Bir Alt Disiplin Cezası Uygulanması ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Bir Alt Disiplin Cezası Uygulanması ve Şartları

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan Devlet memurları hakkında verilecek disiplin cezalarında bir derece hafif olan ceza uygulanabilir.

Bir Alt Disiplin Cezasının Hukuki Niteliği ve Sıralamadaki Yeri

657 sayılı Kanun'un 125. maddesinde disiplin cezaları ağırlık derecesine göre sırasıyla uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve memurluktan çıkarma şeklinde sıralanmıştır. Danıştay 8. Dairesinin 1994/7701 Esas ve 1996/2345 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, bir alt ceza memurun fiiline uyan cezanın alt sınırının belirlenmesi olmayıp kanunda yer alan sıralamaya göre bir derece hafif olan cezanın uygulanmasıdır. Dolayısıyla kademe ilerlemesinin durdurulması yaptırımında üç yıl yerine bir yıl tayin edilmesi alt ceza uygulaması teşkil etmez.

Danıştay 8. Daire, E. 1994/7701, K. 1996/2345Kaynağı aç
8. Daire         1994/7701 E.  ,  1996/2345 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 1994/7701 Karar No: 1996/2345 Temyiz İsteminde Bulunan : … Belediye Başkanlığı Vekili : … Karşı Taraf : … İstemin Özeti : Davacının 1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziyesine ilişkin 14.4.1992 gün ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davayı, davalı idarece başkan yardımcısı iken 30.1.1992 günlü işlemle Teftiş Kurulu Müdürlüğüne müfettiş olarak atanan davacı hakkında, Başkan Yardımcıları … ve … 'e telefonla küfür ve hakarette bulunmak, izinsiz ve mazeretsiz olarak 3.2.1992-12.2.1992 tarihleri arasınında 10 gün göreve gelmemek, basına izinsiz demeç vererek belediye hakkında asılsız suçlamalarda bulunmak iddialarıyla ilgili olarak soruşturma açıldığı, soruşturma neticesinde elde edilen bilgi ve belgelere göre ileri sürülen iddiaların sübut bulduğundan bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin D/b, D/b ve D/g fıkraları uyarınca 1 yıl kademe ilerlememisin durdurulması cezası ile tecziyesi yolunda dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmakta ise de olayda davacının telefonla küfür ettiğine dair yeterli kanıt bulunmadığı, devamsızlığın iddia edildiği gibi 10 gün değil 9 gün olduğu, basında yer alan yazının belediye ile ilgili bir bilgi veya demeç niteliğinde olmadığı gerekçeleri ile dava konusu işlemi iptal eden … İdare Mahkemesinin 20.6.193 ve … sayılı kararının, davacının o gün işe gelmediğinin tutanaklarla sabit olduğu, davacının dava dilekcesinde basında yer alan yazı hakkında " görevin gereği beni ilgilendiren açıklamalardan ibarettir" diyerek 657 sayılı Yasanın 125/D-g fıkrasında belirtilen yasağı çiğnediğini itiraf ettiği, mahkemenin eksik inceleme sonucu karar verdiği öne sürülerek 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti : Mahkeme kararının yerinde ve hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerektiği yolundadır. Danıştay Tetkik Hakimi … 'ın Düşüncesi : Davacının 3 gün göreve gelmediği sabit olduğundan temyiz isteminin kabulü ile anılan mahkeme kararının bozularak, gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı … 'ın Düşüncesi : Dava; … belediyesinde müfettiş olarak görev yapan davacının 657 sayılı yasanın 125/D maddesinin (b-g-1) fıkraları uyarınca bir yıl süre ile kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kusurlu kararının iptali istemiyle açılmıştır. Davacının üstüne atılan eylemler 3817 sayılı disiplin affıyla ilgili yasa kapsamında bulunmakla birlikte süresi içinde dilekçe vererek davanın sürmesini istediğinden, işin esasına girilmiş, davacının telefonla küfür ve hakarette bulunduğu, basına yetkisi olarak demeç verdiği konularında yeterli kanıt olmadığı, devamsızlığın rapor ve özüre dayandığı gerekçeleriyle işlemin iptaline karar verilmiştir. Dava dosyası ve ekli soruşturma dosyasının incelenmesinden, görevden alınmasında katkısı olduğunu düşündüğü başkan yardımcısını telefonla arayarak küfür ve hakaret ettiği, gerek şikayetçinin, gerekse yanında bulunan tanığın ifadesinden açıkça anlaşılmaktadır. Ayrıca dosyada bulunan tutanaklardan, 3.2.1992-12.2.1992 tarihleri arasında görevine gelmediği görülmektedir. Yasaya göre kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesi için 3 günden fazla devamsızlığı yeterli olup, 10.2.1992 gününde izin istemesi ve 10.12.1992 gününde rapor alması, daha önceki devamsızlığı ortadan kaldırmaz. Sonuç olarak davacının küfür ve hakarette bulunmak ve devamsızlık eylemleri gerçekleşmiş olup, bu durumda işlemin iptal edilmesinde isabet yoktur. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Uyuşmazlık, başkan yardımcısı iken 30.1.1992 günlü işlemle Teftiş Kurulu Müdürlüğüne müfettiş olarak atanan davacının, 3.2.1992 tarihinden 12.2.1992 tarihine kadar göreve gelmediği, başkan yardımcısı … ile … 'e telefonla hakaret ettiği ve basına izinsiz demeç verdiği gerekçesi ile 1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile tecziyesine ilişkin davalı idare işleminden doğmuştur. 657 sayılı Yasanın 125. maddesinin D/b fıkrasında, özürsüz ve kesintisiz 3-9 gün göreve gelmemek fiili, ağırlık derecesine göre memurun bulunduğu kademede ilerlemesinin 1-3 yıl durdurulması cezasını gerektiren hallerden sayılmıştır. Aynı yasanın yine 125. maddesinde ise " Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve iyi veya çok iyi derecede sicil alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir " hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden, davacının 3.2.1992 tarihi ile 12.2.1992 tarihleri arasında 9 gün göreve gelmediğinin tutanaklarla sabit olduğu, 12.2.1992 tarihinde aldığı 7 günlük raporun sonraki tarihleri kapsadığı anlaşılmaktadır. 657 sayılı yasanın disiplin cezaları başlıklı 125. maddesinde cezalar, ağırlık derecesine göre; uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve memurluktan çıkarma olarak sıralanmıştır. Davalı idarece, davacının eyleminin 3 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektirdiği tespit edilmekle birlikte, geçmiş hizmetleri gözönüne alınarak 3 yıl yerine 1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmesi yoluna gidildiği görülmektedir. Oysa bir alt ceza, disiplin cezası olarak memurun fiiline uyan cezanın alt sınırı olmayıp, 657 sayılı Yasada ki sıralamaya göre bir derece hafif olan cezadır. Bu durumda, idare mahkemesi tarafından dava konusu işlemin, idarece geçmiş hizmetlerinin iyi olduğu kabul edilen davacı hakkında bir alt ceza uygulamasının hatalı yapıldığı gerekçesiyle iptal edilmesi gerekirken, davacının disiplin suçunu gerektiren 9 gün göreve gelmeme fiilinin sübut bulmadığı gerekçesiyle iptal edilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; idare mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan mahkemeye gönderilmesine 30.9.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.

Danıştay 12. Dairesinin 2000/3935 Esas ve 2002/3875 Karar sayılı kararında da bir alt cezadan kastedilenin bir önceki maddede düzenlenen ceza türü olduğu belirtilmiştir. Bu çerçevede, sekizde bir oranında aylıktan kesme cezası yerine aynı madde kapsamında kalarak otuzda bir oranında aylıktan kesme uygulanması alt ceza değerlendirmesi olarak hukuka uygun bulunmamıştır.

Danıştay 12. Daire, E. 2000/3935, K. 2002/3875Kaynağı aç
12. Daire         2000/3935 E.  ,  2002/3875 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No: 2000/3935 Karar No: 2002/3875 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): … Karşı Taraf: … İsteğin Özeti: … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının dilekçede yazılı nedenlerle temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi: … Düşüncesi: İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından anılan kararın onanması gerektiği düşünülmüştür. Danıştay Savcısı: … Düşüncesi: … İdare … gün ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Uyuşmazlık, … Kapalı ve Açık Cezaevinde İnfaz Koruma memuru olan davacıya bir alt ceza uygulanmak suretiyle 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemden doğmuştur. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/c-b maddesinde; Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış olup, aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve iyi veya çok iyi derecede sicil alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanın uygulanabileceği kurala bağlanmıştır. Olayda da davacının 19.12..1999 tarihinde özürsüz olarak göreve gelmeme eylemi sabit olmakla birlikte dava konusu disiplin cezasında geçmiş hizmetlerinin olumlu ve sicillerinin iyi olması nedeniyle bir alt ceza uygulandığı ancak bu değerlendirmenin yine aynı ceza maddesi kapsamında yapıldığı anlaşılmaktadır. Anılan Yasa maddesiyle bir derece hafif ceza uygulanmasıyla anlatılmak istenenin ise bir alt maddedeki ceza olarak yorumlanması gerektiği açıktır. Bu durumda dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmekterdir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü: … E-Tipi Kapalı Cezaevinde İnfaz ve Koruma memuru olan davacı, eyleminin 657 sayılı Yasanın 125/C-a maddesi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasını gerektirdiği belirtilerek geçmiş hizmetlerinin olumlu olması nedeniyle bir alt ceza uygulanmak suretiyle 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 5.1.2000 günlü Cezaevi Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle dava açmıştır. … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; 657 sayılı Yasanın 125/C-b maddesinde, özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek fiilinin aylıktan kesme cezasını gerektiren haller arasında sayıldığı, aynı maddenin 3.fıkrasında ise geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve iyi veya çok iyi derecede sicil alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanın uygulanabileceğinin kurala bağlandığı, olayda, davacının 19.12.1999 tarihinde saat 19.00'da başlayan nöbet görevi olmasına karşın 20.12.1999 saat 01.00 civarında cezaevi 2.Müdürü ve infaz ve koruma başmemuru tarafından yapılan denetimde görevine gelmediğinin anlaşılması üzerine durumun aynı tarihli tutanak ile saptandığı, bu denetim ve saptamadan haberdar olan davacının cezaevini arayarak doktora gittiğini, hasta olduğu için göreve gelemediğini ifade ettiği, dava dilekçesi eki olan … Devlet Hastanesi Baştabipliğince düzenlenmiş … günlü … sayılı rapora göre davacının 20.12.1999 tarihinde kurumundan sevk alarak 21.12.1999 tarihinde hastaneye gittiği ve kendisine bu tarihten geçerli olarak üç gün istirahat verildiği görüldüğünden 19.12.1999 tarihinde özürsüz olarak göreve gelmemek eyleminin sabit olduğu, ancak 125.maddenin 3.fıkrası uyarınca ara kararı ile getirtilen sicil raporlarına göre geçmiş hizmetlerinin olumlu ve sicillerinin iyi derecede olması nedeniyle cezanın uygulanmasında bir derece hafif olan kınama cezasının verilmesi gerektiği halde aylıktan kesme cezasının oransal ifadesinde farklılığın bir alt ceza olarak nitelenmek suretiyle davacının 1/30 oranında aylıktan kesme cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle işlem iptal edilmiştir. Davalı idare; titiz ve disiplinli bir çalışma gerektiren cezaevlerinde görev yapan davacının kurum nöbetçi amirinden izin almaksızın ve kuruma haber dahi vermeye gerek duymaksızın nöbetine gelmeyerek keyfi tutum ve davranışlar sergilediğini, disiplin amirince alt ceza tayininin yorumu hatalı şekilde yapılmış ise de, eyleminin 657 sayılı Yasanın 125/C-b maddesine girdiğini, ifa ettiği görevin önem ve özelliği gözönüne alındığında alt ceza tayini yoluna gidilmesinin zorunlu bulunmadığını öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. … E-Tipi Kapalı Cezaevinde İnfaz ve Koruma memuru olan davacı, 19.12.1999 günü Cezaevi Ekmek Fırınında nöbetçi olduğu halde görevine gelmemiş, idarece bu fiilinin 657 sayılı Yasanın 125/C-ı maddesi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasını gerektirdiği, belirtilerek bir alt ceza uygulanmak suretiyle 657 sayılı Yasanın 125/C-b maddesi uyarınca bir derece hafif olan 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; 657 sayılı Yasanın 125.maddesinin E/3.fıkrasındaki, bir alt cezadan kastedilen bir önceki maddede düzenlenen ceza olduğundan davalı idarece alt ceza değerlendirmesi hatalı olarak aynı madde kapsamında yapılarak 1/30 oranındaki aylıktan kesme cezasının 1/8 oranında aylıktan kesme cezasının bir derece hafifi kabul edilerek işlem tesisinde hukuki isabet görülmemiştir. Bu nedenle temyize konu idare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle , … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın yukarıdaki belirtilen gerekçe ile sonucu itibariyle onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı üzerinde bırakılmasına 28.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Farklı Personel Rejimlerinde Bir Derece Hafif Ceza Koşulları

Kamu görevlilerinin tabi olduğu özel kanunlarda bir derece hafif ceza verilmesine ilişkin farklı koşullar ve değerlendirme ölçütleri öngörülmüştür. 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Kanunu'nun 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, genel kolluk personeli hakkında kurumda geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alanlara verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.

Danıştay 10. Dairesinin 1989/203 Esas ve 1989/1825 Karar sayılı kararında, üzerine atılı eylemi işlediği anlaşılan polis memurunun geçmiş hizmetleri ve sicilleri olumlu bulunmasına rağmen, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 15. maddesi gereğince bir alt ceza uygulanmaksızın meslekten çıkarma cezası tesis edilmesinde mevzuata uyarlık görülmemiştir.

Danıştay 10. Daire, E. 1989/203, K. 1989/1825Kaynağı aç
10. Daire         1989/203 E.  ,  1989/1825 K. "İçtihat Metni" Daire : ONUNCU DAİRE Karar Yılı : 1989 Karar No : 1825 Esas Yılı : 1989 Esas No : 203 Karar Tarihi : 23/10/989 POLİS MEMURU OLAN DAVACININ ÜZERİNE ATILI BULUNAN SUÇU İŞLEDİĞİ ANLAŞILDIĞINDAN MESLEKTEN ÇIKARMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA İLİŞKİN İŞLEMDE BU YÖNDEN HUKUKA AYKIRILIK BULUNMAMAKTA İSE DE, GEÇMİŞ HİZMETLERİ VE SİCİLLERİ OLUMLU OLDUĞUNDAN TÜZÜĞÜN 15.MADDE HÜKMÜ UYGULANARAK BİR ALT CEZA VERİLMESİ GEREKİRKEN AKSİNE TESİS EDİLEN İŞLEMDE MEVZUATA UYARLIK BULUNMADIĞI HK.

6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 14. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca disiplin amirleri; personelin olumlu hizmet, sicil ve disiplin safahatı ile fiilin niteliğini birlikte gözeterek bir derece hafif yaptırım tatbik edebilir.

2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 70. maddesi uyarınca, ilk defa disiplin suçu işleyenlerden geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu olan, tercihli veya mümtazen yükselmeye layık bulunan ve iyi veya çok iyi derecede sicil alanlar hakkında bir derece hafif ceza tatbik edilebilir. Ancak kanun koyucu, meslekten çıkarmayı gerektiren durumları bu uygulamanın dışında tutmuş olup anılan yaptırım türünde alt ceza tatbikine izin vermemiştir.

2802 sayılı HAKİMLER VE SAVCILAR KANUNU m. 70Kaynağı aç
Madde 70 – Sicilden silinmesi mümkün olan disiplin cezası uygulanmasına neden olmuş bir eylem veya davranışın, cezaların sicilden silinmesini düzenleyen 75 inci maddedeki süreler içinde tekrarlanması veya aynı tür disiplin cezasını gerektiren birden çok eylem veya davranışın bir arada bulunması hallerinde bir derece ağır disiplin cezası verilir. İlk defa disiplin suçu işleyenlerden geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu olan ve tercihli veya mümtazen yükselmeye layık bulunan ve iyi veya çok iyi derecede sicil alanlar hakkında, meslekten çıkarmayı gerektiren durumlar hariç olmak üzere, verilecek cezalardan bir derece hafif olanı uygulanabilir. Savunma hakkı:

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/b maddesinde memurlar hakkında 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin uygulanacağı, öğretim elemanlarına ise uyarma ve kınamadan başlayarak kamu görevinden çıkarmaya kadar uzanan cezaların tatbik edileceği öngörülmüştür. Anılan Kanun'un 53/D maddesi uyarınca geçmiş çalışmaları olumlu bulunan veya ödül yahut başarı belgesi alan ilgililere bir derece alt ceza verilebilir.

2547 sayılı YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU m. 53Kaynağı aç
Madde 53 – a. (Değişik: 2/12/2016 – 6764/26 md.) Yükseköğretim Kurulu Başkanı üst kuruluşlar, rektörler ve bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürlerinin (…)[48]; rektör, üniversitenin; bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürü, bağımsız vakıf meslek yüksekokulunun; dekan, fakültenin; enstitü ve yüksekokul müdürleri, enstitü ve yüksekokulların; kadrosu bulunan uygulama araştırma merkezi ile bağımsız enstitü müdürleri, uygulama araştırma merkezi ile enstitünün; bu birimlerin genel sekreter veya sekreterleri de bağlı birim personelinin disiplin amirleridir. b. (Değişik: 2/12/2016 – 6764/26 md.) Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin cezaları uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarıdır. (Ek cümleler: 15/4/2020-7243/7 md.) Öğretim elemanları dışında iş sözleşmesiyle çalışan personel 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ve iş sözleşmesi veya toplu iş sözleşmesine tabidir. Memurlar hakkında ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 inci maddesi uygulanır.48 (1) (Değişik: 15/4/2020-7243/7 md.) Uyarma: Öğretim elemanına, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: a) Maiyetindeki elemanların yetiştirilmesinde özen göstermemek. b) Destek alınarak yürütülen araştırmalar sonucu yapılan yayınlarda destek veren kişi, kurum veya kuruluşlar ile bunların katkılarını belirtmemek. c) Görevin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak. d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak. (2) (Ek cümle: 15/4/2020-7243/7 md.) Kınama: Öğretim elemanına, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Kınama cezasını gerektiren fiiller şunlardır:[49] a) (Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.) b) Resmi olarak ders vermekle yükümlü bulunulan öğrencilere özel ders vermek. c) (Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.) d) Üniversite veya bağlı birimlerin sınırları içinde herhangi bir yeri kurumun izni olmadan hizmetin amaçları dışında kullanmak veya kullandırmak. e) Yayınlarında hasta haklarına riayet etmemek. f) İnsanlarla ilgili biyomedikal araştırmalarda veya diğer klinik araştırmalarda ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davranmak. g) İncelemek üzere görevlendirildiği bir eserde yer alan bilgileri eser sahibinin açık izni olmaksızın yayımlanmadan önce başkalarıyla paylaşmak. h) Bilimsel bir çalışma kapsamında yapılan anket ve tutum araştırmalarında katılımcıların açık rızasını almadan ya da araştırma bir kurumda yapılacaksa ayrıca kurumun iznini almadan elde edilen verileri yayımlamak. ı) Araştırma ve deneylerde, çalışmalara başlamadan önce alınması gereken izinleri yetkili birimlerden yazılı olarak almamak. j) Araştırma ve deneylerde mevzuatın veya Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin ilgili araştırma ve deneylere dair hükümlerine aykırı çalışmalarda bulunmak. k) Araştırmacılar veya yetkililerce, yapılan bilimsel araştırma ile ilgili olarak muhtemel zararlı uygulamalar konusunda ilgilileri bilgilendirme ve uyarma yükümlülüğüne uymamak. l) (Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.) m) İçeriği itibarıyla şiddet veya nefret amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları teşhir etmek yahut kurumların herhangi bir yerine asmak.[50] n) Yükseköğretim kurumları içinde siyasi parti faaliyetinde bulunmak veya siyasi parti propagandası yapmak. o) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Görevin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, kusurlu davranmak. p) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Mevzuatta öngörülen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemek. r) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Görevi sırasında amirine sözle saygısızlık etmek. s) (Ek:15/4/2020-7243/7 md.) Görevle ilgili resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak, kaybetmek veya kusurlu davranışlarıyla bunlara zarar vermek. t) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) (İptal alt bent: Anayasa Mahkemesinin 28/12/2023 Tarihli ve E: 2020/55, K: 2023/228 Sayılı Kararı ile.) u) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Görevi gereği katılmakla yükümlü olduğu kurul ve toplantılara izinsiz veya özürsüz olarak bir yıl içinde birden fazla katılmamak. (3) Aylıktan veya ücretten kesme: Brüt aylıktan; veya ücretten bir defaya mahsus olmak üzere 1/30 ila 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır. Aylıktan veya ücretten kesme cezasını gerektiren fiiller şunlardır:[51] a) Yükseköğretim üst kuruluşları ile yükseköğretim kurumlarının organlarında yapılan konuşma ve alınan kararları, yetkili olmadığı halde organ veya üyelerinin aleyhinde davranışlara yol açmak maksadıyla dışarı yaymak. b) Kuruma ait araç, gereç, belge ve benzeri eşyayı görevin sona ermesine ve kurumca yazı ile istenmesine rağmen belirlenen süre içinde geri vermemek. c) Araştırma ve deneylerde, hayvanlara ve ekolojik dengeye zarar vermek. d) Bilimsel çalışmalarda, diğer kişi ve kurumlardan temin edilen veri ve bilgileri, izin verildiği ölçüde ve şekilde kullanmamak, bu bilgilerin gizliliğine riayet etmemek ve korunmasını sağlamamak. e) Bilimsel araştırma için sağlanan veya ayrılan kaynakları, mekânları, imkânları ve cihazları amaç dışı kullanmak. f) (Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.) g) Bir araştırmanın sonuçlarını, araştırmanın bütünlüğünü bozacak şekilde ve uygun olmayan biçimde parçalara ayırıp birden fazla sayıda yayımlayarak bu yayınları akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak. h) Aktif katkısı olmayan kişileri yazarlar arasına dâhil etmek veya olan kişileri dâhil etmemek, yazar sıralamasını gerekçesiz ve uygun olmayan bir biçimde değiştirmek, aktif katkısı olanların isimlerini sonraki baskılarda eserden çıkartmak, aktif katkısı olmadığı hâlde nüfuzunu kullanarak ismini yazarlar arasına dâhil ettirmek. ı) Dayanaksız, yersiz ve kasıtlı olarak suç isnadında bulunmak. j) Hukuka aykırı olarak kurumun bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına kasten girmek veya orada kalmak. k) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Akademik atama ve yükseltmelere ilişkin başvurularda bilimsel araştırma ve yayınlara ilişkin yanlış veya yanıltıcı beyanda bulunmak. l) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Kasıtlı olarak; görevi tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek. m) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Özürsüz ve kesintisiz 3 – 9 gün göreve gelmemek. n) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Görev yeri sınırları içerisinde herhangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak, bu yeri kullanmak veya kullandırmak. o) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Yasaklanmış her türlü yayını basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya teşhir etmek. (4) Kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme: Devlet yükseköğretim kurumlarında görev yapan aylıklı öğretim elemanlarının bulundukları kademedeki ilerlemelerinin fiilin ağırlık derecesine göre bir ila üç yıl arasında durdurulması; vakıf yükseköğretim kurumları öğretim elemanlarının ise fiilin ağırlık derecesine göre üç ila altı ay süreyle brüt ücretinden 1/30 ila 1/8 arasında kesintiye gidilmesidir. Kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezasını gerektiren fiiller şunlardır:[52] a) Hizmet içinde resmi bir belgeyi tahrif etmek, yok etmek, gizlemek veya sahte olarak düzenlemek, sahte belgeyi bilerek kullanmak, kullandırmak. b) Görevi sebebiyle veya görevi sırasında doğrudan veya dolaylı olarak her ne ad altında olursa olsun menfaat sağlamak, iş sahiplerinden veya öğrencilerden borç para istemek veya almak. c) Kamu hizmetlerinin yürütülmesini engellemek, boykot ve işgal eyleminde bulunmak. d) Ders, seminer, konferans, laboratuvar, grafik çalışma ve sınav gibi öğretim çalışmalarının yapılmasına engel olmak; görevlileri, öğrencileri eğitim-öğretim alanı dışına çıkartmak; görev yapılmasına engel olmak; öğrencileri bu tür davranışlara teşvik etmek veya zorlamak ya da bu maksatla yapılacak hareketlere iştirak etmek. e) Basın-yayın veya bilişim sistemlerini kullanarak amiri, iş arkadaşları, personeli, hizmetten yararlananlar veya öğrencileri hakkında gerçeğe aykırı açıklamada veya haksız isnatta bulunmak veya rızaları olmaksızın özel hayatlarıyla ilgili açıklama yapmak. f) İnsanlarla ilgili biyomedikal araştırmalarda ve diğer klinik araştırmalarda ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davranmak suretiyle kişilere zarar vermek. g) Bilimsel araştırmalarda gerçekte var olmayan veya tahrif edilmiş verileri kullanmak, araştırma kayıtları veya elde edilen verileri tahrif etmek, araştırmada kullanılmayan cihaz veya materyalleri kullanılmış gibi göstermek, destek alınan kişi ve kuruluşların çıkarları doğrultusunda araştırma sonuçlarını tahrif etmek veya şekillendirmek. h) Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, görevin gereklerine aykırı davranmak suretiyle kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak.52 ı) (Mülga: 15/4/2020-7243/7 md.) j) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Mükerrer yayınlarını akademik atama ve yükselmelerde ayrı yayınlar olarak sunmak. k) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek. l) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek. m) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) İlgili kanunların tanıdığı istisnalar dışında ticaret yapmak, yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak. n) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Görevi gereği öğrendiği ve gizli kalması gereken bilgi ve belgeleri açıklamak. o) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya hizmetten yararlananlara hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek. (5) Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma: Akademik bir kadroya bir daha atanmamak üzere üniversite öğretim mesleğinden çıkarmadır. (Değişik cümle: 15/4/2020-7243/7 md.) Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: a) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Başkalarına ait özgün fikir, metot, veri veya eserleri bilimsel kurallara uygun biçimde atıf yapmadan kısmen veya tamamen kendisine ait gibi göstermek. b) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Atama ve yükselmelerde, unvan veya derece kazanılmasında; anket uygulama, veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar dışında kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalar kullanmak. c) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) Özürsüz veya izinsiz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek. (6) Kamu görevinden çıkarma: Kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanmamak üzere kamu görevinden çıkarmadır. Kamu görevinden çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır:[53] a) (Değişik: 15/4/2020-7243/7 md.) Terör niteliğinde eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütler için kullanmak ya da kullandırmak. b) Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak. c) Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak. d) Uyuşturucu veya uyuşturucu olarak kabul edilen diğer uyarıcı maddeleri kullanmak, bulundurmak, başkalarına vermek, kullanılmasını özendirmek, satmak, imal etmek. e) Hukuka aykırı olarak kurumun verilerini elde etmek, kaydetmek, kullanmak, depolamak, dağıtmak, değiştirmek veya yok etmek. f) Kurumun bilişim sistemlerinin işleyişini kasten engellemek veya bozmak. c. (Değişik: 14/4/1982 – 2653/3 md.) Ceza soruşturması usulü: Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yükseköğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlarının görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında yetkili makamlarca inceleme başlatılabilir, inceleme sonucunda soruşturma açılmasına karar verilmesi ya da doğrudan soruşturma başlatılması hâlinde aşağıdaki hükümler uygulanır:[54] (1) İlk soruşturma: Yükseköğretim Kurulu Başkanı için, kendisinin katılmadığı, Milli Eğitim Bakanının başkanlığındaki bir toplantıda, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek en az üç kişilik bir kurulca, diğerleri için, Yükseköğretim Kurulu Başkanınca veya diğer disiplin amirlerince doğrudan veya görevlendirecekleri uygun sayıda soruşturmacı tarafından yapılır. Öğretim elemanlarından soruşturmacı tayin edilmesi halinde, bunların, hakkında soruşturma yapılacak öğretim elemanının akademik unvanına veya daha üst akademik unvana sahip olmaları şarttır. (2) Son soruşturmanın açılıp açılmamasına; a) Yükseköğretim Kurulu Başkan ve üyeleri ile Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında Danıştayın 2 nci Dairesi, b) Devlet ve vakıf yükseköğretim kurumu rektörleri, rektör yardımcıları ile üst kuruluş genel sekreterleri hakkında, Yükseköğretim Kurulu üyelerinden teşkil edilecek üç kişilik kurul,[55] c) Üniversite, fakülte, enstitü ve yüksekokul yönetim kurulu üyeleri, fakülte dekanları ve dekan yardımcıları, enstitü ve yüksekokul müdürleri ve yardımcıları ile üniversite genel sekreterleri hakkında, rektörün başkanlığında rektörce görevlendirilen rektör yardımcılarından oluşacak üç kişilik kurul, d) Öğretim elemanları, fakülte, enstitü ve yüksekokul sekreterleri hakkında üniversite yönetim kurulu üyeleri arasından oluşturulacak üç kişilik kurul, e) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurlar hakkında, mahal itibariyle yetkili il idare kurulu, Karar verir. f) Yükseköğretim Kurulu ile üniversite yönetim kurullarınca oluşturulacak kurullarda görevlendirilecek asıl ve yedek üyeler bir yıl için seçilirler. Süresi sona erenlerin tekrar seçilmeleri mümkündür. (3) Son soruşturmanın açılıp açılmamasına karar verecek kurullar üye tamsayısı ile toplanır. Kurullara ilk soruşturmayı yapmış olan üyeler ile haklarında karar verilecek üyeler katılamazlar. Noksanlar yedek üyelerle tamamlanır. Diğer hususlarda bu Kanunun 61 inci maddesi hükümleri uygulanır. (4) Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri hakkında Danıştayın 2 nci Dairesinde verilen lüzum-u muhakeme kararına itiraz ile men-i muhakeme kararlarının kendiliğinden incelenmesi Danıştayın İdari İşler Kuruluna aittir. Diğer kurullarca verilen lüzum-u muhakeme kararına ilgililerce yapılacak itiraz ile men-i muhakeme kararları kendiliğinden Danıştay 2 nci Dairesince incelenerek karara bağlanır. Lüzum-u muhakemesi kesinleşen Yükseköğretim Kurulu ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyelerinin yargılanması Yargıtay ilgili ceza dairesine, temyiz incelemesi Ceza Genel Kuruluna, diğer görevlilerin yargılanmaları suçun işlendiği yer adliye mahkemelerine aittir. (5) Değişik statüdeki kişilerin birlikte suç işlemeleri halinde soruşturma usulü ve yetkili yargılama mercii görev itibariyle üst dereceliye göre tayin olunur. (6) Yükseköğretim Kurulu Başkanı ve rektörler hakkında 19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarından dolayı yapılacak ceza soruşturmasında yukarıda belirtilen ceza kovuşturması usulü tatbik edilir. (Mülga cümle:15/4/2020-7243/7 md.) (…)[56] 3628 sayılı Kanun kapsamına giren suçlarından dolayı kanuni kovuşturma için gereken izin, Yükseköğretim Kurulu üyeleri ile Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri ve bu kuruluşların memurları (Üniversitelerarası Kurul memurları dahil) hakkında Yükseköğretim Kurulu Başkanından, üniversite yöneticileri ve öğretim elemanları ile memurlar hakkında üniversite rektörlerinden alınır.56 (7) İdeolojik amaçlarla Anayasada yer alan temel hak ve hürriyetleri, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü veya dil, ırk, sınıf, din ve mezhep ayrılığına dayanılarak nitelikleri Anayasada belirtilen Cumhuriyeti ortadan kaldırmak maksadıyla işlenen suçlarla bunlara irtibatlı suçlar, öğrenme ve öğretme hürriyetini doğrudan veya dolaylı olarak kısıtlayan, kurumların sükün, huzur ve çalışma düzenini bozan boykot, işgal, engelleme, bunları teşvik ve tahrik, anarşik ve ideolojik olaylara ilişkin suçlar ile ağır cezayı gerektiren suçüstü hallerinde, yukarıda yazılı usuller uygulanmaz; bu hallerde kovuşturmayı Cumhuriyet Savcısı doğrudan yapar. (8) Bu Kanunda yer almamış hususlarda 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.[57] Disiplin soruşturması ve savunma hakkı:

İdarenin Takdir Yetkisi ve Yargı Kararlarındaki Yaklaşımlar

Danıştay 12. Dairesinin 2000/2310 Esas ve 2001/3576 Karar sayılı kararında, kurum avukatlarının çalışma zamanlarının büyük bölümünü duruşma, keşif veya dosya incelemesi nedeniyle adliyelerde geçirdikleri, bu nedenle göreve gelinmediği belirtilen günlerde kısmen de olsa adliyede çalışılmış olabileceği gözetilerek bir derece hafif disiplin cezası verilmesi koşullarının tartışılması gerektiği yönündeki ilk derece mahkemesi kararı onanmıştır. Karardaki karşı oyda ise göreve özürsüz gelmeme eyleminin sübut bulduğu gerekçesiyle aylıktan kesme cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmuştur.

Danıştay 12. Daire, E. 2000/2310, K. 2001/3576Kaynağı aç
12. Daire         2000/2310 E.  ,  2001/3576 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No: 2000/2310 Karar No: 2001/3576 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı): … Vekili: … Karşı Taraf: … İsteğin Özeti: Dava, … Orman İşletme Müdürlüğü'nde Avukat olan davacının, özürsüz bir veya iki gün göreve gelmediği gerekçesiyle 657 sayılı Yasanın 125/C-b hükmü uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay 8.Dairesi'nin 9.3.1999 günlü, E:1996/2970, K:1999/1141 sayılı bozma kararına uyalarak verilen … İdare Mahkemesi'nin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının 4455 sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca verdiği davanın esasının incelenmesi istemine ilişkin dilekçesi dikkate alınarak davanın esasına geçildiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-b maddesinde, özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemenin memurun brüt aylığının 1/30 ile 1/8 arasında kesinti yapılmasını gerektirdiği, anılan maddenin 3.fıkrasında ise; geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve iyi veya çok iyi sicil alan memurlar için bir derece hafif cezanın uygulanabileceğinin öngörüldüğü, olayda; … Orman İşletme Müdürlüğü'nde Avukat olarak görev yapan davacının 5-7-14-17-19-21 ve 26 Ağustos ile 2-9-11-14-16 Eylül 1992 tarihlerinde göreve gelmediğinin tutanaklarla saptanması üzerine başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, … Orman İşletme Müdürlüğü işlemi ile 657 sayılı Yasa'nın 125/C-b hükmü uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığı, aylık çalışma çizelgesinden; davacının, 7-14-17 ve 26 Ağustos ile 2-14 ve 16 Eylül 1992 tarihlerinde özürsüz olarak göreve gelmediğinin kanıtlandığının anlaşıldığı, bu durumda davacının adli tatil döneminin bazı günlerinde göreve gelmediğinin sübuta erdiği, ancak kurum avukatlarının mesai yönünden diğer memurlardan farklı koşullarda çalıştıkları, çalışma zamanlarının büyük bir bölümünü duruşma, keşif veya dosya incelemesi nedeniyle adliyelerde geçirdikleri, bu nedenle davacının göreve gelmediği günlerde kısmen de olsa adliyede dosya incelemek amacıyla çalışmış olabileceği hususunun gözönünde bulundurulurak bir derece hafif disiplin cezasının verilmesi koşullarının tartışılması gerekirken bu yapılmaksızın tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Davalı idare, isnat edilen suçun sübut bulduğunu öne sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi: … Düşüncesi: Kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı: … Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü: İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. … İdare Mahkemesi'nce verilen … günlü, E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı üzerinde bırakılmasına, 30.10.2001 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. (X)KARŞI OY Davacıya isnad edilen özürsüz bir veya iki gün göreve gelmeme eylemi sübut bulduğundan, 657 sayılı Yasa'nın 125/C-b hükmü uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cazalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı görüşü ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Danıştay 12. Dairesinin 2000/2702 Esas ve 2002/2982 Karar sayılı onama ilamına konu olayda, personelin memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelikte yüz kızartıcı zimmet eylemi ve ceza mahkûmiyeti sabit görülmüştür. Bulunulan görev durumu gözetilerek idarenin takdir yetkisi dahilinde geçmiş çalışmalar ve sicil sebebiyle bir alt ceza uygulamamış olmasının işlemi sakatlamayacağı yönündeki ilk derece mahkemesi gerekçesi hukuka uygun bulunmuştur.

Danıştay 12. Daire, E. 2000/2702, K. 2002/2982Kaynağı aç
12. Daire         2000/2702 E.  ,  2002/2982 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No: 2000/2702 Karar No: 2002/2982 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Vekili: … Karşı Taraf: … İsteğin Özeti: Davacının, 657 sayılı Yasanın 125/E-g maddesi uyarıca Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. … İdare Mahkemesi … günlü, E.…, K: … sayılı kararıyla; soruşturma dosyasının incelenmesinden; davacının … Asliye Hukuk Mahkemesi Yazı işleri Müdürü iken hakkında yapılan soruşturma sonunda, 5.8.1996 tarihinde tahsilat makbuzu ile …TL tahsil ettiği tahsilat numarasının … olduğu, ancak iadenin 23.8.1996 tarihinde … numaralı reddiyatla reddolunduğu,bu paranın bankadan alınan bilgileri göre 23.8.1996 tarihinde bankaya yatırıldığı ve aynı tarihte alınarak reddiyat yapıldığı, tahsilat ile reddiyat tarihleri arasında bu teminatın kasada olmadığı ve bu parayı uhdesinde tutduğu, ayrıca … D.İş sayılı dosyasında … sayılı tahsilat makbuzu ile alınan … Tl'nin aynı gün 21.10.1996 tarihinde … no'lu reddiyat makbuzu ile …TL'nin reddolunduğu, reddiyat makbuzunun Cilt 12 sırasında kalan ve mahkemede bulunan kopyasında yazı ile … lira reddolduğu yazıldığı halde, rakamla … Tl yazıldığının, daha sonra silinti yapılmak suretiyle …Tl yapıldığının, ancak genel toplamın … TL olduğunun, bu rakamın bu şekilde kabulü ile reddiyatın defterde … TL olduğunun, bu durumda … TL fazla reddolunarak zimmetine geçirildiğinin soruşturma sonunda saptanılması üzerine davacıya savunma hakkı da tanınıp savunması alındıktan sonra yapılan değerlendirme sonucuna göre, davacının görev durumuna göre geçmiş çalışmaları ve sicil durumları bir alt ceza verilmesine esas alınamayacağı hususu da belirtilmek suretiyle dava konusu disiplin cezasının tesis edildiği, aynı olayla ilgili olarak … Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:… Esas sayısında açılan dava sonucunda, davacının eyleminin adiyen zimmet vasfında olduğu nitelendirilerek … Ağır Ceza Mahkemesi'nin kesinleşmiş … günlü, E: … Esas, K: … sayılı kararıyla, Sanık …'nin … Adliyesi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Yazı işleri Müdürü olduğu, kayıt ve defterlerini kalem işleri yönetmeliğine uygun tutmadığı, "Emanete alınan kasa ve yol giderleri ve tazminat kayıt defteri"nin 45. sahifesinde, … D.İş sayılı dosyaya ilişkin 570 yevmiye numaralı reddiyatın, dayanağı tahsilat makbuzundaki gibi … TL'yi içermesine ve tahsilat tarihi olan 21.10.1996 tarihinde çıkışının yapılmasına rağmen, reddiyat makbuzundaki rakam üzerinde oynama yaparak "2" rakamını "5" olarak değiştirdiği, ilgili dosyadaki Avukat …'a … TL fazla ödemede bulunduğunu göstermeye çalışıp sözkonusu miktarı zimmetine geçirdiği, bu hususun tanık anlatımları, hukuk hakimliği tahkikatı, defter ve makbuz içerikleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre tereddütsüz olarak sabit olduğu, sanığın defter ve makbuzlardaki oynama şekli ve kurşun kalemle düşülmüş notları gözetildiğinde, eylemin adiyen zimmet vasfında olduğu, eylem tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satınalma gücü nazara alındığında … Tl'nin değer olarak hafif olmadığı, zimmete geçirilen paranın kamu davasının açılmasından önce geri ödendiği, zimmet suçundan dolayı yapılan yargılanması sonucunda iki yıl, altı ay ağır hapis ve yüzelli milyon lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına, memuriyetten müebbeten mahrumiyetine karar verildiği, disiplin soruşturmasında da disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımının bulunmadığının anlaşıldığı, bu duruma göre, davacının memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici harette bulunduğu sabit olduğundan ve bulunduğu görev durumuda gözetilerek idarenin takdir yetkisi içinde davacının geçmiş çalışmaları ve sicil durumu nedeniyle bir alt ceza ile cezalandırılması yönünde takdir yetkisini bu yönde kullanmamış olmasının da dava konusu işlemi sakatlar nitelikte olmadığından, tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Davacı, 657 sayılı Kanunun 125/E-g maddesi uyarınca soruşturma yapıldığından haberdar olmadığını, savunmasının dahi istenmediğini öne sürmekte ve idare mahkemesi kararınının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Temyizi istenen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, ileri sürelen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerekeceği yolundadır. Danıştay Tetkik Hakimi: … Düşüncesi: İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından anılan kararın onanması gerektiği düşünülmüştür. Danıştay Savcısı: … Düşüncesi: .Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp İdare Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle İdare Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği düşünüldü: İdare ve Vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 49.maddesinde belirtilen nedenlerden biririn bulunması halinde mümkündür. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebeb de bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına, temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bıkarılmasına, 9.10.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Alt Cezayı Vermeye Yetkili Makam ve Usul

