Bilişim Hukuku: Türkiye’de Kapsam ve Yasal Dayanaklar

by Avukat Erdal Ersoy
Bilişim Hukuku: Türkiye'de Kapsam ve Yasal Dayanaklar

Bilişim Hukuku Nedir ve Hangi Alanları Kapsar?

Bilişim hukuku; bilgisayar sistemleri, internet ortamı, dijital platformlar, kişisel veriler, elektronik ticaret, sosyal medya, siber güvenlik, dijital deliller ve elektronik haberleşme alanlarında ortaya çıkan hukuki sorunları inceleyen kapsamlı bir hukuk alanıdır. Bu alan yalnızca ceza hukuku ile sınırlı kalmayıp özel hukuk, ticaret, tüketici, iş, fikri mülkiyet, kişisel verilerin korunması ve idare hukuku ile de yakından ilişkilidir.

Türkiye'de Bilişim Alanını Düzenleyen Yasal Çerçeve

Türkiye'de bilişim hukuku tek bir kanundan ibaret olmayıp farklı kanunlarda yer alan düzenlemelerle şekillenmektedir. Başlıca yasal dayanaklar arasında Türk Ceza Kanunu, 5651 sayılı Kanun, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu yer almaktadır.

Türk Ceza Kanunu'nda Bilişim Suçlarının Temel Tipleri

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, bilişim alanında üç temel suç grubunu düzenlemektedir: bilişim sistemine girme (m. 243), sistemi engelleme, bozma ile verileri yok etme veya değiştirme (m. 244) ve banka ya da kredi kartlarının kötüye kullanılması (m. 245). Bu suç tipleri bilişim ceza hukukunun bel kemiğini oluşturur.

Bilişim Sistemine Girme Suçu: TCK m. 243

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 243. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir. Fiilin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. Bu suç tipinde sistemden veri çalınması şart olmayıp, yetkisiz girişin kendisi veya sistemde kalmaya devam edilmesi suçun oluşumu bakımından aranır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 243Kaynağı aç
Madde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.[100] (2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. (3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (4) (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.) Bir bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme

TCK m. 243/3 gereğince, bilişim sistemine girilmesi nedeniyle sistemdeki verilerin yok olması veya değişikliğe uğraması durumunda fail hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına karar verilir. Kanunun 243. maddesinin dördüncü fıkrasında ise bir sisteme girilmeksizin, bilişim sisteminin kendi içindeki yahut sistemler arasındaki veri aktarımlarının hukuka aykırı teknik araçlarla izlenmesi bağımsız bir suç sayılarak bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

Sistemi Engelleme ve Verilere Müdahale: TCK m. 244

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 244. maddesinin birinci fıkrası, bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişiyi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya bırakır. İkinci fıkraya göre, bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan; sisteme veri yerleştiren ya da var olan verileri başka bir yere gönderen kişi altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 244Kaynağı aç
Madde 244- (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması

TCK m. 244'te belirtilen sistemi engelleme veya verilere müdahale eylemlerinin kamu kurum ve kuruluşları ile banka veya kredi kurumlarına ait sistemlere yönelmesi durumunda tayin edilecek ceza yarı oranında artırılmaktadır. Bu fiiller aracılığıyla failin kendisi veya üçüncü kişiler lehine haksız bir menfaat temin etmesi ve eylemin başka bir suça vücut vermemesi hâlinde ise iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile beş bin güne kadar adli para cezası uygulanır.

Banka ve Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması: TCK m. 245

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 245. maddesinin ilk fıkrasına göre; zilyetliğinde bulunan başkasına ait banka veya kredi kartını, kart sahibinin ya da kartın verilmesi gereken kişinin rızası bulunmaksızın bizzat kullanarak yahut kullandırıp menfaat sağlayan faile üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir. Maddenin ikinci fıkrası gereğince, başkalarının hesaplarıyla bağlantı kurularak sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satışı, devri, satın alınması veya kabul edilmesi fiilleri üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası yaptırımına bağlanmıştır. Üçüncü fıkra ise sahte oluşturulan ya da üzerinde sahtecilik yapılan kartların kullanılarak yarar sağlanmasını, daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç teşkil etmediği takdirde dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla karşılamaktadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 245Kaynağı aç
Madde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.) (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (4) Birinci fıkrada yer alan suçun; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın, c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. (5) (Ek: 6/12/2006 – 5560/11 md.) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır. Yasak cihaz veya programlar

Kanunun 245. maddesinin dördüncü fıkrası, birinci fıkradaki suç için belirli akrabalar arasında bir cezasızlık istisnası öngörmektedir: Söz konusu suçun, haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden biri, üstsoy veya altsoy ya da bu derecede kayın hısımlarından biri, evlat edinen veya evlatlık ya da aynı konutta birlikte yaşayan kardeşlerden birinin zararına işlenmesi hâlinde ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. Bu istisna yalnızca birinci fıkra kapsamındaki fiile uygulanır; sahte kart üretimi veya sahte kart kullanımına ilişkin ikinci ve üçüncü fıkralar için geçerli değildir. Birinci fıkra kapsamındaki fiiller bakımından ise malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.

