Bilişim Hukukunun Hukuki Niteliği ve Mevzuat Dayanakları
Bilişim hukuku müstakil bir temel kanun altında derlenmemiş olup; 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu başta olmak üzere birden fazla yasal metne dayanır. Kendine özgü bağımsız bir hukuk disiplini niteliği taşımamakla birlikte borçlar hukuku, medeni hukuk, ticaret hukuku ve ceza hukuku kurallarıyla bütünleşik biçimde uygulanmaktadır.
Özel Hukuk ve Ceza Hukuku Boyutlarıyla Bilişim Alanı
Dijital ortamda gerçek veya tüzel kişiler arasında ortaya çıkan sözleşmeler, veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler ve fikri hak uyuşmazlıkları bilişim hukukunun özel hukuk boyutunu oluşturmaktadır. Buna karşılık siber suçlar ve dijital mecralarda gerçekleştirilen hukuka aykırı fiiller doğrudan kamu düzenini ilgilendirdiğinden bilişim hukukunun ceza hukuku kapsamında ele alınmakta ve kanuni yaptırımlarla düzenlenmektedir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında bilişim suçları ayrı maddeler altında düzenlenmiştir. Kanunun 243. maddesi uyarınca bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı şekilde giren ya da sistemde kalmayı sürdüren kişiye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir. Söz konusu fiilin bedeli mukabilinde yararlanılan sistemler üzerinde işlenmesi cezanın yarı oranına kadar indirilmesini gerektirir. Giriş fiili sebebiyle sistemdeki veriler kaybolur veya değişikliğe uğrarsa faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası uygulanır. Sisteme fiilen girilmeksizin veri nakillerinin teknik vasıtalarla hukuka aykırı izlenmesi ise bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır. Diğer yandan 5237 sayılı Kanun'un 244. maddesi doğrultusunda bilişim sisteminin işleyişini engelleyen ya da bozan fail bir yıldan beş yıla kadar; sistem verilerini bozan, yok eden, değiştiren, erişilmez kılan, veri yerleştiren veya verileri nakleden fail ise altı aydan üç yıla kadar hapis yaptırımıyla karşılaşır. Bu eylemler banka, kredi kurumu ya da kamu kurumlarına ait sistemlerde işlendiğinde ceza yarı oranında artırılmakta; eylemlerle başka suç teşkil etmeksizin haksız yarar sağlanması hâlinde ise iki yıldan altı yıla kadar hapis ile beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmedilmektedir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 243Kaynağı aç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 244Kaynağı aç
İnternet Ortamında Düzenleme ve İdari Başvuru Yolları
Çocukların dijital ortamda korunması, internet üzerindeki hukuka aykırı yayınlara karşı içerik kaldırma, erişimin engellenmesi başvuruları ve unutulma hakkı talepleri; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu gibi idari makamların yetki alanında yer alan usuller çerçevesinde güvence altına alınmıştır.
Kişisel Verilerin Korunması ve Temel Tanımlar
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca kimliği somut biçimde belirlenmiş veya tespit edilebilir durumdaki gerçek kişilere ait her türlü bilgi kişisel veri sayılır. İlgili kişinin belirli bir konuya yönelik, aydınlatılmış vaziyette ve serbest iradesiyle beyan ettiği irade açıklaması açık rıza niteliğindedir. Kişisel verilerin işlenmesi ise verilerin bütünüyle yahut kısmen otomatik yollarla ya da bir kayıt sisteminin parçası olmak üzere otomatik bulunmayan yöntemlerle temin edilmesi, kaydedilmesi, saklanması, muhafaza altında tutulması, dönüştürülmesi, yeniden yapılandırılması, açıklanması, aktarılması, devralınması, erişilebilir duruma getirilmesi, sınıflandırılması veya kullanılmasının önüne geçilmesi işlemlerini kapsar. Verilerin işlenme gayesini ve araçlarını belirleyen, sistemsel yapının idaresini üstlenen gerçek ya da tüzel kişi veri sorumlusu; veri sorumlusunun yönlendirmesi ve yetkilendirmesiyle verileri fiilen işleyen merci ise veri işleyen sıfatını taşır.
6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 3Kaynağı aç
Özel Nitelikli Kişisel Veriler ve İşlenme Şartları
6698 sayılı Kanun'un 6. maddesinde hassas nitelikli veriler tahdidi biçimde sayılmıştır. Bireylerin ırkı, etnik kökeni, siyasi görüşü, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inanışları, dış görünüşü, kılık-kıyafeti, dernek, vakıf yahut sendika üyelikleri, sağlık bilgileri, cinsel yaşamı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbiri kayıtları ile genetik ve biyometrik verileri bu kapsamdadır. Kanuni sisteme göre özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi kural olarak yasaklanmış olmakla birlikte, bu kural mutlak olmayıp kanunda öngörülen meşruiyet nedenlerinin varlığı durumunda işleme hukuka uygun hale gelmektedir.
6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 6Kaynağı aç
Özel nitelikli veriler prensip olarak ilgili kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Açık rıza temin edilmemiş olsa dahi kanunlarda açık düzenleme bulunması, rızasını açıklayamayacak durumdaki kişinin kendisinin veya başkasının yaşamı ile beden bütünlüğünü koruma mecburiyeti, verinin bizzat alenileştirilmiş olması ve alenileştirme amacına uygun kullanılması, bir hakkın tesisi, ifası veya müdafaası için zorunluluk hallerinde işleme mümkündür. Benzer biçimde sır saklama yükümlülüğü altındaki kişiler ya da yetkili kuruluşlarca kamu sağlığının gözetilmesi, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım süreçlerinin yürütülmesi ile sağlık finansmanının planlanması amacıyla veriler işlenebilir. İstihdam, iş güvenliği, sosyal güvenlik ve sosyal yardım alanlarındaki yasal vecibeler ile siyasi, felsefi, dini veya sendikal gayeli vakıf, dernek ve kâr amacı gütmeyen kuruluşların mevzuata uygun biçimde üyelerine ve düzenli temas halindeki mensuplarına münhasır yürüttüğü faaliyetler de istisna kapsamındadır. Tüm bu istisnaların uygulanabilmesi için Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından tayin olunan yeterli güvenlik önlemlerinin eksiksiz alınması yasal mecburiyettir.
Veri Sahibinin Kanuni Hakları ve Bildirim Talebi
6698 sayılı Kanun çerçevesinde veri sahibi; kişisel verilerinin işlenip işlenmediğini öğrenme, işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme, işlenme amacını ve bu amaca uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme ile yurt içinde veya yurt dışında aktarıldığı üçüncü kişileri bilme hakkına sahiptir. Verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme ve bu kapsamda yapılan düzeltme işleminin verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini talep etme yetkisi bulunmaktadır. Benzer şekilde işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması durumunda verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme ve bu silme ya da yok etme işleminin de kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini talep etme hakkı mevcuttur. Veri sahibi ayrıca münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilen veriler neticesinde aleyhine bir sonucun doğmasına itiraz etme ve verilerin kanuna aykırı işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme haklarını haizdir.
Bilişim sistemine hukuka aykırı girmenin cezası nedir?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 243. maddesine göre bilişim sistemine izinsiz giren veya sistemde kalmayı sürdüren fail bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına çarptırılır. Sistemin ücretli olması cezada yarıya kadar indirim gerektirirken verilerin yok olması halinde ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir. Ayrıca veri aktarımlarını sisteme girmeksizin teknik cihazlarla izleyen kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası alır.
Özel nitelikli kişisel veri hangi bilgileri kapsar?
6698 sayılı Kanun gereğince kişilerin ırkı, etnik menşei, siyasi düşüncesi, inancı, mezhebi, felsefi görüşü, kılık-kıyafeti, dernek-vakıf veya sendika üyeliği, biyometrik ve genetik bilgileri, sağlık ile cinsel hayat verileri ve ceza mahkûmiyeti ile güvenlik tedbiri verileri özel nitelikli kabul edilir.
Veri sahibi silme ve düzeltmenin üçüncü kişilere bildirilmesini isteyebilir mi?
Veri sahibi, kişisel verilerinin eksik veya yanlış işlenmesi durumunda düzeltilmesini ya da şartları oluştuğunda silinmesini veya yok edilmesini isteyebileceği gibi; bu işlemlerin verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini talep etme hakkına da kanunen sahiptir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