2547 sayılı Kanun'un 53/D maddesi gereğince bir derece alt cezayı asıl cezayı vermeye yetkili makam verir. Danıştay 12. Dairesinin 2018/194 Esas ve 2019/2517 Karar sayılı kararında da 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinde yer alan alt ceza uygulamasının ayrı bir disiplin cezası niteliği taşımadığı ve kural olarak asıl cezayı vermeye yetkili disiplin amiri veya kurulunca verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Danıştay 12. Daire, E. 2018/194, K. 2019/2517Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2018/194 E.  ,  2019/2517 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2018/194 Karar No : 2019/2517 KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : VEKİLİ : KARŞI TARAF (DAVACI) : VEKİLLERİ : İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Onikinci Dairesinin 18/05/2017 tarih ve E:2016/11037, K:2017/2619 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dava, …. İli, … Anadolu Lisesi'nde …. olarak görev yapan davacının, … Anadolu Lisesi … olarak görev yaptığı dönemde hakkında yürütülen soruşturma sonucunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 08/06/2015 tarih ve 5858054 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; … Anadolu Lisesi'nde müdür yardımcısı olarak görev yapan davacı hakkında soruşturma başlatıldığı ve hazırlanan soruşturma raporunda; davacıya isnad edilen suçlamaların subuta erdiği belirtilerek davacının 657 sayılı Yasa'nın 125/D-(l) maddesi uyarınca bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması gerektiği yönünde teklif getirildiği, İl Milli Eğitim Disiplin Kurulunca bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası teklifinin, davacının geçmiş yıllardaki olumlu çalışmaları ve savunması dikkate alınarak reddedildiği ve dosyanın Valilik Makamı'na sunulduğu, Vali tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 126. maddesinin üçüncü fıkrası gereği davacının 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Kanun'da öngörülen koşulların varlığı halinde bir alt ceza uygulanması ayrı bir disiplin cezası niteliği taşımadığından, davacının doğrudan kademe ilerlemesinin durdurulması cezası vermeye yetkili olmayan makam tarafından alt ceza uygulanmak suretiyle "1/30 oranında aylıktan kesme" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin olarak tesis edilen dava konusu işlemde yetki unsuru açısından hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onikinci Dairesince, davacı hakkında kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması teklifi disiplin kurulu tarafından reddedilirken alt ceza uygulanması konusundaki iradenin açık ve net bir şekilde ortaya konulmadığından verilen cezanın alt ceza olarak kabulüne olanak bulunmadığı, disiplin amiri tarafından 657 sayılı Kanun'un 126. maddesinin üçüncü fıkrası gereği aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve halin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin alt bentlerinde yer alan hangi tanıma uyduğunun açıkça ortaya konulması gerekirken herhangi bir madde ve bent belirtmeksizin aylıktan kesme cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde bulunmadığından sonucu itibarıyla hukuk ve usule uygun bulunan kararın bu gerekçeyle onanmasına karar verilmiştir. KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI: Davalı tarafından, temyiz aşamasında ileri sürdüğü iddiaların değerlendirilmediği, Disiplin Kurularının ve Yüksek Disiplin Kurulunun ayrı bir ceza tayininine yetkisinin bulunmadığı, valilik makamınca alt ceza uygulanmış olduğu, tesis edilen işlemde yetki yönünden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onikinci Dairesinin 18/05/2017 tarih ve E:2016/11037, K:2017/2619 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : … Anadolu Lisesi'nde … olarak görev yapan davacının, aynı okulda görev yapan …. tehdit ettiği, hakarette bulunduğu, ayrıca bacağına vurup masasının bir bölümünü dağıtarak çöp kovasına tekme attığı yönündeki beyanlar üzerine davacı hakkında soruşturma başlatıldığı ve hazırlanan 11/05/2015 tarih ve 13 sayılı soruşturma raporunda; davacıya isnad edilen suçlamaların subuta erdiği belirtilerek davacının 657 sayılı Yasa'nın 125/D-(l) maddesi uyarınca bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması yönünde teklif getirildiği, davacının üyesi olduğu Sendikanın temsilcisinin de katıldığı ve teklifin değerlendirildiği İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu'nun 02/06/2015 tarih ve 2015/13 sayılı kararıyla; davacının bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılması teklifinin davacının geçmiş yıllardaki olumlu çalışmaları ve savunması dikkate alınarak reddedildiği ve dosyanın Valilik Makamı'na sunulduğu, atamaya yetkili amir olan Vali tarafından, dava konusu işlem tesis olunarak davacının 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu karara davacı tarafından yapılan itirazın İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu'nun 08/07/2015 tarih ve 2015/14 sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/D-(l) maddesinde; amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının gerektiren fiiler arasında sayılmış; aynı maddede geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlara verilecek cezalarda bir derece hafif olanın uygulanabileceği hüküm altına alınmış, 126. maddesinde ise, "Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler, il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir. Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbesttirler." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, yapılan soruşturma sonucunda 657 sayılı Kanun'un 125/D-(l) maddesi uyarınca bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, İl Milli Eğitim Disiplin Kurulunca davacının savunması, geçmiş yıllardaki olumlu çalışmaları ve memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanın uygulanabileceği yolundaki hüküm de dikkate alınarak önerilen cezanın reddedildiği, 02/06/2015 tarihli ve 2013/13 sayılı karar ile disiplin dosyasının Valilik makamına gönderildiği, Valilik makamınca alt ceza uygulanarak 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen alt ceza uygulamasının ayrı bir disiplin cezası niteliği taşımadığı ve asıl cezayı vermeye yetkili olan disiplin amirinin yada kurulun alt cezayı vermesi gerektiği hususu Dairemizin yerleşmiş bir içtihatıdır. Bu doğrultuda dava konusu işlemde kademe ilerlemesinin durdurulması cezası için getirilen teklifin İl Milli Eğitim Disiplin Kurulunca reddedilmesi üzerine söz konusu alt cezanın da Disiplin Kurulu tarafından verilmesi gerekmekte ise de, bakılan olayda olduğu gibi disiplin kurullarının, ilgililerin bir alt ceza ile cezalandırılması konusundaki iradelerini açık ve net bir şekilde (cezanın türü, uygulanma süresi, cezanın oranı) ortaya koyması veya alt ceza uygulanması yolundaki irade açıkca ortaya konulmuş olmakla beraber cezanın uygulanma süresi veya oranının açıkca belirtilmediği durumlarda ise ilgili cezanın en düşük oran veya uygulanma süresince, disiplin kurulu veya amirince verilmesinde de Dairemizce hukuka aykırılık görülmemektedir. Dava konusu olayda da İl Milli Eğitim Disiplin Kurulunca, davacı hakkında önerilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezası reddedildiğinden, Valilik makamınca kademe ilerlemesinin alt cezası olan aylıktan kesme cezasının en düşük oranı olan 1/30 oranında aylıktan kesme cezası verilmesi nedeniyle işlemde yetki unsuru yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bu durumda; İdare Mahkemesince uyuşmazlığın esasına girilerek davanın karara bağlanması gerekirken işlemin yetkisiz makamca tesis edildiği gerekçesiyle verilen iptal kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 08/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Aynı kararda, disiplin kurulunca kademe ilerlemesinin durdurulması teklifinin reddedilmesi üzerine atamaya yetkili amir tarafından kademe ilerlemesinin bir alt cezası olan aylıktan kesme cezasının en düşük oranının (otuzda bir) verilmesinde yetki yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. Ayrıca alt ceza uygulanması yönündeki irade açıkça ortaya konulmakla birlikte cezanın süresi veya oranının açıkça belirtilmediği durumlarda, cezanın en düşük oran veya süresinin disiplin kurulu ya da amirince kararlaştırılmasında yetki bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir.

Disiplin Cezalarının Sonuçları ve Tekerrür

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca disiplin cezası verilmesine yol açan eylemin veya durumun tekrarlanması halinde bir derece ağır yaptırım uygulanır. Kanun ayrıca belirli disiplin yaptırımlarının icrasında atama kısıtlamaları getirmiştir. Aylıktan kesme cezası alan memurlar beş yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanlar ise on yıl boyunca daire başkanı dengi ve daha üst kadrolara, bölge ve il teşkilatlarının en üst yöneticiliklerine, düzenleyici ve denetleyici kurulların üyelik veya başkanlıklarına, vali ve büyükelçi görevlerine atanamazlar.

Bir alt disiplin cezası aynı cezanın alt sınırından mı belirlenir?

Hayır, bir alt ceza fiile uyan cezanın kendi alt sınırının veya alt oranının uygulanması olmayıp kanundaki ağırlık sıralamasında yer alan bir derece hafif ceza türünün tatbik edilmesidir.

Bir alt cezayı vermeye hangi makam yetkilidir?

Bir alt ceza uygulaması ayrı bir disiplin cezası niteliği taşımadığından, kural olarak asıl cezayı vermeye yetkili olan amir veya disiplin kurulu tarafından verilir.

Yükseköğretim personeli için alt ceza uygulanmasında başarı belgesi zorunlu mudur?

2547 sayılı Kanun'un 53/D maddesi uyarınca geçmiş hizmetlerdeki olumlu çalışmalar veya ödül ya da başarı belgesi alınması seçenekli şartlar olarak öngörüldüğünden, bu durumlardan birinin mevcudiyeti bir derece alt ceza tatbiki değerlendirmesi için yeterlidir.

Hâkim ve savcılar hakkında meslekten çıkarma cezasında bir alt ceza uygulanabilir mi?

2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 70. maddesi uyarınca meslekten çıkarmayı gerektiren durumlar alt ceza uygulamasından açıkça istisna tutulmuştur.

Disiplin cezasının tekerrür etmesi halinde ne yapılır?

657 sayılı Kanun uyarınca disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir eylem veya durumun tekerrürü halinde ilgili personele kanunen bir derece ağır ceza uygulanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu