Eşlerden birinin vefatı halinde sağ kalan eş, birlikte yaşadıkları konut ve ev eşyasının kendisine tahsis edilmesini Türk Medeni Kanunu kapsamında iki farklı hukuki yola dayanarak talep edebilir. Bu haklar, mal rejiminin tasfiyesine dayalı katılma alacağına mahsuben ileri sürülebileceği gibi, terekenin paylaştırılması kapsamında miras payına mahsuben de istenebilir. İki hukuki kurumun talep edilebilecek hak türü ve şartları bakımından ayrı kuralları bulunur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 240Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 652Kaynağı aç
Mal Rejimi Kapsamında Katılma Alacağına Mahsuben Özgüleme
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 240. maddesinin birinci fıkrasına göre; sağ kalan eş, eski yaşantısını sürdürebilmek amacıyla, ölen eşine ait olup birlikte ikamet ettikleri konut üzerinde katılma alacağına mahsup edilmek ve yetmediği durumda bedel eklenmek koşuluyla intifa veya oturma hakkı verilmesini isteyebilir. Eşler arasındaki mal rejimi sözleşmesinde yer alan farklı düzenlemeler saklıdır. Katılma alacağına esas teşkil eden edinilmiş mallar ise aynı Kanun'un 219. maddesi gereğince, her eşin bu rejimin devamı süresince karşılığını vererek edindiği malvarlığı değerleridir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 219Kaynağı aç
Sağ kalan eş, Türk Medeni Kanunu'nun 240. maddesinin ikinci fıkrası doğrultusunda ev eşyası üzerinde kendisine mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir. Konut bakımından ise haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan eşin veya ölen eşin yasal mirasçılarının istemiyle intifa veya oturma hakkı yerine konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir.
Miras Payına Mahsuben Konut ve Ev Eşyasının Özgülenmesi
Türk Medeni Kanunu'nun 652. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, tereke dahilinde eşlerin birlikte yaşadıkları konut veya ev eşyası yer alıyorsa, sağ kalan eş bunlar üzerinde miras payına mahsuben mülkiyet hakkı verilmesini talep edebilir. Katılma alacağına dayalı talepten farklı olarak bu düzenlemede hem aile konutu hem de ev eşyası için öncelikli hak türü mülkiyettir.
Miras payına mahsuben özgülemede, haklı sebeplerin varlığı şartıyla sağ kalan eşin veya diğer yasal mirasçılardan birinin talebi doğrultusunda konut veya eşya üzerinde mülkiyet hakkı yerine intifa ya da oturma hakkı tanınmasına da karar verilebilir.
Özgüleme Talebinde Mirasçılık Sıfatı ve Terekenin Durumu
Sağ kalan eş ancak mirasçılık sıfatına sahip olduğu takdirde özgüleme talebinde bulunabilir; terekenin borca batık olması hâlinde ise bu talep ileri sürülemez.
Özgüleme Talebinin Yasal İstisnaları
Türk Medeni Kanunu'nun 240. maddesinin dördüncü fıkrası ile 652. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, murisin meslek veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı faaliyeti sürdürmesi için zorunlu olan bölümlerde sağ kalan eş aile konutuna veya ev eşyasına ilişkin özgüleme haklarını ileri süremez. Bunun yanında, tarımsal nitelikteki taşınmazlara ilişkin miras hukuku kuralları da saklı tutulmuştur.
Gaiplik durumunda tereke malları teslim edilirken güvence gösterilmesi gerekir mi?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 584. maddesinin birinci fıkrasına göre, hakkında gaiplik kararı bulunan kimsenin mirasçıları veya mirasında hak sahibi olanlar, tereke malları kendilerine verilmeden önce ileride ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerine ya da bizzat gaibe iade edeceklerine dair teminat göstermekle yükümlüdür.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 584Kaynağı aç
Gaiplikte teminat yükümlülüğü ne kadar süreyle geçerlidir?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 584. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu teminat; ölüm tehlikesi içinde kaybolma halinde beş yıl, uzun zamandır haber alınamama durumunda on beş yıl ve her ihtimalde gaibin yüz yaşına varmasına kadar geçecek süre için sağlanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

