Bilirkişi raporuna itiraz, raporun tarafa tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır. Taraf bu sürede, eksik gördüğü hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsiz hususlarda açıklama alınmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden isteyebilir. Mahkeme, eksikliği tamamlamak ya da belirsizliği açıklığa kavuşturmak için yeni sorularla ek rapor alabilir; seçeceği duruşmada sözlü açıklama da isteyebilir. Yeni görevlendirilecek bilirkişi aracılığıyla yeniden inceleme, mahkemenin gerçeğin ortaya çıkması için bunu gerekli görmesine bağlıdır. Ek raporun ilk raporla aynı sonuca ulaşmasının, bu gerekli görme şartının yerine geçtiği 281. maddede yazmaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 281Kaynağı aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281. maddesi, tarafın iki haftalık talebini, mahkemenin ek rapor veya sözlü açıklama yetkisini ve yeniden incelemeyi ayrı ayrı düzenler. Ek raporun önceki raporla aynı yönde gelmesi, maddede ayrı bir şart veya ayrı bir sonuç olarak yer almaz. Yeni bilirkişi atanması, tarafın mahkemeden isteyebileceği bir yoldur. Fıkra, mahkemeyi bu isteği kabul etmekle yükümlü kılmaz. İtirazın yapılmış olması da yeniden incelemeyi zorunlu bir işlem hâline getirmez.
Raporun bildirilmesi ve içeriği
Mahkeme, bilirkişinin oy ve görüşünün yazılı mı yoksa sözlü mü bildirileceğine karar verir. Bildirim biçimini mahkeme seçer. 279. maddenin birinci fıkrası bu seçimi düzenler. Aynı fıkra, bilirkişi görüşünün mahkeme açısından bağlayıcı olup olmadığını hükme bağlamaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 279Kaynağı aç
Yazılı raporda tarafların adı ve soyadı bulunur. Bilirkişinin hangi hususta görevlendirildiği, gözlem ve inceleme konusu yapılan maddi vakıalar, gerekçe ve varılan sonuç yazılır. Birden fazla bilirkişi varsa ve aralarında görüş ayrılığı doğmuşsa, ayrılığın sebebi de gösterilir. Raporun düzenlenme tarihi ile bilirkişinin veya bilirkişilerin imzası raporda yer alır.
Görüş ayrılığında azınlıkta kalan bilirkişi, oy ve görüşünü mahkemeye ayrı bir rapor olarak da sunabilir. Bu imkân, kurul içindeki farklı değerlendirmenin ayrıca bildirilebilmesi içindir. Hüküm, azınlık raporunu ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi diye tanımlamaz.
Sözlü açıklamanın tutanağa bağlanması
Mahkeme sözlü açıklama kararı vermişse, bilirkişinin bildirdikleri tutanağa geçirilir ve tutanağın altında bilirkişinin imzası alınır. Görevlendirme kurul hâlindeyse, sorulan hususu bilirkişilerin hemen aralarında müzakere edebilmesi için imkân tanınır. Müzakere sonunda açıklanan oy ve görüş tutanakla saptanır; tutanağın altı bilirkişilere imzalatılır. Bu düzenleme sözlü açıklamanın tespitine ilişkindir. Ek rapor yolunu bu fıkra kurmaz.
Bilirkişinin açıklama sınırı
Bilirkişinin raporda ve sözlü açıklamada ele alabileceği konular, uzmanlık, özel bilgi veya teknik bilgiyle çözülecek hususlarla sınırlıdır. Bu sınırın dışında açıklama yapamaz. Hâkimin yapması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirme de bilirkişi tarafından yapılamaz. Yasak, 279. maddenin dördüncü fıkrasında hem yazılı rapor hem sözlü açıklama için geçerlidir.
İtiraz süresi ve istem türleri
Taraf, raporun kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkemeye başvurabilir. Başvuru üç ayrı istem taşıyabilir. Raporda eksik görülen hususların bilirkişiye tamamlattırılması istenebilir. Belirsizlik gösteren hususlarda bilirkişinin açıklama yapması sağlanabilir. Yeni bilirkişi atanması da talep edilebilir. Hüküm bu istemler için talep hakkı tanır. Mahkemenin talebi kabul etmek zorunda olduğu bu fıkrada yer almaz.
Ek sürenin koşulları
İtiraz talebinin iki hafta içinde hazırlanması çok zor veya imkânsız olabilir. Talep, özel ya da teknik bir çalışmayı da gerektirebilir. Bu hâllerden biri varsa, yine iki haftalık süre içinde mahkemeye başvuran tarafa ek süre verilebilir. Ek süre, asıl sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlar. Bir defaya mahsustur ve iki haftayı geçemez. Kanun verilebilir demektedir. Ek süre kendiliğinden işlemez ve her başvuruda tanınması zorunlu değildir.
Ek rapor ve duruşmada açıklama
Mahkeme, rapordaki eksikliği tamamlamak veya belirsizliği açıklığa kavuşturmak için bilirkişiden ek rapor alabilir. Ek rapor, mahkemenin düzenleyeceği yeni sorularla istenir. Mahkeme aynı amaçla, tayin edeceği duruşmada sözlü açıklama yapılmasını da kendiliğinden isteyebilir. İki yol da mahkemenin yetkisindedir. Fıkra, taraf itirazını bu yolları zorunlu kılan bir sebep olarak yazmaz. Ek raporun önceki raporla aynı sonucu taşımasının ayrı bir hükmü de bu fıkrada yoktur.
Yeni bilirkişiyle yeniden inceleme
Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla yeniden inceleme yaptırabilir. Yeniden inceleme, itirazın kendisinden doğan zorunlu bir sonuç olarak düzenlenmemiştir. Gerekli görüp görmeme mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır. Tarafın yeni bilirkişi atanmasını istemiş olması, bu değerlendirmeyi olumlu veya olumsuz bir sonuca bağlayan bir kural değildir.
Ek rapor ile yeniden inceleme aynı işlem değildir. Ek rapor, var olan çalışmadaki eksikliği veya belirsizliği gidermek üzere ve yeni sorularla istenebilir. Yeniden inceleme, yeni bir bilirkişinin görevlendirilmesine ve mahkemenin bunu gerekli görmesine bağlıdır. İki raporun aynı yönde olması, 281. maddedeki bu ayrımı değiştiren bir ölçü olarak düzenlenmemiştir.
İstirdat dosyasında yetersiz görülen rapor
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/3561, K. 2020/7129 sayılı kararında 279. madde hükmüne dayanarak o dosyadaki raporu değerlendirmiştir. Daire, bilirkişinin dayandığı somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermesi gerektiğini belirtmiştir. Raporda, denetime elverişli olacak biçimde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe aramıştır. Ancak bu nitelikte hazırlanan bir raporun denetlenebileceğini ve hüküm kurmaya esas alınabileceğini ifade etmiştir. Bu ölçü, dairenin bu istirdat dosyasındaki gerekçesidir. Karar, bütün ek raporlar için genel bir kural diye yazılmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/3561, K. 2020/7129Kaynağı aç
Daire, hükme esas alınan 12/09/2014 tarihli raporu hüküm vermeye yeterli görmemiştir. Hesaplamaya esas alınması gereken belgelerin tamamı, raporun düzenlendiği tarihte dosyada bulunmuyordu. Bu evrak, 03/05/2017 tarihli bozma kararından sonra dosyaya getirilmiştir. Raporda ayrıca, yapılan ödemeler listelenerek fazla ödeme yapıldığı yönünde bir tespite yer verilmiştir. Yetersizlik, bu dosyadaki rapor ve belge durumuyla sınırlıdır.
Daire, konusunda uzman bir bilirkişiden, tarafın, mahkemenin ve Yargıtayın denetimine elverişli bir rapor alınmasını gerekli görmüştür. Raporun tarafların itirazlarını da karşılamasını aramıştır. Ulaşılacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, hüküm vermeye yeterli olmayan raporun esas alınmasını doğru bulmamıştır. Bu yön bozma nedenidir. Metin, bu dosya için yeni bir rapor alınmasını bozma gerekçesi yapar. Aynı heyetin ek rapor veremeyeceğini veya her uyuşmazlıkta yeni bir heyetin zorunlu olduğunu söylemez.
Daire, davalının sair temyiz itirazlarını reddetmiştir. İkinci bentteki nedenlerle hükmü davalı yararına bozmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalıdır. Karar 26/11/2020 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir.
Kira tespitinde emsal incelemesi ve denetim
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/16831, K. 2014/9139 sayılı kararında kira bedelinin belirlenmesini ele almıştır. Daire, bedelin 18/11/1964 gün ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca hak ve nesafete göre saptanması gerektiğini belirtmiştir. Bu ölçü, karardaki kira tespiti için kullanılmıştır. Genel bir bilirkişi veya ek rapor kuralı değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2013/16831, K. 2014/9139Kaynağı aç
Daire, böyle bir belirlemede benzer yerlerin kira sözleşmelerinin incelenmesini aramıştır. Emsal, taraflardan göstermelerinin istenmesiyle veya resen araştırma yapılmasıyla ele alınabilir. Dava konusu yer, emsallerle ayrı ayrı karşılaştırılmalıdır. Kira parasına etki eden hususlar üzerinde ayrıca durulmalıdır. Bu inceleme yöntemi, kira bedelinin tespiti davasına ilişkindir.
Bu yargılamada davacı vekili emsal kira sözleşmesi sunmamıştır. Davalı vekilinin sunduğu emsal kira sözleşmeleri bilirkişi raporunda değerlendirilmemiştir. Hükme esas alınan raporda resen emsal araştırması da yapılmamıştır. Tespit, bu yargılamadaki rapora özgüdür.
Raporda, bilirkişilerin uzun zamandır kira tespiti yaptıkları ve taşınmazın bulunduğu yerdeki kira bedelleri konusunda fikir sahibi oldukları yönünde genel ve soyut ifadeler kullanılmıştır. Daire, bu şekilde hazırlanan raporu mahkemenin ve Yargıtayın denetimine elverişsiz görmüştür. Karşılaştırma ve kira parasına etki eden hususları içermeyen rapora dayanılarak eksik inceleme ile hüküm kurulmasını doğru bulmamıştır. Hükmün bu sebeple bozulması gerektiğini belirtmiştir. Elverişsizlik bu kira tespiti raporuna ilişkindir. Metin, ek raporun ilk raporla aynı gelmesini ayrıca düzenlemez.
Daire, temyiz itirazlarını kabul ederek hükmü bozmuştur. Bozma, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi gözetilerek 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca yapılmıştır. Karar 08/07/2014 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kira bedelini tespit eden hükmü bu kararla onanmamıştır.
Bedel dosyasında yöntem, DOP ve kurul
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2020/4130, K. 2021/4548 sayılı kararında, tapuda tescil tarihinin değerlendirme tarihi alınması ve emsal karşılaştırmasıyla bulunan bedelin, Türkiye İstatistik Kurumunca açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosuna göre dava tarihine güncellenmesinde yöntem bakımından isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı idarenin temyiz itirazları yerinde bulunmamıştır. Değerlendirme yalnız yöntem yönündendir. Hükmün onandığı anlamına gelmez. Davacının temyizi üzerine hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2020/4130, K. 2021/4548Kaynağı aç
Hükme esas alınan raporda dava konusu taşınmaz imar parseli, emsal alınan taşınmaz ise kadastro parseliydi. Daire, emsalle kıyaslama sonucunda değerlendirme tarihindeki değer bulunduktan sonra, imar parseline dönüştürülürken hangi oranda DOP kesilmişse bu oranın eklenmesi gerektiğini belirtmiştir. Emsal karşılaştırmasıyla bulunan metrekare birim fiyatından DOP kesintisi yapılmasını doğru görmemiştir. Bu yön, dosyadaki parsel niteliği farkına bağlıdır.
Daire, aynı değerlendirme tarihi itibarıyla raporda belirlenen değeri inandırıcı görmemiştir. Bu kanaat, dairenin başka bir dosyada aynı tarih için uygun gördüğü değerle yapılan karşılaştırmaya ve incelenen rapora özgüdür. Rapordaki değer, genel bir birim fiyat kuralı değildir.
Daire, taşınmazın değerlendirmeye esas emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ile oranlarının açıklanmasını aramıştır. Karşılaştırma sonucu değerin belirlenebilmesi için, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla mahallinde keşif yapılmasını ve alınacak rapora göre hüküm kurulmasını gerekli görmüştür. Bunun düşünülmemesi, davacı temyizinin kabul nedenidir. Yeni kurul ve keşif, bu dosyadaki bozma gerekçesidir. Karar, itiraz üzerine gelen her ek raporun aynı olması hâlinde yeni heyetin kanunen zorunlu olduğunu söylemez.
Daire, davacı vekilinin temyiz itirazlarını yerinde görerek hükmü 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca bozmuştur. Karar 31/03/2021 tarihinde oy birliğiyle verilmiştir. Davalı idarenin temyizi yöntem yönünden yerinde görülmemiş olsa da hüküm bozulmuştur.
Kararların kendi dava konusuyla sınırlı kalması
Bu kararlar, ek raporun ilk raporla aynı gelmesini düzenlemez. Her biri, önündeki raporu kendi dava konusu içinde değerlendirmiştir. İstirdat dosyasında yetersizlik, hesap belgelerinin rapor tarihinde dosyada bulunmamasına ve ödemelerin listelenmesine bağlanmıştır. Kira tespitinde yetersizlik, emsal sözleşmeler değerlendirilmeden ve resen emsal araştırması yapılmadan genel ve soyut anlatımla bedel belirlenmesine dayanır. Bedel dosyasında ise imar parseli ile kadastro parseli arasındaki farkta DOP oranının eklenmesi gerekirken birim fiyattan düşülmesi ve değerin inandırıcı görülmemesi bozma gerekçeleri arasındadır. Yeni bilirkişi kurulu ve mahallinde keşif de bu son dosyaya özgüdür. Kararlar, aynı yönde gelen her ek raporda yeni heyetin zorunlu olduğu veya hükmün bozulacağı yönünde genel bir sonuç taşımaz.
Sık sorulan sorular
Bilirkişi raporuna itiraz süresi ne kadardır?
Süre, raporun tebliğ tarihinden itibaren iki haftadır. Bu sürede eksiklerin tamamlatılması, belirsiz hususlarda açıklama alınması veya yeni bilirkişi atanması istenebilir. Fıkra, mahkemenin bu talebi kabul etmek zorunda olduğunu yazmaz.
Ek rapor ilk raporla aynı gelirse ne olur?
281. madde, aynı yönde gelen ek rapora bağlanmış ayrı bir sonuç içermez. Ek rapor, eksikliği tamamlamak veya belirsizliği açıklığa kavuşturmak için alınabilir. Yeni bilirkişiyle yeniden inceleme, mahkemenin gerçeğin ortaya çıkması için bunu gerekli görmesine bağlıdır.
Bilirkişi raporuna itirazda ek süre verilir mi?
Ek süre her başvuruda verilmez; koşullar varsa verilebilir. Talebin iki haftada hazırlanması çok zor veya imkânsız olmalı ya da özel veya teknik bir çalışma gerekmelidir. Başvuru yine bu iki hafta içinde yapılır. Ek süre asıl sürenin bitiminden işler, bir kez tanınır ve iki haftayı geçemez.
Mahkeme ek rapor almak zorunda mıdır?
Hayır. Mahkeme, eksiklik veya belirsizlik için yeni sorularla ek rapor alabilir ya da belirleyeceği duruşmada sözlü açıklama isteyebilir. Bu yetki, taraf itirazı üzerine zorunlu bir işlem olarak düzenlenmemiştir.
İtiraz yeni bilirkişi atanmasını zorunlu kılar mı?
Hayır. Taraf yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir; bu istem mahkemeyi kabulle yükümlü tutmaz. Yeniden inceleme, mahkeme gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla yaptırılır.
Bilirkişi raporunda neler bulunmalıdır?
Raporda tarafların adı ve soyadı, görevlendirme konusu, incelenen maddi vakıalar, gerekçe ve sonuç, görüş ayrılığı varsa sebebi, düzenlenme tarihi ve imzalar bulunmalıdır. Azınlıkta kalan bilirkişi, oy ve görüşünü ayrı bir raporla da sunabilir.
Bilirkişi hukuki nitelendirme yapabilir mi?
Hayır. Bilirkişi, uzmanlık, özel bilgi veya teknik bilgiyle çözülecek konular dışında açıklama yapamaz. Hâkime ait hukuki nitelendirme ve değerlendirme de yapamaz. Sınır hem yazılı rapor hem sözlü açıklama için geçerlidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