5651 Sayılı Kanun ve İnternet Ortamındaki Yayınlar

5651 sayılı Kanun, internet ortamında yapılan yayınlar ile içerik sağlayıcılar, yer sağlayıcılar ve erişim sağlayıcıların hukuki statülerini ve sorumluluklarını belirler. Kişilik haklarının ya da özel hayatın gizliliğinin internet yayınları aracılığıyla zedelenmesi durumunda içerik çıkarma ve erişimin engellenmesi mekanizmaları devreye girebilir. Kanunun 8, 8/A, 9 ve 9/A maddeleri farklı hukuki gerekçelere ve ihlal türlerine göre ayrı başvuru yolları içermektedir.

Kişisel Verilerin Korunması: KVKK m. 4 İlkeleri

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu; kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumayı ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemeyi amaçlar. Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasına göre kişisel veriler, ancak bu Kanun'da ve diğer kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak işlenebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca kişisel verilerin işlenmesinde hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma; doğru ve gerektiğinde güncel olma; belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme; işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma ile ilgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme ilkelerine uyulması zorunludur.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 4Kaynağı aç
MADDE 4- (1) Kişisel veriler, ancak bu Kanunda ve diğer kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak işlenebilir. (2) Kişisel verilerin işlenmesinde aşağıdaki ilkelere uyulması zorunludur: a) Hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma. b) Doğru ve gerektiğinde güncel olma. c) Belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme. ç) İşlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma. d) İlgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme. Kişisel verilerin işlenme şartları
6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 1Kaynağı aç
MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir. Kapsam

Sosyal Medyada Yaşanan Hak İhlalleri ve Başvuru Yolları

Sosyal medya platformlarında kişilerin hedef gösterilmesi, hakarete uğraması, özel fotoğraflarının izinsiz paylaşılması veya gerçek dışı iddialarla itibarının zedelenmesi hâlinde hem ceza hukuku hem de özel hukuk yollarına başvurulabilir. Bu kapsamda Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabilir, içerik kaldırma ve erişimin engellenmesi talep edilebilir ve manevi tazminat davası açılabilir.

Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü tarafından duyurulan Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve Eylem Planı 2024-2028; insan, savunma, caydırıcılık ve iş birliği temaları etrafında şekillendirilmiş ve yürürlük tarihi 7 Eylül 2024 olarak gösterilmiştir.

Bilişim sistemine girme suçu için sistemden veri çalınması şart mıdır?

Hayır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 243. maddesi uyarınca, bir bilişim sistemine hukuka aykırı biçimde girmek ya da sistemde kalmaya devam etmek suçun oluşumu için yeterlidir. Failin herhangi bir veriyi kopyalaması veya çalması ayrıca aranmaz.

Sosyal medyada hakarete uğrayan kişi ne yapabilir?

Hakarete veya itibar zedelenmesine maruz kalan kişi, Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunabilir, hukuka aykırı içeriğin kaldırılması ile erişimin engellenmesini isteyebilir ve ayrıca manevi tazminat davası açabilir.

TCK m. 245'teki akraba istisnası her kart suçu için geçerli midir?

Hayır. Kanunun 245. maddesinin dördüncü fıkrasındaki cezasızlık istisnası yalnızca birinci fıkra kapsamındaki suç, yani başkasına ait kartın rızasız kullanılması için öngörülmüştür. Sahte kart üretimi, satışı veya sahte kart kullanımına ilişkin ikinci ve üçüncü fıkralar bu istisnadan yararlanamaz.

Türkiye'de bilişim hukukunu düzenleyen tek bir kanun var mıdır?

Yoktur. Bilişim alanındaki hukuki ilişkiler ve yaptırımlar; Türk Ceza Kanunu, 5651 sayılı Kanun, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, 6563 sayılı Kanun ve 5070 sayılı Kanun başta olmak üzere pek çok farklı mevzuat hükmüyle düzenlenmektedir. Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu da bu alanda uygulama bulan diğer temel mevzuat arasındadır.

KVKK'nın veri işleme ilkeleri nelerdir?

6698 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca kişisel verilerin işlenmesinde; hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma, doğru ve gerektiğinde güncel olma, belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme, işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma ile ilgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilme ilkelerine uyulması zorunludur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu