Boşandıktan Sonra Kayınbaba ve Kayınvalideyle Evlenilir mi?

by Avukat Erdal Ersoy
Boşandıktan Sonra Kayınbaba ve Kayınvalideyle Evlenilir mi?

Kayın Hısımlığına Dayalı Evlenme Yasağının Kapsamı

Evlilik birliğinin boşanma veya ölüm gibi sebeplerle sona ermiş olması, eşlerin birbirlerinin ailesiyle olan hısımlık bağını tamamen ortadan kaldırmaz. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları aynı tür ve dereceden kayın hısımı haline gelir ve bu kayın hısımlığı evlilik sona erse bile varlığını sürdürür. Bu doğrultuda kanunun 129. maddesinin ikinci fıkrası, kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik bitmiş olsa dahi eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında evlenmeyi kesin bir biçimde yasaklamıştır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 129Kaynağı aç
Madde 129- Aşağıdaki kimseler arasında evlenme yasaktır: 1. Üstsoy ile altsoy arasında; kardeşler arasında; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında, 2. Kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik sona ermiş olsa bile, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında, 3. Evlât edinen ile evlâtlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında. II. Önceki evlilik 1. Sona erdiğinin ispatı a. Genel olarak
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 18Kaynağı aç
Madde 18- Eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları, aynı tür ve dereceden kayın hısımları olur. Kayın hısımlığı, kendisini meydana getiren evliliğin sona ermesiyle ortadan kalkmaz. V. Yerleşim yeri 1. Tanım

Bu yasal düzenleme çerçevesinde bir kimse, boşandığı ya da vefat eden eşinin annesi, babası, büyükannesi ve büyükbabası gibi üstsoy hısımlarıyla evlenemez. Benzer şekilde eski eşin çocukları veya torunları gibi altsoy hısımlarıyla yapılacak evlilikler de kanuni evlenme engeli kapsamındadır.

Yasağa Aykırı Yapılan Evliliğin Hukuki Durumu ve Butlan Davası

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 145. maddesinin dördüncü bendi uyarınca, eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması durumunda evlenme mutlak butlanla batıldır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 145Kaynağı aç
Madde 145- Aşağıdaki hâllerde evlenme mutlak butlanla batıldır: 1. Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması, 2. Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması, 3. Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması, 4. Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması. II. Dava açma görevi ve hakkı

4721 sayılı Kanun'un 146. maddesine göre mutlak butlan davası Cumhuriyet savcısı tarafından re'sen açılabileceği gibi menfaati ve ilgisi bulunan herkes tarafından da açılabilir. Kanunun 156. maddesi uyarınca batıl bir evlilik ancak mahkeme hâkiminin vereceği kararla sona erer. Mutlak butlan hâlinde dahi evlilik akdi, mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçerli bir evliliğin bütün hukuki sonuçlarını doğurmaya devam eder.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 146Kaynağı aç
Madde 146- Mutlak butlan davası, Cumhuriyet savcısı tarafından re'sen açılır. Bu dava, ilgisi olan herkes tarafından da açılabilir. III. Dava hakkının sınırlanması veya kalkması
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 156Kaynağı aç
Madde 156- Batıl bir evlilik ancak hâkimin kararıyla sona erer. Mutlak butlan hâlinde bile evlenme, hâkimin kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur. II. Sonuçları 1. Çocuklar yönünden

Eski Eşin Kardeşi ile Evlilik Bakımından Durum

Türk Medeni Kanunu'nda yer alan evlenme yasakları kayın hısımlığı açısından sadece üstsoy ve altsoy ile sınırlandırılmıştır. Eski eşin erkek veya kız kardeşi ile evlenmeyi engelleyen kanuni bir yasak bulunmamaktadır. Dolayısıyla evlilik birliği sona erdikten sonra eski eşin kardeşiyle hukuken geçerli bir evlilik yapılabilir.

Kayın Hısımlığının Devamının Ceza Hukukundaki Yansıması

Kayın hısımlığının evliliğin bitmesiyle son bulmaması kuralı yalnızca aile hukuku bakımından değil, ceza hukuku yaptırımları açısından da bağlayıcıdır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102. maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi gereğince, cinsel saldırı suçunun üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı işlenmesi hâlinde verilecek cezalar yarı oranında artırılır. Medeni Kanun gereğince evlilik sona erse dahi kayın hısımlığı devam ettiğinden, boşanmış olunan eşin üstsoy veya altsoyuna karşı işlenen bu tür fiillerde de nitelikli hâl uygulanarak ceza artırımı yapılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 102Kaynağı aç
Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.) (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır. (3) Suçun; a) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, b) Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından, d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte, e) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle, işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı oranında artırılır. (4) Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. (5) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur. Çocukların cinsel istismarı
Boşandıktan sonra kayınbaba veya kayınvalide ile evlenmek mümkün müdür?

Hayır, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 129. maddesi gereğince evlilik sona ermiş olsa bile eski eşin anne ve babasıyla evlenmek kanunen yasaktır.

Yasak olmasına rağmen kayınbaba veya kayınvalide ile evlenilirse bu evlilik kendiliğinden yok sayılır mı?

Hayır, evlilik mutlak butlanla sakat olsa da kendiliğinden ortadan kalkmaz; 4721 sayılı Kanun'un 146 ve 156. maddeleri uyarınca açılacak butlan davası neticesinde hâkim kararıyla sona erdirilene kadar geçerli bir evliliğin sonuçlarını doğurur.

Eşin vefatı hâlinde kayınvalide veya kayınbaba ile evlenilebilir mi?

Hayır, evlilik vefat nedeniyle sona ermiş olsa dahi kayın hısımlığı devam ettiğinden eski eşin üstsoyu ile evlenilemez.

Eski eşin kardeşiyle evlenilmesine yasal bir engel var mıdır?

Hayır, kanundaki evlenme yasağı yalnızca eski eşin üstsoyu ve altsoyu için geçerli olduğundan eski eşin kardeşiyle evlenmek hukuken mümkündür.

Evlilik bitince kayın hısımlığı büsbütün sona erer mi?

Hayır, 4721 sayılı Kanun'un 18. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kayın hısımlığı evliliğin sona ermesiyle ortadan kalkmaz ve hem evlenme yasakları hem de ceza artırımı hükümleri bakımından etkisini sürdürür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu