir süre için verilebilir ve belirlenen süre kararın kesinleşmesiyle işlemeye başlar. Ayrılık süresi devam ederken evlilik birliği hukuken sürdüğü için eşlerin birbirlerine karşı sadakat yükümlülüğü devam eder.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 171Kaynağı aç
Madde 171- Ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir. Bu süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar. III. Ayrılık süresinin bitimi

Yabancılık Unsuru Taşıyan Uyuşmazlıklarda Uygulanacak Hukuk

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun uyarınca boşanma ve ayrılık sebepleri ile bunların hükümleri kademeli bir kurala tâbidir. Bu uyuşmazlıklarda öncelikle eşlerin müşterek millî hukuku uygulanır. Eşlerin ayrı vatandaşlıkta olmaları hâlinde müşterek mutad mesken hukuku, müşterek mutad meskenin de bulunmaması durumunda Türk hukuku tatbik edilir.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 14Kaynağı aç
MADDE 14 – (1) Boşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümleri, eşlerin müşterek millî hukukuna tâbidir. Tarafların ayrı vatandaşlıkta olmaları hâlinde müşterek mutad mesken hukuku, bulunmadığı takdirde Türk hukuku uygulanır. (2) Boşanmış eşler arasındaki nafaka talepleri hakkında birinci fıkra hükmü uygulanır. Bu hüküm ayrılık ve evlenmenin butlanı hâlinde de geçerlidir. (3) Boşanmada velâyet ve velâyete ilişkin sorunlar da birinci fıkra hükmüne tâbidir. (4) Geçici tedbir taleplerine Türk hukuku uygulanır. Evlilik malları

Boşanmış eşler arasındaki nafaka talepleri ile ayrılık ve evlenmenin butlanı hâlindeki nafakaya ilişkin taleplerde de eşlerin müşterek millî hukuku, ayrı vatandaşlık hâlinde müşterek mutad mesken hukuku, bunun bulunmaması hâlinde Türk hukuku uygulanır. Boşanmada velâyet ve velâyete ilişkin meseleler de aynı kademeli kanunlar ihtilafı kuralına tâbidir.

Yabancı adli makamlarca verilen kararların idari yoldan nüfus müdürlüklerince kütüğe tescil edilmesi yalnızca boşanma hükmünü kapsar. Kararda hükme bağlanan velayet, mal paylaşımı, nafaka veya tazminat gibi fer'î ve mali nitelikteki sonuçlar idari tescile konu edilemez; ayrıca eşlerden birinin başvurmaması hâlinde idari tescil yolu işletilemez.

Zina sebebiyle boşanma davası hangi süre içinde açılmalıdır?

Zina sebebiyle dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer; eşini affeden tarafın dava açma hakkı yoktur.

Terk sebebiyle boşanma davası açmadan önce ihtar süreci nasıl işler?

Ayrılık süresinin dördüncü ayı bitmedikçe mahkemeden veya noterden ihtar isteminde bulunulamaz; terk eden eşe iki ay içinde dönmesi ihtar edilir ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe boşanma davası açılamaz.

Boşanma davasında hâkim re'sen ayrılık kararı verebilir mi?

Dava boşanma talebiyle açılmışsa, hâkim boşanma sebebinin ispatlanmış olması koşuluyla ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verebilir; dava yalnızca ayrılık talebine ilişkinse boşanma kararı verilemez.

Yabancı mahkeme kararlarındaki velayet ve nafaka hükümleri nüfus müdürlüğünce tescil edilir mi?

Nüfus müdürlüğünce yapılan idari tescil yalnızca boşanma hükmünü kapsar; velayet, mal paylaşımı, nafaka ve tazminat gibi fer'î ve mali neticeler idari tescil kapsamında bulunmayıp eşlerden birinin başvurmaması hâlinde de idari yol kullanılamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu